KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6608 E., 2025/8197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/996 E., 2025/1232 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 21. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/166 E., 2025/60 K.
Karar Metni
793 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ... şubesinde 15.12.2008-18.10.2017 tarihleri arasında satış danışmanı olarak çalıştığını, en son net 2.500,00 TL ücret aldığını, ücretin asgari ücret kadar olan kısmının bankadan geri kalan kısmının elden ödendiğini, iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini ve ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili, yıllık ücretli izin ve ödenmeyen ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette 19.12.2009-07.11.2017 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığını, işyerinden istifa ederek ayrıldığını, davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 19.12.2009-18.10.2017 tarihleri arasında en son net 2.500,00 TL ücretle çalıştığı, davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmadan sona erdirildiği, ödenmeyen alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı iddiası, tanık beyanları, dava dosyası içerisine alınan emsal ücret bilgileri, davacının yaptığı işin niteliği, davacının mesleki kıdemi birlikte değerlendirildiğinde aylık ücretinin net 2.500,00 TL olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Kararın kendi içerisinde çelişkili olduğunu, davacının ücretinin net 2.500,00 TL kabul edilmesinin hatalı olduğunu, 2. Davacıya yapılan ödemelerin dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının aylık ücret miktarı ve buna göre hükmedilen alacaklarının hesaplanmasına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32/1 hükmünde genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır.
İşçinin kıdemi, meslek ünvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususların imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesini ortaya çıkarması durumunda, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve gerekirse işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek ünvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili meslek odaları, işçi ve işveren kuruluşları ile ...
İstatistik Kurumu Başkanlığından (...) emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta davacı davalı işyerinde satış danışmanı olarak 19.12.2009-18.10.2017 tarihleri arasında çalışmış olup son ücretinin net 2.500,00 TL olduğunu ileri sürmüş, davalı ise davacının ücretinin asgari ücret olduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince davacının talebi gibi ücretinin net 2.500,00 TL olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi de tanık beyanları, dava dosyası içerisine alınan emsal ücret bilgileri doğrultusunda belirlenen ücretin isabetli olduğuna karar vermiştir. Ne var ki varılan sonuç eksik incelemeye dayalıdır.
Mahkemece yapılan emsal ücret araştırması sadece sendikalar kapsamında yapılmış olup dosya kapsamında davacının sendikalı işçi olduğuna dair herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır. Diğer yandan hükme esas alınan bilirkişi raporunda TÜİK 2014 verilerine yer verilmiş olsa da, davacının iş sözleşmesinin son bulduğu tarih 18.10.2017 olup dosya kapsamında TÜİK yazı cevabına ilişkin bir belge de bulunmamaktadır. Buna göre emsal ücret araştırmasının doğru şekilde yapılmadığı ve yetersiz olduğu anlaşılmaktadır.
Şu hâlde davacının kıdemi, meslek ünvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri de belirtilerek meslek odalarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı, ayrıca TÜİK resmî internet sitesindeki "kazanç bilgisi sorgulama" kısmından da faydalanılabileceği göz önüne alınarak emsal ücret araştırması yapılmalı, bu araştırma sonucunda elde edilen verilerle tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Eksik inceleme ile aylık ücret miktarı konusunda karar verilmesi hatalı olup yukarıda açıklanan şekilde araştırma yapılması ve sonucuna göre aylık ücret miktarı ve buna bağlı hesaplamalar konusunda bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6608, K. 2025/8197, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama