İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Açan Demir Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2015/5766)

1. Başvuru sahte fatura kullanıldığı gerekçesiyle resen cezalı

Başvuru No2015/5766Tarih6 Mart 2019Okuma11 dk · 2.147 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Açan Demir Ticaret Ve Sanayi Ltd. Şti. Başvurusu

Karar tarihi
6 Mart 2019
Başvuru Numarası
2015/5766
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.147 kelime·11 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru sahte fatura kullanıldığı gerekçesiyle resen cezalı

vergi tarh edilmesi üzerine açılan davada derece mahkemelerinin kararlarında

yeterli gerekçe bulunmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının, yargılamanın

uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 1/4/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucu İzmir ili Bornova ilçesinde demir ticareti ile

iştigal eden bir limited şirkettir.

7. Başvurucunun da ticari faaliyette bulunduğu U. Sanayi ve

Ticaret Ltd. Şti.nin hesapları bir vergi denetmeni

tarafından 2006 yılında incelenmiştir. Vergi denetmeni tarafından düzenlenen

4/9/2006 tarihli vergi tekniği raporunda bu şirketin 2002 yılında düzenlediği

bütün faturaların sahte olduğu tespit edilmiştir.

8. İzmir Vergi Denetmenleri Büro Başkanlığı 8/12/2006 tarihinde

başka bir vergi denetmenini başvurucu şirketin 2002 yılı hesaplarını

incelemekle görevlendirmiştir. Vergi denetmeni tarafından düzenlenen 8/2/2007

tarihli vergi inceleme raporunda şu tespitlere yer verilmiştir:

i. Başvurucu şirketin 2002 yılında Katma Değer Vergisi (KDV)

dâhil 86.843.799.200 TL (eski TL ile) emtia alışı karşılığında sahte fatura

aldığı vurgulanmıştır.

ii. Vergi denetmenine göre başvurucu şirket, 2002 yılında bir

kısım mal alışlarını sahte faturalarla belgelendirmiş olup bu faturaları ticari

defterlerine kaydederek ilgili dönem KDV beyannamesinde indirim konusu

yapmıştır.

iii. Bu çerçevede ilgili dönem matrahlarının resen takdir

edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Vergi denetmeni 2002 yılı Nisan ayı için

1.297,30 TL, Mayıs ayı için 3.600,98 TL, Eylül ayı

için 2.072,70 TL, Kasım ayı için 3.612,38 TL ve Aralık ayı için 2.513,60 TL

vergi tarhiyatı yapılması ve bu tutarların birer katı oranında vergi ziyaı cezası ile toplam 8.684,38 TL özel usulsüzlük cezası

kesilmesi gerektiği belirtilmiştir.

9. İzmir Defterdarlığı Bornova Vergi Dairesi tarafından

başvurucu şirket hakkında birtakım mal alışlarını muhteviyatı itibarıyla

yanıltıcı belge ile belgelendirerek KDV indirimi konusu yapmak suretiyle vergi

kaybına yol açtığı gerekçesiyle 2002 yılı Nisan, Mayıs, Eylül, Kasım ve Aralık aylarına ait KDV tarhiyatı yapılarak vergi ziyaı ve özel usulsüzlük cezaları kesilmiştir.

10. Başvurucu şirket bu işleme karşı 16/5/2007 tarihinde İzmir

2. Vergi Mahkemesinde iptal davası açmıştır. Dava dilekçesinde, yapılan söz

konusu ticari alış verişin mahiyeti itibarıyla

yanıltıcı nitelikte olmadığı ve gerçek bir ticari mal alımına ilişkin olduğu

öne sürülmüştür. Başvurucu delil olarak bütün ticari defter ve kayıtlara

dayanmış, ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep etmiştir.

11. Mahkeme 25/10/2007 tarihinde özel usulsüzlük cezasına

ilişkin olarak açılan davanın kabulüne, ancak vergi aslı ve veri ziyaı cezasına ilişkin açılan davanın ise reddine karar

vermiştir. Kararın gerekçesinde özetle şöyledir:

i. U. Şirketinin muhtelif vergilere ilişkin bir kısım

beyannamelerinde farklı vergi numaralarının kullanıldığı, bu vergi

numaralarının geçersiz olduğu belirtilmiştir. Ayrıca mal alımında bulunduğu

anlaşılan iki farklı şirket ve bir şahıs hakkında karşıt inceleme yapılmak

amacıyla adreslerine gidildiğinde adreslerinde bulunmadıkları ifade edilmiştir.

ii. Bunun yanında bahse konu şahıs ve şirketler hakkında 2001,

2002 ve 2003 yıllarında sahte belge düzenleme faaliyetinde bulunulduğuna dair

vergi tekniği raporunun mevcut olduğuna işaret edilmiştir. Mahkeme ticaret

sicil memurluğunda kayıtlı adresinde yapılan yoklamada adreste tanınmadığı,

ilgili dönemde başka bir şahsın mukim olduğu ve telefon ile de ulaşılamadığı

tespitlerine yer vermiştir.

iii. Mahkeme sonuç olarak sahte ve muhteviyatı itibarıyla

yanıltıcı belge düzenleyicisi olup adına tahakkuk eden vergileri ödemediği ve

ilgili dönem cirosu yüksek olmasına rağmen işçi çalıştırdığını bildirmemesinin

ticari icaplara aykırı olduğu tespitlerinden hareketle söz konusu şirketin

düzenlediği faturaların sahte olduğu sonucuna varmıştır.

iv. Mahkeme bu sebeple başvurucu şirketin muhteviyatı itibariyle

yanıltıcı belge kullanmak suretiyle yaptığı mal alışını KDV indiriminde

kullanmış olduğunu kabul etmiştir. Buna göre resen yapılan KDV tarhiyatında ve

vergi ziyaına yol açıldığı için bir kat tutarında

vergi ziya cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir.

Mahkeme başvurucuya verilen özel usulsüzlük cezası yönünden ise vergi inceleme

raporuna göre başvurucunun kullandığı sahte olduğu tespit edilen faturaların

içeriği emtianın gerçekten alınmış olduğu yönündeki tespite işaret ederek

verilen cezanın hukuka uygun olmadığı kanaatine ulaşmıştır.

12. Taraflarca temyiz edilen karar Danıştay Dokuzuncu Dairesi

tarafından 26/3/2009 tarihinde bozulmuştur. Daire özel usulsüzlük cezasının

ilişkin hüküm yönünden davalı idarenin temyiz talebini reddetmiştir. Daire

cezalı tarhiyata ilişkin hükme yönelik temyiz itirazı bakımından ise öncelikle

KDV indiriminden yararlanabilmenin ön şartının, fatura ve benzeri vesikaların

gerçeği yansıtması gerekliliği olduğunu vurgulamıştır.Daireye

göre vergilendirme işlemi yapılırken kanuna uygun olarak yapılan muamelelerin

tarafları arasında oluşan maddi ve hukuki ilişkinin gerçek mahiyetinin

araştırılması gerekmektedir. Daire ticari yaşamda malı satan alan mükellefin,

malı satanın, vergi ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği

hususunda bilgi sahibi olmasının beklenemeyeceğini kabul etmiştir. Daire U.

Şirketinin sahte fatura düzenlediği yönünde kuşkular bulunmakta ise de bu

şirketin düzenlediği tüm faturaların sahte olduğu yönünde bir genelleme

yapılamayacağını belirtmiştir. Daireye göre bu şirketin başvurucu adına

düzenlediği faturaların sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu

hususunun açık ve somut bir şekilde ortaya konulması gerekir. Daire sonuç

olarak U. Şirketinin beyannamelerinin verilmiş olması, faturalarının anlaşmalı

matbaaya bastırılması ve alınan mal ve hizmet bedellerinin çek ile ödendiğinin

inceleme elemanına bildirilmesine karşın başvurucu şirket adına düzenlenen

faturaların sahte olduğu sonucuna varılmasının mümkün olamayacağı

belirtilmiştir.

13. Daire davalı idarenin karar düzeltme talebini, kanunda

öngörülen karar düzeltme sebeplerinden birinin mevcut olmadığı gerekçesiyle

7/11/2012 tarihinde reddetmiştir.

14. Mahkeme 23/5/2013 tarihinde ilk hükmün bozulan kısmında

ısrar edilmesine karar vermiştir.

15. Başvurucu bu kararı da temyiz etmiş, Danıştay Vergi Dava

Daireleri Kurulu 26/3/2014 tarihinde temyiz edilen ısrar hükmünü usule ve

kanuna uygun bularak onamıştır. Başvurucunun karar düzeltme talebini inceleyen

Kurul 22/10/2014 tarihinde karar düzeltme talebini reddetmiştir.

16. Nihai karar başvurucu vekiline 2/3/2015 tarihinde

reddedilmiştir.

17. Başvurucu 1/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

18. 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi

Kanunu’nun 1. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

“Türkiye'de yapılan aşağıdaki işlemler katma

değer vergisine tabidir:

1. Ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest

meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler,

... ”

19. 3065 sayılı Kanun'un 29. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

“1.

Mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer

vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak

aşağıdaki vergileri indirebilirler:

a) Kendilerine yapılan teslim ve hizmetler

dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen

katma değer vergisi,

... ”

20. 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3.

maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"...

B) İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay

ve bu olaya, ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.

Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin

muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu

kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi

ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz.

İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan

veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan

bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa

aittir."

21. 213 sayılı Kanun'un 30. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

"Resen vergi tarhı, vergi matrahının

tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak

tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir

komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili

olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah

kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre

belirlenen matrah veya matrah farkı resen takdir olunmuş sayılır.

Aşağıdaki hallerden herhangi birinin bulunması

durumunda, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya

kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı kabul edilir.

...

4. Defter kayıtları ve bunlarla ilgili

vesikalar, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tesbitine

imkan vermiyecek derecede

noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısiyle

ihtiyaca salih bulunmazsa.

...

6. (Ek: 30/12/1980-2365/4 md.)

Tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu

yansıtmadığına dair delil bulunursa.

