İçeriğe geç
AC
Ceza Genel Kurulu Esas: 2025/183 Karar: 2025/601 Tarih: 2025

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2025/183 K.2025/601

Ceza Genel Kurulu 2025/183 E. , 2025/601 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1456-1434 I. HUKUKİ SÜREÇ Sanığın kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37. maddesi delaletiyle; 81/1, 53/1, 58... . maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile

Karar Özeti

Ceza Genel Kurulu 2025/183 E. , 2025/601 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1456-1434 I. HUKUKİ SÜREÇ Sanığın kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37. maddesi delaletiyle; 81/1, 53/1, 58... . maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile

Karar Detayı

Ceza Genel Kurulu 2025/183 E. , 2025/601 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1456-1434 I. HUKUKİ SÜREÇ Sanığın kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37. maddesi delaletiyle; 81/1, 53/1, 58... . maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesince 13.06.2023 tarih ve 528-278 sayı ile kurulan ve resen istinafa tabi olan hükmün, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından da istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 24.11.2023 tarih ve 1456 -1434 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine, bu kararın da sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 28.11.2024 tarih ve 1174-7881 sayı ile hükmün onanmasına, oy çokluğuyla karar verilmiştir. Daire Üyesi ...; ''...Suça sürüklenen çocuk ... ...'nun parmağında kırık meydana gelebilecek şekilde yaralandığı gözetildiğinde 5237 sayılı Kanun'un 29/1. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun cezasında asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunması nedeniyle hakkındaki mahkumiyet hükmünün bozulmasına göre suça sürüklenen çocuğun dayısı olan sanık ... hakkında da dayı yeğen ilişkisi sebebiyle maktulden kaynaklanan haksız tahrik etkisi altında suça katıldığı anlaşılmakla, sanık ... için Yargıtay Ceza Daireleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun uygulamaları dahilinde dayı yeğen ilişkisi durumunda haksız tahrik indirimi kabul edildiği için bu olayda da sanık ... hakkında haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği görüşündeyim.'' düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 10.01.2025 tarih ve 1808 sayı ile; "... olayın ilk aşamasında olay yerinde bulunmayan sanık ...'in olaydan ...'ın telefonla arayarak maktul ve arkadaşlarının kendisine saldırdığını söylemesi üzerine haberdar olduğu ve olay yerine geldiğinde yeğeni olan ...'ın maktul ve arkadaşları tarafından yaralandığını görmesi üzerine dayı yeğen ilişkisi sebebiyle haksız tahrik etkisi altında suça katıldığının anlaşılması karşısında, olayda sanık ... hakkında da haksız tahrike ilişkin 29. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleştiği ve lehine haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır." görüşüyle itiraz yoluna başvurulmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Özel Dairece 06.03.2025 tarih, 49-1760 sayı ve oy çokluğuyla itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KONUSU VE ÖN SORUN Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; eylemin kasten öldürme suçunu mu yoksa neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçunu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi gerekmektedir. IV. ÖN SORUN KONULARINA VE OLAYA DAİR BİLGİLER İncelenen dosya kapsamından; 29.06.2022 tarihli otopsi raporundan; kişinin vücudunda bir adet kesici delici alet yarası tespit edildiği, yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu, kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar hasarından gelişen dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu, İnceleme dışı suça sürüklenen çocuk ... hakkında düzenlenen adli rapordan; sağ el 1. parmakta fraktür ve sağ el dorsalinde ekimoz oluşacak şekilde yaralandığı, bu yaralanmanın yaşamını tehlikeye sokmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kırığın hayati fonksiyonlarını (1) hafif derecede etkiler nitelikte olduğu, 26.12.2021 tarihli teşhis tutanağına göre; tanıklar ..., ... ve ...'ın suça sürüklenen çocuk ..., sanık ... ve inceleme dışı sanık ...'ı teşhis ettikleri, Anlaşılmaktadır. Tanık ... aşamalarda; olay günü arkadaşları ... ve ... ile alkol aldıktan sonra yaya olarak evlerine döndükleri sırada bir grubun kendilerine küfür ettiğini, kendisinin ''Efendim anlamadım'' dediğini, gruptan birinin ''Yok abi sana bir şey demedim'' dediğini, arkadaşlarına ''Hadi gidelim'' dediği sırada yüzüne yumruk geldiğini, ancak kafasında kapüşon olması nedeniyle kimin vurduğunu göremediğini, kendilerine saldıran grubun kaçıp gittiklerini, inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ...'ın elindeki bıçakla '' Hadi gelin!'' diyerek kendilerini kahvehaneye çağırdığını, kendilerinin de niye böyle bir şey yaptıklarını sormak için peşinden gittiklerini, kahvehanedekilerin kendilerini içeri sokmadıklarını, inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ... ve inceleme dışı sanık ...'ın bıçakla dışarı çıktıklarını, sonra inceleme dışı sanık ...'ın geldiğini ve ''Hayırdır kardeşim?'' diyerek kendisine vurduğunu, ...'ye ve ...'e kimin vurduğunu görmediğini, kendilerinin kimseye vurmadıklarını, olayı başlatanın inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ... olduğunu, kimseden sigara istemediklerini, olay yerinden ilk kaçanın ... olduğunu ''Bıçak var!'' diye bağırıp kaçtığını, peşinden kendisinin koştuğunu, ...'in ise o sırada yerde olduğunu, kalabalığın kendilerini kovaladığını, sonra da ...'nin yere düştüğünü, Tanık ...; maktul ve ...'in arkadaşları olduğunu, olay günü ...'na gittiklerini, kendisinin alkol almadığını, maktul ve ...'in alkol aldıklarını, ocakbaşından çıkıp kendi mahallelerine doğru yürürken maktulün para çekmek için yolun solundaki kaldırıma geçtiği sırada arkadan gelen ...'in beş altı kişilik bir grupla tartıştığını gördüğünü, dönüp baktığında gruptan birinin yumrukla ...'e vurduğunu, inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ...'a ''Neden bize böyle yaptınız?'' diye sorduklarını, inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ...'ın bıçak çektiğini sonra parmağıyla kendilerini kahvehaneye çağırdığını, ''Gelin lan buraya!'' diyerek kahvehaneye girdiğini, kendilerinin de kahvehanenin içine girdiklerini, ancak suça sürüklenen çocuğun kahvehanede de kendilerine bıçak çektiğini, inceleme dışı suça sürüklenen çocuğa ''Sakin ol bizim bir suçumuz yok, sana zarar verecek insanlar değiliz'' dediğini, bu sırada inceleme dışı sanık ...'ın da elinde bıçakla geldiğini, kendisinin kahvehanenin çalışanına ''Abi sen bizi ayır yoksa olay büyür'' dediğini ancak yardımcı olmadığını, kahvehaneden çıktıklarını, tam kahvehanenin önündeyken sanık ..., inceleme dışı sanıklar ... ve ...'ın birkaç kişi birlikte geldiklerini, sanık ...'in en önde olduğunu, sanık ...'e ''Abi bizim bir suçumuz yok olayı başından itibaren sana anlatayım'' dediğini ancak birinin kendisine yumruk attığını ve kendisini tekmeyle yere düşürdüklerini, o sırada inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ...'ın, bacağına bıçak salladığını, ''Kaçalım buradan!'' dediğini, kendisinin en arkada, ...'in ortada ...'nin ise en önde olduğunu, sanıkların peşlerinden koştuklarını, bir müddet daha kovaladıktan sonra peşlerini bıraktıklarını, ... 'nin yere düştüğünü, 112'yi aradığını, ...'yi kimin bıçakladığını görmediğini, ...'in elinde bıçak, ...'ın elinde keser sapı olduğunu, Tanık ...; olay günü saat 23.30 sıralarında kahvehanede bulunduğunu, inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ...'ın elinde ekmek bıçağına benzer bir bıçakla kahvehaneye girdiğini, peşinden maktul ve arkadaşlarının koşarak kahvehaneye girdiklerini, kavga etmelerini önlemeye çalıştığını, onları yatıştırmaya çalıştığını ancak diklenerek konuştukları için bu şahısları dışarı çıkardığını, içeride bekleyen inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ...'a da dışarı çıkmasını söylediğini, ...'ın dışarı çıktığını, çıkarken elindeki bıçağı yeleğinin altına sakladığını, bir ara dışarı çıktığında sanık ...'ü diğer şahısların yanında gördüğünü, elinde herhangi bir şey görmediğini, daha sonra kahvehanenin kapısında inceleme dışı sanık ...'ı elinde keser sapı ile gördüğünü, her iki tarafın birbirine küfür edip bağırdıklarını ancak tam olarak ne dediklerini hatırlamadığını, tekrar kahvehaneye girdiğini, dışarı çıktığı sırada yaralı birini görmediğini, daha sonra polislerin kendisini karakola götürdüğünü, bazı resimler gösterdiklerini, bu resimlerde elinde bıçak olan şahsın ... daha sonradan bunların yanına gelen şahsın ise ... olduğunu, elinde keser sapı ile duran şahsın ise ... olduğunu teşhis ettiğini, yaralama olayını kimin yaptığını görmediğini, Tanık ...; olay günü saat 23.30 sıralarında kahvehanede bulunduğu sırada, ismini olay sebebiyle ... olarak öğrendiği şahsın elinde bıçağa benzer bir şeyle koşarak içeri girdiğini, peşinden maktul ve arkadaşlarının geldiklerini, birbirlerine ''Sen bana vuramazsın!'' dediklerini, tanık ... ile birlikte önce maktul ve arkadaşlarını, ardından inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ...'ı dışarı çıkardıklarını, iki üç dakika sonra elinde sopaya benzer bir cisimle ismini sonradan öğrendiği inceleme dışı sanık ...'ın kahvehanenin kapısına geldiğini ve diğer şahısların peşinden gittiğini, İfade etmişlerdir. Sanık ...; maktulü ve arkadaşlarını tanımadığını, inceleme dışı sanık ...'ı semtinden tanıdığını, inceleme dışı sanık ...'ın ev arkadaşı olduğunu, inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ...'ın ise ablasının oğlu olduğunu, olay günü yeğeninin kendisini arayarak "Dayı beni dövüyorlar, gel!" dediğini, inceleme dışı sanık ... ile birlikte yeğeninin tarif ettiği yere gittiklerinde üç şahsı yeğenini hırpalarken gördüğünü, tanımadığı uzun boylu şapkalı bir şahsın kendisine tokat attığını, önceden yaralı olan sağ ayağına da tekme attığını, kendisinin ise bu şahsa bir yumruk attığını, etraftakilerin dâhil olmasıyla arbede çıktığını, olay yerinde inceleme dışı sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın olduğunu, kimsede bıçak, sopa, silah görmediğini, olayda bıçakla yaralanan birine de şahit olmadığını, kavga bittiğinde yerde yatan çocuğun kalkarak kaçtığını, aynı gece saat 03.30 sıralarında polisin arayarak bir kişinin ağır yaralandığını bu işi yeğeninin yaptığını ve teslim edilmesi gerektiğini söylemesi üzerine yeğenini polislere teslim ettiğini, yeğeni ...'ın kendisine birini bıçakladığını söylemediğini, olay esnasında veya eve döndüklerinde yeğeninde bıçak olmadığını, kendisinin olay esnasında kimseye sopayla vurmadığını, yeğeninin ablasına "Anne kavga ettik, adam bıçaklanmış, ben bıçaklamadım ... bıçakladı" şeklinde mesaj attığını ablasından öğrendiğini, Sanık ... 16.11.2022 tarihli duruşmada önceki savunmasından farklı olarak; olay yerinde inceleme dışı sanık ...'in arkasında olduğunu gördüğünü, kahvehanenin önüne gittiğinde, üç tane çocuk olduğunu, ''Ne oldu gençler?'' dediğini, ''Niye geldin?'' dediklerini, ''Ablamın oğlu beni çağırdı tabii ki geleceğim.'' dediğini, olay çıkarmaya değil olayı sakinleştirmeye gittiğini, yanında silah, bıçak, sopa olmadığını, tanık ...'in ''Sana mı soracağız lan?'', ''Abi sen git, seni de döveriz, yeğenini dövdük.'' dediğini, bir anda kendisine yumruk attığını, böylece ortalığın karıştığını, kendisinin de tanık ...'e yumruk attığını, sonra koşarak kaçıp gittiklerini, kaçarken ''Bekleyin geleceğiz!'' dediklerini, yeğeni ...'a suçu üstlen gibi bir şey söylemediğini, kavgadan sonra yeğeni ile eve dönerken yeğeninin kendisine cep telefonunu almaya çalıştıklarını, sigara istediklerini söylediğini, ... ile ... arasında ''Neden adamı bıçakladın?'' şeklinde bir konuşmaya şahit olmadığını, Savunmuştur. V. GEREKÇE A. Ön Sorun Yönünden 1. İlgili Mevzuat ve Ön Soruna İlişkin Açıklamalar Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.11.2025 tarih ve 273-530 sayı ile 22.11.2023 tarih ve 312-679 sayılı içtihatları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere; Kasten yaralama sonucu mağdurun ölmesine ilişkin TCK'nın 87. maddesinin 4. fıkrasının uygulanması için; a- Failin yaralama kastı ile hareket etmesi, b- Mağdurun TCK’nın 86. maddesinin birinci maddesi kapsamında yaralanmış olması veya 86. maddenin birinci fıkrası kapsamındaki yaralama fiilinin üçüncü fıkra da ihlal edilmek suretiyle gerçekleştirilmesi, c- Failin eylemi ile arasında illiyet bağı bulunacak şekilde mağdurun ölmesi, d- Failin meydana gelen ölüm sonucuna ilişkin en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması, Şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Buna göre, fail mağduru yaralamak amacıyla hareket etmeli, mağdurun yaralanacağını bilmeli ve bu sonucu istemelidir. Bununla birlikte fail mağdurun yaralanmasını değil de, ölmesini istemiş ve ölüm meydana gelmiş ise bu durumda kasten öldürmeden sorumlu tutulacaktır. Madde metnine göre faile verilecek ceza belirlenirken kasten yaralama suçunun düzenlendiği TCK'nın 86. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarına yollama yapılmıştır. O hâlde, mağdurun basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek dereceden daha ağır şekilde yaralanması gerekmektedir. Anılan maddenin 2. fıkrasında karşılığını bulan basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde meydana gelen yaralamalarda 87. maddenin 4. fıkrası uygulanamayacaktır. Üçüncü şart olarak mağdurun ölmesi ve failin eylemi ile mağdurun ölümü arasında uygun nedensellik bağının bulunması; son olarak, failin meydana gelen bu ölüm sonucundan, en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması gerekir. Öte yandan, ilkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında açıklandığı üzere, bir eylemin öldürme kastıyla mı, yoksa yaralama kastıyla mı icra edildiğinin belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır. Öldürme ya da yaralama kastının belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerektiği gözden uzak tutulmamalıdır. 2.Ön Soruna İlişkin Hukuki Nitelendirme Olay günü maktul ve arkadaşları olan tanıklar ... ve ...'in içkili bir restaurantta yemek yedikten sonra saat 23.00 sularında evlerine doğru yürüdükleri sırada inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ... ve yanında bulunan dört beş kişinin maktul ve arkadaşlarına seslendikleri, tanık ...'in ''Bize mi diyorsunuz?'' demesi üzerine ...'ın tanık ...'in yüzüne yumruk attığı, tanık ...'in yumruğun etkisiyle yere düşmesi üzerine ... ve yanındakilerin uzaklaştıkları, bir müddet sonra ...'ın maktul ve yanındakilere yerdeki taşı alıp fırlatmak istediği ancak atmadığı, bunu gören maktul ve arkadaşlarının ...'ın peşinden koşmaya başladıkları, ...'ın bir kahvehaneye girdiğini gören maktul ve arkadaşlarının da kahvehanenin önüne geldikleri, ancak ...'ın elindeki bıçakla içeriye girmelerine mani olduğu, kahvehanede bulunan tanık ...'ın ... ile maktul ve arkadaşlarını kahvehaneden uzaklaştırdığı, bunun üzerine ...'ın dayısı olan sanık ...'i telefonla arayarak maktul ve arkadaşlarının kendisine saldırdığını söylediği, daha sonra kahvehanede bulunan inceleme dışı sanık ...'ın ... ile beraber kahvehaneden dışarı çıktıkları, kahvehanenin önünde taraflar arasında tartışma yaşandığı, kahvehanede bulunanların kavgayı ayırdıkları, maktul ve arkadaşları olay yerinden yaya olarak uzaklaşmaya başladıkları esnada ...'ın dayısı olan sanık ...'in inceleme dışı sanık ... ile birlikte olay yerine geldikleri, sanığın olay yerinden ayrılmak üzere olan maktul ve yanındakilere ''Yeğenime hanginiz saldırdınız?'' diyerek maktul ve yanındakilerin gitmesini engellediği, bu sırada ... ve ...'in ellerindeki bıçaklarla, ...'in de elindeki keser sapıyla, sanık ...'in ise yumrukla maktule ve yanındakilere saldırmaya başladıkları, maktulün otopsi raporunda belirtildiği üzere kasık bölgesinden tek bıçak yarası ile yaralandığı, maktul ve yanındakilerin olay yerinden kaçtıkları, kısa bir süre sonra kasığındaki büyük damar yırtılması sonucu maktülün yere düştüğü, akabinde kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği anlaşılan olayda; Sanık ile maktul arasında ciddi bir husumet bulunmamaktadır. Maktul; kasık bölgesine isabet eden ve büyük damar harabiyetine neden olan tek bıçak yarası sonucu hayatını kaybetmiştir. Maktulde başkaca bir bıçak yarası yoktur. Sanık ve inceleme dışı sanıkların hareket hâlindeki maktulün hayati organlarının bulunduğu bölgeleri özellikle hedef aldıklarına ilişkin net bir tespit de yapılamamıştır. İki sanığın elinde bıçak, bir sanığın elinde de keser sapı olduğu hâlde ciddi bir engel olmamasına rağmen eylemler kendiliğinden son bulmuştur. Sanığın öldürme kastını ortaya koyan başkaca bir delil de elde edilememiştir. Bu tespitler karşısında, sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğu ve eyleminin neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. B. Asıl Uyuşmazlık Yönünden; 1- Asıl Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar ve İlgili Mevzuat Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanmış kararlarına (CGK'nın 09.10.2024 tarihli ve 190-290, 23.10.2014 tarihli ve 614-3 22... .10.2024 tarihli ve 368-310 vb.) göre haksız tahrik hükmünün uygulanabilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir: a) Tahriki oluşturan haksız bir fiil bulunmalı, b) Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı, c) Failin işlediği suç bu ruhsal durumunun tepkisi olmalı, d) Haksız tahrik teşkil eden eylem mağdurdan sadır olmalıdır. 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren TCK'da, 765 sayılı Kanun'da yer alan ağır – hafif tahrik ayırımına son verilerek; tahriki oluşturan eylem, somut olayın özelliklerine göre hâkim tarafından değerlendirilip, sanığın iradesine etkisi göz önünde bulundurulmak suretiyle, maddede gösterilen iki sınır arasında belirlenen oranda cezasından indirim yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Haksız tahrik hükmünün uygulanabilmesi açısından, failin suçu ilk haksız fiilin doğurduğu öfke veya şiddetli elemin etkisiyle işleyip işlememesi önemlidir. Mağdur ya da ölenden gelen haksız hareketin psikolojik etkisinin devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunan hâllerde, haksız tahrik hükmünün uygulanması gerekmektedir. 2.Asıl Uyuşmazlığa İlişkin Hukuki Nitelendirme Ön soruna ilişkin hukuki nitelendirme kısmında anlatıldığı şekilde gerçekleşen somut olayda; Sanığın haksız tahrik hükümlerinden yararlanması için öncelikle olay öncesi veya sırasında maktulden sadır olan ve haksızlık içeren bir fiil bulunması gerekmektedir. Ancak; İnceleme dışı suça sürüklenen çocuğun dayısı olan sanık ...'in, olay günü saat 23.00 sıralarında yeğeni suça sürüklenen çocuğun kendisini arayıp "Dayı beni dövüyorlar, gel!" diyerek çağırması üzerine haberdar olarak gittiği olay yerinde, o sırada uzaklaşan maktul ve arkadaşlarını görüp arkalarından "Yeğenime hanginiz saldırdınız?" diyerek durdurduğu ve inceleme dışı sanıklar ..., ... ve ...'la birlikte maktul ve yanındakilere saldırdıkları gözetildiğinde; olaya sonradan dâhil olan sanığın öncesindeki tartışmada olay yerinde bulunmadığı gibi kavga sırasında da maktulden kaynaklanan ve şiddetli bir eleme ya da öfkeye yol açacak haksız bir davranışla karşılaşmadığı anlaşılmakla, TCK'nın 30/3. maddesi kapsamında kaçınılmaz bir hata içinde olduğu da saptanamayan sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanma şartlarının bulunmadığı kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının değişik gerekçe ile kabulüne karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının DEĞİŞİK GEREKÇE İLE KABULÜNE, 2- Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 28.11.2024 tarih ve 1174-7881 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, 3- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 24.11.2023 tarihli ve 1456 -1434 sayılı sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının, CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan hüküm kurulması yerine kasten öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 4- Dosyanın, CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca, gereği için kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla