İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hüseyin Terzi Başvurusu (B. No: 2016/4401)

1. Başvuru, tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi aşması

Başvuru No2016/4401Tarih10 Ekim 2019Okuma9 dk · 1.789 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Hüseyin Terzi Başvurusu

Karar tarihi
10 Ekim 2019
Başvuru Numarası
2016/4401
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.789 kelime·9 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi aşması

nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 4/3/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucu, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve bu örgütün

faaliyeti kapsamında kasten adam öldürme suçlarından Hopa Cumhuriyet

Başsavcılığınca (Savcılık) yürütülen soruşturma kapsamında 25/1/2011 tarihinde

gözaltına alınmıştır.

7. Savcılık başvurucuyu suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve bu

örgütün faaliyeti kapsamında kasten adam öldürme suçlarından tutuklanması

istemiyle 28/1/2011 tarihinde Hopa Sulh Ceza Mahkemesine sevk etmiştir.

8. Hopa Sulh Ceza Mahkemesi 28/1/2011 tarihinde başvurucunun suç

işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüt faaliyeti kapsamında kasten adam öldürme

suçlarından tutuklanmasına karar vermiştir.

9. Tutukluluk durumu 18/5/2011 tarihinde Hopa Sulh Ceza

Mahkemesince resen değerlendirilmiş ve başvurucunun tahliyesine karar

verilmiştir.

10. Savcılığın itirazı üzerine anılan tahliye kararı Hopa Asliye

Ceza Mahkemesince 20/5/2011 tarihinde kaldırılarak başvurucu hakkında yakalama

emri çıkarılmıştır.

11. Hakkında çıkarılan yakalama emri üzerine yakalanan

başvurucu, Hopa Asliye Ceza Mahkemesince 21/5/2011 tarihinde suç işlemek

amacıyla örgüt kurma ve örgüt faaliyeti kapsamında kasten adam öldürme

suçlarından tutuklanmıştır.

12. Savcılık 14/9/2012 tarihinde başvurucunun kasten öldürme,

ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma ya da bulundurma,

tasarlayarak öldürme suçlarını işlediğinden bahisle hakkında kamu davasının

açılması için Artvin Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben fezleke düzenlemiştir.

13. Artvin Cumhuriyet Başsavcılığı 28/9/2012 tarihli iddianamesi

ile başvurucunun tasarlayarak öldürme, kasten öldürme, cebir tehdit veya hile

kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kişiyi hürriyetinden yoksun

kılma, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma ya da

bulundurma suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle aynı yer

Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açmıştır.

14. Artvin Ağır Ceza Mahkemesi 7/6/2013 tarihinde başvurucunun

tasarlayarak öldürmeye azmettirme suçundan 16

yıl 8 ay hapis cezasıyla, nitelikli hürriyetinden

yoksun kılma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla, ruhsatsız ateşli silahlarla

mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan 1 yıl 3 ay hapis ve 4.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına

karar vermiştir.

15. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesi

18/11/2014 tarihli ilamıyla kararı bozmuştur.

16. Bozma üzerine yargılamaya Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin

E.2014/125 sayılı dosyası üzerinden devam olunmuş; Mahkeme 22/1/2015 tarihinde,

başvurucu hakkında verdiği ilk kararın hukuka uygun olduğunu belirterek direnme

kararı vermiştir.

17. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay

Ceza Genel Kurulu 6/10/2015 tarihli kararı ile direnme kararını bozmuştur.

18. Bozma üzerine yargılamaya Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin

E.2016/2 sayılı dosyası üzerinden devam olunmuştur.

19. Artvin Ağır Ceza Mahkemesi 5/1/2016 tarihinde yaptığı tensip

(duruşmaya hazırlık) incelemesi sırasında başvurucunun tutukluluk durumunu da

değerlendirmiş ve tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir.

20. Başvurucu bu karara itiraz etmiş, Rize Ağır Ceza

Mahkemesince 16/2/2016 tarihinde itirazın kesin olarak reddine karar

verilmiştir.

