KÜNYE
Hukuk Genel Kurulu 2025/712 E., 2025/844 K.
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/425 E., 2022/436 K.
- Özel daire kararı
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 22.05.2018 tarihli ve
Karar Metni
771 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
2016/8713 Esas, 2018/4364 Karar sayılı BOZMA kararı
1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Milas 3.Asliye Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davacılar vekili ile davalı ... Ltd. Şti. ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararının davacılar, davalı ... Ltd. Şti. ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca usulden bozulmuş, Mahkemece Hukuk Genel Kurulunun usule ilişkin bozma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3. Karar davacılar, davalı ... Ltd. Şti. ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
4. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
A. ÖN SORUN
5. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesine geçilmeden önce; Hukuk Genel Kurulunun usulden bozma kararı sonrasında Özel Daire bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi karşısında Mahkemece verilen hükmün yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre temyiz itirazlarının Hukuk Genel Kurulu tarafından mı yoksa Özel Daire tarafından mı incelenmesi gerektiği ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.
B. GEREKÇE
6. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesi atfıyla uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 429. maddesinin 3. fıkrası gereğince mahkemelerce verilen direnme kararlarının temyiz incelemesinin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılması gerekmektedir. Aynı husus 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 15. maddesinde de belirtilmiştir.
7. Öncelikle belirtilmelidir ki, 1086 sayılı Kanun'un 429. maddesinin 2. fıkrasında (6100 sayılı Kanun md. 373) bozma sonrası mahkemece yapılacak işlemler açıklanmıştır. Buna göre mahkeme, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağı hususunda karar verecektir. Yargıtayın bozma kararına uyulmayarak direnme kararı verilmesi hâlinde bu karara yönelik temyiz incelemesi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılacaktır.
8. Diğer taraftan direnme kararlarının hukuksal niteliklerinin doğal sonucu ve gereği olarak Hukuk Genel Kurulunun yapacağı inceleme ve değerlendirme, bozma üzerine mahkemelerce verilmiş direnme kararlarına ve direnilen noktaya münhasır olduğundan özel olarak bu bakımdan da mahkemenin açıkça ve usulünce direnme ya da uyma kararı vermesi bir zorunluluktur.
9. Bu itibarla bir direnme kararından söz edilebilmesi için Özel Dairenin bozma kararı ile mahkemenin bozulan ilk hükmü ortadan kalktığından ve geçerliliğini yitirdiğinden direnme kararında, önceki bozulan hükmün yeniden yazılması ve özellikle önceki bozulmuş olan kararın tekrar edilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Mahkeme, eski kararını aynen direnme kararına geçirdikten sonra sadece eski kararının gerekçesini yasal sınırlarda genişletmek yetkisini haizdir (1086 sayılı Kanun md. 429/3). Dolayısıyla gerçek anlamda bir direnme kararının varlığını kabul için mahkeme, bozma kararından sonra hiçbir inceleme yapmaksızın karar vermeli, sonuçta bozulan ilk kararındaki hükmü oluşturmalı, kararının gerekçesinde de temel olarak ilk kararının gerekçesindeki mantıktan ayrılmamalıdır.
10. Görüldüğü üzere Mahkemenin kararına yönelik temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca yapılabilmesi için ya bu kararın direnme kararı olması ya da davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine mahkemece verilen bir karar olması gerekmektedir. Bunlar haricinde mahkemece verilen kararların temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca yapılması söz konusu değildir.
11. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 20.11.2024 tarihli ve 2023/10 Esas, 2024/562 Karar; 12.09.2024 tarihli ve 2024/10-412 Esas, 2024/430 Karar; 10.07.2024 tarihli ve 2024/9-163 Esas, 2024/372 Karar; 24.04.2024 tarihli ve 2023/(22)9-1062 Esas, 2024/193 Karar ve 29.03.2022 tarihli ve 2021/5-495 Esas, 2022/397 Karar sayılı kararlarında da aynı ilkeler kabul edilmiştir.
12. Somut olayda.
Özel Dairenin, Mahkemece yasal düzenlemeye aykırı olarak infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması ve ıslahla istenen miktarın zamanaşımını nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün yerinde olmadığına yönelik bozma kararına karşı verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin direnme kararının Hukuk Genel Kurulunca usulden bozulmasından sonra, Mahkemece bu kez Özel Dairenin bozma kararı doğrultusunda ıslah dilekçesi ile istenen bedeller yönünden on yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden reddi gerektiği, ancak dava dilekçesi tarihi itibarıyla istenen bedeller yönünden zamanaşımı süresinin dolmadığının sabit olduğu,
taleple bağlı kalınarak bozma kararında belirtildiği üzere infazda tereddüt oluşturmayacak bir şekilde hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Görüldüğü üzere ortada kanunlarla belirlenen ve Hukuk Genel Kurulunun görev alanına giren bir direnme kararı bulunmadığından, taraf vekillerinin bu karara yönelik temyiz itirazlarının Özel Dairece incelenmesi gerekmektedir.
13. Hâl böyle olunca dosya üzerinde Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılacak bir işlem bulunmadığından Mahkemece verilen yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/712, K. 2025/844, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama