KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2025/9160 E., 2026/173 K.
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2026
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2025/940 E., 2025/880 K
- Suçlar
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar Detayı
354 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Doğubayazıt
2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında tayin edilen temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinin ve Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin isabetli olmadığına ilişkindir. B.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurenin aşamalardaki ifadelerinin çelişkili olması nedeniyle itibar edilemeyeceğine, mağdurenin kıyafetlerinin yırtık olduğu tespit edilmiş ise de sanığa ait sperm örneğine rastlanmadığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,
eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi
7. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Doğubayazıt
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Doğubayazıt 2. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkum etmiş, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiştir. Sanık müdafii, mağdurenin kıyafetleri yırtık bulunmasına rağmen sanığa ait sperm örneğine rastlanmadığını ve beyanların çelişkili olduğunu ileri sürmüş; Bakanlık ise alt sınırdan ceza tayinini eleştirmiştir. 9. Ceza Dairesi tüm istemleri reddetmiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Mağdure beyanının aşamalarda tutarlı biçimde diğer delillerle desteklenerek gerekçeli kararda tartışılmış olması hâlinde, biyolojik örnek (sperm) bulunamaması tek başına mahkumiyeti sarsmaz; temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi de mahkemenin gerekçelendirilmiş takdirindedir.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Eylemlerin sübutu ile suç vasfı ve yaptırımların doğru belirlendiği anlaşıldığından hem sanık müdafiinin hem katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri esastan reddedilerek mahkumiyet hükümleri onanmıştır.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Savunmanın 'sperm örneği yok' argümanı, mağdure beyanı diğer delillerle (yırtık kıyafet tespiti gibi) uyumluysa Yargıtay'da karşılık bulmamaktadır; müdafi biyolojik delil yokluğunu ancak beyanın kendi içindeki somut çelişkileriyle birlikte işlerse etki yaratabilir, aksi hâlde onama kaçınılmazdır.