İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ali Öz Başvurusu (B. No: 2013/2624)

1. Başvuru, usulsüz olarak el konulan işyeri kamera kayıtları

Başvuru No2013/2624Tarih31 Mart 2016Okuma24 dk · 4.848 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ali Öz Başvurusu

Karar tarihi
31 Mart 2016
Başvuru Numarası
2013/2624
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.848 kelime·24 dk okuma·10 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, usulsüz olarak el konulan işyeri kamera kayıtları

esas alınarak idari para cezası verilmesi ve bu cezaya karşı açtığı davanın

reddi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 15/4/2013 tarihinde Isparta

İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari

yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel

teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/9/2013

tarihinde tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 18/12/2014

tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 13/2/2015tarihinde Anayasa

Mahkemesine sunmuştur.

6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 27/2/2015 tarihindebaşvurucuya

tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Isparta Valiliğinin 14/12/2011

tarihli ve 2011/4 sayılı kararıyla umuma açık istirahat ve eğlence yerlerine

güvenlik kamera sistemleri kurulmasına karar verilmiştir. Söz konusu karar;

ilçe kaymakamlıklarına, merkez ve ilçe belediye başkanlıklarına, İl Emniyet

Müdürlüğüne, İl Jandarma Komutanlığına, kamu kurum ve kuruluşları ile yerel

basın kuruluşlarına dağıtılmıştır (Kararın tam metnine "İlgili Hukuk" başlığı altında yer

verilmiştir).

9. Anılan karar doğrultusunda başvurucunun işletmekte olduğu “Genç Efe” adlı restoranda bulunan kamera

kayıtları, İl Emniyet Müdürlüğü tarafından başvurucuya gönderilen yazı ile

talep edilmiş; başvurucu tarafından gönderilen söz konusu kayıtlar polis

memurlarınca incelenerek 20/6/2012 tarihli CD İnceleme

Tutanağı düzenlenmiştir. Anılan tutanakta 11/6/2012 tarihli görüntülerin

incelemesinde saat 01:02'de ve 02:34'te , garsonların

oryantal kıyafetli bayanları müşteri masasına getirdikleri, alkollü içki

servisi yapıldığı ve bu bayanların müşteri masasında içki içtiğinin görüldüğü

belirtilmiştir.

10. Isparta İl Emniyet Müdürlüğünden Isparta Belediye

Başkanlığına gönderilen 21/6/2012 tarihli yazıda,

başvurucunun iş yerinde bayanların müşterilerle birlikte alkol alarak

konsomatrislik yaptığının tespit edildiği, dolayısıyla İşyeri Açma ve Çalışma

Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik’in 39. maddesi uyarınca gerekli idari işlemin

uygulanması gereği bildirilmiştir.

11. Isparta Belediye Encümeni tarafından işletmekte olduğu “Genç Efe” adlı restoranda kadınların

konsomatrislik yaptığı gerekçesiyle ve aynı fiillerin bir yıl içinde tekrarı

hâlinde, en son uygulanan para cezasının bir kat artırılarak uygulanacağı

kuralı doğrultusunda başvurucu hakkında 4/7/1934 tarihli

ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun 6. maddesi

uyarınca26/6/2012 tarihinde 13.712 TL idari para cezası uygulanmıştır.

12. Başvurucu, anılan cezanın verilmesinde kamera kayıtlarının

delil olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiası ile anılan

işleme karşı iptal davası açmıştır.

13. Isparta İdare Mahkemesinin 22/3/2013

tarihli ve E.2012/896, K.2013/300 sayılı kararı ile kesin olarak davanın

reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

“Dosyanın incelenmesinden; Isparta ili, Merkez

Gölcük Yolu üzeri Yakaören Köyü girişinde bulunan

‘Genç Efe’ isimli işyerine ilişkin 11.06.2012 tarihli kamera kayıtlarının

incelenmesi sonucunda; bayanların konsomatrislik yaptığı tespitlerine yer

verilen bir tutanak düzenlenerek durumun davalı idareye bildirildiği, 2559

sayılı Kanun’un 6/d maddesi uyarınca davacının idari para cezası

cezalandırıldığı, kararın tebliği üzerine bakılmakla olan davanın açıldığı

anlaşılmaktadır.

Olayda, dava konusu işyerinde çalışan bayanların müşterilerle aynı

masada alkol aldığı ve konsomatrislik yaptığı sonucuna varıldığından tesis

edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırı bir husus görülmemiştir.

Davacı vekili tarafından, kamera kayıtlarının delil olarak

değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu iddia edilmekte ise de, genel

güvenlik ve asayiş yönünden kamera kayıtlarının incelenebileceği, bu yönde

yasal bir engel bulunmadığı anlaşıldığından bu yöndeki itirazı yerinde

görülmemiştir.”

14. Bu karar, başvurucu vekiline 29/3/2013

tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 15/4/2013

tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

15. Anayasa Mahkemesinin 7/12/2015

tarihli ara kararıyla Isparta Valiliğinden başvurucunun işyerindeki güvenlik

kamerası kaydının incelenmesinin kanuni dayanakları ile kamera kayıtlarına elkoyma kararı bulunup bulunmadığı, herhangi bir tutanak

düzenlenip düzenlenmediği sorulmuştur.

16. Isparta Valiliğinin 18/12/2015

tarihli cevabında 2559 sayılı Kanun'un 7. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan"Bu iş yerleri için düzenlenen iş yeri açma ve çalışma

ruhsatlarının bir örneği yetkili kolluk kuvvetine gönderilir. Bu iş yerleri

genel güvenlik ve asayiş yönünden genel kolluk tarafından denetlenir." hükmü

ile Valiliğin 14/12/2011 tarihli ve 2001/4 sayılı

kararı uyarınca iş yeri sahibi tarafından kamera kayıtlarının kolluk

kuvvetlerine gönderildiği ancak bu konuda herhangi bir teslim tutanağı

bulunmadığı bildirilmiştir.

17. Anayasa Mahkemesinin 5/1/2016

tarihli ara kararlarıyla başvurucu vekilinden ve Isparta Valiliğinden "Genç Efe" isimli restoranın

umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinden olup olmadığının bildirilerek bu

işyerine, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik uyarınca

verilmiş ruhsat belgesinin aslının veya onaylı bir örneğinin gönderilmesi

istenilmiştir. Ayrıca, Isparta Valiliğinden 14/12/2011

tarihli ve 2011/4 sayılı kararın il genelinde hangi vasıtalarla tebliğ ve

duyurusunun yapıldığı sorulmuştur.

18. Başvurucu vekili tarafından ara karara cevap verilmemiştir.

Isparta Valiliğinin 19/1/2016 tarihli cevabında,

Valiliğin 14/12/2011 tarihli ve 2011/4 sayılı kararının ilçe kaymakamlıklarına,

merkez ve ilçe belediye başkanlıklarına, İl Emniyet Müdürlüğüne, İl Jandarma

Komutanlığına, kamu kurum ve kuruluşları ile yerel basın kuruluşlarına

dağıtıldığı, İl genelinde yerel basın organlarında duyurulduğu, "Genç Efe" isimli restoranın

umuma açık içkili istirahat ve eğlence yerlerinden olduğu bildirilmiştir.

B. İlgili Hukuk

19. Isparta Valiliğinin 14/12/2011

tarihli ve 2011/4 sayılı kararı şöyledir:

"MADDE 1- Bu karar,

Isparta İl sınırları içerisinde huzur ve güvenliğin, kamu esenliğinin

sağlanması, suç işlemesinin önlenmesi, işlenen suçların aydınlatılması amacını

taşımaktadır.

MADDE 2- Bu karar umuma açık (Kahvehane,

Kıraathane, Play Station ve Oyun Salonu, İnternet Kafe, Bar, Birahane, Disko,

Diskotek, Gazino vb.) istirahat ve eğlence yerlerine güvenlik sistemleri

kurulmasına ilişkin esas ve usulleri kapsar.

MADDE 3-Bu karar, 10/06/1949

tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu, 14/06/1989 tarihli ve 3572 sayılı

İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin

Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun, 13/03/2005 tarihli ve 5326 sayılı

Kabahatler Kanunu.

MADDE 4-Devletin suçu önlemede alacağı

tedbirlerin yanında, vatandaşların kendi can ve mal emniyetini sağlayacak terdbirlerin alınmasında işbirliği yapması, genel asayiş ve

huzurun sağlanmasında güvenlik hizmetlerine katkı sağlayacaktır.

MADDE 5- Zilyedin taşınır ve taşınmaz

mallarını koruma görevi öncelikle kendisine aittir. Bir tecavüz ve suç

oluşmasının engellenmesi için güvenlik kameraları en etkili ve caydırıcı

yöntemlerden birisidir.

MADDE 6-Güvenlik kuvvetlerinin, suç

soruşturmalarında sonuca gitmesinde etkili olan birinci ve en önemli unsur

vatandaşlardan elde ettiği bilgilerdir. Vatandaşların desteğinden yoksun bir

şekilde çalışan güvenlik kuvvetlerinin suçlular üzerinde etkili olması ve

kendini kabul ettirmesi çok zordur. Vatandaşların katılımının sağlanması suçla

mücadelenin her aşama ve alanında geçerli olan temel bir ilkedir.Yapılan araştırmalara göre suçlulann % 83’ü halkın verdigi

bilgiler doğrultusunda % 17 ‘sinin ise güvenlik kuvvetlerinin kendi çabasıyla

yakalandığı anlaşılmıştır. Vatandaşın huzuru için çalışan güvenlik

kuvvetlerinin suçlularla mücadelede vatandaşla işbirliğinin şart olduğu

gerçeğinden hareketle, suçluların, umuma açık işyerlerinde karıştıkları asayişe

müessir olayların, işyeri güvenlik kamerası kayıtlarının yardımıyla tesbiti, suçların önlenmesi ve suça razı olmamanın

göstergesidir.

MADDE 7-Suç ve suçlularla mücadelede etkili

yöntemlerden kameraların kurulması ve kullanılması ile ilgili uyulacak esaslar

aşağıda çıkarılmıştır. Güvenlik kamerası kurulacak işyeri sahipleri ya da

müstecirleri kararın kendilerine tebliğinden sonraki 2 (iki) ay içerisinde

belirtilen nitelikte güvenlik kamerası takmakla yükümlüdür.

a) İç ve dış mekanlarda bulunan kameraların

görüş alanı işyerinin tamamını kapsamalı ve 7 gün 24 saat kesintisiz kayıt yapabilmelidir.Kamera görüntü

kayıtları en az 15 (onbeş) gün süreyle saklanabilir

olmalıdır. Cihazda arşiv görüntülerine tarih ve saat girilerek kolayca

ulaşılabilmeli, gerekli olduğunda güvenlik kuvvetlerinin kullanımına

sunulmalıdır.

b) Güvenlik kameraları karanlık ortamlarda da

net kayıt yapabilme (Aydınlatma veya İnfrared

aydınlatma), yüz ve eşgal belirlemeye yardımcı olacak

şekilde yerleştirilmelidir.

c) Kameralar renkli ve ortamdaki ışık

miktarının yeterli olmadığı durumlarda siyah-beyaz kayıt yapabilme özelliğine

sahip olmalıdır.

MADDE 8- Yapılacak kontrollerde güvenlik

kameralarının belirtilen sürede kurulmaması, fonksiyonel halde olmaması veya

karar hükünılerine aykırı davranılması durumunda İl

İdaresi Kanununun 66. maddesi ve Kabahatler Kanununun 32. maddesi uygulanır.

MADDE 9- Bu karar yayımı tarihinde yürürlüğe

girer.

MADDE 10- Bu kararı Isparta Valisi

yürütür."

20. 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl

İdaresi Kanunu’nun 9. maddesi şöyledir:

“Vali, ilde Devletin ve Hükümetin temsilcisi ve ayrı ayrı her Bakanın

mümessili ve bunların idari ve siyasi yürütme vasıtasıdır.

Bu sıfatla :

…..

Ç) Kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükümet kararlarının verdiği yetkiyi

kullanmak ve bunların yüklediği ödevleri yerine getirmek için valiler genel

emirler çıkarabilir ve bunları ilan ederler.

D) Vali, dördüncü maddenin son fıkrasında belirtilen adli ve askeri

teşkilat dışında kalan bütün Devlet daire, müessese ve işletmelerini, özel

işyerlerini, özel idare, belediye köy idareleriyle bunlara bağlı tekmil

müesseseleri denetler, teftiş eder.

Bu denetleme ve teftişi Bakanlık veya genel müdürlük müfettişleriyle

veya bu dairelerin amir ve memurlariyle de

yaptırabilir. ”

21. 5442 sayılı Kanun’un 66. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“İl genel kurulu veya idare kurulları yahut en büyük mülkiye amirleri

tarafından kanunların verdiği yetkiye istinaden ittihaz ve usulen tebliğ veya

ilan olunan karar ve tedbirlerin tatbik ve icrasına muhalefet eden veya

müşkülat gösterenler veya riayet etmeyenler, mahallî mülkî amir tarafından Kabahatler

Kanununun 32 nci maddesi hükmü uyarınca

cezalandırılır... ”

22. 2559 sayılıKanunu’nun 6. maddesi

şöyledir:

“Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinden;

a) Faaliyetten geçici olarak men edildiği halde süresinden önce açılan,

b) Açık ve kapalı bulunacağı saatlere uymayan,

c) Bu Kanunun 12 nci maddesinde belirtilen

yasaklara uymadığı tespit edilen,

d) Mevzuat hükümlerine aykırı olarak işletilen,

İş yerlerinin işletmecilerine beşyüzmilyon

Türk Lirası ile birmilyar Türk Lirası arasında idarî

para cezası verilir.

Bu maddede öngörülen idarî para cezaları, belediye sınırları içinde

belediye encümeni, belediye sınırları dışında il daimi encümeni tarafından

verilir. Verilen idarî para cezalarına dair kararlar ilgililere 7201 sayılı

Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ

tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz

edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz.

İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret görülmeyen hallerde

evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. İdarî para cezaları

6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında

Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.

Bu maddede belirtilen aynı fiillerin bir yıl içinde tekrarı halinde, en

son uygulanan para cezası bir kat artırılarak uygulanır."

23. 2559 sayılı Kanun’un 7. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

“Kişilerin tek tek veya toplu olarak

eğlenmesi, dinlenmesi veya konaklaması için açılan otel, motel, pansiyon,

kamping ve benzeri konaklama yerleri; gazino, pavyon, meyhane, bar, birahane,

içkili lokanta, taverna ve benzeri içkili yerler; sinema, kahvehane ve

kıraathane; kumar ve kazanç kastı olmamak şartıyla adı ne olursa olsun bilgi ve

maharet artırıcı veya zekâ geliştirici nitelikteki elektronik oyun alet ve

makinelerinin, video ve televizyon oyunlarının içerisinde bulunduğu elektronik

oyun yerleri; internet kafeler ve benzeri yerler umuma açık istirahat ve

eğlence yeri sayılır.

...

Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin ruhsatı bağlı olduğu kolluk

kuvvetinin görüşü alındıktan sonra belediye ve mücavir alan sınırları içinde

belediyeler; bu alanların dışında il özel idareleri tarafından verilir. Kolluk

kuvveti görüşünü yedi gün içinde verir. Ruhsat talepleri bir ay içinde

sonuçlandırılır. İzin alınmadan açılan umuma açık istirahat ve eğlence yerleri

kapatılır.

Bu iş yerlerinin faaliyet göstereceği alanları belirlemeye veya mevcut

umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin bu amaç için ayrılan yerlerde

toplanmasına, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler; bu alanlar

dışında il özel idareleri yetkilidir.

Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin bulunacağı alanların tespiti

ve bu yerlerin ruhsatlandırılmasında uygulanacak usul ve esaslar İçişleri

Bakanlığı tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.

Bu iş yerleri için düzenlenen iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarının bir

örneği yetkili kolluk kuvvetine gönderilir. Bu iş yerleri genel güvenlik ve

asayiş yönünden genel kolluk tarafından denetlenir.

24. 14/6/1989 tarihli ve 3572 sayılı İş

Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin

Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrası şöyledir.

“3 üncü maddede belirtilen merciler, iznin

verilmesi için yapılacak beyan ve incelemelerde aşağıda öngörülen genel kriterlere göre düzenlenecek yönetmeliği esas alırlar.”

25. 3572 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:

“Ruhsat verilmesini takiben yapılacak kontrol

ve denetimlerde, 4 üncü maddede belirtilen yönetmelikte öngörülen kriterlere aykırı beyan ve durumun tespiti halinde; verilmiş

olan ruhsat, ilgili mevzuattaki hükümler çerçevesinde yetkili merci veya mülki

idare amirince iptal edilerek işyeri kapatılır ve ilgililer hakkında ayrıca

işlem yapılır.”

26. 10/8/2005 tarihli ve 25902 sayılı

Resmî Gazete'de yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma

Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik’in

“Tanımlar” kenar başlıklı 4. maddesinin (g) ve (n) bentleri

şöyledir:

“g) Umuma açık istirahat ve eğlence yeri:

Kişilerin tek tek veya toplu olarak eğlenmesi, dinlenmesi veya konaklaması için

açılan otel, motel, pansiyon, kamping ve benzeri konaklama yerleri; gazino,

pavyon, meyhane, bar, birahane, içkili lokanta, taverna ve benzeri içkili

yerler; sinema, kahvehane ve kıraathaneler; kumar ve kazanç kastı olmamak

şartıyla adı ne olursa olsun bilgi ve maharet artırıcı veya zeka

geliştirici nitelikteki elektronik oyun alet ve makinelerinin, video ve

televizyon oyunlarının içerisinde bulunduğu elektronik oyun yerleri; internet

salonları, lunaparklar, sirkler ve benzeri yerleri,

n) İşyeri açma ve çalışma ruhsatı: Yetkili idareler tarafından bu

Yönetmelik kapsamındaki işyerlerinin açılıp faaliyet göstermesi için verilen

izni”

27. Anılan Yönetmelik’in 6. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Yetkili idarelerden usulüne uygun olarak işyeri

açma ve çalışma ruhsatı alınmadan işyeri açılamaz ve çalıştırılamaz.

İşyerlerine bu Yönetmelikte belirtilen yetkili idareler dışında diğer kamu

kurum ve kuruluşları ile ilgili meslek kuruluşları tarafından özel mevzuatına

göre verilen izinler ile tescil ve benzeri işlemler bu Yönetmelik hükümlerine

göre ruhsat alma mükellefiyetini ortadan kaldırmaz. İşyeri açma ve çalışma

ruhsatı alınmadan açılan işyerleri yetkili idareler tarafından kapatılır.”

28. Anılan Yönetmelik’in “Umuma

Açık İstirahat ve Eğlence Yerlerinde Çalıştırılacak Kişiler” kenar

başlıklı 36. maddesinin altıncı fıkrası şöyledir:

“Müşteri ile beraber yiyip içerek müşterinin eğlenmesini sağlayan

konsomatrisler sadece pavyon ruhsatlı yerlerde çalışabilir.”

29. Anılan Yönetmelik’in

“Kolluk denetimi” kenar başlıklı 37. maddesi şöyledir:

“Kolluk, umuma açık istirahat ve eğlence

yerlerini genel güvenlik ve asayiş yönünden denetler. Denetimler sırasında

tespit edilen mevzuata aykırı hususlar, yetkili idarelere gereği yapılmak üzere

bildirilir.”

30. Anılan Yönetmelik’in “Geçici

süreyle faaliyetten men ve idarî para cezası” kenar başlıklı 39.

maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:

“36 ncı maddeye

aykırılığın veya 2559 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde

belirtilen hususların tespiti hâlinde, yetkili idare tarafından 2559 sayılı

Kanunun 6 ncı maddesinde belirtilen usûle göre idarî para cezası uygulanır.”

31. 1/6/2005 tarihli ve 25832 sayılı

Resmî Gazete'de yayımlanan Adli ve Önleme Aramaları

Yönetmeliği’nin 18. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri şöyledir:

"Aşağıda belirtilen denetimler şartları oluştuğunda

kolluk tarafından kendiliğinden yapılabilir:

a) Umuma açık

istirahat ve eğlence yeri sayılan, kişilerin tek tek veya toplu olarak

eğlenmesi, dinlenmesi veya konaklaması için açılan otel, motel, pansiyon,

kamping ve benzeri konaklama yerleri; gazino, pavyon, meyhane, bar, birahane,

içkili lokanta, taverna ve benzeri içkili yerler; sinema, kahvehane ve

kıraathane; kumar ve kazanç kastı olmamak şartıyla adı ne olursa olsun bilgi ve

maharet artırıcı veya zekâ geliştirici nitelikteki elektronik oyun alet ve

makinelerinin, video ve televizyon oyunlarının içerisinde bulunduğu elektronik

oyun yerleri; internet kafeler ve benzeri yerler ile sabit veya seyyar olarak

kullanılan kara, deniz, hava ve her çeşit taşıma araçlarındaki bu tür yerlerin

genel güvenlik ve asayiş yönünden denetimi,

...

c) Yürürlükte bulunan hükümlere aykırı olarak

işletilen yerler hakkındaki işlemler ile ... "

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

32. Mahkemenin 31/3/2016 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

33. Başvurucu;idarenin,

hakkında uygulanan idari para cezasına dayanak teşkil eden ve herhangi bir adli

yönü olmayan olayı, işyerinde bulunan güvenlik kameralarının kayıtlarını

incelemek suretiyle tespit ettiğini ve idari para cezasına esas teşkil eden

delili bu şekilde elde ettiğini, kamera kayıtlarına idari bir kararla el

konulduğunu ve içeriğinin izlendiğini, ilgililerin beyanlarına başvurulmaksızın

güvenlik kamerası kayıtlarında görüntülenen kadınların konsomatrislik yaptığı

sonucuna ulaşıldığını, nitekim başka bir davada İdare Mahkemesinin

konsomatrislik yaptığı iddia edilen kadının sanık olarak yargılandığı davada

sulh ceza mahkemesine verdiği beyanını dikkate alarak yürütmenin durdurulması

talebini kabul ettiğini, Isparta Valiliğinin 14/12/2011 tarihli ve 4 sayılı

kararı gereğince işyeri güvenlik kameralarının idare tarafından

incelenebileceği hâllerin sınırlı olduğunu, suçüstü hâli veya suça dair emareve delil olmaksızın keyfî olarak kamera kayıtlarının

incelenemeyeceğini ve delil olarak kullanılamayacağını belirtmiştir. Başvurucu;

bu nedenlerle özel hayatın gizliliği hakkının, bu kayıtlar esas alınarak idari

para cezası verilmesi ve bu cezaya karşı açtığı davanın reddi nedeniyle de adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

34. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun

Isparta Valiliğinin 14/12/2011 tarihli ve 4 sayılı

kararı gereğince işyeri güvenlik kameralarının idare tarafından incelenebileceği

hâllerin sınırlı olduğu, suçüstü hâli veya suça dair emareve

delil olmaksızın keyfî olarak kamera kayıtlarının incelenemeyeceği ve delil

olarak kullanılamayacağı şeklindeki iddiası, yargılamada hukuka aykırı deliller

kullanıldığı ve haksız yere idari para cezasına hükmedildiği hususu ile

ilgilidir. Başvurucu, özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmekle birlikte söz konusu hak ile ilgili açıklamalarını, umuma açık

istirahat ve eğlence yeri olan iş yerine ait kamera kayıtlarının delil olarak

kullanılması bağlamında dile getirmiştir. Olayda görüntüleri kaydedilen

kişilerin başvurusu bulunmadığı gibi başvurucunun iş yerinde arama ve elkoyma işlemleri yapılmadığı, İl Emniyet Müdürlüğü

tarafından yapılan yazılı talep üzerine başvurucu tarafından gönderilen kamera

kayıtlarının incelendiği görülmüştür. Söz konusu kayıtların, sadece iş yerinin

ruhsatını almadığı bir faaliyeti gerçekleştirip gerçekleştirmediğini tespit

amacıyla ve bu kapsamdaki bir idari soruşturma çerçevesinde kullanıldığı anlaşılmıştır.

Dolayısıyla olayda, umuma açık istirahat ve eğlence yeri olan iş yeri

bakımından başvurucunun "mahremiyet

meşru beklentisine" sahip olduğunu gösteren koşullar da

gerçekleşmemiştir. Bu nedenle başvurucunun tüm iddiaları, Anayasa'nın 36.

maddesinde yer alan adil yargılanma hakkı kapsamında incelenmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

35. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6.

maddesindeki "herkes

... cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek

olan ... bir mahkeme tarafından davasının

... görülmesini istemek hakkına sahiptir" ifadesi

ışığında değerlendirildiğinde kabahat eylemleri nedeniyle uygulanan idari

yaptırımlara ilişkin uyuşmazlıkların da adil yargılanma hakkının koruma alanı

içerisinde yer aldığı anlaşılmaktadır (Düzgit Yalova Gemi İnşa Sanayi A.Ş., B. No: 2013/8756, 15/4/2015, § 30; Remzi Durmaz, B. No: 2013/1718, 2/10/2013,

§ 26; benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Hüseyin

Turan/Türkiye, B. No: 11529/02, 04/03/2008, §§ 17-21).

36. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi

gereken hususlarda inceleme yapılamaz”

37. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları

ve incelenmesi” kenar başlıklı 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Mahkeme, …açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

38. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında

açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine karar

verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında

ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular kapsamında değerlendirilen kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

39. Anılan kurallar uyarınca ilke olarak derece mahkemeleri

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece

mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup

olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun istisnası, derece

mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel

başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede

kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular, bariz takdir hatası veya açık keyfîlik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesince esas yönünden

incelenemez (Onur Gür, B. No:

2012/828, 21/11/2013, § 21).

40. Adil yargılanma hakkı bireylere dava sonucunda verilen

kararın değil, yargılama sürecinin ve usulünün adil olup olmadığını denetletme

imkânı verir. Bu nedenle bireysel başvuruda adil yargılanmaya ilişkin

şikâyetlerin incelenebilmesi için başvurucunun yargılama sürecinde haklarına

saygı gösterilmediği, bu çerçevede yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu

deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığı veya bunlara etkili bir şekilde

itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi delillerini ve iddialarını sunamadığı ya

da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi

tarafından dinlenmediği veya kararın gerekçesiz olduğu gibi mahkeme kararının

oluşumuna sebep olan unsurlardan değerlendirmeye alınmamış eksiklik, ihmal ya

da açık keyfîliğe ilişkin bir bilgi ya da belge

sunmuş olması gerekir (Naci Karakoç,

B. No: 2013/2767, 2/10/2013, § 22).

41. Belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme ve

gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisi

esasen derece mahkemelerine aittir. Mevcut yargılamada sunulan delilin geçerli

olup olmadığını ve delil sunma ve inceleme yöntemlerinin yasaya uygun olup

olmadığını denetlemek Anayasa Mahkemesinin görevi kapsamında değildir.

Mahkemenin görevi, başvuru konusu yargılamanın bütünlüğü içinde adil olup

olmadığının değerlendirilmesidir (Muhittin

Kaya ve diğerleri, B. No: 2013/1213, 4/12/2013,

§ 27).

42. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), bariz bir şekilde

keyfî olmadıkça belirli bir kanıt türünün kabul edilebilir olup olmadığına veya

aslında başvurucunun suçlu olup olmadığına karar vermenin kendi görevi

olmadığını kararlarında ifade etmektedir. AİHM, kanıtların elde edilme yöntemi

de dâhil olmak üzere yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığını ve Sözleşme'deki bir hakkın ihlali söz konusu ise tespit

edilen ihlalin niteliğini inceleme konusu yapmaktadır (Jalloh/Almanya [BD], B. No: 54810/00, 11/07/2006,

§ 95; Desde/Türkiye, B. No: 23909/03, 1/2/2011, §

125; Khodorkovskiy ve Lebedev/Rusya,

B. No: 11082/06, 13772/05, 25/7/2013, § 699) AİHM’e

göre delillerle ilgili esas olarak başvurucuya, delillerin gerçekliğine itiraz

etme ve kullanılmalarına karşı çıkma fırsatı verilip verilmediği incelenmelidir

(Bykov/Rusya [BD], B. No: 4378/02, 10/3/2009, §

90; Khodorkovskiy ve Lebedev/Rusya,

§ 700).

43. Sözleşme'nin 6. maddesi kapsamında açıkça belirtilmemiş

olmasına karşın susma hakkı ve kendi aleyhine tanıklık etmeme hakkı da adil

yargılanma hakkının unsurlarındandır. Susma hakkı ve kendi aleyhine tanıklık

etmeme hakkı, öncelikle bir kişinin sorulara cevap vermeyi reddettiği için

mahkûm edilemeyeceği anlamını taşır. Kendi aleyhine tanıklık etmeme hakkı aynı

zamanda baskı altında verilen ifadenin kullanılmasına engeldir. AİHM

kararlarında, her ne kadar Sözleşme’nin 6. maddesinde özellikle belirtilmemiş

olsa da sessiz kalma ve –bunun bir parçası olan- kendi aleyhine tanıklık etmeme

hakkının adil yargılanma kavramının esasını oluşturan ve genel olarak kabul

edilen uluslararası kuralların özünde bulunan bir hak olduğu belirtilmiştir. Bu

hakkın gerekçeleri arasında, sanığın yetkililerce uygunsuz bir şekilde

zorlamaya maruz kalmaya karşı korunması yoluyla adaletin tecellisindeki hatalı

uygulamaları önlemek ve 6. maddenin hedeflerini yerine getirmek bulunmaktadır.

Kişinin kendi aleyhine tanıklık etmeme hakkı, özellikle bir ceza davasında

savcılık makamının sanığın iradesi dışında tehdit veya tazyik yöntemleriyle

elde edilmiş delillere başvurmadan sanığa karşı iddiasını kanıtlamaya

çalışmasını öngörür. Bu bağlamda söz konusu hak, masumiyet karinesiyle yakından

bağlantılıdır. (John Murray/Birleşik

Krallık, B. No: 18731/91, 8/2/1996, § 45; Funke/Fransa, B. No: 10828/84, 25/2/1993, § 44;

Saunders/Birleşik Krallık, B. No: 19187/91,

17/12/1996, § 68, 69; Kolu/Türkiye, B.

No: 35811/97, 2/8/2005, § 51).

44. Başvurucu, Isparta Valiliğinin 14/12/2011

tarihli ve 4 sayılı kararı gereğince işyeri güvenlik kameralarının idare

tarafından incelenebileceği hâllerin sınırlı olduğunu, suçüstü hâli veya suça

dair emareve delil olmaksızın keyfî olarak kamera

kayıtlarının incelenemeyeceğini ve delil olarak kullanılamayacağını iddia

etmiştir.

45. Isparta İdare Mahkemesinin 22/3/2013

tarihli kararında başvurucunun bu iddiasının; genel güvenlik ve asayiş yönünden

kamera kayıtlarının incelenebileceği, bu yönde yasal bir engel bulunmadığı

gerekçesiyle karşılandığı görülmektedir.

46. 2559 sayılı Kanun’un 7. maddesinin birinci fıkrasında umuma

açık istirahat ve eğlence yerleri tanımlanmıştır. Isparta Valiliğinin 19/1/2016 tarihli cevabına göre başvurucunun işlettiği "Genç Efe" isimli restoranın

umuma açık içkili istirahat ve eğlence yerlerinden olduğu, bu yerlere ilişkin

mevzuatın uygulanarak işlem tesis edildiği anlaşılmıştır.

47. 2559 sayılı Kanun’un 7. maddesinin yedinci fıkrasında umuma

açık istirahat ve eğlence yerlerinin

genel

güvenlik ve asayiş yönünden genel kolluk tarafından denetleneceği

belirlenmiştir. Anılan Kanun dayanak alınarak hazırlanan Adli ve Önleme

Aramaları Yönetmeliği'nin 18. maddesinde herhangi bir hakim

kararı aranmaksızınkolluk tarafından kendiliğinden

denetim yapılacak haller düzenlenmiş, umuma açık istirahat ve eğlence

yerlerinin genel güvenlik ve asayiş yönünden denetimi ve yürürlükte bulunan

hükümlere aykırı olarak işletilen yerler hakkındaki işlemler bu kapsamda

belirtilmiştir. Ayrıca, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin

Yönetmelik’in 36. maddesinin

altıncı fıkrasında müşteri ile beraber yiyip içerek müşterinin eğlenmesini

sağlayan konsomatrislerin sadece pavyon ruhsatlı yerlerde çalışabileceği

düzenlenmiş; pavyon ruhsatı bulunmayan başvurucuya ait restoranda konsomatris

çalıştırıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

48. Buna göre belirtilen Kanun hükümleri ile umuma açık

istirahat ve eğlence yerlerinin sadece suç işlenmesiyle sınırlı olarak değil,

genel güvenlik ve asayiş ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak

işletilmeleri yönünden genel kolluk tarafından herhangi bir hâkim kararına

gerek bulunmaksızın denetlenebileceği konusunda yetki verilmiş olduğu

anlaşılmıştır. Söz konusu düzenlemelerin yeterli açıklıkta hükümler içerdiği ve

Resmî Gazete'de yayımlanmakla yeterli derecede

ulaşılabilir ve öngörülebilir olduğu kanaatine varılmıştır.

49. Bunun yanı sıra 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 9.

maddesinin (ç) bendinde; kanun, tüzük, yönetmelik ve hükümet kararlarının

verdiği yetkiyi kullanmak ve bunların yüklediği ödevleri yerine getirmek için

valilerin genel emirler çıkarabileceği ve bunların ilan edileceği

düzenlenmiştir. Anılan Kanun hükmüyle verilen yetkiye dayanılarak Isparta

Valiliğince umuma açık istirahat ve eğlence yerlerine güvenlik kamera

sistemleri kurulmasına dair 14/12/2011 tarihli ve

2011/4 sayılı karar alınmış, söz konusu karar yerel basın organları ile ilgili

kamu kurum ve kuruluşları aracılığıyla İl genelinde duyurulmuştur. Anılan

kararda umuma açık istirahat ve eğlence yerlerine Isparta İl sınırları

içerisinde huzur ve güvenliği ile kamu esenliğinin sağlanması, suç işlemesinin

önlenmesi, işlenen suçların aydınlatılması amacıyla güvenlik kamerası

kurulmasının öngörüldüğü, kamera kayıtlarının en az on beş gün süreyle

saklanabilir olması ve gereklihâllerde güvenlik

kuvvetlerinin kullanımına sunulması gerektiği belirtilmiştir.

50. Bu durumda Valiliğin söz konusu kararının 5442 sayılı İl

İdaresi Kanunu’nun 9. maddesinin (ç) bendi uyarınca verilen yetki çerçevesinde

çıkarılmış, il içinde uygun vasıtalarla ilan edilmiş olması dikkate alınarak

başvurucu açısından yeterli derecede ulaşılabilir ve öngörülebilir olduğu

kanaatine varılmıştır. Bunun yanı sıra Valiliğin söz konusu işlemine karşı

idari yargıda iptal davası açılması mümkün olmasına rağmen başvurucunun bu yola

başvurmadığı, umuma açık istirahat ve eğlence yerlerine güvenlik kamera sistemleri

kurulmasına dair karardan ziyade görüntülerin elde ediliş usulüne dair

şikâyette bulunduğu anlaşılmaktadır.

51. Umuma açık istirahat ve eğlence yeri niteliğinde olan

başvurucuya ait iş yerinde bulunan güvenlik kamerası kayıtlarının idare

tarafından denetlenebileceği hususu başvurucu tarafından da

öngörülebilmektedir. Nitekim restoranda bulunan kamera kayıtları, İl Emniyet

Müdürlüğü tarafından yazılı olarak talep edilmiş, başvurucu söz konusu kayıtlarıgöndermiştir. Olayda, başvurucunun kayıtları göndermesine

ilişkin olarak kamu makamlarınca zorlanarak cezalandırıldığı veya idari

yaptırıma uğradığına dair bir iddia ve tespit bulunmamaktadır (Benzer yöndeki

AİHM kararı için bkz. Funke/Birleşik Krallık, § 41-44). Ayrıca, söz

konusu kayıtların kamu makamlarınca Isparta Valiliğinin 14/12/2011

tarihli ve 2011/4 sayılı kararında belirtilen amaçlara aykırı olarak

kullanıldığına dair bir tespit de bulunmamaktadır. Buna göre söz konusu kamera

kayıtlarının usule aykırı olarak elde edildiği ve hukuka aykırı delil niteliğinde

olduğu söylenemez.

52. Başvurucu; ilgililerin beyanlarına başvurulmaksızın güvenlik

kamerası kayıtlarında görüntülenen kadınların konsomatrislik yaptığı sonucuna

ulaşıldığını, nitekim başka bir davada İdare Mahkemesinin konsomatrislik

yaptığı iddia edilen kadının sanık olarak yargılandığı davada sulh ceza

mahkemesine verdiği beyanını dikkate alarak yürütmenin durdurulması talebini

kabul ettiğini ileri sürmüştür.

53. Yapılan yargılama sırasında tanık dinletme hakkı da dâhil

olmak üzere delillerin ibrazı ve değerlendirilmesi adil yargılanma hakkının

unsurlarından biri olarak kabul edilen silahların eşitliği ilkesi kapsamında

kabul edilmektedir (Güher Ergun ve

diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 38).

Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usule ilişkin haklar

bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göre

daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde

mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına gelir (Yaşasın Aslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013, § 32).

54. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı

İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yazılı yargılama usulü benimsendiğinden ve

yazılı yargılama usulünde duruşma istisnaî olduğundanidari

yargılama makamının gerekli bilgi ve belgeleri somut olayın özelliğine göre

resen araştırıp bulması kurala bağlanmıştır. İdari yargılamada geçerli olan

yazılı yargılama usulünün doğal sonucu olarak inceleme evrak üzerinde

yapılmakta iptal davalarında taraflardan birinin isteği üzerine veya mahkeme

tarafından resen duruşma icra edilebilmekle birlikte burada da ancak tarafların

dilekçe ve savunmalarında ileri sürdükleri sebep ve delillertartışılabilmektedir.

