İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2025/2234 Karar: 2025/7317 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2025/2234 K.2025/7317

9. Ceza Dairesi 2025/2234 E. , 2025/7317 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2410 E., 2024/2227 K. SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, aralarında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından reşit olmayanla cinsel ilişki, nitelikli cinsel saldırı HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltil

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2025/2234 E. , 2025/7317 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2410 E., 2024/2227 K. SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, aralarında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından reşit olmayanla cinsel ilişki, nitelikli cinsel saldırı HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltil

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2025/2234 E. , 2025/7317 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2410 E., 2024/2227 K. SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, aralarında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından reşit olmayanla cinsel ilişki, nitelikli cinsel saldırı HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, .... Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sanığın, yeğeni olan katılan mağdurenin dokuz yaşlarından itibaren değişik zamanlarda cinsel organını katılan mağdurenin anal bölgesine sürtme şeklindeki eylemlerinin devamında organ sokma şeklinde devam ettirdiğinin kabulü ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve aralarında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarından mahkumiyetine, nitelikli cinsel saldırı suçundan ise beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan ve düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine, hukuki vasıflandırmada hata yapıldığına, sanığın nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden de mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, lehe vekalet ücreti hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, sübuta, delillerin yanıgılı değerlendirilmesi ile karar verildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçlarından Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Aralarında Evlenme Yasağı Bulunan Kişi Tarafından Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükümlere ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Oluşa uygun kabule göre, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında yeğeni olan katılan mağdureye dokuz yaşlarından itibaren cinsel organını sürtme şeklindeki istismar eylemlerinin, on iki - on üç yaşlarından sonra organ sokma şeklinde devam ettiği, katılan mağdurenin on beş - on sekiz yaş aralığında olduğu dönemlerde de cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın cinsel ilişkiye girdiği mevcut haliyle eylemlerin araya herhangi bir hukuki veya fiili kesinti olmaksızın değişik tarihlerde birden fazla tekrarlanmasından dolayı zincirleme şekilde gerçekleştiği; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.05.2013 gün ve 2012/13-1543 Esas, 2013/257 Karar sayılı ilamında yer alan “...5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinde yer alan ‘Bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir’ şeklindeki düzenleme nazara alındığında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi, işlenen suçların mağdurlarının aynı kişi olması, bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi gerekmektedir. Buna göre zincirleme suçta işlenen suçlar esasen müstakil varlıklarını sürdürmekle birlikte sanığın yararına olacak şekilde her bir suçtan ayrı ayrı ceza tayini yerine bu suçların sonuç ceza miktarı itibarıyla en ağırından belirlenecek cezada eylemlerin zincirleme şekilde gerçekleşmesi nedeniyle 43. maddede belirtilen oranlar dahilinde arttırım yapılmaktadır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri aynı suç sayılır. Burada sanığın işlediği suçlardan bir kısmı suçun basit, bir kısmı da nitelikli hali ise ve nitelikli hal daha fazla ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hal ise ceza bunun üzerinden belirlenmeli, ancak nitelikli hal suçun basit şekline göre daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hal ise ceza suçun basit şekli üzerinden belirlenmelidir. Yine suçlardan birisinin tamamlanıp, diğerinin teşebbüs aşamasında kalması durumunda şayet suçlar aynı nitelikte ise tamamlanmış suçtan hüküm kurulmalıdır. Tamamlanmış olan eylem suçun basit halini, teşebbüs aşamasında kalmış eylem ise suçun nitelikli halini oluşturuyorsa, bu durumda her bir suç için o suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan kanun maddesindeki cezaların tatbiki suretiyle ayrı ayrı uygulama yapılarak sonucuna göre hangi suç daha ağır cezayı gerektiriyor ise o suç üzerinden zincirleme suç hükümleri uygulanmalıdır. Bununla birlikte zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilecek ceza, miktar itibarıyla teselsülü oluşturan her bir suç için müstakil olarak belirlenen cezaların en ağırından az ve cezaların toplamlarından fazla olmamalıdır” şeklinde tespit yapılmıştır. Sanığın, katılan mağdurenin on beş yaşını doldurduğu tarihe kadarki hukuken geçerli olmayan rızası dahilinde anal yoldan zincirleme şekilde organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiği eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 103/3-c, 43/1 maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, sanığın, katılan mağdurenin on beş - on sekiz yaş aralığındaki cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın anal yoldan zincirleme şekilde organ sokma eylemlerinin ise hukuki konuları ve muhakeme şartları itibariyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ile aynı nevinden olup, zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun 103/2, 103/3-c, 43/1 maddelerinin temel ceza ve zincirleme suça ilişkin hükümlerin belirlenmesi sırasında makul bir miktar alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde hükümler kurulması karşısında söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Aralarında Evlenme Yasağı Bulunan Kişi Tarafından Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla