İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Akgün Canal Başvurusu (B. No: 2015/18748)

1. Başvuru; kamu kurum ve kuruluşları aleyhine verilmiş,

Başvuru No2015/18748Tarih24 Mayıs 2018Okuma11 dk · 2.210 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Akgün Canal Başvurusu

Karar tarihi
24 Mayıs 2018
Başvuru Numarası
2015/18748
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.210 kelime·11 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; kamu kurum ve kuruluşları aleyhine verilmiş,

ekonomik değere ilişkin ve icra edilebilir bir yargı kararının uzun süre icra

edilmemesi nedeniyle kararların icrası hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 30/11/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

A. Alacak İsteğine

İlişkin Yargılama Süreci

6. İller Bankası A.Ş. (Banka) Hatay ili Dörtyol ilçesi Kuzuculu-Yeşil-Altındağ İçme Suyu İnşaatı işini ihaleye

çıkarmış ve başvurucunun murisi Ö.C. sunmuş olduğu teklifle ihaleyi almıştır.

7. İhale gereğince taraflar arasında 18/12/1996 tarihli sözleşme

imzalanmıştır.

8. Başvurucunun murisi 17/8/1998 tarihli dava dilekçesiyle ihale

öncesinde inşaat işini üstlendiği bölgenin terör bölgesi olduğu hususunda

bilgilendirilmediği gibi idare tarafından gerekli tedbirlerin de alınmadığını,

makine ve ekipmanını işin yapılacağı sahaya nakletmesine rağmen güvenliğin

sağlanamaması nedeniyle işe başlayamadığını ve 6/5/1998 tarihinde teröristler

tarafından gerçekleştirilen saldırı sonucunda sahada bulunan makine ve

ekipmanın tahrip edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak

kaydıyla 25.000.000 TL (eski TL) maddi tazminatın tahsiline karar verilmesi

talebinde bulunmuştur.

9. Başvurucunun murisi talep ettiği maddi tazminat miktarını ek

dava ile 151.754.924.000 TL artırmış, hukuki ve fiilî irtibat nedeniyle davalar

birleştirilmiştir.

10. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 14/10/1999 tarihli karar

ile davacının proje dışı yol yapımı ve boru ferşiyatından

kaynaklanan toplam 67.136.689.000 TL maddi zararının davalı kurumdan tahsiline

karar vermiş, diğer taleplerini reddetmiştir.

11. Karar taraflarca temyiz edilmiştir. Yargıtay 15. Hukuk

Dairesi 13/4/2000 tarihli kararla davacının temyiz itirazlarının reddine karar

vermiştir. Davalı Bankanın bir kısım temyiz itirazlarını haklı bulan Daire,

proje dışı yol yapımından kaynaklanan alacağın usulüne uygun olarak

belirlenmediğine, davalı idarenin hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik

itirazlarının karşılanmadığına ve yapılan işin varlığı ve metrajı taraflar

arasında çelişkili olduğundan mahallinde keşif yapılması gerektiğine işaret

ederek hükmün bozulmasına karar vermiştir.

12. Başvurucunun murisi olan davacı karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.Yargıtay 15. Hukuk

Dairesi 27/9/2000 tarihli kararında davacının makine ve ekipmanının

teröristlerce yakılmasından kaynaklanan alacağa ilişkin karar düzeltme isteğini

yerinde bulmuş ve gerekli araştırma ve incelemenin yapılması amacıyla hükmün bu

kısmını da bozmuştur.

13. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi bozmaya uymuş ve

19/7/2001 tarihli kararı ile proje dışı yol yapımından kaynaklanan

14.860.170.000 TL'nin tahsiline, boru ferşiyatından

kaynaklanan alacak isteğinin ise reddine karar vermiştir. Mahkeme aynı kararda

makine ve ekipmanın yakılmasından kaynaklanan tazminata ilişkin karar düzeltme

isteği üzerine verilen bozma kararına karşı direnmiştir.

14. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) 6/2/2002 tarihli kararla

direnmeye konu makine ve ekipmanın teröristlerce yakılmasından kaynaklanan

zarar istemine ilişkin direnme kararını bozmuş ve diğer temyiz itirazlarının

incelenmesi için dosyayı Yargıtay 15. Hukuk Dairesine göndermiştir.

15. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 30/5/2002 tarihli kararıyla ilk

derece mahkemesinin proje dışı yol yapımından kaynaklanan 14.860.170.000 TL

ödenmesi ve boru ferşiyatından kaynaklanan tazminat

isteğinin reddine ilişkin 19/7/2001 tarihli kararının onanmasına ve direnme

kararına konu tazminat isteği yönünden bozma çerçevesinde yargılama yapılmak

üzere dosyanın mahalline iadesine karar vermiştir.

16. Başvurucunun murisi olan davacı, boru ferşiyatından

kaynaklanan 51.518.286.000 TL alacak isteği yönünden karar düzeltme talebinde

bulunmuştur. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 16/1/2003 tarihli kararıyla bu talebi

reddetmiştir.

17. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi bozmaya uyarak makine ve

ekipmanın teröristlerce yakılmasından kaynaklanan alacak talebi yönünden

yargılamaya devam etmiştir. Mahkeme yargılama sonucunda 2/6/2005 tarihli

kararla 60.000.000.000 TL alacağın değişen oranlarda avans faizi ile davalı

Bankadan tahsiline karar vermiştir.

18. Temyiz edilen hüküm, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 9/3/2006

tarihli kararı ile onanmış ve karar düzeltme isteğinin 16/10/2006 tarihinde

reddiyle kesinleşmiştir.

B. Alacağın İcrasına

İlişkin Yargı Süreci

19. Başvurucunun murisi Ö.C. 12/11/1999 tarihinde Ankara 1.

Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/10/1999 tarihli kararına dayalı olarak davalı

kurum hakkında 67.136.689.000 TL asıl alacak, 69.527.858.745 TL işlemiş faiz ve

vekâlet ücretinden oluşan toplam 138.353.597.592 TL ödenmesi talebiyle icra

takibi başlatmıştır.

20. İcra takibine dayanak kararın bozulmasından sonra aynı

mahkeme tarafından verilen 19/7/2001 tarihli karar icra dosyasına sunulmuştur.

Borçlu Banka dosyaya sunulan ikinci karar üzerine 14.860.170.000 TL asıl alacak

üzerinden hesaplanan 53.929.812.000 TL'yi alacaklı tarafa ödemiştir.

21. Başvurucunun murisi aynı icra takibi üzerinden 30/1/2003

tarihinde asıl ve işleyen faiz alacağı olarak toplam 247.017.458.457 TL'nin

ödenmesi talebinde bulunmuştur. Borçlunun şikâyeti üzerine Ankara 12. İcra

Hukuk Mahkemesi icra takibinin dayanağı olan 19/7/2001 tarihli kararda hüküm

altına alınan 14.860.170.000 TL alacağı esas almış ve yapmış olduğu

değerlendirmede 30/1/2003 tarihi itibariyle bakiye borcun 9.334.043.028 TL

olduğu tespitini yapmıştır. Karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.

Borçlu anılan miktarı icra dosyasına yatırmıştır.

22. Başvurucunun murisi, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesine

müracaat ile 14/10/1999 tarihli kararda hükmedilen 67.136.689.000 TL alacaktan

proje dışı yol yapım bedeli olarak belirtilen 15.618,40 TL'lik kısmı

düşüldükten sonra kalan 51.518,28 TL alacak miktarının kesinleştiğine dair şerh

verilmesini istemiştir. Mahkemece bu isteğin kabulüyle 5/5/2008 tarihinde

ilgili karara düşülen şerh, itiraz üzerine 27/5/2008 tarihinde iptal

edilmiştir.

23. Kesinleştirme şerhi verilip bu şerh henüz iptal edilmeden

önce başvurucu murisi şerhte belirtilen 51.518,28 TL alacak üzerinden asıl ve

işlemiş faiz alacağı olarak toplam 698.036,59 TL ödenmesi talebinde

bulunmuştur. İcra müdürlüğü anılan miktarı içerir 13/5/2008 tarihli muhtırayı

borçluya göndermiştir. Borçlu, işlemi şikâyet etmiş; Ankara 9. İcra Hukuk

Mahkemesi 21/1/2009 tarihli karar ile 698.036,59 TL ödenmesine dayanak yapılan

kesinleştirme şerhi daha sonradan iptal edildiğinden ve takibin dayanağı olan

mahkeme kararında hüküm altına alınan 14.860,17 TL üzerinden hesaplanan borç miktarı

da icra takibi sırasında borçlu tarafından ödendiğinden şikâyetin kabulüyle

13/5/2008 tarihli muhtıranın iptaline karar vermiştir. Karar Yargıtay

denetiminden geçerek kesinleşmiştir.

24. Başvurucunun murisi 5/5/2008 tarihli kesinleştirme şerhine

dayanarak borçluya icra müdürlüğü vasıtasıyla 13/5/2008 tarihli muhtıranın

içeriği ile benzer şekilde 17/6/2008 tarihinde ikinci bir muhtıra göndermiştir.

Borçlunun şikâyeti üzerineAnkara 9. İcra Hukuk

Mahkemesi, 19/10/2010 tarihli kararıyla daha önceki kararındaki gerekçeye atıf

yaparak şikâyetin kabulüne karar vermiş ve muhtırayı iptal etmiştir. Karar

Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.

C. Tazminat Davalarına

İlişkin Yargılama Süreci

25. Başvurucunun murisi 17/10/2011 tarihli dilekçesiyle, Ankara

9. İcra Hukuk Mahkemesinin 21/1/2009 ve 19/10/2010 tarihli kararlarını veren

hâkimler ile bu kararların temyiz ve karar düzeltme incelemesinde görev alan

Yargıtay daire başkanı ve üyelerinin verdikleri bu kararlarla daha önceden

lehine kesinleşmiş bulunan hükmü hukuka aykırı olarak ortadan kaldırdıklarını

ve bunun sonucunda kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek ihlalin

tespiti ve manevi tazminata karar verilmesi talebiyle, ilgili hâkimlere karşı

dava açmıştır. Başvurucu aynı dilekçede ayrıca, kesinleştirme şerhine ve bu

şerh üzerine yapılan icra müdürlüğü işlemlerine karşı şikâyet yoluna giden

Banka'yı da aynı nedenlerle sorumlu tutmuş ve davalı olarak göstermiştir.

26. Yargıtay HGK (ilk derece mahkemesi sıfatıyla) yapmış olduğu

yargılama sonucunda16/12/2011 tarihli kararla davanın usulden reddine karar

vermiştir. Aynı kararda ayrıca, Banka'ya yönelik davaya ilk derece mahkemesi

sıfatıyla bakılamayacağından tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar

vermiştir. Yargıtay HGK tefrik edilen dosya yönünden yapmış olduğu yargılamada

16/12/2011 tarihli kararla dava dilekçesinin görev yönünden reddiyle dosyanın

talep hâlinde görevli Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar

vermiştir.

27. Başvurucu murisi Yargıtay HGK'nıniki

kararını temyiz etmiş, Yargıtay Büyük Genel Kurulu 21/1/2013 tarihli kararları

ile iki kararı da onamıştır.

28. Talep üzerine kişilik haklarına saldırı iddiasıyla Banka

aleyhine açılan davada yargılamaya asliye hukuk mahkemesinde devam edilmiştir.

Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi 17/6/2014 tarihli kararıyla davalı Banka'nın

eylem ve işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar

vermiştir. Hüküm Yargıtay denetiminden geçerek 29/9/2015 tarihinde

kesinleşmiştir.

29. Nihai karar 3/11/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu

30/11/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

30. Mahkemenin 24/5/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

31. Başvurucu, murisi tarafından Banka aleyhine açılan davada

Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/10/1999 tarihinde toplam 67.136,68 TL

alacağı hüküm altına aldığını, kararın temyizi üzerine bu alacağın proje dışı

yol imalatından kaynaklanan 15.618,40 TL'lik kısmı bozmaya konu edilmekle,

bozma dışında kalan 51.518,28 TL'lik kısım yönünden alacağın kesinleştiğini,

ancak icra takibine rağmen kesinleşen alacağın tahsilinin mümkün olmadığını

belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

32. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan, B.

No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu çerçevede başvurucununyukarıda

yer verilen şikâyetlerinin özünün kesinleşmiş yargı kararının uygulanmaması

hususuna ilişkin olduğu görüldüğünden belirtilen ihlal iddiası niteliği gereği

kararların icrası hakkı yönünden incelenmiştir.

33. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

34. Anayasa'nın "Hak

arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

35. Anayasa’nın 138. maddesinin son fıkrası şöyledir:

"Yasama ve yürütme organları ile idare,

mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını

hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini

geciktiremez."

36. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin

yargı organlarına davacı veya davalı olarak başvurabilme ve bunun doğal sonucu

olarak da iddia, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır.

Anılan maddeyle güvence altına alınan adil yargılanma hakkı, kendisi bir temel

hak niteliği taşımasının ötesinde diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken

şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili

güvencelerden biridir. Bu bağlamda Anayasa'nın, yasama ve yürütme organları ile

idarenin mahkeme kararlarına uyma zorunluluğunu ve mahkeme kararlarının

değiştirilemeyeceği ile uygulanmasının geciktirilemeyeceğini ifade eden 138.

maddesinin de adil yargılanma hakkının kapsamının belirlenmesinde gözetilmesi

gerektiği açıktır (Arman Mazman,

B. No: 2013/1752, 26/6/2014, § 57).

37. Anayasa’nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü

ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak

iddia ve savunmada bulunma hakkını değil yargılama sonunda hakkı olanı elde

etmeyi de kapsayan bir haktır (AYM, E.2009/27, K.2010/9, 14/1/2010).

38. Adil yargılanma hakkının unsurlarından biri de mahkeme

hakkıdır. Mahkeme hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme ve aynı zamanda

mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsar. Mahkeme

kararlarının uygulanması yargılamanın dışında olmakla birlikte onu tamamlayan

ve yargılamanın sonuç doğurmasını sağlayan bir unsurdur. Karar uygulanmazsa

yargılamanın da bir anlamı olmayacaktır. Bu nedenle yargı kararlarının

uygulanması "mahkeme hakkı" kapsamında değerlendirilmektedir. Buna

göre yargılama sonucunda mahkemenin bir karar vermiş olması yeterli değildir,

ayrıca bu kararın etkili bir şekilde uygulanması da gerekir. Hukuk sisteminde,

nihai mahkeme kararlarını taraflardan birinin aleyhine sonuç doğuracak şekilde

uygulanamaz hâle getiren düzenlemeler bulunması veya mahkeme kararlarının icrasının

herhangi bir şekilde engellenmesi hâllerinde "mahkeme hakkı" da

anlamını yitirecektir (Ahmet Yıldırım,

B. No: 2012/144, 2/10/2013, § 28).

39. Kural olarak mahkeme kararlarının uygulanması, ilam

zamanaşımı dolmadığı sürece her zaman talep edilebilir. Bu yöndeki bir talebe

rağmen mahkeme kararı uygulanmamışsa olumsuz kamu gücü işleminden kaynaklanan

bir süregelen ihlalden söz edilebilir. Bu durumda başvurucu mahkeme kararının

uygulanması talebini müteakiben makul bir süre bekledikten sonra Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuruda bulunabilir. Başvurucunun talebinden vazgeçtiği ya da

takipsiz bıraktığı anlaşılmadıkça bu tür başvuruların süresinde yapıldığını

kabul etmek gerekir. Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkili olup

olmadığının ve başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığının da bu çerçevede

belirlenmesi gerekir (Ahmet Yıldırım,

§ 29).

40. Somut olayda başvurucu, Ankara 1. Asliye Ticaret

Mahkemesinin 14/10/1999 tarihli kararının murisi lehine 51.518.28 TL'nin avans

faizi ile birlikte ödenmesi hükmünü içerdiğini ileri sürmektedir. Bu itibarla

anılan kararın icra edilip edilmediği noktasındabaşvuruya

konu mahkeme kararının icrası mümkün olan kararlardan olup olmadığı

irdelenmelidir.

41. Anılan kararda hükmedilen tazminat miktarı proje dışı yol

yapımı ve boru ferşiyatından kaynaklanan alacak

kalemlerinin toplamından oluşmaktadır. Taraflarca temyiz edilen karar, Yargıtay

15. Hukuk Dairesi tarafından 13/4/2000 tarihinde bozulmuş ve bozma

doğrultusunda yeniden yargılama yapılmak üzere dosya ilk derece mahkemesine

gönderilmiştir. İlk derece mahkemesi bozmaya uyarak yaptığı yargılama sonucunda

19/7/2001 tarihli kararı ile proje dışı yol yapımından kaynaklanan

14.860.170.000 TL'nin tahsiline ve boru ferşiyatından

kaynaklanan alacak isteğinin reddine karar vermiştir.Anılan karara yönelik temyiz ve karar

düzeltme istekleri Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 30/5/2002 tarihli onama ve

16/1/2003 tarihli karar düzeltme isteğinin reddine dair kararlarıyla

reddedilmiştir.

42. Başvurucunun murisi, 14/10/1999 tarihli karara dayalı olarak

Banka hakkında ilamlı icra takibi başlatmış ve bu kararın kesinleştiğini ileri

sürerek farklı tarihlerde muhtıralar göndermiştir. Hâl böyle iken borçlunun

Banka'nın şikâyeti üzerine yapılan yargılamalarda icra mahkemesi, takibin açılmasına

dayanak teşkil eden 14/10/1999 tarihli kararın Yargıtay tarafından bozularak

ortadan kaldırılmış olması ve bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda verilen

19/7/2001 tarihli kararda başvurucunun ileri sürdüğü şekilde boru ferşiyatından kaynaklanan bir alacağa hükmedilmemiş

olmasını gerekçe göstererek icra müdürlüğü işlemlerinin iptaline karar

vermiştir.

43. Bu itibarla başvurucunun bireysel başvuru formunda ileri

sürmüş olduğu iddiaların icra aşamasında murisi tarafından ileri sürüldüğü ve

bu iddialara ilişkin olarak ilk derece mahkemesinin icra kabiliyetine sahip bir

kararın varlığını irdelediği görülmüştür. İlk derece mahkemesi yapmış olduğu

değerlendirmede, bozmayla ortadan kaldırılan bir hükme dayalı olarak hak iddia

edilemeyeceğini, bozmadan sonra verilen kararda da başvurucunun iddia ettiği

şekilde bir alacağa hükmedilmediği sonucuna varmış ve paranın tahsiline yönelik

işlemlerin iptaline karar vermiştir. Verilen bu kararlar Yargıtay tarafından

usul ve kanuna uygun bulunmuştur. Somut olayın özel koşullarında başvurucu

lehine maddi bir alacağı hüküm altına alan kararın varlığından söz

edilemeyeceğinden mahkemece verilen bir kararın ilgili yargı mercilerince

uygulanmadığı ya da uygulanmasının yargı mercilerince engellendiğinden söz

edilemez. Dolayısıyla belirtilen şikâyetler bağlamında başvurucunun kararların

icrası hakkına yönelik bir müdahalenin olmadığının açık olduğu sonucuna

varılmıştır.

44. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

24/5/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör : Heysem KOCAÇİNAR Başvurucu : Akgün CANAL

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/18748, 24 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Alacak İsteğine
  7. B. Alacağın İcrasına
  8. C. Tazminat Davalarına
  9. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. A. Başvurunun açıkça
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Yıldırım
  15. Akıncı
  16. Topal
  17. M. Emin KUZ
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/18748
Tarih
24 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • G.b. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/19481)
  • Hıdır Demir Başvurusu (B. No: 2015/15997)
  • Verdi Kırmızıateş Başvurusu (B. No: 2015/7788)
  • İlker Yılmaz Başvurusu (B. No: 2015/19041)
  • Pınar İçel Başvurusu (B. No: 2017/35260)
  • Fatih Dokur Başvurusu (B. No: 2017/32217)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.