İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ahmet Belge Başvurusu (B. No: 2014/2362)

1. Başvuru; yürütülen ceza davasının makul sürede

Başvuru No2014/2362Tarih26 Ekim 2016Okuma9 dk · 1.889 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ahmet Belge Başvurusu

Karar tarihi
26 Ekim 2016
Başvuru Numarası
2014/2362
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.889 kelime·9 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; yürütülen ceza davasının makul sürede

sonuçlandırılmaması, derece mahkemesi kararlarının gerekçesiz olması ve

yargılamanın sonucunun adil olmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının

ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 18/2/2014 tarihinde İstanbul 13. Asliye Hukuk

Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil

edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 31/3/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 16/4/2015 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 5/5/2015 tarihli yazısında Anayasa

Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen

başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, işlediği iddia edilen kişiyi hürriyetinden yoksun

kılma suçu nedeniyle 18/4/2004 tarihinde gözaltına alınmıştır.

8. Başvurucu 19/4/2004 tarihinde İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesince

tutuklanmış ve isnat edilen suça ilişkin olarak 21/4/2004 tarihli ve E.2004/748

sayılı iddianameyle hakkında İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası

açılmıştır.

9. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2004/160 sayılı dosyasında

yürütülen yargılamada 306/2004 tarihinde başvurucunun salıverilmesine karar

verilmiştir.

10. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesince başvurucu hakkında atılı

suçtan mahkûmiyet kararı verilmiştir. Dosya sanığın temyizi üzerine

gönderildiği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 3/10/2005 tarihli yazıyla yeni

kanunların yürürlüğe girmesiyle nedeniyle yeniden değerlendirilmesi gerektiği

gerekçesiyle Mahkemesine iade edilmiştir.

11. Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcılığının iadesi üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda Mahkemenin

28/12/2005 tarihli ve E.2005/571, K.2005/635 sayılı ilamıyla sanığın

(başvurucunun) cinsel amaçlı hürriyetinden yoksun kılma suçundan 18 ay hapis

cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

12. Anılan kararın

temyizi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 6/5/2009 tarihlive

E.2006/8121, K.2009/5351 sayılı ilamıyla bozulmuştur.

13. İzmir 3. Ağır Ceza

Mahkemesinin 30/7/2009 tarihli ve E.2009/264, K.2009/298 sayılı kararıyla

başvurucu, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan toplam 18 ay hapis

cezasına mahkûm edilmiştir.

14. Gerekçeli kararın

gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"DELİLLER:-Sanığa ait nüfusve adli sicil kaydı.

-Mağdureye ait nüfus

kaydı.

-Mağdure F. B. nin soruşturma ve kovuşturma safhalarındaki özde değişmeyen

samimi beyanları.

-Mağdure ile ilgili

raporlar.

-Yakalama tutanağı ve içeriği.

-Emanete alınan bıçak.

-Olay yeri görgü tespit tutanağı.

-Sanığın kaçamaklı ikrarı.

-Mahkememizin 30.06.2004 gün ve 160-299 ve

28.12.2005 gün 571-635 sayılı kararlarında sanığın evli mağdureyi

şehvet hissiyle kaçırmaya kalkışmak suçunun sübutuna ve niteliğine yönelik

gerekçe.

-İddia ve tüm dosya kapsamı gibi deliller.

GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanan

delillere, bunlardan edinilen vicdani kanaate göre;

Sanığın, mağdurenin

kocası ... [ile] akraba oldukları, olaydan bir müddet öncesi iş bulmak amacıyla

İzmir'e geldiği ve H. B.ye ait olay yeri evde bir süre misafir olarak kaldığı,

sanığın misafir olarak kaldığı sırada yengesi F. B.ye karşı bir takım duygular

hissettiği ve sanığın mağdureye birlikte olma

önerisinde bulunduğu ancak mağdurenin bunu kabul

etmediği ve olayı H. B.nin öğrenmesi üzerine sanığın

evi terk ettiği, olay günü mağdurenin evde yalnız

olduğu sırada sanığın mağdureyi evden telefonla

arayıp geleceğini söylediği ancak mağdurenin bu

teklifi kabul etmemesine rağmen sanığın olay yeri eve geldiği ve kapıya vurduğu

ve mağdureden kapıyı açmasını istediği, mağdurenin kapıyı açmaması üzerine sanığın kapıyı zorlamaya

