İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ahmet Sil ve Taner Yay Başvurusu (B. No: 2017/35227)

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan

Başvuru No2017/35227Tarih30 Eylül 2020Okuma17 dk · 3.323 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ahmet Sil Ve Taner Yay Başvurusu

Karar tarihi
30 Eylül 2020
Başvuru Numarası
2017/35227
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.323 kelime·17 dk okuma·23 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan

başvurucuların bir dergiye abonelik taleplerinin kabul edilmemesi nedeniyle

ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvurular 25/9/2017 ve 28/9/2017 tarihlerinde

yapılmıştır.

3. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonlarca başvuruların kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. 2017/35227 sayılı bireysel başvuru dosyasında başvuru

belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık)

gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda

bulunmamışlardır.

8. Yapılan incelemede 2017/35302 numaralı başvurunun aynı

konuyla bağlantılı olarak yapıldığının anlaşılması nedeniyle 2017/35227 sayılı

başvuru ile birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına

karar verilmiştir. İncelemenin yürütüldüğü 2017/35227 numaralı başvuruda

Bakanlıktan görüş istenmiş olması ve birleştirilen 2017/35302 numaralı

başvurunun konu bakımından aynı olması gözönünde bulundurularak bu dosya

yönünden ayrıca Bakanlıktan görüş istenmesine gerek görülmeyerek başvurunun

incelenmesine geçilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

A. 2017/35227

Numaralı Başvuru Yönünden

10. Başvurucu Ahmet Sil, Osmaniye 1 No.lu T Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) Fetullahçı Terör Örgütü ve/veya

Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olma suçundan tutuklu olarak

bulunmaktadır.

11. Başvurucu, "National Geographic"

isimli bir dergiye abone olmak istemiştir. Adı geçen derginin coğrafya, kültür,

keşifler, popüler bilim ve tarihle ilgili makalelerin ağırlıkla yer aldığı

dünyaca bilinen bir yayın olduğu anlaşılmaktadır. Aynı zamanda derginin uzun

yıllar sadece İngilizce olarak yayımlandıktan sonra ilk kez 1995 yılında başka

dillerde de yayımlanmaya başladığı, günümüzde ise aralarında Türkçenin de

bulunduğu yaklaşık otuz üç dilde yayımlandığı tespit edilmiştir. Öte yandan

derginin 12 milyona yakın aylık tirajı bulunmaktadır.

12. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla

erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde başvurucunun talebini Ceza İnfaz

Kurumuna sözlü olarak ilettiği, Ceza İnfaz Kurumunca talebinin olumsuz

karşılanması üzerine Osmaniye İnfaz Hâkimliğine (Hâkimlik) şikâyet başvurusunda

bulunduğu anlaşılmıştır. Başvurucunun şikâyet dilekçesini Hâkimliğe bir yazıyla

gönderen Ceza İnfaz Kurumu, anılan derginin alınmamasının sebebinin Ceza İnfaz

Kurumu Eğitim Kurulu Başkanlığının (Eğitim Kurulu) 7/2/2017 tarihli bir kararı

olduğunu ifade etmiş ve yazının ekine söz konusu kararı eklemiştir.

13. Eğitim Kurulu kararında öncelikle Bakanlığın bazı

genelgelerine yer verilmiştir. 16/11/2016 tarihli ilk genelgede 13/12/2004

tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un

62. maddesine değinilmiştir. Genelgenin devamında, eğitimini sürdüren tutuklu

ya da hükümlülerin ziyaretçileri aracılığıyla veya kargo aracılığıyla gelen

ders kitaplarının gerekli incelemelerden geçirildikten sonra hükümlü ya da

tutuklulara verileceği, yayının yabancı dilde yazılmış olması durumunda ise

içeriğinin anlaşılması ve orijinal olduğunun tespit edilmesinin gerektiği ifade

edilmiştir. Bundan başka genelgede, mevzuat metinlerinin ve kurum kütüphanesinde

bulunmayan yayınların -ücretinin tutuklu ya da hükümlülerce karşılanması

koşuluyla- ceza infaz kurumları aracılığıyla temin edilebileceği

belirtilmiştir.

14. Daha sonra Eğitim Kurulu 24/11/2016 tarihli bir

genelgeye değinmiştir. Söz konusu genelgede 22/11/2016 tarihli ve 29896 sayılı

Resmî Gazete'de yayımlanan 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler

Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname gereğince, terör örgütüne üye olma

suçundan ve terör örgütlerinin faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlardan

hükümlü ya da tutuklu olanların olağanüstü hâlin devamı süresince sınavlara

giremeyeceklerinin belirtildiği ifade edilmiştir. Son olarak ise Eğitim Kurulu

23/12/2016 tarihli bir genelgeden bahsetmiştir. Bu genelgede ise terör örgütüne

üye olma suçundan ve terör örgütlerinin faaliyetleri çerçevesinde işlenen

suçlardan hükümlü ya da tutuklu olanların olağanüstü hâlin devamı süresince

sınav başvurularının alınmaması ve öğrenci kayıt sistemlerine öğrencilik

durumlarının girilmemesi istenmiştir.

15. Eğitim Kurulu söz konusu genelgeden yola çıkarak bazı

kararlar almıştır. Söz konusu kararlar şu şekildedir:

i. Terör örgütüne üye olma suçundan hükümlü ya da tutuklu

olanların ailesi tarafından gönderilen veya bu kişilere kargo yoluyla gelen

kitapların Kuruma alınmaması

ii. Terör örgütüne üye olma suçundan hükümlü ya da

tutuklu olanların olağanüstü hâl süresince eğitimlerini devam ettiremeyecekleri

gerekçesiyle, ailesi tarafından gönderilen veya bu kişilere kargo yoluyla gelen

ders kitaplarının kuruma alınmaması hatta ücreti ödenmek suretiyle olsa dahi

tutuklu ya da hükümlülere ders kitaplarının verilmemesi

iii. Mevzuat içeren kitap ya da internet çıktıları ile

Kurum kütüphanesinde bulunmayan kitapların -ücretinin hükümlü ve tutuklularca

ödenmesi koşuluyla- Ceza İnfaz Kurumunca temin edilmesi

iv. Terör örgütüne üye olma suçundan hükümlü ya da

tutuklu olanların başka ceza infaz kurumlarından gelirken yanlarında getirdiği

yayınların ne şekilde temin edildiğinin anlaşılamaması veya yayınlarda ceza

infaz kurumu kaşesinin bulunmaması durumunda hükümlü ya da tutukluya

verilmemesi

16. Hâkimlik, başvurucunun şikâyetini Eğitim Kurulunun

almış olduğu karar ışığında incelemiştir. Hâkimlik, Ceza İnfaz Kurumu

uygulamasının mevzuata uygun olduğunu belirterek şikâyeti 29/6/2017 tarihinde

reddetmiştir. Başvurucu, Hâkimlik kararına karşı itiraz yoluna başvurmuştur.

İtirazı inceleyen Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Hâkimlik kararının usul ve

yasaya uygun olduğunu belirterek başvurucunun itirazının reddine 15/9/2017 tarihinde

karar vermiştir.

17. Başvurucu, nihai karardan 22/9/2016 tarihinde

haberdar olduğunu belirtmiş; 25/9/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. 2017/35502

Numaralı Başvuru Yönünden

18. Başvurucu Taner Yay, Osmaniye 1 No.lu T Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumunda FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan tutuklu olarak

bulunmaktadır.

19. Başvurucu, "Beşiktaş" isimli dergiye

abone olmak istemiştir. Açık kaynak araştırmalarına göre adı geçen dergi,

Beşiktaş Jimnastik Kulübünün resmî yayın organıdır. Söz konusu derginin

içeriğinde ise genel olarak ülkemizin spor kulüplerinden olan Beşiktaş'a

ilişkin bazı röportaj, tarihî bilgi ve resimlere yer verildiği, bunun yanında

bazı spor faaliyetleriyle ilgili yazılar bulunduğu görülmektedir.

20. UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde başvurucunun talebini Ceza İnfaz Kurumuna sözlü olarak ilettiği,

Ceza İnfaz Kurumunca talebinin olumsuz karşılanması üzerine Osmaniye İnfaz

Hâkimliğine (Hâkimlik) şikâyet başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. Başvurucunun

şikâyet dilekçesini Hâkimliğe bir yazıyla gönderen Ceza İnfaz Kurumu, söz

konusu derginin alınmamasının sebebinin Eğitim Kurulunun 7/2/2017 tarihli

kararı olduğunu ifade etmiş ve yazının ekine söz konusu kararı eklemiştir

(Eğitim Kurulu kararının içeriğine ilişkin olarak bkz. §§ 13-15).

21. Hâkimlik, başvurucunun şikâyetini Eğitim Kurulunun

almış olduğu karar ışığında incelemiştir. Hâkimlik, Ceza İnfaz Kurumu

uygulamasının mevzuata uygun olduğunu belirterek şikâyeti 21/7/2017 tarihinde

reddetmiştir. Başvurucu, Hâkimlik kararına karşı itiraz yoluna başvurmuştur.

İtirazı inceleyen Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Hâkimlik kararının usul ve

yasaya uygun olduğunu belirterek başvurucunun itirazının reddine 15/9/2017

tarihinde karar vermiştir.

22. Başvurucu, nihai karardan 22/9/2016 tarihinde

haberdar olduğunu belirtmiş; 28/9/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

23. 5275 sayılı Kanun’un "Süreli veya süresiz

yayınlardan yararlanma hakkı" kenar başlıklı 62. maddesi şöyledir:

"(1) Hükümlü, mahkemelerce

yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek

yararlanma hakkına sahiptir.

(2) Resmî kurumlar, üniversiteler, kamu

kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla

Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan

dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınlar, hükümlülere

ücretsiz olarak ve serbestçe verilir. Eğitim ve öğretimine devam eden

hükümlülerin ders kitapları denetime tâbi tutulamaz.

(3) Kurum güvenliğini tehlikeye düşüren

veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın

hükümlüye verilmez."

24. İlgili diğer ulusal hukuk için bkz. İbrahim Kaptan

(2), B. No: 2017/30723, 12/9/2018, §§ 15-19; ilgili uluslararası hukuk için

ise bkz. Ahmet Temiz (6), B. No: 2014/10213, 1/2/2017, §§ 17, 18.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

25. Mahkemenin 30/9/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım

Talebi Yönünden

26. Başvurucular adli yardım talebinde bulunmuşlardır.

Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013)

kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde

güçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun oldukları

anlaşılan başvurucuların açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım

taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. İfade

Özgürlüğünün İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

27. Başvurucular; dergilere kurum aracılığıyla abone olma

taleplerinin kabul edilmediğini, yapılan uygulamaya karşı şikâyet ve itiraz

haklarını kullandıklarını ancak derece mahkemelerinin gerekçesiz kararlarıyla

taleplerinin reddedildiğini ifade etmişlerdir. Başvurucular ayrıca açık kanuni

düzenlemeye rağmen abone olma isteklerinin karşılanmadığını, her iki dergi

hakkında herhangi bir yasaklama kararı olmadığını belirterek ifade ve basın

özgürlüğü ile maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

28. Bakanlık görüşünde öncelikle başvurucuların ifade

özgürlüğüne yapılan müdahalenin kanuni dayanağının ve meşru amacının bulunduğu

belirtilmiştir. Bakanlık görüşünün devamında, müdahalenin demokratik toplumda

gereklilik ve orantılılık ilkeleri çerçevesinde bir değerlendirmesi

yapılmıştır.

29. Bakanlık; yapılan uygulamanın olağanüstü hâl

döneminde gerçekleştiğini, bu dönemde birçok ceza infaz kurumu personelinin

FETÖ/PDY ile irtibatı nedeniyle ihraç edildiğini ifade etmiştir. Bakanlık bu

durum karşısında söz konusu dönemde personellerin güvenilirliği ile ilgili

yeterli bilgi bulunmadığını, örgütsel faaliyetin ve iletişimin engellenmesini,

devam eden soruşturmaların selametini ve ceza infaz kurumlarının güvenliğini

sağlamak amacıyla bu dönemde geçici önlemler alındığını belirtmiştir.

30. Öte yandan Bakanlık; FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan

tutuklu olanların kurum içinde bazı yayınları şifreli haberleşme için

kullandıklarını, mevzuattaki düzenlemelere göre de kurum güvenliğini tehlikeye

düşürebilecek nitelikteki yayınların ceza infaz kurumlarına alınmaması

gerektiğini ifade etmiştir. Bu açıklamalar sonrasında Bakanlık derece

mahkemelerinin kararlarındaki tespit ve sonuçların Anayasa'da yer alan hak ve

özgürlükler açısından değerlendirilmesinin Anayasa Mahkemesi tarafından

yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

31. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder. Anayasa Mahkemesi daha önce vermiş olduğu birçok

kararında, hükümlü ve tutuklulara kargo yoluyla ya da ziyaretçileri

aracılığıyla getirilen veya hükümlü ve tutukluların kendi satın aldıkları

süreli ya da süresiz yayınların ceza infaz kurumlarına kabul edilmemesini ifade

özgürlüğü kapsamında değerlendirmiştir (ilgili kararlar için bkz. Recep

Bekik ve diğerleri [GK], B. No: 2016/12936, 27/3/2019, § 24; İbrahim

Kaptan (2), § 23). Söz konusu kararlar çerçevesinde bir değerlendirme

yapıldığında bir ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucuların

dergiye abone olma taleplerinin kabul edilmemesinin haber veya fikir alma

özgürlüğü, dolayısıyla ifade özgürlüğü kapsamında incelenmesi gerekir.

32. Anayasa’nın 26. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz,

yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma

hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya

fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması, ... kamu

düzeni, kamu güvenliği, ... suçların önlenmesi, ... gereğine uygun olarak

yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir...

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin

kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

33. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas

Yönünden

i. Müdahalenin

Varlığı

34. Herkes gibi hükümlü ve tutuklular da Anayasa ve

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) ortak alanı kapsamında kalan

temel hak ve hürriyetlerin tamamına (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri,

B. No: 2013/583, 10/12/2014, § 65) ve bu bağlamda ifade özgürlüğüne de

sahiptirler (Murat Karayel (5), B. No: 2013/6223, 7/1/2016, § 27).

35. Tutuklu ve hükümlülerin süreli veya süresiz yayınlara

ulaşabilmesi de bilgi ve kanaatlere ulaşma özgürlüğünün somut yansıması olarak

ifade özgürlüğünün koruması altındadır (Kamuran Reşit Bekir [GK], B. No:

2013/3614, 8/4/2015, § 43; Hüseyin Sürensoy, B. No: 2013/749, 6/10/2015,

§ 44; İbrahim Bilmez, B. No: 2013/434, 26/2/2015, § 74; Ahmet Temiz

(6), § 34).

36. Bu bağlamda bir ceza infaz kurumunda tutuklu olarak

bulunan başvurucuların bir dergiye abone olma taleplerinin kabul edilmemesinin

haber veya fikir alma özgürlüğüne, dolayısıyla ifade özgürlüğüne yönelik bir

müdahale olduğu kabul edilmiştir.

ii. Müdahalenin

İhlal Oluşturup Oluşturmadığı

37. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 26. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler,

...yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve

ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ...demokratik toplum düzeninin

...gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

38. Sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve

somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, Anayasa’nın 26.

maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha

fazlasına dayanma, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük

ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

(1) Kanunilik

39. Somut olayın değerlendirilme yöntemi gözönüne

alındığında mevcut başvurunun koşullarında ilgili normun (bkz. § 23) kanunla

sınırlama ölçütünü karşılayıp karşılamadığına ilişkin nihai bir

değerlendirme yapmaya değil müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine

uygun olup olmadığının değerlendirilmesine ihtiyaç bulunduğu anlaşılmıştır. Bu

sebeple mevcut başvuruda müdahalenin kanuniliği hususunda kesin bir sonuca

varmaya gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.

(2) Meşru Amaç

40. Başvuruya konu yayınlara abonelik talebi, ceza infaz

kurumlarının düzeninin ve güvenliğinin sağlanması ve suçun önlemesi amaçlarıyla

kabul edilmemiştir. Anılan müdahalenin Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci

fıkrası kapsamında meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.

(3) Demokratik

Toplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk

(a) Genel

İlkeler

41. Anayasa Mahkemesi ifade özgürlüğü bağlamında demokratik

toplum düzeninin gerekleri ifadesinden ne anlaşılması gerektiğini daha önce

pek çok kez açıklamıştır. İfade özgürlüğü kişinin haber ve bilgilere,

başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilmesi, düşünce ve kanaatlerinden

dolayı kınanmaması, bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli

yollarla serbestçe ifade edebilmesi, anlatabilmesi, savunabilmesi, başkalarına

aktarabilmesi ve yayabilmesi anlamına gelir. Çoğunluğa muhalif olanlar da dâhil

olmak üzere düşüncelerin her türlü araçla açıklanması, açıklanan düşünceye

paydaş sağlanması, düşünceyi gerçekleştirme ve gerçekleştirme konusunda

başkalarını ikna etme çabaları ve bu çabaların hoşgörüyle karşılanması çoğulcu

demokratik düzenin gereklerindendir. Dolayısıyla toplumsal ve siyasal

çoğulculuğu sağlamak, her türlü düşüncenin barışçıl bir şekilde ve serbestçe

ifade edilebilmesine bağlıdır. Bu itibarla düşünceyi açıklama ve yayma

özgürlüğü demokrasinin işleyişi için yaşamsal önemdedir (Bekir Coşkun

[GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, §§ 33-35; Mehmet Ali Aydın [GK], B.

No: 2013/9343, 4/6/2015, §§ 42, 43; Tansel Çölaşan, B. No: 2014/6128,

7/7/2015, §§ 35-38).

42. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenin

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için

zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı bir müdahale olması

gerekir (Bekir Coşkun, §§ 53-55; Mehmet Ali Aydın, §§ 70-72; AYM,

E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007). Müdahaleyi oluşturan tedbirin zorunlu bir

toplumsal ihtiyacı karşıladığının kabul edilebilmesi için amaca ulaşmaya

elverişli olması, başvurulabilecek en son çare ve alınabilecek en hafif önlem

olarak kendisini göstermesi gerekmektedir (bazı farklılıklarla birlikte bkz. Bekir

Coşkun, § 51; Mehmet Ali Aydın, § 68; Tansel Çölaşan, § 51).

Orantılılık ise bireyin hakkı ile kamunun menfaatleri veya müdahalenin amacı

başkalarının haklarını korumak ise diğer bireylerin hak ve menfaatleri arasında

adil bir dengenin kurulmasına işaret etmektedir (bazı farklılıklarla birlikte

bkz. Bekir Coşkun, § 57; Tansel Çölaşan, §§ 46, 49, 50; Hakan

Yiğit, B. No: 2015/3378, 5/7/2017, §§ 59, 68).

(b) Ceza İnfaz

Kurumlarında Yayınlara Erişim ile İlgili Anayasa Mahkemesi İçtihadı

43. Ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü ve tutukluların

yayınlardan yararlanmasına ilişkin esaslar 5275 sayılı Kanun'un ilgili

hükümleri de gözetilerek Anayasa Mahkemesi tarafından İbrahim Kaptan (2)

kararında belirlenmiştir. Belirlenen yöntemlerden biri mahpusun, ceza infaz

kurumunda bulunan emanet hesabına yatırılan paradan karşılanması koşuluyla

herhangi bir yayının kurumca satın alınarak kendisine verilmesini istemesi

yöntemidir (İbrahim Kaptan (2), § 31). Ceza infaz kurumu

idarelerinin mahpusların yararlanabilecekleri belirtilen bu yayınları ise 5275

sayılı Kanun'un 3. ve 62. maddelerinde öngörülen koşulları sağlayıp sağlamadığı

yönünden bir denetime tabi tutması gerekir. Söz konusu denetimin Anayasa

Mahkemesi içtihadında ortaya konulan ilkeler uyarınca yapılması ve inceleme

sonucunda yayınların kuruma kabul edilmesinin uygun olup olmadığına karar

verilmesi gerekmektedir (İbrahim Kaptan (2), § 32).

(c) Başvurunun

Değerlendirilmesi

44. Somut olayda başvurucuların iki ayrı dergiye abone

olma taleplerinin kabul edilmediği anlaşılmaktadır. Dergilerden ilki olan National

Geographic'te coğrafya, kültür, keşifler, popüler bilim ve tarihle ilgili

makalelerin ağırlıkla yer aldığı ve dünyaca bilinen bir yayın olduğu

anlaşılmaktadır. Diğer derginin ise ülkemizde tanınan bir spor kulübünün yayın

organı olduğu, içinde sporun çeşitli alanlarına ilişkin bilgilerin yer aldığı

tespit edilmiştir (bkz. §§ 11, 19).

45. Anayasa Mahkemesi daha önce vermiş olduğu birçok

kararda tutuklu ya da hükümlülerin süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma

yöntemlerini teker teker sıralamıştır. Bu yöntemlerden birinin kanunun açık

hükmünün de emrettiği gibi ücretinin hükümlü ve tutuklarca karşılanması

koşuluyla herhangi bir yayının kurumca satın alınması olduğu anlaşılmaktadır (İbrahim

Kaptan (2), § 31; Recep Bekik ve diğerleri, § 38). Somut olayda

başvurucuların talebinin de bahis konusu yöntem kapsamında olduğu açıktır.

46. Bu bağlamda başvuru konusu olayda ücretleri

başvurucular tarafından ödenmek ve kurum tarafından temin edilmek suretiyle

istenen, ayrıca hakkında herhangi bir toplatma kararı bulunmadığı anlaşılan

süreli yayınlara öncelikle aboneliğin gerçekleştirilmesi gerekir. Dergiler

kuruma geldiğinde ise kamu otoritelerinin Anayasa Mahkemesi içtihadında kabul

edilen ilke ve kriterler ışığında (Recep Bekik ve diğerleri, §§ 41-45)

5275 sayılı Kanun'un 3. ve 62. maddeleri uyarınca bir denetim yapması beklenir

(benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. İbrahim Kaptan (2), § 32;

hakkında toplatma kararı bulunmayan yayınlar yönünden 5275 sayılı Kanun'un 3.

ve 62. maddeleri uyarınca yapılması gereken denetime ilişkin ilkeler için bkz. Halil

Bayık, B. No: 2014/20002, 30/11/2017, § 45).

47. Talebin reddine gerekçe yapılan Eğitim Kurulu

kararında (bkz. §§ 15, 20), Kurum kütüphanesinde bulunmayan yayınların

-ücretleri tutuklu ve hükümlülerin emanet hesabından karşılanması koşuluyla-

alınmasına karar verilmiş olmasına rağmen ulusal ve uluslararası alanda kabul

gören birer yayın oldukları anlaşılan başvuruya konu dergilerin kurum

güvenliğini ne şekilde tehlikeye düşüreceği veya içinde ne gibi müstehcen

haber, yazı, fotoğraf ve yorumlar bulunduğu noktasında hiçbir değerlendirme

yapılmadığı anlaşılmıştır.

48. Öte yandan derece mahkemelerinin kararlarında, sadece

bir önceki mercinin kararının hukuka uygun bulunmasının haricinde bir değerlendirmenin

olmadığı görülmektedir. Somut başvuru bağlamında hükümlü ve tutukluların haber

ve fikir alma özgürlüğüne güvence sağlama hususunda asıl yetkili ve görevlinin

ilgili ceza infaz kurumu idaresinin olduğu açıktır. Bununla birlikte süreli

yayınlara erişim noktasında Hâkimliğin de idarenin gerekçesiz uygulamalarını

engelleme görevinin bulunduğu unutulmamalıdır (benzer bir değerlendirme için

bkz. Recep Bekik ve diğerleri, § 54).

49. Sonuç olarak Ceza İnfaz Kurumu idaresi ve derece

mahkemeleri, konu ile tamamen bağlantısız gerekçelerle dergilerin niteliğine

ilişkin bir değerlendirme yapmaksızın başvurucuların taleplerini

reddetmişlerdir. Başka bir deyişle Ceza İnfaz Kurumu idaresi ve derece

mahkemeleri, başvuruya konu dergilere abonelik taleplerinin reddedilmesinin

demokratik bir toplumda gerekli olduğunu gösterilebilmiş değillerdir.

50. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde

güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. Diğer İhlal İddiaları Yönünden

51. Başvurucular; yapılan uygulamanın sadece terör

suçlarından tutuklu ya da hükümlülere uygulanması nedeniyle eşitlik ilkesinin,

derece mahkemelerince alınan Cumhuriyet savcısı görüşlerinin taraflarına

bildirilip görüşlerinin alınmaması nedeniyle adil yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

52. Somut başvuruda, ifade özgürlüğünün ihlal edildiği

sonucuna ulaşıldığından bu şikâyetlerin ayrıca değerlendirilmesine gerek

görülmemiştir.

D. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

53. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında

açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya

üzerinden karar verir.”

54. Başvurucular, ihlalin tespiti ve tazminat talebinde

bulunmuştur.

55. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan kararında

ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel

ilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir

kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin

sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi

ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (Aligül

Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).

56. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların

giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması

gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).

57. Başvurucuların ücreti emanet hesabından karşılanmak

suretiyle Kurum idaresi aracılığıyla bir dergiye abone olma taleplerinin kabul

edilmemesi işlemine dair yaptığı şikâyet ve itirazın derece mahkemelerince

reddedilmesi nedeniyle başvurucuların ifade özgürlüğünün ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin mahkeme kararından

kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte başvurucuların tahliye edildiği

görüldüğünden yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı tespit

edilmiştir.

58. Eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin

bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmesi için ifade özgürlüğünün ihlali

nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvuruculara ayrı ayrı net 1.000 TL manevi tazminat ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade

özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Diğer ihlal iddialarının incelenmesine GEREK

BULUNMADIĞINA,

E. Başvuruculara ayrı ayrı net 1.000 TL manevi tazminat

ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin bilgi için Osmaniye İnfaz

Hâkimliğine (E.2017/1729, 2017/2548 ve E.2017/2864, K.2017/3118 sayılı

kararlar) GÖNDERİLMESİNE,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 30/9/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Ömer MENCİK Başvurucular : 1. Ahmet SİL 2. Taner YAY

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/35227, 30 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. 2017/35227
  10. B. 2017/35502
  11. IV. İlgili
  12. Hukuk
  13. V. İnceleme Ve
  14. Gerekçe
  15. A. Adli Yardım
  16. B. İfade
  17. C. Diğer İhlal İddiaları Yönünden
  18. D. 6216 Sayılı
  19. B. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  20. C. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade
  21. D. Diğer ihlal iddialarının incelenmesine GEREK
  22. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların
  23. G. Kararın bir örneğinin bilgi için Osmaniye İnfaz
  24. H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  25. M. Emin KUZ
  26. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/35227
Tarih
30 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Nail Hacıimamoğlu Başvurusu (B. No: 2016/8362)
  • Adile Şölen Yücel ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/15169)
  • Feramuz Yıldırım Başvurusu (B. No: 2017/39787)
  • Nursen Emre Başvurusu (B. No: 2017/40382)
  • Akın Dombaycı Başvurusu (B. No: 2017/3492)
  • Levent Öztaş Başvurusu (B. No: 2018/37630)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.