İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Abdullah Ozan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/95)

1. Başvuru, tavzih yoluyla kesinleşmiş hüküm değiştirilerek

Başvuru No2015/95Tarih10 Mayıs 2018Okuma10 dk · 1.976 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Abdullah Ozan Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
10 Mayıs 2018
Başvuru Numarası
2015/95
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.976 kelime·10 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tavzih yoluyla kesinleşmiş hüküm değiştirilerek

aleyhe vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/1/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucuların murisi O.O. 2/1/1986-8/5/2000 tarihleri

arasında R.D. isimli şahsın işyerinde işçi olarak çalışmıştır.

7. O.O.; iş akdinin geçerli bir neden olmadan ihbarsız olarak

feshedildiğini, işçilik haklarının ödenmediğini belirterek 22/11/2002 tarihinde

dava açmış, 40 TL kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma

ücreti alacağı, 80 TL genel tatil ve hafta tatili ücreti talebinde bulunmuştur.

8. Yargılama sırasında alınan 18/7/2012 tarihli bilirkişi

raporunda, davacının 1.402 TL kıdem tazminatı, 233 TL ihbar tazminatı, 747 TL

yıllık izin ücreti, 2.093 TL fazla çalışma ücreti, 774 TL hafta tatili ücreti,

183 TL bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunduğu tespit edilmiştir.

9. Davacı, bilirkişi raporunda tespit edilen miktarlara göre

20/11/2012 tarihli dilekçesiyle dava değerini 5.500 TL olarak ıslah etmiştir.

10. Davalı taraf, beyan dilekçesini 5/12/2012 tarihli duruşmada

tekrarlayarak ıslaha karşı zamanaşımı defi ileri sürmüştür.

11. Bursa 2. İş Mahkemesi (Mahkeme) 17/12/2012 tarihli

kararında, iş akdinin haklı nedenlerle feshedildiğinin davalı tarafça

ispatlanamadığını, davacının işçilik alacak haklarının sübuta erdiğini

belirterek davacı lehine 1.402 TL kıdem tazminatı, 233 TL ihbar tazminatı, 747

TL yıllık izin ücreti, 466 TL fazla çalışma ücreti, 172 TL hafta tatili ücreti,

56 TL bayram ve genel tatil ücreti alacağına hükmetmiştir.

12. Temyiz üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 18/2/2014 tarihli

kararında davacının iş sözleşmesinin 8/5/2000 tarihinde feshedildiğini,

20/11/2012 tarihli dilekçesi ile tazminat ve alacaklarını ıslah etmişse de

davalı vekilinin kanuni süresi içerisinde ıslaha karşı zamanaşımı definde

bulunduğunu, davacının dava dilekçesinde talep ettiği tazminat ve alacakların

dışında kalan miktarların zamanaşımına uğradığını, ıslahla artırılan tazminat

ve alacakların hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu belirterek hükmü

bozmuştur.

13. Bu arada davacı O.O.nun 23/1/2014

tarihinde vefatı üzerine başvurucular mirasçı sıfatıyla davaya katılmışlardır.

14. Bozma ilamına uyan Mahkeme 18/9/2014 tarihli kararında,

önceki kararın gerekçesini tekrarlayarak ıslahla artırılan alacak taleplerinin

zamanaşımına uğradığını belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık

izin, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti olarak toplam 240 TL'nin

davalıdan tahsiline karar vermiştir. Mahkeme aynı kararla 240 TL vekâlet ücreti

ve 429,62 TL yargılama giderinin dedavalıdan

tahsiline kesin olarak karar vermiştir.

15. Davalılar vekili 11/11/2014 tarihli dilekçeyle 5.260 TL

alacak isteğinin reddine karar verilmesine rağmen kabul ret oranına göre

vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmediğini belirterek hükmün

tavzihine karar verilmesini istemiştir.

16. Bursa 2. İş Mahkemesi dosya üzerinde yapmış olduğu inceleme

sonunda11/11/2014 tarihli ek kararla tavzih isteğini kabul ederek 1.500 TL

nispi vekâlet ücretinin davacı başvuruculardan tahsiline ve 328,86 TL yargılama

giderinin başvurucular üzerinde bırakılmasına Yargıtay yolu açık olmak üzere

karar vermiştir.

17. Bursa 2. İş Mahkemesinin 11/11/2014 tarihli ek kararı

başvurucular vekiline 5/12/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucular 5/1/2015

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

18. Diğer taraftan başvurucular, Bursa 2. İş Mahkemesinin

18/2/2014 tarihli kararı üzerine yargılamanın uzun sürmesi ve alacağın ıslah

ile talep edilen kısmının zamanaşımından reddine karar verilmesi nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla 20/10/2014 tarihinde bireysel

başvuruda bulunmuşlardır.

19. Anayasa Mahkemesi, 13/9/2017 tarihli karar ile zamanaşımı

ile reddedilen alacak isteği yönünden mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği

iddiasının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna ve

makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Kanun Hükümleri

20. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun ''Hükmün tavzihi'' kenar

başlıklı 306. maddesi şöyledir:

"(1)

Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut

birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan

her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini

isteyebilir.

(2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar,

tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez."

21. 6100 sayılı Kanun'un

''Tavzih talebi ve usulü'' kenar başlıklı 307. maddesi şöyledir:

"(1)

Tavzih, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren

mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece

belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih talebinde bulunan tarafa

tebliğ olunur.

(2) Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak

karar verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını

yapabilmeleri için davet edebilir.

(3) Mahkeme tavzih talebini yerinde gördüğü takdirde 304

üncü madde uyarınca işlem yapar."

22. 6100 sayılı Kanun'un geçici

3. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1)

Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk

Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri

Hakkında Kanunun geçici 2 nci

maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve

başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki

hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.''

23. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 18/6/1927 tarihli ve 1086

sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun427. maddesinin ilgili kısmışöyledir:

"Mahkemelerden

verilen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulubilir.

Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla, hükmü temyiz

edebilir.

Miktar veya değeri BİR MİLYAR lirayı geçmeyen

taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir.''

B. Yargıtay Kararları

24. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 12/2/2018 tarihli ve

E.2016/4336, K.2018/790 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

"Mahkemece, hükümde davacı yararına

vekalet ücretine karar verilmemiş iken, daha sonra 05/02/2016 tarihli tavzih

kararı ile; 'Davacı vekilinin tavzih talebinin kabulü ile; Mahkememizin

15/01/2016 tarih ve 2014/117 esas, 2016/13 karar sayılıkararının

gerekçe kısmında vekalet ücretine ilişkin hüküm kurulmadığı, bu eksikliğin

tavzih yoluyla giderilebileceği anlaşılmakla hüküm kısmına 6. fıkra olarak

-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca Maddi Tazminat Üzerinden

takdir edilen 1.800,00 TL ve Manevi Tazminat Üzerinden 1.800,00 TL maktu

vekalet ücretinin davalı H.E.den alınarak davacıya

verilmesine- ibaresinin eklenmesine' şeklinde tavzih kararı verilmiştir.

Hakim nihai kararını kendiliğinden veya talep üzerine

değiştiremez. 6100 sayılı HMK’nın 305/2. maddesinde

'Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yoluyla

sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.' hükmü getirilmiştir.

Vekalet ücreti, hükmün eki niteliğinde olup; tavzih suretiyle değiştirilemez.

Tavzih kararı ile davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi HMK 305/2

maddesine aykırı olduğundan karar, bu bakımdan yerinde görülmemiş ve bozulması

gerekmiştir.''

25. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12/2/2018 tarihli ve

E.2016/13189, K.2018/911 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

''6100 sayılı HMK.nun

304.maddesine göre, Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık

hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine

düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı

düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak

karar verilebilir.

Somut olayda, Mahkemece, gerekçeli kararda

davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemiş iken; davalı

vekilinin davalı lehine reddedilen dava değeri üzerinden masraf ve vekalet

ücretine hükmedilmediği ve bu hatanın düzeltilmesi talebini içerir tavzih

dilekçesi üzerine, davalı yararına karar tarihinde yürürlükte olan avukatlık

asgari ücret tarifesinin 12/2 maddesi gereğince davanın reddedilen miktarı

yönünden hesaplanan 4.416,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya

verilmesine ve davalı tarafından yapılan toplam 781,00 TL yargılama giderinin

davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 648,23

TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine hükmedilmiştir.

Söz konusu düzeltme ile davalı lehine verilen vekalet ücreti ve yargılama

gideri davacı aleyhine değiştirilmiş olup, bu düzeltmenin maddi hatanın

düzeltilmesi niteliğinde olduğunun kabulü mümkün değildir.

Mahkemece; yukarıda açıklanan ilkeler nazara

alınarak, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar

dışında hüküm değiştirilemeyeceğinden, davalı vekilinin tashih talebinin, ancak

bozma nedeni yapılabileceği gerekçesi ile reddi gerekirken, yazılı şekilde

maddi hatanın düzeltilmesi kararı verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma

nedenidir.''

26. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 4/12/2017 tarihli ve

E.2017/21939, K.2017/19668 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

''Hakim tavzih yolu

ile hükümde unuttuğu talepler hakkında karar verip bunu hükmüne ekleyemez.

Bunun gibi hüküm verirken unutulan vekalet ücreti veya faiz hakkında tavzih

yolu ile bir karar verip bunu hükmüne dahil edemez. Aynı şekilde kısa kararla

gerekçeli karar arasındaki çelişki de tavzih yolu ile giderilemez. Bütün bu

anlatımlardan çıkan netice, tavzih yolu ile kesinleşmiş olan hüküm

sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. (Prof.Dr.

Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Altıncı Baskı, 2001, cilt 5, sayfa 5270

vd.) Öte yandan, Yargıtay'ın istikrar kazanmış görüşüne göre maddi hata

kazanılmış hak oluşturmaz.

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100

sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305/2 maddesi de 'Hüküm fıkrasında

taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz,

genişletilemez ve değiştirilemez.' hükmü ile de taraflara tanınan hakların ve

yüklenen borçların tavzih yolu ile değiştirilemeyeceğini işaret etmektedir.

Açıklanan yasal düzenlemeler ışığında somut

uyuşmazlık değerlendirildiğinde, mahkemece hüküm altına alınan işçilik

alacaklarına işletilecek faiz türlerinin ve faizin başlangıç tarihlerinin

tavzih yolu ile değiştirilmemesi doğru olup, davacının tavzih isteminin reddine

ilişkin mahkemece verilen ek karar Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun455. maddesineuygun olduğundan bu karar yönelik temyiz isteminin

reddi ile16/03/2017 tarihli EK KARARIN ONANMASINA [karar verildi]

27. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 19/2/2018 tarihli ve

E.2016/12191, K.2018/1113sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

"Bu bağlamda 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesinde, bölge adliye mahkemelerinin

göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar

hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2004 tarih ve 5236

sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin

uygulanmasına devam olunacağı açıkça düzenlenmiştir. 16.07.1981 gün ve 2494

sayılı Kanunun geçici maddesi ile temyiz ve karar düzeltme sınırlarına ilişkin

değişikliklerin, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra verilecek nihai kararlara

yönelik temyiz ve karar düzeltme istemleri hakkında uygulanacağı belirtilmiş;

dolayısıyla, dava hangi tarihte açılmış olursa olsun, temyiz ve karar düzeltme

sınırlarının saptanmasında, hakkında bu yollara başvurulan hükmün verildiği

tarihteki yasal durumun esas alınacağı kabul edilmiştir.

Temyiz kesinlik sınırı kamu düzeni ile

ilgilidir. Temyiz sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın

veya alacağın değeri dikkate alınır.

Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması

halinde temyiz (kesinlik) sınırının saptanmasında alacağın tamamının

gözetilmesi, tümü dava konusu yapılan bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz

(kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas

alınması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununu Geçici 3. maddesi gereğince

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427'nci maddesi hükmü

gereğidir.

21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki

hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı

"Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ve ayrıca 5236

sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük

tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2014 yılı için

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesindeki temyiz

(kesinlik) sınırını 1.890,00 TL olarak değiştirmiştir.''

V. İNCELEME VE GEREKÇE

28. Mahkemenin 10/5/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

29. Başvurucular; Bursa 2. İş Mahkemesinin 18/9/2014 tarihli

kesin nitelikli kararında verdiği hükmü yasanın açık hükmüne rağmen kendilerine

herhangi bir bildirimde de bulunulmadan değiştirdiğini, taraflara tanınan hak

ve borçların genişletildiğini ve böylece kendileri yönünden maddi bir zarar

doğduğunu ileri sürmüşlerdir.

30. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların kanun hükmüne aykırı olarak

aleyhlerine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedildiği yönündeki

şikâyetlerinin özü, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

31. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı

fıkrası uyarınca bireysel başvuru yoluna başvurabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,

26/3/2013, § 16).

32. Somut olayda ilk derece mahkemesi, başvurucuların kanunun

açık hükmüne aykırı olduğunu ileri sürdüğü 11/11/2014 tarihli ek kararı

Yargıtay yolu açık olmak üzere vermiştir. Tavzih öncesi asıl yargılamada

reddedilen 5.260 TL alacağa ilişkin hüküm ve bu hükümde değişiklik meydana

getirdiği ileri sürülen ek karar niteliğindeki tavzih kararının da müstakil

olarak temyiz kanun yoluna tabi olduğu Yargıtayca

kabul edilmektedir. Bu itibarla başvurucular ek karara yönelik iddialarını ileri

sürebilecekleri temyiz olağan

kanun yolunu tüketmeksizin

bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

33. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi, nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

10/5/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Heysem KOCAÇİNAR

Başvurucular

:

1. Abdullah

OZAN

2. Hakan

OZAN

3. Kadriye

OZAN

4. Serkan

OZAN

Vekili : Av. Asüde ŞENOL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/95, 10 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Kanun Hükümleri
  8. B. Yargıtay Kararları
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Gökcan
  12. Hakyemez
  13. Ozan
  14. Ozan
  15. Ozan
  16. Ozan
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/95
Tarih
10 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • Kemal Yasir Öztürk Başvurusu (B. No: 2015/7636)
  • Erol Balcı Başvurusu (B. No: 2015/7325)
  • Fahri Çalışkan Başvurusu (B. No: 2015/2119)
  • Cemal Şaliş Başvurusu (B. No: 2014/3316)
  • Halil Bayık Başvurusu (B. No: 2015/19539)
  • Abbas Akçay ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/2790)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.