KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2025/432 E., 2025/2892 K.
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/360 E., 2024/322 K
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi
Karar Detayı
346 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında mağdure sayısınca çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Viranşehir Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle eksik inceleme sonucunda karar verildiğine, Mahkemenin gerekçesinin yeterli olmadığına, sanığın cezalandırılması için yeterli delil olmadığına ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle alt sınırdan ceza tayini ve takdiri indirim uygulanmasının yerinde olmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanunu'nun 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,
eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.