İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Döndü Karaş Başvurusu (B. No: 2014/6253)

1. Başvuru, meslek hastalığına bağlı ölüm iddiasıyla açılan

Başvuru No2014/6253Tarih29 Haziran 2016Okuma13 dk · 2.625 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Döndü Karaş Başvurusu

Karar tarihi
29 Haziran 2016
Başvuru Numarası
2014/6253
R.G. Tarih ve Sayı
13/10/2016-29856
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.625 kelime·13 dk okuma·21 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, meslek hastalığına bağlı ölüm iddiasıyla açılan

tazminat davasındaeksik inceleme sonucunda davanın

reddine karar verilmesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 2/5/2014 tarihinde Zonguldak 3. İş Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 25/7/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 24/10/2014 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 26/11/2014 tarihli yazısında Anayasa

Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen

başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6.Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası

çerçevesinde tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

7.Başvurucunun eşi 1937 doğumlu olup Türkiye Taş Kömürü (TTK)

maden ocaklarında 1956 ile 1981 yılları arasında maden işçisi olarak çalışmış,

20/6/2011 tarihinde 74 yaşında iken vefat etmiştir. Başvurucu, eşinin ölümü

üzerine 15/7/2011 tarihinden itibaren Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) emeklisi

olarak aylık almaktadır.

8.Murisin sağlığındaSSK İstanbul

Meslek Hastalıkları Hastanesinin 9/12/1986 tarihli ve 1677 sayılı sağlık kurulu

raporuna istinaden yaklaşık %40 oranında, SSK Zonguldak Göğüs ve Meslek

Hastalıkları Hastanesinin 6/4/2004 tarihli ve M-149 sayılı sağlık kurulu

raporunda ise %70 oranında kendisinde mesleki maluliyet belirlenmiştir.

9.Muris 3/6/2011 ile 16/6/2011 tarihleri arasında Karabük Eğitim

ve Araştırma Hastanesinde yatarak tedavi görmüş ve daha sonra evine

gönderilmiştir.

10. Ölüm belgesi, bir aile sağlık merkezinde görevli aile hekimi

tarafından düzenlenmiştir. Ölüm sebepleri kronolojik olarak pnömokonyoz, kronik obstrüktif AC

(akciğer) hastalığı, ölümü sınırları belirsiz ven trombozu diğer nedenler şeklinde gösterilmiştir.

11. Başvurucu, SGK'ya başvurarak

eşinin meslek hastalığı nedeniyle vefat ettiğini belirtmiş ve bu durumun tespit

edilmesini talep etmiştir.

12.SGK Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Bölge Sağlık

Kurulunun 29/8/2012 tarihli ve 18550 sayılı raporu ile müteveffanın ölümünün

meslek hastalığı sonucu olmadığına karar verilmiştir.

13. Başvurucu, bunun üzerine Zonguldak 3. İş Mahkemesi nezdinde

18/1/2013 tarihindemurisin meslek hastalığına bağlı

olarak gelişen kalp hastalığı sonucu vefat ettiğini belirterek TTK aleyhine

belirsiz alacak davası açmıştır.

14. Mahkeme 21/1/2013 tarihinde tensip tutanağı ile ölüm

nedenini gösteren Konsey raporunun bulunup bulunmadığını SGK Zonguldak İl

Müdürlüğü Karaelmas Sosyal Güvenlik Merkezinden sormuş ve ölüm gelir bağlama

evraklarının gönderilmesini istemiştir.

15. SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sigortalı Emeklilik

Daire Başkanlığı 11/2/2013 tarihli yazıyla murisin ölümünün meslek hastalığı

sonucu olmadığını Mahkemeye bildirmiştir.

16. 12/2/2013 tarihinde 1956 ile 1981 yılları arasındaki mesai

listesi davalı tarafça Mahkemenin isteği üzerine dosyaya sunulmuştur.

17. 27/2/2013 tarihinde Mahkeme; başvurucunun talebi üzerineKarabük Devlet Hastanesinden, Uzunmehmet

Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi ve Yeniçe İlçe

Devlet Hastanesinden murisin tedavisine dair tüm evrakların, film ve grafilerinin gönderilmesini istemiştir.

18. 11/4/2013 tarihinde yapılan duruşmada Mahkeme, Karabük

Devlet Hastanesine yazılan yazı yanıtının beklenmesine ve yazı yanıtı

geldiğinde duruşma günü beklenmeksizin dosyanın rapor düzenlenmek üzere Sosyal

Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna (SSYSK) gönderilmesine karar vermiştir.

19. 16/4/2013 tarihinde başvurucu, murisin sağlık karnesi ve

ölüm belgesini Mahkemeye sunmuştur. Bu sırada 7/3/2013 ve 18/3/2013 tarihli

yazılarla ilgili belgeler Mahkemeye intikal etmiştir.

20. 7/6/2013 tarihinde Mahkeme, görülmekte olan tazminat

davasının meslek hastalığından kaynaklandığını belirterek müteveffanın ölümünün

meslek hastalığından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda Yüksek Sağlık

Kurulundan bilirkişi raporu istemiş ve ilgili Hastaneden gelen belgeleri ekinde

ilgili Kuruma yollamıştır.

21. SSYSK 26/7/2013 tarihli ve E.2013/3890, K.58/5861 sayılı

kararla sigortalının ölümünün meslek hastalığı sonucu olmadığına oybirliğiyle

karar vermiştir. Raporun ilgili kısmı şu şekildedir:

"...

Yürütülen İşlem Özeti: ...

...

Sigortalının hak sahipleri, Zonguldak 3. İş

Mahkemesi Hakimliğinde TTK Genel Müdürlüğü aleyhine Tazminat (Meslek

Hastalığından Kaynaklanan) davası açmıştır. Dava dosyası ilgili hakimliğin 07.06.2013

tarih, 2013/34 sayılı müzekkeresi ekinde; sigortalının ölüm nedeninin tespiti

isteğiyle Kurulumuza gönderilmiştir.

Karar (5861): Dava dosyası incelendi. Mevcut belgelere göre

sigortalının ölümünün meslek hastalığı sonucu olmadığına, konunun ilgili

hakimliğe cevaben duyurulmasına oy birliği ile karar verildi."

22. 28/8/2013 tarihli dilekçesinde başvurucu, SSYSK kararına

karşı itiraz etmiş; sigortalının sağlığında tespit edilen en son maluliyetinin

%70 olduğunu belirtmiştir. Bu kapsamda SSYSK raporunda murisin ne sebeple

öldüğü açıklamadığını, düzenlenen raporun yeterli olmadığını ileri sürmüş ve

meslek hastalığının ölüme etkisi olup olmadığı hususlarında tıp fakültelerinin

ilgili ana bilim dalı başkanlıklarından seçilecek bilirkişi kurulundan rapor

alınmasını talep etmiştir.

23. Mahkeme 26/9/2013 tarihli ve E.2013/34, K.2013/457 sayılı

kararla davayı reddetmiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şu şekildedir:

"SGK dan belgeler getirtilmiş, mesai

listesi sunulmuş, SGK Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Bölge Sağlık

Kurulu'nun 29/08/2012 tarih, 18550 sayılı raporu ile; müteveffanın ölümünün

meslek hastalığı sonucu olmadığının belirlendiği görülmüş, davacı vekilinin

itirazı üzerine dosya YSK Başkanlığı'na gönderilmiş, düzenlenen 26/07/2013

tarih, 58/5861 Karar sayılı rapor ile; sigortalının ölümünün meslek hastalığı

sonucu olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirildiğinde; davacının murisi Recep Karaş ta

sağlığında meslek hastalığı bulunduğu ve 20/06/2011 tarihinde 74 yaşındayken

vefat ettiği, sunulan konsey raporu ve mahkememizce aldırılan Yüksek Sağlık

Kurulu Raporunda; ölümün meslek hastalığından kaynaklanmadığının tespit

edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça murisin ölümünün meslek hastalığı sonucu

olduğuna ilişkin aksi yönde bir delil de sunulmadığından davanın reddine karar

verilmiştir."

24. Başvurucu, süresi içinde temyiz talebinde bulunmuş; SSYSK

kararına karşı itirazda bulunduğunu, SSYSK'nın kurum

işlemlerine karşı itiraz merci olduğunu, kararlarının SGK'yı

bağlayacağını, diğer üçüncü kişileri bağlayıcı nitelikte olmadığını, rapora

göre sigortalının gerçek ölüm sebebinin %70 maluliyete rağmen tespit

edilemediğini, çelişkinin olması nedeniyle rapora itiraz edilmesi hâlinde Adli

Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini ve önceki içtihatların bu şekilde

olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

25. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 4/3/2014 tarihli ve E.2013/20939,

K.2014/3840 sayılı ilamla başvurucunun itirazlarını yerinde görmeyerek kararı

onamıştır.

26.Onama kararı, başvurucuya 1/4/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

27.Başvurucu 2/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

28. 2/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 281. maddesi şöyledir:

"(1) Taraflar, bilirkişi raporunun,

kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik

gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren

hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni

bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.

(2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik

yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için,

bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi,

tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da

kendiliğinden isteyebilir.

(3) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için

gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme

de yaptırabilir."

29. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel

Sağlık Sigortası Kanunu'nun 95. maddesi şöyledir:

"Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi

için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin

verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte

kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu

raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye

yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri

belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu

raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade

ederek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye

Kurum yetkilidir.

Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli

diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere,

vazife malûllük derecesini iş kazası veya meslek

hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte

kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne

uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca

verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık

Kurulunca karara bağlanır.

Bu maddenin uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte

çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir."

30. 5510 sayılı Kanun'un 58. maddesinin

birinci, dördüncü ve beşinci fıkraları şöyledir:

"Bu Kanunda yazılı olan görevleri yerine

getirmek üzere branşları Kurum tarafından belirlenecek uzman hekimlerden oluşan

Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kurulur. Kurul; Millî Savunma Bakanlığı,

Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Yüksek Öğretim Kurulu,

en fazla üyeye sahip işveren, işçi ve kamu çalışanlarını temsil eden

konfederasyonlar, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve

Sanatkârları Konfederasyonu, Türk Tabipleri Birliği, Türkiye Ziraat Odaları

Birliği ile Kurum tarafından görevlendirilecek birer uzman hekimden oluşur.

Aynı usûlle birden fazla Kurul oluşturmaya Bakanlık

yetkilidir.

...

Kurul, sigortalılar hakkında vazife malûllük derecesi, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu

sürekli iş göremezlik derecesi tespiti ile çalışma gücünün malûliyeti

gerektirecek derecede kaybına ilişkin Kurumca verilen kararlardan itiraza konu

olanları inceleyerek karara bağlar. Kurul, sigortalı veya hak sahiplerinin

talebi üzerine görevlendirdiği uzman bir hekimi dinlemek zorundadır.

Kurul, bu Kanunda yazılı görevlerle sınırlı

olmak kaydıyla, mahkemelerden intikal eden ve bilirkişi sıfatıyla rapor

düzenlenmesi talep edilen dava dosyaları hakkında, gerekli incelemeleri yaparak

görüş bildirir. Mahkemeler, bahse konu dosyalar için belirlediği bilirkişi

ücretini kurul üyelerine iletilmek üzere Kuruma gönderir..."

IV.İNCELEME VE GEREKÇE

31. Mahkemenin 29/6/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

32. Başvurucu, muris olan eşinin TTK'ya

bağlı ocaklarda çalışırken meslek hastalığına yakalandığını, uzun süre tedavi

gördüğünü, sağlığında %70 oranında maluliyetinin tespit edildiğini, ölüm

belgesinde vefat nedeninin akciğer hastalıkları ve pnömokonyoz

meslek hastalığı olarak belirtildiğini, eşinin meslek hastalığına bağlı

ölümünden doğan tazminat davasının eksik araştırma sonucu reddedildiğini,

itirazlarına rağmenölüm sebebi hakkında kesin bir

tanıya yer vermeyen SGK'ya bağlı SSYSK raporuyla

yetinildiğini, Mahkemece ölüm sebebi hakkında tarafsız bilirkişi heyetinden

rapor alınmadığını, aynı konuda Derece Mahkemelerinin uygulanmalarının farklı

olduğunu, bu durumun Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma

hakkını ihlal ettiğini belirterek ihlalin tespiti ve tazminata hükmedilmesi

talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

33. Başvurucu, Derece Mahkemesi ve Yargıtay kararının gerekçesiz

olduğunu belirterek Anayasa’nın 36. maddesinde tanımlanan adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

34. Başvurucunun gerekçeli karar hakkına ilişkin şikâyetleri

açıkça dayanaktan yoksun olmadığı gibi kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığından başvurunun gerekçeli karar

hakkı yönünden kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

35. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacıveya davalı

olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

36. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile

ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar

konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme

tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak

görülmesini isteme hakkına sahiptir.”

37. Anayasa’nın 141. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“Bütün mahkemelerin her türlü kararları

gerekçeli olarak yazılır.”

38. Anayasa Mahkemesi Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme

yaptığı birçok kararında, ilgili hükmüSözleşme'nin 6.

maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı ışığında yorumlamak

suretiyle Sözleşme'nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil

yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen gerekçeli karar hakkı ve silahların

eşitliği ilkesi gibi ilke ve haklara Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer

vermektedir (Güher Ergun ve diğerleri,

B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 38).

39. Hakkaniyete uygun yargılamanın bir unsuru olan gerekçeli

karar hakkı, Anayasa'nın 141. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkemelerin

uyması gereken bir yükümlülük olarak düzenlenmiştir. Bir muhakemede usule

ilişkin koruma sağlayan adil yargılanma hakkının önemli unsurlarından biri olan

gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve

denetlemeyi amaçlamaktadır (Sencer Başat ve

diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, § 31).

40. Anayasa’daki hakların etkili bir biçimde korunması için

davaya bakan mahkemelerin Anayasa'nın 36. maddesine göre “tarafların dayanaklarını, iddialarını ve

delillerini etkili bir biçimde inceleme görevi” vardır (Benzer

yöndeki AİHM kararı için bkz. Dulaurans/Fransa,

B. No: 34553/97, 21/3/2000, § 33). AİHM içtihatları uyarınca bir mahkemenin,

yargılamanın taraflarının esaslı iddialarına yanıt vermekten ve tarafların

temel şikâyetlerini incelemekten kaçınması hâlinde Sözleşme’nin 6. maddesi

davanın hakkaniyete uygun bir biçimde incelenmesi hakkı bakımından ihlal

edilmiş olur (Kuznetsov/Rusya, B. No: 184/02, 11/1/2007, §§ 84,

85).

41. Mahkemeler kararlarını hangi temele dayandırdıklarını

yeterince açık olarak belirtme yükümlülüğü altındadır. Bu yükümlülük,

tarafların temyiz hakkını kullanabilmeleri için gerekli olmasının yanı sıra

(Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Hadjianastassiou/Yunanistan, B. No: 12945/87, 16/12/1992,

§ 33) tarafların muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara

uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri ve ayrıca demokratik bir

toplumda kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun

öğrenmesinin sağlanması için de gereklidir (Sencer

Başat ve diğerleri,§

34).

42. Mahkeme kararlarının gerekçeli olması adil yargılanma

hakkının unsurlarından biri olmakla beraber bu hak, yargılamada ileri sürülen

her türlü iddia ve savunmaya ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği

şeklinde anlaşılamaz. Bu nedenle gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı

kararın niteliğine göre değişebilir. Bununla birlikte başvurucunun ayrı ve açık

bir yanıt verilmeyi gerektiren usul veya esasa dair iddialarının cevapsız

bırakılmış olması bir hak ihlaline neden olacaktır (Mehmet Yavuz, B. No: 2013/2295, 20/2/2014, § 51).

43. Aksi bir tutumla mahkemenin, davanın sonucuna etkili

olduğunu kabul ettiği bir husus hakkında “ilgili ve yeterli bir yanıt”

vermemesi veya yanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair iddiaların

cevapsız bırakılmış olması hak ihlaline neden olabilecektir (Sencer Başat ve diğerleri, § 39).

