İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ali Osman Akar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/78488)

1. Başvuru, meydana gelen ölümlü trafik kazasına ilişkin olarak

Başvuru No2016/78488Tarih13 Haziran 2019Okuma15 dk · 3.027 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ali Osman Akar Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
13 Haziran 2019
Başvuru Numarası
2016/78488
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.027 kelime·15 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, meydana gelen ölümlü trafik kazasına ilişkin olarak

etkili soruşturma yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 2/11/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göre

ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucuların yakını 1981 doğumlu H.A. 23/7/2013 tarihinde

motosikleti ile geçirdiği bir trafik kazası sonucu vefat etmiştir.

A. Olayla İlgili Olarak

Yürütülen ve Bireysel Başvuru Öncesinde Tamamlanan Ceza Soruşturması Süreçleri

8. Olay sonrası trafik ekipleri, Kaza Tespit Tutanağı düzenlemiş

ve olay yerinin basit krokisini çizmiştir. Basit krokide motosikletin sağ

tarafından bir otomobilin tali yoldan çıkış yapması ve motosikletin bir kamyona

çarpması kaza şekli olarak gösterilmiştir. Kaza tutanağında ise H.A.nın motosikletiyle seyir

hâlindeyken hafifçe sola doğru yani orta şeride doğru girdiği sırada orta

şeritte seyreden C.G. idaresindeki kamyonun sağ yan kısmına çarpıp

sürüklendiği, kaza mahaline yakın kamera kaydı

incelendiğinde motorsikletin kamyonun görüş açısının

olmadığı noktada sağ şeritten orta şeride girerken kaza yaptığı, H.A.nın şerit izleme ve değiştirme kurallarına riayet

etmediği tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.

9. Olayla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının

(Cumhuriyet Başsavcılığı) 2013/104043 numaralı dosyasında soruşturma

yürütülmüştür. H.A.nın ölü

muayene ve otopsi işlemleri ile keşif işlemi gerçekleştirilmiştir.

10. Başvurucular 22/8/2013 tarihli dilekçeyle Cumhuriyet

Başsavcılığına Trafik Tespit Tutanağındaki kusur tespitine ilişkin itirazlarını

sunmuş ve plakası tespit edilemeyen siyah renkli bir aracın tali yoldan ana

yola ani ve dikkatsiz şekilde çıkması nedeniyle olayda kusuru olduğunu

belirterek söz konusu siyah renkli aracın sürücüsünün tespitini talep

etmişlerdir.

11. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamyon sürücüsü C.G.nin ifadesi alınmış ve 12/8/2013 tarihli iddianameyle

C.G. hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan kamu davası açılmıştır.

İddianamede Kaza Tespit Tutanağı, olay anı kamera kayıt görüntüleri, takograf çıktısı delil olarak belirtilmiştir.

12. İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesindeki (Mahkeme)

yargılamada 28/2/2014 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi, olay

anına ilişkin kamera kaydının incelenmesi ve fotoğraflanması işlemlerini

gerçekleştirmiş; kamera görüntülerinin incelenmesi neticesinde motosikletli

sürücünün yola nizami şekilde giriş yaptığı, yan taraftan ani olarak yola çıkan

siyah renkli araca çarpmamak için biraz sola kayarak kurtulmak istediği, kamyon

sürücüsünün motosikleti fark etmediği ve kazanın bu şekilde meydana geldiği

tespitlerine yer verilmiştir.

13. Mahkeme 6/5/2014 tarihli kararıyla C.G.nin

beraatine karar vermiştir. Gerekçenin ilgili kısmı

şöyledir:

"...

Katılan Hülya Akar vekili mahkememizde alınan

beyanlarında; ... Bu kapsamda

olmak üzere olay yeri görüntüleri de olmasına rağmen düzenlenen trafik kaza

raporunun eksik olduğunu ve dolayısı ile soruşturmanın da eksik yapılmak

suretiyle dava açıldığını düşünüyoruz, bu kapsamda olmak üzere öncelikle

dosyada bulunan CD görüntülerinin teknik bir bilirkişiye tevdi edilmek

suretiyle dökümünün alınması ve bizim sunmuş olduğumuz görüntülerde ağaç

arkasında işaretlediğimiz dosyadaki kaza anına ilişkin krokide de diğer yan

yoldan çıkan aracın belirlenmesini ...talep ediyoruz...

...

Yapılan yargılama, iddia, sanık savunması,

katılan anlatımları, bilirkişi raporu, tutulan tutanaklar ve tüm dosya

kapsamından; yapılan yargılama sırasında dosya kapsamı ve olayın işleniş

şekline göre dosyada bulunan trafik kazası tespit tutanağı ile olay yeri kaza

krokisi ve olay yeri görüntülerine ilişkin bilirkişinin raporu birlikte

değerlendirildiğinde,

Sanığın normal şeridinde yola uygun hızla

giderken maktul [H.nin] aynı yola yandan bir yoldan giriş yaptığı, bir müddet

onun da sanığın aracına paralel olarak gittiği, kamera görüntülerinde de

görüldüğü üzere yolun sağ tarafında bulunan ağacı geçtikten sonra yine sağ

tarafta bulunan yan yoldan bir aracın yola giriş yapması sırasında maktul [H.nin] gösterdiği

refleksle kullandığı motorskleti sanığın kullandığı

araca doğru kırarak yandan yola giren araçtan kaçmak istediği sırada sanığın

kullandığı kamyona sağ arkadan çaptığı, çarpma sonunda motorskletin

yolda sürüklendiği, sanığın da ancak o zaman kazayı fark ettiği, meydana gelen

bu kazanın oluşması öncesinde ya da sırasında, üzerine atılacak herhangi bir

kusurun bulunmadığı, maktul [H.nin] ani hareketiyle motorskleti

sol tarafa doğru yaklaştırarak sürmesi sonunda kazanın meydana geldiği

anlaşıldığından, sanığın üzerine atılabilecek bir kusur bulunmadığından,

sanığın yüklenen suçtan beraatine karar vermek

gerektiği..."

14. Başvurucular karara ilişkin temyiz dilekçesinde de yargılama

aşamasında olayda kusuru bulunan siyah renkli araç sürücüsünün tespit edilmeden

karar verilmesinin bir eksiklik olduğunu ifade etmiştir.

15. Karar, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 16/2/2016 tarihli

kararıyla onanmıştır.

16. Başvurucular 23/7/2014 tarihli dilekçeyle, kamyon sürücüsü

C.G. hakkında beraat kararı verilmesi üzerine olayda sorumluluğu bulunan ve

2013/104043 numaralı soruşturma dosyasındaki kaza görüntülerinde aracın ağacın

arkasından çıkması nedeniyle fark edilmediği için hakkında işlem yapılmayan

siyah renkli otomobilin tespiti ile sürücüsü hakkında taksirle ölüme sebebiyet

verme suçundan yargılama yapılması talebinde bulunmuştur.

17. Dilekçe üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından

2014/108970 numaralı dosyada soruşturma başlatılmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığı

11/11/2014 tarihli müzekkereyle, ana yoldan ara yola tedbirsiz çıkan araç

sürücüsünün tespit edilip şüpheli sıfatı ile ifadesinin alınarak hazır edilmesi

talimatını Maslak Polis Merkezi Amirliğine (Amirlik) iletmiştir.

18. Başvurucular 13/4/2015 tarihli dilekçeyle Cumhuriyet

Başsavcılığından siyah renkli aracın olaydaki kusurunun tespiti için

bilirkişiler ile birlikte keşif icra edilmesi talebinde bulunmuştur.

19.Amirlik 19/10/2015 tarihli yazıyla olay anına ilişkin kamera

görüntülerinin olay yeri incelemesi ekibi tarafından incelenmesi üzerine

düzenlenen raporu Cumhuriyet Başsavcılığına iletmiştir. Raporda, bahse konu

aracın siyah renkli bir araç olduğu ancak aracın plakasına ait iyileştirme

işlemleri için gerekli asgari şartlara sahip olmaması nedeni ile ileri derecede

bir kanaatte bulunulamadığı belirtilmiştir.

20. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından meçhul sanık olarak belirtilen şüpheli hakkında 21/1/2016

tarihli kararla kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Gerekçenin

ilgili kısmı şöyledir:

"...