..."

22. 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

"a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya

düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

...

2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler

veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya

bu belgeleri kullananlar,

Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar hapis

cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit

olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve

belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak

kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele

veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan

belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.

..."

23. 213 sayılı Kanun'un 341. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Vergi ziyaı,

mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine

getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk

ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder."

24. 213 sayılı Kanun'un 344. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu

hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında

vergi ziyaı cezası kesilir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

25. Mahkemenin 6/3/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Gerekçeli Karar

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

26. Başvurucu; ilk derece mahkemesinin ısrar kararının makul

olmayıp kanuna da dayalı olmadığını, konunun bilirkişilere de

incelettirilmediğini, bu kararın onandığı Danıştay kararında da yeterli gerekçe

bulunmadığını belirterek adil yargılanma hakkı kapsamında gerekçeli karar

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

27. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin adil

yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak gerekçeli karar hakkından

açıkça söz edilmemiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın 36. maddesine "ile adil yargılanma"

ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası

sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılama hakkının madde metnine

dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6.

maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının

kapsamına gerekçeli karar hakkının da dâhil olduğu Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesinin birçok kararında vurgulanmıştır. Dolayısıyla Anayasa’nın 36.

maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının gerekçeli karar hakkı

güvencesini de kapsadığının kabul edilmesi gerekir (Abdullah Topçu, B. No: 2014/8868, 19/4/2017, § 75).

28. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında da “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli

olarak yazılır.” denilerek mahkemelere kararlarını gerekçeli yazma

yükümlülüğü yüklenmiştir. Anayasa’nın bütünlüğü ilkesi gereği anılan Anayasa

kuralı da gerekçeli karar hakkının değerlendirilmesinde gözönünde

bulundurulmalıdır (Abdullah Topçu,

§ 76).

29. Gerekçeli karar hakkı, yargılamada ileri sürülen tüm

iddialara ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Bu

nedenle gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı kararın niteliğine göre

değişebilir (Mehmet Yavuz, B. No:

2013/2995, 20/2/2014, § 51).Kanun yolu incelemesi

yapan mercinin yargılamayı yapan mahkemeyle aynı

sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya atıfla kararına

yansıtması, kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterlidir (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013,

§ 57).

30. Başvurucu hakkında uygulanan vergi tarhiyatı ve cezalarına

karşı dava açmış, ilk derece mahkemesi vergi inceleme raporundaki bulgulardan

hareketle ilgili hukuk kurallarını yorumlamak suretiyle davanın reddi gerektiği

sonucuna varmıştır. Hâkimin hukuk bilgisiyle çözümlenebilecek konularda

bilirkişi incelemesi yaptırılmaması doğaldır. Bunun yanında uyuşmazlığın konusu

ise başvurucunun vergi kaybına yol açacak şekilde KDV indiriminden yararlanıp yararlanmadığı

hususudur. Her ne kadar ilk derece mahkemesinin kararı Danıştay Dokuzuncu

Dairesince bozulmuş ise de ısrar kararı üzerine konu Vergi Dava Daireleri

Kuruluna taşınmış ve Kurul ilk derece mahkemesinin hükmünü usule ve kanuna

uygun bularak onamıştır.

31. Somut olayda yapılan açık yargılama sonunda tarafların,

davanın sonucuna etkili olabilecek tüm iddia ve savunmaları tartışılarak

verilen kararda hükme ulaşılması için yeterli gerekçe bulunduğu görülmektedir.

Kanun yolu incelemesi sonucunda verilen kararda, değerlendirme konusu hüküm ve

gerekçesinin uygun bulunduğu dikkate alındığında gerekçeli karar hakkına

yönelik bir ihlal olmadığının açık olduğu anlaşılmaktadır.

32. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

33. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

34. Bireysel başvurular sonrasında 31/7/2018 tarihli ve 30495

sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25/7/2018 tarihli

ve 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle

Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir.

35. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi, yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi ya

da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan

bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Tazminat

Komisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

36. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun ilk bakışta ulaşılabilir ve

ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesi olduğunu değerlendirmiştir. Buna göre Tazminat Komisyonuna başvuru

yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı

sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul

edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel,

§§ 27-36).

37. Mevcut başvuruda söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır.

38. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

6/3/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Raportör

:

Özgür DUMAN

Başvurucu

:

Açan Demir

Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.

Vekili

:

Av. Nalan

DEMİR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/5766, 6 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Gerekçeli Karar
  9. B. Makul Sürede
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Özgüldür
  12. Gökcan
  13. Demir
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/5766
Tarih
6 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • Muhsin Candan Başvurusu (B. No: 2015/5784)
  • Onur Urbay Başvurusu (B. No: 2014/6222)
  • Umut Kara Başvurusu (B. No: 2015/2947)
  • Ahmet Şimşek Başvurusu (B. No: 2016/14854)
  • Aydın Cıngı ve Satı Sibel Cıngı Başvurusu (B. No: 2015/16601)
  • Faruk Aktaş Başvurusu (B. No: 2015/19042)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.