İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Yusuf Soysal Başvurusu (B. No: 2015/6703)

1. Başvuru, mayın patlaması sonucu meydana gelen yaralanma olayı

Başvuru No2015/6703Tarih31 Ekim 2018Okuma12 dk · 2.488 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Yusuf Soysal Başvurusu

Karar tarihi
31 Ekim 2018
Başvuru Numarası
2015/6703
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.488 kelime·12 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, mayın patlaması sonucu meydana gelen yaralanma olayı

hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının

ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 15/4/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu; başvuru formunda 11/1/1995 tarihinde Batman ili

Sason ilçesi Acar köyü civarında hayvanlarını otlattığı sırada mayına basması

nedeniyle sağ elinin bilek hizasından koptuğunu, vücudunun çeşitli yerlerinden

yaralandığını ve gözlerinin ciddi derecede hasar gördüğünü belirtmiştir.

9. Olayın meydana geldiği tarihte on dört yaşında olan başvurucu

(1981 doğumlu), belli bir dönem Batman Devlet Hastanesi ile Dicle Üniversitesi

Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi görmüştür.

10. Olay hakkında Sason Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen

bir soruşturma başlatılmıştır. Başlatılan soruşturma kapsamında kolluk

görevlileri tarafından yapılan incelemeler neticesinde Olay Yeri Tespit

Tutanağı düzenlenmiş, olay yerinin krokisi çizilmiş ve bazı kişilerin tanık

sıfatıyla ifadesi alınmıştır.

11. Olay günü ifadesi alınan başvurucunun ağabeyi M.S. ilk

ifadesinde özetle kardeşinin 11/1/1995 tarihinde hayvanları otlatmak için evden

çıktığını, saat 14.00 sıralarında bir patlama sesi duyduğunu, bunun üzerine

sesin geldiği yere gittiğini, sesin geldiği yere ulaştığında kardeşini kanlar

içinde yerde gördüğünü, kardeşine "Ne

oldu sana?" diye sorduğunu, kardeşinin ise cevap olarak el bombası bulduğunu ve el bombasıyla

oynarken bombanın elinde patladığını söylediğini,

bunun üzerine kardeşini önce köye, ardından da karakola götürdüğünü, kardeşine

karakoldaki doktor tarafından ilk müdahalenin yapıldığını belirtmiştir. M.S.,

olay günü alınan ikinci ifadesinde ise özetle kardeşinin 11/1/1995 tarihinde

çobanlık yapmakta olduğunu, olay günü hava kararmasına rağmen kardeşinin ve

hayvan sürüsünün köye gelmediğini, bunun üzerine köyün çevresinde kardeşini

aramak için evden çıktığını, kardeşini aradığı sırada bir uğultu duyduğunu,

sesin geldiği yere gitmesi üzerine kardeşini kanlar içinde yerde gördüğünü,

kardeşini ilk önce Acar Jandarma Karakoluna, akabinde de Batman Devlet

Hastanesine götürdüğünü, kardeşinin nasıl yaralandığını görmediğini, kardeşi

konuşamadığından bu durumun nasıl meydana geldiğini ona da soramadığını ifade

etmiştir. Olay günü ifadesi alınan diğer bir tanık S.Ö. ise özetle kendisine

ait keçilerin her gün başvurucu tarafından otlatıldığını, olay günü

başvurucunun ağabeyi M.S.nin yardım çağrısını

duyduğunu, başvurucunun bu sırada ağabeyi M.S.nin

sırtında olduğunu, M.S.ye yardım ederek başvurucuyu ilk tedavisi için karakola

götürdüklerini ifade etmiştir. Olayla ilgili olarak dinlenen diğer tanıklar da S.Ö.nün ifadesine benzer şekilde

beyanda bulunmuşlardır.

12. Olay Yeri Tespit Tutanağı'nda da

olayla ilgili görgü tanığının olmadığı belirtilmiştir. Olay yeri incelemesi

neticesinde ayrıca olay yerinin krokisi çizilmiştir.

13. Başvurucunun olayın meydana gelmesinden sonra hastanede

tedavi görmesi nedeniyle ifadesi alınamamıştır.

14. Sason Cumhuriyet Başsavcılığı, mayın patlaması sonucu

meydana gelen yaralanma olayının soruşturmasının Diyarbakır Devlet Güvenlik

Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının görev ve yetkisine girdiğini belirterek

15/3/1995 tarihinde görevsizlik kararı vermiştir.

15. Soruşturma evrakının kendisine gönderilmesi üzerine

Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı 4/4/1995 tarihinde

"Olay Faillerinin Yakalanması" konulu

bir müzekkere yazarak bu müzekkereyi Sason Cumhuriyet Başsavcılığına, Sason

İlçe Jandarma Komutanlığına, Batman Emniyet Müdürlüğüne ve İl Jandarma

Komutanlığına göndermiştir. Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet

Başsavcılığı, bu müzekkereyle anılan makamlardan olayın faillerinin

araştırılmasını ve her üç ayda bir kendisine bilgi verilmesini istemiştir.

16. Bunun üzerine kolluk görevlilerince düzenlenen, olayın fail

ya da faillerinin tespit edilemediğine ilişkin tutanaklar Diyarbakır Devlet

Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.

17. Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet

Başsavcılığı, başvurucunun yaralanması ile neticelenen olayda terör örgütü

PKK'nın doğrudan bir ilgisinin tespit edilemediğini, söz konusu olayın kendi

görev alanına giren bir suçu oluşturmadığını belirterek 20/3/2006 tarihinde

görevsizlik kararı vermiş ve soruşturma evrakını Sason Cumhuriyet

Başsavcılığına göndermiştir.

18. Görevsizlik kararı üzerine Sason Cumhuriyet Başsavcılığı

1/6/2006 tarihinde başvurucunun ifadesini almıştır. Başvurucu ifadesinde özetle

olay anında yalnız olduğunu, hayvanları otlattığı sırada keçilerden bir

tanesinin mayına bastığını, mayının patlamasıyla kendisinin de yaralandığını,

ayrıca üç keçinin de bu patlama sonucunda telef olduğunu belirtmiştir.

Başvurucu, el bombası ile oynarken yaralanması gibi bir durumun söz konusu

olmadığını, olayın keçinin mayına basması sonucunda meydana geldiğini ifade

etmiştir. Başvurucu ayrıca konuya ilişkin olarak daha önceden kendisinin

beyanının alınmadığını, olayın terör örgütü PKK tarafından yerleştirilmiş

mayının patlaması sonucu meydana geldiğini belirtmiştir. Sason Cumhuriyet

Başsavcılığı 8/6/2006 tarihinde başvurucunun ağabeyi M.S.nin

de ifadesini almıştır. M.S. başvurucu ile benzer yönde beyanda bulunmuştur.

19. Sason Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucu ile ağabeyinin

ifadelerini dikkate alarak olayın soruşturmasının Diyarbakır Cumhuriyet

Başsavcılığının görev ve yetkisine girdiği sonucuna ulaşmıştır. Sason

Cumhuriyet Başsavcılığı 8/6/2006 tarihinde görevsizlik kararı vererek soruşturma

evrakını Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir.

20. Anılan karar üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı

3/7/2006 tarihinde daimî arama kararı vererek dava zamanaşımı süresi dolana

kadar olayın araştırılmasını ve kendisine bu hususta bilgi verilmesini Sason

İlçe Jandarma Komutanlığından istemiştir.

21. Daimî arama kararı uyarınca kolluk görevlilerince

düzenlenen, olayın fail ya da faillerinin tespit edilemediğine ilişkin

tutanaklar Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.

22. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 21/2/2014 tarihli ve 6526

sayılı Kanun uyarınca 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele

Kanunu'nun 10. maddesi gereği kurulan mahkemeler ile Cumhuriyet

başsavcılıklarının görevlerine son verildiği gerekçesiyle 13/3/2014 tarihinde

yetkisizlik kararı vermiş ve soruşturma evrakını Sason Cumhuriyet

Başsavcılığına göndermiştir.

23. Sason Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma evrakını

inceledikten sonra 1/7/2014 tarihinde daimî arama kararı vermiştir.

24. Sason Cumhuriyet Başsavcılığı, dava zamanaşımı süresinin

yirmi yıl olduğu ve bu sürenin 11/1/2015 tarihinde dolduğu gerekçesiyle

14/1/2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir.

25. Başvurucu, soruşturmanın eksik bir şekilde yürütüldüğünü

belirterek yetkili sulh ceza hâkimliğinden kovuşturmaya yer olmadığına dair

kararın kaldırılması talebinde bulunmuştur.

26. Batman 1. Sulh Ceza Hâkimliği 3/3/2015 tarihli kararla başvurucunun

itirazının reddine karar vermiştir. Kararda, Batman 2. Sulh Ceza Hâkimliğine

yedi gün içinde itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiği belirtilmiştir.

27. Bu karar üzerine başvurucu, Batman 2. Sulh Ceza Hâkimliğine

başvurmuştur.

28. Batman 2. Sulh Ceza Hâkimliği 23/3/2015 tarihinde karar

verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

29. Başvurucu 15/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

30. İlgili hukuk için bkz. Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu,

B. No: 2014/15732, 24/1/2018, §§ 32-69.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

31. Mahkemenin 31/10/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

32. Başvurucu; sağ elinin bilek hizasından kopması ve vücudunun

bazı yerlerinin yaralanması ile neticelenen olay hakkında etkili bir soruşturma

yürütülmediğini, ayrıntılı bir olay yeri incelemesi yapılmadığı için olayı

aydınlatacak delillerin dahi toplanmadığını, olay yerinde keşif yapılmadığı

gibi kendi elbiselerinin de incelenmediğini ileri sürmüştür. Başvurucu; olaydan

yaklaşık 11 yıl 5 ay sonra 2006 yılında ifadesinin alındığını, bu arada olayla

ilgili delillerin tamamının karardığını, bu durumun bile soruşturmanın hangi

ciddiyetle yürütüldüğünü gösterdiğini ifade etmiştir. Başvurucu; soruşturma

sonucunda ise yirmi yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle

kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, olayın fail ya da faillerinin

bulunması için özel bir çaba sarf edilmediğini, masa başında hazırlanan matbu

tutanaklarla soruşturmada ilerleme kaydedilmesinin mümkün olmadığını,

tutanakların içeriklerinden bu hususta ciddi bir çaba gösterilmediğinin de

açıkça anlaşıldığını ifade etmiştir. Başvurucu ayrıca yirmi yılı aşkın bir süre

devam eden soruşturmanın makul olarak kabul edilemeyeceğini iddia etmiştir.

Başvurucu bu iddialarla maddi ve varlığın korunması hakkı ile adil yargılanma

hakkının ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

33. Anayasa’nın "Kişinin

dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı"

kenar başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Herkes,

yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir."

34. Anayasa’nın "Devletin

temel amaç ve görevleri" kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili bölümüşöyledir:

“Devletin

temel amaç ve görevleri, … Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve

toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve

hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak

surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın

maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya

çalışmaktır.”

35. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının özü, potansiyel

olarak öldürücü nitelikteki bir olay hakkında etkili bir ceza soruşturması

yürütülmemesi hususuna ilişkindir.

36. Başvuru konusu olayda ölüm gerçekleşmemiş ise de

başvurucunun maruz kaldığı eylemin potansiyel olarak öldürücü bir niteliğe

sahip olması nedeniyle başvurunun yaşam hakkı çerçevesinde incelenmesinin

mümkün olduğu kanaatine varılmıştır (Benzer yöndeki Anayasa Mahkemesi kararları

için bkz. Mehmet Karadağ, B. No:

2013/2030, 26/6/2014, §§ 20, 21; Kadri

Ceyhan [GK], B. No: 2014/1924, 17/5/2018, §§ 58, 59). Bu nedenle

başvurucunun tüm iddialarının Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan

yaşam hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

37. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“... Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır.”

38. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

“İhlale

neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari

ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce

tüketilmiş olması gerekir.”

39. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel

başvuru usulü” kenar başlıklı 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Bireysel başvurunun, başvuru yollarının

tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten

itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.”

40. Öncelikle belirtmek gerekir ki anılan Anayasa ve Kanun maddelerinde

yer verilen kanun yollarının tüketilmesi koşulu, bireysel başvurunun temel hak

ihlallerini önlemek için son ve olağanüstü bir çare olmasının doğal sonucudur (Necati Gündüz ve Recep Gündüz, B. No:

2012/1027, 12/2/2013, § 20).

41. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm organlarının

anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan hak

ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bu nedenle

temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle derece

mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından değerlendirilmesi ve

bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,

26/3/2013, § 16).

42. Tüketilmesi gereken başvuru yolları, başvurucunun şikâyetleri

açısından makul bir başarı şansı sunabilecek ve bir çözüm sağlayabilecek

nitelikteki kullanılabilir ve etkili başvuru yollarıdır. Ayrıca başvuru

yollarını tüketme kuralı ne kesin ne şeklî olarak uygulanabilir bir kural olup

bu kurala uygunluğun denetlenmesinde somut başvurunun koşullarının dikkate

alınması esastır. Bu anlamda yalnızca hukuk sisteminde birtakım başvuru

yollarının varlığının değil aynı zamanda bunların uygulama şartları ile

başvurucunun kişisel koşullarının gerçekçi bir biçimde ele alınması

gerekmektedir. Bu nedenle başvurucuların başvuru yollarının tüketilmesi

noktasında kendilerinden beklenebilecek her şeyi yerine getirip

getirmediklerinin başvurunun özellikleri dikkate alınarak incelenmesi gerekir (S.S.A., B. No: 2013/2355, 7/11/2013, §

28).

43. İhlal iddiasını değerlendirmeye ve ihlal tespiti

yapıldığında yeterli giderimi sağlamaya imkân tanıyan bir başvuru yolunun

bulunmaması hâlinde başvuru yollarının tüketilmesi kuralını uygulamak mümkün

olmayacaktır (Yasin Ağca, B. No:

2014/13163, 11/5/2017, § 121). Böyle bir durumda başvurucuların ihlali

öğrendikleri tarihten itibaren otuz gün içinde bireysel başvuruda bulunmaları

gerekmektedir.

44. Başvurucunun şikâyeti konusunda çözüm sağlayabilecek etkili

bir başvuru yolunun mevcut olması hâlinde öncelikle bireysel başvuruda

bulunmak, dava ve başvurularını takip etmek için gerekli özeni gösterme

yükümlülüğü bulunan başvurucular en kısa sürede yetkili makamlara

başvurmalıdırlar. Zira zaman geçtikçe delillerin kaybolma veyabozulma

ihtimali artmakta, gerçeklerin ortaya çıkması zorlaşmaktadır (Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu,

§ 84).

45. Öte yandan şikâyeti yetkili makamlara iletmenin imkânsız

veya önemli ölçüde güç olduğu durumlar -ki bu durumların neler olduğu her

başvuruda olay ve olgular ile başvurucunun tutumu nazara alınarak ayrıca

değerlendirilmelidir- mevcutsa başvurucuların özen yükümlülüğünün ancak bahse

konu durumların sona ermesinden itibaren başlayacağı kabul edilmelidir (Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu,

§ 85).

46. Yaşam hakkı ile ilgili bir soruşturmanın etkili olup

olmadığı yönünden inceleme yapabilmek için -mutlak surette gerekli olmasa da-

yürütülen soruşturmanın makul bir süreyi aşmaması şartıyla ilgili kamu

makamları tarafından nasıl sonlandırılacağının beklenmesi, bireysel başvuru ile

getirilen koruma mekanizmasının ikincil niteliğine uygun olacaktır (Rahil Dink ve diğerleri, B. No: 2012/848,

17/7/2014, § 76; Hüseyin Caruş,

B. No: 2013/7812, 6/10/2015, § 46).

47. Diğer taraftan başvurucuların yetkili makamlara müracaat

etmelerine rağmen doğal olmayan bir ölümle ilgili soruşturma başlatılmamışsa,

başlatılan soruşturmada ilerleme yoksa veya soruşturma artık etkisiz bir hâl

almışsa başvuruculardan soruşturmanın sonucunu beklemelerini istemek makul

olmayacaktır. Böyle bir durumda başvurucular, gerekli özeni göstermeli ve

şikâyetlerini çok uzun süre geçirmeden Anayasa Mahkemesine sunabilmelidirler (Rahil Dink ve diğerleri, § 77). Zira

soruşturmanın etkililiğini sağlayacak bir başvuru yolu bulunmamaktadır. O hâlde

anılan ihlal iddiaları yönünden başvuru yollarının tüketilmesi gerekmemektedir

(Yasin Ağca, § 121). Böyle bir

durumda başvurucular, etkili bir soruşturma yürütülmediğinin farkına vardıkları

veya varmaları gerektiği andan itibaren otuz gün içinde bireysel başvuruda

bulunmalıdırlar. Doğal olarak başvurucuların etkili bir soruşturma

yürütülmediğinin ne zaman farkına varmaları gerektiği her davanın şartlarına

bağlı olarak değerlendirilecektir (Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu, §

87).

48. Soruşturmada ilerleme sağlanacağına dair umut verici

gelişmeler ve gerçekçi varsayımlar bulunduğu, soruşturmanın ilerlemesini

sağlayıcı tedbirler alındığı sürece başvuruculardan başvuru yollarını

tüketmeden bireysel başvuruda bulunmaları da beklenmemelidir. Ancak bu hâlde

dahi soruşturmanın daha sonra etkisizleştiğini öğrenen başvurucular, durumun

farkına vardıkları veya varmaları gerektiği andan itibaren süresi içinde

bireysel başvuruda bulunmalıdırlar (Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu, §

88).

49. Son olarak ifade etmek gerekir ki soruşturmanın

etkisizliğinin fark edildiği veya fark edilmesi gerektiği andan itibaren süresi

içinde bireysel başvuru yapılmayıp zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle

kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinin beklenmesi hâlinde

soruşturmaya konu olayın üzerinden geçen uzun zaman gerçeklerin ortaya çıkmasınızorlaştıracak ve neredeyse imkânsızlaştıracaktır.

Böylesi bir durumda Anayasa Mahkemesi, devletin negatif ve pozitif

yükümlülüklerine gerçekten uyup uymadığını inceleyemeyecek; yaşam hakkının usul

boyutu yönünden yapacağı değerlendirmede yeniden yargılamaya karar veremeyecek

ve şartları gerçekleştiğinde sadece ihlali tespit edip tazminata

hükmedebilecektir. Oysa ölüm olayının sebep ve koşulları ile sorumluların

tespitine imkân veren etkinlikte bir soruşturma yapılması ve gerektiği takdirde

sorumluların caydırıcı bir ceza ile cezalandırılmaları için yeniden yargılamaya

karar verilebilmesinin benzer yaşam hakkı ihlallerinin önlenmesinde oynadığı

rolün büyüklüğü tartışılmazdır (Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu, § 89).

50. Somut olayda, başvurucunun yaralanması ile neticelenen olay

hakkında resen bir soruşturma başlatılarak olay yeri incelemesi yapılmış;

olayla ilgili bilgi sahibi olan bazı kişilerin ifadelerine başvurulmuştur.

Bununla birlikte yapılan bu ilk araştırmalardan sonra olayın aydınlatılmasına

ve faillerin tespitine yönelik 2006 yılında başvurucunun ve ağabeyinin

ifadesinin alınması haricinde herhangi bir soruşturma işlemi yapılmamış,

yalnızca faillerin tespitine çalışıldığı yönünde kolluk görevlilerince belli

aralıklarla tutulan ve zamanla sıradan hâle gelen tutanaklar soruşturma evrakı

arasına alınmıştır. Başvuru konusu olayda, ceza soruşturmasının Anayasa

Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin başlangıcı olan 23/9/2012 tarihinden çok

uzun zaman önce etkisiz bir hâl aldığı, başvurucu ile soruşturmayı yürüten

yetkili makamlar arasında soruşturmanın etkililiği adına neredeyse anlamlı

hiçbir temasın kurulmadığı anlaşılmıştır.

51. Başlatılan ceza soruşturmasından sonra olayla ilgili şikâyetlerini

yetkili makamlara iletmede

veyasoruşturmanınetkisizliğiyleilgilibireyselbaşvuruyapmadagüçlük çektiği

yönünde herhangi bir iddiası bulunmayan başvurucu, yaşanan olayla ilgili

şikâyetlerini yetkili makamlara iletmemiş ve yetkili makamlardan soruşturmayla

ilgili herhangi bir talepte bulunmamıştır. Başvurucu olayın meydana geldiği

tarihte küçük ise de on sekiz yaşını doldurduğu 1999 yılından sonra da

soruşturma makamlarından herhangi bir talepte bulunmamıştır. Soruşturmada

ilerleme sağlanacağına dair umut verici bir gelişme yaşanmamış ve soruşturmanın

ilerlemesini sağlayıcı bir tedbir de alınmamıştır. Buna rağmen başvurucu,

bireysel başvuru yapmak için kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini

ve bu karara yaptığı itirazın sonuçlanmasını beklemiştir. Yürütülen

soruşturmanın etkisiz bir hâl alması nedeniyle soruşturma sonucunu beklemesi

gerekmeyen başvurucunun Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin

başlangıcı olan 23/9/2012 tarihinden makul olmayan bir süre sonra 15/4/2015

tarihinde yaptığı yaptığı başvuru, süresinde yapılmış

bir başvuru olarak kabul edilemez.

52. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

şartları yönünden ayrıca incelenmeksizin süre

aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun süre aşımı nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

31/10/2018 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Raportör Yrd.

:

Halil

İbrahim DURSUN

Başvurucu

:

Yusuf SOYSAL

Vekili

:

Av. Hüseyin

AKÇARA

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/6703, 31 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. A. Başvurunun süre aşımı nedeniyle
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Özgüldür
  13. Gökcan
  14. Akçara
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/6703
Tarih
31 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Aysel Geçer ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/6675)
  • A.b. ve B.b. Başvurusu (B. No: 2015/7161)
  • Muhammed Daş Başvurusu (B. No: 2015/6320)
  • Yücel Koç Başvurusu (B. No: 2015/20107)
  • Yusuf Kuşluk Başvurusu (B. No: 2015/20072)
  • Güli Ertaş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/638)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.