KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5556 E., 2025/6347 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/472 E., 2025/255 K.
- Dava tarihi
- 07.08.2020
Karar Metni
1.394 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt dışı projelerinde boru kalıpçı ustası olarak 2006-2015 yılları arasında çalıştığını, en son ücretinin 4,60 USD/saat olduğunu, ayrıca ücretinden bağımsız olarak prim aldığını, çalıştığı dönemde tüm giderlerin ücretten bağımsız olarak davalı işveren tarafından karşılandığını, iş sözleşmesinin usulüne uygun ihbar öneli verilmeksizin feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki ihtilafta yabancı hukukun uygulanması gerektiğini, davacının belirli dönemler hâlinde müvekkili Şirkette 14.12.2006-11.12.20 08... .05.2009-22.07.2011 tarihleri arasında ...’da, 22.01.2014-23.08.2014 tarihleri arasında ise Gabon'da bulunan şantiyelerde proje süresi ile sınırlı olarak belirli süreli iş sözleşmeleri ile çalıştığını, iş sözleşmesinin şantiyede yürütülen projenin bitmesi ile sona erdiğini, davacıya 2014 yılı çalışması için 1.030,00 USD ihbar tazminatı ödendiğini, 2009-2011 döneminde ise kişisel nedenle istifa ettiğine dair dilekçe vermesi sebebiyle ihbar tazminatı hakkı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2021 tarihli kararı ile; davacının kişisel nedenlerle istifa ettiğine dair 21.07.2011 tarihli istifa dilekçesi sunulmuş ise de Sosyal Güvenlik Kurumu çıkış kodunun işin sona ermesi olarak gösterildiği ve son dönem için ise ihbar tazminatının ödendiği hususunun işverence kabul edildiği gerekçesiyle toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinin 24.11.2021 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinin 24.11.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 08.02.2022 tarihli kararı ile; davacının ilk çalışma dönemi olan 12.12.2006-13.12.2008 tarihleri için Türk hukukunun,
son iki çalışma dönemi için 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmü kapsamında taraflar arasında bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan uyuşmazlık hakkında 15.05.2009-25.07.2011 tarihleri arasındaki dönem için ... hukukunun ve 21.01.2014-23.08.2014 tarihleri arasındaki dönem için Gabon hukukunun uygulanması gerektiği, çalışılan tüm dönemler için Türk hukukuna göre değerlendirme yapılıp karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2023 tarihli kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda alınan bilirkişi ek raporuna itibarla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.05.2024 tarihli kararı ile; davacı vekilinin temyiz başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmiş, Gabon iş mevzuatı maddelerinin Türkçe tercümeleri sağlandıktan sonra somut uyuşmazlık hakkında değerlendirme yapılması, ardından olayın çözümüne ve tarafların seçmiş olduğu hukuka uygun, gerekçeli, tarafların ve Yargıtayın denetimine açık bilirkişi raporu alınması,
ondan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, hükmüne uyulan bozma ilâmı doğrultusunda dava konusu uyuşmazlıkta 21.01.2014-23.08.2014 tarihleri arasındaki dönem için Gabon hukukuna göre değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken bozma gereği yerine getirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Gabon iş mevzuatının temin edilemediği, bu hali ile 21.01.2014-23.08.2014 tarih aralığında Gabon'da gerçekleşen çalışma dönemine ilişkin 4857 Sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyulmasına karar verilmesine rağmen tüm çalışma dönemi bakımından Türk hukukuna göre yapılan hesaplamalar doğrultusunda karar verildiğini, 2. Davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağı bulunmadığını, 3. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda giydirilmiş brüt ücretin hatalı bir şekilde hesaplandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, dava konusu işçilik alacaklarına hak kazanılıp kazanılmadığı ve bozma gereklerinin yerine getirilip getirilmediğine ilişkindir.
1. Somut olayda Dairemizin 08.02.2022 tarihli bozma ilâmında, davacının ilk çalışma dönemi olan 12.12.2006-13.12.2008 tarihleri için Türk hukukunun, 15.05.2009-25.07.2011 tarihleri arasındaki dönem için ... hukukunun ve 21.01.2014-23.08.2014 tarihleri arasındaki dönem için Gabon hukukunun uygulanması gerektiği, çalışılan tüm dönem için Türk hukukuna göre değerlendirme yapılıp karar verilmesinin hatalı olduğu; 21.05.2024 tarihli ikinci bozma ilâmında ise Gabon iş mevzuatı maddelerinin Türkçe tercümeleri sağlanarak somut uyuşmazlıkta 21.01.2014-23.08.2014 tarihleri arasındaki dönem için Gabon hukukuna göre değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken bozma gereği yerine getirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince ikinci bozma ilâmından sonra Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü ile Librevil Büyükelçiliğine müzekkere yazılarak davacı işçinin çalışmış olduğu 2014 Ocak-Ağustos arası dönemde uygulanan Gabon İş Kanunu'nun tercümesinin gönderilmesi talep edilmiş, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği ile Librevil Büyükelçiliğinin yazı cevaplarının ekinde "..." başlıklı belge gönderilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince ilgili Ülke mevzuatının temin edilememesi nedeniyle 21.01.2014-23.08.2014 tarih aralığında Gabon Cumhuriyeti bünyesinde gerçekleşen çalışma dönemine ilişkin 4857 Sayılı İş Kanunu hükümlerinin uygulandığı gerekçesiyle Dairemizin 08.02.2022 tarihli ilk bozma ilâmı öncesindeki tutarda alacağa hükmedilmiştir.
Ne var ki 08.02.2022 tarihli bozma ilâmında belirtilen şekilde, 15.05.2009-25.07.2011 tarihleri arasındaki dönem için ... hukuku uygulanmadan karar verilmiş ve 21.01.2014-23.08.2014 tarihleri arasındaki dönem için Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü ile Librevil Büyükelçiliğinden 21.01.2014-23.08.2014 tarih aralığında yürürlükte olan kanun metninin gönderilmesi talep edilmesine rağmen "..." başlıklı belgenin gönderilmesinin sebebi araştırılmadığından eksik inceleme ile karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle bozmaya uyulmasına rağmen bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmıştır.
Şu hâlde 08.02.2022 tarihli bozma ilâmında belirtilen şekilde, 15.05.2009-25.07.2011 tarihleri arasındaki dönem için ... hukuku uygulanarak sonuca gidilmesi gerekmektedir.
21.01.2014-23.08.2014 tarihleri arasındaki çalışma dönemi bakımından ise Gabon hukuk sisteminde bu çalışma döneminde yürürlükte bulunan uyuşmazlık konusuna ilişkin tercüme edilmiş kanun maddelerini, ilgili bilgi ve belgeler ile olayın çözümü için gerekli olan tüm dokümanları sunmaları için davalı tarafa yeniden süre ve imkân tanınması, yine Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden davacının çalışma döneminde yürürlükte bulunan ve varsa değişiklikleri de içerecek şekilde tüm kanun maddeleri ile bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenmesi,
temini hâlinde bu hukuka uygun, gerekçeli, tarafların ve Yargıtayın denetimine açık bilirkişi raporu alınması, ondan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Tüm bu araştırmalara rağmen sözü edilen çalışma döneminde yürürlükte bulunan Gabon mevzuatının belirlenememesi durumunda ise 5718 sayılı Kanun'un 2/2 hükmünde yabancı hukukun olaya ilişkin hükümlerinin tüm araştırmalara rağmen tespit edilememesi hâlinde Türk hukukunun uygulanacağı düzenlenmiş olduğundan şimdiki gibi bu dönem için Türk hukuku uygulanması gerekir.
2. Diğer yandan bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda usuli kazanılmış hak kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kavram, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibarıyla bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararı).
Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 04.02.1959 tarihli ve 1959/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı kararı).
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2023 tarihli kararı ile. 3.851,91 USD kıdem tazminatına, 144,73 USD ihbar tazminatına hükmedilmiş, kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 21.05.2024 tarihli kararı ile; davacının temyiz dilekçesinin süreden reddine, davalı temyizi yönünden kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararından sonra, İlk Derece Mahkemesinin 20.03.2025 tarihli kararı ile.
7.477,00 USD kıdem tazminatına, 1.560,68 USD ihbar tazminatına hükmedilmiştir. Mahkemenin 14.11.2023 tarihli kararı davalı temyizi yönünden bozulduğuna göre, Mahkemenin 14.11.2023 tarihli kararı ile belirlenen miktarlar yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Kabul şekline göre bu husus gözetilmeden karar verilmesi de hatalıdır. Mahkemece yeniden hüküm kurulurken usuli kazanılmış haklar da göz önünde bulundurulmalıdır.
VII. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5556, K. 2025/6347, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama