KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2011/40390 E., 2013/29991 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ... MAHKEMESİ
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde 03/04/2004 tarihinde dokuma işçisi olarak çalışmaya başladığını, genel ve hafta tatillerinde çalıştığını, 4 aylık ücretinin eksik ve kısmi ödendiğini, izin ücreti alacağının ödenmediğini, ... akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının bütün hak ve alacaklarını aldığını, kendi isteği ile işten ayrıldığını, işten çıkarılmadığını, işyerinde 8 saat çalışıldığını, genel ve hafta tatillerinde çalışılmadığını ancak bazı acil durumlarda çalışıldığında ücretlerinin ödendiğini, davacının ücret alacağının bulunmadığını savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, tanık beyanlarının toplu olarak değerlendirilmesinden, davacının ... akdinin işveren tarafından haklı olarak feshedildiği hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı süresi içersinde davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davalı tarafça 08.12.2010 havale tarihli dilekçe ile isimleri ve adresleri bildirilen tanıklar için tebligatların yapılamadığı, 25.02.2011 tarihli oturumda yerel Mahkeme tarafından davalı tarafa tanıklarını dinletmesi amacıyla 20 günlük kesin süre verildiği, davalı tarafça, tanınan 20 günlük süreden sonra ancak takip eden 3. oturum tarihi olan 04.05.2011 tarihinden önce, 27.04.2011 tarihinde tanık ücretlerinin yatırıldığı,
Mahkemece 04.05.2011 tarihli 3. oturumda tanıklarla ilgili bir ara karar oluşturulmadan 20.07.2011 tarihine duruşmanın ertelendiği ve bu tarihte yapılan 4. oturumda da davalı vekilince tanıkların hazır edildiği bildirilmesine rağmen açıkça bir red kararı verilmeden ve davalı tanıkları dinlenmeden sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'un 482. maddesine göre şifahi yargılama usulüne tabi ... davalarında tarafların tahkikat bitinceye kadar netice-i iddialarını teyit için yeni delil ibraz ve ikame edebilecekleri gözetilmeden, davalı tanıklarının dinlenme talebinin değerlendirilmemesi hukuki dinlenme hakkının açıkça ihlali olup hatalıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2011/40390, K. 2013/29991, 20 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama