İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ebru Doğu Başvurusu (B. No: 2016/78911)

1. Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması ve soruşturma dosyasına

Başvuru No2016/78911Tarih10 Ekim 2019Okuma25 dk · 4.998 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ebru Doğu Başvurusu

Karar tarihi
10 Ekim 2019
Başvuru Numarası
2016/78911
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.998 kelime·25 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması ve soruşturma dosyasına

erişimin kısıtlanması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 31/10/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

A. Başvurucu Hakkında

Başlatılan Birinci Soruşturma

8. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucu hakkında PKK/KCK

silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla 24/3/2016 tarihinde

2016/4842 soruşturma numarasıyla soruşturma başlatmıştır.

9. Anılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve tutuklama

talebiyle Kocaeli 2. Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilen başvurucu hakkında

tutuklama talebi reddedilerek yurt dışına çıkış yasağı ve imza atma

yükümlülüğünden oluşan 25/3/2016 tarihli adli kontrol kararı verilmiştir.

10. Hâkimliğin adli kontrol kararının ilgili kısımları şöyledir:

"Şüpheli Ebru Doğu'nun soruşturma konusu

silahlı terör örgütüne üye olmak suçu bakımından şüphelinin kendi beyanlarına

karşılık dosya içerisinde bulunan şüphelinin silahlı kişilerle çekilmişfotoğrafları, yurt dışına giriş kayıtlarının

sayısının birbirinin tutmaması, gibi bilgi ve belgelere dayalı olarak suçun

işlendiğine ilişkin kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin

bulunması, suç ve şüpheli hakkında delillerin henüz toplanamamış olması, bu

nedenle şüphelinin kişiler üzerinde baskı girişiminde bulunması hususlarında

kuvvetli şüphenin doğması, bu kapsamda delillerin karartılması şüphesinin

mevcudiyeti ya da kaçabileceği şüphesinden soruşturmaya konu suçun CMK’nın 100/3. maddesinde açıkça sayılan suçlar arasında

yer almasından dolayı tutuklama nedeninin oluşması, ancak suç vasfı ve delil

durumunun şüpheli lehine değişme ihtimali, işin önemi, verilmesi beklenen ceza

ile tutuklamanın ölçülü olmayabileceği, bu aşamada adli kontrol uygulamasının

gerekli ve yeterli olacağı anlaşıldığından; hakkındaki tutuklama talebinin

reddine, tutuklama kararı verilmediğinden, CMK’nın

101/4. maddesi gereğince soruşturma konusu suçtan şüphelinin derhal serbest

bırakılmasına,

Şüphelinin CMK’nın

109/1-a maddesi uyarınca, hakim ya da yetkili mahkemesi tarafından ikinci bir

karar verilinceye kadar yurt dışına çıkmaktan yasaklanmaları, CMK’nın 109/1-b maddesi uyarınca, haklarında kamu davası

açıldığı takdirde mahkeme huzurunda savunması alınana kadar, dava açılma

sürecinin birtakım nedenlerle uzaması durumunda ilk imzanın atıldığı tarihten

itibaren 6 ay süre ile her haftanın pazartesi günü saat 09:00 ile 18:00

saatleri içerisinde en yakın karakola giderek burada tutulan adli kontrol takip

defterine imza atma yükümlülüğünde tutulması suretiyleadli

kontrol tedbirlerine tabi tutulmasına ... [karar verildi.]"

11. Başvurucu, anılan karara itiraz etmemiştir.

12. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 14/6/2016 tarihli

iddianamesiyle başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan

cezalandırılması istemiyle aynı yer Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası

açılmıştır. İddianamede suçun işlendiği tarih olarak 24/3/2016 ve öncesi, suçun

işlendiği yer olarak ise Kocaeli'nin İzmit ilçesi gösterilmiştir.

13. İddianame ve diğer soruşturma evrakında başvurucunun PKK/KCK

terör örgütü hiyerarşisi içinde yer aldığı ileri sürülmüştür. Bu suçlamalara

esas alınan olgular özetle şöyledir:

i. Başvurucu hakkında 5/8/2015 tarihinde Ankara Emniyet

Müdürlüğüne "Ebru Doğu Mamak'ta oturur.

Dağa çıktı geri geldi. Şimdi eylem yapacak acele edin."

şeklinde ihbar yapıldığı belirtilmiştir.

ii. PKK/KCK ile bağlantılı suçlardan yürütülen başka bir

soruşturma kapsamında yakalanan S.S. adlı kişinin üzerinden ele geçirilen

dijital materyallerin incelenmesinde başvurucunun PKK/KCK terör örgütünün

Suriye Arap Cumhuriyeti yapılanması olan PYD/YPG terör örgütü mensupları ile

29/9/2014 ve 12/10/2014 tarihlerinde çektirdiği fotoğraflarının bulunduğu

belirtilerek anılan tarihlerde başvurucunun yasal bir giriş ya da çıkışının

olmadığı tespitine yer verilmiştir.

iii. Başvurucunun üzerinde ve konutunda yapılan aramada terör

örgütü PKK/KCK'nın kuruluş amacını anlatan örgüt

tarafından hazırlanmış 182 sayfalık yazı ile PKK terör örgütüyle irtibatlı

yüzlerce sayfa örgütsel dokümanın ele geçirildiği belirtilmiştir.

14. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul ederek

E.2016/301 sayılı dosya üzerinden 17/6/2016 tarihinde kovuşturma aşamasına

başlamıştır.

B. Başvurucu Hakkında

Başlatılan İkinci Soruşturma

15. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucunun Kocaeli'deki petrol rafinerisine yönelik sabotaj eylemi

yapacağına ve anılan eylem öncesi başvurucunun 27/8/2016 tarihinde diğer

şüphelilerden V.K. tarafından İstanbul'da karşılanarak Kocaeli'ne getirilip

şüpheli F.G.nin ikametinde kalacağına yönelik elde

edilen bilgiler üzerine 2016/15868 soruşturma numarasıyla soruşturma

başlatmıştır.

16. Başlatılan soruşturma kapsamında başvurucu ve diğer şüpheli

V.K. 27/8/2016 tarihinde Kocaeli'de havalimanı

servisinden indikleri sırada yakalanarak gözaltına alınmışlardır.

17. Başvurucunun da aralarında bulunduğu şüpheliler tutuklama

talebiyle Kocaeli 2. Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmiştir.

18. Başvurucu yapılan sorgusunda özetle hakkındaki suçlamayı

kabul etmediğini, PKK/KCK örgütünün Kocaeli'deki

petrol rafinerisine yapacağı sabotaj eylemiyle ilgili bir bilgisinin

bulunmadığını, Irak'ta yaşayan nişanlısına sürekli mektup gönderdiğini ancak

bunların bir suç unsuru içermediğini, ikâmet ettiği

yerde ele geçirilen örgüt propagandası niteliğindeki dokümandan haberdar

olmadığını ifade etmiştir.

19. Kocaeli 2. Sulh Ceza Hâkimliği başvurucunun ve diğer iki

şüphelinin tutuklanmasına karar vermiştir.

20. Hâkimliğin 21/9/2016 tarihli tutuklama kararının ilgili

kısımları şöyledir:

"PKK/KCK terör örgütü ile güvenlik

güçleri arasında yaşanan çatışma bölgelerinden elde edilen ve şüpheli Ebru

Doğu'ya ait olduğu yönünde ciddi belirtiler bulunan not kağıdının elde

edilmesi, şüpheli Ebru'nun örgüt içerisinde 'Nuda'

kod ismi kullandığından bahsedilmesi, şüphelinin yurt dışına çıkıp Erbil

şehrinde sözlüsü olması nedeniyle bağlantı kurduğunu beyan ettiği D. isimli

şahsın Diyarbakır Ağır Ceza İlamat Masasınca silahlı

terör örgütüne üye olma suçundan aranan şahıslar arasında bulunması, yine

çatışma bölgelerinden elde edilen belgeden D. isimli kişi ile birlikte Tüpraş tesisine ilişkin keşif çalışmalarının ve şüpheli

Ebru ile de bağlantılı olarak birlikte bahsedildiği örgütsel notun bulunması, Tüpraş tesislerine yönelik PKK/KCK terör örgütü tarafından

sabotaj eylemi düzenlemek amacıyla keşif çalışmaları yapıldığına ilişkin yoğun

şüpheyi doğuran emareler bulunması, şüpheli Ebru'nun daha önceden 31/12/2015

günü Mardin ili Kızıltepe ilçesi otogarında benzer suç kapsamında gözaltına

alınması, yine güvenlik güçleri tarafından çatışma bölgelerinden elde edilen

bir diğer notta 'Kocaeli'de Nuda

ark'ın getirdiği rektör bilgileri somuttur' şeklinde

ve bu konu ile ilgili anlatımların yer alması, 28/8/2016 günü 112 acil çağrı

merkezine yapılan ihbar sonucunda şüpheliler V. ve F'ye ait Malta Mahallesi

Turna Sokak No:... İzmit/Kocaeli adresinde bulunan apartmanın merdiven altında

yapılan aramada elde edilen içinde PKK/KCK terör örgütünün ele başı Abdullah

Öcalan'ın da yazmış olduğu ve çeşitli mahkemelerce haklarında yasaklama ve

toplatma kararları bulunan otuz adet kitap ve bir adet siyah renkli plastik

kordonlu akıllı saatin bulunması, yapılan incelemesinde saatin şüpheli Ebru'ya

ait cep telefonu ile bluetooth aracılığı ile doğrudan

eşleşmesi, şüpheli V. hakkında canlı bomba eyleminde kullanılabilecek nüfus

cüzdanı taşıdığı şeklinde bilgiler bulunması, PKK/KCK terör örgütü içerisinde

ve örgütün gençlik yapılanması YDG-H içerisinde faaliyetlerde bulunduğu ve

terör örgütü üyesi olduğu şüphesi ile haklarında birçok kez işlem yapılan Ebru

Doğu, M. ve M. isimli şahıslar ile şüpheliler V. ve F'nin yakın ilişki

içerisinde bulunmaları, bu şahıslara evlerinde barınma olanağının sağlanması,

yakalama tutanakları, Tüpraş tesisinin koordinat ve

GPS bilgilerine ilişkin araştırma tutanağı, şüpheli Ebru ile D. isimli şahıs

arasında geçtiği belirtilen whatsap yazışmalarına ait

inceleme ve tespit tutanağı, çatışma bölgelerinden elde edildiği bildirilen not

kağıtlarına ilişkin görüntü inceleme ve tespit tutanağı, parmak izi inceleme

raporu, Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından

düzenlenen uzmanlık raporu, olayla ilgili düzenlenen diğer tutanaklar ve dosya

kapsamında başkacabilgi ve belgelere dayalı olarak

suçun işlendiğine ilişkin kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut

delillerin bulunması, suç ve şüpheli hakkında delillerin henüz toplanamamış

olması, bu nedenle şüphelinin kişiler üzerinde baskı girişiminde bulunması

hususlarında kuvvetli şüphenin doğması, bu kapsamda delillerin karartılması

şüphesinin mevcudiyeti ya da kaçabileceği şüphesinden soruşturmaya konu suçun CMK.nun 100/3. maddesinde açıkça sayılan suçlar arasında

yer almasından dolayı tutuklama nedeninin oluşması, soruşturmaya konu suç için

kanunda öngörülen cezanın üst haddi, verilmesi muhtemel ceza ile işin önemi,

şüphelinin suç ve suçtan sonraki davranışlarına göre adli kontrol uygulamasının

bu aşamada yetersiz kalacağı ve iş bu tedbirin ölçülü olduğu hususları hep

birlikte değerlendirildiğinde, tutuklama koşullarının oluştuğu kabul edilerek; CMK.nun 100. ve devamı maddeleri gereğince tutuklanmalarına

... [karar verildi]."

21. Başvurucu, anılan karara itiraz etmiş, itirazı inceleyen

Kocaeli 1. Sulh Ceza Hâkimliği 21/10/2016 tarihli kararıyla itirazı

reddetmiştir.

22. Hâkimliğin itirazın reddine ilişkin 21/10/2016 tarihli

kararının ilgili kısımları şöyledir:

"Kocaeli 2. Sulh Ceza

Hakimliğinin 21/09/2016 tarih ve 2016/701 sorgu sayılı kararı ile PKK/KCK terör

örgütü ile güvenlik güçleri arasında yaşanan çatışma bölgelerinden elde edilen

ve şüpheli Ebru Doğu'ya ait olduğu yönünde ciddi belirtiler bulunan not

kağıdının elde edilmesi, şüpheli Ebru'nun örgüt içerisinde 'Nuda'

kod ismi kullandığından bahsedilmesi, şüphelinin yurt dışına çıkıp Erbil

şehrinde sözlüsü olması nedeniyle bağlantı kurduğunu beyan ettiği D.A. isimli

şahsın Diyarbakır Ağır Ceza İlamat Masasınca silahlı terör

örgütüne üye olma suçundan aranan şahıslar arasında bulunması, yine çatışma

bölgelerinden elde edilen belgeden D.A. isimli kişi ile birlikte Tüpraş tesisine ilişkin keşif çalışmalarının ve şüpheli

Ebru ile de bağlantılı olarak birlikte bahsedildiği örgütsel notun bulunması, Tüpraş tesislerine yönelik PKK/KCK terör örgütü tarafından

sabotaj eylemi düzenlemek amacıyla keşif çalışmaları yapıldığına ilişkin yoğun

şüpheyi doğuran emareler bulunması, şüpheli Ebru'nun daha önceden 31/12/2015

günü Mardin ili Kızıltepe ilçesi otogarında benzer suç kapsamında gözaltına

alınması, yine güvenlik güçleri tarafından çatışma bölgelerinden elde edilen

bir diğer notta 'Kocaeli'de Nuda

ark'ın getirdiği rektör bilgileri somuttur' şeklinde

ve bu konu ile ilgili anlatımların yer alması, 28/08/2016 günü 112 acil çağrı

merkezine yapılan ihbar sonucunda şüpheliler V. ve F'ye ait Malta Mahallesi

Turna Sokak No:... İzmit/Kocaeli adresinde bulunan apartmanın merdiven altında

yapılan aramada elde edilen içinde PKK/KCK terör örgütünün ele başı Abdullah

Öcalan'ın da yazmış olduğu ve çeşitli mahkemelerce haklarında yasaklama ve

toplatma kararları bulunan otuz adet kitap ve bir adet siyah renkli plastik

kordonlu akıllı saatin bulunması, yapılan incelemesinde saatin şüpheli Ebru'ya

ait cep telefonu ile bluetooth aracılığı ile doğrudan

eşleşmesi gerekçeleriyle şüpheli hakkında tutuklama kararı verildiği,

soruşturma dosyası kapsamına göre şüphelinin müsnet

suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedenlerinin bulunduğu, müsnet suçun cezasının alt ve üst sınırı ile mevcut delil

durumuna göre şüpheliye verilmesi muhtemel cezaya göre adli kontrol

hükümlerinin yetersiz kalacağı anlaşılmakla Kocaeli 1. Sulh Ceza Hakimliğinin

kararındaki gerekçelere göre yerinde görülmeyen itirazın reddine…"

23. İtirazın reddine ilişkin karar başvurucuya 21/10/2016

tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 31/10/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

24. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 21/11/2016 tarihli

iddianamesiyle başvurucunun ve diğer iki şüphelinin silahlı terör örgütüne üye

olma suçunu işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları istemiyle aynı yer Ağır

Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. İddianamede suçun işlendiği tarih

olarak 27/8/2016 ve öncesi, suçun işlendiği yer olarak ise Kocaeli'nin İzmit

ilçesi gösterilmiştir.

25. İddianame ve diğer soruşturma evrakında başvurucunun PKK/KCK

terör örgütü hiyerarşisi içinde yer aldığı ileri sürülmüştür. Bu suçlamaya esas

alınan olgular özetle şöyledir:

i. PKK/KCK terör örgütü ile güvenlik güçleri arasında

çatışmaların yaşandığı bölgede ele geçirilen dijital bir materyal içinde

bulunan görüntü dosyasıyla başvurucunun kullandığı iletişim programı

verilerinin karşılıklı incelenmesi sonucu başvurucunun örgüt içinde "Nuda" kod ismini kullandığı bilgisine ve

hakkında terör örgütü üyeliğinden soruşturma bulunan D.A. adlı kişiyle

bağlantısının bulunduğuna ilişkin tespite yer verilmiştir.

ii. Aynı şekilde ele geçirilen dijital materyal içinde bulunan

görüntü dosyasında “Kocaeli’de

Nuda’nın getirdiği rektör bilgileri somuttur. Onun

dışında bazı küçük çaplı hedefler var.” şeklinde not bulunduğu

belirtilerek başvurucunun Kocaeli'de bulunan

bağlantılarını kullanarak petrol rafinerisine yönelik sabotaj eylemi

gerçekleştireceği ve aynı şekilde Kocaeli Üniversitesi Rektörü'ne saldırı

amacıyla keşif çalışması yaptığı ileri sürülmüştür.

iii. İhbar üzerine başvurucunun da ikamet ettiği belirtilen ve

şüphelilerden F.G.ye ait olan konutta yapılan aramada apartman merdiveninin

altında terör örgütünün propagandasını içeren yasaklı otuz adet kitap ve bir

adet akıllı saatin ele geçirildiği belirtilmiş ve yapılan incelemede akıllı

saatin başvurucuya ait mobil telefonla doğrudan eşleştiği tespitine yer

verilmiştir.

26. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi 23/11/2016 tarihinde

iddianameyi kabul ederek E.2016/427 sayılı dosya üzerinden kovuşturma aşamasına

başlamıştır.

C. Başvurucu Hakkındaki

Yargılama Süreci

27. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi 23/11/2016 tarihinde,

başvurucu hakkında açılan E.2016/427 sayılı ikinci davanın E.2016/301 sayılı

dava dosyasıyla birleştirilmesine karar vermiş ve yargılama sonucunda verdiği

21/2/2017 tarihli kararla başvurucuyu silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu

işlediği gerekçesiyle 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etmiştir.

28. Karara karşı başvurucu tarafından istinaf kanun yoluna

başvurulması üzerine incelemeyi yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi,

eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle başvurucu hakkındaki hükmün bozulmasına

karar vermiştir.

29. Bozma üzerine yapılan yargılamada Kocaeli 2. Ağır Ceza

Mahkemesi, başvurucu hakkında silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği

gerekçesiyle 7 yıl 6 aylık hapis cezasına hükmetmiştir.

30. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/11/2017 tarihli ve

E.2017/457, K.2017/430 sayılı kararının ilgili kısımları şöyledir:

"Sanık Ebru hakkında 5/8/2015 tarihinde

Ankara Emniyet Müdürlüğüne 'Ebru Doğu Mamak'ta oturur. Dağa çıktı geri geldi.

Şimdi eylem yapacak acele edin.' şeklinde ihbar yapıldığı, sanığın babası

tarafından 23/5/2015 tarihinde Kocaeli Emniyet Müdürlüğüne kayıp başvurusu

yapıldığı, sanığın bir süre sonra İstanbul'da bulunduğu, sanığın 28/4/2015 günü

Şırnak ili Habur Kara Hudut Sınır Kapasından Irak'a çıkış yaptığı ve 12/5/2015

günü Şırnak ili Habur Kara Hudut Sınır Kapasından ülkemize giriş yaptığı,

Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde aynı nitelikteki suçtan yargılanan ve

mahkememizce tanık olarak dinlenen S.S’nin üzerinden

ele geçirilen dijital malzemelerin içerisinde sanık Ebru'nun PKK/KCK Terör

örgütünün Suriyeyapılanması olan PYD/YPG içerisinde

silahlı olarak faaliyet yürüten terör örgütü mensupları ile birlikte çekilmiş

fotoğraflarının bulunduğu, yine sanık Ebru'nun 29/9/2014 ve 12/10/2014

tarihlerinde örgüt mensupları ile çekilmiş fotoğraflarının bulunduğu ancak bu

tarihlerde yurt dışına yasal bir giriş-çıkışının olmadığı, sanıktan elde edilen

dijital malzemelerin ve diğer materyallerin yapılan incelemesinde, terör örgütü

PKK/KCK'nın görevlerini ve kuruluş amacını anlatan

PKK Genel Sekreterliği tarafından hazırlanmış 182 sayfalık yazı ile PKK terör

örgütüyle irtibatlı yüzlerce sayfa örgütsel dokümanın tespit edildiği, sanığın

sık sık PKK/KCK terör örgütünün kırsal alanına gerek yasal gerekse yasal

olmayan yollardan gidip gelerek örgütün silahlı unsurları ile irtibat kurduğu,

sanığın yurt dışına çıkıp Erbil şehrinde sözlüsü olması nedeniyle görüştüğünü

beyan ettiği D.A. ile bağlantı kurduğu, D.A. isimli şahsın silahlı terör

örgütüne üye olma suçundan aranan şahıslar arasında olduğu, D.A. ile birlikte

sanık Ebru'nun da bağlantılı olarak bahsedildiği Tüpraş

tesisine ilişkin keşif çalışmalarının ve örgütsel notun bulunduğu, ayrıca

Kocaeli Üniversitesi Rektörü ve bazı küçük çaplı hedefler hakkında keşif

çalışması yapıldığını gösterir dokümanlar bulunduğu, görüntü incelemesinde

sanığın kod isim kullandığının tespit edildiği, sanık suçlamayı kabul etmemiş

ise de D.A. isimli sanığın bağlantı kurduğu şahsın silahlı terör örgütüne üye

olma suçundan aranan şahıslar arasında bulunması, yine çatışma bölgelerinden

elde edilen belgeden D.A. isimli kişi ile birlikte Tüpraş

tesisine ilişkin keşif çalışmalarının ve sanık Ebru ile de bağlantılı olarak

birlikte bahsedildiği örgütsel notun bulunması, Tüpraş

tesislerine yönelik PKK/KCK terör örgütü tarafından sabotaj eylemi düzenlemek

amacıyla keşif çalışmaları yapıldığına ilişkin deliller bulunması, 28/8/2016

günü yapılan ihbar sonucunda sanıklar V. ve F.'ye ait

evin merdiven altında yapılan aramada elde edilen içinde PKK/KCK terör

örgütünün ele başı Abdullah Öcalan'ın da yazmış olduğu ve çeşitli mahkemelerce

haklarında yasaklama ve toplatma kararları bulunan otuz adet kitap ve bir adet

siyah renkli plastik kordonlu akıllı saatin bulunması, yapılan incelemesinde

saatin saatin Ebru'ya ait cep telefonu ile bluetooth aracılığı ile doğrudan eşleşmesi özetle Sanık

Ebru Doğu'nunikametinde ele geçirilen dokümanların

sayısı ve içeriği, Kocaeli Üniversitesi Rektörüne ve Tüpraş'a

saldırı hazırlığında olduğuna dair bilgi ve belgeler, PYD/YPG mensupları ile

çekilmiş fotoğraflarının bulunması yineterör

örgütünün bulunduğu kırsal alana giriş çıkış yaptığının anlaşılması ve dosya

kapsamı karşısında sanığın kaçamaklı, soyut ve suçtan kurtulma maksatlı olduğu

değerlendirilen inkar yönlü savunmalarına itibar edilmediği böylelikle sanığın

sempati boyutunu aşarak PKK silahlı terör örgütüne devamlı ve hiyerarşik bir

ilişki içerisindeorganik olarak bağlı olduğunun kabul

edildiği, suçunun sabit görüldüğü ve cezalandırılmasının gerektiği sonucuna

varılmıştır ..."

31. Başvurucu, verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna

başvurmuş; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 16/1/2018 tarihli ve

E.2018/81, K.2018/49 sayılı kararıyla istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

32. İstinaf başvurusunun reddi üzerine başvurucu temyiz kanun

yoluna başvurmuştur. Yargıtay 16. Ceza Dairesi 26/3/2019 tarihli ve

E.2018/1997, K.2019/2045 sayılı kararıyla hükmü onamış ve başvurucu hakkındaki

mahkûmiyet kararı aynı tarihte kesinleşmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

33. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Gözaltı" kenar başlıklı 91.

maddesinin (6) numaralı fıkrası şöyledir:

"(6) Gözaltı süresinin dolması veya sulh

ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya neden

olan fiille ilgiliyeni ve yeterli delil elde

edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle

yakalama işlemi uygulanamaz."

34. 5271 sayılı Kanun'un "Tutuklama

nedenleri" kenar başlıklı 100. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

"(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını

gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli

veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi

beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama

kararı verilemez.

(2)

Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması

veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

1. Delilleri yok etme, gizleme veya

değiştirme,

2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı

yapılması girişiminde bulunma,

Hususlarında

kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

(3)

Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı

halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;

...

11. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine

Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),

..."

35. 5271 sayılı Kanun'un "Tutuklama

kararı" kenar başlıklı 101. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

"(1) Soruşturma evresinde şüphelinin

tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi

tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının

istemi üzerine veya re'sen mahkemece karar verilir.

Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz

kalacağını belirten hukukî ve fiilî nedenlere yer verilir.

(2)

Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin

reddine ilişkin kararlarda;

a) Kuvvetli suç şüphesini,

b) Tutuklama nedenlerinin varlığını,

c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu,

gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir.

Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği

yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir."

36. 5271 sayılı Kanun'un

"Müdafiin dosyayı inceleme yetkisi"

kenar başlıklı 153. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"(2) Müdafiin

dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisi, soruşturmanın

amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim

kararıyla kısıtlanabilir. Bu karar ancak aşağıda sayılan suçlara ilişkin

yürütülen soruşturmalarda verilebilir:

a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;

...

7. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine

Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315, 316),

...

(3)

Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi

raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli

işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz."

(4)

Müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya

içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve

belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir.

37. 6/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Silâhlı örgüt" kenar

başlıklı 314. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci

bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya

yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası

ile cezalandırılır.

(2)

Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis

cezası verilir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

38. Mahkemenin 10/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Tutuklamanın Hukuki

Olmadığına İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

39. Başvurucu; hakkında başlatılan ilk soruşturmada adli kontrol

kararı verildiği hâlde aynı suçtan yeniden soruşturma açılarak hukuki şartları

oluşmamasına rağmen tutuklanması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı,

maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkı ile yeniden soruşturulmama ve

yargılanmama haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

40. Anayasa'nın "Temel

hak ve hürriyetlerin sınırlanması" kenar başlıklı 13. maddesi

şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

41. Anayasa'nın "Kişi

hürriyeti ve güvenliği" kenar başlıklı 19. maddesinin birinci

fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:

"Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine

sahiptir.

...

Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan

kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini

veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu

kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla

tutuklanabilir."

42. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru formunda yapılan açıklamalardan

başvurucunun maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkı ile yeniden

soruşturulmama ve yargılanmama haklarının ihlal edildiğine ilişkin iddialarını

temel olarak mükerrer olduğunu belirttiği soruşturmada tutuklanmasına dayanarak

ileri sürdüğü görülmüştür. Bu itibarla başvurucunun bu bölümdeki iddiaları,

Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrası bağlamında kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkı kapsamında incelenecektir.

a. Genel İlkeler

43. Anayasa'nın 19. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkına sahip olduğu ilke olarak ortaya konduktan sonra

ikinci ve üçüncü fıkralarında, şekil ve şartları kanunda gösterilmek şartıyla

kişilerin özgürlüğünden mahrum bırakılabileceği durumlar sınırlı olarak

sayılmıştır (Murat Narman, B. No: 2012/1137, 2/7/2013, § 42).

44. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik bir müdahale

olarak tutuklamanın Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen ve tutuklama

tedbirinin niteliğine uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, Anayasa'nın

ilgili maddelerinde belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına

dayanma ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının

belirlenmesi gerekir (Halas Aslan, B. No: 2014/4994, 16/2/2017, §§ 53, 54).

45. Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasına göre tutuklama

ancak suçluluğu hakkında kuvvetli belirti

bulunan kişiler bakımından mümkündür. Bir başka anlatımla

tutuklamanın ön koşulu, kişinin suçluluğu hakkında kuvvetli belirtinin

bulunmasıdır. Bunun için suçlamanın kuvvetli sayılabilecek inandırıcı

delillerle desteklenmesi gerekir (Mustafa

Ali Balbay, B. No: 2012/1272, 4/12/2013, § 72).

46. Öte yandan Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasında,

tutuklama kararının kaçma ya da delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini

önlemek amacıyla verilebileceği belirtilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 100.

maddesine göre de şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması ya da kaçacağı

şüphesini uyandıran somut olguların bulunması, şüpheli veya sanığın

davranışlarının delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, tanık, mağdur veya

başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma hususlarında kuvvetli

şüphe oluşturması hâllerinde tutuklama kararı verilebilecektir. Maddede ayrıca

işlendiği konusunda kuvvetli şüphe bulunması şartıyla tutuklama nedeninin

varsayılabileceği suçlara ilişkin bir listeye yer verilmiştir (Halas Aslan, §§ 58, 59).

47. Diğer taraftan Anayasa'nın 13. maddesinde temel hak ve

özgürlüklere yönelik sınırlamaların ölçülülük

ilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiştir. Bu bağlamda dikkate alınacak

hususlardan biri tutuklama tedbirinin isnat edilen suçun önemi ve uygulanacak

olan yaptırımın ağırlığı karşısında ölçülü olmasıdır (Halas Aslan, § 72).

48. Her somut olayda tutuklamanın ön koşulu olan suçun

işlendiğine dair kuvvetli belirtinin olup olmadığının, tutuklama nedenlerinin

bulunup bulunmadığının ve tutuklama tedbirinin ölçülülüğünün takdiri öncelikle

anılan tedbiri uygulayan yargı mercilerine aittir. Zira bu konuda taraflarla ve

delillerle doğrudan temas hâlinde olan yargı mercileri Anayasa Mahkemesine

kıyasla daha iyi konumdadır (Gülser Yıldırım

(2) [GK], B. No: 2016/40170, 16/11/2017, § 123). Bununla birlikte

yargı mercilerinin belirtilen hususlardaki takdir aralığını aşıp aşmadığı Anayasa

Mahkemesinin denetimine tabidir. Anayasa Mahkemesinin bu husustaki denetimi,

somut olayın koşulları dikkate alınarak özellikle tutuklamaya ilişkin süreç ve

tutuklama kararının gerekçeleri üzerinden yapılmalıdır (Erdem Gül ve Can Dündar [GK], B. No: 2015/18567,

25/2/2016, § 79; Selçuk Özdemir,

B. No: 2016/49158, 26/7/2017, §

76; Gülser Yıldırım (2), § 124).

b. İlkelerin Olaya Uygulanması

49. Başvurucu hakkında başlatılan ilk soruşturmada Kocaeli Sulh

Ceza Hâkimliği 25/3/2016 tarihinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar

vermiştir. Açılan ikinci soruşturmada ise aynı Hâkimlik 21/9/2016 tarihinde

başvurucunun tutuklanmasına karar vermiştir.

50. Somut olayda öncelikle başvurucunun tutuklanmasının kanuni

dayanağının olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

51. 5271 sayılı Kanun'un 90. maddesinin (2) numaralı fıkrasında

bir suç işlediği şüphesiyle kişinin yakalanabilmesi için tutuklama şartlarının

varlığı aranmıştır. Diğer bir ifadeyle yakalama emri düzenlenmesini gerektiren

diğer nedenlerden (örneğin 5271 sayılı Kanun'un 98. maddesi) farklı olarak

tutuklama amacıyla yakalama yapılabilmesi için kuvvetli suç şüphesinin

varlığını gösteren somut deliller bulunmalıdır. Kanun koyucu suç şüphesiyle

yakalanan kimselerin gerek gözaltı süresinin dolması gerekse hâkim kararıyla

serbest kalması üzerine özgürlüğüne yönelebilecek keyfî müdahaleleri önlemek

amacıyla yakalama yasağı öngörmüştür. Bu yasak itiraz mercii tarafından verilenyakalama kararını kapsamamaktadır.5271 sayılı

Kanun'un 91. maddesinin (6) numaralı fıkrasına göre gözaltı süresinin dolması

veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında

yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve

Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi

uygulanamayacaktır. Bu hüküm uyarınca aynı fiilden dolayı ikinci kez yakalama

yapılabilmesi için yeni ve yeterli delil elde edilmesi zorunludur. Sözü edilen

yeterli delilin 5271 sayılı Kanun'un 100. maddesinde belirtilen nitelikte olması

gerektiği açıktır. Bu nedenlerle aynı yasağın tutuklama tedbiri açısından da

geçerli olması gerekir. Zira yeni ve yeterli delil elde edilmeden verilen

yakalama kararı kanuna aykırı olduğunda yakalama kararı sonrasında verilen

gözaltı ile tutuklama kararları da evleviyetle kanuna aykırı olacaktır (Atilla Taş, B. No: 2016/30220, 29/5/2019, § 98).

52. Somut olayda başvurucu hakkında PKK/KCK üyeliği suçundan

başlatılan birinci soruşturmanın ve bu soruşturma kapsamında icra edilen

yakalama, gözaltı ve adli kontrol tedbirlerinin dayanağı; başvurucu hakkında

terör eylemi yapacağına ilişkin suç ihbarı, başka bir PKK/KCK soruşturmasında

yakalanan S.S. adlı şüphelinin üzerinden ele geçirilen dijital materyallerin

içinde başvurucunun PKK/KCK terör örgütünün Suriye Arap Cumhuriyeti yapılanması

olan PYD/YPG terör örgütünün mensupları ile birlikte çekilmiş fotoğraflarının

bulunması, başvurucunun üzerinde ve konutunda yapılan arama sonucunda terör

örgütü PKK/KCK'nın kuruluş amacını anlatan örgüt

tarafından hazırlanmış 182 sayfalık yazı ile PKK terör örgütüyle irtibatlı

yüzlerce sayfa örgütsel dokümanın ortaya çıkmasıdır.

53. Başvurucu hakkında PKK/KCK üyeliği suçundan başlatılan

ikinci soruşturmanın ve soruşturma kapsamında uygulanan yakalama, gözaltı ve

tutuklama tedbirlerinin dayanağı ise başvurucunun örgüt içinde "Nuda"

kod ismini kullandığına ve hakkında örgüt üyeliğinden soruşturma bulunan D.A.

adlı kişiyle iltisakının bulunduğuna yönelik tespit, başvurucunun

Kocaeli'de bulunan bağlantılarını kullanarak petrol rafinerisine

sabotaj eylemi gerçekleştireceğine ve aynı şekilde Kocaeli Üniversitesi

Rektörü'ne saldırı amacıyla keşif çalışması yaptığına ilişkin değerlendirmeler

ve son olarak başvurucunun da ikamet ettiği yerde örgüt propagandası içeren

yasaklı kitaplar ile başvurucunun mobil telefonuyla doğrudan eşleşen bir adet

akıllı saatin ele geçirilmesidir.

54. Başvurucu hakkında başlatılan iki soruşturma her ne kadar

PKK/KCK üyeliğine ilişkin ise de 21/11/2016 tarihli iddianameye bağlanan ikinci

soruşturmanın dayanağının ve muhakeme işlemlerine esas tutulan olguların

14/6/2016 tarihli iddianameye bağlanan birinci soruşturmanın ve bu soruşturma

kapsamında icra edilen yakalama, gözaltı ve adli kontrol tedbirlerinin

dayanağından temel olarak farklılık gösterdiği görülmektedir. Başka bir deyişle

esasen başvurucunun 27/8/2016 tarihinden sonra Kocaeli'de

bulunan petrol rafinerisine sabotaj eylemi gerçekleştireceğine ilişkin iddiayı

odak alan (bkz. §§ 15, 25) ikinci soruşturmanın ve bu soruşturmada verilen

gözaltı ile tutuklama kararlarının ilk soruşturma ve o soruşturmada uygulanan

muhakeme işlemlerine nazaran yeni nitelikte olgulara dayandığı

söylenebilecektir. Bu durumda silahlı terör örgütü üyeliği iddiasıyla yürütülen

soruşturma kapsamında 5271 sayılı Kanun'un 100. maddesi uyarınca tutuklanan

başvurucunun tutuklanmasının kanuni dayanağı bulunmaktadır.

55. Kanuni dayanağı bulunduğu anlaşılan tutuklama tedbirinin

meşru bir amacının olup olmadığı ve ölçülülüğü incelenmeden önce tutuklamanın

ön koşulu olan suçun işlendiğine dair kuvvetli şüphenin bulunup bulunmadığının

değerlendirilmesi gerekir.

56. Başvurucu hakkında verilen tutuklama ve tutuklama kararına

itirazın reddi kararlarında suç şüphesinin varlığına ilişkin olarak PKK/KCK

terör örgütü ile güvenlik güçleri arasında çatışmaların yaşandığı bölgede ele

geçirilen bir dijital materyal içinde bulunan görüntü dosyası ile başvurucunun

kullandığı iletişim programı verilerinin karşılıklı incelenmesi sonucu

başvurucunun örgüt içinde "Nuda"

kod ismini kullandığına ve hakkında örgüt üyeliğinden soruşturma bulunan D.A.

adlı kişiyle bağlantısının bulunduğuna ilişkin tespite, başvurucunun Kocaeli'de bulunan bağlantılarını kullanarak petrol

rafinerisine sabotaj eylemi gerçekleştireceğine ve Kocaeli Üniversitesi

Rektörü'ne saldırı amacıyla keşif çalışması yaptığına ilişkin değerlendirmelere

ve son olarak başvurucunun ikamet ettiği yerde örgüt propagandası içeren

yasaklı kitaplar ile başvurucunun mobil telefonuyla doğrudan eşleşen bir adet

akıllı saatin ele geçirilmesine dayanıldığı görülmektedir (bkz. §§ 20, 22).

57. Somut olayda başvurucunun silahlı terör örgütü üyesi

olduğuna yönelik soruşturma makamlarınca ortaya konulan olgular bir bütün

olarak değerlendirildiğinde başvurucunun tutuklanması yönünden kuvvetli suç

şüphesinin bulunduğuna dair Kocaeli 2. Sulh Ceza Hâkimliği tespitinde bir

isabetsizlik olmadığı sonucuna varılmıştır.

58. Bu noktada başvurucu hakkında uygulanan ve kuvvetli suç

şüphesine dayalı olarak verilen tutuklama tedbirinin meşru bir amacının olup

olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Bu değerlendirmede tutuklama kararının

verildiği andaki genel koşullar da dâhil olmak üzere somut olayın tüm

özelliklerinin dikkate alınması gerekir.

59. Başvurucunun tutuklanmasına karar verilirken suça ilişkin

kanunda öngörülen ceza miktarına, isnat edilen suçun katalog suçlar arasında

yer almasına, kaçma şüphesinin bulunmasına ve adli kontrolün yetersiz kalacak

olmasına dayanıldığı görülmektedir.

60. Başvurucunun tutuklandığı silahlı terör örgütü üyesi olma

suçu, Türk hukuk sistemi içinde ağır cezai yaptırımlar öngörülen suç tipleri

arasında olup isnat edilen suça ilişkin olarak kanunda öngörülen cezanın

ağırlığı kaçma şüphesine işaret eden durumlardan biridir (aynı yöndeki

değerlendirmeler için bkz. Hüseyin Burçak,

B. No: 2014/474, 3/2/2016, § 61; Devran

Duran [GK], B. No: 2014/10405, 25/5/2017, § 66). Ayrıca anılan suç

5271 sayılı Kanun'un 100. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan ve kanun

gereği tutuklama nedeni varsayılabilen

suçlar arasındadır (bkz. § 32; Gülser Yıldırım

(2), § 148).

61. Bu kapsamda tutuklama kararının verildiği andaki genel

koşullar ve somut olayın yukarıda belirtilen özel koşulları ile Kocaeli 2. Sulh

Ceza Hâkimliği tarafından verilen kararın içeriği birlikte değerlendirildiğinde

başvurucu yönünden kaçma ve delilleri etkileme tehlikesine yönelen tutuklama

nedenlerinin olgusal temellerden yoksun olduğu söylenemez.

62. Son olarak başvurucu hakkındaki tutuklama tedbirinin ölçülü

olup olmadığının da belirlenmesi gerekir. Bir tutuklama tedbirinin Anayasa'nın

13. ve 19. maddeleri kapsamında ölçülülüğünün belirlenmesinde somut olayın tüm

özellikleri dikkate alınmalıdır (Gülser Yıldırım

(2), § 151).

63. Öncelikle terör suçlarının soruşturulması kamu makamlarını

ciddi zorluklarla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu nedenle kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkı, adli makamlar ve güvenlik görevlilerinin -özellikle organize

olanlar olmak üzere- suçlarla ve suçlulukla etkili bir şekilde mücadelesini

aşırı derecede güçleştirmeye neden olabilecek şekilde yorumlanmamalıdır (aynı

yöndeki değerlendirmeler için bkz. Süleyman Bağrıyanık ve diğerleri, B. No: 2015/9756,

16/11/2016, § 214; Devran Duran,

§ 64).

64. Somut olayın özellikleri dikkate alındığında Kocaeli 2. Sulh

Ceza Hâkimliğinin isnat edilen suç için öngörülen cezanın miktarını, işin

niteliğini ve önemini de gözönünde tutarak başvurucu

hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu ve adli kontrol

uygulamasının yetersiz kalacağı sonucuna varmasının keyfî ve temelsiz olduğu

söylenemez.

65. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun tutuklamanın hukuki

olmadığı iddiasına ilişkin olarak bir ihlalin bulunmadığı açık olduğundan

başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Soruşturma Dosyasına

Erişimin Kısıtlandığına İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

66. Başvurucu, soruşturma dosyasındaki gizlilik kararı nedeniyle

suçlamalara ilişkin temel bilgi ve belgelere erişemediğini belirterek kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

67. Anayasa Mahkemesi, soruşturma dosyalarına erişime yönelik

olarak verilen kısıtlama kararlarının tutuklu kişilerin özgürlüklerinden mahrum

bırakılmalarına karşı itirazda bulunma hakkı üzerindeki etkisini birçok

kararında incelemiştir. Bu kararlarda öncelikle yakalanan veya tutuklanan

kişiye yakalama ya da tutuklama sebeplerinin ve hakkındaki iddiaların

bildirilmesi gerektiği ancak buradaki bildirim yükümlülüğünün isnat edilen

suçlamalara esas tüm bilgi ve delilleri kapsamadığı belirtilmiş; bu bağlamda

başvurucunun tutuklamaya konu suçlamalara ilişkin temel unsurları bilip

bilmediği dikkate alınmıştır (Günay Dağ ve

diğerleri [GK], B. No: 2013/1631, 17/12/2015, §§ 168-176; Hidayet Karaca [GK], B. No: 2015/144,

14/7/2015, §§ 105-107; Süleyman Bağrıyanık ve diğerleri, §§ 248-257).

68. Somut olayda ifade ve sorgu tutanakları, tutukluluğa ilişkin

kararlar, başvurucu veya müdafileri tarafından verilen tutukluluğa ilişkin

dilekçeler ve soruşturma dosyasındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde

başvurucunun tutukluluğa temel teşkil eden bilgi ve belgelerden haberdar

olduğu, bunların içeriği hakkında yeterli bilgiye sahip bulunduğu, tutukluluk

durumuna karşı itirazlarını sunma konusunda kendisine yeterli imkânın tanındığı

görülmektedir.

69. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Tutuklamanın hukuki olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

2. Soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması dolayısıyla kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

10/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Rıdvan GÜLEÇ

Recai AKYEL

Yıldız

SEFERİNOĞLU

Raportör

:

Muzaffer

KORKMAZ

Başvurucu

:

Ebru DOĞU

Vekili

:

Av. İrfan

TAŞKIN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/78911, 10 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Başvurucu Hakkında
  7. B. Başvurucu Hakkında
  8. C. Başvurucu Hakkındaki
  9. IV. İlgili Hukuk
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Tutuklamanın Hukuki
  12. B. No: 2016/49158, 26/7/2017, §
  13. B. No: 2014/474, 3/2/2016, § 61; Devran
  14. B. Soruşturma Dosyasına
  15. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  16. Yıldırım
  17. Kömürcü
  18. Seferinoğlu
  19. Korkmaz
  20. Taşkın
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/78911
Tarih
10 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Vedat Bingöl Başvurusu (B. No: 2014/7817)
  • Samanyolu Yayıncılık Hizmetleri A.ş. Başvurusu (B. No: 2015/18078)
  • Halit Esat Beşok Başvurusu (B. No: 2015/4074)
  • Muhammet Ali Yılmaz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/8403)
  • Ceyda Alaca ve Necibe Çağla Alaca Başvurusu (B. No: 2015/7385)
  • İntermetal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2015/13547)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.