İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Acarkent Site Yönetimi Başvurusu (B. No: 2013/834)

1. Başvurucu, aidatlarını

Başvuru No2013/834Tarih18 Eylül 2014Okuma11 dk · 2.241 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Acarkent Site Yönetimi Başvurusu

Karar tarihi
18 Eylül 2014
Başvuru Numarası
2013/834
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.241 kelime·11 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, aidatlarını

zamanında ödemeyen üyesi hakkında yaptığı icra takibi ve icra takibine itiraz

davası sonucunda alacağının ödenmesine hükmedilmesi ve site yönetimi kararında

her ay için %10 gecikme faizi öngörülmesine rağmen bakiye alacağı için açtığı

davada alacağın yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi ve mahkeme

kararlarının gerekçesiz olması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği, adil

yargılanma hakkı, etkili başvuru hakkı ve eşitlik ilkelerinin ihlal edildiğini

ileri sürmüş, ihlalin ortadan kaldırılması için gerekli tedbirlerin alınmasını veya alacağının gecikme faiziyle birlikte

ödenmesini talep etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 22/1/2013 tarihinde

İzmir Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona

sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü

Komisyonunca, 31/3/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm

tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm tarafından 25/4/2014

tarihinde kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir

örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve

olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

Adalet Bakanlığının 26/6/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki

kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş

sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri ile

başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvurucu, üyesi bulunan

Ş.T.’nin ana giderler ve gayrimenkulü yapan

kooperatife olan borçları ile işleyen faizini ödememesi nedeniyle 30/6/2005

tarihinde toplam 10.515,49 TL tutarlı icra takibi başlatmış, Ş.T., 15/6/2006

tarihli dilekçesiyle borca itiraz etmiştir.

8. İtiraz üzerine Karşıyaka 2.

Sulh Hukuk Mahkemesinde 5/10/2006 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır.

9. Davada Ş.T., kooperatif

hissesini 2/1/2003 tarihinde devraldığından önceki dönem borcundan sorumlu

olmadığını ve kendisine gerekli tebligat ve çağrılar yapılmadığından site

yönetiminin kararlarının geçerli olmadığını ileri sürmüş, başvurucu ise

kooperatifin tasfiye olduğunu ve alacaklarının apartman yönetimine temlik

edildiğini ve bu durumun yasal olduğunu ileri sürmüştür.

10. Mahkeme kooperatif ve site

yönetiminin defter ve belgeleri ile icra dosyasını delil olarak kabul ederek

bilirkişiye başvurmuştur.

11. 9/4/2008 tarihli bilirkişi

raporuyla, Ş.T.’nin hisseyi tüm hak ve borçlarıyla

devraldığı, kooperatif ve site yönetimi karar defterinde aidatların ödenmemesi

halinde aylık %10 faiz öngörüldüğü, Ş.T.’nin

başvurucuya 250,00 asıl alacak, 180,00 TL elektrik gideri ile 7.680,00 TL

kooperatiften gelen borcu bulunduğu ancak, başvurucunun kooperatiften gelen

borcu kapsamında 6.665,00 TL ödenmesini talep ettiği, bu borçlardan 250,00

TL’lik kısmı için takip tarihinden itibaren aylık %10 gecikme faizi

uygulanabileceği, diğerleri için takip tarihinden itibaren uygulanması gereken

faizin yıllık %12 olduğu tespit edilmiştir.

12. Mahkemece tarafların

itirazları doğrultusunda aynı bilirkişilerden ek rapor istenmiş, 30/10/2008

tarihli cevapta eski rapordaki kanaatin tekrar edildiği belirtilmiştir.

13. Yapılan yargılama sonunda

Mahkeme bilirkişi raporuna atıf yaparak bu doğrultuda verdiği 4/11/2008 tarih

ve E.2006/1983, K.2008/1780 sayılı kararıyla, 250,00 asıl alacak, 180,00 TL

elektrik, 6.665,00 TL kooperatiften gelen alacak yönünden itirazın iptaline,

takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %40’ı oranında

icra inkâr tazminatının tahsiline hükmetmiştir.

14. Kararın temyiz edilmesi

üzerine Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 21/11/2011 tarih ve E.2011/7753,

K.2011/11618 sayılı kararıyla ilk derece mahkemesi kararı onanmıştır.

15. Başvurucu takip konusu

yapmadığı 1.015,00 TL asıl alacak ile 21.600,00 TL gecikme faizinin tahsili

talebiyle Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde 9/1/2009 tarihinde icra takibi

yapmaksızın yeni bir alacak davası açmıştır.

16. Mahkeme, diğer davanın

kesinleşmesini bekledikten sonra, belirtilen dava dosyası ile bu dosyadaki

bilirkişi raporu ve karara atıf yaparak 14/2/2012 tarih ve E.2009/77,

K.2012/181 sayılı kararıyla başvurucunun önceki davada 7.680,00 TL alacağının

tespit edildiği, bunun 6.665,00 TL’sinin önceki yargılamada talep konusu

yapıldığı, gecikme tazminatı konusundaki talebin reddedildiği, sonuç olarak

başvurucunun 1.015,00 TL bakiye alacağının bulunduğu gerekçesiyle, 1.015,00 TL

alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte başvurucuya

ödenmesine karar vermiştir.

17. Temyiz edilen karar Yargıtay

18. Hukuk Dairesinin 28/5/2012 tarih ve E.2012/4596, K.2012/6302 sayılı

kararıyla onanmıştır.

18. Başvurucunun karar düzeltme

talebi aynı Dairenin 22/11/2012 tarih ve E.2012/9546, K.2012/13028 sayılı

kararıyla reddedilmiş ve karar aynı tarihte kesinleşmiştir.

19. Kesinleşen karar başvurucuya

26/12/2012 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu 22/1/2013 tarihinde bireysel

başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

20. 23/6/1965 tarih ve 2942

sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 2814 sayılı Kanunla değişik “Anagayrimenkulün genel giderlerine katılma” kenar başlıklı

20. maddesi şöyledir:

“Kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma

olmadıkça:

a) Kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine ve

bunlar için toplanacak avansa eşit olarak;

b) Anagayrimenkulün sigorta

primlerine ve bütün ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım

giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderlere ve ortak tesislerin işletme

giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında;

Katılmakla yükümlüdür.

c) Kat malikleri ortak yer veya tesisler üzerindeki kullanma

hakkından vazgeçmek veya kendi bağımsız bölümünün durumu dolayısıyla bunlardan

faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmek suretiyle bu gider ve

avans payını ödemekten kaçınamaz.

Gider veya avans payını ödemeyen kat maliki hakkında, diğer

kat maliklerinden her biri veya yönetici tarafından, yönetim planına, bu Kanuna

ve genel hükümlere göre dava açılabilir, icra takibi yapılabilir. Gider ve

avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık

yüzde beş hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür.”

Birinci fıkradaki giderlere, kat maliklerinden birinin veya

onun bağımsız bölümünden herhangi bir suretle faydalanan kişinin kusurlu bir

hareketi sebep olmuşsa, gidere katılanların yaptıkları ödemeler için o kat

malikine veya gidere sebep olanlara rücu hakları vardır.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

21. Mahkemenin 18/9/2014

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 22/1/2013 tarih ve 2013/834

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

22. Başvurucu, aidat ve diğer

giderleri zamanında ödemeyen üyesi hakkında yaptığı icra takibi ve icra

takibine itiraz davası sonucunda talep ettiği alacağına hüküm kurulduğunu,

bakiye alacağı için açtığı davada ise site yönetimi kararında her ay için %10

gecikme faizi öngörüldüğü halde yasal faizle alacağını almasına karar

verildiğini belirterek, kesinleşmiş yargı kararına uygun karar verilmediğini, gerekçesi

belirtilmeden karar verildiğini, bu nedenlerle kişi hürriyeti ve güvenliği,

adil yargılanma hakkı, etkili başvuru hakkı ve eşitlik ilkelerinin ihlal

edildiğini ileri sürmüş, ihlalin ortadan kaldırılması için gerekli tedbirlerin

alınmasını veya alacağının gecikme faiziyle birlikte kendisine ödenmesini talep

etmiştir.

B. Değerlendirme

23. Anayasa’nın 148. maddesinin

üçüncü ve 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkraları uyarınca,

Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller

kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiğini düşünen,

medeni haklara sahip gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuru açısından dava ehliyeti tanınmıştır. 6216 sayılı Kanun’un 46.

maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise bireysel başvurunun ancak ihlale yol

açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir

hakkı doğrudan etkilenenler tarafından yapılabileceği düzenlenmiştir.