Kaza tespit tutanağında böyle bir araçtan

bahsedilmediği gibi CD kayıtlarında gözüken plakası tespit edilemeyen aracın

kazaya sebebiyet verdiğine dair şikayetçinin iddiasından başka delil elde

edilemediği gibi Cumhuriyet Başsavcılığımızca 2013/104043 soruşturma numarası

ile soruşturma yapılıp dava açıldığı anlaşılmakla KOVUŞTURMAYA YER

OLMADIĞINA..."

21. Başvurucular, 15/2/2016 tarihli dilekçeyle söz konusu karara

itiraz etmiştir. Dilekçenin ilgili kısımları şöyledir:

"...

Trafik kazası tespit tutanağı, CD

kayıtlarından önce düzenlenmiş bir tutanak olup, anılan tutanakta plakası

tespit edilemeyen kusurlu araçtan bahsedilmemesi doğaldır. CD kayıtları

incelendiğinde plakası tespit edilemeyen siyah renkli aracın da kazaya

sebebiyet verdiği anlaşılacaktır. Konusunda uzman bilirkişi tarafından

düzenlenecek 'kusur raporu' ile bu durum tespit edilebilecekken, etkin

soruşturma yapılmaksızın takipsizlik kararı verilmesi usul ve yasalara

aykırıdır...

...

... Savcılık makamının olay yerinde keşif

yaparak veya CD kayıtlarını 'konusunda uzman bilirkişi/lere'

inceleterek, 'kusur raporu' tanzim ettirmesi gerekirken, keşif yapmaksızın ve

konusunda uzman bilirkişilere başvurmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair

karar vermesi usul ve yasalara aykırıdır.

...

Sonuç ve Talep: ...kovuşturmaya yer olmadığına

dair karara karşı itirazlarımızın kabulü ile, kararın kaldırılmasına, etkin

soruşturma yapmak, olaya ilişkin dosyada kusur raporu tanzim edilmesi için

dosyanın savcılığa iadesine karar verilmesini..."

22. İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/9/2016 tarihli

kararıyla itiraz reddedilmiştir.

23. Ret kararı başvuruculara 6/10/2016 tarihinde tebliğ edilmiş

olup başvurucular 2/11/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. Olayla İlgili Olarak

Açılan ve Bireysel Başvuru Sonrası Tamamlanan Tazminat Davası Süreci

24. Başvurucular 31/7/2015 tarihinde İstanbul 15. Asliye Ticaret

Mahkemesinde (Ticaret Mahkemesi) ilgili kamyon sürücünün sorumluluğunda olduğu

sigorta şirketi ve sürücüsü tespit edilemeyen siyah arabanın sigorta

sorumluluğunda olduğu güvence hesabına karşı ölüm ve cismani zarar sebebiyle

tazminat davası açmıştır.

25. Dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak

açıldığı belirtilmiş ve başvurucu Hülya Akar için asgari 1.000 TL, başvurucu

Ali Osman Akar için şimdilik 1.000 TL ve başvurucu Feriha Akar için asgari

1.000 TL olmak üzere toplam 3.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının

ödenmesi talep edilmiştir.

26. Ticaret Mahkemesinin E. 2015/786 sayılı dosyasında yapılan

yargılamada kusur tespitine yönelik olarak 20/10/2016 tarihli bilirkişi raporu

alınmıştır.

27.Söz konusu bilirkişi raporunun ilgili kısımları şöyledir:

"...

...dava dışı sürücüsü [C.G.nin] ...kusursuz:,

dava konusu müteveffa motosiklet sürücüsü [H.A.nın] ise ... araçlar arasında güvenli takip mesafesi

bırakmamasına bağlı tamamen kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaat

bildirdikleri ceza yargılamasına ilişkin ...18 asliye ceza mahkemesinin

1013/494 esasa ilişkin dosyasında ... başta davalı güvence hesabının sigorta

sorumluluğunda olan plakası belli olmayan aracın sürücüsü olmak üzere,

müteveffa motorsiklet sürücüsü ile diğer davalı [G.] sigorta ile Z.M.M.S. bulunan ...Kamyonun dava dışı

sürücüsünün de bu kazada kusurlu olacağından, CD görüntüleri izlenmeden

düzenlenen kaza tespit tutanağı hadisenin seyrine uygun olmadığından

...gerekçelere istinaden iştirak edilemeyerek...

