İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2016/504 K.2017/962

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince; “DAVA: Dava dilekçesinde, ceza yargılaması sırasında el konulan silahların kasıtlı olarak yok edildiği ve bu nedenle yargılanan…

Esas2016/504Karar2017/962Tarih24 Mayıs 2017Okuma7 dk · 1.317 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2016/504 E., 2017/962 K.

Karar tarihi
24 Mayıs 2017
Mahkemesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.317 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince; “DAVA: Dava dilekçesinde, ceza yargılaması sırasında el konulan silahların kasıtlı olarak yok edildiği ve bu nedenle yargılanan dava dışı kişilerin beraat ettiği iddia edilerek; 50.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi, talep ve dava olunmuştur.

CEVAP

Cevap dilekçesinde, dava koşullarının ve sorumluluk nedenlerinin gerçekleşmediği savunulmuştur.

GEREKÇE

Dava, ihbar edilen Cumhuriyet Savcısının yargısal faaliyeti nedeniyle maddi/manevi tazminat istemine ilişkindir. Davanın esastan reddine dair verilen dairemiz kararı, temyiz istemi üzerine Hukuk Genel Kurulu'nun 25/02/2015 gün ve 2014/4-1055 E. 2015/848 K. sayılı ilamı ile, görev konusunun değerlendirilmesi gerekçesiyle bozulmuştur. Usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur.

Karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 18/06/2014 gün ve 6545 Sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değiştirilen 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141 ve 142. maddelerinde ceza hakimleri ve Cumhuriyet Savcıları aleyhine yargısal faaliyet nedeni ile açılan tazminat davalarının, zarara uğrayanın oturduğu yer Ağır Ceza Mahkemesi'nde karara bağlanacağı ve yine 6545 Sayılı Yasanın 86.maddesinde bu nedenle açılmış ve Yargıtay incelemesinde bulunan dosyaların esası incelenmeksizin ilgili dairece yetkili Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderileceği düzenlenmiş olmakla, aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.

HÜKÜM

Açıklanan gerekçe uyarınca; 1-6545 Sayılı yasanın 70.maddesi ile değişik CMK.nun 141/3. maddesi ile 142. maddesi uyarınca mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Dosyanın talep halinde görevli Manavgat Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Takdiren para cezası tayinine yer olmadığına, 4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemede gözetilmesine,” dair oybirliği ile verilen 15.09.2015 gün ve 2015/37 E., 2015/48 K. sayılı karar ihbar edilen Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

İhbar olunan Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin süresinde olduğunun anlaşılmasından ve dosyadaki tüm kağıtların okunmasından sonra gereği düşünüldü:

Dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Davacı kendisine karşı öldürmeye teşebbüs suçundan yargılanan dava dışı kişiler hakkındaki ceza yargılaması sırasında bu kişilerin evinde yapılan aramada el konulan ve emanete alınan av tüfekleri ile kendisinin üzerinden çıkan kurşunların mukayese edilmesine karar verildiğini, ancak silahların Makina Kimya Endüstrisi Kurumu'na gönderilerek imha edildiğinin ortaya çıktığını, ihbar olunan Cumhuriyet Savcısının kasıtlı olarak suç delillerinin ortadan kaldırılmasına neden olduğunu ileri sürerek 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince “6545 Sayılı yasanın 70. maddesi ile değişik CMK’nın 141/3. maddesi ile 142. maddesi uyarınca görevsizlik” kararı verilmiş, hüküm ihbar edilen Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; ihbar olunan Cumhuriyet Savcısı tarafından bozma öncesinde yapılan yargılama sırasında, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Başkanlığı’na verilen dilekçe ile davaya katılan sıfatıyla kabulüne karar verilmesi talep edilmiş olmasına rağmen özel dairece bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması ve Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına uyularak verilen karara karşı davacının veya davalı vekilinin temyiz isteminin bulunmaması karşısında ihbar olunan Cumhuriyet Savcısının bu kararı tek başına temyiz hakkının olup olmadığı hususu ön sorun olarak incelenip tartışılmıştır.

Ön sorun ile ilgili hususların açıklığa kavuşturulması açısından Hakimin hukuki sorumluluğundan kaynaklanan ve devlet aleyhine açılan tazminat davalarında davanın ihbarı ve davaya katılma müesseselerinin irdelenmesi gereklidir.

6100 Sayılı HMK’nın ilgili maddesi;

“Madde 48- Tazminat davası dilekçesinde hangi sorumluluk sebebine dayanıldığı ve delilleri açıkça belirtilir; varsa belgeler de eklenir.

Mahkeme, açılan tazminat davasını, ilgili hâkime resen ihbar eder.”

şeklindedir.

6100 sayılı HMK’nın 48. maddesinin ikinci fıkrası ile, Devlet aleyhine açılan tazminat davasına bakan mahkemenin, bu davayı, sorumlu hâkime re’sen ihbar etmesi esası getirilmiştir.

Bu düzenleme ile dava kendisine ihbar edilen hâkimin/Cumhuriyet Savcısının, davalı Devlet yanında davaya katılabilmesi, böylece sorumlu hâkimin/Cumhuriyet Savcısının da davadan haberdar olması ve hukukî dinlenilme hakkı çerçevesinde davada etkili olabilmesi, delil getirebilmesi imkânı sağlanmak istenmiştir. İhbar edilenin bu hakları elde edebilmesi için 6100 sayılı HMK’nın 65 ve devamı maddeleri uyarınca davaya katılması gereklidir.

Bilindiği üzere, hukukumuzda davaya müdahale (katılma) iki türlü olup; bunlar asli müdahale ve fer’i müdahale olarak adlandırılmaktadır.

6100 sayılı HMK’nın 65. maddesinde “Asli Müdahale” başlığı altında;

“Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir.

Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır.”

hükmü yer almakta;

Aynı Kanunun “Fer’i Müdahale” başlıklı 66. maddesinde ise;

“Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'î müdahil olarak davada yer alabilir.”

şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Belirtilen müdahale şekillerinin davadaki konumu ve sonuçları farklıdır.

Fer’i müdahalede üçüncü kişi, hukuki yararı olduğu gerekçesiyle görülmekte olan davaya ancak taraflardan birinin yanında ve onun yardımcısı olarak katılır. Bu nedenle fer’i müdahale, bir davanın davalılar aleyhine sonuçlanması halinde, kendi hukuksal durumu dolaylı şekilde etkilenecek olan üçüncü kişinin başvuracağı bir yoldur ve genellikle amaç, açılmış davanın davalı yararına sonuçlanmasını (reddedilmesini) sağlamaktır.

6100 sayılı HMK’nın 65/2. maddesine göre fer’i müdahale dilekçesi, davanın taraflarına tebliğ edilir. Mahkeme, gerekirse taraflarla birlikte üçüncü kişiyi de dinlemek üzere davet eder, gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar verir.

Mahkeme, fer’i müdahale dilekçesi üzerine müdahale talebinin kabulüne veya reddine karar verir. Fer’i müdahil, müdahale talebinin reddine ilişkin kararı, asıl hüküm verildikten sonra lehine müdahale etmek istediği taraf aleyhine verilmiş olan hükme karşı temyiz yoluna başvurarak temyiz edebilir ve hükmün, müdahale talebinin haksız olarak reddedilmiş olması nedeniyle bozulmasını isteyebilir. Müdahale talebinin kabulü halinde ise fer’i müdahil, lehine katıldığı tarafla birlikte hareket ederek davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip eder. Hüküm, lehine müdahale edilen taraf hakkında verilir. Müdahil hakkında karar verilemez. Müdahil hükmü ancak, lehine katıldığı tarafla birlikte temyiz edilebilir.

Lehine müdahale edilen taraf temyiz yoluna başvurmazsa, HMK’nın 68. maddesi uyarınca, yanında katıldığı tarafla birlikte hareket etmek zorunda olan fer’i müdahil, yalnız başına kararı temyiz edemez. Müdahile husumet tevcih edilmediği gibi müdahil aleyhine bir karar da verilmemiş bulunan hallerde müdahilin tek başına temyiz isteğinde bulunmaya hakkı yoktur.

Bir davada hüküm, ancak davada taraf olan hakkında verilebileceğinden, bu hükme yönelik temyiz yoluna başvurma yetkisi de sadece davanın taraflarına aittir. Asıl tarafın kararı temyiz etmesi halinde taraf yanında yer alan yani müdahil olan da temyiz edebilir ve bu halde temyiz eden feri müdahilin temyiz eden asıldan ayrı olarak gerekli harç ve temyiz giderini yatırması halinde kararı temyiz etme hakkı doğar. Bunun bir tek istinası ihbar olunan hakkında bir hüküm kurulmasıdır. İhbar olunan hakkında hüküm kurulmuş ise bu halde ihbar olunan taraf müdahil olmasa ve taraflar temyiz etmese de hükmü tek başına temyiz etme hakkı elde eder.

Yapılan açıklamaların ışığında somut olaya bakıldığında. HMK’nın 48. maddesi uyarınca kendisine dava ihbar olunan Cumhuriyet Savcısı tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Başkanlığına verilen dilekçe ile davaya katılan sıfatıyla kabulüne karar verilmesi talep edilmiş olmasına rağmen Özel Dairece bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.

İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince verilen ilk kararın Hukuk Genel Kurulunca bozulması üzerine bozma kararına uyularak verilen görevsizlik kararı davacıya ve davalı vekiline tebliğ edilmiş, karar davanın taraflarınca temyiz edilmemiştir.

İhbar olunan Cumhuriyet Savcısı ise süresi içerisinde vermiş olduğu temyiz dilekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiş, ancak temyiz dilekçesi içeriğinde müdahale talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması hususunu temyiz sebebi olarak dile getirmemiştir.

İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince HMK’nın 67. maddesi uyarınca ihbar olunan Cumhuriyet savcısının müdahale talebi hakkında herhangi bir karar verilmemiş ise de; davaya katılmakta hukuki yararının bulunması ve davanın davalı aleyhine sonuçlanması halinde, kendi hukuksal durumunun dolaylı şekilde etkilenecek olması karşısında fer’i müdahil konumunda bulunduğunun kabulü gerekir.

HMK’nın 68. maddesi gereğince fer’i müdahilin davaya yanında katılmayı talep ettiği tarafla birlikte hareket etmesi gerektiği dikkate alındığında, müdahil hükmü ancak lehine katıldığı tarafla birlikte temyiz edilebilir.

Somut olayda, davalı Hazinenin temyiz isteminde bulunmaması ve temyize konu kararda Cumhuriyet Savcısı hakkında bir hüküm kurulmamış olması nedeniyle Cumhuriyet Savcısının fer’i müdahil konumunda bulunduğu kabul edilse bile tek başına temyiz hakkı bulunmamaktadır.

Bu nedenle temyiz hakkı bulunmayan ihbar olunan/fer’i müdahil Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin reddi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle ihbar olunan/fer’i müdahil Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin REDDİNE ve peşin harcın istek halinde iadesine, 24.05.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2016/504, K. 2017/962, 24 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Cevap
  4. Gerekçe
  5. Hüküm
  6. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2016/504
Karar No
2017/962
Tarih
24 Mayıs 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/504 K.2017/3221
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/504 K.2017/6399
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2016/505 K.2017/2090
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/505 K.2017/14999
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/508 K.2017/3813
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/508 K.2017/4641

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.