24. Başvurucu Acarkent Site Yönetimi, bir özel hukuk

tüzelkişisidir. Başvuru, başvurucu Acarkent

Site Yönetimi’ni temsile yetkili başkanı Fikret MADRALI adına başvurucunun vekili

tarafından yapılmıştır. Başvuru konusunun başvurucu Acarkent Site Yönetimi’ne ödenmesi gereken aidatların tahsili

amacıyla açılan davada verilen karara ilişkin şikayetler olduğu

anlaşıldığından, başvurucu özel hukuk tüzel kişisinin güncel ve kişisel bir

hakkını doğrudan ilgilendiren başvurunun Anayasa Mahkemesi’nin bireysel

başvuruda kişi yönünden yetkisi kapsamında olduğu görülmüştür.

25. Başvurucu, aidat ve diğer

giderleri zamanında ödemeyen üyesi hakkında yaptığı icra takibi sonrası bakiye

alacağı için açtığı davada, site yönetimi kararında her ay için %10 gecikme

faizi öngörüldüğü halde yasal faizle alacağının tahsiline karar verilmesi

nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği, adil yargılanma ve etkili başvuru

hakları ile eşitlik ilkelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Anayasa

Mahkemesi, başvurucunun ihlal iddialarına ilişkin nitelendirmesi ile bağlı

olmayıp hukuki nitelendirmeyi bizzat yapar. Başvurucunun şikâyetlerinin özü

verilen kararın sonucu itibarıyla adil olup olmadığına yönelik olup, bu

iddialar yargılamanın sonucunun adil olmadığı iddiası kapsamında

değerlendirilmiş, başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlali iddiaları ise

ayrıca incelenmiştir.

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

i. Gerekçeli Karar

Hakkının İhlali İddiası

26. Başvurucu somut başvuruya

konu alacak davasına ilişkin ilk derece mahkemesi ve Yargıtay kararlarının

gerekçesiz olduğunu iddia etmektedir.

27. Anayasa’nın 141. maddesinin

üçüncü fıkrası şöyledir:

“Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak

yazılır.”

28. 30/3/2011 tarih ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un

48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemezliğine karar verebilir.”

29. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre Mahkemece açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemez olduğuna karar verilebilir. Başvurucunun ihlal

iddialarını kanıtlayamadığı, iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi

gereken hususlara ilişkin olduğu, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir.

30. Anayasa’nın 36. maddesinin

birinci fıkrasında, herkesin yargı organlarına davacı ve davalı olarak

başvurabilme ve bunun doğal sonucu olarak da iddia, savunma ve adil yargılanma

hakkı güvence altına alınmıştır. Maddeyle güvence altına alınan hak arama

özgürlüğü, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının ötesinde, diğer temel hak

ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını

sağlayan en etkili güvencelerden birisidir. Bu bağlamda Anayasa’nın, bütün

mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılmasını ifade eden

141. maddesinin de, hak arama hürriyetinin kapsamının

belirlenmesinde gözetilmesi gerektiği açıktır (B. No: 2013/307, 16/5/2013, §

30).

31. Mahkemelerin hükümleri için

gerekçe yazmaları gerekmekle birlikte bunun tarafların tüm iddialarına detaylı

yanıt vermek zorunluluğu şeklinde anlaşılmamalıdır. Gerekçe yazma

yükümlülüğünün ileri sürülen iddiaların davanın sonucuna etkisi yönünden her

davanın şartları çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmesi gerekmektedir. Bu

kapsamda ileri sürülen iddianın kabulü halinde davanın sonucuna etkili olması

bekleniyor ise mahkemelerin bu iddiayı değerlendirmeleri gerekebilir.

32. Öte yandan temyiz merciinin

yargılamayı yapan mahkemenin kararıyla aynı fikirde olması ve bunu ya aynı

gerekçeyi kullanarak ya da basit bir atıfla kararına yansıtması yeterlidir.

Burada önemli olan husus, temyiz merciinin bir şekilde temyizde dile getirilmiş

ana unsurları incelediğini, derece mahkemesinin kararını inceleyerek onadığını

ya da bozduğunu göstermesidir (B. No: 2013/5486, 4/12/2013, § 57).

33. Somut olayda Mahkemece, dava

konusu alacaklar daha önce icra takibi sonrasında icra takibine itiraz davasına

konu olduğundan ve belirtilen karar kesinleştiğinden, önceki dava dosyasındaki

deliller, kooperatifin ve başvurucunun defter ve belgeleri ile yine belirtilen

davada alınan bilirkişi raporuna göre bakiye alacak için başvurucu lehine karar

verilmiştir. Mahkeme gerekçeli kararında celp ettiği ve kesinleşen önceki dava

dosyası ve bu dosyada yer alan bilirkişi raporunu esas alarak başvurucunun

bakiye alacağının yasal faizle tahsiline karar vermiştir (bkz. § 16). Yargıtay

tarafından da Mahkemece verilen kararın gerekçesine atıf yapılarak ve bu

gerekçe aynen kabul edilerek hüküm onanmış ve karar düzeltme istemi

reddedilmiştir (bkz. § 17-18). Dolayısıyla ilk derece mahkemesi ve Yargıtay

kararlarının gerekçesiz olduğundan söz edilemez.

34. Açıklanan nedenlerle somut

başvuruya konu alacak davasında derece mahkemesi ve Yargıtay kararlarının

yeterli gerekçe ihtiva ettiği anlaşıldığından, başvurucunun bu yöndeki

iddialarının “açıkça dayanaktan yoksun

olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

ii. Yargılamanın

Sonucunun Adil Olmadığı İddiası

35. Anayasa’nın 148. maddesinin

dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlarda inceleme yapılamaz.”

36. 30/3/2011 tarih ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un

48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemezliğine karar verebilir.”

37. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların

Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın

148. maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular

kapsamında değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin

şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

38. Anılan kurallar uyarınca,

ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve

olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının

yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili

varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine

konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının

adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda açıkça keyfilik veya bariz takdir hatası

içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve

özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede, kanun yolu şikâyeti

niteliğindeki başvurular, açıkça keyfilik veya bariz takdir hatası bulunmadıkça

Anayasa Mahkemesince incelenemez (B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

39. Başvurucu, aidat ve diğer

giderleri zamanında ödemeyen üyesi hakkında yaptığı icra takibi sonrası bakiye

alacağı için açtığı davada her ay için %10 gecikme faizi öngörüldüğü halde

yasal faizle alacağını almasına karar verilmesi nedeniyle haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

40. Mahkemenin gerekçesi ve

başvurucunun yukarıdaki iddiaları incelendiğinde, iddiaların özünün Derece

Mahkemesi tarafından delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının

yorumlanmasında isabet olmadığına, derece mahkemelerinin uyuşmazlığa getirdiği

çözümünün âdil olmamasına ve esas itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin

olduğu anlaşılmaktadır.

41. Başvurucunun daha önce icra

takibine konu yaptığı alacakları için açtığı davada talep etmemesi nedeniyle

kendisine ödenmesine karar verilmeyen bakiye alacağı için açtığı yeni alacak

davasında Mahkeme, önceki dava dosyasını celp etmiş ve önceki dava dosyası ve

bilirkişi raporunu (bkz. § 11) esas alarak bakiye alacağın yasal faizle

başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Başvurucu önceki yargılamada %10

gecikme faizi konusunda kesinleşmiş bir karara ulaştığını iddia etse de karar

incelendiğinde böyle bir hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır (bkz. § 13).

42. Başvurucu, yargılama

sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi

olamadığına, kendi delillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı

tarafça sunulan delillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı

bulamadığına ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının

derece Mahkemesi tarafından dinlenmediğine ilişkin bir bilgi ya da kanıt

sunmadığı gibi Mahkemenin kararında bariz takdir hatası veya açıkça keyfilik

oluşturan herhangi bir durum da tespit edilememiştir.

43. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun somut başvuruya konu alacak davasıyla ilgili olarak iddialarının

kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin olduğu, derece mahkemesi

kararlarının bariz takdir hatası veya açıkça keyfilik de içermediği

anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları

yönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktan

yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine yönelik iddiasının “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA

2.

Yargılamanın sonucunun adil olmadığı yönündeki iddiasının “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerine bırakılmasına,

18/9/2014 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan : Alparslan ALTAN Üyeler : Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL Raportör : Selami ER Başvurucu : Acarkent Site Yönetimi Temsilcisi : Fikret MADRALI Vekil : Av. Ahmet DOKUCU

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/834, 18 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. Kabul Edilemez Olduğuna
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/834
Tarih
18 Eylül 2014

İlgili Kararlar

  • Mete Aslan Başvurusu (B. No: 2013/8521)
  • Davut Koyuncu Başvurusu (B. No: 2014/1070)
  • Huriye Kavak ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/7284)
  • Mülayim Vural ve Ramazan Vural Başvurusu (B. No: 2013/1675)
  • Yenibaşaran Uluslararası Nakliyat ve Ticaret A.ş. Başvurusu (B. No: 2013/3300)
  • Hasan Esir Başvurusu (B. No: 2014/1097)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.