İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Abdullah Öcalan Başvurusu (B. No: 2013/7816)

1. Başvuru, yapılan yasal düzenlemeler çerçevesinde daha önceden

Başvuru No2013/7816Tarih16 Aralık 2015Okuma14 dk · 2.795 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Abdullah Öcalan Başvurusu (2)

Karar tarihi
16 Aralık 2015
Başvuru Numarası
2013/7816
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.795 kelime·14 dk okuma·8 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, yapılan yasal düzenlemeler çerçevesinde daha önceden

kesinleşmiş ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) yapılan başvuru

sonunda başta adil yargılanma hakkı olmak üzere bazı hakların ihlal edildiğine

yönelik karar verilen yargılamaya ilişkin olarak yargılamanın

yenilenmesi talebinin reddedilmesinin eşitlik, suç ve cezaların kanuniliği

ilkeleri ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiaları ile ilgili

kanun maddesinin iptali talebine ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 1/11/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır.

Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun

Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 23/12/2013 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 9/1/2014 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve başvuru

belgelerinin bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık)

gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular 13/1/2014 tarihinde Bakanlığa

bildirilmiştir. Bakanlık tanınan ek süre sonunda görüşünü 17/3/2014 tarihinde

Anayasa Mahkemesine sunmuştur.

6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş,

başvurucuya 24/3/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, karşı görüşlerini

8/4/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve ekleri ile Bakanlık görüşünde ifade edildiği

şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucunun, Ankara 2 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin

(DGM) 29/6/1999 tarihli kararı ile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile

cezalandırılmasına karar verilmiştir.

9. AİHM, başvurucu hakkında yapılan yargılamada başta Avrupa

İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6. maddesi olmak üzere bir dizi

hakların ihlal edildiğine karar vermiştir (Öcalan/Türkiye

[BD], B. No: 46221/99, 12/5/2005).

10. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun

311. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (f) bendi uyarınca başvurucu 2/2/2006

tarihinde Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinden yargılamanın yenilenmesi talebinde

bulunmuştur.

11. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi 5/5/2006 tarihli ek kararında

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal

tespitlerinin bu aşamada geriye dönük olarak telafisinin mümkün olmadığına,

ayrıca başvuru tarihi 4/2/2003 tarihinden önce olduğundan ve Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesinin kararı 4/2/2003 tarihinden önce kesinleştiğinden 5271

sayılı CMK’nun 311/2 ve 318/3 maddeleri uyarınca

yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olmadığı noktasında reddine” gerekçesi

ile yargılamanın yenilenmesi talebini usulden reddetmiştir.

12. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin yargılamanın yenilenmesi

talebinin reddi kararına yapılan itirazı kabul eden İstanbul 14. Ağır Ceza

Mahkemesi 21/7/2006 tarihli kararı ile yargılamanın yenilenmesi talebini bu kez

esastan reddetmiştir.

13. Anılan kararın gerekçesinde şu hususlar belirtilmiştir:

“... Avrupa İnsan hakları Mahkemesi’nin savunma hakkı ile

ilgili olarak kararında belirttiği ihlaller (savunmanın yeterli süre ve gerekli

olanaklar kullanılmak suretiyle hazırlanmamış ve gerekli avukat yardımından

yararlanılmamış olması) adı geçenin mahkûmiyetini etkileyecek nitelikte

değildir. Zira söz konusu ihlaller gerçekleşmemiş olsaydı bile, suçun niteliği

itibariyle, anılan kanıtlarla aynı sonuca varılması kaçınılmazdır.”

14. Söz konusu karar, AİHM kararlarının icrasını denetleyen

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesine sunulmuş; 14/2/2007 tarihli nihai karar ile

Bakanlar Komitesi AİHM’nin (Öcalan/Türkiye,

B.No: 46221/99, [BD]

12/5/2005) sayılı kararının icra edildiğini kararlaştırarak dosyayı nihai bir

şekilde kapatmıştır.

15. Başvurucu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının tebliğinden

itibaren süresi içinde yargılamanın yenilenmesine ilişkin benzer şikâyetlerini

bu kez 2007 yılında AİHM önünde dile getirmiş ve Mahkeme, şikâyetleri konu

yönünden Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında görmeyerek reddetmiştir (Öcalan/Türkiye (k.k),

B. No: 5980/07, 6/7/2010).

16. AİHM ret gerekçesini, başvurucu hakkında 2005 tarihinde

verdiği kararın Bakanlar Komitesi tarafından 2007 yılında yerine getirilmiş

olmasına ve başvurucunun dile getirdiği hususun kesinleşmiş bir cezanın iptali

niteliğinde veya buna benzer bir nitelikte olması nedeniyle 6. maddenin

öngördüğü yeni bir cezai isnat olarak değerlendirilemeyeceğine dayandırmıştır.

17. Başvurucu 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun’un 21.

maddesi ile 5271 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. madde hükmü çerçevesinde

yeniden yargılanma önündeki kanuni engellerin ortadan kalktığını ileri sürerek

26/7/2013 tarihinde Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine yargılamanın yenilenmesi

talebinde bulunmuştur. Başvurucu, ayrıca söz konusu Kanun hükmünde yer alan “15.6.2012 tarihi itibarıyla Avrupa Konseyi Bakanlar

Komitesi önünde denetlenmekte bulunanlar bakımından” ibaresinin

iptali için Anayasa Mahkemesine itiraz yolu ile başvurulması talebinde

bulunmuştur.

18. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi 2/8/2013 tarihli kararında

infazın geri bırakılması veya durdurulması taleplerini reddettiği gibi

Anayasa’ya aykırılık itirazını Anayasa’nın 152. maddesi uyarınca ciddi

görmediğinden kabul etmemiştir. Mahkeme ayrıca yargılanmanın yenilenmesi

talebini reddetmiştir. Mahkemenin gerekçesi şöyledir:

“Mahkememizin aynı konuda vermiş olduğu

05.05.2006 tarihli ek kararında belirtildiği üzere "Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesinin ihlal tespitlerinin bu aşamada geriye dönülerek telafisinin mümkün

olmadığı gibi başvuru tarihinin 04.02.2003 tarihinden önce olduğundan ve Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesinin kararı 04.02.2003 tarihinden sonra kesinleştiğinden

5271 sayılı CMK'nun 311/2 ve 318/3. maddeleri

uyarınca yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olmadığı, yine itiraz

mercii olan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi 21.07.2006 gün 2006/275 D.İş. sayılı kararında da belirtildiği gibi; hükümlünün sübûta eren mahkûmiyete konu suçu, mülga 765 Sayılı TCK'nun 125. maddesinde yer alan "bölücülük" suçu

olup söz konusu maddede "tehlike suçu" olarak düzenlendiği, Abdullah

Öcalan'ın amaç ve eylemleri ülkenin bölünmesi için yeterli bir tehlike

oluşturan PKK adlı terör örgütünün sorumlu lideri olduğu, adı geçenin kendi

itirafları ve dava dosyasında mevcut diğer belgelerle herhangi bir tereddüde

yer bırakmayacak şekilde kanıtlanmış olması karşısında, soruşturmanın

derinleştirilerek başka kanıt toplanmasına ve terör eylemleri için Abdullah

Öcalan'ın emir vermiş olup olmadığının araştırılmasına gerek bulunmadığı, bu

nedenle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin savunma hakkı ile ilgili olarak

kararında belirttiği ihlaller (savunmanın yeterli süre ve gerekli olanaklar

kullanılmak suretiyle hazırlanmamış ve gerekli avukat yardımından

yararlanılmamış olması) adı geçenin mahkûmiyetini etkileyecek nitelikte

olmadığı, söz konusu ihlaller gerçekleşmemiş olsa bile, suçun niteliği

itibariyle, anılan kanıtlarla aynı sonuca varılmasının kaçınılmaz olduğu,

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararında belirttiği "gözaltı süresinin

uzunluğu, gözaltına alma işlemine itiraz imkanının bulunmadığı, DGM heyetinde

askeri yargıç bulunması" ise, Abdullah Öcalan'ın suçunun kanıtlanması ve

mahkûmiyeti ile ilgili hukukî durumu etkilemeyeceğinin açık ve net olduğu gibi

ileri sürülen ihlallerin hiçbirisi gerçekleşmemiş olsaydı bile, suçun niteliği

ve dosyada mevcut kanıtlar karşısında başkaca kanıt toplanmasına gerek

duyulmadan aynı sonuca varılacağının kesin olduğu, Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi'nin saptadığı yukarıda belirtilen hususlar ve AİHM'nin adil

yargılanma ve kötü muamele yasağının (AİHM. mad. 3.) bu aşamada geriye

dönülerek telafisi mümkün görülmediği hususları kesinlik kazanmıştır".

6459 Sayılı İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda

Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21. maddesi ile eklenen Geçici 2. madde

ile CMK.nun 311. maddenin ikinci fıkrası hükmünün

uygulanamayacağı ve bu durumda olanların, bu maddenin yürürlüğe girdiği

tarihten itibaren üç ay içinde yargılamanın yenilenmesi talebinde

bulunabilecekleri belirtilmiş olup her ne kadar hükümlü müdafilerinin

başvuruları üç aylık süre içerisinde yapılmışsa da aynı AİHM.nin

tespit etmiş olduğu hususlara dair yargılamanın yenilenmesi talebinin önceden

yukarıda belirtilen gerekçelerle reddedildiği, yeniden hükümlünün

yargılanmasını gerektirir sebeplerin aynı mahiyette olduğu ve CMK.nun 321. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, esassız olması

nedeniyle, hükümlü müdafilerinin yargılamanın yenilenmesi talebinin ve

itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ayrıca kararın müzakere aşamasında

başvurucu vekilleri 1/8/2013 tarihli dilekçe ile tüm girişimlerine rağmen

başvurucu ile görüşemediklerini bu durumun açık bir şekilde adil yargılanma

hakkına aykırı olduğunu ileri sürmüşler ve Mahkemeden başvurucu ile

görüşmelerinin sağlanması talebinde bulunmuşlardır.”

19. Başvurucu vekilleri, Mahkemeden ayrıca başvurucu ile

görüşmelerinin sağlanmasını talep etmişlerdir. Mahkeme bu talebi şu

gerekçelerle reddetmiştir:

“… itirazın mahiyeti icabı yargılamanın yenilenmesi

talebinin CMK’nun 321/1. maddesi gereği ‘Yargılamanın

yenilenmesi isteminde ileri sürülen iddialar, yeterli derecede doğrulanmaz veya

311 inci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 314 üncü

maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı hâllerde işin durumuna göre

bunların önce verilmiş olan hükme hiçbir etkisi olmadığı anlaşılırsa,

yargılamanın yenilenmesi istemi esassız olması nedeniyle duruşma yapılmaksızın

reddedileceği’ belirtilmiş olup dosya üzerinden yapılan incelemede, hükümlü

müdafilerinin hükümlüyle görüşme taleplerinin idari bir tasarruf olup bu konuda

idareye emir ve talimat verilmesinin Mahkememizin görevi cümlesinden olmadığı,

hükümlü müdafilerinin yargılanmanın yenilenmesi taleplerinin niteliği dikkate

alındığında savunma hakkının kısıtlanmasının söz konusu olmadığı, dolayısıyla

silahların eşitliği prensibinin ihlal edilmediği kanaatine varılmıştır.”

20. Anılan karara itiraz üzerine Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi

20/9/2013 tarihli kararında “yargılamanın

yenilenmesi talebinin reddine dair kararında belirtilen gerekçelerde usul ve

yasaya aykırı bir husus bulunmadığı” gerekçesiyle itirazı

reddetmiştir. Karar başvurucu vekiline 3/10/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

21. Başvurucu 1/11/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

22. 5271 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi şöyledir:

“(Ek madde: 11/4/2013 tarih ve 6459 sayılı Kanun’un 21.

maddesi) (1) İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya

eki protokollerin ihlali suretiyle bir ceza hükmünün verildiğini tespit eden

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararlarından, 15.6.2012 tarihi

itibarıyla Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi önünde denetlenmekte bulunanlar

bakımından bu Kanunun 311 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uygulanmaz. Bu

durumda olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde

yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabilirler.”

23. 5271 sayılı Kanun’un “Hükümlü

lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri” başlıklı 311. maddesi

şöyledir:

“(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda

yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar

görülür:

a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin

sahteliği anlaşılırsa.

b) Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya

bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile

gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa.

c) Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden

olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile

mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise.

d) Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış

olup da bu hüküm esinleşmiş diğer bir hüküm ile

ortadan kaldırılmış ise.

e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar

yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında

sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren

kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa.

f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya

Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün

bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş

kararıyla tespit edilmiş olması. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde

istenebilir.

(2) Birinci fıkranın (f) bendi hükümleri, 4.2.2003 tarihinde

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile, 4.2.2003

tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular üzerine

verilecek kararlar hakkında uygulanır.”

24. 5271 sayılı Kanun’un 321. maddesi şöyledir:

“(1) Yargılamanın yenilenmesi isteminde ileri sürülen

iddialar, yeterli derecede doğrulanmaz veya 311 inci maddenin birinci

fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 314 üncü maddesinin

birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı hâllerde işin durumuna göre bunların

önce verilmiş olan hükme hiçbir etkisi olmadığı anlaşılırsa, yargılamanın

yenilenmesi istemi esassız olması nedeniyle duruşma yapılmaksızın reddedilir.

(2) Aksi hâlde mahkeme, yargılamanın yenilenmesine ve

duruşmanın açılmasına karar verir.

(3) Bu madde gereğince verilen kararlara karşı itiraz yoluna

gidilebilir.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

25. Mahkemenin 16/12/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvurucunun

1/11/2013 tarihli ve 2013/7816 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği

düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

26. Başvurucu; hakkında daha önceden kesinleşmiş ancak AİHM’e yapılan başvuru sonunda başta adil yargılanma hakkı

olmak üzere bazı hakların ihlal edildiğinin tespit edildiği yargılamaya ilişkin

olarak 6459 sayılı Kanun’un ile 5271 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. madde

kapsamında yargılanmanın yenilenmesi ve anılan maddenin Anayasa’ya aykırı

olduğundan iptali için Anayasa Mahkemesine gönderilmesi talebi ile ilgili

olarak;

i. Mahkemenin; dilekçelerindeki temel argümanları dikkate

almadığını, yargılanmanın yenilenmesi talebinin reddi kararında gerekçesinin

yeterli olmadığını, gerekçede yargılamanın yenilenmesi hâlinde dahi sonucun

değişmeyeceğini ifade etmek suretiyle yetkisinin ve görevinin dışına çıkarak

karar verdiğini belirterek Anayasa’nın 37. maddesinde tanımlanan kanuni hâkim

güvencesinin ve Anayasa’nın 141. maddesinde tanımlanan gerekçeli karar hakkının

ihlal edildiğini,

ii. AİHM’in ihlal kararı üzerine

yargılamanın yenilenmesi talebinin değerlendirilmesinde 5271 sayılı Kanun’un

geçici 2. maddesi ile aynı Kanun’un 321. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

uygulanma kabiliyetinin olayda ortadan kalktığını, başvuruda 311. maddenin (1)

numaralı fıkrasının (f) bendinin uygulanması gerektiğini, karar tarihinde

uygulanmaması gereken 311. maddenin (2) numaralı fıkrasına dayanılmak suretiyle

Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen suç ve cezada kanunilik ilkesine aykırı

davranıldığını,

iii. Yargılamanın yenilenmesi talebinin görüşüldüğü sırada

Adalet Bakanı’nın ulusal televizyonlarda talep hakkında olumsuz görüşler ileri

sürmesinin Anayasa’nın 9. ve 138. maddelerinde düzenlenen bağımsız ve tarafsız

bir mahkemede yargılanma hakkını ihlal ettiğini,

iv. Başvuru sürecinde başvurucu ile vekillerinin

görüştürülmemesinin, yargılamanın yenilenmesi talebine karşı Cumhuriyet

savcısının mütalaasının kendilerine tebliğ edilmemesinin ve savcılık görüşüne karşı

beyanlarının alınmamasının savunma hakkını kısıtladığını belirterek Anayasa’nın

36. maddesinde yer alan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini,

v. 5271 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinde yer alan “15.6.2012 tarihi itibarıyla Avrupa Konseyi Bakanlar

Komitesi önünde denetlenmekte bulunanlar bakımından” ibaresinin

eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağına aykırı olması nedeniyle Anayasa’nın 10.

maddesine aykırı olduğunu ve Anayasa’ya aykırılık itirazının herhangi bir

gerekçe olmaksızın yerinde görülmeyerek Anayasa Mahkemesine başvurulmamış

olunmasının Anayasa’nın 36. ve 141. maddelerinde yer alan adil yargılanma ve

gerekçeli karar hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

27. Diğer taraftan başvurucu, Anayasa ihlallerinin tespiti ile

5271 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinde yer alan “15.6.2012 tarihi itibarıyla Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi önünde

denetlenmekte bulunanlar bakımından” ibaresinin iptalini talep

etmiştir.

B. Değerlendirme

28. Başvuru konusu dosya ve ekleri incelendiğinde başvurucu;

yargılamanın yenilenmesi talebinin reddedilmesi temelinde adil yargılanma

hakkı, eşitlik ile suç ve cezada kanunilik ilkelerinin ihlal edildiğini ileri

sürmüş ve yargılamanın yenilenmesine dair ilgili kanun maddesinin iptalini

talep etmiş ise de başvurucu tarafından aynı nedenle daha önce yargılamanın

yenilenmesi talebiyle başvuruda bulunulduğu ve şartları oluşmadığı gerekçesiyle

yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildiği anlaşıldığından

başvurunun öncelikle zaman bakımından Anayasa Mahkemesinin yetkisi kapsamında

olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.

29. Bakanlık; Sözleşme’nin 6. maddesinin “medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıklar”

ile “kişiye karşı yöneltilmiş suçlamalara

ilişkin [ceza] yargılamalarını” kapsamakta olduğunu, AİHM’in olağanüstü kanun yollarına ilişkin yargılamaları

Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında kabul etmediğini ve dolayısıyla AİHM’in bu tür olağanüstü kanun yollarına ilişkin

yargılamalara dair şikâyetleri “konu

yönünden uyuşmaz” (incompatibility ratione materiae) niteliğinde bularak usulden

reddettiğini belirtmiştir. Bununla birlikte Bakanlık Öcalan/Türkiye kararına atıf yaparak kesinleşmiş bir

cezanın, iptali prosedürü niteliğinde veya ona benzer nitelikte olması

nedeniyle 6. maddenin öngördüğü “yeni bir

cezai isnat” olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etmiştir.

30. Bakanlık ayrıca başvurucu hakkındaki AİHM kararının icra

sürecine ilişkin verilen bilgiler gözetilerek Türkiye Cumhuriyeti’nin söz

konusu AİHM kararının icrası açısından gerekli (bireysel ve genel) bütün

tedbirleri aldığını, kararın icra sürecinin de Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi

tarafından usule uygun icra edildiği gerekçesiyle nihai olarak kapatıldığını ve

böylelikle başvurucunun 11/4/2013 tarihli yasal değişiklikten çok önce 2006

yılında “yargılamanın yenilenmesi” müessesesinden etkili bir şekilde

yararlandığı hususunun dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.

31. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı verdiği beyanda atıfta

bulunulan başvurucu ile ilgili AİHM kararına esas Mahkeme kararının,

yargılamanın yenilenmesi sonucu verilmiş bir karar olmadığını ileri sürmüştür.

Başvurucu, başvurunun kabul edilemezliğine ilişkin olarak Bakanlığın ileri

sürdüğü diğer görüşlere karşı beyanda bulunmamış; esasa ilişkin beyanda bulunmuştur.

32.

30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un geçici 1.

maddesinin (8) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem

ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler.”

33. Bu hüküm gereğince Anayasa

Mahkemesi 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar

aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler. Dolayısıyla Mahkemenin zaman

bakımından yetkisi ancak bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar

aleyhine yapılan bireysel başvurularla sınırlıdır. Kamu düzenine ilişkin bu

düzenleme karşısında anılan tarihten önce kesinleşmiş nihai işlem ve kararları

da içerecek şekilde yetki kapsamının genişletilmesi mümkün değildir (G.S., B. No: 2012/832, 12/2/2013, § 14).

34. Başvurunun kabul edilebilmesi için ihlal iddiasına dayanak

teşkil eden nihai işlem veya kararların 23/9/2012 tarihinden önce kesinleşmemiş

olması gerekmektedir. Nihai işlem veya kararların anılan tarihten önce

kesinleştiği tespit edildiği takdirde ilgili şikâyetler bakımından başvurunun

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir (Korcan Pulatsü, B. No: 2012/726,

2/7/2013, § 32).

35. Başvurucunun yargılamanın yenilenmesi talebinin karara

bağlanması sürecine ilişkin şikâyetleri açısından Anayasa Mahkemesinin zaman

bakımından yetkisi konusunda bir sonuca varabilmek için bu konuda verilen nihai

karar tarihinin tespiti gerekmektedir. Başvurucu, yargılamanın yenilenmesi

sürecine ilişkin nihai karar tarihinin 2/8/2013 tarihinde yapılan yargılamanın

yenilenmesi talebinin reddine ilişkin karara yapılan itirazın reddedildiği

2/9/2013 tarihi olduğunu ileri sürmektedir. Ancak başvuru dilekçesi ve ekindeki

belgeler incelendiğinde 5271 sayılı Kanun’un 311.maddesinin (2) numaralı

fıkrasına dayanılarak daha önce de Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine 2/2/2006

tarihinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu görülmektedir (bkz. §§

10, 11).

36. 2/2/2006 tarihinde yapılan ilk yargılamanın yenilenmesi

başvurusu, 5271 sayılı Kanun’un 311. maddesin (2) numaralı ve 318. maddesinin

(3) numaralı fıkraları uyarınca şartları oluşmadığı için yargılamanın

yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığı gerekçesiyle 5/5/2010 tarihinde

reddedilmiştir.

37. Daha önce başvurulduğu ve reddedildiği için başarılı

olunmayacağı belli olan başvuru yoluna, yeni bir delil ileri sürmeksizin aynı

kanun maddesi ileri sürülerek bireysel başvuruların incelenmeye başlandığı

tarih olarak belirlenen 23/9/2012 tarihinden sonra tekrar başvurulması sonucu

verilen ret kararı üzerine yapılan bireysel başvurunun, Anayasa Mahkemesinin

zaman bakımından yetkisi kapsamında olduğunun kabul edilmesi mümkün değildir (İbrahim Oğuz Yapar, B. No: 2012/829,

5/3/2013, § 32).

38. Nitekim başvuru konusu olayda ikinci defa yapılan

yargılamanın yenilenmesi başvurusunda, yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin

bulunup bulunmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmamış olup yalnızca 2013

yılında yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 311. maddesinin (2) numaralı fıkrasında

yer alan istisnanın, 15.6.2012 tarihi itibarıyla Avrupa Konseyi Bakanlar

Komitesi önünde denetlenmekte bulunan kesinleşmiş AİHM kararları bakımından

uygulanmayacağını öngören geçici 2. madde hükmünün şartlarını taşımadığından

başvurucunun talebine uygulanamayacağı belirtilmiş; bununla birlikte esas

itibarıyla talebin daha önce reddedilmiş olması nedeniyle talebin reddine karar

verilmiştir.

39. Açıklanan nedenlerle yargılamanın yenilenmesi talebinin

reddine ilişkin karara yönelik şikâyetler yönünden başvuru konusu kararın

23/9/2012 tarihinden önce kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden

incelenmeksizin zaman bakımından yetkisizlik

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A.

Başvurunun zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B.

Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına

16/12/2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Serruh KALELİ Hicabi DURSUN Erdal TERCAN Hasan Tahsin GÖKCAN Raportör : Hüseyin TURAN Başvurucu : Abdullah ÖCALAN Vekilleri : Av. Cengiz YÜREKLİ Av. Mazlum DİNÇ Av. Rezan SARICA

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/7816, 16 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/7816
Tarih
16 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Zeycan Yedigöl Başvurusu (B. No: 2013/1566)
  • Alaattin Hoşer Başvurusu (B. No: 2013/4188)
  • O. H. Başvurusu (B. No: 2013/3156)
  • Mustafa Fehmi Okay Başvurusu (B. No: 2013/5967)
  • Ali Sarıpınar Başvurusu (B. No: 2013/5973)
  • Vedat Acar Başvurusu (B. No: 2013/5971)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.