İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Abdulkadir Güneş Başvurusu (B. No: 2014/7489)

1. Başvuru, Anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan

Başvuru No2014/7489Tarih10 Ekim 2019Okuma12 dk · 2.365 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Abdulkadir Güneş Başvurusu

Karar tarihi
10 Ekim 2019
Başvuru Numarası
2014/7489
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.365 kelime·12 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, Anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan

bazı eylemlerinin terör örgütü üyeliği suçundan mahkûmiyetinde delil olarak

kullanılmasının başvurucunun ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü

düzenleme hakkını; yargılama sırasında usuli

güvencelere riayet edilmemesinin adil yargılanma hakkını, iletişimin tespitine

ve fiziki takip yapılmasına izin verilmesi hakkındaki kararların keyfi

olmasının da haberleşme özgürlüğü ile özel hayata saygı hakkını ihlal ettiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 26/5/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucu 1990 doğumlu olup olayların meydana geldiği tarihte

Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Bölümü

öğrencisidir.

7. Başvurucu, terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği

gerekçesiyle üç gün gözaltında tutulduktan sonra 27/4/2012 tarihinde serbest

bırakılmıştır. Cumhuriyet savcısı 7/5/2012 tarihli iddianamesi ile başvurucunun

terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasını talep etmiştir. Malatya 3.

Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 21/12/2012 tarihinde, başvurucunun terör örgütüne

üye olmak suçundan mahkûmiyetine hükmetmiştir.

8. İlk derece mahkemesinin başvurucunun terör örgütü üyeliği

suçundan mahkûmiyetinde dikkate aldığı delillerin bazıları şu şekildedir:

i. İlk derece mahkemesi başvurucunun, PKK'nın gençlik

yapılanması olan Demokratik Yurtsever Gençlik Meclisi (DYGM) bünyesinde

faaliyetlerde bulunduğunu tespit etmiştir. Mahkemeye göre DYGM, Kürtçülüğün

yaygınlaştırılması ve PKK'nın ideolojisi ve amaçları hakkında daha fazla

bilinçlendirilmesi kapsamında yapılan faaliyetlerde gençlerin daha aktif rol

üstlenmesi amacını taşımaktadır.

ii. Başvurucunun 2/3/2012 tarihinde Fırat Üniversitesinde kız meselesi yüzünden başladığı belirtilen

bir kavgada bazı öğrencilerin yaralanması sonrasında Kürt kökenli öğrencilerin

örgütsel yapı içinde sahiplenildiği algısının yaratılmasını diğer sanıklarla

birlikte organize ettiği ifade edilmiştir. Ayrıca başvurucunun Kürt kökenli

öğrencileri sağ görüşlü öğrencilerle bir araya getirerek örgütsel faaliyetlere

kitle oluşturulması amacıyla kavga ortamı hazırladığı belirtilmiştir.

iii. Başvurucunun 16/4/2012 tarihinde Fırat Üniversitesinde

öğrenim gören öğrenciler arasında meydana gelen bir kavga olayında Kürt kökenli

öğrencilerin örgütsel yapı içinde sahiplenildiği algısının yaratılmasını diğer

sanıklarla birlikte organize ettiği ifade edilmiştir. Ayrıca başvurucunun Kürt

kökenli öğrencileri sağ görüşlü öğrencilerle bir araya getirerek kavga ortamı

hazırladığı belirtilmiştir.

iv. Başvurucunun 3/3/2012 tarihinde Elazığ

Atapark Düğün Salonu'nda Fırat Öğrenci Derneğinin "Dernek Açılışı ve Tanıtımı" adı

altında düzenlenen etkinliğinin organizasyonunda görev aldığı ve aynı zamanda

bu etkinliğe katıldığı ifade edilmiştir. Ayrıca Mahkeme, başvurucunun bu

etkinlik sırasında terör örgütünün propagandasını da yaptığını belirtmiştir. Bu

kapsamda birtakım teknik takip tutanaklarına dayanılmıştır. Teknik takip tutanağı'na göre;

- Olay günü başvurucunun da aralarında bulunduğu bir kısım

sanığın düğün salonu içinde beklediği, bu etkinlik sırasında yapılan davet

üzerine sözde devrim şehitleri adına 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulduğu,

bu sırada başvurucunun da aralarında olduğu sanıkların yönlendirmesiyle

ışıkların söndürüldüğü tespit edilmiştir. Saygı duruşu sonrasında "Gerilla Marşı" adı verilen ve

içinde terör örgütünün propagandasını oluşturan sözler barındıran şarkının tüm

katılımcılarla birlikte yüksek sesle söylendiği, şarkının bitiminde

katılımcıların alkışlarla şarkıya destekte bulundukları ifade edilmiştir. Bu

şarkının akabinde ışıkların tekrar açıldığı ve bu kez "Oramar"

adı verilen ve içinde terör örgütünün propagandasını oluşturan sözler

barındıran şarkının söylendiği belirtilmiştir. Ayrıca etkinlik sonunda bir

tiyatro gösterisinin yapıldığı, bu gösteride güvenlik güçlerince kötü muamele

yapılarak insanların öldürüldüğü ve gözaltında kaybedildiği hususları işlenerek

etkinliğe katılanların şiddete, teröre, etnik ayrımcılığa yönlendirildiği, kin

ve düşmanlığa tahrik edildiği ifade edilmiştir.

v. Başvurucunun PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması

içinde Elazığ'da faaliyet gösterdikleri iddiasıyla

tutuklanan bazı kişilerin Malatya'da görülen duruşmasına Elazığ'dan

katılanlardan biri olduğu belirtilmiştir. Başvurucunun bu eylemi

gerçekleştirmekteki amacının tutuklu kişilere ve onların ailelerine destek

olmanın yanında bu organizasyona katılan kişilerde örgütsel bir bilinç

oluşmasını sağlamak olduğu ifade edilmiştir.

vi. Başvurucunun 21/3/2012 tarihinde Elazığ

İstasyon Meydanı'nda nevruz etkinlikleri adı altında düzenlenen ve terör

örgütünün toplantısı hâline dönüştürülen etkinliği organize ettiği ve bu

etkinliğe katıldığı ifade edilmiştir. Bu etkinlik sırasında başvurucunun da

içinde bulunduğu grup tarafından terör örgütünün propagandasını oluşturacak

şekilde pankartlar asıldığı, birtakım sloganlar atıldığı ve müzik yayını

yapıldığı belirtilmiştir.

vii. Başvurucunun PKK/KCK terör örgütü adına çocuklara yönelik

olarak çeşitli tarihlerde özel ders verdiği belirtilmiştir. Mahkemece, özel

ders verilmesi şeklindeki etkinliğin amacının özel ders alan kişilerde örgütsel

bir bilinç oluşmasını sağlamak olduğu ifade edilmiştir. Mahkeme, bu etkinliğin

Fırat Üniversitesi Rektörlüğünden herhangi bir izin alınmadan gerçekleştiği

hususuna da özel bir vurgu yapmıştır.

viii. Başvurucunun ikametgâhında yapılan aramada, daha önce elkonulmasına ve toplatılmasına karar verilen bir yayının

ele geçirildiği belirtilmiştir.

9. Terör örgütü üyeliğinden mahkûmiyetine ilişkin kararı

başvurucunun temyiz etmesi üzerine karar,Yargıtay

9. Ceza Dairesi tarafından 23/1/2014 tarihinde onanmıştır.

10. Başvurucu, karardan 2/5/2014 tarihinde haberdar olduğunu

belirtmiştir.

11. Başvurucu 28/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

12. İlgili ulusal ve uluslararası için bkz. Metin Birdal ([GK], B. No: 2014/15440, 22/5/2019, §§ 28-39)

başvurusu hakkında verilen karar.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

13. Mahkemenin 10/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. İfade Özgürlüğü ile

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

14. Başvurucu, Anayasa'da güvence altına alınan hakların

kullanılması niteliğinde olan birtakım eylemlerinin terör örgütü üyeliğinin

delili olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Başvurucu

ayrıca iddia edilen eylemlerin örgüt tarafından organize edildiğine veya bu

eylemlerin örgütün amacı doğrultusunda gerçekleştirildiğine ilişkin bir bilgi

ya da belgenin de yargılama dosyasında bulunmadığını ifade etmiştir. Tüm bu

nedenlerle başvurucu, anayasal hakların kullanılması niteliğindeki bu

eylemlerin örgüt üyeliği suçundan mahkûmiyet kararında delil olarak

kullanılmasının ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme

hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

15. Katıldığı veya organize ettiği toplantılar ile bu

toplantılarda açıklanan bazı düşüncelerin ve ikametgâhında bulunan yayının

terör örgütüne üye olmak suçundan verilen mahkûmiyet kararının delili olarak

kullanılması başvurucunun ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü

düzenleme hakkı üzerinde caydırıcı etki doğurabilir. Dolayısıyla başvurucunun

Anayasa'nın 26. ve 34. maddelerinde koruma altına alınan hakkına müdahalede

bulunulduğu kabul edilmelidir ( Metin Birdal,

§ 48).

16. Başvuru konusu müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde

öngörülen kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı ve Anayasa'nın 26. ve 34.

maddelerinde yer alan millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması meşru amaçları

kapsamında kaldığı anlaşılmıştır (Metin

Birdal, §§ 52-53). Bu

nedenle başvuru konusu müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine

uygun olup olmadığı değerlendirilecektir.

a. Müdahalenin Demokratik

Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olması

17. Temel hak ve özgürlüklerin koruması altında bulunan bir

eylemin terör örgütüne üye olmak suçunun mahkumiyetinde delil olarak kullanılması

suretiyle temel hak ve özgürlüklere yapılan bir müdahalenin demokratik toplum

düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal

ihtiyacı karşılaması gerekir. Amaca ulaşmaya yardımcı olmayan bir müdahalenin

zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı söylenemeyecektir (zorunlu toplumsal

ihtiyaç testine ilişkin açıklamalar için bkz. Bekir

Coşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, §§ 51, 53-55, 57; Mehmet Ali Aydın [GK], B. No: 2013/9343,

4/6/2015, § 68; Ferhat Üstündağ,

B. No: 2014/15428, 17/7/2018, § 45-46; Tansel

Çölaşan, B. No: 2014/6128, 7/7/2015, § 51).

b. Somut Olayın

Değerlendirilmesi

18. Terör örgütüne üye olmak suçu, üye ve hatta örgüt henüz bir

suç işlememiş olsa dahi örgütün toplum için yarattığı tehlikeyi cezalandıran ve

bu yönüyle bir yandan da örgüt faaliyetleri kapsamında suç işlenmesini

engelleme amacı taşıyan bir suç türüdür (Metin

Birdal, §§ 60- 61).

19. Bireysel başvuru yolunda Anayasa Mahkemesinin görevi bir

yargılamanın sonucu itibarıyla adil olup olmadığını değerlendirmek değildir.

Dolayısıyla başvurucu hakkında isnat edilen terör örgütünün üyesi olmak suçunun

sübuta erip ermediği veya toplanan delillerin suçun sübutu için yeterli olup

olmadığı meselesi, ilkesel olarak Anayasa Mahkemesinin ilgi alanı dışındadır (Metin Birdal, § 47; ayrıca bkz. Yılmaz

Çelik [GK], B. No: 2014/13117, 19/7/2018, § 45; krş. Ferhat Üstündağ, § 65). Bundan başka bir

ceza yargılamasında hangi delillerin hükme esas alınabileceği meselesi de esas

itibariyle Anayasa Mahkemesinin görev alanının dışındadır (Türk Ceza Hukuku

uygulamasına ilişkin bazı değerlendirmeler için bkz. Metin Birdal, §§ 67-71).

20. Bir kişinin henüz başka bir suç işlemeden yalnızca terör

örgütüne üye olması nedeniyle cezalandırılabilmesi için yargılama makamlarının

o kişinin terör örgütüyle olan bağlarını ortaya koyması gerekir. Henüz ceza

kanunlarında tanımlanan bir suçu işlememiş olsa bile bir terör örgütü ile örgüt üyeliği olarak kabul edilecek

kuvvette bir bağın varlığının araştırılması bireylerin sahip olduğu fikirlerin,

bağlı oldukları toplumsal grupların ve ideolojilerinin, davranışlarının

anlamlarının ve bunların altında yatan saiklerin de

değerlendirilmesini gerektirebilir. Böyle bir değerlendirmenin örgütlere üye

olmak, toplantılara katılmak veya düşünce açıklamaları yapmak gibi kişilerin

anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan eylemlerini de kapsadığı durumlarda

başta ifade, örgütlenme, din ve vicdan özgürlükleri ile toplantı ve gösteri

yürüyüşü düzenleme hakkı olmak üzere temel haklar üzerinde ciddi bir baskı

oluşturabilecek potansiyele sahip olduğu açıktır (Metin Birdal, §§ 63, 64).

21. Kişilerin anayasal hak ve özgürlükler kapsamında kalan

faaliyetlerinin terör örgütünün üyesi olmak suçundan verilen mahkûmiyet

kararlarının delili olarak kullanılmasının temel haklar üzerinde yaratacağı

caydırıcı etki nedeniyle -Devletin toplumu terör örgütlerinin faaliyetlerine

karşı korumak şeklindeki pozitif yükümlülüğünün bir sonucu olarak- insanların

terörsüz bir ortamda yaşama hakkı ile bu süreçte bireylerin potansiyel olarak

etkilenebilecek temel hakları arasında adil bir denge kurulmalıdır (Metin Birdal, § 65).

22. Söz konusu dengenin sağlandığının kabul edilebilmesi için

derece mahkemelerinin kişilerin anayasal hak ve özgürlükler kapsamında kalan

faaliyetlerini terör örgütünün üyesi olmak suçundan verilen mahkûmiyet

kararlarında delil olarak kullanılmalarının zorunlu bir ihtiyacı karşıladığını

göstermeleri gerekir. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaki

denetimi temel haklara bu şekilde yapılan müdahalenin zorunlu bir ihtiyacı

karşıladığının ilgili ve yeterli bir gerekçe ile gösterilip gösterilemediği ile

sınırlı olacaktır(Metin

Birdal, § 72).

23. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi mevcut başvuruda başvurucunun

toplantı ve ifade özgürlüklerine yapılan müdahalelerin gerçekten toplumsal bir ihtiyaca cevap verip

vermediği sorusuna cevap bulacaktır.

24. Başvuru konusu olayda ilk derece mahkemesi, süreklilik,

çeşitlilik ve yoğunluk gösterdiği kabul edilen eylem ve davranışlarıyla şiddeti

ve demokratik olmayan yöntemleri benimseyen başvurucunun PKK terör örgütünün

üyesi olduğu kanaatine ulaşmıştır.Anayasa

Mahkemesi başvurucu tarafından sunulan bilgi ve belgeler ile derece

mahkemelerince başvurucunun mahkûm edilmesi için benimsenen gerekçeleri

yukarıda yer verilen ilkeler uyarınca bir bütün olarak ve dikkatle

incelemiştir.

25. Somut olayın koşullarında ilk derece mahkemesinin,

başvurucuyu suç oluşturmadığı ve anayasal hakların kullanımından ibaret olduğu

ileri sürülen eylemleri nedeniyle mahkum ettiği kabul

edilmemiştir. İlk derece mahkemesi diğer bazı deliller yanında PKK'yı, terör

örgütü mensuplarını veya terör eylemlerini yücelten sloganların atıldığı,

pankartların açıldığı veya marşların söylendiği terör örgütünün propagandasına

dönüştürülen gösterilere katılmış olmasını ve ikametinde bulunan yayının

niteliğini başvurucunun örgüt üyeliğini açıklayan ve eylemlerinin sürekliliğini

gösteren deliller olarak kullanmıştır (krş. Metin

Birdal, § 76).

26. İlk derece mahkemesi, başvurucunun söz konusu toplantı ve

gösterileri organize etmek veya katılmak biçimindeki rolünün, bulundurduğu

yayının, DYGM üyesi olmasının ve diğer davranışlarının, onun PKK terör

örgütünün hiyerarşik yapılanmasına kendi isteğiyle ve bilerek dâhil olduğuna

dair bilgileri doğrular ve tamamlar nitelikte olduğunu ikna edici biçimde

ortaya koymuştur. Bu bağlamda ilk derece mahkemesi, başvurucunun şikayete konu eylemlerinin delil olarak kullanılmasının bir

toplumsal ihtiyacı karşıladığını ilgili ve yeterli bir gerekçe ile

göstermiştir.

27. Sonuç olarak başvurucunun ifade özgürlüğü ile toplantı ve

gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yapılan müdahale demokratik toplum düzeninin

gereklerine aykırı bir müdahale olarak değerlendirilemez.

28. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine

karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda müdahalenin meşru olduğu açık

olan başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

29. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun ifade özgürlüğü ile

toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine dair

başvurusunun, bir ihlal bulunmadığı açık olduğundan açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul

edilemezliğine karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma

Hakkının, Haberleşme Özgürlüğünün ve Özel Hayata Saygı Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

30. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda, başvuru

konusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylar hakkındaki

iddialarını kanıtlamak ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlal

edildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki iddialarını ortaya koymak

başvurucuya düşer. Başvurucunun kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmali

nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak ve özgürlük ile dayanılan Anayasa

hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu ileri

sürülen işlem veya kararların neler olduğunu başvuru dilekçesinde belirtmesi

şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia edilen

işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı,

bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklerden hangisinin hangi nedenle

ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçelerle deliller açıklanmalıdır (Sabah Yıldızı Radyo ve Televizyon Yayın İletişim

Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi [GK], B. No: 2014/12727,

25/5/2017, § 19).

31. Somut olayda başvurucu, bu başlık altındaki iddialarını

soyut bir şekilde ileri sürmüş, başvuru konusu olaylarla ilgili delilleri

sunarak olaylar hakkındaki iddialarını kanıtlama ve dayanılan Anayasa hükmünün

kendisine göre ihlal edildiğine dair hukuki iddialarını ortaya koyma

yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Başvurucu, yargılamanın sıhhati açısından

önem taşıyan tanıkların dinlenmemesi ve başka dava dosyalarındaki bilgi ve

belgelerin gerekçeli kararda mahkumiyetine dayanak alınması nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de tanıkların

dinlenmesinin neden önem taşıdığına ilişkin bir açıklama yapmadığı gibi

şikayetinde belirttiği başka dava dosyalarının hangi dosyalar olduğu,

mahkumiyete esas alınan bilgi ve belgelerin neler olduğu hususunda herhangi bir

değerlendirmede bulunmamıştır. Aynı şekilde başvurucu iletişimin tespiti ve

fiziki takip yapılmasına izin verilmesi kararları alınırken dikkate alındığını

ileri sürdüğü gizli belgelerin kendisine bildirilmemesi ve bu belgelerle ilgili

görüşünün alınmaması nedenleriyle çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal

edildiğini ileri sürmüş ancak dosya içerisinde bulunduğunu iddia ettiği gizli

belgelerin neler olduğuna, yargılamanın seyri üzerinde ne tür etki

yarattıklarına ilişkin yeterli bir değerlendirmede bulunmamıştır.

32. Başvurucu, hakkındaki yargılamanın özel yetkili mahkemelerce

gerçekleştirildiğini, bu mahkemelerin bağımsız ve tarafsız olduklarının

söylenemeyeceğini belirterek bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüş ancak söz konusu mahkemenin neden bağımsız ve

tarafsız olmadığı hususlarında yeterince bir açıklamaya başvuru formunda yer

vermemiştir.

33. Bundan başka başvurucu, soruşturma aşamasında gizlilik

kararı alınması nedeniyle hükme esas alınan delillerden bazıları ile ilgili

olarak gereği gibi savunma yapamaması nedeniyle savunma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüş; buna karşın kovuşturma aşamasında her tür gizlilik

kalktığı halde hangi surette savunmasını yapamadığına ilişkin herhangi bir

açıklamada bulunmamıştır.

34. İletişimin tespiti ve fiziki takip yapılmasına izin

verilmesine ilişkin kararların keyfi olması, kanunda öngörülen koşullar

gerçekleşmeden bu kararların verilmesi nedeniyle ise haberleşme hürriyeti ile özel

hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de bu

hususta başvuru formunda yeterince açıklamalarda bulunmamış, kanun hükümlerini

belirtmek suretiyle yapılan işlemin bu hükümlere uymadığını soyut bir şekilde

belirtmekle yetinmiştir.

35. Açıklanan gerekçelerle bu bölümdeki iddiaların

temellendirilememiş olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. İfade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkının, haberleşme özgürlüğünün ve özel

hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

10/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Rıdvan GÜLEÇ

Recai AKYEL

Yıldız

SEFERİNOĞLU

Raportör

:

Ömer MENCİK

Başvurucu

:

Abdulkadir

GÜNEŞ

Vekili

:

Av. Kazım

ÖLMEZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/7489, 10 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. İfade Özgürlüğü ile
  9. B. No: 2014/15428, 17/7/2018, § 45-46; Tansel
  10. B. Adil Yargılanma
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Yıldırım
  13. Kömürcü
  14. Seferinoğlu
  15. Güneş
  16. Ölmez
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/7489
Tarih
10 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Senay Melik Başvurusu (B. No: 2015/3470)
  • Nashaat Alalloush Başvurusu (B. No: 2019/9386)
  • Hüseyin Terzi Başvurusu (B. No: 2016/4401)
  • Nezir Depren Başvurusu (B. No: 2015/6547)
  • Adem Kanat ve Fatma Kanat Başvurusu (B. No: 2015/16838)
  • Samanyolu Haber Yayıncılık Hizmetleri A.ş. Başvurusu (B. No: 2015/3978)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.