İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Cüneyt Karataş Başvurusu (B. No: 2014/2069)

1. Başvuru tutukluluğun makul süreyi aşması ve tutukluluğa

Başvuru No2014/2069Tarih9 Haziran 2016Okuma12 dk · 2.436 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Cüneyt Karataş Başvurusu

Karar tarihi
9 Haziran 2016
Başvuru Numarası
2014/2069
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.436 kelime·12 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru tutukluluğun makul süreyi aşması ve tutukluluğa

itiraz incelemelerinde alınan savcılık görüşünün tebliğ edilmemesi nedeniyle kişi

özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 17/2/2014 tarihinde Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 27/2/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 4/4/2016 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık herhangi bir görüş beyan etmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu; hakkında yürütülen soruşturma kapsamında çıkar

amaçlı suç örgütüne yöneticilik yapmak, nitelikli dolandırıcılık ve resmî

belgede sahtecilik suçlarından 14/10/2011 tarihinde gözaltına alınmış ve

18/10/2011 tarihinde tutuklanmıştır.

8. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianameyle

başvurucu ve diğer şüpheliler hakkında örgütlü bir şekilde çok sayıda aracı

sahte belgelerle kiralayıpbu araçları değişik il ve

ilçelerde müştekilere sattıkları iddiasıyla suç işlemek amacıyla örgüt kurma,

bu örgüte üye olma, resmî belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, güveni

kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiasıyla

kamu davası açılmıştır. İddianamede 135 müşteki, 59 suç ve 24 sanık

bulunmaktadır. Haklarında dava açılan sanıklardan başvurucu ile birlikte 14

sanık ise tutukludur.

9. Söz konusu dava, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin E.

2012/408 sayılı sırasına kaydı yapılmış; 3/9/2012 tarihinde tensip incelemesi

yapılmış ve yapılan inceleme sonucunda Mahkemece başvurucunun "...isnat edilen suçların niteliği ve delillerin henüz

tam olarak toplanmamış olması sebebiyle sanıkların delilleri karartma ve kaçma

şüphesinin bulunduğu kanaatine varıldığından" tutukluluk

hâlinin devamına, tutukluluk durumlarının incelemesinin 2/10/2012 ve 31/10/2012

tarihlerinde yapılmasına, duruşmanın 21/11/2012 tarihine bırakılmasına karar

verilmiştir.

10. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/12/2012 tarihli

celsesinde başvurucunun tahliye talebi "atılı

suçların niteliği ve delillerin henüz tam olarak toplanmamış olması karşısında

sanıkların delilleri karartma ve kaçma şüphesinin bulunduğu adli kontrol

hükümlerinin uygulanmasının yeterli olmayacağı" gerekçesiyle

reddedilmiş ve tutukluluğun devamına karar verilmiştir.

11. Mahkemenin 19/9/2013 tarihinde yapılan duruşmasında

başvurucunun tahliye talebi "atılı

suçların niteliği ve delillerin henüz tam olarak toplanmamış olması karşısında

sanıkların delilleri karartma ve kaçma şüphelerinin bulunduğu, adli kontrol

hükümlerinin uygulanmasının yeterli olmayacağı" gerekçesiyle

reddedilmiştir.

12. Mahkemenin 3/1/2014 tarihinde yapılan duruşmasında başvurucu

tahliye talebinde bulunmuş, Mahkemece başvurucunun talebi "atılı suçların niteliği ve delillerin henüz tam

olarak toplanmamış olması karşısında sanıkların delilleri karartma ve kaçma

şüphelerinin bulunduğu, adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yeterli

olmayacağı" gerekçesiyle reddedilmiştir.

13. Başvurucu, tutukluluğa itiraz incelemesinde alınan Savcılık

mütalaasının kendisine tebliğ edilmediğine ilişkin olarak başvuru dilekçesinin

ekinde Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 8/10/2013 tarihli ve 2013/787 Değişik

İş sayılı itiraz incelemesi kararını sunmuştur. Kararın incelenmesi neticesinde

başvurucunun 19/9/2013 tarihli duruşmada tutukluluğun devamına ilişkin verilen

karara itiraz ettiği, itirazı inceleyen Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesince

Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra 8/10/2013 tarihinde itirazın

reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

14.Başvurucu bu karar üzerine 17/2/2014 tarihinde bireysel

başvuruda bulunmuştur.

15. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesince 19/2/2014 tarihinde

yapılan duruşmada başvurucununkurulan örgüte üye

olmak suçundan 1 yıl 8 ay hapis, özel belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı 16

kez 1 yıl 3 ay hapis, güveni

kötüye kullanma suçundan ayrı ayrı on beş kez 10 ay hapis ve 2.000 TL adli para

cezası, kamu kurum ve kuruluşlarını aracı olarak kullanmak suretiyle

dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı 11 kez 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000 TL adli

para cezası, resmî belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı 7 kez2 yıl 6 ay hapis,

resmî belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı iki kez 3 yıl 4 ay hapis, mala

zarar verme suçundan 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve tutukluluğun

devamına karar verilmiştir.

16. Başvurucunun, tutukluluğun devamı kararına itirazı üzerine

Antalya4. Ağır Ceza Mahkemesi 10/3/2014 tarihli ve 2014/197 Değişik İş sayılı

kararıyla başvurucunun itirazını reddetmiştir. Antalya 3. Ağır Ceza

Mahkemesinde hüküm tarihine kadar on altı kez duruşma yapılmıştır.

17. Başvurucunun temyizi üzerine İlk Derece Mahkemesinin kararı,

Yargıtay 21. Ceza Dairesinin 5/4/2016 tarihli kararıyla bozulmuştur.

18. Bozma sonrası davanın Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin

2016/109 sayılı sırasına kaydı yapılmış, 6/5/2016 tarihinde yapılan tensip

incelemesinde başvurucunun tutukluluğunun devamına karar verilmiştir.

19.Dava İlk Derece Mahkemesi önünde derdesttir.

B. İlgili Hukuk

20. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Ceza Kanunu’nun 157.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"(1) Hileli

davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak,

kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar

hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası

verilir."

21. 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin (d) bendi şöyledir:

"(1) Dolandırıcılık suçunun;

...

d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek

kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç

olarak kullanılması suretiyle,

...

İşlenmesi halinde, iki yıldan yedi yıla kadar

hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına

hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.;

Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j)

ve (k) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli

para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az

olamaz."

22. 5237 sayılı Kanun'un 204. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

"(1) Bir resmi

belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak

şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla

kadar hapis cezası ile cezalandırılır."

23. 5237 sayılı Kanun'un 207. maddesi şöyledir:

"(1) Bir özel belgeyi sahte olarak

düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde

değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile

cezalandırılır.

(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini

bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır."

24. 5237 sayılı Kanun'un 220. maddesinin(1)

ve (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"(1) Kanunun suç

saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün

yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları

işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile

cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması

gerekir.

(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, bir yıldan

üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."

25. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun

100. maddesi şöyledir:

“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını

gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya

sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen

ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı

verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni

var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması

veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

1. Delilleri yok etme, gizleme veya

değiştirme,

2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı

yapılması girişiminde bulunma,

Hususlarındakuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

...

(4) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya

hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı

verilemez.”

26.5271 sayılı Kanun’un 104. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

"(1) Soruşturma ve

kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.

(2) Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin

devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına

itiraz edilebilir.

(3) Dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya geldiğinde salıverilme istemi hakkındaki karar,

bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili dairesi veya Yargıtay Ceza Genel

Kurulunca dosya üzerinde yapılacak incelemeden sonra verilir; bu karar re'sen de verilebilir."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

27. Mahkemenin 9/6/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

28. Başvurucu, tutuklanmasının haksız olduğunu, tutukluluğa

yaptığı itiraz incelemelerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, 2 yıl 4 ayı

aşkın süredir tutuklu bulunduğunu, tutuklulukta makul sürenin aşıldığını ve

tutukluluğa itiraz incelemelerinde alınan Savcılık görüşünün kendisine tebliğ

edilmediğini belirterek Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş; tahliye ve tazminat talebinde

bulunmuştur.

B. Değerlendirme

29. Başvurucunun şikâyetinin özü, tutukluluğun makul süreyi

aşması ve tutukluluğa itiraz incelemelerinde alınan Savcılık görüşünün tebliğ

edilmemesi nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine

ilişkindir. Bu nedenle başvurucunun şikâyetlerinin Anayasa’nın 19. maddesinin

yedinci ve sekizinci fıkrası çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.

1. Cumhuriyet Savcısının Görüşünün Tebliğ

Edilmediğine İlişkin İddia

30. Başvurucu, tutukluluğun devamına yönelik yaptığı itiraz

incelemesinde itiraz merciince Cumhuriyet savcısından alınan görüşün kendisine

bildirilmediğini ileri sürmüştür.

31. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru usulü” kenar başlıklı 47. maddesinin (5)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvurunun,

başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin

öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir. …”.