21.Başvurucu 4/3/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

22. Artvin Ağır Ceza Mahkemesi 7/3/2016 tarihinde başvurucunun

tasarlayarak öldürmeye azmettirme suçundan 16

yıl 8 ay hapis cezasıyla, nitelikli hürriyetinden

yoksun kılma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla, ruhsatsız ateşli silahlarla

mermileri satın alma veya taşıma ya da bulundurma suçundan 1 yıl 3 ay hapis ve 4.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve

tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir.

23. Karar, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 9/5/2017 tarihli ilamıyla

onanarak kesinleşmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

24. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun“Tutuklulukta

geçecek süre” kenar başlıklı 102. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Ağır

ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır.

Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi

toplam üç yılı geçemez.”

25.5271 sayılı Kanun'un "Tazminat

istemi" kenar başlıklı 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

ilgili kısmı şöyledir:

"Suç soruşturması veya kovuşturması

sırasında;

a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında

yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü

zararlarını, Devletten isteyebilirler."

26. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat

isteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin

ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde

karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat

isteminde bulunulabilir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

27. Mahkemenin 10/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

28. Başvurucu, tutukluluğunun kanunda öngörülen azami süreyi

aştığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

29. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu itibarla başvurucunun tutukluluğun

Kanun'da öngörülen azami süreyi aştığına dair şikâyetinin Anayasa'nın 19.

maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında

incelenmesi uygun görülmüştür.

30. Anayasa'nın başvurunun değerlendirmesinde esas alınacak 19.

maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının ilgili kısımları şöyledir:

"Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine

sahiptir.

Şekil ve şartları kanunda gösterilen:

... bir mahkeme kararının ... gereği olarak

ilgilinin yakalanması veya tutuklanması... halleri dışında kimse hürriyetinden

yoksun bırakılamaz.

Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan

kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini

veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu

kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hakim

kararıyla tutuklanabilir ..."

1. Başvuru Yollarının

Tüketilmesi Hakkında

31. Tutukluluk hâli sona ermiş olan başvurucunun (devam eden

tutukluluk hâlinden farklı olarak) tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi

ya da makul süreyi aştığı şikâyetleri yönünden iddia edilen ihlalin tespitini

ve tazminat ödenmesini sağlayabilecek bir hukuk yolu mevcut ise öncelikle bu

yolu tüketmesi gerekir. 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı

fıkrası ile öngörülen tazminat yolu bir yandan başvurucuların maruz kaldığı

tutukluluk nedenleri ve süresinin uzunluğunun tespiti, diğer yandan da

uğranılan zararın tazmini imkânını sağladığından anılan şikâyetler açısından

erişilebilir ve elverişli bir çözüm olanağı ve makul ölçüde bir başarı olanağı

sunmaktadır (Hamit Kaya, B. No:

2012/338, 2/7/2013, §§ 46-48).

32. Somut olayda Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda

bulunulduktan sonra ilk derece mahkemesince 7/3/2016 tarihinde başvurucu hakkında

mahkûmiyet hükmü tesis edilmiş ve hükümle birlikte tutukluluğun devamına karar

verilmiştir. Anılan mahkûmiyet hükmü, bireysel başvuru henüz sonuçlanmadan

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 9/5/2017 tarihli ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.

Başvurucu, mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği 9/5/2017 tarihinden itibaren en geç

bir yıl içinde 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesine dayanarak tazminat talebinde

bulunma imkânına sahiptir. Bununla birlikte başvuru konusu olayda başvurucu

açısından bireysel başvurunun karara bağlandığı tarih itibarıyla tazminat

talebinde bulunmak için Kanun'da öngörülen bir yıllık süre (bkz. § 25) geçmiş

bulunmakta ve bu sürenin geçirilmesinde başvurucuya herhangi bir kusur izafe

edilememektedir. Kaldı ki başvuru tarihi itibarıyla başvurucunun mağduriyetini

giderebilecek nitelikte tüketilmesi gereken bir başvuru yolunun bulunmadığı da

açıktır (Abdullah Akyüz [GK], B.

No: 2013/9352, 2/7/2015, §§ 48, 49).

2. Şikâyetin İncelenmesi

33. Anayasa'nın "Temel

hak ve hürriyetlerin sınırlanması" kenar başlıklı 13.

maddesinde temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca

Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak

kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların Anayasa’nın sözüne ve ruhuna,

demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyet'in gereklerine ve ölçülülük

ilkesine aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Anayasa’nın 19. maddesindeki

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının sınırlanabileceği durumların şekil ve

şartlarının kanunda gösterilmesi ölçütü, Anayasa’nın 13. maddesindeki temel hak

ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabileceğine ilişkin kural ile uyumludur

(Murat Narman, B. No: 2012/1137,

2/7/2013, § 43).

34. Kişi hürriyetine ilişkin sınırlamaların kanunda belirtilen

esas ve usule uygunluğunu sağlama yükümlülüğü ilke olarak idari organlara ve

derece mahkemelerine aittir. İdare organları ve mahkemeler, esas ve usule

ilişkin hukuk kurallarına uymakla yükümlüdür. Anayasa’nın 19. maddesinin amacı

kişileri keyfî şekilde hürriyetten yoksun bırakılmaya karşı korumak olup

maddede öngörülen istisnai hâllerde kişi hürriyetine getirilecek sınırlamaların

maddenin amacına uygun olması gerekir. Bu nedenle Anayasa’nın 19. maddesinin

üçüncü fıkrasında yer alan hürriyetten yoksun bırakmanın şekil ve şartlarının kanunda

gösterilmesi kuralı gereğince başvurucunun tutukluluk durumunun kanuni

dayanağının bulunup bulunmadığının, kanunun hürriyetten yoksun kılmaya izin

verdiği hâllerde ise kanunun -hukuk devleti ilkesi gereği- keyfîliği

önlemek için uygulanmasında yeterli ölçüde erişilebilir, kesin ve öngörülebilir

olup olmadığının Anayasa Mahkemesince incelenmesi gerekir (Murat Narman, § 44).

35. 5271 sayılı Kanun’un 102. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında, ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde tutukluluk süresinin

en çok iki yıl olduğu ve bu sürenin zorunlu hâllerde gerekçe gösterilerek

uzatılabileceği ancak uzatma süresinin toplam üç yılı geçemeyeceği

belirtilmiştir. Buna göre uzatma süreleri dâhil toplam tutukluluk süresinin

azami beş yıl olabileceği anlaşılmaktadır (Hamit

Kaya, B. No: 2012/338, 2/7/2013, § 40).

36. Tutukluluk süresinin hesabında ilk derece mahkemesi önünde

yargılama aşamasında geçen sürelerin dikkate alınması gerekir. Zira kişi

yargılanmakta olduğu davada ilk derece mahkemesi kararıyla mahkûm edilmişse bu

kişinin hukuki durumu bir suç isnadına bağlı

olarak tutuklu olma kapsamından çıkmakta ve tutmanın nedeni ilk

derece mahkemesince verilen hükme bağlı olarak tutma hâline dönüşmektedir.

Nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), mahkûmiyet kararı sonrası

tutulma hâlini tutukluluk olarak nitelendirmemekte ve temyiz aşamasında geçen

süreyi tutukluluk süresinin hesabında dikkate almamaktadır. Aynı yaklaşım

Yargıtay Ceza Genel Kurulunca da benimsenmiş ve temyizde geçen sürenin

tutukluluk süresine dâhil edilmeyeceğine hükmedilmiştir (Hamit Kaya, § 41). Bu bakımdan temyiz

aşamasında geçen süreler, tutukluluk süresinin değerlendirilmesinde gözönünde bulundurulamaz. Ancak bozma kararı sonrasında

bireyin durumu tekrar suç isnadına bağlı tutmaya dönüşeceğinden ilk derece

mahkemesi önünde geçen süre değerlendirmede dikkate alınacaktır (Savaş Çetinkaya, B. No: 2012/1303,

21/11/2013, § 42).

37. Somut olayda başvurucu 25/1/2011 tarihinde gözaltına alınmış

ve 28/1/2011 tarihinde tutuklanmıştır. Devam eden yargılamada başvurucu

18/1/2015 tarihinde tahliye edilmiş ve 21/5/2011 tarihinde yeniden

tutuklanmıştır. İlk derece mahkemesinin 7/6/2013 tarihinde vermiş olduğu

başvurucunun mahkûmiyetine dair karar, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından

18/11/2014 tarihli ilam ile bozulmuştur. İlk derece mahkemesinin bozma sonrası

verdiği 22/1/2015 tarihli direnme kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından

6/10/2015 tarihli ilam iletekrar bozulmuştur. İlk

derece mahkemesinin ikinci bozma sonrası verdiği 7/3/2016 tarihli mahkûmiyet

kararı ise Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından 9/5/2017 tarihinde onanmıştır.

38. Mahkûmiyet sonrasında sanığın tekrar bir suç isnadına bağlı olarak

özgürlüğünden yoksun bırakıldığını kabul etmek için, diğer bir ifadeyle sanığın

ilk derece yargılamasında yeniden tutuklu

statüsünde olduğunu söyleyebilmek için temyiz incelemesi sonunda mahkûmiyet

kararının bozulması ve davayla ilgili yeni bir hüküm verilmesi amacıyla ilk

derece mahkemesinde yargılama yapılması gerekir. Yargıtay Dairesince temyiz

sürecinde hükümle ilgili bir karar verilmeden tespit edilen eksikliğin

giderilmesi amacıyla dava dosyasının mahkemesine gönderilmesi sanığın

özgürlüğünden yoksun bırakılmasını yeniden bir

suç isnadına bağlı hâle getirmez (Ali

Kederli, B. No: 2014/16355, 30/12/2014, § 30). Dolayısıyla

eksikliklerin tamamlanması için geçen sürenin tutukluluk süresinin

hesaplanmasında dikkate alınmayacağı açıktır.

39. Bu belirlemelere göre başvurucu 18/5/2011-25/1/2011,

25/1/2011-7/6/2013, 18/11/2014-22/1/2015 ve 6/10/2015- 7/3/2016 tarihleri

arasında ilk derece mahkemesince verilen

hükme bağlı olarak tutulmuştur. Bu durumda başvurucu bir suç

isnadına bağlı olarak toplam 2 yıl 10 ay 44 gün süreyle hürriyetinden yoksun

bırakılmıştır. Bu itibarla başvurucunun bir

suç isnadına bağlı olarak tutulduğu süre beş yılı doldurmamış ve

kanunda öngörülen azami tutukluluk süresi aşılmamıştır.

40. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun kanuni tutukluluk

süresinin aşıldığı iddiasına ilişkin olarak bir ihlalin olmadığı açık

olduğundan başvurunun açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

10/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Rıdvan GÜLEÇ

Recai AKYEL

Yıldız

SEFERİNOĞLU

Raportör

:

Abdullah

UÇAR

Başvurucu

:

Hüseyin

TERZİ

Vekili

:

Av. Halil

CANBOLAT

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/4401, 10 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucuların
  9. B. Değerlendirme
  10. A. Başvurunun açıkça
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Yıldırım
  13. Kömürcü
  14. Seferinoğlu
  15. Uçar
  16. Terzi
  17. Canbolat
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/4401
Tarih
10 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Nezir Depren Başvurusu (B. No: 2015/6547)
  • Adem Kanat ve Fatma Kanat Başvurusu (B. No: 2015/16838)
  • Samanyolu Haber Yayıncılık Hizmetleri A.ş. Başvurusu (B. No: 2015/3978)
  • T.s. Başvurusu (B. No: 2019/14737)
  • F.a. Başvurusu (B. No: 2018/2521)
  • Ebru Doğu Başvurusu (B. No: 2016/78911)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.