44. Somut olayda başvurucu, murisin meslek hastalığına bağlı

olarak gelişen kalp hastalığı sonucu vefat ettiği iddiasıyla işveren aleyhine

tazminat davası açmış; Mahkeme, dava açıldıktan sonra alınan raporu yeterince

kanaat verici nitelikte bularak murisin ölümünün meslek hastalığı sonucu

olduğuna ilişkin aksi yönde bir delil de sunulmadığından davanın reddine karar

vermiştir (bkz. § 23).

45. Bir davada ileri sürülen sorunları ele almak için mahkeme

tarafından görevlendirilen bir bilirkişinin görüşü söz konusu mahkemenin davayı

değerlendirmesinde belirgin biçiminde rol oynayabilir. Bu sebeple başvurucu, Mahkeme

tarafından alınan rapora itirazda bulunmuş; İlk Derece Mahkemesinde dava devam

ederken ilgili Tıp Fakültelerinden, temyiz aşamasında Adli Tıp Kurumundan rapor

alınması gerektiğini ısrarla ileri sürmüştür. Başvurucu, SSYSK raporuna karşı

itirazda bulunurkensağlığında %70 gibi bir oranla

tespit edilen mesleki maluliyetinin ölüme etkisinin raporda irdelenmediğini, bu

kapsamda ölüm nedeninin anlaşılamadığını belirtmiştir.

46. Dolayısıyla 5510 sayılı Kanun dönemi öncesi, SSK İstanbul

Meslek Hastalıkları Hastanesinin ve SSK Zonguldak Göğüs ve Meslek Hastalıkları

Hastanesi tarafından belirlenen mesleki maluliyet oranlarının verilme sebepleri

nazara alındığında meslek hastalığının ölüme etkisinin somut olayda

gerçekleşmeme nedenine ilişkin makul ve yeterli bir gerekçelendirmenin

görülmediği, bunun sonucu olarak da bilirkişi raporunun yeterliğine ilişkin

Mahkeme tarafından somut herhangi bir gerekçe gösterilmediği tespit edilmiştir.

Bu nedenle yargılama süreci bir bütün olarak değerlendirildiğinde başvurucunun gerekçeli

karar hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

47. Belirtilen nedenlerle başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında gerekçeli

karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

48. Başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar

verildiğindenSSYSK'nın tarafsız olmadığı iddiası

yönünden adil yargılanma hakkı kapsamındaki şikâyeti hakkında kabul

edilebilirlik ve esas yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek

görülmemiştir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

49. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir. …

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

50. Başvurucu, ihlalin tespitiyle 20.000 TL tazminat talebinde

bulunmuştur.

51. Başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına

alınan adil yargılanma hakkı kapsamında gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

52. Gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılamasında hukuki yarar bulunduğundan kararın bir

örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Zonguldak 3. İş Mahkemesine

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

53. Mevcut başvuruda Anayasa’nın 36. maddesinin ihlal edildiği

tespit edilmiş olmakla beraber tespit edilen ihlalle iddia edilen zarar

arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından başvurucunun tazminat

talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamında gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Zonguldak

3. İş Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,

E. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

29/6/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Alparslan

ALTAN

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

Raportör Yrd.

:

Hikmet Murat

AKKAYA

Başvurucu

:

Döndü KARAŞ

Vekili

:

Av. Meral

ÇOLAK

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/6253, 29 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. Iv.inceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. V. Hüküm
  12. A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  13. B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  14. C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin
  15. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  16. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  17. Yıldırım
  18. Kömürcü
  19. Altan
  20. Akıncı
  21. Topal
  22. Akkaya
  23. Çolak

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/6253
Tarih
29 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Özkan Kaya Başvurusu (B. No: 2014/2694)
  • Alper Aldemir Başvurusu (B. No: 2014/4987)
  • Cüneyt Karataş Başvurusu (B. No: 2014/2069)
  • Sadullah Remzi Karagöz Başvurusu (B. No: 2014/8870)
  • Ahmet Temiz Başvurusu (B. No: 2013/6209)
  • Osman Nihat Şen Başvurusu (B. No: 2014/16517)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.