İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2011/39042 K.2013/29110

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2011/39042Karar2013/29110Tarih13 Kasım 2013Okuma7 dk · 1.459 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2011/39042 E., 2013/29110 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Kasım 2013
Dava
Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, prim alacağı, ücret alacağı, menfi tespit senedin iptali ve iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.459 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A)Davacı isteminin özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 15.08.2004 - 01.07.2010 arasında PLASİYER olarak görev yaptığını, ilk dört ay sigortasının yapılmadığını, davacının aynı zamanda işverenin doğu-güneydoğu bölge şefi olduğunu, işe alınırken açık senet imzalatıldığını, performansının düşük olduğu ve verimsiz çalıştığı gerekçesiyle iş akdinin haksız olarak 01.07.2010 tarihli ihtarname ile sonlandırıldığını, davalının fesih gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını, net ücretinin 1.750 TL olduğunu, aylık 200 TL yemek yardımı ve 200 TL yol yardımı yapıldığını, aylık satış miktarına göre % 3, tahsilat miktarına göre ise % 1,

bölgedeki toplam satış v tahsilattan ise %0 1 oranında aylık prim ödendiğini, davacının ödenmeyen prim alacakları olduğunu, haftanın 6 günü 07.00-22.00 arasında çalıştığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, dini bayramların ilk iki günü hariç diğer tüm genel tatil ve resmi bayramlarda çalıştığını, karşılıklarının ödenmediğini, 2010 yılı Mayıs-Haziran ücretlerinin de ödenmediğini, yıllık izinlerinin eksik kullandırıldığını, her yıl sadece 6 gün izin kullandırıldığını, işe girerken imzalatılan senedin fesih sonrası davacıya iade edilmediğini iddia ederek FİH saklı tutulmak üzere, brüt ücret, fazla mesai, genel tatil, yıllık izin,

ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, prim alacağının faiziyle tahsiline, işe girerken imzalatılan ve geçerli bir iradeye dayanmayan tarihsiz açık senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, söz konusu senedin iptaline ve davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

B)Davalı cevabının özeti:

Davalı vekili, davacının müvekkili işyerinde 19.01.2005 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, davacının iddiasının aksine iş akdinin performans düşüklüğü ve verimsiz çalışma nedeniyle feshedilmesinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin işyerinde yaşam ecza deposu unvanıyla faaliyet gösterdiğini, firmanın Türkiye genelinde hayvansal ilaçların toptan satışı işini yaptığını, davacının ... bölgesinde çalıştığını, 2010 Nisan ayı başlangıcından itibaren işçi işveren ilişkisi ile bağdaşmayacak tutum ve davranışlarda bulunmaya başladığını, 2 ayı aşkın bir süre müşterilerden sipariş almadığını, mal satmadığını, müşterilere yaşam ecza deposundan ayrılacağını, bu nedenle mal satmadığını, başka depolardan mal almalarını söylediğini, hiçbir mal satışı olmamasına rağmen devamlı masraf

yaptığını ve önceden sattığı malların tahsilatından bu masrafları karşıladığını, davalının diğer firma çalışanlarından ve müşterilerden anılan durumu öğrenmesi üzerine davacıya ihtarname keşide ettiğini, davacının doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarına rağmen müvekkilinin iyi niyetle keşide ettiği ihtarnamenin de sonuçsuz kaldığını, zira davacının aynı davranışlarında ısrarcı olduğunu, hiçbir satış yapmayan davacının gereksiz masraflarına da devam ettiğini, keşide edilen ihtarnamede ayrıca müşterilerden hiçbir şekilde nakit, çek, bono tahsilatı yapılmaması,

ödemelerin firmanın banka hesaplarına yapılmasının sağlanması istenmesine rağmen davacı tarafından bu talimatlara da uyulmadığını, ortalama bir satış elemanının yapması gerekene göre çok az miktarda yaptığı satış bedellerini tahsil edip bunu da bire bir gereksiz harcamalarına mahsup ettiğini, yine ihtarnamede üzerinde bulunan tahsilat makbuzu ve tahsil edilen paraların 3 işgünü içerisinde gönderilmesinin istendiğini, davacı tarafından bu talimata da riayet edilmediğini, belirtilen durumlar gereğince iş akdinin performans düşüklüğü ve verimsizlik sebebiyle değil,

davacının müvekkilini büyük zarara uğratan ve ısrarla sürdürdüğü kasıtlı davranışları nedeniyle feshedildiğini, iş akdinin feshedildiğinin davacıya iyi niyetle gönderilen ilk ihtarname ile verilen sürenin sona ermesinden sonra keşide edilen ihtarname ile bildirildiğini, iş akdinin İş Kanunu 25/II-b/e ve 25/II-b/h gereği haklı nedenle feshedildiğini, davacının asgari ücretle çalıştığını, herhangi bir yemek ve yol yardımı yapılmasının da söz konusu olmadığını, işyerinde prim usulü de uygulanmadığını, firma çalışanlarının satış işlemlerinin 08.30 başlayıp en geç 18.30 arası olduğunu, fazla çalışma iddiasının haksız olduğunu,

ulusal bayram genel tatillerde çalışmasının olmadığını, tüm izinlerinin kullandırıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti.

Mahkemece kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının tahsiline, prim, fazla mesai ve genel tatil ücreti taleplerinin reddine karar verilmiştir.

D)Temyiz:

Karar taraflarca temyiz edilmiştir.

E)Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasında davacının yıllık ücretli izinlerinin kullandırılıp, kullandırılmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Davacı yıllık izinlerinin eksik kullandırıldığını, her yıl sadece 6 gün izin kullandırıldığını iddia ederek, kullandırılmayan yıllık izin ücretlerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı davacının tüm izinlerinin kullandırıldığını savunmuş, ayrıca 28.09.08 tarihli “28.09.08 tarihi itibariyle yıllık izinlerimi kullandım” yazılı ve davacının imzasını taşıyan belgeyi sunmuştur.

4857 sayılı İş Kanununun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada ilişkinin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.

İşçinin işe iade davası açması durumunda, izin ücretinin talep edilip edilemeyeceği davanın sonucuna göre belirlenmelidir. Gerçekten işçinin dava sonucu işe başlatılması durumunda, önceki fesih ortadan kalkmış olmakla ve iş ilişkisi devam ettiğinde 4857 sayılı İş Kanununun 59. maddesi uyarınca izin ücreti istenemez. İşçinin işe başvurusuna rağmen yasal bir aylık işe başlatma süresi içinde işe alınmaması halinde ise işe başlatmama anı fesih tarihi olarak kabul edildiğinden, izin alacağı bu tarihte muaccel olur.

Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.

Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da, iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.

4857 sayılı İş Kanununun 54. maddesinde, yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçilerin, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları sürelerin birleştirilerek göz önüne alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda işçinin daha önce aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerinde geçen hizmetlerinin yıllık izne hak kazanma ve izin süreleri hesabı yönlerinden dikkate alınması gerekir.

Kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmetlerin de aynı gerekçeyle izin hesabı yönünden birleştirilmesi gerekir. Bununla birlikte, işçiye önceki feshe bağlı olarak kullanmadığı izin ücretleri tam olarak ödenmişse, bu dönemin sonraki çalışma sürelerine eklenerek izin hesabı mümkün olmaz.

Ancak, önceki çalışma döneminde izin kullandırılmak veya fesihte karşılığı ödenmek suretiyle tasfiye edilmeyen çalışma süreleri de aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerindeki çalışmalara eklenir. İşçinin aralıklı olarak aynı işverene ait işyerinde çalışması halinde önceki dönemin kıdem tazminatı ödenerek feshedilmiş olması, izin yönünden sürelerin birleştirilmesine engel oluşturmaz.

Yine, önceki çalışılan sürede bir yılı doldurmadığı için izne hak kazanılmayan arta kalan süreler de, işçinin aynı işverene ait işyeri ya da işyerlerindeki sonraki çalışmalarına eklenerek yıllık izin hakkı belirlenir. Yıllık izin, özde bir dinlenme hakkı olup, aralıklı çalışmalarda önceki dönem zamanaşımına uğramaz.

İş sözleşmesinin işverence feshedilmesi halinde 17. maddede belirtilen yasal ya da arttırılmış bildirim önelleri ile 27. madde uyarınca işçiye verilmesi gereken iş arama izinleri, yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe girmez. Kanundaki bu düzenleme karşısında işçi tarafından ihbar önelli fesih halinde bildirim öneli ile yıllık izin süresinin iç içe girebileceği kabul edilmelidir.

Kanunda, iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti için kesin bir ödeme günü belirlenmiş değildir. Sözleşmenin feshi anı, yıllık ücretli izin hakkının ücrete dönüşmesi, bir başka anlatımla izin ücretine hak kazanma zamanı olarak Kanunda belirtilmiştir. İş sözleşmesinin feshedildiği tarihte izin ücreti muaccel olur, ancak faiz başlangıcı bakımından işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekir.

Dairemizce, iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti, geniş anlamda ücret içinde değerlendirilmemiş ve 4857 sayılı İş Kanununun 34. maddesinde sözü edilen bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilemeyeceği kabul edilmiştir (Yargıtay 9.HD. 24.10.2008 gün 2007/ 30158 E, 2008/ 28418 K.). O halde, izin ücreti için uygulanması gereken faiz, yasal faiz olmalıdır.

Sözleşmenin feshi üzerine ödenmesi gereken izin ücretinden takdiri indirim yapılması doğru değildir.

İşe iade davası sonunda işçinin işe başlatılmadığı tarihte iş sözleşmesi feshedilmiş sayıldığından izin ücreti hesabında işçinin işe başlatılmadığı tarihte alması gereken ücret dikkate alınmalıdır.

İşverenin işçiyi işe başlatması durumunda, iş ilişkisi kesintisiz devam ettiğinden, kullandırılmayan izin ücretine de hak kazanılması söz konusu olmaz. Daha önce işçiye kullandırılmayan izinler karşılığı olarak ödenmiş olan izin ücretleri de işverence geri istenebilir. 4857 sayılı İş Kanununun 53. maddesinde işçinin yıllık ücretli izin hakkından vazgeçemeyeceği kurala bağlandığına göre, işçinin daha önce ödenen izin ücretinin işe iade sonunda işçinin işe başlaması halinde işçinin kullanmadığı izin hakkına sayılması da doğru olmaz.

Yıllık izin hakkı anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında ücrete dönüşmez ve bu haktan vazgeçilemez. İşçinin iş sözleşmesinin devamı süresinde kullanmadığı yıllık izinlere ait ücreti istemesi mümkün değildir. Bu nedenle, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında izin hakkının bulunduğunun tespitini istemesinde hukuki menfaati vardır.

Somut olayda, davalı işveren, davacının 28.09.2008 tarihi itibariyle yıllık izinlerini kullandırdığına ilişkin 28.09.2008 tarihli belge ibraz etmiş olup, mahkemece HUMK 75/II maddesi uyarınca, ne sebep ve şekilde düzenlendiği, altındaki imzanın aidiyeti yönünden araştırma yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış yorumla geçersiz kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

F)Sonuç:

SONUÇ / HÜKÜM

Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcını istek halinde ilgiliye iadesine, 13.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2011/39042, K. 2013/29110, 13 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/39042
Karar No
2013/29110
Tarih
13 Kasım 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2011/39043 K.2013/28078
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2011/39046 K.2013/29036
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2011/39047 K.2013/29111
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2011/39051 K.2013/29037
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2011/39053 K.2013/29139
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2011/39055 K.2013/29361

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.