İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

A.a.k. Başvurusu (B. No: 2015/17761)

1. Başvuru, öldürülme ya da kötü muameleye maruz kalma riski

Başvuru No2015/17761Tarih8 Mayıs 2019Okuma14 dk · 2.744 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm A.A.K. Başvurusu

Karar tarihi
8 Mayıs 2019
Başvuru Numarası
2015/17761
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.744 kelime·14 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, öldürülme ya da kötü muameleye maruz kalma riski

bulunan ülkeye sınır dışı etme kararı alınması nedeniyle kötü muamele

yasağının; koşulları oluşmadığı hâlde idari gözetim altında tutulma nedeniyle

de kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 18/11/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

(İçtüzük) 73. maddesi uyarınca sınır dışı işleminin yürütmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

4. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca tedbir talebinin Bölüm

tarafından karara bağlanması gerekli görüldüğünden İçtüzük'ün

73. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm tarafından İçtüzük'ün 73.

maddesi uyarınca sınır dışı işleminin tedbiren

durdurulmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ilgili

kurumlardan temin edilen bilgilere göre olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu 1985 doğumlu olup İran İslam Cumhuriyeti

vatandaşıdır.

10. Başvurucu, 13/10/2013 tarihinde eşi S.R. ile birlikte din

değiştirdiği için ülkesinde baskı gördüğü ve cezalandırılma tehlikesi altında

olduğu gerekçesiyle kaçarak Türkiye’ye gelmiştir.

11. Başvurucu, Türkiye'ye gelişinin hemen akabinde Birleşmiş

Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğine (BMMYK) başvuruda bulunarak din

değiştirdiği için ülkesinde yaşamının tehlikede olduğunu belirtmiş ve

uluslararası koruma talebinde bulunmuştur. Başvuru belgelerinin ekinde

başvurucunun Hristiyanlık dinine mensup olduğunu belirten, farklı kiliselerden

alınmış referans mektupları sunulmuştur.

12. BMMYK, başvurucuyu ikamet ili olarak belirlediği Bilecik'e

yönlendirmiş; başvurucudan uluslararası koruma başvurusu sonuçlanana kadar bu

ilde ikamet etmesini ve bu şehirde yaşadığının kontrol edilebilmesi için her

hafta kolluk birimine müracaat ederek imza atmasını istemiştir.

13. Başvurucu, Bilecik'te üç ay süreyle yaşadıktan sonra temel

ihtiyaçlarını karşılayamadığı gerekçesiyle herhangi bir bildirimde

bulunmaksızın Sakarya'ya taşınmış ancak her hafta imza atmak üzere Bilecik'e

gidip gelmiştir.

14. Başvurucunun eşi S.R. Sakarya'daki bir kuaförde çalışmaya

başlamış; işyerinde dinlerle ilgili yaptığı konuşmalar nedeniyle bir müşterinin

şikâyeti üzerine Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü tarafından 3/5/2015 tarihinde

,Hristiyanlık propagandası yaptığı sırada hakaret suçunu işlediği gerekçesiyle

hakkında adli soruşturma başlatılmıştır.

15. Bu çerçevede Sakarya Valiliği İl Göç Müdürlüğü tarafından

başvurucunun ikamet ilini izinsiz terk ettiği gerekçesiyle sınır dışı

edilmesine karar verilmiş; başvurucu ve eşi 11/5/2015 tarihinde sınır dışı

edilmek üzere Sabiha Gökçen Havalimanı'na götürülmüştür. Burada BMMYK

yetkililerinin olaya müdahil olması ve başvurucunun eşinin havalimanında

baygınlık geçirmesi üzerine sınır dışı işlemi gerçekleştirilememiştir.

16. Bunun üzerine Ankara Valiliği Göç İdaresi Müdürlüğü

tarafından kamu düzeni ve kamu güvenliği bakımından tehdit oluşturduğu

gerekçesiyle 22/5/2015 tarihinde Ankara'ya sevk edilen başvurucu hakkında yeni

bir sınır dışı etme ve idari gözetim altına alma kararı daha alınmıştır. Bu

sırada başvurucu ve eşi hakkında hakaret suçundan cezalandırılmaları istemiyle

Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamu davası açılmıştır.

17. Öte yandan BMMYK'nın 12/5/2015

tarihli kararı ile başvurucunun uluslararası koruma ve güvenli üçüncü ülkeye

yerleştirilme talebi kabul edilmiştir. Başvurucunun ve eşinin güvenli üçüncü

ülkeye yerleştirilmesine ilişkin süreç devam etmektedir.

