KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/7542 E., 2025/7755 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/584 E., 2025/1174 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 11. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/499 E., 2024/594 K.
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sendika üyesi olup davalıya ait ... Aile Sağlığı Merkezi Aile Hekimliğinde 01.08.2011 tarihinden itibaren hemşire olarak çalışmakta olduğunu, müvekkilinin işçi olduğunu ileri sürerek toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret zammı farkı, ikramiye, ilave tediye, yol parası, sosyal yardım, hizmet zammı, giyim yardımı, konut yardımı, yemek yardımı ve denge ödeneği alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının diğer kamu görevlisi olup işçi sıfatı bulunmadığından uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olduğunu, davacı işçi olmadığından sendika üyesi de olamayacağını ve yürürlükte olan toplu iş sözleşmelerinden yararlanamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin 27.06.2024 tarihli ortadan kaldırma ilamı doğrultusunda, davacı ile bağıtlanan sözleşme incelendiğinde sözleşmeyi imzalayan ve işveren sıfatına sahip olduğu belirtilen aile hekimlerinin işveren sıfatının olmayıp İdareyi temsilen sözleşmeyi imzaladığı, sözleşme hükümlerinin iş sözleşmesinden ziyade idari sözleşme hükümlerini içerdiği ve neticede davacının işçi olduğuna dair eldeki davada yeterli ispat yükümlülüğünün ortaya konulamadığı ve yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın mahiyeti gereği iş mahkemelerinin görevli olduğunu, 2. Uyuşmazlık Mahkemesince adli yargının görevli olduğuna kanaat getirildiğini, Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Aile Sağlığı Merkezi Aile Hekimliğinde hemşire olarak çalışan davacının işçi sayılıp sayılmayacağına ve buna dayalı olarak yargı yolunun caiz olup olmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7542, K. 2025/7755, 13 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama