İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

A.a. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/17572)

1. Başvuru, idari gözetim altında tutmanın hukuki olmaması

Başvuru No2014/17572Tarih7 Şubat 2019Okuma15 dk · 2.968 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm A.A. Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
7 Şubat 2019
Başvuru Numarası
2014/17572
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.968 kelime·15 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, idari gözetim altında tutmanın hukuki olmaması

nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; tutulma koşulları nedeniyle de

kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 30/10/2014 tarihinde yapılmıştır.

3 Komisyonca, başvurucuların adli yardım talebinin kabulüne

karar verilmiştir.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve ekleri, başvurucular vekilinin başvuru

tarihinden sonra ibraz ettiği dilekçeler, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel

Müdürlüğünün (GİGM) sunduğu belgeler ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden

(UYAP) elde edilen bilgilere göre ilgili olaylar özetle şöyledir:

A. Başvurucu A.A.

Yönünden

8. Özbekistan asıllı, Afganistan vatandaşı ve 1971 doğumlu olan başvurucu,

ilk olarak 1995’te Türkiye’ye geldiğini, vize süresi geçince yakalanıp sınır

dışı edildiğini, dinî ve siyasi düşünceleri nedeniyle ülkesinden kaçarak

4/11/2013 tarihinde yasa dışı yollarla Van’dan Türkiye’ye tekrar geldiğini

ifade etmiştir.

9. Emniyet Genel Müdürlüğünce başvurucu hakkında 22/12/2012

tarihinde G-87 (genel güvenlik) koduyla yurda sürekli giriş yasağı

getirilmiştir.

10. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (BMMYK)

12/4/2013 tarihinde düzenlediği belgeye göre başvurucu, sığınma talebinde

bulunmuştur. Bu talebin akıbeti konusunda bilgi bulunmamaktadır.

11. Başvurucu 20/3/2013 tarihinde ise Türkiye’den uluslararası

korunma talep etmiştir. Talebin sonucuna dair bir bilgi sunulmamıştır.

12. 12/2/2014 günü saat 21.20’de kolluk görevlileri tarafından

tanzim edilen tutanağa göre uluslararası terörizmle bağlantılı olan ve hakkında

yurda giriş yasağı bulunan başvurucu, Güngören’deki evinde yakalanarak polis

karakoluna götürülmüştür.

13. Başvurucunun parmak izi incelemesi neticesinde Kırgızistan

uyruklu S.K. isimli kişinin kimlik bilgisini kullandığı tespit edilmiştir.

Başvurucu hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma

suçundan ayrıca soruşturma açılmıştır.

14. Başvurucu 17/2/2014 tarihinde İstanbul Kumkapı Geri Gönderme

Merkezine (GGM) yerleştirilmiştir.

15. Başvurucu 28/3/2014 tarihinde ikinci kez uluslararası koruma

talep etmiştir. GİGM’nin 2/5/2014 tarihli kararıyla

uluslararası koruma talebi reddedilmiştir.

16. İstanbul Valiliğinin 10/7/2014 tarihli kararıyla

başvurucunun 15/07/1950 tarihli ve 5683 sayılı mülga Yabancıların Türkiye’de

İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun’un 23. maddesinde yer alan “Memleket dışına çıkartılmalarına karar verilipte pasaport tedarik edemediklerinden veya başka

sebeplerden dolayı Türkiye'yi terkedemiyenler

İçişleri Bakanlığının göstereceği yerde oturmağa mecburdurlar.” şeklindeki düzenleme gereğince doksan güne kadar

muhafaza altına alınmasına ve aynı Kanun’un 19. maddesine göre sınır dışı

edilmesine karar verilmiştir.

17. Başvurucu 9/7/2014 tarihinde Adana Kabul ve Barınma

Merkezine (KBM) getirilmiştir. Adana Valiliği 10/7/2014 tarihinde başvurucunun

Adana KBM’de muhafaza altına alınmasına karar

vermiştir. Kararda 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası

Koruma Kanunu'na göre yapılmış bir değerlendirme bulunmamaktadır.

18. Başvurucu 11/7/2014 tarihinde idari gözetim kararına itiraz

etmiştir. İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15/7/2014 tarihli kararıyla itiraz

reddedilmiştir. Gerekçe olarak da aynı hususta yapılan mükerrer başvuru

sonucunda İstanbul 31. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 9/7/2014 tarihli ret

kararı gösterilmiştir.

19. Başvurucunun idari gözetim kararına karşı Adana 4. Sulh Ceza

Hâkimliğine yaptığı itiraz 8/9/2014 tarihinde kabul edilerek başvurucunun

serbest bırakılmasına karar verilmiştir. Kararın bir sureti aynı gün Adana

Yabancılar Şube Müdürlüğüne gönderilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili bölümü

şöyledir:

“…

Başvuran yabancı hakkında sınırdışı

etme kararı bulunduğu, aynı yasanın 57. maddesinde düzenlenen koşullar

oluşturduğundan bahisle idari gözetim kararı verildiği, idari gözetim

kararından itibaren her ay idari gözetimin uzatılması ve her ay düzenli olarak

yapılan değerlendirmelerin sonuçlarının gerekçesiyle yabancı veya yasal

temsilcisine bildirilmesi gerekirken 6458 Sayılı Yasanın uzatılmasına dair

kararın bulunmadığı anlaşılmakla 6458 Sayılı Yasanın 57/6 maddesi gereğince

başvurunun kabulüne, Adana Valiliği tarafından verilen gözetim kararının

kaldırılmasına, kesin olmak üzere karar verilmiştir.”

20. Başvurucu, GİGM’nin 19/9/2014

tarihli yazısıyla tekrar Kumkapı GGM’ye

getirilmiştir.

21. İstanbul Valiliği 26/9/2014 tarihinde başvurucunun 6458

sayılı Kanun’un 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendi gereği sınır

dışı edilmesine, 57. maddesi uyarınca da kamu düzeni ve sağlığı açısından

tehlike oluşturduğu, kaçma ve kaybolma riski bulunduğu gerekçesiyle idari

gözetim altına alınmasına karar vermiştir.

22. Başvurucu 26/9/2014 tarihinde Kumkapı GGM’den

salıverilmiştir.

B. Başvurucu B.N.

Yönünden

23. Kırgızistan uyruklu, 1986 doğumlu başvurucu, ülkesindeki

etnik çatışmalar ve dinî baskılar yüzünden 13/6/2013 tarihinde hava yoluyla

İstanbul’a geldiğini söylemektedir.

24. Emniyet Genel Müdürlüğünce başvurucu hakkında 24/12/2013

tarihinde Ç-114 (haklarında adli işlem yapılanlar), 10/1/2014 tarihinde de G-87

(genel güvenlik) koduyla yurda sürekli giriş yasağı getirilmiştir. Başvurucu

hakkında 25/7/2008 tarihinde de (G1) kodlu yurda giriş yasağı vardır ancak bu

kodun ne anlama geldiği hususunda bir bilgi bulunmamaktadır.

25. Başvurucu, Suriye’deki arkadaşlarını ziyaretten dönerken

7/3/2014 tarihinde Türk askerleri tarafından yakalanarak Hatay GGM'ye yerleştirilmiştir.

26. Başvurucu 18/3/2014 tarihinde uluslararası koruma talebinde

bulunmuştur. GİGM 17/4/2014 tarihinde talebin reddine karar vermiştir. Bu

karara karşı Hatay İdare Mahkemesinde başvurucunun açtığı dava 20/5/2014

tarihinde yetki yönünden reddedilerek dosya, Ankara İdare Mahkemesine

gönderilmiştir. Ankara İdare Mahkemesindeki süreç konusunda bir bilgi

bulunmamaktadır.

27. Hatay Valiliği 18/4/2014 tarihinde başvurucunun idari

gözetim altına alınmasına karar vermiştir.

28. 6458 sayılı Kanun’un 57. maddesinin (2) numaralı fıkrasına

göre Adana Valiliğinin 21/5/2014 tarihli kararıyla muhafaza altına alınmasına

karar verilen başvurucu, bu tarihten sonra Adana KBM’de

kalmaya devam etmiştir.

