İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ayişe Kaya ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/4210)

1. Başvuru, meslek hastalığına bağlı ölüm sebebiyle açılan

Başvuru No2013/4210Tarih16 Aralık 2015Okuma10 dk · 2.069 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ayişe Kaya Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
16 Aralık 2015
Başvuru Numarası
2013/4210
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.069 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, meslek hastalığına bağlı ölüm sebebiyle açılan

tazminat davasında Mahkemece hükme esas alınan ve Adli Tıp Kurumu tarafından

düzenlenmiş raporu hazırlayan heyette uyuşmazlık konusunda uzman kişiler

bulunmadığı hâlde bu rapora dayalı olarak davanın reddedilmesi nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/6/2013 tarihinde Zonguldak 2. İş Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 31/7/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 24/10/2014 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Adalet Bakanlığına (Bakanlık) başvuru konusu olay ve olgular

bildirilmiş, başvuru belgelerinin bir örneği görüş için gönderilmiştir.

Bakanlığın 25/11/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki

kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş

sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası

içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucuların murisi, Türkiye Taş Kömürü Kurumuna ait

madenlerde işçi olarak çalıştıktan sonra 19/6/2001 tarihinde vefat etmiştir.

8. Başvurucular, murislerinin meslek hastalığına bağlı olarak

gelişen kalp hastalığı sonucu vefat ettiği iddiasıyla işveren aleyhine maddi ve

manevi tazminat davaları açmışlardır. Bu davalar, bağlantı nedeniyle Zonguldak

2. İş Mahkemesinin (Mahkeme) E.2010/537 sayılı dosyasında birleştirilerek

görülmüştür.

9. Mahkeme 29/12/2011 tarihli ve E.2010/537, K.2011/900 sayılı

kararında dosyada yer alan ve birbirini teyit eden raporlara göre ölümün meslek

hastalığı sonucu meydana gelmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine

karar vermiştir.

10. Başvurucuların temyizi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin

19/4/2012 tarihli ve E.2012/4119, K.2012/6547 sayılı ilamında Adli Tıp

Kurumundan rapor alınması gerekirken eksik inceleme sonucu karar verildiği

gerekçesiyle anılan karar bozulmuştur. Bozma kararının gerekçesi şöyledir:

“Mahkemece, Yüksek Sağlık Kurulu raporuna

davacı yanca itiraz edildiğine göre, Adli Tıp Kurumu, giderek Adli Tıp Kurumu

Genel Kurulu Genel Kurulu’ndan rapor alınması gerektiği açıktır.

…

O halde

davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm

bozulmalıdır.

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, … karar

verildi.”

11. Mahkemece bozma ilamına uyularak Adli Tıp Kurumu Birinci Adli

Tıp İhtisas Kurulundan rapor alınmış ve bu rapora göre de ölümün meslek

hastalığı sonucu meydana gelmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle 27/12/2012

tarihli ve E.2012/315, K.2012/720 sayılı kararda davanın ikinci kez reddine

karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

“…[D]osyamızın

2012/315 yeni esasa kaydı yapılmış, taraf vekillerinin beyanlarının da

alınmasının ardından Mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma

ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam edilip sonuçlandırılmıştır.

Davacı

vekili bozma ilamına ilişkin beyanında; Adli Tıp Genel Kurulundan rapor

aldırılmasını, davalı vekili ise önceki kararda direnilmesine karar verilmesini

talep ettiklerini bildirmişlerdir.

Yargıtay

bozma ilamı sonrası yapılan yargılama safahatında; ilamda belirtilen nedenlerle

davacı murisinin ölümünün meslek hastalığı sonucu olup olmadığı yönünde, Adli

Tıp 1. İhtisas Kurulundan rapor aldırılması cihetine gidilmiş, anılan kurulca

düzenlenen 08/08/2012 tarihli raporda da davacılar murisinin ölümünün kalp

hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu, ölümünün meslek hastalığına bağlı

olmadığına oy birliği ile karar verilmiştir.

Her ne

kadar davacılar vekilince Adli Tıp 1.İhtisas Kuruluna raporuna itirazla bu kere

de konunun uzmanı doktorlardan oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor

aldırılması talep edilmiş ise de; [y]argılamamız

aşamasında aldırılan ve birbirini teyit eden üç rapor ile davacı murisinin

sağlığındaki son mesleki maluliyetinin de % 19 gibi düşük seviyede olması ve özellikle

son aldırılan Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu raporunda davacı murisinin ölüm nedeni

de açıklanmış olmakla davacı vekilinin somut verilere de dayanmayan iş bu

itiraz ve taleplerine Mahkememizce itibar olunmamıştır.

Yapılan

yargılama sonunda; 5510 SY'nın 95. [m]addesi ve yürürlükten kalkan 506 Sayılı Yasanın 109.

maddesinde öngörülen ve Yargıtay bozma ilamında da belirtilen prosedür

uyarınca, davacılar murisinin ölümünün meslek hastalığı (Pnömokonyoz)

sonucu meydana gelmediğine ilişkin birbirlerini doğrulayan konsey, YSK ve Adli

Tıp 1. İhtisas Kurulunca düzenlenen raporlar karşısında davacılar murisinin

ölümünün kalp hastalığı sonucu meydana geldiğinin anlaşılmış olması nedeniyle,

davanın reddine dair … hüküm kurulmuştur.”

12. Anılan karar, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 11/4/2013

tarihli ve E.2013/3381, K.2013/7284 sayılı ilamıyla onanmıştır.

13. Karar 20/5/2013 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiş,

başvurucular 13/6/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

B. İlgili Hukuk

14. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel

Sağlık Sigortası Kanunu’nun 95. maddesi şöyledir:

“Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için

yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine

ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü

veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık

hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı

tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade ederek belirlenen

bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.

Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli

diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere,

vazife malûllük derecesini iş kazası veya meslek

hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte

kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne

uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca

verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık

Kurulunca karara bağlanır.

Bu maddenin uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte

çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir.”

15.

14/4/1982 tarihli ve 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 15. maddesi

şöyledir:

“Adli Tıp Genel Kurulu;

a) Adli tıp ihtisas kurulları ve ihtisas

daireleri tarafından verilip de mahkemeler, hakimlikler ve savcılıklarca

kapsamı itibarıyla yeterince kanaat verici nitelikte bulunmadığı, sebebi de

belirtilmek suretiyle bildirilen işleri,

b) Adli tıp ihtisas kurullarınca oybirliğiyle

karara bağlanamamış olan işleri,

c) Adli tıp ihtisas kurullarının verdiği rapor

ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri,

d) Adli tıp ihtisas kurulları ile ihtisas

dairelerinin rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri,

e) Adli tıp ihtisas kurulları ile adli tıp

ihtisas dairelerinin ve adli tıp şube müdürlüklerinin rapor ve görüşleri

arasında ortaya çıkan çelişkileri,

f) Adli tıp ihtisas kurulları ile Adli Tıp

Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının verdikleri rapor ve görüşler arasında

ortaya çıkan çelişkileri,

Konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla

inceler ve kesin karara bağlar.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 16/12/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvurucuların 13/6/2013 tarihli ve 2013/4210 numaralı bireysel başvurusu

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

17. Başvurucular; murislerinin meslek hastalığına bağlı gelişen

kalp rahatsızlığı sonucunda vefat ettiğini, bu nedenle uğradıkları maddi ve

manevi zararın tazmini için işveren aleyhine açtıkları tazminat davasında

Mahkeme tarafından Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre karar verildiğini

oysa hükme esas alınan raporu düzenleyen heyetin meslek hastalıkları konusunda

uzman olmadığını, heyette kalp hastalıkları uzmanı ve meslek hastalığı uzmanı

bulunmadığını, buna rağmen Mahkemece bu rapora dayalı olarak davanın reddine

karar verildiğini belirterek adil yargılanma ve sosyal güvenlik hakları ile

kanun önünde eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüş; yargılamanın

yenilenmesi ve tazminat talebinde bulunmuşlardır.

B. Değerlendirme

18. Başvuru dilekçesi ve ekindeki belgelere göre başvurucuların

iddialarının, murislerinin meslek hastalığına bağlı rahatsızlık nedeniyle

öldüğü iddiasıyla açtıkları tazminat davasında Mahkemece hükme esas alınan ve

Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenmiş raporu hazırlayan heyette uyuşmazlık

konusunda uzman kişiler bulunmadığı hâlde bu rapora dayalı olarak davalarının

haksız biçimde reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma ve sosyal güvenlik

hakları ile kanun önünde eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin olduğu

anlaşılmıştır.

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu nedenle başvurucuların anılan ihlal

iddialarının özünün; yargılama sonucunda eksik incelemeye dayalı, adil olmayan

karar verildiğine ilişkin olduğu değerlendirilerek bu iddiaların adil

yargılanma hakkı kapsamında incelenmesi uygun görülmüştür. Başvurucuların murisinin

meslek hastalığına bağlı rahatsızlık nedeniyle öldüğünü gösteren hiçbir tıbbi

verinin bulunmaması, bu yönde bir rapor veya başka delil sunulmamış olması

nedeniyle yaşam hakkı yönünden inceleme yapılmamıştır.

20. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda

inceleme yapılamaz.”

21. 30/3/2011 tarihli ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, ... açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

22. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında

açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine karar

verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa'nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında

ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular kapsamında değerlendirilen kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

23. Anılan kurallar uyarınca ilke olarak derece mahkemeleri

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece

mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup

olmaması; bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası,

derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan

tarzda açık keyfîlik içermesi ve bu durumun kendiliğinden

bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu

çerçevede kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular, derece mahkemesi

kararları açık keyfîlik içermedikçe Anayasa

Mahkemesince incelenemez (Necati Gündüz ve

Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

24. Belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme ve

gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisi

esasen derece mahkemelerine aittir. Mevcut yargılamada geçerli olan delil sunma

ve inceleme yöntemlerinin adil yargılanma hakkına uygun olup olmadığını

denetlemek Anayasa Mahkemesinin görevi kapsamında olmayıp Anayasa Mahkemesinin

görevi, başvuru konusunun yargılamanın bütünlüğü içinde adil olup olmadığının

değerlendirilmesidir. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın

yürütülebilmesi için silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri

ışığında taraflara iddialarını sunmak hususunda uygun olanakların sağlanması

şarttır. Taraflara tanık delili de dâhil olmak üzere delillerini sunma ve

inceletme noktasında da uygun imkânların tanınması gerekir. Bu anlamda

delillere ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsizlik iddialarının da

yargılamanın bütünü kapsamında değerlendirilmesi gerekir (Muhittin Kaya ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt

Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., B. No:

2013/1213, 4/12/2013, § 27; benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Barbera Messegue ve Jabardo/İspanya, B. No.10590/83, 6/12/1988, §

68). Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, tarafların tanık ve

bilirkişi incelemesi de dâhil dermeyan ettikleri delillerin değerlendirilmesi

ve özellikle bu taleplerin reddi hâlinde yargılama makamınca bu karara ilişkin

tutarlı şekilde gerekçe gösterilmesi gereğidir (Benzer yöndeki AİHM kararları

için bkz. Vidal/Belçika, B. No: 12351/86, 22/04/1992, §

34; Tamminen/Finlandiya, B. No: 40847/98, 15/06/2004,

§§ 40-42).

25. Somut olayda başvurucular, murislerinin meslek hastalığına

bağlı olarak gelişen kalp hastalığı sonucu vefat ettiği iddiasıyla işveren

aleyhine tazminat davası açmış; Mahkeme, dosya kapsamındaki iki ayrı rapora

göre ölümün meslek hastalığı sonucu meydana gelmediği gerekçesiyle davanın

reddine karar vermiştir. Bu karar, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 19/4/2012

tarihli ilamında Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiği gerekçesiyle

bozulmuş; Mahkemece bozma ilamına uyularak Adli Tıp Kurumu Birinci Adli Tıp

İhtisas Kurulundan rapor alınmıştır. Alınan bu raporda da ölümün meslek

hastalığı sonucu meydana gelmediği belirtilmiştir.

26. Başvurucular, anılan raporu hazırlayan heyette uyuşmazlık

konusunda uzman kişiler bulunmadığı gerekçesiyle yeniden oluşturulacak farklı

bir heyetten rapor alınmasını talep etmiş; Mahkeme, raporu yeterince kanaat

verici nitelikte bularak “yargılamamız aşamasında

aldırılan ve birbirini teyit eden üç rapor ile davacı murisinin sağlığındaki

son mesleki maluliyetinin de % 19 gibi düşük seviyede olması ve özellikle son

aldırılan Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu raporunda davacı murisinin ölüm nedeni de

açıklanmış olmakla davacı vekilinin somut verilere de dayanmayan iş bu itiraz

ve taleplerine Mahkememizce itibar olunmamıştır.” şeklindeki tutarlı

ve makul gerekçeyle bu talebi reddetmiştir.

27. Mahkemece tüm delillerin değerlendirilmesi neticesinde “davacılar murisinin ölümünün meslek hastalığı (Pnömokonyoz) sonucu meydana gelmediğine ilişkin

birbirlerini doğrulayan konsey, YSK ve Adli Tıp 1. İhtisas Kurulunca düzenlenen

raporlar karşısında davacılar murisinin ölümünün kalp hastalığı sonucu meydana

geldiğinin anlaşılmış olması” nedeniyle davanın reddine karar

verilmiştir (bkz. § 11). Dosya kapsamında yer alan ve aynı doğrultuda

düzenlenmiş üç ayrı rapor dikkate alınarak kurulan hüküm ve yapılan yargılamada

keyfî bir değerlendirmenin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

28. Mahkemenin gerekçesi ve başvurucuların iddiaları

incelendiğinde iddiaların özünün, Derece Mahkemeleri tarafından delillerin

değerlendirilmesinde ve yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla

yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu görülmektedir.

29. Başvurucular; yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu

deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadıklarına, kendi delillerini ve

iddialarını sunma olanağı bulamadıklarına, karşı tarafça sunulan delillere ve

iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadıklarına ya da

uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının Derece Mahkemeleri

tarafından dinlenmediğine veya kararın gerekçesiz olduğuna ilişkin bir bilgi ya

da kanıt sunmadıkları gibi Mahkemenin kararında bariz takdir hatası veya açık keyfîlik oluşturan herhangi bir durum da tespit

edilmemiştir.

30. Açıklanan nedenlerle kanun yolu şikâyeti niteliğinde olan

başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına

16/12/2015

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Serruh KALELİ Hicabi DURSUN Erdal TERCAN Hasan Tahsin GÖKCAN Raportör : Kamil KAYA Başvurucular : 1. Ayişe KAYA 2. Şahsenem KOÇAK 3. Ahmet KAYA 4. Hamiyet ŞAN 5. Şahsiye ŞAHİN 6. Cebrail KAYA 7. Sevilay ÇAKMAK 8. Şahzade KAYA Vekili : Av. Meral ÇOLAK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/4210, 16 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. Sonuç
  8. B. İlgili Hukuk
  9. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucuların İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. A. Başvurunun açıkça
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/4210
Tarih
16 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Hikmet Çelik ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/4894)
  • Hasan Özen ve Mazlum Atak Başvurusu (B. No: 2013/5423)
  • Abdulvahap Aydemir ve Yusuf Candemir Başvurusu (B. No: 2013/7349)
  • Melih Tataroğlu Başvurusu (B. No: 2013/1766)
  • Semra Bekiroğlu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/6717)
  • Ramazan Acar Başvurusu (B. No: 2013/7939)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.