Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/6987 E. , 2024/10334 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1982 E., 2023/2372 K. ŞİKAYETÇİ : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii, şikayetçi Bakanlık vekili T
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/6987 E. , 2024/10334 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1982 E., 2023/2372 K. ŞİKAYETÇİ : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii, şikayetçi Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Suç tarihinde on beş yaşından küçük olan katılan mağdurun olayın intikalinden sonra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı yurtta kaldığının anlaşılmasına rağmen davaya dahil edilmeyip Dairemizin tevdi kararı üzerine gerekçeli kararın tebliği ile hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesi ortaya koyduğu anlaşılan şikayetçi Bakanlığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2 ve 260. maddeleri uyarınca davaya katılan, vekilinin ise katılan vekili olarak kabulüne karar verilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanığın, katılan mağduru yol kenarında çalılıklar arasına götürerek cinsel istismarda bulunması ile katılan mağdurun bağırarak kaçmaya çalıştığı sırada ikametinin balkonunda oturan tanıklar Necati ve Mihdiye’nin sanığın, katılan mağdurun şortunu aşağıya indirdiğini görüp bağırarak kolluk kuvvetlerini aramaları, katılan mağdurun aşamalarda organ sokmanın gerçekleştiğini beyan etmesi ve katılan mağdurun adli raporundaki bulguların livata eylemine teşebbüs ile oluşmasının mümkün olduğunun belirtilmesi karşısında sanığın eyleminin organ sokmaya teşebbüs suretiyle cinsel istismar suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Katılan mağdurun aşamalardaki anlatımlarının çelişkili olduğuna, tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığına, katılan mağdurun adli muayene raporundaki bulguların meydana geldiği zamanın belirtilmemesi karşısında hükme esas alınamayacağına, iddia edilen olaydan iki saat sonra yapılan ölçümde sanığın 3,29 promil alkollü olduğunun belirlenmesi ve her saat başı 15 promil alkol azalması olacağı dikkate alındığında sanığın olay esnasında tahmini 350-400 promil aralığında bir alkol değerine sahip olacağı gözetilerek bu vaziyette iken sanığın kastının yoğun olduğunu düşünmenin haksızlık olduğuna, bu halde alt hadden ayrılmayı gerektirecek bir durum bulunmadığına, iddia edilen fiil sonrasında ve yargılama aşamasında hiç bir olumsuz davranışı olmayan sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka ve adalete aykırı olduğuna ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın suçu işleyiş şekli ve mağdurun uğradığı zarar gözetilmeksizin alt sınırdan ceza tayininin hukuka aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Katılan mağdurun aşamalardaki samimi ve istikrarlı beyanları ile bu beyanları destekler mahiyetteki Aydın Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinin 07.08.2022 tarihli raporu, eyleme dair kısmi görgü sahibi olan tanıkların ayrıntılı anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın organ sokma suretiyle cinsel istismarda bulunma kastıyla çalılıkların arasına götürdüğü katılanın mağdurun alt kıyafetlerini indirerek cinsel organını makatına kısmi olarak sokması ile acı duyan katılan mağdurun bağırarak engel olmaya çalışması üzerine sesleri duyarak olay yerine gelen tanıkların müdahalesiyle son bulan olayda yerleşik Yargıtay uygulamaları gözetilerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun tamamlanmasında tam duhulün gerekli olmayıp, kısmi duhul halinde dahi yeterli kabul edildiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; Suç tarihi itibariyle on beş yaşından küçük olan katılan mağdurun olayın intikalinden sonra Nazilli 2. Aile Mahkemesinin 26.08.2022 tarihli ve 2022/558 Esas, 2022/636 Karar sayılı kararı ile 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5/1-c maddesi gereğince hükmolunan bakım tedbiri kapsamında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı yurtta kaldığı anlaşılmakla; katılan Bakanlığın davaya iştirakiyle hüküm kurulması gerekirken 5271 sayılı Kanun'un 234 ve devam maddeleri gereğince taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde karar verildi.