29. Başvurucunun idari gözetim kararına karşı Adana 4. Sulh Ceza

Hâkimliğine yaptığı itiraz 8/9/2014 tarihinde kabul edilerek başvurucunun

serbest bırakılmasına karar verilmiştir.

30. Başvurucu 24/9/2014 tarihinde İstanbul Kumkapı GGM’ye yerleştirilmiştir.

31. İstanbul Valiliği 26/9/2014 tarihinde 6458 sayılı Kanun’un

54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendi gereği sınır dışı edilmesine,

57. maddesi uyarınca da kamu düzeni ve sağlığı açısından tehlike oluşturduğu,

kaçma ve kaybolma riski bulunduğu gerekçesiyle idari gözetim altına alınmasına

karar verilmiştir.

32. Adana 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 8/9/2014 tarihli kararı

uyarınca başvurucu 26/9/2014 tarihinde Kumkapı GGM’den

salıverilmiştir.

33. Başvurucu 10/10/2014 tarihinde sınır dışı kararının iptali

için İstanbul 1. İdare Mahkemesine dava açmıştır. İdare Mahkemesi 27/2/2015

tarihinde sınır dışı işleminin iptaline kesin olarak karar vermiştir.

C. Başvurucu R.N.

Yönünden

34. Özbekistan uyruklu, 1989 doğumlu olan başvurucu 10/3/2013

tarihinde İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan Türkiye’ye giriş yapmıştır.

35. Başvurucu 7/3/2014 tarihinde yasa dışı yollarla Suriye’den

Türkiye’ye giriş yaparken yakalanmıştır.

36. Emniyet Genel Müdürlüğünce başvurucu hakkında 24/12/2014

tarihinde Ç-114 (haklarında adli işlem yapılanlar), 10/1/2014’te G-87 (genel

güvenlik) koduyla yurda sürekli giriş yasağı konulmuştur.

37. Başvurucu 14/3/2014 tarihinde uluslararası koruma talebinde

bulunmuştur. GİGM bu talebi 17/4/2014 tarihinde reddetmiştir. Başvurucunun

uluslararası koruma talebine karşı açtığı dava, Hatay İdare Mahkemesinin

20/5/2014 tarihli yetkisizlik kararıyla Ankara İdare Mahkemesine

gönderilmiştir. Ankara 1. İdare Mahkemesi 28/5/2015 tarihinde davanın reddine

karar vermiştir.

38. Hatay Valiliği 18/4/2014 tarihinde başvurucunun idari

gözetim altına alınmasına karar vermiştir.

39. Başvurucu 12/5/2014 tarihinde Adana KBM’ye

yerleştirilmiştir.

40. Hatay Valiliği 31/5/2014 tarihinde başvurucunun Adana KBM’de muhafaza altına alınmasına karar vermiştir.

41. Başvurucunun idari gözetim kararına karşı Adana 4. Sulh Ceza

Hâkimliğine yaptığı itiraz 8/9/2014 tarihinde kabul edilerek serbest

bırakılmasına karar verilmiştir.

42. İstanbul Valiliği 26/9/2014 tarihinde başvurucunun 6458

sayılı Kanun’un 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendi gereği sınır

dışı edilmesine, 57. maddesi uyarınca da kamu düzeni ve sağlığı açısından

tehlike oluşturduğu, kaçma ve kaybolma riski bulunduğu gerekçesiyle idari

gözetim altına alınmasına karar verilmiştir.

43. Başvurucu yurda giriş yasağına karşı İstanbul 1. İdare

Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkemenin 31/3/2015 tarihli kararıyla dava

reddedilmiştir.

44. Uluslararası koruma talebinin reddine karşı başvurucunun

Ankara 1. İdare Mahkemesine açtığı dava ise 28/5/2015 tarihinde reddedilmiştir.

45. Başvurucu 24/9/2014 tarihinde İstanbul Kumkapı GGM’ye getirilmiştir.

46. Adana 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 8/9/2014 tarihli kararı

uyarınca başvurucu 26/9/2014 tarihinde İstanbul Kumkapı GGM’den

salıverilmiştir.