başladığı, bu sırada mağdurenin olayı telefonla

polise ihbar ettiği, sanığın zorladığı kapıyı açarak içeriye girip mağdurenin kolundan tutup kaçma önerisinde bulunduğu, mağdurenin kabul etmemesi üzerine mağdureyi

tokatladığı, mağdurenin direnmesi üzerine mutfağa

geçen bıçakla mağdureyi tehdit ettiği, o sırada

polislerin olay yerine geldiği, polislerin geldiğini gören sanığın evin

çatısına gizlendiği, polisler tarafından çatıda gizlenen sanığın yakalandığı

anlaşılmaktadır.

Sanığın birlikte olma önerisinde bulunduğu

evli mağdurenin, sanığın bu teklifini geri

çevirmesinden sonra evden ayrılan sanığın mağdurenin

yalnız olduğu suç günü telefonla mağdureyi arayıp

geleceğini söyleyip, mağdurenin gelmemesini

söylemesine rağmen ısrarla olay yerine gelip kapıyı kırıp içeriye girmesi ve

kolundan tuttuğu mağdureye birlikte kaçma önerisinde

bulunması, mağdurenin kabul etmemesi üzerine mağdureyi raporda belirtildiği şekilde dövmesi ardından

mutfağa geçip aldığı bıçakla mağdureyi teklif etmesi

şeklindeki eyleminin evli mağdureyi şehvet hissiyle

kaçırma ([c]insel amaçlı zorla [h]ürriyetinden

yoksun kılma) suçunu oluşturduğu, mağdurenin

telefonla haber verdiği polislerin olay yerine gelmesi üzerine sanığın eylemine

ara vermesi nedeniyle eyleminin evli kadını kaçırmaya eksik kalkışma suçunu

oluşturduğu, sanığın sabit olan eyleminin 765 sayılı TCK'nun

429/2, 61. maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 109/2, 35/2, 109/3-a,109/5, 53/1-2. maddelerine

uyduğu anlaşılmıştır.

(...) 5237 sayılı TCK'nun

109/2, 35/2, 109/3-(a), 109/5, 53/1-2. maddelerine göre yapılacak uygulamanın

sanık lehine olduğu görülmüştür."

15. Mahkûmiyet kararı,

Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 5/12/2013 tarihli ve E.2012/143, K.2013/12737

sayılı ilamıyla onanmıştır. Onama kararı 7/2/2014 tarihinde öğrenilmiştir.

16.Başvurucu 18/2/2014

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

17. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere

gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan

beş yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği

sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis

cezasına hükmolunur.

(3) Bu suçun;

a) Silahla,

…

İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre

verilecek ceza bir kat artırılır.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 26/10/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmadığını,

yaklaşık on yıl sürdüğünü, mağdur şikâyetinden vazgeçmesine rağmen hakkında

lehe hükümlerin uygulanmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya

ertelenmesine karar verilmediğini, İlk Derece Mahkemesi ve temyiz mercii

kararlarının gerekçesiz olduğunu belirterek Anayasa’nın adil yargılanma hakkını

düzenleyen 36. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüş;yeniden

yargılama yapılmasına ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

a. Gerekçeli Karar

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

20. Başvurucu, İlk Derece Mahkemesi ve Yargıtay kararlarının

gerekçesiz olduğunu belirterek Anayasa'nın 141. maddesinin ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

21. Anayasa’nın 36. ve 141. maddeleri gereği mahkemelerin her

türlü kararının gerekçeli olması gerekir. Ancak bu hak, yargılamada ileri

sürülen tüm iddialara ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği şeklinde

anlaşılamaz. Bu nedenle gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı, kararın

niteliğine göre değişebilir (Mehmet Yavuz, B.

No: 2013/2995, 20/2/2014, § 51). Kanun yolu incelemesi yapan merciin,

yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi

kullanarak veya atıfla kararına yansıtması yeterlidir (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013,

§ 57).

22. Somut olayda yapılan açık yargılama sonunda tarafların,

davanın sonucuna etkili olabilecek tüm iddia ve savunmalarının tartışılarak

verilen kararda hükme ulaşılması için yeterli gerekçe bulunduğu görülmektedir.

Kanun yolu incelemesi sonucunda verilen kararda, değerlendirme konusu hüküm ve

gerekçesinin uygun bulunduğu dikkate alındığında gerekçeli karar hakkına

yönelik bir ihlal olmadığının açık olduğu anlaşılmaktadır.

23. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Yargılamanın Sonucunun

Adil Olmadığına İlişkin İddia

24. Başvurucu; mağdur şikâyetinden vazgeçmesine rağmen hakkında

lehe hükümlerin uygulanmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya

ertelenmesine karar verilmediğini, bu sebepleadil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

25. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ileuyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması

bireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvuru

kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya

açık keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda

değildir (Ahmet Sağlam, B. No:

2013/3351, 18/9/2013, § 42).

26. Başvurucu tarafından ileri sürülen ihlal iddialarının

yukarıda belirtilen içtihat kapsamında kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

anlaşılmaktadır.

27. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

c. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının Edildiğine İlişkin İddia

28. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

29. Başvurucu, hakkında yürütülen yargılamanın makul sürede

sonuçlanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia

etmiştir.

30. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu

kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvurunun bu kısmı hakkında da görüş

sunmamıştır.

31. Makul sürede yargılanma hakkı, adil yargılanma hakkının

kapsamına dâhil olup davaların en az giderle ve mümkün olan süratle

sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa'nın 141. maddesi

de -Anayasa'nın bütünselliği ilkesi gereği- makul sürede yargılanma hakkının

değerlendirilmesinde gözönünde bulundurulmalıdır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13,

2/7/2013, §§ 38, 39).

32. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde gözönünde

bulundurulması gereken ölçütlerdir (Güher

Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

33. Ceza muhakemesinde yargılama süresinin makul olup olmadığı

değerlendirilirken sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediği iddiasının

yetkili makamlar tarafından bildirilmesi veya isnattan ilk olarak etkilendiği

arama ve gözaltı gibi birtakım tedbirlerin uygulanması anıdır. Ceza

yargılamasında sürenin sona erdiği tarih ise suç isnadının nihai olarak karara

bağlandığı tarihtir (Ersin Ceyhan,

B. No: 2013/695, 9/1/2014, § 35).

34. Bu ilkeler temelinde yapılan incelemede başvurucu hakkındaki

yargılamanın 18/4/2004 ile 5/12/2013 tarihleri arasında 9 yıl 7 ay 16 gün

sürdüğü anlaşılmıştır.

35. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesi neticesinde

davanın mahiyeti nedeniyle icrası gereken usul işlemlerinin niteliği başvuruya

konu yargılamanın karmaşık olduğunu ortaya koymakla birlikte davaya bütün

olarak bakıldığında somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesini

gerektirecek bir yön bulunmadığı ve söz konusu 9 yıl 7 ay 16 günlük yargılama

süresinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

36. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

37. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir. …

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

38.

Başvurucu 15.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

39. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

40. Yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi

zararları karşılığında başvurucuya net 10.000 TL manevi tazminat ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

41. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Gerekçeli karar

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Yargılamanın sonucunun

adil olmadığına ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 10.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

26/10/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Nuri

NECİPOĞLU

Hicabi DURSUN

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Akif

YILDIRIM

Başvurucu : Ahmet BELGE Vekili : Av. Yusuf Kenan ALTAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/2362, 26 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. Gerekçe
  8. B. İlgili Hukuk
  9. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. A. 1. Gerekçeli karar
  13. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  14. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Necipoğlu
  16. Hakyemez
  17. Yıldırım
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/2362
Tarih
26 Ekim 2016

İlgili Kararlar

  • D. Ö. Başvurusu (B. No: 2014/1291)
  • Demet Kilit Başvurusu (B. No: 2014/16962)
  • Murat Çiftçi ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/2257)
  • Erman Ergin Başvurusu (B. No: 2014/2680)
  • Ulaş Lokumcu Başvurusu (B. No: 2013/7753)
  • Ramazan Şaş Başvurusu (B. No: 2014/16928)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.