İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ayfer Ekin ve Metin Fındık Başvurusu (B. No: 2014/16296)

1. Başvuru; tutukluluğun makul süreyi ve kanunda öngörülen azami

Başvuru No2014/16296Tarih7 Şubat 2018Okuma10 dk · 2.006 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ayfer Ekin Ve Metin Fındık Başvurusu

Karar tarihi
7 Şubat 2018
Başvuru Numarası
2014/16296
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.006 kelime·10 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; tutukluluğun makul süreyi ve kanunda öngörülen azami

süreyi aşması ile tahliye talebi hakkında inceleme yapılmaması nedenleriyle

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, makul sürede yargılama yapılmaması

nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 29/9/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu Ayfer Ekin 25/5/2009 tarihinde gözaltına alınmış,

27/5/2009 tarihinde ise tutuklanmıştır. Diğer başvurucu Metin Fındık ise

17/6/2009 tarihinde gözaltına alınmış ve 18/6/2009 tarihinde tutuklanmıştır.

9. Başvurucular hakkında açılan kamu davası sonucunda Diyarbakır

6. Ağır Ceza Mahkemesi 2/1/2013 tarihli kararıyla başvurucuların terör örgütüne

üye olma suçundan mahkûmiyetlerine ve tutukluluk hâllerinin devamına karar

vermiştir.

10. Anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesi

4/7/2014 tarihli ilamıyla ilk derece mahkemesi kararını başvurucular yönünden

bozmuştur.

11. Bozma kararı sonrası başvurucular 8/8/2014 tarihli

dilekçeleriyle tutuklu kaldıkları süre gözönüne

alınarak tahliyelerine karar verilmesi talebinde bulunmuşlardır.

12. Başvurucuların bu talebi hakkında Diyarbakır 6. Ağır Ceza

Mahkemesi, 8/8/2014 tarihli ve E.2014/272 sayılı ara kararı ile "...6526 Sayılı Yasa'nın 06/03/2014 tarihinde

resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 6526 Sayılı Yasa'nın 1.maddesi

ile 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'na geçici 14.maddenin eklendiği, geçici

14.maddenin 1.fıkrasına göre6352 Sayılı Kanunun geçici 2.maddesi uyarınca

görevlerine devam eden ağır ceza mahkemeleri ile bu kanun ile yürürlükten

kaldırılan Terörle Mücadele Kanunu'nun 10.maddesi uyarınca görevlendirilen ağır

ceza mahkemelerinin kaldırıldığı, bu yasal düzenleme karşısında; 6526 Sayılı

Yasa'nın 1.maddesi ile değişik 3713 Sayılı Yasa'nın geçici 14.maddesi ve 6526

Sayılı Yasa'nın 2.maddesi ile değişik 5235 Sayılı Yasa'nın 12.maddesi gereğince

mahkememizin iş bu dosyasının bulunduğu aşamadan itibaren kovuşturmaya devam

edilmek üzere yetkili ve görevli olan mahkemesine gönderilmesinde yasal

zorunluluk bulunduğu ve mahkememizce işin esasına girilerek tutukluluk konusunda

değerlendirme yapılamayacağı, istem konusunun esas mahkemesince karara

bağlanması gerektiği..." gerekçesiyle karar verilmesine yer

olmadığına karar vermiştir.

13. Anılan karara başvurucuların yaptığı itiraz, Diyarbakır 7.

Ağır Ceza Mahkemesinin 14/8/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Bu karar

29/8/2014 tarihinde başvurucular vekiline tebliğ edilmiştir.

14. Başvurucular 29/9/2014 tarihinde bireysel başvuru

yapmışlardır.

15. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/8/2014 tarihli

görevsizlik kararı üzerine dava, Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/598

sayılı esasına kaydedilmiştir.

16. Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesi 20/8/2014 tarihinde

başvurucuların tahliyesine karar vermiş olup dava dosyası ilk derece

mahkemesinde derdesttir.

IV. İLGİLİ HUKUK

17. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Şüpheli veya sanığın salıverilme

istemleri" kenar başlıklı 104. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

"(1) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin

her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.

(2) Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin

devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına

itiraz edilebilir."

18. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat

istemi" kenar başlıklı 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

ilgili bölümü şöyledir:

"Suç soruşturması veya kovuşturması

sırasında;

...

d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde

makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında

hüküm verilmeyen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü

zararlarını, Devletten isteyebilirler."

19. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat

isteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

"(1) Karar veya hükümlerin

kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya

hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde

bulunulabilir."

20. 5271 sayılı Kanun'un

"İtiraz usulü ve inceleme mercileri" kenar başlıklı 268.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme,

itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün

içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.”

21. 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun’un 1. maddesinin

ilgili bölümü şöyledir:

"... Üçüncü ve dördüncü fıkralar uyarınca

yapılacak devir işlemleri, bu Kanunla kaldırılan ağır ceza mahkemelerinde

görevlendirilen hâkimler ile Cumhuriyet savcıları tarafından bu Kanunun

yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılır.

Dosyaların devir işlemleri sonuçlandırılıncaya kadar, gecikmesinde sakınca

bulunan hâllerde, devredilen dosyalarla ilgili koruma tedbirleri hakkında karar

vermeye bu mahkemelerin bulunduğu yer hâkim ve mahkemeleri yetkilidir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 7/2/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Tutukluluğun Makul Süreyi ve Kanunda

Öngörülen Azami Süreyi Aştığına İlişkin İddia

a. Başvurucuların

İddiaları

23. Başvurucular; 5271 sayılı Kanun'un 102. maddesinin (2)

numaralı fıkrasında ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren işlerle ilgili

olarak öngörülen azami beş yıllık tutukluluk süresini doldurmalarına rağmen

tahliye edilmediklerini, soyut ve klişe gerekçelerle tutukluluk hâllerinin

devamına karar verildiğini, tutuklama yerine adli kontrol tedbirinin

uygulanmadığını, tutuklu kaldıkları sürenin makul süreyi aştığını ileri

sürmüşler ve tazminat talebinde bulunmuşlardır.

b. Değerlendirme

24. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş

olması şarttır."

25. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

26. Yukarıda belirtilen Anayasa ve Kanun hükümleri gereğince

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece

mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir

kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun

yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,

26/3/2013, § 17).

27. Anayasa Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azami

süreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurular

bakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla başvurucu tahliye

edilmiş ise asıl dava sonuçlanmamış da olsa -ilgili Yargıtay içtihatlarına atıf

yaparak- 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma

imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Erkam Abdurrahman Ak, B. No: 2014/8515,

28/9/2016, §§ 48-62; İrfan Gerçek,

B. No: 2014/6500, 29/9/2016,§§ 33-45).

28. Somut olayda bireysel başvuruda bulunduktan sonra 20/8/2014

tarihinde tahliyesine karar verilen başvurucuların tutukluluğun makul süreyi ve

kanunda öngörülen azami süreyi aştığına ilişkin iddiaları, 5271 sayılı Kanun'un

141. maddesi kapsamında açılacak davada da incelenebilir. Bu madde kapsamında

açılacak dava sonucuna göre başvurucuların tutukluluğunun makul süreyi

aştığının tespiti hâlinde görevli mahkemece başvurucular lehine tazminata da

hükmedilebilecektir. Buna göre 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilen

dava yolu başvurucuların durumuna uygun telafi kabiliyetini haiz etkili bir

hukuk yoludur ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun

incelenmesi bireysel başvurunun "ikincil niteliği" ile

bağdaşmamaktadır.

29. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların tutukluluğun makul

süreyi ve kanunda öngörülen azami süreyi aştığına ilişkin iddialarıyla ilgili

olarak yargısal başvuru yolları tüketilmeden bireysel başvuru yapıldığı

anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru

yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

2. Tahliye Talebinin İncelenmemesine İlişkin

İddia

a. Başvurucuların

iddiaları

30. Başvurucular; Yargıtayın bozma

kararından sonra yaptıkları tahliye başvurusu hakkında yerel mahkemece hukuka

aykırı olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, tahliye

taleplerinin incelenmediğini ileri sürmüşlerdir.

b. Değerlendirme

31. Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir:

"Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti

kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu

kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla

yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir."

32. Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrasında, hürriyeti

kısıtlanan kişinin durumu hakkında karar verilmesini talep etmesi hâlinde bu

talebin karara bağlanması için belirli bir süre öngörülmemişse de “kısa sürede”

karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Aynı şekilde Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi'nin 5. maddesinin (4) numaralı fıkrası, bir karar alınması için

mutlak azami bir süre sınırı getirmemiştir. Kararın gereken süratle alınıp alınmadığı,

her davanın kendi özel koşullarına göre değerlendirilir (Ulaş Kaya

ve Adnan Ataman, B. No: 2013/4128, 18/11/2015, § 71).

33. Ceza muhakemesi hukukumuzda itiraz usulünün düzenlendiği

5271 sayılı Kanun'un 268. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, kararına itiraz

edilen hâkim veya mahkemenin itiraz incelemesini en çok üç gün içinde yapması,

itirazı yerinde görmezse yetkili merciye göndermesi

gerektiği belirtilmişse de itiraz merciinin incelemesini ne kadar süre içinde

tamamlaması gerektiğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Anayasa'nın

yukarıda değinilen 19. maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “kısa sürede” ibaresi, hürriyeti

kısıtlanan kişinin bu kısıtlamanın hukukiliğine karşı yaptığı itirazın mümkün

olan en kısa sürede karara bağlanmasını zorunlu kılmaktadır (Ulaş Kaya

ve Adnan Ataman , § 73).

34. Somut olayda Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi 8/8/2014

tarihli kararıyla başvurucuların tahliye talepleri hakkında dosyanın yetkili ve

görevli olan mahkemesine gönderilmesi gerektiği, Mahkemece işin esasına

girilerek tutukluluk konusunda değerlendirme yapılamayacağı, tahliye talebinin

esas mahkemesince karara bağlanması gerektiği gerekçeleriyle karar verilmesine

yer olmadığı kararı vermiştir. Bu karardan sonra dava dosyası 11/8/2014

tarihinde Şırnak Ağır Ceza Mahkemesine devredilmiş, Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi

20/8/2014 tarihinde başvurucuların tutukluluk durumunu incelemiş ve

tahliyelerine karar vermiştir. Yetki belirsizliği nedeniyle tutukluluk durumu

hakkında on iki gün gibi makul bir süre sonra karar verilmiştir. Bu sürenin

Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan güvencelere aykırılık

oluşturmadığı sonucuna varılmıştır.

35. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.

B. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların İddiaları

36. Başvurucular, makul sürede yargılama yapılmadığını ileri

sürmüş ve tazminat talebinde bulunmuşlardır.

2. Değerlendirme

a. Kabul Edilebilirlik Yönünden

37. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

38. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken sürenin

başlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar

tarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltı

gibi birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak

suç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam eden davalar

yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (B.E., B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34).

39. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığı

değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların

ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın

süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate

alınır (B.E., § 29).

40. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olaydaki yaklaşık 9 yıllık yargılama

süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

41. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

42. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…”

43. Başvurucular, 50.000 TL manevi tazminat talebinde

bulunmuşlardır.

44. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

45. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında -yargılamadaki taraf sayısı dikkate alınarak- başvurucuların her

birine ayrı ayrı net 8.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

46. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin

başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında tutukluluğun

makul süreyive kanunda öngörülen azami süreyi

aştığına ilişkin iddianın başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında tahliye

talebinin incelenmediğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Adil yargılanma hakkı kapsamında makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuların her birine ayrı ayrı net 8.000 TL manevi

tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.186,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Şırnak Ağır Ceza Mahkemesine

(E.2014/598) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

7/2/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Recai AKYEL

Raportör Yrd.

:

Yusuf Enes

KAYA

Başvurucular

:

1. Ayfer

EKİN

2. Metin

FINDIK

Vekili

:

Av. Mesut

BEŞTAŞ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/16296, 7 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Kişi Hürriyeti ve
  9. B. Adil Yargılanma
  10. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  11. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  12. F. Kararın bir örneğinin Şırnak Ağır Ceza Mahkemesine
  13. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  14. Yıldırım
  15. Kömürcü
  16. Akıncı
  17. Kaya
  18. Ekin
  19. Fındık
  20. Beştaş
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/16296
Tarih
7 Şubat 2018

İlgili Kararlar

  • Nedim Karaman ve Selçuk Karaman Başvurusu (B. No: 2015/19997)
  • Orçun Keskin Başvurusu (B. No: 2014/11901)
  • Aytekin Yılmaz Başvurusu (B. No: 2014/8420)
  • Birgül İçin ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/200)
  • Mehmet Çapraz Başvurusu (B. No: 2014/10736)
  • Mehmet Kandemir Başvurusu (B. No: 2016/1050)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.