D. Başvurucu A.U.

Yönünden

47. Tacikistan uyruklu, 1983 doğumlu olan başvurucu, 2012 Aralık

ayında Türkiye’ye geldiğini söylemektedir. 17/3/2014 tarihinde ikamet süresini

uzatmak için İstanbul’da emniyete gittiğinde hakkında yurda giriş yasağı

bulunduğundan yakalanarak aynı gün Kumkapı GGM’ye

getirilmiştir.

48. Yapılan sorguda başvurucu hakkında 24/12/2014 tarihinde

Ç-114 (haklarında adli işlem yapılanlar), 10/1/2014 tarihinde G-87 (genel

güvenlik) koduyla yurda sürekli giriş yasağı konulmuştur.

49. Başvurucu 28/3/2014 tarihinde uluslararası koruma talebinde

bulunmuştur. Bu talep 25/4/2014 tarihinde GİGM tarafından reddedilmiştir. Bu

karara karşı başvurucunun açtığı iptal davasını Ankara 1. İdare Mahkemesi 25/2/2015

tarihinde reddetmiştir.

50. Başvurucunun sınır dışı işlemine karşı İstanbul 1. İdare

Mahkemesine açtığı iptal davası 12/3/2015 tarihinde reddedilmiştir.

51. Başvurucu 5/6/2014 tarihinde Adana KBM’ye

getirilmiştir. 6/6/2014 tarihinde ise Adana Valiliği başvurucunun Adana KBM’de muhafaza altına alınmasına karar vermiştir.

52. Başvurucunun idari gözetim kararına karşı Adana 4. Sulh Ceza

Hâkimliğine yaptığı itiraz 8/9/2014 tarihinde kabul edilerek başvurucunun

serbest bırakılmasına karar verilmiştir.

53. Başvurucu GİGM’nin 19/9/2014

tarihli talimatı üzerine tekrar Kumkapı GGM’ye

getirilmiştir.

54. İstanbul Valiliği 6458 sayılı Kanun’un 54. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının (d) ve (e) bentleri ve 57. maddesi uyarınca 26/9/2014

tarihinde başvurucunun kamu düzeni açısından tehdit oluşturması, kaçma ve

kaybolma riski bulunmasından dolayı sınır dışı edilmesine ve idari gözetim

altına alınmasına karar vermiştir.

55. Adana 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 8/9/2014 tarihli kararı

uyarınca başvurucu 26/9/2014 tarihinde İstanbul Kumkapı GGM’den

salıverilmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

56. 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanunu ile aynı

tarihli ve 5683 sayılı mülga Kanun'un ilgili maddeleri T.T. (B. No: 2013/8810, 18/2/2016, §§

22-25) kararında; 6458 sayılı Kanun, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari

Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu'nun ilgili maddeleri ise B.T. ([GK],

B. No: 2014/15769, 30/11/2017, §§ 19-21) kararında açıklanmıştır.

B. Uluslararası Hukuk

57. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) ilgili

maddeleri, tutulma koşullarından dolayı kötü muamele yasağı, etkili başvuru ile

kişi hürriyeti ve güvenliği haklarına dair Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin

(AİHM) uygulaması B.T. (aynı

kararda bkz. §§ 23-38) kararında açıklanmıştır.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

58. Mahkemenin 7/2/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kötü Muamele Yasağının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

59. Başvurucular; tutulma koşullarının insan onuru ve

haysiyetiyle bağdaşmayacak ölçüde kötü olduğunu, bu koşullara karşı sonuç

alabileceği etkili bir başvuru yolunun bulunmadığını belirterek adil yargılanma

hakkının, kötü muamele yasağı ve bununla bağlantılı olarak da etkili başvuru

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

60. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Yabancıların ülkeye girişleri, ülkede

ikametleri ve ülkeden sınır dışı edilmeleriyle ilgili işlemler medeni hak ve yükümlülük veya bir suç isnadının esasının karara

bağlanmasıyla ilgili olmadığından (Z.M. ve

I.M., B. No: 2015/2037, 6/1/2016, §§ 62, 63) adil yargılanma hakkı

yönünden ayrıca inceleme yapılmamıştır.

61. Anayasa Mahkemesi birçok kararında, idari gözetim altında

tutulan yabancıların tutulma koşullarını kötü muamele yasağı kapsamında

incelemiştir (Rıda Boudraa, B. No:

2013/9673 , 21/1/2015; K.A. [GK],

B. No: 2014/13044, 11/11/2015; F.A. ve M.A.,

B. No: 2013/655, 20/1/2016, A.V. ve

diğerleri, B. No: 2013/1649, 20/1/2016; F.K. ve diğerleri, B. No: 2013/8735, 17/2/2016; T.T., B. No: 2013/8810, 18/2/2016; A.S., B. No: 2014/2841, 9/6/2016; I.S. ve diğerleri, B. No: 2014/15824,

22/9/2016).

62. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi

şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır."

63. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

64. Anayasa Mahkemesi K.A.

(aynı kararda bkz. §§ 80, 81) kararında olumsuz tutulma koşulları nedeniyle

uğranılan zararın tazminine ilişkin etkili idari ve yargısal bir başvuru

yolunun bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Anayasa Mahkemesi, bu kanaate varırken

tutulma koşullarından kaynaklanan ızdırap için

tazminata hükmedildiğini gösteren herhangi bir adli veya idari yargı kararının

bulunmadığı hususunu gözönünde bulundurmuştur.

65. Ancak Anayasa Mahkemesi, B.T.

başvurusunda bu içtihadını gözden geçirerek başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Anayasa Mahkemesi

idari gözetim altında tutulma yerlerinin yönetim, denetim ve işletilmesinin

İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen bir kamu hizmeti olduğunu, 2577 sayılı

Kanun'un 2. maddesine göre idari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakkı

doğrudan muhtel olanlarca idari yargıda tam yargı

davası açılabileceğini, teorik düzeyde mevcudiyeti tespit edilen bu yolun -sırf

bilgi eksikliği nedeniyle- fiiliyatta hiç işletilmemesinin etkisiz olduğu

biçiminde yorumlanamayacağını belirtmiş ve yabancının salıverilmesi hâlinde

etkili hukuk mekanizmasının tam yargı davası olduğunu ifade etmiştir (B.T., §§ 45-58).

66. Başvuruya konu somut olayda bu ilkelerden ayrılmayı

gerektiren bir husus bulunmamaktadır.

67. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmiştir.

68. Bununla birlikte bu aşamada oluşan durum nedeniyle eldeki

başvuru yönünden işbu kararın ardından açılması muhtemel idari davanın süresine

ilişkin olarak bir hususun açıklığa kavuşturulması zorunluluğu hasıl olmuştur.

69. Öncelikle vurgulanmalıdır ki idari yargı yerlerinde açılacak

davaların süresine ilişkin koşulları incelemek ve idari davaların süresinde

açılıp açılmadığını değerlendirmek ilgili mahkemelerin takdirindedir. Öte

yandan inceleme konusu başvuruda olduğu gibi B.T.

kararındaki içtihat değişikliğinin Resmî Gazete'de

yayımlandığı 16/2/2018 tarihinden önce tam yargı davası yolu tüketilmeden,

doğrudan Anayasa Mahkemesine yapılan müracaatların başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmasını müteakiben açılacak

davalarda dava açma süresinin derece mahkemelerince bu kişilerin mahkemeye

erişim haklarının ihlaline neden olmayacak biçimde değerlendirilmesi

gerektiğine de işaret edilmelidir (B.T., §

59).

70. Kötü muamele yasağı yönünden başvuru yollarının

tüketilmemesine istinaden kabul edilemezlik kararı verildiğinden anılan yasakla

bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının

ihlal edildiği iddiasının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Serruh KALELİ bu görüşe katılmamıştır.

B. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

71. Başvurucular; yasal dayanaktan yoksun olarak sırf yabancı

olmalarından dolayı özgürlüklerinden yoksun bırakıldıklarını, gözetim altına

alınırken hâkim önüne derhâl çıkarılmadıklarını, gözetim kararına karşı yasal

hakları konusunda bilgilendirilmedikleri için itiraz haklarını kullanamadıklarını,

açıklanan ihlal iddialarına ilişkin olarak Türk hukukunda başvuru

yapabilecekleri ve tazminat talep edebilecekleri etkili bir yol bulunmadığını,

mahkeme kararına rağmen serbest bırakılmadıklarını belirterek kişi hürriyeti ve

güvenliği, etkili başvuru ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

72. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

§ 16). Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrasında, hürriyeti kısıtlanan

kişiler için güvence altına alınan bir yargı merciine etkili başvuru hakkı

Anayasa’nın 40. maddesinin özel bir hâlini ifade ettiğinden 40. madde yönünden

ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.

1. 6458 Sayılı Kanun'dan

Önceki Durum

73. Anayasa Mahkemesi 6458 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği

11/4/2014 tarihinden önce gerçekleşen olaylar yönünden hukukumuzda, Anayasa'nın

19. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan istisnalar arasında yer verilen

usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren ya da hakkında sınır

dışı etme yahut geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya

tutuklanması uygulamasında tutma kararı verme işleminin koşulları, süresi,

sürenin uzatılması, ilgiliye bildirilmesi, idari gözetim kararına karşı başvuru

yolları, idari gözetim altına alınan kişinin avukata erişimi, tercüman

yardımından yararlanması gibi usul güvencelerini açık bir şekilde ortaya koyan

yasal bir düzenleme bulunmadığına dayalı olarak bu başlık altında yapılan

şikâyetlerden ötürü ihlal kararları vermiştir (F.A.

ve M.A., A.V. ve diğerleri,

F.K. ve diğerleri, T.T., A.S.).

74. Ancak Anayasa Mahkemesi tarafından içtihat değişikliğine

gidilen B.T. başvurusunda,

11/4/2014 tarihinden önce herhangi bir idari karar olmaksızın idari gözetim

altına alınarak özgürlüğünden yoksun bırakılan yabancılar bakımından doğan

zararlar için doğrudan idari yargı mercilerinde tam yargı davası açılabileceği

belirtilmiştir (B.T., § 74).

Anılan kararda 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin idari işlem veya eylem

türleri yönünden herhangi bir ayrım yapılmadığından idari fonksiyona giren her

türlü işlem veya eylem sebebiyle oluşan zararın tazmininin bu kurala

dayanılarak idari yargıda açılacak tam yargı davasıyla istenebilmesi için

yeterli bir yasal zemin oluşturduğu, -sırf bilgi eksikliği nedeniyle-

fiiliyatta bu yolun işletilmemesinin etkisiz olduğu biçiminde

yorumlanamayacağı, hiçbir idari işlem ve eyleme dayanmadan hukuka aykırı

biçimde tutulan yabancılar yönünden tam yargı davasının etkili hukuk

mekanizması olduğu belirtilmiştir (B.T., §§

52, 54).

2. 6458 Sayılı Kanun'dan

Sonraki Durum

75. Anayasa Mahkemesi 6458 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği

11/4/2014 tarihinden itibaren idari gözetim altında bulundurulan yabancıların

gerek idari gözetim kararının idarece resen sonlandırılması gerekse

tutulanların sulh ceza hâkimliğine yaptıkları itiraz üzerine serbest

bırakılmalarını müteakiben kendisine yapılan başvurularda, Anayasa'nın 19.

maddesine ve 6458 sayılı Kanun'daki usule aykırılıklardan dolayı da ihlal

kararları vermiştir (K.A., I.S. ve diğerleri).

76. 6458 sayılı Kanun'un 57. maddesine göre hukuki niteliği

itibarıyla idari bir işlem olduğu hâlde yabancıyı özgürlüğünden yoksun bırakan

mahiyetini de dikkate alan kanun koyucunun idari gözetim kararına karşı itiraz

mercii olarak münhasıran sulh ceza hâkimliklerini tayin ettiğini, bu açıdan

idare mahkemelerinin idari gözetim kararının hukuka uygunluğunun denetimi

konusunda herhangi bir yetkisi bulunmadığından sulh ceza hâkimliğine itiraz

edilmeden idari yargıda tam yargı davası açılamayacağını açıklamıştır (B.T., §§ 70, 71).

