İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ahmet Pişgin Başvurusu (B. No: 2014/6289)

1. Başvuru, tam yargı davasında aleyhe hükmedilen nispi vekâlet

Başvuru No2014/6289Tarih15 Haziran 2016Okuma10 dk · 1.943 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ahmet Pişgin Başvurusu

Karar tarihi
15 Haziran 2016
Başvuru Numarası
2014/6289
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.943 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tam yargı davasında aleyhe hükmedilen nispi vekâlet

ücreti nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 8/5/2014 tarihinde Edirne İdare Mahkemesi vasıtasıyla

yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/9/2015 tarihinde

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 25/2/2016 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından görüş sunulmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, Kulp İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı Panak Güç Jandarma Karakol Komutanlığında teleferik yedek

görevlisi olarak görev yapmakta iken 9/3/2010 tarihinde teleferiği çalıştırdığı

sırada sol elinin işaret parmağı ikinci boğumundan, orta parmağı ise birinci

boğumundan kırılmak suretiyle kopmuştur.

8. Başvurucu 22/6/2011 tarihinde idareye başvurarak maddi ve

manevi tazminat talep etmiş, talebi cevap verilmeyerek reddedilmiştir.

9. Başvurucu, zımni ret işlemine karşı 9/9/2011 tarihinde

270.000 TL maddi, 60.000 TL de manevi tazminata talebiyle adli yardım istemli

olarak Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) dava açmıştır.

10. AYİM İkinci Dairesi adli yardım istemini kabul etmiştir.

Daire 6/11/2013 tarihli ve E.2011/1296, K.2013/1284 sayılı kararıyla bilirkişi

raporuna istinaden başvurucunun talebinin kısmen kabulüyle 81.678 TL maddi

ve14.000 TL manevi tazminatın 10.264,24 TL vekâlet ücreti ile birlikte

başvurucuya ödenmesine, ayrıca reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları

üzerinden hesap edilen 17.429,32 TL avukatlık ücretinin de başvurucudan alınarak

davalı idareye verilmesine hükmetmiştir.

11. Başvurucu, kararın

aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının düzeltilmesi istemiyle

karar düzeltme talebinde bulunmuşsa da istemi aynı Dairenin 9/4/2014 tarihli ve

E.2014/505, K.2014/515 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Söz konusu karar

29/4/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.

12. Başvurucu 8/5/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

13. 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki

Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine

İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK)14. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

"Tahkim usulüne tabi

olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili

sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri,

hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu

davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve

takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar

üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir."

14. 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılıAskeri

Yüksek İdari Mahkemesi Kanunu'nun 67. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

"Yargılamanın iadesi ve

kararın düzeltilmesi istekleri kanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise isteğin

reddine karar verilir ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bu husustaki

hükümlerine göre para cezasına da hükmolunur."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 15/6/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

16. Başvurucu dava açtığı sırada yürürlükte olmayan KHK hükmüne

istinaden aleyhine yüksek tutarda vekâlet ücreti takdir edilmesinin vekarar düzeltme isteminin de reddedilmesi üzerine 218 TL

para cezası uygulanmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüş,

ihlalin tespitiyle para cezası uygulamasının iptalini ve 17.429,32 TL'nin yasal

faiziyle birlikte tarafına ödenmesini istemiştir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

17. Başvurucunun iddiaları adil yargılanma hakkı kapsamında

mahkemeye erişim hakkıyla ilgili olduğundan başvuru, karar düzeltme para cezası

ve aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesi yönlerinden ayrı ayrı incelenmiştir.

a. Karar Düzeltme Para

Cezası Nedeniyle Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

18. Başvurucu, karar düzeltme talebiyle yaptığı başvurunun

reddedilmesi üzerine aleyhine 218 TL para cezasına hükmedilmesinin mahkemeye

erişim hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüş ve ihlalin tespitiyle söz konusu

düzenlemenin iptalini talep etmiştir.

19. Bireysel başvuru yolu, bireylerin maruz kaldığı temel hak

ihlallerinin tespit edildiği ve tespit edilen ihlalin ortadan kaldırılması için

etkin araçları içeren anayasal bir güvencedir. Ancak Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuru yolu, kamusal bir düzenlemenin soyut biçimde Anayasa'ya

aykırılığının ileri sürülmesini sağlayan bir yol olarak düzenlenmemiştir. Bir

yasama işlemi veya düzenleyici idari işlemin temel hak ve özgürlüğün ihlaline

neden olması durumunda bireysel başvuru yoluyla doğrudan bu işlemlere değil

ancak yasama veya düzenleyici idari işlemin uygulanması mahiyetindeki işlem,

eylem ve ihmallere karşı başvuru yapılabilecektir. Buna göre başvuruya konu

davada 1602 sayılı Kanun'un 67. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca başvurucu

aleyhine 218 TL para cezası uygulandığı anlaşılmış olup somut başvurunun da bu

açıdan değerlendirilmesi gerekir.

20.Anılan şikâyet konusu daha önce bireysel başvuruya konu olmuş

ve Anayasa Mahkemesince hükmolunan bu miktarın gözetilen meşru amaç ile

korunmak istenen hak açısından orantılı olduğu ve başvurucu üzerinde ağır bir

yük oluşturmadığı dolayısıyla söz konusu yaptırımın mahkemeye erişim hakkına

bir engel teşkil etmediği kabul edilerek bu iddiaların açıkça dayanaktan yoksun

olduğuna karar verilmiştir (Mustafa Kemal

Sungur, B. No: 2013/2507, 6/3/2014, §§ 36-42). Başvurucu tarafından,

anılan para cezasını ödemeye mali durumunun yetmediği veya ödeme nedeniyle çok

zor durumda kalacağı yönünde bir iddiada bulunulmadığı görülmekle somut başvuru

açısından anılan kararlardan farklı karar verilmesini gerektiren bir husus

bulunmamaktadır.

21. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Aleyhe Hükmedilen

Vekâlet Ücreti Nedeniyle Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin

İddia

22. Başvurucunun aleyhine hükmedilen avukatlık ücretinin

mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği yönündeki şikâyeti açıkça dayanaktan

yoksun olmayıp başka bir kabul edilemezlik nedeni de bulunmadığından bu şikâyet

yönünden başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

23. Başvurucu; haksız çıkan taraf lehine nispi avukatlık

ücretine hükmedilmesine yönelik bir düzenlemenin olmadığı dönemde dava

açtığını, dava devam ederken yürürlüğe giren 659 sayılı KHK'daki düzenleme ile

öngörülmeyen bir şekilde avukatlık ücreti ödemeye mahkûm edildiğini, bu durumun

hak arama özgürlüğünü ihlal ettiğini iddia etmiştir.

24.Anayasa'nın "Hak

arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesi şöyledir:

"Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı

mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunmaile

adil yargılanma hakkına sahiptir.

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki

davaya bakmaktan kaçınamaz."

25. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne

taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını

isteyebilmek anlamına gelmektedir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen

veya mahkeme kararını anlamsız hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme

kararını önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını

ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No:

2012/791, 7/11/2013, § 52).

26. Taraflardan birinin yargılamadaki başarı oranına göre

kazanılan veya kaybedilen değer oranında lehine veya aleyhine mahkeme

masraflarının hükmedilmesine yönelik düzenlemeler mahkemeye erişim hakkına

müdahale oluşturmakta ise de abartılı, zorlama veya ciddiyetten yoksun

talepleri disipline etmeye yönelik orantılı müdahaleler meşru görülebilir.

Ancak bu sınırlamaların hakkın özüne zarar vermeyecek nitelikte, meşru bir

amaca dayalı ve kullanılan aracın sınırlama amacı ile orantılı olması, kamu

yararının gerekleri ile bireyin hakları arasında kurulmaya çalışılan adil

dengeyi bozacak şekilde birey aleyhine katlanılması zor külfetler yüklememiş

olması gerekir (Özkan Şen, § 61,

62).

27. Dava sonucundaki başarıya dayalı olarak taraflara avukatlık

ücreti ödeme yükümlülüğü öngörülmesi de bu kapsamda mahkemeye erişim hakkına

yönelik bir sınırlama oluşturur. Böyle bir sınırlamanın meşru görülebilmesi

için kamu yararı ile birey hakkı arasında makul bir dengenin gözetilmiş olması

gerekir. Başvuru konusu olayda dava açıldıktan sonra 2/11/2011 tarihinde yayımlanarak

yürürlüğe giren 659 sayılı KHK ile idarenin taraf olduğu davaların, idarenin

bünyesinde görev yapan kadrolu hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından takibi

öngörülmüş olup davanın reddi hâlinde idare lehine avukatlık ücretine

hükmedilmesi düzenleme altına alınmıştır. Gereksiz başvuruların önlenerek dava

sayısının azaltılması ve böylece mahkemelerin gereksiz yere meşgul edilmeksizin

uyuşmazlıkları makul sürede bitirebilmesi amacıyla başvuruculara belli

yükümlülükler öngörülebilir. Bu yükümlülüklerin kapsamını belirlemek kamu

otoritelerinin takdir yetkisi içindedir. Öngörülen yükümlülükler dava açmayı

imkânsız hâle getirmedikçe ya da aşırı derece zorlaştırmadıkça mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiği söylenemez. Dolayısıyla davayı kaybetmesi hâlinde başvurucuya

yüklenecek olan avukatlık ücreti bu çerçevede değerlendirilmelidir (Serkan Acar, B. No: 2013/1613, 2/10/2013,

§§ 38, 39).

28. Buna karşılık bir hukuki uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyan

başvurucuların, reddedilen dava konusu miktar üzerinden hesaplanan avukatlık

ücretini karşı tarafa ödemeye mahkûm edilmeleri ihtimali veya olgusu, belirli

dava koşulları çerçevesinde mahkemeye başvurmalarını engelleme ya da mahkemeye

başvurmalarını anlamsız kılma riski taşımaktadır. Bu kapsamda davanın özel

koşulları çerçevesinde masrafların makullüğü ve orantılılığı, mahkemeye erişim

hakkının asgari sınırını teşkil etmektedir (Özkan

Şen, § 54).

29. Tazminat alacağının miktarı, ancak bilirkişi incelemesi ve

benzeri araştırmalardan sonra mahkemenin takdir yetkisi çerçevesinde

belirlenebilen bir olgudur. Tazminat müessesesinin bu özelliği gereği, hak

kazanılan tazminat miktarının dava açılmadan önce tam olarak bilinmesi veya

öngörülmesi mümkün değildir. Dava açılması aşamasında karşı karşıya kalınan bu

belirsizliğin talep edilen miktarın sonradan düzeltilmesi (ıslah) yoluyla

aşılması da 1602 sayılı Kanun gereği davanın açıldığı tarih öncesinde mümkün

olmadığından hak kaybına uğramak istemeyen davacıların tazminat taleplerine

ilişkin miktarları yüksek tutmaktan başka seçeneklerinin olmadığı

görülmektedir.

30.Başvurucunun da bu nedenle AYİM'e

açtığı davada uğradığı zarar için 270.000 TL maddi, 60.000 TL de manevi

tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. AYİM başvurucu lehine toplam

95.678 TL tazminata ve 10.264 TL avukatlık ücretine hükmettikten sonra

başvurucunun reddedilen fazlaya ilişkin tazminat talepleri üzerinden davalı

idare lehine 17.429,32 TL avukatlık ücreti ödemesine karar vermiştir.

31.Buna göre başvurucunun dava açtığı sırada ıslah imkânının

olmaması nedeniyle hak kaybına uğramamak amacıyla talebini yüksek tuttuğu,

davanın reddedilmesi sonrasında 17.429,32 TL avukatlık ücreti ödeme yükümlülüğü

altına girdiği anlaşılmaktadır.

32. Başvurucu aleyhine avukatlık ücreti ödenmesini öngören

düzenlemenin tek başına mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği söylenemez. Bu

düzenleme sonucu gerçekleşen müdahalenin ölçülü olup olmadığının da incelenmesi

gerekir.

33. Somut olayın koşulları bir bütün hâlinde

değerlendirildiğinde başvurucunun, dava açtığı sırada ıslah imkânının olmaması

nedeniyle hak kaybına uğramamak için talebini yüksek tuttuğu ve yargılama

sonucunda hak kazandığı tazminat ve avukatlık ücretinin yaklaşık %16'sına denk

gelen kısmını avukatlık ücreti olarak davalı idareye geri ödemek zorunda

kaldığı görülmüştür. Böylece başvurucunun, tazminat alacağının önemli bir

kısmından mahrum bırakıldığı ve bu miktarın ölçülü olmadığı saptandığından

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

34. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

35. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir. …

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

36. Başvurucu 17.429,32 TL'nin faiziyle birlikte ödenmesi

talebinde bulunmuştur.

37. Başvurucununmahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

38. Başvuru konusu olayda tespit edilen ihlalin sonuçlarının

ortadan kaldırılması bakımından yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmadığından salt ihlalin tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya takdiren net 4.000 TL manevi

tazminat ödenmesine, başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerinin ise

reddine karar verilmesi gerekir.

39. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Karar düzeltme para cezası nedeniyle mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Aleyhe hükmedilen vekâlet ücretini nedeniyle mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye

erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 4.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci

Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

15/6/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Mehmet Sadık

YAMLI

Başvurucu

:

Ahmet PİŞGİN

Vekili

:

Av. Recep

SELÇUK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/6289, 15 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye
  12. E. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  13. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  14. Necipoğlu
  15. Gökcan
  16. Yamlı
  17. Selçuk
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/6289
Tarih
15 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Şafi Tunç Başvurusu (B. No: 2014/2142)
  • Setenay Çereren Başvurusu (B. No: 2014/5669)
  • Zöhre Fidanay ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/5474)
  • A. M. S. T. A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/6855)
  • Süleyman Günaydın Başvurusu (B. No: 2014/4870)
  • Sam Yağcılık Sanayi ve Ticaret A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/6675)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.