Plakası ve sürücüsü belli olmayan ve

soruşturma dosyasındaki olayı görüntüleyen... Güvenlik kaydı... göre, bu aracın

sürücüsünün sevk ve idaresindeki aracıyla olay mahalli sokak başına yaklaşırken.... seyir hızını azlatarak

sokak başına yaklaşması ve sokak başına geldiğinde de anayola çıkmadan önce

aracının durdurarak solundan anayolu takip eden ve ilk geçiş hakkına sahip

bulunan müteveffa motorsiklet sürücüsüne ...yol

vererek onun geçisinden sonra yolun boş ve müsait

olmasını bekleyerek sokaktan ana yola çıkış yapması durumunda bu kaza olmaz ve motorsiklet sürücüsü de sola manevra yapmayarak geriden

seyirle gelen kamyonla çarpışarak hayatını kaybetmezdi, dolayısıyla davalı

güvence hesabının sorumluluğunda bulunan plakası belli olmayan aracın

sürücüsünün dava konusu ölümlü trafik kazasının oluşumunda asli kusurlu olduğu.

...Motorsiklet sürücüsü

belgesiz ve... başında koruyucu kask olmamasına bağlı... riayetsizliği yanında

seyir yönünde bulunan yan sokağın başına yaklaşması nedeniyle aynen kazada

olduğu gibi kontrolsüz bir aracın kendi seyir yönünde çıkabileceğini göz önünde

alarak ...seyir hızını azaltarak önündeki seyir alanının daha dikkatli ve

kontrollü olarak seyrine devam etmemesi sonucu ...yan sokaktan ana yola çıkış

yapan davalı güvence hesabı ile sigortalı aracı gördüğünde mecburi olarak sola

manevra ile bu araçla çarpışmayı önlemiş olup, bu ani gelişen manevra sırasında

bulunduğu sağ şeritten sola orta şeride geçtiği sırada, geriden aynı

istikametten seyirle gelen... kamyonun muhtemelen sağ ön yan kısımlarının

olduğu yerden çarpılarak sürüklenmesi sonucu... motosiklet sürücüsü... tali

kusurlu olup...

...Kamyonun... önündeki seyir alanını daha

dikkatli ve tedbirli olarak kontrolü altında tutarak... önündeki araçlarla,

kendi aracı arasında güvenli takip mesafesi bırakarak seyretmesi ve seyir

hızını yol, görüş trafik ve yük durumuna göre sevk ve idare etmesi

gerekirken... motorsikletin... araçla çarpışmamak

için mecburi olarak sola manevrasını gördüğünde motorsiklete

çarpmamak için etkin fren tertibatına başvurmamasında bağlı (yine CD

görüntülerine göre hafifçe fren tertibatı almış olduğu) ...kazanın oluşumunda

...tali kusurlu olduğu...

KUSUR YÖNÜNDEN SONUÇ

...

Dava konusu ...motorsiklet

sürücüsü... trafik kazasının oluşumunda %25... kusurlu olduğu.

...Kamyonun ... trafik kazasının oluşumunda

%25... kusurlu olduğu.

...Kazaya sebebiyet veren plakası ve sürücüsü

belli olmayan aracın ise; ...trafik kazasının oluşumunda %50... kusurlu olduğu.

..."

28. Ticaret Mahkemesinin 5/12/2017 tarihli kararıyla

başvuruculardan Hülya ve Ali Osman Akar'a tazminat ödenmesine karar

verilmiştir. Başvuruculardan Feriha Akar hakkında bir hüküm kurulmamıştır. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:

"...

1-Davanın davalı [G.] Sigorta Şirketi yönünden haricen sulh nedeniyle

konusuz kaldığından bu yönüyle karar verilmesine yer olmadığına,

2-Davanın davalı Güvence Hesabı yönünden

kabulü ile Hülya Akar yönünden 125.975,28 TL'nin Ali Osman Akar yönünden

40.356,96 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte

tahsiliyle davacılara verilmesine,

..."

29. Başvurucular önce 16/1/2018 ve 18/1/2018 tarihli

dilekçelerle istinaf talebinde bulunmuş ve diğer itiraz nedenlerinin yanı sıra

başvurucu Feriha Akar hakkında hüküm kurulmamasına da itiraz etmişlerdir.

Başvurucuların üçü de 18/10/2018 tarihli dilekçeyle, istinaf incelemesi

talebinden güvence hesabıyla anlaşmaya varılması nedeniyle feragat ettiğini

bildirmiştir.

30. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin

15/11/2018 tarihli kararıyla, davadan feragat edilmesi nedeniyle Ticaret

Mahkemesinin 5/12/2017 tarihli kararının ortadan kaldırılmasına karar

verilmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

31. Mahkemenin 13/6/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

32. Başvurucular, soruşturma makamları tarafından istendiği

hâlde olaya sebebiyet veren siyah renkli aracın sürücüsünün ve kusurunun

tespiti için hiçbir işlem yapılmadığını, taksirle ölüme sebebiyet verme suçu

olduğu hâlde soruşturma makamlarının olayda resen harekete geçmediğini, olaya

ait kamera kaydının çözümlenmesinden önce düzenlenen Trafik Kazası Tespit

Tutanağına göre kovuşturmasızlık kararının verildiğini,

bu eksiklikler nedeniyle kazanın sorumlusuna karşı haksız fiile dayalı manevi

tazminat isteklerini yargı makamlarına sunamadıklarını, dolayısıyla olayla

ilgili etkili bir ceza soruşturması yürütülmediğini belirterek yaşam ve adil

yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

B. Değerlendirme

1- Başvurucuların İddialarının

Vasıflandırılması Yönünden

33. Anayasa’nın 17. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları

şöyledir:

"Herkes,

yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller

dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve

tıbbî deneylere tabi tutulamaz."

34. Anayasa’nın 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Devletin

temel amaç ve görevleri, ...kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk

devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal,

ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının

gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır."

35. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların iddialarının özü yakınlarının

ölümüyle ilgili olarak etkili bir soruşturma yürütülmediği iddiasına

dayanmaktadır. Bu sebeple başvurucuların diğer haklar ile bağlantı kurularak

ileri sürdüğü iddiaları Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam

hakkının usul boyutu kapsamında incelenmiştir.

2. İncelemenin Kapsamı Yönünden

36. Anayasa Mahkemesi, ölümle sonuçlanan trafik kazalarında

etkili soruşturma yapılmadığı iddialara ilişkin olarak yapılan bireysel

başvurularda verdiği önceki birçok kararında etkili yargısal sistem kurma

yükümlülüğünün tazminat davası açılmasıyla da yerine getirilebileceğini ifade

etmiştir (birçok karar arasından bkz. Bedriye

Demir, B. No: 2015/8309, 13/9/2018 § 37).

37. Bu bakımdan başvurucuların etkili soruşturma yürütülmediğine

ilişkin iddialarının somut olayda etkili yargısal yol olan tazminat davası

yolunun etkililiğine zarar verip vermediği, dolayısıyla somut olayda etkili yargısal sistem kurma yönündeki

pozitif yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediği bakımından incelenmesi

gerektiği değerlendirilmiştir.

3. Kabul edilebilirlik Yönünden

38. Öte yandan yaşam hakkının doğal niteliği gereği, bu hakka

yönelik bir başvuru ancak ölen kişinin mağdur olan yakınları tarafından

yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu ve

diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, § 41). Başvuru konusu olayda

başvurucular müteveffanın eşi, çocuğu ve annesidir. Bu nedenle başvruruda, başvuru ehliyeti açısından bir eksiklik

bulunmamaktadır.

39. Bununla birlikte başvurunun diğer kabul edilebilirlik

kriterleri yönünden de incelenmesi gerekir.

40. Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen yaşam hakkı,

Anayasa'nın 5. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde devlete pozitif ve

negatif ödevler yükler (Serpil Kerimoğlu ve

diğerleri, § 50).

41. Pozitif yükümlülüklerin korumaya ilişkin maddi yönünün yanı

sıra usule ilişkin bir yönü de bulunmaktadır. Yaşam hakkına ilişkin bu usul

yükümlülüğü olayın niteliğine bağlı olarak cezai, hukuki ve idari nitelikteki

soruşturmalarla yerine getirilebilir (Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri, §§ 54, 55).

42. Buna göre yaşam hakkının veya fiziksel bütünlüğün ihlaline

kasten sebebiyet verilmemiş ise etkili bir

yargısal sistem kurma yönündeki pozitif yükümlülük her olayda

mutlaka ceza davası açılmasını gerektirmez. Mağdurlara hukuki, idari, hatta

disiplinle ilgili hukuk yollarının açık olması yeterli olabilir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 59).

43.

Bu bakımdan yukarıda da belirtildiği üzere (bkz. § 37) somut olayda incelenmesi

gereken husus, yaşam hakkı kapsamında devletin etkili

bir yargısal sistem kurma yönündeki pozitif yükümlülüğünün olayda yerine

getirilip getirilmediğidir.

44. Somut başvuruda başvurucular, meydana gelen ölüm olayından

devletin sorumlu olduğuna yahut ölüm olayının kasıtlı bir eylem sonucunda

meydan geldiğine dair herhangi bir iddia ileri sürmemiş; yalnızca ölüm olayı

hakkında yürütülen soruşturmanın etkisizliğinden şikâyet etmişlerdir. Anayasa

Mahkemesi tarafından da bu yönde bir bilgi ya da belgeye ulaşılamamıştır. Bu

bakımdan devletin etkili yargısal sistem

kurma yönündeki pozitif yükümlülüğünün somut olayda mutlaka etkili

bir ceza soruşturması yürütülmesini gerektirdiği söylenemez.

45. Ayrıca UYAP aracılığıyla erişilen belgelerden başvurucuların

bireysel başvuru tarihinden önce 31/7/2015 tarihinde olayda sorumluluğu

bulunanların sorumluluğunda oldukları ilgili sigorta kuruluşları aleyhine

Ticaret Mahkemesinde tazminat davası açtıkları tespit edilmiştir (bkz. § 24).

Söz konusu yargılama bireysel başvuru tarihinden sonra 5/12/2017 tarihinde ilk

derece mahkemesi tarafından karara bağlanmış ve karar 26/12/2018 tarihinde kesinleşmiştir.

46. Diğer taraftan yaşam hakkı ihlaline kasten sebebiyet

verilmeyen somut olayda etkili bir yargısal

sistem kurma yönündeki pozitif yükümlülüğün tazminat davası yolu ile

yerine getirilebileceği yönündeki bu kabul Anayasa Mahkemesi tarafından olay

hakkında yürütülen ceza soruşturmasının incelenemeyeceği anlamına

gelmemektedir.

47. Bu noktada ifade etmek gerekir ki tazminat yollarının sadece

hukuken mevcut bulunması yeterli olmayıp bu yolların uygulamada da etkili

olması gerekir. Bir başvuru yolunun ancak hak ihlalini önleyebilmesi, devam

etmekteyse sonlandırabilmesi veya sona ermiş bir hak ihlalini karara

bağlayabilmesi ve bunun için uygun bir giderim sunabilmesi hâlinde

etkililiğinden söz etmek mümkün olabilir (Tahir

Canan, § 26; Filiz Aka,

B. No: 2013/8365, 10/6/2015, § 39).

48. Bu açıdan Anayasa Mahkemesi tarafından olayda etkili bir yargısal sistem kurma yönündeki

pozitif yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediği değerlendirilirken olay

hakkında yürütülen ceza soruşturmasının tazminat davasının etkililiğine zarar

vermeyecek şekilde yürütülüp yürütülmediğinin de tazminat davası süreciyle

birlikte bir bütün olarak incelenmesi gerekmektedir.

49. Bir ölüm olayı hakkında yürütülen ceza soruşturmasının

Anayasa’nın 17. maddesinin gerektirdiği etkinlikte olduğunun kabul edilebilmesi

için;

-Soruşturma makamlarının haberdar olur olmaz resen harekete

geçerek ölüm olayını aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini

sağlayabilecek bütün delilleri tespit etmeleri (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 57),

-Soruşturma sürecinin kamu denetimine açık olması ve ölen

kişinin yakınlarının meşru menfaatlerini korumak için soruşturma sürecine

gerekli olduğu ölçüde katılabilmeleri (Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri, § 58),

-Soruşturmanın makul bir özen ve süratle yürütülmesi (Salih Akkuş, B. No: 2012/1017, 18/9/2013,

§ 30)

gerekir.

