İçeriğe geç
AC
Ceza Genel Kurulu Esas: 2024/472 Karar: 2025/594 Tarih: 2025

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2024/472 K.2025/594

Ceza Genel Kurulu 2024/472 E. , 2025/594 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1608-68 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-a maddesi delaletiyle 103/1-2. cümle, 103/3-d, 62...

Karar Özeti

Ceza Genel Kurulu 2024/472 E. , 2025/594 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1608-68 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-a maddesi delaletiyle 103/1-2. cümle, 103/3-d, 62...

Karar Detayı

Ceza Genel Kurulu 2024/472 E. , 2025/594 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1608-68 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-a maddesi delaletiyle 103/1-2. cümle, 103/3-d, 62... . maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 14.07.2021 tarihli ve 71-327 sayılı hükmün, sanık müdafii, katılan mağdur vekili ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince 23.02.2022 tarih ve 1599-267 sayı ile; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca müsnet suçtan beraatine karar verilmiştir. Bu hükmün de Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan mağdur vekili, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 22.05.2023 tarih ve 408-3367 sayı ile; ''... Olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin istikrarlı, tanık anlatımları ile doğrulanan beyanları nazara alındığında, mağdurenin öğretmeni olan sanığın ders esnasında sınıf içerisinde en arka sırada oturan mağdurenin yanına giderek ayakta iken önce katılan mağdurenin başını kendi karın bölgesine doğru bastırması, mağdurenin istemesi üzerine bırakması, hemen sonra mağdurenin iki yanağını eli ile sıkarak dudakları büzüşen mağdurenin 'Baba' demesini istemesi, ardından mağdurenin yanına oturarak elini omzuna atması, elini mağdurenin bacağına koyarak hafifçe sıkması, mağdurenin sıra arkadaşı tanık Y.E.B.'nin yanına yaklaşması üzerine mağdurenin elini parmakları kenetlenir şekilde tutarak kendi bacağının üzerine koyması, mağdurenin sanığın eylemlerinden rahatsız olduğunu gören sınıf arkadaşı tanık P.P.'nin şarj aletinde bir sorun olduğunu bahane ederek mağdureyi çağırması ve mağdurenin tanık P.P.'nin yanına gitmek üzere kalkması üzerine sanığın eylemlerinin son bulması şeklinde fiziksel temas içeren eylemlerin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı, sanığın eylemlerini aşama aşama gerçekleştirmesi, mağdurenin sanığın eylemlerinden kaynaklanan rahatsızlığının diğer öğrenciler olan tanıklarca da fark edilir düzeyde olması ve ancak tanığın müdahalesi ile eylemlere son vermesi, sanığın ise mağdurenin yanına oturup elini omzuna attığını soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan savunmasında kabul etmesi, mağdurenin öğretmeni olan sanığın gerçekleştirdiği kabul edilen eylemlerin dersle ve öğretmen öğrenci ilişkisi ile bağdaşmayıp, eylemlerin niteliği ve temas edilen vücut bölgeleri itibarıyla cinsel duygularını tatmin amacına yönelik eylemlerin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin esastan reddi yerine mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak beraat hükmü kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi ise 17.01.2024 tarih ve 1608-68 sayı ile bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın beraatine karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükmünde Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan mağdur vekili ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2024 tarihli ve 20506 sayılı bozma istekli tebliğnamesiyle dosya, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 12.06.2024 tarih ve 3535-5941 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU VE ÖN SORUN Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnad edilen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın yeni hüküm niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. III. ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLER İncelenen dosya kapsamından; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, tanık sıfatı ile ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in ifadelerinin alındığı, sanık hakkında yapılan idari tahkikat evrakının ise celp edilmediği, İlk Derece Mahkemesince 14.07.2021 tarih ve 71-327 sayı ile verilen mahkûmiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 20.10.2021 tarih ve 1225-1267 sayı ile katılan mağdurun aşamalardaki ifadelerine ilişkin görüntü kayıtlarının çözümlerinin temini hususunda tevdii kararı verildiği, Belirtilen eksikliğin giderilmesi sonrasında, 14.12.2021 tarihli müzekkere ile sanık hakkında yapılan disiplin soruşturmasına ilişkin evrakların istenildiği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 20.12.2021 tarihli yazısı ile maarif müfettişlerince düzenlenen 22.04.2019 tarihli soruşturma raporu ve ekleri ile ceza uygulama evraklarının onaylı bir örneğinin dosya içeriğine celp edildiği, Duruşma açılmak suretiyle yapılan inceleme neticesinde verilen Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 1599-267 sayılı kararında, temin edilen idari tahkikat evraklarının deliller arasında "idari soruşturma evrakları ve muhakkikçe alınan beyanlar'' şeklinde gösterildiği, maarif müfettişlerince alınan beyanlarında dercedilmesi ile katılan mağdur, sanık ve ilk derece mahkemesince dinlenilen tanıkların aşamalarda verdikleri ifadelere, tanık sıfatıyla dinlenilemeyen ...’nin müfettişlerce alınan beyanına yer verildiği, eylemin gerçekleşme biçiminin kabulünde katılan mağdurun ve olaya ilişkin görgü tanıklarının beyanlarının esas alındığının belirtildiği, Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde verilen direnme kararında ise bu kez, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in maarif müfettişlerince alınan beyanları ile ... ve ...'nın kolluk ifadeleri ve maarif müfettişlerince alınan beyanlarının gerekçeye tanık beyanları olarak dercedilmesi suretiyle katılan mağdurun ve olaya ilişkin görgü tanıklarının beyanlarının, eylemin gerçekleşme biçiminin kabulüne esas alındığının ifade edildiği, Anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE A. Ön Sorun Konusuna İlişkin Açıklamalar Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, b) Bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, c) Bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak, d) Önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak, Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi hâlinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir. B. Ön Soruna İlişkin Hukuki Değerlendirme Eylemin gerçekleşme biçiminin kabulünde katılan mağdurun ve olaya ilişkin görgü tanıklarının beyanlarını esas alarak hükme esas aldığını belirten Bölge Adliye Mahkemesinin, Özel Dairece mahkûmiyet hükmünün bozulmasından sonra, daha önce dinlenilmeyen ve aralarında görgüye dayalı beyanda bulunan kişi/kişilerin de yer aldığı anlaşılan şahısların müfettişe verdikleri ifadelerini bu defa tanık beyanı olarak gerekçeye dercetmek suretiyle delil manzumesini genişleterek kurduğu hüküm, mahiyeti itibarıyla yeni hüküm teşkil ettiğinden, temyiz incelemesinin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerektiği kabul edilmelidir. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesinin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmadığından, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 17.01.2024 tarihli ve 1608-68 sayılı kararı yeni hüküm niteliğinde olduğundan dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla