İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Ceza Genel Kurulu

YARGITAY · CEZA GENEL KURULU

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2007/6 K.2007/272

5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 142 ]

Esas2007/6Karar2007/272Tarih11 Aralık 2007Okuma6 dk · 1.104 kelime

KÜNYE

Ceza Genel Kurulu 2007/6 E., 2007/272 K.·Cumhuriyet Savcısının Duruşmaya Katılmaması Hükümde Yazım Hatası Yaş Küçüklüğü

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Aralık 2007
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.104 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 142 ]

5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 238 ]

5395 S. ÇOCUK KORUMA KANUNU [ Madde 25 ]

"İçtihat Metni"

Sanık D.... Y.....’ın, kusur yeteneği olmayan kişiyi kullanmak suretiyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCY.nın 142/2-b, 37/2, 35 ve 31/3. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesince 14.03.2006 gün ve 97-135 sayı ile verilen kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 24.09.2007 gün ve 12062-9539 sayı ile;

“1- Yakınan B..... A......’ın 14.03.2006 günlü oturumda ileri sürdüğü davaya katılma istemi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden kovuşturmaya devam edilerek hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 238/1. maddesine aykırı davranılması,

2- Cumhuriyet Savcısı Y.... A.... (2....1) oturuma katılmadığı halde, hükmün Cumhuriyet Savcısının önünde açıklandığının tutanağa yazılması”

” isabetsizliğinden hükmün diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay C.Başsavcılığı ise 02.11.2007 gün ve 102728 sayı ile;

“Kusur yeteneği olmayan kişiyi aracı olarak kullanmak suretiyle üstte taşınan altınlarının çalınması teşebbüsünde bulunulan müşteki B..... A...... 14.03.2006 günlü oturumda, “

“sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum”

” şeklindeki beyanı ile davaya katılmak iradesini gösterdiği halde, mahkemece müştekinin bu beyanı olumlu veya olumsuz herhangi bir şekilde değerlendirilmeyerek, müdahillik talebi karar altına alınmamış ve hazır olduğu oturumda karar tefhim edilmiştir.

Hükmün sadece, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi karşısında, müştekinin müdahil olarak davaya katılması halinde, bozmanın sanık aleyhine sonuç doğurması ihtimali olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi yasaya aykırı bulunmuş ve sanığın 18 yaşını doldurmamış olması nedeniyle Cumhuriyet Savcısının duruşmaya katılmaması, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 25’inci maddesine uygun olup, kararın sonuna, hükmün Cumhuriyet Savcısı Y.... A....’ın huzurunda açıklandığının tutanağa yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün daktilo hatası olarak düşünülmüştür”

” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Daire kararının kaldırılmasına ve Yerel Mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulu’nca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanığın kusur yeteneği olmayan kişiyi kullanmak suretiyle hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasında çözümlenmesi gereken hukuki uyuşmazlık;

1- Yüzüne karşı karar tefhim edilen yakınanın karara karşı temyiz yasa yoluna başvurmaması karşısında, davaya katılma istemi hususunda Yerel Mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin,

2- Çocuk mahkemesi sıfatıyla görülen davada C.savcısının yargılamaya katılmadığı belirtilmesine karşılık, hüküm fıkrasında huzurunda karar verildiği ibaresine yer verilmesinin;

Bozma nedeni yapılıp yapılamayacağının belirlenmesi noktalarında toplanmaktadır.

1- Birinci uyuşmazlık nedeni incelendiğinde;

Dosya kapsamına göre;

Yerel Mahkemece 14.03.2006 tarihinde yapılan tek oturumda, yakınan B..... A......, sanık D.... Y....., tanık M..... T....... ve tutanak tanıkları olan polis memurları Ahmet Yılmaz ve A.... F.... K...... dinlenmiş ve sanığın cezalandırılmasına ilişkin hüküm kurulmuştur.

Yakınan B..... A......’a, hakları açık şekilde hatırlatılmış ve bu husus tutanağa da geçirilmiştir. Tutanakta aynen, “

“CMK.nun 234/1-b maddesindeki, duruşmadan haberdar edilme, tutanak ve belgelerden vekil aracılığı ile örnek isteme, tanıkların davetini isteme, baro tarafından kendisine avukat atanmasını isteme, kamu davasına katılma, davaya katılmış olma koşulu ile davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurma hakları olduğu ayrı ayrı anlatılıp açıklandı”

” ibaresine yer verilmiş ve bunun sonrasında şikayet ve delilleri sorulduğunda kolluktaki ifadesini tekrar ettiğini, şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan etmiştir.

Hüküm yüzüne karşı açıklanmasına karşılık yakınanın, yasa yollarına başvurma istemini içeren herhangi bir başvurusu bulunmamaktadır.

01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Yasasının 305. maddesi uyarınca, maddede kesin olarak belirtilen hükümler ile re’sen temyize tabi bulunan hükümlere ilişkin istisnalar hariç olağan yasa yollarından olan temyiz incelemesinin yapılabilmesi için bir temyiz davası açılmış olmalıdır. Temyiz davasının açılabilmesi için de, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Yasasının 310 uncu maddesine göre iki koşulun varlığı gereklidir.

Bunlardan ilki süre koşuludur. Usul Yasası 310 uncu maddesinde, genel kural olarak tarafların temyiz isteğinde bulunabilecekleri süreyi hükmün tefhiminden, tefhim edilmemişse, tebliğinden başlamak üzere bir hafta olarak belirlemiştir. Temyiz süresi 1412 sayılı CYUY.nın 310 uncu maddesinin 3. fıkrasındaki ayrıksı durum hariç olmak üzere, hükmün açıklanması sırasında hazır bulunanlar yönünden bu tarihte, yokluklarında hüküm verilenler yönünden ise gerekçeli kararın tebliği tarihinde başlar.

Temyiz davasının açılabilmesi için gerekli ikinci koşul ise istek koşuludur. Yargılama hukukunun temel prensiplerinden olan “

“Davasız yargılama olmaz.”

” ilkesine uygun olarak temyiz davası kendiliğinden açılmaz, bu konuda bir isteğin bulunması gereklidir. CYUY.nın halen yürürlükte bulunan 305 inci maddesinin 1 inci fıkrası ile bu kuraldan uzaklaşılmış ve bazı ağır mahkûmiyetlerde istek şartından sanık lehine vazgeçilerek, temyiz incelemesinin kendiliğinden (re’sen) yapılması kabul edilmiş ise de, onbeş yıl ve daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezalara ilişkin hükümler dışında kalan kararlarda, süre ve istek koşullarına uygun temyiz davası açılmamışsa hükmün Yargıtay’ca incelenmesi olanaksızdır.

Somut olayda yasa yollarına başvurma hak ve yetkisi bulunan yakınan tarafından karar temyiz edilmediğinden ve içerdiği ceza cins ve süresi itibariyle kendiliğinden de temyize tabi olmadığından, sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde yakınanın katılma isteminin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına yasal olanak bulunmamaktadır.

Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının birinci itiraz nedeni haklı nedenlere dayandığından kabulüne karar verilmelidir.

2- İkinci uyuşmazlık nedeni incelendiğinde;

5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 25. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Çocuk Mahkemelerinde yapılan duruşmalarda C.savcısı bulunmayacaktır.

Aynı Yasanın geçici 1. maddesinin 3. fıkrası uyarınca da Çocuk Mahkemeleri ile Çocuk Ağır Ceza Mahkemeleri bulunmayan yerlerde, bu mahkemeler kurulup göreve başlayıncaya kadar çocuklar tarafından işlenen suçlara ait soruşturma ve kovuşturmalar Cumhuriyet başsavcılığı ve görevli mahkemelerce bu Yasa hükümlerine göre yapılacaktır.

Yasanın her iki maddesi birlikte değerlendirildiğinde, Çocuk Mahkemesi bulunmayan yerlerde, Çocuk Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan adliye mahkemelerinin duruşmalarında C.savcısı bulunmadan yargılama yapılması gerekmektedir.

İncelenen dosya içeriğine göre;

Duruşmanın başlangıcında tutanağın başlık kısmında C.savcısı Y.... A....’ın katılmadığı belirtildiği gibi, tutanak içinde de aynen, “

“Sanığın yaşının 18 den küçük olması nedeniyle yargılamanın 5395 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılması gerektiği anlaşıldığından C.savcısının duruşmaya katılmadığı anlaşıldı”

” açıklamasına yer verilmiş, ancak hüküm fıkrasının son bölümünde C.savcısının huzuru ile karar verildiği belirtilmiştir. Duruşma aşamasında C.savcısının yargılamaya katılmadığı dosya kapsamı ile sabittir.

Yerel Mahkemece, yukarıda açıklanan kurallara uygun olarak, C.savcısı bulunmadan yargılama yapılmış olması karşısında, huzurunda karar verildiğinin belirtilmesinin bir yazım hatasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Yasaya uygun yargılama yapıldığı nazara alındığında, sonuca etkili olmayan yazım hatasının bozma nedeni yapılması olanaksızdır.

Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının ikinci itiraz nedeni de haklı nedenlere dayanmakta olup kabulüne karar verilmelidir.

Sonuç olarak, haklı nedenlere dayanan Yargıtay C.Başsavcılığı itirazın kabulüne, ancak, Özel Dairece hüküm diğer yönleri incelenmeksizin bozulduğu nazara alınarak itirazda ileri sürüldüğü şekilde Ceza Genel Kurulunca işin esası incelenerek “

“onama”

” kararı verilmesi yasal olarak olanaksız olduğundan, esasa ilişkin temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Özel Dairesine gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

1-Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2-Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 24.09.2007 gün ve 12062-9539 sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3- Dosyanın, esasa ilişkin temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 11.12.2007 günü oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2007/6, K. 2007/272, 11 Aralık 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Ceza Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2007/6
Karar No
2007/272
Tarih
11 Aralık 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2007/21 K.2007/7954
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2007/24 K.2007/8310
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2007/27 K.2007/27
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2007/28 K.2007/28
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2007/29 K.2007/29
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2007/30 K.2007/30

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.