Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/6797 E. , 2024/9593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 30.05.2024 EK KARAR SAYISI : 2023/1780 E., 2023/1693 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık ... suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan Bakanlık vekili
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/6797 E. , 2024/9593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 30.05.2024 EK KARAR SAYISI : 2023/1780 E., 2023/1693 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık ... suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenmeksizin iade kararı üzerine verilen ek karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık ... suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 20.09.2023 tarihli kararıyla, suça sürüklenen çocuğun istinaf talebinden vazgeçmesi nedeniyle, istinaf talebi yönünden inceleme yapılmasına yer olmadığına yönelik tespit yapıldığı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden hükmün bozulmasına ve İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden ise hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, Dairemizin 20.03.2024 tarihli ve 2023/13565 Esas, 2024/2515 Karar sayılı kararıyla; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden kurulan hükmün temyiz incelemesi kapsamında olmadığı, suça sürüklenen çocuğun istinaf talebinden vazgeçmesine ilişkin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 266/3. maddesi de nazara alınarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında karar niteliği taşımayan tespit yapılması ile yetinilmesi ve nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf talepleri kapsamında aynı Kanun'un 280.maddesi uyarınca bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesinin ardından Bölge Adliye Mahkemesince 30.05.2024 tarihli ek karar ile suça sürüklenen çocuk ... sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve böylece suça sürüklenen çocuk hakkında da istinaf incelemesi yaptığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan düzenlenen kesinleşme şerhinin hukuken geçersiz olduğu belirlenmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık ... suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde atılı suçlardan mahkumiyetlerine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararı ile suça sürüklenen çocuğun istinaf talebinden vazgeçmesi nedeniyle istinaf talebi yönünden inceleme yapılmasına yer olmadığına yönelik tespit yapıldığı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden hükmün bozulmasına ve İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden ise hüküm kurulmadığı anlaşılmış, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 20.03.2024 tarihli ve 2023/13565 Esas, 2024/2515 Karar sayılı kararıyla "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanık ... suça sürüklenen çocuk haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerle ilgili istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi tarafından hükümlerin bozulduğunun anlaşılması karşısında söz konusu hükümlerin temyiz incelemesi kapsamında olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince suça sürüklenen çocuğun istinaf talebinden vazgeçmesine ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin üçüncü fıkrası da nazara alınarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında karar niteliği taşımayan istinaf talebi yönünden inceleme yapılmasına yer olmadığına şeklindeki tespitle yetinilmesi ve sanık ile suça sürüklenen çocuk haklarında nitelikli cinsel saldırı suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık ... suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf talepleri kapsamında aynı Kanun'un 280 inci maddesi uyarınca bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşısında, anılan hususlar nazara alınarak istinaf incelemesi gerçekleştirildikten sonra verilecek kararların taraflara usulüne uygun şekilde tebliğiyle temyiz edilmesi halinde Dairemize gönderilmesi için dava dosyasının, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,..." karar verilmiştir. Bunun üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 30.05.2024 tarihli ek karar ile sanık ... suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin nazara alınması gerektiğine, katılanın beyanlarının çelişkili olduğuna, üst sınırdan cezalar verilmesinin hatalı olduğuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, beraatlerine karar verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık ... suça sürüklenen çocuk hakkında üst sınırdan hüküm kurulması gerektiğine, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık ... suça sürüklenen çocuğun, olay günü fikir ve eylem birliği içerisinde hareket edip, direncini kırarak hakimiyet kurdukları katılana yönelik sırasıyla nitelikli cinsel saldırı eylemlerinde bulunduklarının anlaşılması karşısında, sanık ... suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin arasında zaman aralığı ve fiili kesinti bulunmadığı gibi eylemin birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmiş olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/3-d maddesi gereğince cezalarında artırım yapıldığı halde mükerrer cezalandırma oluşturacak şekilde aynı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle sanık ... suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayini karşısında, söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.