32. Bireysel başvurunun kabul edilebilirlik koşullarından olan

başvuru süresine riayet edilmesi şartı, bireysel başvuru incelemesinin her

aşamasında resen dikkate alınması gereken bir başvuru koşuludur. Bireysel

başvurunun başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin

öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekmektedir (Taner Kurban, B. No: 2013/1582, 7/11/2013,

§§19, 20).

33. Somut olayda Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen

yargılama kapsamında tutuklu olan başvurucu 19/9/2013 tarihli duruşmada

tutukluluğun devamına yönelik verilen karara itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen

Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Cumhuriyet savcısının görüşünü aldıktan sonra

8/10/2013 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir. Antalya 3. Ağır Ceza

Mahkemesinde bir sonraki duruşma 8/11/2013 tarihinde yapılmıştır. İtiraz

inceleme kararının başvurucuya tebliğ tarihi dosyadan anlaşılamamakta ise debaşvurucu, bireysel başvuru formunda başvuru yollarının

tüketildiği tarih olarak Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 3/1/2014 tarihli

duruşmada verilen tutukluluğun devamına ilişkin kararını göstermiştir.

Dolayısıyla bireysel başvurunun İlk Derece Mahkemesinin itirazın reddine

ilişkin verilen kararın öğrenildiği 3/1/2014 tarihinden itibaren otuz gün içinde

yapılması gerekirken 17/2/2014 tarihinde yapılan bireysel başvuruda süre aşımı

olduğu sonucuna varılmıştır.

34. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmı hakkında süre aşımı nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. TutukluluğunMakul

Süreyi Aştığına İlişkin İddia

35. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının ilgili kısmı

şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması

şarttır."

36. 6216 sayılı Kanun'un "Bireysel

başvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu

ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve

yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce

tüketilmiş olması gerekir."

37. Anılan Anayasa ve Kanun hükümlerine göre bireysel başvuru

yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm

organlarının anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya

çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bu

nedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle derece

mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından değerlendirilmesi ve

bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,

26/3/2013, § 16).

38. Bu nedenle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia

edilen hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde

başvurulabilecek ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun

ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek

için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca

başvurucunun Anayasa Mahkemesi önüne getirdiği şikâyetini öncelikle ve

süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu

konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması, aynı

zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş

olması gerekir (Ayşe Zıraman

ve Cennet Yeşilyurt, § 17).

39. Öte yandan 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı

fıkrası uyarınca ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal

için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel

başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması, başka bir deyişle bireysel başvuru

yapıldığı tarihte başvuru koşullarının tamamının sağlanmış olması gerekir.

Bununla birlikte bir başvuru yolu yoksa ya da olan başvuru yolları etkili

değilse Mahkeme, somut olayın koşullarını dikkate alarak bir başvurunun

incelenmesine karar verebilir (Ümit Ata,

B. No:2012/254, 6/2/2014, § 33).

40. Bununla birlikte başvuru yollarının tüketilmesi kuralının

bir dereceye kadar esneklikle ve aşırı şekilcilikten uzak biçimde uygulanması

gerekir. Buna ek olarak başvuru yollarının tüketilmesi kuralı mutlak olmadığı

gibi otomatik olarak uygulanabilir nitelikte bir kural da değildir. Bu kurala

uyulup uyulmadığının denetlenmesi sırasında her bir olayın özel şartlarına

dikkat edilmesi gerekir. Yani bu kurala uyulup uyulmadığı denetlenirken başka

şeylerin yanında hukuk sistemindeki biçimsel hukuk yollarının varlığı değil

aynı zamanda bu yolların işlerlik kazandıkları genel hukuki ve siyasal bağlam

ve ayrıca başvurucunun kişisel durumu da gerçekçi bir biçimde dikkate alınmak

zorundadır. Son olarak davanın tüm koşulları çerçevesinde başvurucunun

kendisinden başvuru yollarını tüketmek bağlamında beklenebilecek her şeyi

yerine getirip getirmediğini incelemesi gerekmektedir (Serdar Ziriğ

[GK], B. No: 2013/7766, 2/7/2015, § 26).

41. "Bir suç isnadına bağlı olarak tutuklu olma"

durumunda tutukluluk süresinin kanuni süreyi veya makul süreyi aştığı

iddiasıyla yapılacak bireysel başvurunun, ilk derece yargılaması devam ederken

tutukluluğun devamına karar verilen her aşamada başvuru yolları tüketildikten

sonra veya serbest bırakılmadan itibaren başvuru süresi içinde yapılması

gerekir (Mehmet Emin Kılıç, B.

No: 2013/5267, 7/3/2014, § 28). Bununla birlikte anılan kural mutlak değildir.

