İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ali Galip Baltaoğlu Başvurusu (B. No: 2015/813)

1. Başvuru, yerel ölçekte yayın yapan bir gazetede yayımlanan

Başvuru No2015/813Tarih31 Ekim 2018Okuma12 dk · 2.494 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ali Galip Baltaoğlu Başvurusu (3)

Karar tarihi
31 Ekim 2018
Başvuru Numarası
2015/813
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.494 kelime·12 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, yerel ölçekte yayın yapan bir gazetede yayımlanan

köşe yazısı nedeniyle başvurucunun şeref ve itibarın korunması hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/1/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvurucu, olayların meydana geldiği tarihte bir üniversitede

öğretim görevlisi olarak görev yapmaktadır.

8. Başvurucu 1997 yılından itibaren görev yaptığı üniversitede

on üç yıl boyunca üniversite yönetimi ve özellikle olayların meydana geldiği

tarihteki üniversite rektörü ile birtakım sorunlar yaşamıştır. Başvurucu,

kendisine mobbing uygulandığı iddiasıyla hakkında

verilen disiplin cezaları ile haksız atama ve işe son verme işlemlerine karşı idari

yargıda; şeref ve itibarının zedelendiği iddiasıyla adli yargıda birçok dava

açmış ve bazı husumetlerle ilgili olarak da suç duyurusunda bulunmuştur.

9. Afyon'da yayımlanan Odak gazetesinin 16/11/2009 tarihli

nüshasının ikinci sayfasında ve gazetenin internet sitesinde "Rektörlerin İşi Zor! (1)" başlıklı

bir köşe yazısı yayımlanmıştır. Söz konusu yazının dayanağı olan olayların

meydana geldiği tarihte üniversitenin rektörü iken daha sonra emekli olan yazar

tarafından kaleme alınan köşe yazısında Türkiye'de üniversite idarelerinin

karşı karşıya kaldığı dava tehditleri birkaç örnek verilerek anlatılmıştır.

Bununla birlikte yazı ağırlıklı olarak başvurucu tarafından açılan davalar ile

ilgili bilgiler ve başvurucunun öz geçmişinden oluşmaktadır. Yazının başvurucu

ile alakalı kısmı şöyledir:

"...

Yıllarca üniversitelerin en üst seviyelerinde

görev yapmış yöneticilerin karşılaştığı idari, akademik ve hukuki sorunlara

örnek olarak ... Üniversitesinde 12 yıldır devam eden bir olay, hukuk

sistemimizin durumu ve yöneticilerin kanun ve yönetmelikler çerçevesinde

aldıkları kararların nasıl engellendiğine somut bir örnektir.

... Üniversitesi ... Eğitim Fakültesinde görevIi Yrd. Doç. Dr. Ali Calip Baltaoğlu 1997'den başlayarak,

12 yıl boyunca ... Üniversitesi aleyhine, Yök

Başkanlığı aleyhine ve üniversitelerin yöneticileri aleyhine sayısını tespitte

zorluk çekilen davalar açmış ve açmaya devam etmektedir.

Adı geçen eleman tespit edilebildiği

kadarıyla:

Denizli İdare Mahkemesi: 13 dava

Manisa İdare Mahkemesi: 4 dava

Afyon İdare Mahkemesi: 2 dava

Danıştay: 2 dava

Afyon Asliye Hukuk Mahkemesi: 3 dava

Uşak Asliye Hukuk Mahkemesi: 5 dava

olmak üzere toplam 29 dava açmıştır.

Bu eleman yine tespit edilebildiği kadarıyla

açtığı 13 davada maddi ve manevi 246.000 TL (246 milyar TL) tazminat

istemiştir. Bunlar içinde ... Üniversitesi eski Rektörüne ve YÖK eski Başkanına

birlikte açılan 40.000 TL'lik manevi tazminat davası halen devam etmektedir. Bu

eleman açtığı tazminat davalarıyla ek bir gelir elde etmeyi amaçlamaktadır.

Başta öğretim elemanları olmak üzere binlerce kişinin çalıştığı üniversitelerde

şimdiye kadar çok az sayıda eleman kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde

cezalandırılmıştır.

Açılan davalar içinde:

YÖK Başkanlarına: Prof. Dr. K. G., Prof. Dr.

E. T.

Rektörlere: Prof. Dr. Ş. Y., Prof. Dr. H. S.,

Prof. Dr. A. Ş., Prof. Dr. Ş. Ö-A.

Dekanlar, MYO Müdürleri vb. Bazı üniversite

yöneticilerine: Prof. Dr. A. Ş., Prof. Dr. L. Ö., Prof. Dr. F. Ş., Prof. Dr. V.

K. C., Yrd. Doç. Dr. M. Y., Gen. Sek. M. T.

aleyhine açılan davalar yer almaktadır.

Yrd. Doç. Dr. Ali Galip Baltaoğlu'nun Uşak

Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu, yine tespit edilebilen, deliller içinde:

Davaya konu olan mahkeme kararları: 31

Suç duyuruları, tanık ifadeleri: 26

Devletin İdari birimlerine yapılan başvurular:36

Basına ve kişilere gönderilen yazılar: 14

olmak üzere toplam 107 belge bulunmaktadır.

Yrd. Doç. Dr. Ali Galip Baltaoğlu, 1985

yılında ... Üniversitesinde göreve başlamış, 1995 yılında ... Üniversitesine

yardımcı doçent olarak geçiş yapmıştır. Mesleğe girdiği 1985 yılından günümüze

kadar geçen 24 yıllık sürede (kendisi 50 yaşındadır) yardımcı doçent

seviyesinde kalmıştır. Yrd. Doç. Dr. Ali Galip Baltaoğlu'nun ...

Üniversitesinde görev yaptığı 14 yıllık dönemde doğru dürüst bilimsel çalışması

ve yeterli yabancı dil bilgisi olmadığı için doçentlik sınavına

başvuramamıştır. Öğretim üyeliği mesleğinin yardımcı doçentlikten geçtiği bir

statüde, akademik yükselme imkanı bulamayanların

meslekten yıllar önce ayrılmaları gerekirdi. Öğretim üyeleri, genelde 15 yılı

doldurmadan profesör unvanına sahip olurlar. Öğretim üyeliği seçkin bir

meslektir. Bu meslekte en önemli unsur sevgi ve saygıdır. Meslekte usta-çırak,

kardeş-ağabey, öğrenci-hoca ilişkisi içerisinde çalışılır. Bu meslekte hocasına

hakaret eden, en ağır ifadelerle onları suçlayan, her olayda adli makamlara

başvuran, hocalarına doğru olmayan iftiralarda bulunan, medyaya sürekli doğru

olmayan beyanlar servis eden bir kimsenin bu meslekte kalması herhalde mümkün

olmamalıdır. Bu ilke birçok meslek için de yaygınlaştırılabilir. Yapılan

hakaretlere avukatların da karışması işin terbiye sınırlarının nasıl

aşıldığının başka bir göstergesidir. Rektörlere, dekanlara yapılan hakaretler

bürokratik, akademik terbiyenin dışında aile terbiyesiyle de ilgilidir."

10. Başvurucu, anılan yazıda hakkında yer alan asılsız iddialar

ve hakaret içeren ifadeler nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri

sürerek köşe yazısının yazarı ile gazetenin imtiyaz sahibi aleyhine tazminat

davası açmıştır. Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 28/3/2012 tarihinde

davanın kısmen kabulü ile davalılar aleyhine müştereken 5.000 TL manevi

tazminata hükmetmiştir. Mahkeme, başvurucu tarafından gerek idari yargıda gerek

adli yargıda açılan davaları ve verilen kararları inceleyerek üniversite

yönetiminin başvurucu hakkındaki tasarruflarının hukuka uygun olmadığının yargı

kararları ile sabit olduğunu belirtmiştir. Mahkeme bu nedene dayanarak köşe

yazısının başvurucu ile davalı arasında daha önce yaşanan olayların doğurduğu saikle yazıldığı, yazı ile başvurucunun kişilik haklarına

tecavüz edildiği kanaatine varmıştır.

11. Temyiz üzerine karar Yargıtay 4. Hukuk Dairesince (Daire)

11/6/2013 tarihinde bozulmuştur. Bozma ilamının gerekçesi şöyledir:

"Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin

karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı

zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine

üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az

üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda

ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel

ölçüt kamu yararıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine

getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını,

toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken

özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar

içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da

sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu

tutulmamalıdır.

Dava konusu köşe yazısında, davalı ..., davacı

Ali Galip Baltaoğlu'nun kendisi ile ve Afyon Kocatepe Üniversitesiile

arasındaki hukuki süreçten bahsetmiş, konuyu kendi bakış açısı ile anlatmış,

davacıya yönelik temenni niteliğinde ifadeler kullanmış, kısmen de

yakınmalarını okuyucu ile paylaşmıştır. Köşe yazılarının aynı zamanda yazarının

eleştirisini de içermesi ve yazarın kişisel değer yargısı niteliğindeki bazı

ifadelerin bulunması doğaldır. Dava konusu edilen yazı bir bütün olarak

davacıların kişilik haklarına saldırı amacını taşımadığı, eleştiri sınırlarının

aşılmadığı anlaşılmaktadır. "

12. Bozma üzerine Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 25/10/2013

tarihinde bozma ilamında yer alan gerekçeyle davanın reddine karar vermiştir.

13. Karar Dairenin 20/3/2014 tarihli ilamı ile onanmış, karar

düzeltme talebi Dairenin 5/11/2014 tarihli ilamı ile reddedilmiştir.

14. Ret kararı başvurucuya 4/12/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir. Başvurucu 5/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

15. 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun "Sorumluluk" kenar başlıklı 49.

maddesi şöyledir:

"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille

başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka

aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu

zararı gidermekle yükümlüdür."

B. Uluslararası Hukuk

16. İlgili uluslararası hukuk kurallarının yer aldığı kararlar

için İlhan Cihaner

(2) (B. No: 2013/5574, 30/6/2014), Bekir

Coşkun ([GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015) ve Kemal Kılıçdaroğlu

(B. No: 2014/1577, 25/10/2017) kararlarına bakılabilir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 31/10/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

18. Başvurucu 1997 yılından itibaren görev yaptığı üniversitenin

yönetimi ve özellikle olayların meydana geldiği tarihteki rektörü ile birtakım

sorunlar yaşadığını belirtmiştir. Başvurucu; haklarını yasal merciler önünde

arama yolunu tercih edince üniversite yöneticileri tarafından disiplin

soruşturmaları, resmî makamlara hakkında sunulan sahte belgeler, görev yeri

değişiklikleri ve işe son verme işlemleri ile kendisine mobbing

uygulandığını iddia etmiştir. Başvurucu; bu rektör tarafından daha sonra yerel

ölçekte yayın yapan bir gazete ile bu gazetenin internet sayfasında hakkında asılsız

iddialar ve hakaret içeren bir köşe yazısı yazıldığını, kişilik haklarına

saldırı niteliğinde olan bu yazı nedeniyle açtığı manevi tazminat davasının

reddedildiğini belirterek Anayasa'nın 13., 14., 17. ve 36. maddelerinde yer

alan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu, hakkında yayımlanan köşe yazısı

nedeniyle kişilik haklarının zarar gördüğünden şikâyet etmektedir. Başvurucunun

bu şikâyeti şeref ve itibarın korunması hakkı kapsamında incelenmiştir.

20. Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, yaşama, maddi ve manevi

varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir."

1. Genel İlkeler

a. Bireyin Şeref ve

İtibarının Korunmasında Devletin Pozitif Yükümlülüğü

21. Bireyin kişisel şeref ve itibarı, Anayasa’nın 17. maddesinde

yer alan manevi varlık kapsamında

yer almaktadır. Devletin bireyin manevi varlığının bir parçası olan kişisel

şeref ve itibara üçüncü kişilerin saldırılarını önlemek şeklinde pozitif

yükümlülüğü bulunmaktadır (Adnan Oktar (3),

B. No: 2013/1123, 2/10/2013, § 33). Şeref ve itibara yönelik olarak basın ve

yayın yolu ile yapılan saldırılara karşı bireyin korunmaması hâlinde

Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrası ihlal edilmiş olabilir (Kadir Sağdıç [GK], B. No: 2013/6617,

8/4/2015, § 36; İlhan Cihaner

(2), § 42).

b. Demokratik Toplum

Düzeninin Bir Gereği Olarak İfade ve Basın Özgürlüğü

22. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi daha önce Anayasa'nın 26.

maddesinde yer alan ifade özgürlüğü ile onun özel güvencelere bağlanmış şekli

olan ve Anayasa'nın 28. maddesinde yer alan basın özgürlüğünün demokratik bir

toplumun zorunlu temellerinden olduğunu, toplumun ilerlemesi ve her bireyin

gelişmesi için gerekli temel şartlardan birini oluşturduğunu pek çok kez ifade

etmiştir (Mehmet Ali Aydın [GK],

B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 69; Bekir

Coşkun, §§ 34-36).Bu bağlamda ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğü

herkes için geçerli ve demokrasinin işleyişi için yaşamsal önemdedir (Bekir Coşkun, §§ 34-36). Basın özgürlüğünün

kamuoyuna çeşitli fikir ve tutumların iletilmesi ve bunlara ilişkin bir kanaat

oluşturması için en iyi araçlardan birini sağladığı açıktır (İlhan Cihaner (2),

§ 63).

23. Anayasa Mahkemesi; siyasetçilerin, kamuoyunca tanınan

kişilerin ve kamusal yetki kullanan görevlilerin gördükleri işlev nedeniyle

daha fazla eleştiriye katlanmak durumunda olduklarını ve bunlara yönelik

eleştirinin sınırlarının çok daha geniş olduğunu her zaman vurgulamıştır (İlhan Cihaner (2), §

82; Ergün Poyraz (2) [GK], B. No:

2013/8503, 27/10/2015, § 58; Önder Balıkçı, B.

No: 2014/6009, 15/2/2017, § 40; Kemal Kılıçdaroğlu, § 55).

c. Çatışan Haklar

Arasında Dengeleme

24. Anayasa Mahkemesi mevcut başvuruya benzer başvurularda, başvurucunun

Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrasında koruma altına alınan kişisel

itibarın korunmasını isteme hakkı ile şikâyet konusu haberi yapan kişilerin

Anayasa’nın 28. maddesinde güvence altına alınan basın özgürlüğü ve bu

özgürlükle bağlantılı olarak Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan

ifade özgürlüğü arasında adil bir dengenin gözetilip gözetilmediğini

değerlendirmektedir (Nilgün Halloran, B. No: 2012/1184, 16/7/2014, §§ 27,

41, 52; Ergün Poyraz (2), §§ 46,

49; İlhan Cihaner

(2), § 49; Kemal Kılıçdaroğlu, §§ 56-58). Bu, soyut bir

değerlendirme değildir.

25. Çatışan haklar arasında dengeleme yapılabilmesi için mevcut

olaya uygulanabilecek olan kriterlerden bazıları şu şekilde sayılabilir:

i. Yayında kamu yararı bulunup bulunmadığı ve yayının genel

yarara ilişkin bir tartışmaya katkı sağlayıp sağlamadığı

ii. Toplumsal ilginin varlığı ve konunun güncel olup olmadığı

iii. Haber veya makalenin yayımlanma şartları

iv. Haber veya makalenin konusu, bunlarda kullanılan ifadelerin

türü, yayımın içeriği, şekli ve sonuçları

v. Haberde yer alan ifadelerin kim tarafından dile getirildiği

vi. Hedef alınan kişinin kim olduğu, ünlülük derecesi ile ilgili

kişinin önceki davranışları

vii. Kamuoyu ile diğer kişilerin kullanılan ifadeler karşısında

sahip oldukları hakların ağırlığı

26. Anayasa Mahkemesi başvurunun koşullarına göre bazıları

yukarıda sayılan kriterlerin gerektiği gibi değerlendirilip

değerlendirilmediğini denetler (Nilgün Halloran, § 46; Ergün

Poyraz (2), § 56; Kadir Sağdıç,

§§ 58-66; İlhan Cihaner

(2), §§ 66-73). Bunun için başvurucuya yönelik haberlerin

-yayımlandığı bağlamdan kopartılmaksızın- olayın bütünselliği içinde

değerlendirilmesi gerekir (Nilgün Halloran, § 52; Önder

Balıkçı, § 45). Başvurucunun kişisel itibarın korunmasını isteme

hakkının gerekçesiz olarak veya Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterleri

karşılamayan bir gerekçe ile korunmaması Anayasa'nın 17. maddesini ihlal

edecektir.

2. İlkelerin Olaya

Uygulanması

27. Eldeki başvuruda gözönünde

bulundurulması gereken ilk husus şikâyet konusu yazının dayanağını oluşturan

olaylar ile başvurucunun önceki davranışlarıdır. Başvurucu ile köşe yazısının

yazarı olan eski rektör arasında uzun süredir bir husumet olduğu

anlaşılmaktadır. Başvurucu, gerek eski rektör aleyhine

gerek bu rektörün idareci olduğu dönemde üniversite yönetimi aleyhine müteaddit

defa dava açmış ve bunlar hakkında suç duyurusunda bulunmuştur.

28. Dikkate alınması gereken ikinci husus şikâyet konusu yazının

içeriğidir. Yazıda hukuki, idari ve akademik meselelerin yönetiminde üniversite

idarecilerininkarşılaştığı zorluklar birkaç örnek üzerinden

anlatılmaktadır. Bununla birlikte yazının bütünü incelendiğinde hedef alınan

kişinin başvurucu olduğu anlaşılmaktadır. Başvurucu tarafından yazarın da

aralarında bulunduğu üniversite yöneticileri ile Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK)

yöneticileri aleyhine açılan davalar; mahkeme ismi, dava sayısı ve davalı taraf

isimleri verilerek belirtilmiştir. Yazıda; on iki yıl boyunca açtığı toplam

yirmi dokuz davaya ek olarak başvurucunun suç duyurularında bulunduğu, devletin

idari birimlerine başvurular yaptığı, basına yazılar gönderdiği iddia

edilmektedir. Başvurucu bu iddiaların uydurma olduğunu ileri sürmemiştir. Diğer

taraftan yazıda başvurucunun akademik kariyeri hakkında da bazı bilgiler

verilmekte, çalışma hayatında sergilediği tutum ve davranışlar birtakım değer

yargıları katılarak anlatılmaktadır. Yazar, başvurucunun uzun süredir

çalışmasına rağmen akademik olarak ilerleyememesinin sebebini bilimsel

çalışmasının bulunmamasına ve yabancı dil bilgisinin yeterli olmayışına

bağlamakta; hocalarına karşı sergilediği tutum ve davranışlardan da şikâyet

ederek başvurucunun meslekte kalmaya uygun nitelikte olmadığını ileri

sürmektedir.

29. Dikkate alınması gereken bir diğer husus ifadelerin sahibi

ile hedef aldığı kişidir. Köşe yazısının yazarı, başvurucunun görev yaptığı

üniversitenin olayların meydana geldiği tarihteki rektörüdür ve başvurucunun

gerek bizzat aleyhine gerek rektörlük yaptığı dönemde üniversite idaresi

aleyhine açtığı birçok davanın muhatabı olmuştur. Dolayısıyla yazardan

özellikle başvurucunun akademik kariyeri ile tutum ve davranışlarını anlatırken

tarafsız bir tutum sergilemesi, değer yargılarını kullanmaması beklenemez.

Üstelik başvurucunun bir üniversite öğretim elemanı olarak en azından

üniversite camiasının yakın takibi altında olduğunu bilerek hareket ettiği

kabul edilmelidir. Dolayısıyla aynı camiadan kendisine yöneltilen eleştirilere

sade bireylere göre daha fazla katlanmak durumundadır (bkz. § 23).

30. Son olarak aralarında astlık üstlük ilişkisi bulunan iki

kamu görevlisinin husumetinin yargısal mercileri hatırı sayılır ölçüde meşgul

ettiği gözetilmelidir. Bahse konu yazıda hem üniversitede öğretim elemanı olan

başvurucunun akademik yeterliliğine değinilmekte ve yetersiz olduğu tespit

edilmekte hem de bu yetersizliğin sebebine ilişkin bazı değerlendirmelere yer

verilmektedir. Yazar, başvurucunun birlikte çalıştığı kişi ve kurumlarla olan

ilişkilerine de değinmiştir. Yazar ayrıca Türkiye'deki akademisyenlerin

yetersiz düzeyde üretim yapması meselesine başvurucu örneğinden hareket ederek kendi

açısından bazı açıklamalar getirmektedir. Dolayısıyla köşe yazısında sarf

edilen sözlerin bir ölçüde, bilgilendirme değerinin bulunduğu ve genel yarar

nitelikli tartışmaya katkı sunduğu kabul edilebilir.

31. Derece mahkemesi, yazarın basın ve ifade özgürlükleri ile

başvurucunun şeref ve itibarının korunması hakkı arasında bir denge kurma

işlemi yapmıştır. Mahkeme; yazarın köşe yazısında başvurucu ile arasındaki

hukuki süreci kendi bakış açısıyla anlattığını, bu itibarla yazının eleştirel

nitelikli olmasının ve değer yargısı içermesinin doğal olduğunu belirtmiştir.

Mahkeme, şikâyet konusu yazının bir bütün olarak incelendiğinde başvurucunun

kişilik haklarına saldırı amacı taşımadığına ve eleştiri sınırlarının

aşılmadığına karar vermiştir (bkz. §§ 11-13).

32. Yukarıda yer verilen tespitler de dikkate alındığında derece

mahkemesince ifade ve basın özgürlükleri ile başvurucunun şeref ve itibarının

korunması hakkı arasında adil bir dengenin kurulduğu, derece mahkemesinin

takdir yetkisine müdahale etmeyi gerekli kılacak bir durumun bulunmadığı

sonucuna ulaşılmıştır.

33. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Şeref ve itibarın korunması hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 31/10/2018

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Raportör Yrd.

:

Derya ATAKUL

Başvurucu

:

Ali Galip

BALTAOĞLU

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/813, 31 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 69; Bekir
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 31/10/2018
  14. Özgüldür
  15. Gökcan
  16. Baltaoğlu
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/813
Tarih
31 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Mansure Baydemir ve Mehmet Ali Baydemir Başvurusu (B. No: 2015/3919)
  • Özgür Arıbaş Başvurusu (B. No: 2015/2394)
  • Derya Alpdoğan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/6845)
  • Hüseyin Ulluğoğlu Başvurusu (B. No: 2016/29469)
  • Gülşen Tüzün Başvurusu (B. No: 2016/6621)
  • Ali Galip Doğan Başvurusu (B. No: 2015/6682)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.