18. Başvurucu 22/5/2015 tarihli sınır dışı etme kararına karşı

Ankara 1. İdare Mahkemesinde 3/6/2015 tarihinde (süresi içinde) Avukat Salih

Efe aracılığıyla adli yardım talepli iptal davası açmıştır.

19. Ankara 1. İdare Mahkemesi 10/6/2015 tarihli ara kararında

davacıdan adli yardım konusunda menşe ülkesi ile Türkiye arasında karşılıklılık

ilkesinin olup olmadığını ve maddi durumunun dava açmaya elverişli olup

olmadığını belgelendirmesini, davacı vekilinden de başvurucuyu temsil etmeye

yetkili olduğunu gösteren vekâletname veya baro görevlendirme yazısını barodan

temin ederek dosyaya ibraz etmesinin istenmesine (beş gün içinde) karar vermiştir.

20. Ara kararının tebliğinin ardından başvurucu vekili

tarafından ara kararının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla 9/7/2015

tarihinde Ankara Barosuna talep dilekçesi yazılmış; Ankara Barosundan beş

günlük süre içinde avukat görevlendirme hususunda belge temin edilemeyeceğinin

anlaşılması üzerine bu kez 14/7/2015 tarihinde başvurucunun kendi adına

(avukatsız) 22/5/2015 tarihli sınır dışı etme kararının iptali için Ankara 1.

İdare Mahkemesinde (E.2015/1996, K.2015/1614) ikinci kez dava açılmıştır.

21. Başvurucu tarafından vekili aracılığıyla yasal süresi içinde

açılan birinci davanın dilekçesi, Ankara 1. İdare Mahkemesinin 27/7/2015

tarihli E.2015/487 sayılı kararıyla bir üst paragrafta belirtilen eksikliklerin

giderilmemesi ve dilekçenin usulüne uygun olarak düzenlenmemesi nedenleriyle

usulden reddedilmiştir.

22. Başvurucu tarafından bizzat 14/7/2015 tarihinde açılan dava

ise (Ankara 1. İdare Mahkemesi, E.2015/1996, K.2015/1614) sınır dışı etme

kararının alındığı tarihten itibaren on beş günlük dava açma süresinde

açılmadığı gerekçesiyle 17/9/2015 tarihinde süre aşımından reddedilmiştir.

23. Sonuç olarak başvurucu tarafından 22/5/2015 tarihli sınır

dışı etme kararının iptali amacıyla açılan her iki dava da Ankara 1. İdare

Mahkemesi tarafından usulden reddedilmiştir.

24. Bu karar başvurucuya 6/11/2015 tarihinde tebliğ edilmiş olup

başvurucu 18/11/2015 tarihinde süresi içinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

25. İlgili hukuk için bkz. Yusuf

Ahmed Abdelazim Elsayad, (B. No: 2016/5604, 24/5/2018, §§ 37,

38); A.A. ve A.A. ([GK], (B. No:

2015/3941, 1/3/2017, §§ 28-38); T.T. (B.

No: 2013/8810, 18/2/2016, §§ 22-25); B.T. ([GK],

B. No: 2014/15769, 30/11/2017, §§ 19-38) kararları.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

26. Mahkemenin 8/5/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

27. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini

ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun

olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

.

B. Kötü Muamele Yasağı ve

Etkili Başvuru Hakkı Yönünden

1. Başvurucunun İddiaları

28. Başvurucu; İran İslam Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu,

Türkiye'ye gelmek zorunda kalmadan yaklaşık altı ay önce Hristiyanlık dinine

geçtiğini, bunun üzerine ülkesinde eşinin bir süre tutuklu kaldığını ifade

etmiştir.

29. Başvurucu; din değişikliğinde bulunanların veya devletin din

ve mezhep anlayışını eleştirenlerin ülkesinde kırbaç, hapis ve idam gibi çok

ağır cezalarla cezalandırıldığını belirtmektedir.

30. Başvurucu; gerek Türkiye ulusal basınında yer alan bazı

haberlere gerekse uluslararası insan hakları örgütlerinin raporlarına atıf

yaparak din değişikliğinde bulunanların genellikle idam cezasıyla

yargılandığını hatta bir kısmının idam edildiğini ileri sürmüştür.