2577 sayılı Kanun'un 18. maddesinde davacı ve davalı taraf dışında ayrıca tanık

dinlenmesine ilişkin düzenlemeye yer verilmediği, bu kanunda düzenlenmeyen ve

sayma yolu ile belirtilen konularda 12/1/2011 tarihli

ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması öngörülmüş

ise de sayılan hususlar arasında tanık dinlemeye yer verilmediği, bu

düzenlemelerin bir neticesi olarak idari yargıdaki yerleşik uygulamada tanık

dinleme yoluna gidilmediği anlaşılmıştır. 2559 sayılı Kanun'un 6. maddesinde

somut olaya konu idari para cezasına

karşı

tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine

itiraz edilebileceği; itirazın, zaruret görülmeyen hâllerde evrak üzerinde

inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılacağı düzenlenmiştir.

55. Delilleri değerlendirme ve

gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme

yetkisinin esasen derece mahkemelerine ait olduğu; derece mahkemelerinin, dava

konusuna, elde edilen dellilerin ağırlığına ve iddia ilesavunmalara göre maddi gerçeği açığa çıkarma amacı

gütmeyen tanık beyanı, keşif icrası ve bilirkişi incelemesi gibi delilleri

toplamama veya incelememe konusunda takdir yetkisine sahip olduğu, nihayet

başvurucunun idari yargılama sırasında tanık dinlenmesi talebinde de

bulunmadığı dikkate alındığında tanık dinlenilmesine ilişkin ileri sürülen

hususun çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkeleri yönünden adil

yargılanma hakkını ihlal ettiği söylenemez.

56. Öte yandan 2559 sayılı Kanun'un 6. maddesinde idari para

cezasına itiraz üzerine verilen İdare Mahkemesi kararının kesin olduğu

düzenlenmiştir.

57. Anayasa'nın 142. maddesinde

"mahkemelerin kuruluşunun, görev ve yetkilerinin, işleyişinin ve yargılama

usullerinin" kanunla düzenlenmesi öngörülmüştür. Buna göre usul

kanunlarının Anayasa'ya uygun olmak koşuluyla düzenlenmesi kanun koyucunun

takdirine bırakılmıştır. Anayasa'da tüm mahkeme kararlarının temyiz

edilebilmesi hakkını içeren bir kurala yer verilmemiştir. Ayrıca, Sözleşme'nin

Türkiye tarafından imzalanan ancak henüz onaylanmayan Ek 7 No.lu protokolünün "Cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkı"nı

düzenleyen 2. maddesinde "az önemli

suçlar" yönünden bu hakka istisna getirilebileceği

düzenlenmektedir.

58. Somut olayda "az

önemli davalar" kriteri altında "kabahat" niteliğinde bulunan

idari para cezasına karşı itirazı inceleyen İdare Mahkemesinin kararının kesin

olması, dolayısıylakarara karşı temyiz yolu öngörülmemesininadalet duygusunu rencide edecek veya hukuk

devleti kavramıyla bağdaşmayacak sonuçlara yol açacak boyutta bulunmaması

nedeniyle anayasal hakları ihlal etmediği açıktır. (AYM, E.2006/65, K.2009/114,23/7/2009; Tufan

Şahin, B. No: 2012/799, 26/3/2013, § 20, 21).

59. Bunun yanı sıra İdare Mahkemesinin gerekçeli kararı

incelendiğinde tarafların iddia, savunma ve dosyaya sundukları deliller

değerlendirilmek suretiyle ilgili hukuk kuralları yorumlanarak bir sonuca

ulaşıldığı, Mahkemenin başvurucunun haberdar olduğu bilgi ve belgelere göre

karar verdiği anlaşılmıştır.

60. Başvurucu; yargılama sürecinde karşı

tarafın sunduğu deliller ve görüşler hakkında bilgi sahibi olamadığına, kendi

delillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı tarafça sunulan

delillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığına ya

da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının Derece Mahkemeleri

tarafından dinlenmediğine ilişkin bir bilgi ya da kanıt sunmadığı gibi

Mahkemelerin kararlarında bariz takdir hatası veya açık keyfîlik

oluşturan herhangi bir durum da tespit edilememiştir. Ek olarak başvurucunun ayrı ve açık

bir yanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair bir iddiasının cevapsız

bırakılması söz konusu değildir.

61. Açıklanan nedenlerle başvurucu

tarafından yargılamanın sonucu yönünden ileri sürülen ihlal iddialarının kanun

yolu şikâyeti niteliğinde olması; tanık dinlenmemesine ilişkin iddialar

yönünden, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkeleri kapsamında açık

ve görünür bir ihlal bulunmaması; hukuka aykırı delillerin kullanıldığı iddiası

yönünden ise bir ihlalin olmadığı açık olduğundan başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

31/3/2016tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Hicabi DURSUN Erdal TERCAN Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ Raportör : Şermin BİRTANE Basvurucu : Ali ÖZ Vekili : Av. Ülkem BAŞ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/2624, 31 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun
  12. B. No: 11082/06, 13772/05, 25/7/2013, § 699) AİHM’e
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/2624
Tarih
31 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Esma Fatıma Kızılsu ve Rukiyye Erva Kızılsu Başvurusu (B. No: 2013/7246)
  • Tahir Gökatalay Başvurusu (B. No: 2013/3472)
  • Akif Ünsal Başvurusu (B. No: 2013/9355)
  • Mehmet Reşit Arslan Başvurusu (B. No: 2013/1770)
  • Hasan Doğu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/3724)
  • Hayrettin Bülent Tarakçıoğlu Başvurusu (B. No: 2013/4559)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.