İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Abdullah Doğtaş Başvurusu (B. No: 2012/1123)

1. Başvurucu, mahkeme

Başvuru No2012/1123Tarih26 Haziran 2014Okuma13 dk · 2.568 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Abdullah Doğtaş Başvurusu

Karar tarihi
26 Haziran 2014
Başvuru Numarası
2012/1123
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.568 kelime·13 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, mahkeme

kararlarına rağmen idarenin hurda alım ve satım işine ait mahsup talepleri

hakkında işlem yapmadığını belirterek Anayasa’nın 36. maddesinde tanımlanan

adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, ayrıca isminin sahte

fatura düzenleyenlerin isimlerinin bulunduğu listeden çıkarılmasını ve

araçlarına uygulanan haciz işlemlerinin kaldırılmasını istemiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 10/12/2012

tarihinde Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler

tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci

Komisyonunca, 10/2/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine

karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu tarafından,

komisyon karşılığı sahte fatura düzenleyip gelir elde ettiğinden bahisle 2002

yılı için resen tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir

vergisi ile gelir geçici vergisi tarhiyatı işlemine ve kesilen özel usulsüzlük

cezasına karşı açılan davada İstanbul 8. Vergi Mahkemesinin 31/3/2006

tarih ve E.2005/731, K.2006/586 kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş ve

bu karara yapılan temyiz başvurusu Danıştay Dördüncü Dairesinin 28/5/2007 tarih

ve E.2006/3665, K.2007/1777 sayılı kararıyla reddedilerek karar onanmış ve

karara karşı karar düzeltme başvurusu yapılmayarak İlk Derece Mahkemesi kararı

kesinleşmiştir. Aynı gerekçeyle 2002 yılına ilişkin resen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı işlemine karşı

açılan davada İstanbul 8. Vergi Mahkemesinin 31/3/2006

tarih ve E.2005/732, K.2006/587 kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş ve

bu karara yapılan temyiz başvurusu Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 23/1/2008

tarih ve E.2006/3077, K.2007/321 sayılı kararıyla reddedilerek karar onanmış ve

karara karşı karar düzeltme başvurusu yapılmayarak İlk Derece Mahkemesi kararı

kesinleşmiştir. Yine aynı gerekçeyle 2003 yılı Ocak dönemine ilişkin resen tarh

edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi

tarhiyatı işlemine karşı açılan davada İstanbul 8. Vergi Mahkemesinin 31/3/2006 tarih ve E.2005/733, K.2006/585 kararı ile davanın

kabulüne karar verilmiş ve bu karara yapılan itiraz başvurusu İstanbul Bölge

İdare Mahkemesinin 7/2/2008 tarih ve E.2006/4650, K.2008/2519 sayılı kararıyla

reddedilerek karar onanmış ve karara karşı karar düzeltme başvurusu

yapılmayarak İlk Derece Mahkemesi kararı kesinleşmiştir.

6. Aynı gerekçeyle 2003 yılı

için resen tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir

vergisi ile gelir geçici vergisi tarhiyatı işlemine ve kesilen özel usulsüzlük

cezasına karşı başvurucu tarafından açılan davada İstanbul 5. Vergi

Mahkemesinin 18/1/2006 tarih ve E.2005/109, K.2006/44

kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş ve bu karara yapılan temyiz

başvurusu Danıştay Dördüncü Dairesi'nin 28/5/2007 tarih ve E.2006/2875,

K.2007/1776 sayılı kararıyla reddedilerek karar onanmış ve karara karşı karar

düzeltme başvurusu yapılmayarak İlk Derece Mahkemesi kararı kesinleşmiştir.

Yine aynı gerekçeyle 2003 yılı için resen tarh edilen vergi ziyaı

cezalı katma değer vergisi tarhiyatı işlemine karşı açılan davada İstanbul 5.

Vergi Mahkemesinin 18/1/2006 tarih ve E.2005/110,

K.2006/45 kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş ve bu karara yapılan

temyiz başvurusu Danıştay Dokuzuncu Dairesi'nin 15/11/2007 tarih ve

E.2006/2170, K.2007/4045 sayılı kararıyla reddedilerek karar onanmış ve karara

karşı karar düzeltme başvurusu yapılmayarak İlk Derece Mahkemesi kararı

kesinleşmiştir.

7. Başvurucunun kesinleşmiş

vergi borcunu vadesinde ödemediğinden bahisle aracına konulan hacze karşı

açtığı davada İstanbul 7. Vergi Mahkemesi 23/1/2006

tarih ve E.2005/1847, K.2006/90 sayılı kararı ile haczin iptaline karar vermiş

ve karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.

8. Başvurucu tarafından, 2004/5,6,7,8,9,10,11,12 dönemleri için tarh edilen cezalı

katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davada İstanbul 2. Vergi

Mahkemesinin 31/1/2011 tarih ve E.2009/1137, K.2011/240 sayılı kararı ile

davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı yapılan itiraz başvurusu

İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin 19/9/2011 tarih ve E.2011/10198, K.2011/10403

sayılı kararı ile reddedilerek karar onanmış ve bu karara karşı karar düzeltme

başvurusu yapılmayarak İlk Derece Mahkemesi kararı kesinleşmiştir.

9. Başvurucu tarafından, 2004

yılı gelir vergisi, 2004/4-6, 7-9, 10-12. dönem geçici vergi beyannamelerini

vermediği gerekçesiyle takdir komisyonu kararı ile belirlenen matrahın esas

alınması yolu ile yapılan vergi ziyaı cezalı gelir

vergisi ve geçici vergi tarhiyatlarına karşı açılan davada İstanbul 10. Vergi

Mahkemesi 29/12/2009 tarih ve E.2009/1885, K.2009/4441

sayılı kararı ile davanın kabulüne karar vermiş, karar kanun yoluna başvurulmaksızın

kesinleşmiştir.

10. Başvurucu hakkında 4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet

suçlamasıyla açılan ceza davasında Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi 23/3/2010

tarih ve E.2009/401, K.2010/107 sayılı kararı ile başvurucunun beraatına karar

vermiş, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 11. Ceza

Dairesi 9/4/2012 tarih ve E.2012/4786, K.2012/4944 sayılı kararı ile zamanaşımı

nedeniyle düşme kararı vermiş, karar bu tarih itibarıyla kesinleşmiştir.

11. Bunun yanında başvurucu

2001, 2002 ve 2003 yıllarında bu yıllara ait çeşitli vergi dönemlerine ilişkin

muhtasar beyanname ödemeleri ile katma değer vergisi ödemelerinin hurda satış

iadelerinden mahsup edilmesi talebinde bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

12. 213 sayılı Kanun’un 3.

maddesi şöyledir:

“A) Vergi kanunlarının uygulanması: Bu Kanunda kullanılan

"Vergi Kanunu" tabiri işbu Kanun ile bu Kanun hükümlerine tabi vergi,

resim ve harç kanunlarını ifade eder.

Vergi kanunları lafzı

ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının

hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer

maddelerle olan bağlantısı gözönünde tutularak

uygulanır.

B) İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya,

ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.

Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek

mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi

doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası

olarak kullanılamaz.

İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın

özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun

iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.”

13. Aynı Kanun’un 134. maddesi

şöyledir:

“Vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin

doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamaktır.

İncelemeye yetkili

olanlar tarafından lüzum görüldüğü takdirde inceleme, işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin fiili envanterinin yapılmasına ve

beyannamelerde gösterilmesi gereken unsurların tetkikına

da teşmil edilebilir. Fiili envanterin yapılmasının

gerektirdiği ve incelemeyi yapan tarafından tasdik edilen giderler Hazinece

mükellefe ödenir.”

14. 6/1/1982 tarih ve 2577 sayılı İdari

Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi şöyledir:

“1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir

işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.

2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş

sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi

içinde, konusuna göre Danıştay'a, idare ve vergi mahkemelerine dava

açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse

ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı

da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi

başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden

reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari

makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava

açabilirler.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

15. Mahkemenin 26/6/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun

10/12/2012 tarih ve 2012/1123 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği

düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

16. Başvurucu, sahte fatura

düzenlemediği ve bu konuda mahkeme kararları bulunduğu halde idarenin hurda

alım ve satım işine ait mahsup taleplerini dikkate almayarak işlem yapmadığını,

isminin sahte fatura düzenleyenlerin isimlerinin bulunduğu listeden

çıkarılmasını ve daha önce araçlarına konulan hacizler mahkeme kararları ile

kaldırılmış ise de şu anda yine haciz işlemlerinin uygulandığını belirterek

uygulanan hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme

17. Başvuru dilekçesinde,

başvurucu, mahkeme kararlarına rağmen mahsup talepleri hakkında işlem

yapılmamasından, isminin sahte fatura düzenleyenlerin isimlerinin bulunduğu

listede yer almasından ve haciz işlemlerinin devam etmesinden şikâyet

etmektedir. Başvurucunun iddiaları iki ayrı başlık halinde değerlendirilmiştir.

1. Mahsup

Talepleri Hakkında İşlem Yapılmaması İddiası Yönünden

18. Anayasa’nın 148. maddesinin

üçüncü fıkrası şöyledir:

“... Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır.”

19. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı

45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir.”

20. Anılan Anayasa ve Kanun

hükümlerine göre bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek

için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve

özgürlüklere saygı, devletin tüm organlarının anayasal ödevi olup, bu ödevin

ihmal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve

yargısal makamların görevidir. Bu nedenle, temel hak ve özgürlüklerin ihlal

edildiği iddialarının öncelikle derece mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu

makamlar tarafından değerlendirilmesi ve bir çözüme kavuşturulması esastır (B.

No: 2012/403, 26/3/2013, § 16).

21. Bu nedenle Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece mahkemelerince

düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir kanun yoludur.

Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi

zorunludur. Bu ilke uyarınca, başvurucunun Anayasa Mahkemesi önüne getirdiği

şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne

uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtlarını zamanında bu

makamlara sunması ve aynı zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek

için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 17).

22. İdari işlemlerden

kaynaklanan hak ihlallerinin giderilmesi için öncelikle idari yargıda dava

açılması gerektiği, olağan kanun yolları tüketildikten sonra hak ihlali hâlâ

devam ediyorsa ancak bu takdirde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda

bulunulabileceği açıktır. ( B. No: 2012/26, 26/3/2013,

§§ 16-19).

23. Bunun yanı sıra 2577 sayılı

Kanun'un 10. maddesinde, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek

bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri,

altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, altmış

günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri

düzenlenmiştir ( B. No: 2012/74, 5/3/2013, § 17).

24. Başvuru konusu olayda,

başvuru formu ve eklerinde yer alan bilgi ve belgelere göre başvurucunun, 2001,

2002 ve 2003 yıllarına ait çeşitli vergi dönemlerine ilişkin muhtasar beyanname

ödemeleri ile katma değer vergisi ödemelerinin hurda satış iadelerinden mahsup

edilmesi talebinde bulunduğu, bu taleplerin zımnen reddedildiği ve ret

işlemlerine karşı vergi mahkemeleri nezdinde dava açmadığı anlaşılmaktadır.

25. Diğer yandan başvuru formu

ve eklerinde yer alan mahkeme kararlarının, başvurucu hakkında tesis edilen

vergi tarhiyatları ve vergi cezalarının kaldırılmasına yönelik davalar ile

haciz işleminin kaldırılmasına yönelik dava hakkında verilmiş kararlar olduğu,

mahsup taleplerinin reddine ilişkin işlemlere karşı açılan davalar hakkında

olmadığı görülmektedir.

26. Bu durumda, başvurucunun

mahsup taleplerinin reddedilmesine ilişkin idari işlemler aleyhine kanunda

öngörülmüş yargısal başvuru yollarının tamamını tüketmeden doğrudan bireysel

başvuruda bulunduğu görülmektedir.

27. Açıklanan nedenlerle,

başvuru konusu işlemlere karşı kanun yollarının tamamı tüketilmeden bireysel

başvuru yapıldığı anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin “başvuru yollarının tüketilmemiş olması” nedeniyle kabul

edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. İsminin

Sahte Fatura Düzenleyenler Listesinde Yer Aldığı ve Araç Hacizlerine Devam

Edildiği İddiaları Yönünden

28. 6216 sayılı Kanun’un, “Bireysel başvuru usulü” kenar başlıklı 47.

maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:

“Başvuru dilekçesinde başvurucunun ve varsa temsilcisinin

kimlik ve adres bilgilerinin, işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle ihlal edildiği

ileri sürülen hak ve özgürlüğün ve dayanılan Anayasa hükümlerinin, ihlal

gerekçelerinin, başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamaların, başvuru

yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarih

ile varsa uğranılan zararın belirtilmesi gerekir. Başvuru dilekçesine,

dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların

aslı ya da örneğinin ve harcın ödendiğine dair belgenin eklenmesi şarttır.”

29. 6216 sayılı Kanun’un, “Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları

ve incelenmesi” kenar başlıklı 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1)Bireysel başvuru hakkında kabul edilebilirlik

kararı verilebilmesi için 45 ila 47 nci maddelerde

öngörülen şartların taşınması gerekir.

(2) Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya

temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan

ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan

yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

30. 6216 sayılı Kanun’un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin

(1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

“ (1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal

edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde

ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem

niteliğinde karar verilemez.

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa,

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere

dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel

mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla

yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

31. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün bireysel başvuruların içeriğini düzenleyen “Bireysel başvuru formu ve ekleri” başlıklı

59. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

“…

(2) Başvuru formunda aşağıdaki hususlar yer alır:

…

d) Bireysel başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hangi

nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve delillere ait özlü

açıklamalar.

e) Başvurucunun güncel ve kişisel bir temel hakkının

doğrudan zedelendiği iddiasının dayanakları.

…”

32. 6216 sayılı Kanun’un 47.

maddesinin (3) numaralı, 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları ile

İçtüzüğün 59. maddesinin ilgili fıkraları uyarınca Anayasa Mahkemesine başvuru

konusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylar hakkındaki

iddialarını ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlal edildiğine

dair açıklamalarda bulunarak hukuki iddialarını kanıtlamak, bireysel başvuru

kapsamındaki haklardan hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin

gerekçeleri ve delilleri açıklamak başvurucuya düşer ( B. No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19-20).

33. Yukarıda belirtilen koşullar

yerine getirilmediği takdirde Anayasa Mahkemesi başvuruyu açıkça dayanaktan

yoksun olduğu gerekçesiyle kabul edilemez bulabilir. İddiaların dayanaktan

yoksun olmadığı konusunda Anayasa Mahkemesinde yeterli kanaat oluşması,

başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların niteliğine bağlıdır. Başvurucunun

başlangıçta, başvuru hakkında kabul edilemezlik kararı verilmesini önlemek için

başvuru formu ve eklerinde iddialarını destekleyici belgeleri sunması ve

gerekli açıklamaları yapması zorunludur ( B. No: 2013/276, 9/1/2014,

§ 23).

34. Diğer yandan 6216 sayılı

Kanun’un 50. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi, kendisine yapılan bireysel

başvuru hakkında ihlal kararı vermesi durumunda kamu gücünün yerine geçerek

idari işlem ve eylem niteliğinde karar vermeksizin ihlalin sonuçlarının ortadan

kaldırılmasına yönelik yapılması gerekenlere hükmedebilecektir. İhlal, mahkeme

kararından kaynaklanmış ise yeniden yargılama yapılarak ihlalin ve sonuçlarının

ortadan kaldırılmasında hukuki yarar bulunması durumunda yeniden yargılama

yapmak için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verebileceği gibi yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hallerde de başvurucu lehine tazminata

hükmedebileceği gibi genel mahkemelerde tazminat davası açılması yolunu da

gösterebilecektir.

35. Somut olayda başvurucu,

aracına konulan haciz işlemlerinin halen devam ettiğini ve isminin sahte fatura

düzenleyenler olarak adlandırdığı bir listede mevcut olduğunu, Anayasa

Mahkemesinden haczin kaldırılmasını ve isminin belirttiği listeden

çıkarılmasını istemektedir.

36. Başvuru formu ve ekleri

incelendiğinde, başvurucunun, araç veya araçlarına konulan haciz işlemlerinin

olaylar bölümünde aktarılan mahkeme kararlarına rağmen devam ettirildiğini

gösterir herhangi bir bilgi ve belgeyi, kendi isminin de bulunduğunu belirttiği

sahte fatura düzenleyenlerin isimleri bulunan listeyi başvuru formuna

eklemediği, belirttiği bu hususların hangi anayasal hak veya haklarını ihlal

ettiği hakkında bir bilgiye yer vermediği gibi haciz işlemlerinin kaldırılması

ve isminin belirtilen listeden çıkartılması şeklinde idari işlem niteliğinde

karar verilmesi talebinde bulunduğu görülmektedir.

37. Anayasa Mahkemesine yapılan

bireysel başvurularda başvurucuların, başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin

hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçelerin ve delillerin neler

olduğunu açıklama yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu yükümlülüğün bir gereği olarak

başvuru formu titizlikle doldurulmalı, hangi hakların ihlal edildiği ve ihlal

iddiasının dayanağı olan tüm olaylar gösterilmeli, başvuruyu aydınlatacak ve

hükmün esasını etkileyecek argümanları destekleyici

tüm belgeler başvuru dilekçesine eklenmelidir. Şayet bir belge elde

edilememişse, bunun da nedenleri açıklanmalıdır. Somut başvuruda başvurucunun

bu koşulları yerine getirmeyerek hangi anayasal hak veya haklarının ihlal

edildiğini belirtmediği, iddialarını temellendirmediği ve idari işlem

niteliğinde karar verilmesi talebinde bulunduğu başvurusunun esasının

incelenmesi imkânı bulunmamaktadır ( B. No: 2013/276, 9/1/2014,

§ 26).

38. Açıklanan nedenlerle,

başvurucu tarafından hangi anayasal hak veya haklarının ihlal edildiği ve

bunların gerekçelerinin neler olduğunun ortaya konulmaması ile idari işlem

niteliğinde karar verilmesi talebinde bulunulması nedenleriyle başvurunun bu

kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun

1.

Mahsup talepleri hakkında işlem yapılmadığı iddiasının “başvuru yollarının tüketilmemiş olması”,

2.

İsminin sahte fatura düzenleyenler listesinde yer aldığı ve araç hacizlerine

devam edildiği iddialarının “açıkça

dayanaktan yoksun olması”,

nedenleriyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

26/6/2014 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan

ALTAN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman

Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

M.

Emin KUZ

Raportör

:

Bahadır

YALÇINÖZ

Başvurucu

:

Abdullah

DOĞTAŞ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2012/1123, 26 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. A. Başvurucunun
  16. Altan
  17. Özgüldür
  18. Kömürcü
  19. Yalçınöz
  20. Doğtaş
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2012/1123
Tarih
26 Haziran 2014

İlgili Kararlar

  • Erdoğan Duru Başvurusu (B. No: 2013/2607)
  • Vedat Sunay Başvurusu (B. No: 2013/6816)
  • Hüseyin Yılmaz Başvurusu (B. No: 2013/7283)
  • Zeliha Taşkın ve Aysel Taşkın Başvurusu (B. No: 2013/8485)
  • Şerban Şahin Başvurusu (B. No: 2013/7223)
  • Demir Dinipak Başvurusu (B. No: 2013/7983)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.