İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

A. M. S. T. A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/6855)

(Başvuru Numarası: 2014/6855)

Başvuru No2014/6855Tarih30 Haziran 2016Okuma11 dk · 2.222 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm

Başvuru No
2014/6855
Karar tarihi
30 Haziran 2016
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.222 kelime·11 dk okuma·20 bölüm

A. M. S. T. A.Ş. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/6855)

Karar Tarihi: 30/6/2016

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, davalı olarak yer alınan alacak davasında karar ve

temyiz aşamasında fazladan harç alınması nedeniyle adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 15/5/2014 tarihinde İstanbul 9. Asliye Ticaret

Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil

edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 23/10/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 14/11/2014 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü15/12/2014 tarihinde Anayasa

Mahkemesine sunmuştur.

6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş

30/12/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın

görüşüne karşı beyanlarını 6/1/2015 tarihinde ibraz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası

kapsamında ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Bir banka ile başvurucu arasında yapılan sözleşme gereği

Bankanın para sayma, dolar ve euro kontrol

makinelerine ilişkin servis, bakım, onarım ve yedek parçaları ile bunlara

ilişkin hizmet ve ödeme şartları konusunda 1/2/2007 tarihinde sözleşme

imzalanmıştır.

9. 8/6/2009 tarihinde yapılan rutin bakım sırasında bir arızanın

meydana gelmesi nedeniyle başvurucu Şirkete teknik destek konusunda haber

verilmiş, ertesi gün gerçek kişi A.Ş. ile O.K.I. arızanın giderilmesi amacıyla

ilgili Bankaya gitmiştir. Arızanın giderilip giderilmediğinin anlaşılması

amacıyla verilen paralardan A.Ş.nin 200 adet 500 Euro

değerinde iki para destesini teslim etmediği bir süre sonra anlaşılmıştır.

10. Davacı Banka, gerçek kişi A.Ş. ile başvurucu aleyhine

27/8/2009 tarihinde 100.000 Euro değerindeki zararın tahsili amacıyla İstanbul

9. Asliye Ticaret Mahkemesinde alacak davası açmıştır.

11.Mahkeme, çeşitli tarihlerde aldığı bilirkişi raporları

doğrultusunda başvurucuyu %50 kusurlu bulmuş; 20/12/2012 tarihli ve E.2009/626,

K.2012/624 sayılı kararla davalı A.Ş. yönünden tümüyle, başvurucu yönünden ise

davayı kısmen kabul etmiştir.

12. Buna göre hükmün başvuruyla ilgili kısmı şu şekildedir:

"1-Davanın davalı A... Ş..

yönünden tümüyle, davalı şirket yönünden KISMEN KABULÜ

ile,

100.000 EURO davacı zararının, davalı A... Ş... bu tutarın tamamından, davalı şirket bu tutarın %50'si

olan 50.000 EURO'luk kısmından sorumlu olacak şekilde

olay tarihi olan 09.06.2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi

gereğince kamu bankalarının bir yıllık EURO mevduatına uyguladıkları en yüksek

mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme veya tahsil anındaki TL karşılığının

davalılardan müteselsilen alınarak davacıya

verilmesine,

Davalı

şirket yönünden fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

2- Alınması gerekli 12.623,09 TL harçtan,

peşin alınan 2.868,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.754,19 TL harcın

tamamından davalı A. Ş. ( 6.311,54 TL' sindendavalıA. M. S. T. A.Ş.) sorumlu olmak üzere

davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat

kaydına,

Peşin alınan 2.868,90 TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine..."

13.Başvurucu ile beraber davacı süresi içinde kararı temyiz

etmiştir. Başvurucu temyiz dilekçesinde özetle davalı A.Ş. ile kendisi arasında

bir iş ilişkisi kalmadığını, faiz miktarının yasal faiz olması gerektiğini ve

hükmün fiilî ödeme veya tahsil anındaki Türk lirası cinsinden kurulması

gerektiğini belirtmiştir. Başvurucu bunun yanında son olarak 12.623,09 TL

olarak hesaplanan karar harcı miktarından 6.311,54 TL şeklinde sorumlu

tutulmasının doğru hesaplandığını ancak peşin alınan 2.868,90 TL harcın

davalılardan tahsiline karar verilmesi ile kendisinin karar harcının yaklaşık

%75'inden sorumlu hâle geldiğini ileri sürmüş; kararın açıklanan nedenlerle

bozulmasını talep etmiştir.

14.Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 30/9/2013 tarihli ve

E.2013/9642, K.2013/13948 sayılı kararıyla hüküm onanmıştır. Onama kararıyla

beraber başvurucunun yatırdığı 3.156 TL temyiz karar harcının mahsubuyla bakiye

9.467 TL temyiz harcının da başvurucudan tahsiline karar verilmiştir.

15.Söz konusu karar, başvurucuya 19/11/2013 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

16. Başvurucu, kararın resmî olarak tebliği yapılmadan önce

15/11/2013 tarihinde kayıt altına alınan dilekçesiyle karar düzeltme talebinde

bulunmuştur.

