KÜNYE
Hukuk Genel Kurulu 2025/173 E., 2025/673 K.
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1823 E., 2023/1954 K.
- Özel daire kararı
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 03.07.2023 tarihli ve
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
2022/6420 Esas, 2023/2016 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararı davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre; davanın haksız azil iddiasına dayalı olarak davacı avukatın takip ettiği dava ve işler için 335.563,88 TL vekâlet ücreti alacağının tahsil edilmesi istemiyle açıldığı, İlk Derece Mahkemesince, azlin haklı olduğu, bu hâlde ancak azle kadar tamamlanmış işlere karşılık olan 490,00 TL vekâlet ücretinin talep edilebileceği gerekçesiyle bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği,
kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince azlin haksız olduğu ancak hak edilen vekâlet ücreti alacağının 178.624,87 TL'den ibaret bulunduğu gerekçesiyle yeniden hüküm kurulmak suretiyle bu miktar üzeriden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu karara karşı her iki tarafça temyiz isteminde bulunulduğu, Özel Dairece davacının tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddedildiği ve azlin haklı olduğu, bu durumda da ancak tamamlanmış işler ücretinin istenebileceği gerekçesiyle hükmün davalı yararına bozulmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince önceki kararda ısrar edildiği,
tüm bu sürece bakıldığında taraflarca temyize konu edilen direnmeye ilişkin uyuşmazlığın 178.624,87 TL'den ibaret olduğu ve bu miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin direnme karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca davacı ile davalı vekilinin temyiz başvurularının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/173, K. 2025/673, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama