İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ali Galip Doğan Başvurusu (B. No: 2015/6682)

1. Başvuru, Türk Silahlı Kuvvetleri emekli personeli olan

Başvuru No2015/6682Tarih30 Ekim 2018Okuma10 dk · 2.019 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ali Galip Doğan Başvurusu

Karar tarihi
30 Ekim 2018
Başvuru Numarası
2015/6682
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.019 kelime·10 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, Türk Silahlı Kuvvetleri emekli personeli olan

başvurucu hakkında ahlaki durum gerekçe gösterilerek Türk Silahlı Kuvvetleri

sosyal tesislerine girişinin yasaklanması işlemi tesis edilmesi nedeniyle özel

hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 21/4/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık cevabında, başvuruya ilişkin olarak görüş

bildirilmesine gerek görülmediği belirtilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Hava Kuvvetleri Komutanlığı emrinde astsubay statüsünde görev

yaptığı dönemde kurum içerisinde birtakım personelle ilgili yürütülen idari

soruşturmada bazı personelin beyanlarıyla cinsel içerikli faaliyetlerinin

tespit edilmesi sonucu başvurucu da soruşturmaya dâhil edilmiştir. Tahkikat

kapsamında 8/3/2012 tarihinde başvurucunun ifadesi alınmış ve başvurucuya

cinsel yaşamına ilişkin sorular sorulmuştur.

9. Soruşturma sırasında sicil üstlerince başvurucu hakkında "Silahlı kuvvetlerde kalması uygun

değildir." sicili düzenlenmiş ancak başvurucunun emekli olmak

için dilekçe vermesi üzerine 23/7/2012 tarihinde isteğe bağlı emeklilik işlemi

başlatılmıştır. Başvurucunun emeklilik talebi Millî Savunma Bakanlığının

24/8/2012 tarihli kararıyla onaylanmıştır.

10. Bu arada yürütülen tahkikat sonucu resen emeklilik işlemleri

de davam etmiş ve Millî Savunma Bakanlığının 27/9/2012 tarihli kararıyla

başvurucu Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) ayırma işlemine tabi tutulmuştur.

Daha sonra Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde oluşturulan Kurul tarafından

15/2/2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere başvurucunun TSK sosyal

tesislerine girişinin süresiz olarak yasaklanmasına karar verilmiştir. Söz

konusu kararın gerekçesinde, başvurucunun cinsel hayatına ilişkin eylemleri

askerlik haysiyet ve şerefine dokunan fiiller olarak nitelendirilmiştir.

11. Başvurucunun bireysel başvuru konusu yapmadığı TSK'dan resen

ayırma işleminin iptali istemli davasında, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

(AYİM)Birinci Dairesi 26/3/2014 tarihinde, davanın yasal temelinin isteğe bağlı

emeklilik işlemleri olduğu ve sebep unsuru bakımından idari işleminin hukuka

aykırı olduğu gerekçesiyle resen ayırma işleminin iptaline karar vermiştir.

Anılan karar, yasa yolu incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.

12. Öte yandan başvurucu sosyal tesislerine girişinin süresiz

yasaklanmasına yönelik idari işlemin iptali talebiyle AYİM'de

19/4/2013 tarihinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu; hiçbir

gayriahlaki davranış içinde olmadığını, ayırma işleminden önce kendi isteği ile

emekliye ayrıldığını, dava konusu işlem sırasında emekli personel statüsünde

olduğunu belirterek, yok hükmünde olan resen ayırma işlemine dayanılarak sosyal

tesislere girişinin yasaklanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

13. AYİM Başsavcılığının işlemin iptaline karar verilmesi

gerektiği yönündeki düşünce yazısında, başvurucu hakkında isnat eylemler

hakkında söz konusu işlemin gerçekleştirilebilmesi için askerlik haysiyet ve

şerefine dokunan fiillerin sosyal tesislerde işlenmesinin mevzuat gereğince

zorunluluk olduğu vurgulanmıştır. Görüşte, başvurucunun meslek hayatı boyunca

değişik tarihlerde gerçekleştirdiği iddia edilen eylemlerinin emekliye

ayrılmadan önceki döneme ait olduğu ve sosyal tesislere giriş yasağı uygulanmasının

ölçülü bir işlem olmadığı ifade edilmiştir.

14. AYİM Üçüncü Dairesinin 26/9/2014 tarihli kararıyla davanın

reddine hükmedilmiştir. Kararda, başvurucunun askerlik haysiyet ve şerefine

dokunan fiillerinin sübuta erdiği, eylemlerinin alışkanlık ve yaşam tarzı

hâline geldiği belirtilerek tedbir mahiyetinde tesis edilen işlemin ölçülü

olduğu şeklinde değerlendirmelere yer verilmiştir.

15. Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 5/2/2015 tarihli

kararıyla kısmen kabul edilerek ilgili hükmün kaldırılmasına, sosyal tesislere

girişin yasaklanması işleminin iptali yönünden davanın reddine, başvurucunun

emekli askerî personel kartının alınması işleminin ise iptaline hükmedilmiştir.

Karar gerekçesinde, idari tahkikat kapsamında alınan ifadenin baskı altında alındığına

dair delil olmadığı, diğer personellerin beyanlarıyla tespit edilen cinsel

içerikli faaliyetlerin başvurucu tarafından da ilgili ifadede kabul edildiği

belirtilmiştir. Ayrıca başvurucunun davranışlarına yansıyan ve askerî personel

yönünden kabulü mümkün olmayan yaşam tarzının, sosyal tesislerde Türk Silahlı

Kuvvetler mensuplarının moral ihtiyaçlarını karşılama, dayanışmayı arttırmaya

yönelik niyet ve amacını olumsuz etkilediği vurgulanarak, sosyal tesislere

girişin yasaklanması işleminin hukuka uygun olduğu kabul edilmiştir.

16. Nihai karar 23/3/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

17. Başvurucu 21/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

18. Bireysel başvurunun incelenme sürecinde 21/1/2017 tarihli ve

6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

ile Anayasa'ya eklenen geçici 21. maddenin birinci fıkrasının (E) bendiyle AYİM

kaldırılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

19. Anayasa

Mahkemesi daha önceki kararlarında TSK'da görev yapan askerî personel hakkında

ahlaki nedenlerle disiplin işlemleri tesis edilmesine dayanak oluşturan

mevzuata ve benzer durumlara ilişkin uluslararası hukuka yer vermiştir (G.G. [GK], B. No: 2014/16701, 13/10/2016,

§§ 23-30; Tevfik Türkmen [GK], B.

No: 2013/9704, 3/3/2016, §§ 23-39; Yaşar

Türkmen, B. No: 2014/5418, 15/2/2017, §§ 20-33; Mehmet Çakır, B. No: 2014/5121, 16/2/2017,

§§ 19-27).

20. 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç

Hizmet Kanunu'nun 98. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin

sosyal ve moral ihtiyaçlarını karşılamak, dayanış-mayı

artırmak, mesleki, sosyal gelişmelerini mümkün kılacak imkânları hazırlamak

maksadıyla ve Genelkurmay Başkanlığının izni ile;

a) Orduevi ve bağlısı şubeler,

b) Askerî gazinolar, kışla gazinoları ve

vardiya yatakhaneleri, kurulabilir. ..."

21. 211 sayılı Kanun'un 99. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Belirli zamanlarda özel askerî

eğitimlerin yapılması, personelin moral ve motivasyonuna katkı sağlanması

maksadıyla Genelkurmay Başkanlığının izni ile özel, yerel veya kış eğitim

merkezleri kurulabilir..."

22. 211 sayılı Kanun'un 100. maddesi şöyledir:

"Ordu evleri, askeri gazinoları ve kışla

gazinoları askeri bina olup askeri mahal vasıf ve mahiyetini haizdir."

23. 6/9/1961 tarihli ve 10899 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği'nin "2- Ordu evleri ve askeri gazinolar:"

kenar başlıklı 664. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"Bunlar askerî binalar olup askerî mahal

vasıf ve mahiyetini haizdir.

...

4 - Subaylar, askeri memurlar ve astsubaylar ile bunların emeklileri

orduevlerinin ve askeri gazinoların tabii üyeleridirler.

Tabii üyeler ile orduevleri, askeri gazino ve

öteki askeri sosyal tesislerden yararlanma hakkına sahip diğer kişilerin (…);

b) Söz atma, sarkıntılık, ırz ve iffete

tecavüz, askerlik haysiyet ve şerefine dokunan fiilleri işlemeleri veya

orduevleri, askerî gazino ve öteki askerî sosyal tesislerde uyulması öngörülen

kurallara uymamakta ısrar etmeleri halinde bunlar hakkında gerektiğinde yasal

işlem yaptırılmakla birlikte bu tesislere girişleri Genelkurmay Başkanlığınca

yasaklanabilir. Yapılan yasal işlem sonucunda bu fiilleri işlemedikleri

anlaşılanlar hakkında, daha önce alınmış olan yasaklama kararı Genelkurmay

Başkanlığınca kaldırılır..."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

24. Mahkemenin 30/10/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

25. Başvurucu; hiçbir gayriahlaki davranış içinde olmadığını,

ayırma işleminden önce kendi isteği ile emekliye ayrıldığını, dava konusu işlem

sırasında emekli personel statüsünde olduğunu belirterek, yok hükmünde olan

resen ayırma işlemine dayanılarak sosyal tesislere girişinin yasaklanmasının

hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca, sosyal tesislere

girişinin yasaklanmasının tek dayanağının idari tahkikat sırasında baskıyla ve

ayırma tehdidi ile hukuka aykırı olarak alınan ifadesi olduğunu, ifadeye

ilişkin ses vegörüntü kayıtlarının da yok edilerek

Mahkemeye sunulmadığını, savunma hakkının kullandırılmadığını iddia etmiştir.

Bu nedenlerle özel hayatın gizliliği hakkının, eşitlik ilkesinin ve adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

B. Değerlendirme

26. İddianın değerlendirilmesine dayanak alınacak Anayasa’nın

20. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"Herkes, özel hayatına ...saygı gösterilmesini

isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ... gizliliğine dokunulamaz."

27. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki tavsifi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki nitelendirmesini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru formu ve ekleri incelendiğinde;

başvurucunun temel iddiasının dayanağını, özel hayat alanına ilişkin olan ve

hukuka aykırı yöntemler kullanılarak elde edilen birtakım bilgilere dayanılarak

TSK sosyal tesislerine girişinin yasaklanması işlemi oluşturmaktadır. Bu

nedenle başvurunun özel hayatın gizliliği hakkı kapsamında incelenmesi

gerektiği değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

28. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan özel

hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

29. Özel hayata ilişkin hususlar gerekçe gösterilerek askerlik

haysiyet ve şerefine dokunan fiiller sebebiyle başvurucunun TSK sosyal

tesislerine girişinin yasaklanması işlemi tesis edilmesinin özel hayatının

gizliliği hakkına bir müdahale oluşturduğu açıktır (Ata Türkeri, B. No: 2013/6057, 16/12/2015, § 34; G.G., § 43).

30. Anılan müdahalenin ihlal oluşturmaması için Anayasa'nın 13.

maddesinde düzenlenen ve somut başvuruya uygun düşen kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma,demokratik

toplum düzeninin gereklerine uygun olma ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama

ölçütlerine uygun olması gerekir.

31. Başvuruya konu işleme dayanak teşkil eden mevzuat hükümleri

dikkate alındığında müdahalenin kanunlar tarafından öngörülme ölçütüne uygun

olduğu, askerî disiplinin ve kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesinin

sağlanması, bu itibarla millî güvenliğin korunması şeklinde meşru amaç taşıdığı

anlaşılmaktadır.

32. Tesis edilen disiplin işlemlerinde ve bu işlemlerin hukuka

uygunluk denetiminin yapıldığı mahkeme kararlarında, bireylerin özel

hayatlarına ilişkin tutum ve eylemlerinin mesleki hayatları üzerindeki

etkilerinin açıklanması, kamu hizmeti sunan ilgili kurumların işleyişi

üzerindeki etkilerinin ve risklerinin ortaya konulması ve bu hususlardaki

değerlendirmelerin yeterli ve ikna edici gerekçelerle desteklenmesi, ayrıca

tesis edilen işlemlerin bireylerin geçmiş mesleki sicilleri ve başarı durumları

dikkate alınarak ölçülülük yönünden irdelenmesi gerekir (G.G., § 60).

33. Başvurucunun özel hayatı ile ilgili tespit edilen

hususların, başvurucu ile ilgisi olmayan güvenlik saikiyle

yapılan bir idari tahkikat kapsamında elde edildiği, ancak bu hususlar dayanak

gösterilerek yapılan resen ayırma işleminin ilgili yargılama sürecinde iptal

edildiği ve başvurucunun resen ayırma işlemi öncesinde kendi isteği ile emekli

olduğu anlaşılmaktadır. Başvurucunun özel hayatına ilişkin tespitlerin idari

tahkikat sırasında diğer personellerin beyanlarına dayandırıldığı, iddiaların

idari ve yargısal süreçlerle ispatlanmadığı görülmüştür.

34. Öte yandan AYİM kararlarının gerekçelerinde ise;

başvurucunun mahremiyetini ilgilendiren hususlar ile başvurucuya isnat edilen

ve tümüyle özel hayata ilişkin olduğu anlaşılan eylemlerin, sosyal tesislerin

ve TSK’nın işleyişi üzerindeki etkisi ve riskleri açıklanmadığı gibi emekli

statüsündeki başvurucu hakkında getirilen süresiz yasağın gereklilikleri de

yeterli bir şekilde ortaya konulmamıştır. Bu bağlamda yargı makamları

tarafından doğruluğu ortaya konulmamış olan birtakım isnatlar sebebiyle

başvurucunun sosyal tesislere girişinin yasaklanmasının demokratik toplum

gereklerine uygunluk ve ölçülülük koşullarıyla bağdaşmadığı

değerlendirilmiştir.

35. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 20.

maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

36. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının ilgili kısmı ile (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

37. Başvurucu; ihlalin tespit edilmesini, yargılamanın

yenilenmesine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

38. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal sonucuna

varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi hususunda

genel ilkeler belirlenmiştir.

39. Somut başvuruda ulaşılan ihlal sonucunun AYİM tarafından

verilen ret kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

40. Bu durumda başvurucunun özel hayatının gizliliği hakkına

yönelik ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Buna göre yapılacak yeniden yargılama

ise 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda derece

mahkemelerince yapılması gereken iş, öncelikle ihlale yol açan mahkeme

kararının ortadan kaldırılması ve nihayet ihlal sonucuna uygun yeni bir karar

verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama

yapılmak üzere ilgili yargı merciine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

41. Öte yandan başvurucu tarafından tazminat talebinde

bulunulmuş olmakla birlikte, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili

yargı merciine gönderilmesine karar verilmesinin ihlalin ve sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından

tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

42. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 1.980

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.206,90 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın

gizliliği hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin özel hayatın gizliliği hakkının

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak

üzere -Anayasa'nın geçici 21. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b)

alt bendi gereğince- YETKİLİ İDARİ YARGI MERCİİNE GÖNDERİLMESİNE (Karar, Askeri

Yüksek İdare Mahkemesi Üçüncü DairesininE.2013/544, K.2014/1230 sayılı

dosyasıyla ilgilidir.),

D. 226,90 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.206,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

30/10/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL

Raportör

:

Ali KOZAN

Başvurucu

:

Ali Galip

DOĞAN

Vekili

:

Av. Mustafa

BOZKURT

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/6682, 30 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. A. Özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  11. C. Kararın bir örneğinin özel hayatın gizliliği hakkının
  12. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  13. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  14. Yıldırım
  15. Kömürcü
  16. Topal
  17. M. Emin KUZ
  18. Doğan
  19. Bozkurt
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/6682
Tarih
30 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Mehmet Yalçın Akdeniz Başvurusu (B. No: 2015/19154)
  • Salih Recep Şirin Başvurusu (B. No: 2015/5173)
  • Ümit Okutan Başvurusu (B. No: 2015/7104)
  • Yusuf Soysal Başvurusu (B. No: 2015/6703)
  • Aysel Geçer ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/6675)
  • A.b. ve B.b. Başvurusu (B. No: 2015/7161)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.