77. Öte yandan sulh ceza hâkiminin idari gözetim kararının

hukuka uygun olduğuna hükmetmesi durumunda -idari yargı merciinin idari gözetim

kararının hukukiliğini denetleme yetkisinin bulunmadığı gözetildiğinde- 2577

sayılı Kanun'un 2. maddesinde öngörülen tam yargı davasının idari gözetim

kararının hukuka aykırı olduğu şikâyetlerine bağlı tazminat istemi yönünden

etkisiz hâle geleceği anlaşılmaktadır. Bu gibi hâllerde sulh ceza hâkiminin ret

kararından itibaren süresi içinde doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuruda bulunulabilir (B.T., § 72).

78. Sulh ceza hâkiminin idari gözetim kararının hukuka aykırı

olduğu gerekçesiyle itirazı kabul etmesi hâlinde tam yargı davası açılmasını

engelleyici bir düzenleme bulunmadığından bu yol tüketilmeden Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulamaz (B.T.,

§ 73).

79. Yukarıdaki açıklamaların ışığında Adana 4. Sulh Ceza

Hâkimliğinin 8/9/2014 tarihli kararıyla idari gözetimin hukuka aykırılığına

kesin olarak karar verilen başvurucuların uğradıklarını öne sürdükleri maddi ve

manevi zararlarının karşılanması bakımından başarı şansı sunma, yeterli giderim

sağlama kapasitesini haiz ve ulaşılabilir olduğu görülen tam yargı davası yolu tüketilmeden yapılan

başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.

80. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

81. Başvurucuların bu karardan sonra idari yargıda açacağı dava

süresi hususunda kötü muamele yasağının incelendiği kısımda yapılan

açıklamaların (bkz. § 69) burada da geçerli olduğu ifade edilmelidir.

Serruh KALELİ bu görüşe katılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucuların kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE OYBİRLİĞİYLE,

B. Başvurunun başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA Serruh KALELİ'nin karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin(2) numaralı fıkrası uyarınca başvurucuların

yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 7/2/2019 tarihinde

karar verildi.

KARŞIOY

Geri gönderme merkezlerinde idari gözetim altında tutulmuş olan

başvurucular açısından Anayasanın 17. maddesinin üçüncü fıkrası ile güvence

altına alınan hukuksal değerlerin korunması noktasında, başvurucular adına

çözüm üretme kabiliyetine haiz, makul bir başarı şansı sunan, etkili idari ve

yargısal bir başvuru yolu bulunmadığı kanaatiyle 2014/15769 sayılı 30.11.2017

karar tarihli dosya için yazılmış, önceki sayısız mahkememiz içtihadi kararlarından ayrılmayı gerektirmediğinin ifade

edildiği karşı oy gerekçesinin bu başvuru dosyası için de tekrarı ile çoğunluk

kararına katılınmamıştır.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Hüseyin

MECEK

Başvurucular

:

1. A. A.

2. A. U.

3. B. N.

4. R. N.

Vekili

:

Av. İbrahim

ERGİN

Üye Serruh KALELİ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/17572, 7 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Kötü Muamele Yasağının
  11. B. No: 2013/655, 20/1/2016, A.V. ve
  12. B. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal
  13. A. Kamuya açık belgelerde başvurucuların kimliğinin gizli
  14. B. Başvurunun başvuru
  15. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  16. Karşıoy
  17. Özgüldür
  18. Hakyemez
  19. Mecek
  20. Ergin
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/17572
Tarih
7 Şubat 2019

İlgili Kararlar

  • Ömer Hayri Konar Başvurusu (B. No: 2015/15981)
  • Ramazan Bayrak Başvurusu (B. No: 2016/22901)
  • Nasrullah Kuran Başvurusu (B. No: 2015/15983)
  • Abdulhamit Kaya ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/38770)
  • Seyfullah Can Yıldız Başvurusu (B. No: 2015/2128)
  • Ali Suat Ertosun Başvurusu (B. No: 2015/6141)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.