50. Soruşturma makamlarının olaydan haberdar olur olmaz resen

harekete geçmesi, soruşturma sürecinin kamu denetimine ve gerektiği ölçüde

ölenin yakınlarının katılabilmelerine olanak verecek biçimde açık olması,

soruşturmanın makul bir özen ve süratle yürütülmesi konularında Anayasa

Mahkemesince tespit edilen bir eksiklik bulunmamaktadır.

51. Bahse konu soruşturmanın yetkili makamlarca ölüm olayını

aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek bütün delillerin

tespit edilip edilmediği yönünden incelenmesinde ise soruşturma makamları

tarafından ölü muayene, otopsi ve keşif işlemlerinin gerçekleştirildiği,

şüphelilerden kamyon sürücüsü C.G.nin ifadesinin

alındığı ve hakkında kamu davası açıldığı, olay anına ilişkin kamera kaydının

bilirkişi tarafından incelenmesi ve fotoğraflanması işlemlerininyapıldığı

ve son olarak da olay anına ilişkin kamera kaydının olay yeri inceleme birimi

tarafından incelenerek sonuçta aracın plakasına ait iyileştirme işlemleri için

gerekli asgari şartlara sahip olmaması nedeni ile ileri derecede bir kanaatte

bulunulamadığının bildirildiği anlaşılmıştır (bkz.§ 19).

52. Diğer yandan tazminat davası neticesinde başvurucu Hülya

Akar'a 125.975,28 TL, Ali Osman Akar'a ise 40.356,96 TL destekten yoksun kalma

tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Başvuruculardan Feriha Akar hakkında

tazminat ödenmesine dair bir hüküm kurulmamış olsa da sonrasında başvurucuların

tümünün sigorta kurumlarıyla uzlaşma sağlamaları nedeniyle davadan feragat

etmeleriyle söz konusu yargılama sürecinin sonlandığı görülmüştür (bkz.§§

28-30).

53. Eldeki bilgi ve belgelerin tamamı ışığında, başvuru konusu

olayın gerçekleşme şartlarının ceza soruşturması kapsamında tazminat davasında

kusur tespitini etkileyecek derecede belirsizlik içinde bırakılmadığı, her ne

kadar kazada kusuru bulunduğu iddia edilen siyah renkli aracın sürücüsü tespit

edilememiş olsa da bu eksikliğin olaydaki sorumlulukların belirlenmesine ve

zarara ilişkin uygun giderim sağlanmasına imkân veren tazminat yolunun

etkililiğine bir zarar vermediği, yürütülen tazminat davası sırasındaki

bilirkişi incelemesinde siyah aracın kazanın gerçekleşmesinde asli kusuru

bulunduğunun tespit edilmesiyle (bkz. § 27) bu doğrultuda tazminata

hükmedildiği, sonrasında da başvurucuların sigorta kuruluşlarıyla uzlaşmaları

üzerine açtıkları tazminat davasında da feragat ettikleri hususları bir bütün

olarak gözetildiğinde başvurucuların, etkili

yargısal sistem kurma yükümlülüğünün ihlal edildiğine ilişkin

iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varılmıştır.

54. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

şartları yönünden ayrıca incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

13/6/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M.Emin KUZ

Recai AKYEL

Raportör

:

Tuğçe TAKCI

Başvurucular

:

1. Ali Osman

AKAR

:

2. Feriha

AKAR

:

3. Hülya

AKAR

Vekili

:

Av. Yusuf

TEPEDELEN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/78488, 13 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olayla İlgili Olarak
  7. Olmadığına..."
  8. B. Olayla İlgili Olarak
  9. Kusur Yönünden Sonuç
  10. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Başvurucuların
  12. B. Değerlendirme
  13. B. Yargılama giderinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Yıldırım
  15. Akıncı
  16. Topal
  17. Akar
  18. Akar
  19. Akar
  20. Tepedelen
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/78488
Tarih
13 Haziran 2019

İlgili Kararlar

  • Yalçın Özön Başvurusu (B. No: 2016/10966)
  • Özlem Ergay Başvurusu (B. No: 2016/74015)
  • Adil Kocagöz Başvurusu (B. No: 2016/11518)
  • Mehmet Ferit Çelik Başvurusu (B. No: 2016/10202)
  • Mehmet Ata Deniz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/13893)
  • Aliye Kaya Başvurusu (B. No: 2016/7425)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.