Bazı hâllerde kuralın, hakların kullanılmasına engel olacak aşırı şekilcilikten

uzak bir şekilde esnek yorumlanması gerekebilir. Özellikle daha önce birçok kez

tutukluluğun devamı kararlarına itiraz edilmiş ve sonuç alınamamışsa en son

verilen tutukluluğun devamı kararına itiraz edilmediği dolayısıyla başvuru

yollarının tüketilmediği gerekçesiyle başvuru reddedilmemelidir (Serdar Ziriğ, §

27).

42. Bu değerlendirmeler ışığında somut olaya bakıldığında İlk

Derece Mahkemesinin başvurucunun tutukluluk hâlini resen veya başvurucunun

talebi üzerine incelemiş olduğu ve her defasında başvurucunun tutukluluk

hâlinin devamına karar verdiği, bu kararlara karşı yapılan itirazların da

reddedildiği anlaşılmıştır. Tutukluluğun devamına karar verilen bir davada

başvurucunun yaklaşık üç yıl süren bir tutuklulukta verilen son tutukluluğun

devamı kararına karşı itiraz yoluna başvurmasını beklemek aşırı şekilci bir

yaklaşım olacaktır. Kaldı ki başvurucu 3/1/2014 tarihinde verilen tutuklamanın

devamı kararına doğrudan itiraz etmemiş olsa da başvurucunun tutukluluk hâlinin

devam ettiği anlaşılmaktadır.

43. Belirtilen nedenlerle başvurunun itiraz yoluna başvurulmadan

yapıldığı gerekçesiyle kabul edilemezliğine karar verilmemelidir. Buna karşılık

başvuru, her hâlükârda süresi içinde yapılması gerekir (bkz. § 31).

44. Devam eden tutukluluğun hukuka aykırı olduğu iddiasıyla

yapılan bireysel başvurularda şikâyetlerin temel amacı tutukluluğun hukuka

aykırı olduğunun ya da devamını haklı kılan sebep veya sebeplerin bulunmadığının

tespitidir. Bu tespit yapıldığı takdirde buna bağlı olarak ilgilinin tutukluluk

hâlinin devamına gerekçe olarak gösterilen hukuki sebeplerin varlığı sona

erecek ve böylece kişinin serbest kalmasının yolu açılabilecektir. Dolayısıyla

belirtilen nedenlerle ve serbest bırakılmayı temin edebilecek bir karar alma

amacıyla yapılacak bireysel başvuruların -olağan kanun yolları tüketilmek

şartıyla- tutukluluk hâli devam ettiği sürece yapılabilmesi mümkündür (Korcan Pulatsü, B. No:

2012/726, 2/7/2013, § 30).

45. Somut olayda yargılama kapsamında tutuklu olan başvurucu,

bireysel başvuru formunda başvuru yollarının tüketildiği tarih olarak Antalya

3. Ağır Ceza Mahkemesinin 3/1/2014 tarihli duruşmada verilen tutukluluğun

devamına ilişkin kararı göstermiştir. Bu hâlde başvurucunun bu karara itiraz

etmeden başvuruda bulunduğu dikkate alındığında ve başvuru yolunun

tüketilmesinin gerekmediği (bkz. §§ 41, 42) söz konusu başvuruda 3/1/2014

tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılması gerekirken 17/2/2014 tarihinde

yapılan bireysel başvuruda süre aşımı olduğu sonucuna varılmıştır.

46. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının da süre aşımı nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Tutukluluğun devamı kararına itiraz incelemesinde

Cumhuriyet savcısının görüşünün tebliğ edilmediğine ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

2. Tutukluluğun makul süreyi aştığına ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderinin başvurucu üzerine BIRAKILMASINA 9/6/2016

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Hicabi DURSUN

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Hüseyin

TURAN

Başvurucu

:

Cüneyt

KARATAŞ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/2069, 9 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucuların
  10. B. Değerlendirme
  11. A. 1. Tutukluluğun devamı kararına itiraz incelemesinde
  12. B. Yargılama giderinin başvurucu üzerine BIRAKILMASINA 9/6/2016
  13. Necipoğlu
  14. Turan
  15. Karataş
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/2069
Tarih
9 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Sadullah Remzi Karagöz Başvurusu (B. No: 2014/8870)
  • Ahmet Temiz Başvurusu (B. No: 2013/6209)
  • Osman Nihat Şen Başvurusu (B. No: 2014/16517)
  • Muhsin Karaca Başvurusu (B. No: 2014/2211)
  • Mehmet Siraç Taran Başvurusu (B. No: 2014/5139)
  • Aras Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/9632)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.