17. Başvurucu karar düzeltme dilekçesinde, olayın esasına tesir

eden bir kısım faktörün gözden kaçırıldığı, yeterince değerlendirme yapılmadığı

ileri sürülerek açıklamalar yapmıştır. Sonuç olarak da dosyada bulunan

deliller, bilirkişi heyetinin rapora ilişkin görüşü ve Mahkemenin bilirkişi

raporu üzerinden hareketle hukuka, usule ve hakkaniyete aykırı bir karar

verildiğini iddia etmiş ve karar düzeltme yoluyla kararın bozulmasına karar verilmesini

talep etmiştir.

18. Başvurucunun yanında davacı da süresi içinde 29/11/2013

tarihinde karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Karar düzeltme dilekçesi

davacıya 2/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

19. Başvurucu daha sonra 16/12/2013 tarihinde karar düzeltme

istemine ilişkin olarak ek beyanda bulunmuştur. Başvurucu ek beyanında,hem İlk Derece

Mahkemesinin hem de Yargıtayın harç miktarlarını

yanlış hesapladığını belirtmiştir. Ödenmesi gereken harçların bu sebeple

yaklaşık iki misli arttığını iddia etmiştir.

20. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 18/3/2014 tarihli ve E.2014/1661,

K.2014/4204 sayılı ilamla ileri sürülen sebeplerin 18/6/1927 tarihli ve 1086

sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesindeki yazılı

hâllerden hiçbirine uymadığı gerekçesiyle karar düzeltme isteklerini

reddetmiştir.

21.Söz konusu ilam, başvurucuya 16/4/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

22.Başvurucu 15/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

23. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun geçici 3. maddesi şöyledir:

"(1) Bölge adliye mahkemelerinin,

26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge

Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086

sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam

olunur.

(2) Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama

tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında,

kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı

Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü

madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.

(3) Bu Kanunda bölge adliye mahkemelerine

görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086

sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır."

24. 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesinin (I) numaralı fıkrası

şöyledir:

"Yargıtay kararlarına karşı tefhim veya

tebliğden itibaren 15 gün içinde aşağıdaki sebeplerden dolayı karar

düzeltilmesi istenebilir:

1 – (Değişik: 16/7/1981 -

2494/31 md.) Temyiz dilekçesi ve kanuni süresi içinde

verilmiş olması şartiyle- karşı tarafın cevap

dilekçesinde ileri sürülüp hükme etkisi olan itirazların kısmen veya tamamen

cevapsız bırakılmış olması,

2 – Yargıtay kararında birbirine aykırı

fıkralar bulunması,

3 – Yargıtay incelemesi sırasında hükmün

esasını etkileyen belgelerde bir hile veya sahteliğin ortaya çıkması.

4 – Yargıtay kararının usul ve kanuna aykırı

bulunması"

25. 6100 sayılı Kanun'un 326. maddesi şöyledir:

"(1) Kanunda yazılı hâller dışında,

yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar

verilir.

(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı

çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre

paylaştırır.

(3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise

mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.

26.2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 15. maddesi

şöyledir:

"Yargı harçları (1) sayılı tarifede

yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve

mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır."

27.492 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Değer ölçüsüne göre harca tabi

işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahelenin

men'i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün

aynına taallük eden davalarda gayrimenkulün değeri

nazara alınır."

28. 492 sayılı Kanun'a ek 1 sayılı Tarife'nin 2012 yılına ait

yargı harçları bölümünün nisbi harca ilişkin (a) ve

(e) bentleri şu şekildedir:

"(a) Konusu belli bir değerle ilgili

bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan

anlaşmazlık konusu değer üzerinden (binde 59,4)

...

(e) Yukarıdaki nisbetler

Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, Askeri Yüksek

İdare Mahkemesi ve Yargıtayın tasdik veya işin

esasını hüküm altına aldığı kararları için de aynen uygulanır."

IV.İNCELEME VE GEREKÇE

29. Mahkemenin 30/6/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

30. Başvurucu, gerek İlk Derece

Mahkemesinin gerekse Yargıtay ilgili Dairesinin harç yönünden yanlış karar

verdiğini, fazladan 9.467 TL harç ödemeye mahkûm edildiğini, konunun açıklamalı

olarak izah edilip yanlış kararın düzeltilmesi talep edilmesine rağmen hiçbir

gerekçe gösterilmeden taleplerinin reddedildiğini, mal varlığında azalma

olduğunu, bu sebeple adil yargılanma ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüş, 9.467 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminat talep etmiştir.

B. Değerlendirme

31. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetlerinin temelinde

yargılama sonunda harca ilişkin kurulan hükmün ve temyiz sonucunda hükmedilen

temyiz karar harcının gerekenden fazla olması sebebiyle mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiği iddiası bulunmaktadır.

32. Bakanlık tarafından şikâyetlerin bir kısmının fazla harç

alınması ile ilgili karar düzeltme talebinde bulunulmasına rağmen gerekçe

gösterilmeden reddedilmesine dolayısıyla gerekçeli karar hakkına ilişkin

olduğunu belirtilmiştir. Bu kapsamda Anayasa Mahkemesinin önceki içtihadına

atıfla görüş sunulmasına gerek görülmemiştir. Başvurucunun diğer şikâyeti

hakkında ise kanun yolunda gözetilmesi gereken hususa ilişkin içtihat

belirtilerek söz konusu hukuki süreç Anayasa Mahkemesinin dikkatine

sunulmuştur.

33. Başvurucu; Bakanlık görüşüne karşı beyanında ilk olarak

başvuruya konu kararın, yanlış karara hiçbir gerekçe belirtilmemiş olması

nedeniyle Anayasa'ya aykırı olduğunu belirtmiş ve gerekçe olmadan serdedilen

tüm kararların adil yargılanma hakkını aynı zamanda ihlal edeceğini, ayrıca

Mahkemenin kanun koyucunun yerine geçerek harç koymasının mülkiyet hakkını

ihlal edeceğini iddia etmiştir.

34.Anayasa'nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

"Bireysel başvuruda, kanun yolunda

gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz."

35. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin

(2) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Mahkeme, ... açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir."

36. 6216 sayılı Kanun'un 49. maddesinin (6) numaralı fıkrası

şöyledir:

"Bölümlerin, bir mahkeme kararına karşı

yapılan bireysel başvurulara ilişkin incelemeleri, bir temel hakkın ihlal

edilip edilmediği ve bu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi ile

sınırlıdır. Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme

yapılamaz."

37.6216 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında

açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine karar

verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa'nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası ile

6216 sayılı Kanun'un 49. maddesinin (6) numaralı fıkrasında ise kanun yolunda

gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği

kurala bağlanmıştır.

38. Anılan kurallar uyarınca derece mahkemeleri önünde dava

konusu yapılmış olayların sübutu, delillerin değerlendirilmesi, hukuk

kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla

ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru

incelemesine konu olamaz. Anayasa'da yer alan hak ve özgürlükler ihlal

edilmediği sürece ya da açıkça keyfîlik içermedikçe

derece mahkemelerinin kararlarındaki maddi ve hukuki hatalar da bireysel başvuru

incelemesinde ele alınamaz. Bu çerçevede derece mahkemelerinin delilleri

takdirinde açıkça keyfîlik bulunmadıkça Anayasa

Mahkemesinin bu takdire müdahalesi söz konusu olamaz (Necati Gündüz ve Recep Gündüz, B. No:

2012/1027, 12/2/2013, § 26).

39. Harç, devletin yüklenmiş olduğu görevleri yerine

getirebilmek için anayasal sınırlar içinde egemenlik yetkisine dayanarak

değerlendirdiği, çeşitli kaynaklardan elde etmiş olduğu vergi ve resim gibi bir

çeşit kamu geliridir. Ayrıca harç, bireylerin özel menfaatlerine ilişkin olarak

kamu hizmetlerinden yararlanmaları karşılığında bu hizmetlerin maliyetlerine

katılmaları amacıyla zor unsuruna dayanılarak alınan mali yükümlülüktür (AYM,

E. 2009/27, K. 2010/9, 14/1/2010).

40. Hukuk yargılamalarında uygulanan ve Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi kararlarında da geçen "Kaybeden

öder." ilkesi, tarafların yargılamadaki başarı oranına göre

kazanılan veya kaybedilen değer oranında lehine veya aleyhine mahkeme

masraflarının hükmedilmesine ilişkin düzenlemeleri ifade eder (Hüseyin Sezen, B. No: 2013/1793,

18/9/2014, § 50).

41. Dava harcı bir yargılama gideri olup kural olarak bu tür

giderler mahkemeye erişim hakkına müdahale teşkil eder. Ancak gereksiz

başvuruların önlenerek dava sayısının azaltılması ve böylece mahkemelerin gereksiz

yere meşgul edilmeksizin uyuşmazlıkları makul sürede bitirebilmesi amacıyla

başvuruculara belli yükümlülükler öngörülebilir. Bu yükümlülüklerin kapsamını

belirlemek kamu otoritelerinin takdir yetkisi içindedir. Öngörülen

yükümlülükler dava açmayı imkânsız hâle getirmedikçe ya da aşırı derece

zorlaştırmadıkça mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği söylenemez.

Dolayısıyla davayı kaybetmesi hâlinde başvurucuya yüklenecek olan harç bu

çerçevede değerlendirilmelidir.

42. Somut olayda başvurucu, yargılama giderlerinden olan harç

miktarlarının yanlış hesaplandığını ileri sürmektedir. Bu kapsamda başvurucu,

davacı tarafından yatırılan ve müteselsilen tahsiline

karar verilen 2.868,90 TL ile hükmedilen 6.311,54 TL karar harcı, 3.156 TL

peşin ödenen temyiz harcı, temyiz incelemesi sonucunda hükmedilen 9.467 TL

bakiye onama harcı olmak üzere toplam 21.803,44 TL ödediğini, kendisinin temyiz

ettiği miktarın 50.000 Euro olduğunu, temyiz aşamasında reddedilen kısım

üzerinden temyiz karar harcının hesaplanması gerektiğini, peşin alınan 2.868,90

TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiline karar

verilmesiyle fazladan ödeme yaptığını ileri sürmekte ve 9.467 TL maddi ve 5.000

TL manevi tazminat talep etmektedir.

43. Başvurucu süresi içinde peşin alınan harcın 2.868,90 TL

yönünden davalılardan müteselsilen tahsiline ilişkin

hükmü temyiz etmiş, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi sonucunda yerel

Mahkeme kararını onamıştır. Başvurucu daha sonra karar düzeltme aşamasında

süresi içinde esasa ilişkin taleplerde bulunmuş, süresi geçtikten sonra ise hem

temyiz harcına hem de peşin alınmasına hükmedilen harca ilişkin ek beyanda

bulunmuştur. Yargıtayın aynı Dairesi tarafından ileri

sürülen sebeplerin hiçbiri kanuna uygun bulunmayarak reddedilmiştir. Yargılama

süreci, davanın konusu, tarafların sorumlu oldukları miktarların farklı olması,başvurucunun diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu olması, müteselsilen

sorumlulukta diğer davalıya rucü etme imkanının

bulunması dikkate alındığında müddeabihin kısmi

kabulü hâlinde müteselsilen sorumlu tutulan kişilerin

yargılama giderlerinden nasıl ve ne şekilde, bu kapsamda uyuşmazlık konusu

değer yahut hükme bağlanan tutar üzerinden yargılama giderlerinden sorumlu olup

olmayacakları meselesi derece mahkemelerinin takdir edeceği ve dikkate alacağı

hususlardır.

44. Bunun yanında somut olayda incelebilecek husus, başvurucunun

ödemekle mükellef olduğu tutarın adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye

erişim hakkına ölçüsüz bir müdahale oluşturup oluşturmayacağıdır. Davada hükme

bağlanan tutar, davanın özel şartları, bireysel başvuru yapılırken yargılama

giderlerinin mahkemeye erişim hakkı kapsamında ağır bir ekonomik yük

getirdiğinden başvurucunun bahsetmemesi (bkz. § 30, § 33) dikkate alındığında

ileri sürülen şikayetler kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlardır.

45. Açıklanan nedenlerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

46. Başvurucu, başvuru konusu olayın başkaları tarafından

bilinmesini istememekte ve kamuya açık belgelerde kimliğinin gizli tutulması

talebinde bulunmaktadır. Somut olayda, başvurucu şirketin itibarının korunması

maksadıyla gizlilik talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

30/6/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

GİZLİLİK

TALEBİ KABUL

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Erdal TERCAN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Raportör Yrd.

:

Hikmet Murat

AKKAYA

Başvurucu

:

A. M. S.T.

A. Ş.

Vekili

:

Av. Yüksel

AYDIN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/6855, 30 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. A. M. S. T. A.Ş. Başvurusu
  4. Birinci Bölüm
  5. Karar
  6. I. Başvurunun Konusu
  7. II. Başvuru Süreci
  8. III. Olay Ve Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili Hukuk
  11. Iv.inceleme Ve Gerekçe
  12. A. Başvurucunun İddiaları
  13. B. Değerlendirme
  14. A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli
  15. B. Başvurunun açıkça
  16. C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  17. Gizlilik
  18. Talebi Kabul
  19. Necipoğlu
  20. Gökcan
  21. Akkaya
  22. Aydın
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/6855
Tarih
30 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Süleyman Günaydın Başvurusu (B. No: 2014/4870)
  • Sam Yağcılık Sanayi ve Ticaret A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/6675)
  • Serpil Bilgin Akyağcı Başvurusu (B. No: 2014/5679)
  • Ali Tezel Başvurusu (B. No: 2014/411)
  • Döndü Karaş Başvurusu (B. No: 2014/6253)
  • Özkan Kaya Başvurusu (B. No: 2014/2694)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.