31. Başvurucu; avukatı aracılığıyla açtığı davada adli yardım

talebinin kabul edilmediğini ve barodan kendisine avukat görevlendirilmediğini,

bunun üzerine kendi adına dava açtığını fakat bunun da reddedildiğini, bu

süreçte kendisinin hiçbir kusurunun bulunmadığını iddia etmiştir.

32. Ayrıca başvurucu; BMMYK tarafından da üçüncü bir güvenli

ülkeye yerleştirilme talebinin kabul edildiğini, sınır dışı edilemeyecek

kişilerden olmasına rağmen bu süreçte haksız şekilde idari gözetim altında

tutulduğunu belirtmiştir.

33. Başvurucu, ülkesine geri gönderilmesi hâlinde maddi ve

manevi bütünlüğünün tehlikeye düşeceğini ileri sürmüş; sınır dışı işleminin tedbiren durdurulması, maddi ve manevi tazminat, kamuya

açık belgelerde kimliğinin gizli tutulması ile adli yardım taleplerinde

bulunmuştur.

2. Değerlendirme

34. Anayasa’nın "Kişinin

dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı" kenar başlıklı 17. maddesinin birinci ve üçüncü

fıkraları şöyledir:

“Herkes,

yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

...

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse

insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz.”

35. Anayasa’nın "Devletin

temel amaç ve görevleri" kenar

başlıklı 5. maddesi şöyledir:

“Cumhuriyeti

ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu

sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet

ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal

engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli

şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

36. Anayasa’nın "Temel

hak ve hürriyetlerin korunması" kenar başlıklı 40. maddesi şöyledir:

"Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri

ihlâl edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının

sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.

Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi

kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.

Kişinin, resmî görevliler tarafından vâki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre,

Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı

saklıdır."

37. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun sınır dışı edilmesi hâlinde

yaşamının ya da özgürlüğünün tehlikeye düşeceğine ilişkin iddiaları Anayasa'nın

17. maddesinin üçüncü fıkrası, sınır dışı etme kararının iptali için açılan

davaların esas incelemesi yapılmaksızın usulden reddedildiğine ilişkin

şikâyetleri ise Anayasa'nın 17. maddesiyle bağlantılı olarak 40. maddesi

kapsamında görülmüştür. Somut olayda öncelikli olarak etkili başvuru hakkı

bakımından bir inceleme yapılacaktır. Kötü muamele yasağı bakımından ayrıca bir

inceleme yapılıp yapılmayacağına etkili başvuru hakkı bakımından yapılan

incelemenin sonucuna göre karar verilecektir.

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

38. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan kötü

muamele yasağıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Genel İlkeler

39. Genel ilkeler için bkz. A.A.

ve A.A.,§§ 54-72; Yusuf Ahmed Abdelazim Elsayad, §§ 51-67.

ii. İlkelerin Olaya

Uygulanması

40. Başvuru özetle ülkesine geri gönderilmesi hâlinde din

değiştirdiği gerekçesiyle kötü muameleye maruz kalınacağına ilişkin iddiaların

idari ve yargısal makamlar tarafından dikkate alınmadığına ilişkindir. Söz

konusu iddiaların ayrıntılı şekilde dile getirildiği, tedbir talebi aşamasında

savunulabilir nitelikte olduğu görülmektedir.

41. Somut olayda başvurucu, Ankara 1. İdare Mahkemesinde sınır

dışı etme kararının iptali amacıyla aynı konuda birbirini takip eden iki ayrı

dava açmıştır.

42. Ankara 1. İdare Mahkemesi, başvurucunun vekili aracılığıyla

açtığı birinci davada vekâletname sunulması ya da Ankara Barosundan avukat

görevlendirme yazısının temin edilmesi için beş günlük süre vermiştir.

Başvurucu beş günlük süre dolmadan bu kez kendi adına (avukatsız olarak) aynı

davayı yeniden ikame etmiştir.

43. Başvurucunun açtığı ve bireysel başvuruya konu ettiği ikinci

dava ise sınır dışı etme kararının tebliğinden itibaren on beş günlük dava açma

süresi geçtiğinden bahisle İdare Mahkemesi tarafından reddedilmiştir.

44. Sonuç olarak başvurucunun açtığı davaların her ikisi de

esasa girilmeden reddedilmiş, başvurucunun ülkesine geri gönderilmesi hâlinde

kötü muameleye maruz kalacağına dair iddiaları ilk derece mahkemesi önünde

tartışılmamıştır.

45. Başvurucunun kendisi tarafından tamamlanması mümkün olmayan

bir eksikliği gidermek ve hak kaybına uğramamak adına beş günlük süre içinde

söz konusu eksikliği bertaraf etmek amacıyla yeniden dava açması ve bu karara

karşı da süresi içinde bireysel başvuruda bulunmuş olması karşısında kötü

muamele iddialarını inceletebilmek için kendisinden beklenen gayreti ve özeni

gösterdiği sonucuna varılmıştır.

46. Buna karşılık İdare Mahkemesinin kötü muamele iddialarının

yargı makamları önüne süresinde getirilip getirilmediğini aynı konuyla ilgili

açılmış ve önünde derdest birinci dava ile birlikte değerlendirmediği

anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ilk derece mahkemesi tarafından usul kurallarının

katı yorumlanması nedeniyle Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan

kötü muamele yasağının ihlal edilebileceğine ilişkin savunulabilir iddiaların

hiçbir şekilde değerlendirilme yoluna gidilmemesinin somut olay bakımından bu

hakla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkını kısıtladığı sonucuna

ulaşılmıştır.

47. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesiyle bağlantılı

olarak 40. maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

48. Etkili başvuru hakkının ihlaline karar verilmesiyle birlikte

sınır dışı etme kararının uygulanması hâlinde kötü muamele yasağının ihlal

edileceğine ilişkin iddiaların İdare Mahkemesi tarafından araştırılabilmesi

imkânı ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, ikincillik ilkesi gereği kötü muamele

yasağı bakımından bu aşamada ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek olmadığına

karar verilmesi gerekir.

C. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

49. Başvurucu, sınır dışı etme kararıyla birlikte idari gözetim

altına alındığını ve hukuka aykırı olarak özgürlüğünün kısıtlandığını ileri

sürmektedir.

50. Anayasa Mahkemesi, B.T. başvurusunda

idari gözetim altında tutulma yerlerinin yönetim, denetim ve işletilmesinin

İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen bir kamu hizmeti olduğunu, 6/1/1982

tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesine göre idari

işlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakkı doğrudan etkilenenlerin idari yargıda

tam yargı davası açılabileceğini, teorik düzeyde mevcudiyeti tespit edilen bu

yolun -sırf bilgi eksikliği nedeniyle- fiiliyatta hiç işletilmemesinin etkisiz

olduğu biçiminde yorumlanamayacağını belirtmiş ve yabancının salıverilmesi

hâlinde etkili hukuk mekanizmasının tam yargı davası olduğunu ifade etmiştir (B.T., §§ 45-58).

51. Anayasa Mahkemesi aynı başvuruda, idari gözetimi sona

erdirilen başvurucunun hukuka aykırı olarak idari bir kararla özgürlüğünden

yoksun bırakılması nedeniyle uğradığını öne sürdüğü maddi ve manevi

zararlarının karşılanması bakımından başarı şansı sunma, yeterli giderim

sağlama kapasitesini haiz ve ulaşılabilir olduğu görülen tam yargı davası yolu tüketilmeden yapılan

başvuruların incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmadığı sonucuna varmıştır (B.T., § 73; A.A., B. No: 2014/18827, 20/12/2017, § 37).

52. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

53. Bununla birlikte bu aşamada oluşan durum nedeniyle mevcut

başvuru yönünden işbu kararın ardından açılması muhtemel idari davanın süresine

ilişkin olarak bir hususun açıklığa kavuşturulması zorunluluğu hasıl olmuştur.

54. Öncelikle vurgulanmalıdır ki idari yargı yerlerinde açılacak

davaların süresine ilişkin koşulları incelemek ve idari davaların süresinde

açılıp açılmadığını değerlendirmek ilgili mahkemelerin takdirindedir. Öte

yandan inceleme konusu başvuruda olduğu gibi B.T.

kararındaki içtihat değişikliğinin Resmî Gazete'de

yayımlandığı 16/2/2018 tarihinden önce tam yargı davası yolu tüketilmeden,

doğrudan Anayasa Mahkemesine yapılan müracaatların başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmasını müteakiben açılacak

davalarda dava açma süresinin derece mahkemelerince bu kişilerin mahkemeye

erişim haklarının ihlaline neden olmayacak biçimde değerlendirilmesi

gerektiğine de işaret edilmelidir (B.T., §

59).

D. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

55. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak

şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

56. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 57-60) kararında,

Anayasa Mahkemesince bir temel hakkın ihlal edildiği sonucuna varıldığında

ihlalin ve sonuçlarının nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi hususunda

genel ilkelere yer verilmiştir.

57. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama ile maddi ve

manevi tazminat taleplerinde bulunmuştur.

58. Somut olayda Anayasa'nın 40. maddesinde güvence altına alınan

etkili başvuru hakkının ihlal edildiği, ihlalin ilk derece mahkemesi kararından

kaynaklandığı sonucuna varılmıştır.

59. İhlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için davanın

esası hakkında bir değerlendirme yapılarak geri gönderilecek ülkede gerçek bir

kötü muamele riskinin bulunup bulunmadığının araştırılması ve değerlendirilmesi

amacıyla yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğu anlaşıldığından

kararın bir örneğinin mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

60. Bununla birlikte 6458 sayılı Kanun’un 53. maddesinin (3)

numaralı fıkrasında 29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmî Gazetede

yayımlanan 3/10/2016 tarihli ve 676 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı

Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan değişiklik

(1/2/2018 tarihli ve 7070 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler

Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine

Dair Kanun'un 31. maddesi uyarınca aynen kabul edilmiştir.) sonrasında

yabancının sınır dışı etme kararına karşı dava açma süresi içinde veya

yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilemeyeceği hükmüne bazı istisnalar

getirilmiştir.

61. Yeni durumda terör veya çıkar amaçlı suç örgütlerinin

yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar, kamu düzeni, kamu güvenliği veya

kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar, uluslararası kurum ve kuruluşlar

tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler

bakımından sınır dışı edilmelerine karar verildiğinde dava açma süresi içinde

veya yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilemeyeceklerine dair hüküm

uygulanmayacaktır.

62. Somut olayda, idare mahkemelerinde yapılacak yeniden

yargılamalar sırasında başvurucunun sınır dışı edilmesinin önünde herhangi bir

engel bulunmamaktadır (Y.T. [TK],

B. No: 2016/22418, 1/11/2016). Başvurucunun geri gönderileceği ülkede gerçek

bir kötü muamele riski altında olup olmadığının araştırılacağı sürede sınır

dışı edilmesi hâlinde maddi veya manevi bütünlüğü bakımından ciddi bir tehlike

ortaya çıkabilecektir.

63. Bu durumda yeniden yargılama kararı verilmesinin ihlalin

sonuçlarının ortadan kaldırılabilmesi için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.

Ayrıca başvurucunun yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilmemesine de yeniden

karar verilmesi gerekir.

64. Yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi

zararları karşılığında başvurucuya net 10.000 TL manevi tazminat ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

65. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için

başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal

arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucunun bu konuda herhangi bir belge

sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi

gerekir.

66. 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

C. 1. Kötü muamele yasağıyla bağlantılı olarak etkili başvuru

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

D. Anayasa’nın 40. maddesinde güvence altına alınan etkili

başvuru hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

E. Kararın bir örneğinin etkili başvuru hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara

1. İdare Mahkemesine (E.2015/1996, K.2015/1614) GÖNDERİLMESİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

F. Yeniden yargılama sonuçlanıncaya kadar başvurucunun SINIR

DIŞI EDİLMEMESİNE,

G. Başvurucuya net 10.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, maddi

tazminat talebinin REDDİNE,

H. 2.475 TL vekâlet ücretinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

I. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

J. Kararın bir örneğinin İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel

Müdürlüğüne GÖNDERİLMESİNE,

K. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

8/5/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Raportör

:

M. Serhat MAHMUTOĞLU

Başvurucu : A.A.K. Vekili : Av. Salih EFE

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/17761, 8 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Adli Yardım Talebi
  9. B. Kötü Muamele Yasağı ve
  10. C. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal
  11. D. 6216 Sayılı Kanun'un
  12. VI. Hüküm
  13. A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli
  14. D. Anayasa’nın 40. maddesinde güvence altına alınan etkili
  15. E. Kararın bir örneğinin etkili başvuru hakkının ihlalinin
  16. I. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  17. K. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  18. M. Serhat MAHMUTOĞLU
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/17761
Tarih
8 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • İskenderun Demir ve Çelik A.ş. Başvurusu (B. No: 2015/19521)
  • Sara Rahmazani ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/33)
  • Nail Dertli ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/18281)
  • İbrahim Şen Başvurusu (B. No: 2015/19415)
  • Özgür Nikbay Başvurusu (B. No: 2015/507)
  • Selim Öztürk Başvurusu (B. No: 2017/4834)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.