İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Semra Bekiroğlu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/6717)

1.

Başvuru No2013/6717Tarih16 Aralık 2015Okuma39 dk · 7.823 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Semra Bekiroğlu Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
16 Aralık 2015
Başvuru Numarası
2013/6717
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

7.823 kelime·39 dk okuma·23 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1.

Başvurular; iş bırakma eylemine katıldıkları gerekçesiyle işten çıkartılan

işçilerce açılan davaların, benzer davalarda verilen onama kararlarıyla çelişir

biçimde Yargıtay tarafından reddedilmesinin ve gerçekleştirilen basın

açıklamasının yasa dışı eylem olarak nitelendirilmesinin Anayasa’nın 10., 13.,

26., 34., 36., 49., 53., 54. ve 56. maddelerinde düzenlenen kanun önünde

eşitlik ve temel hakların sınırlandırılması ilkelerine, düşünceyi açıklama

hürriyetine, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme, adil yargılanma, çalışma,

toplu sözleşme, grev, sağlıklı bir çevrede yaşama haklarına aykırılık oluşturduğu

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2.

Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde

başvuruların Komisyonlara sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliklerinin

bulunmadığı tespit edilmiştir.

3.

Ekli tabloda isimleri bulunan başvuruculara ait aşağıda numaraları belirtilen

2013/5947, 2013/6718, 2013/6719, 2013/6720, 2013/6721, 2013/6722, 2013/6723,

2013/6724, 2013/6725, 2013/6726, 2013/6727, 2013/6728, 2013/6729, 2013/6730,

2013/6731, 2013/6732, 2013/6733, 2013/6734, 2013/6735, 2013/6736, 2013/6737,

2013/6738, 2013/6739, 2013/6740, 2013/6741, 2013/6742, 2013/6743, 2013/6744,

2013/6745, 2013/6746, 2013/6747, 2013/6748, 2013/6749, 2013/6750, 2013/6751,

2013/6753, 2013/6754, 2013/6927, 2013/6928, 2013/6929, 2013/6930, 2013/6931,

2013/6933, 2013/6934, 2013/6935, 2013/6936, 2013/6937, 2013/6938, 2013/7008,

2013/7027, 2013/7079, 2013/7200, 2013/7201, 2013/7202, 2013/7203, 2013/7205,

2013/7342, 2013/7343, 2013/7344, 2013/7345, 2013/7445, 2013/7446, 2013/7447,

2013/7456, 2013/7510, 2013/7687, 2013/7853, 2013/7855, 2013/7856, 2013/8177,

2013/9012, 2013/9306, 2013/9324, 2013/9422, 2013/9424, 2013/9425, 2013/9428,

2013/9430, 2013/9432, 2013/9433, 2013/9434, 2013/9435, 2013/9436, 2013/9437,

2013/9438, 2013/9439, 2013/9440, 2013/9441, 2014/140, 2014/141, 2014/480,

2014/643, 2014/951, 2014/2004, 2014/4829, 2014/12347 numaralı başvuruların konu

bakımından aynı nitelikte bulunmaları nedeniyle 2013/6717 numaralı başvuru ile

birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına karar

verilmiştir.

4.

Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 2013/6717 sayılı başvuru ile ilgili olarak

30/4/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5.

Bölüm Başkanı tarafından 30/9/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6.

Başvuru belgelerinin birer örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık)

gönderilmiştir. Bakanlığın 19/10/2015 tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin

önceki kararına (Türkan Bal [GK],

B. No: 2013/6932, 6/1/2015) ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru

hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

7.

Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı

Projesi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8.

Başvurucular olaylar sırasında, ayrı bir tüzel kişiliği olan Türk Hava Yolları

Anonim Ortaklığı (Türk Hava Yolları/THY) ile Türk Hava Yolları Teknik A.Ş.de

kabin amiri, kabin memuru, teknisyen gibi unvanlarla işçi olarak çalışmaktadır.

9.

Başvurucuların üyesi olduğu Hava-İş Sendikası (Sendika), hava iş kolunda grev

yasağı öngören kanun değişikliği teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde

görüşülecek olması nedeniyle 29/5/2012 tarihinde 03.00 ile 24.00 saatleri

arasında çalışma yapmamaları yönünde üyelerini kısa mesaj ile

bilgilendirmiştir. Belirtilen tarihte Sendika ile THY arasındaki toplu iş

sözleşmesi görüşmeleri devam etmektedir.

10.

Bu çerçevede bazı çalışanlar 29/5/2012 tarihinde farklı gerekçelerle iş başı

yapmamış ve bu kişilerin bir kısmı Atatürk Havalimanında düzenlenen basın

açıklamasına da katılmışlardır. Başvuruculardan Bahar Kızılduman

hariç olmak üzere, belirtilen tarihte raporlu olanların çeşitli hastane ya da

aile hekimliklerinden farklı gerekçelerle ve farklı tarihlerde sağlık raporu

aldığı görülmüştür.

11.

Türk Hava Yolları daha sonraki bir tarihte, başvurucuların da dâhil olduğu 305

işçinin sözleşmesini, yasa dışı eyleme katıldıkları gerekçesiyle feshetmiştir.

12.

Başvuruculardan Bahar Kızılduman; süresi geçmiş

sertifikasını yenilemek ve kabin memuru olarak seferlere katılabilmek için

gerekli olan birkaç günlük eğitim programı kapsamında daha önce

görevlendirildiğini, eğitimine devam ettiği sırada programın iptal edilmesini

sonrasında kendisine ilgililer tarafından uçuş veya nöbet için herhangi bir

belge verilmediğini ve daha sonra havalimanına döndüğünü, üyesi olduğu

Sendikanın sadece basın açıklamasını dinlediğini, olay tarihinden sonra

görevlendirmenin yapıldığını ve 4/6/2012 tarihinde bir sefere gittiğini belirterek

işe iade istemli dava açmıştır. Diğer başvurucular ise 29/5/2012 tarihinde

sağlık raporu aldıklarını, eyleme katılmadıklarını iddia ederek muhtelif

tarihlerde iş akdinin feshine karşı Bakırköy ve Ankara İş Mahkemelerinde işe

iade istemli tespit davası açmışlardır.

13.

Yerel mahkemelerin tümü sonuç olarak tanıkların dinlenmesi; bilirkişi

raporlarının, sözleşme fesih sebeplerinin ve ilgili diğer belgelerin

incelenmesi suretiyle feshin geçersizliğine ve başvurucuların işe iadesine

hükmetmiştir.

14. Bu

kapsamda, sağlık raporu almasına ve eyleme katılmamasına rağmen sözleşmesinin

haksız yere feshedildiği düşüncesiyle dava açanlara ilişkin örnek olmak üzere

ekli listede 1 numaralı satırda yer alan Semra Bekiroğlu yönünden Bakırköy 6. İş Mahkemesi (İş

Mahkemesi) kararını verirken ilk olarak başvurucunun 29/5/2012 tarihinde

raporlu olduğunu, bu raporun sahte olduğunun ispat edilemediğini, davalı THY

tarafından sunulan CD'deki görüntülerden başvurucunun basın açıklamasına

katıldığının veya hava limanı içerisinde bulunduğunun tespit edilemediğini

belirtmiştir. İş Mahkemesi devamla başvurucunun katıldığı ispatlanamamakla

birlikte, bahse konu eylemin başvurucunun da katılma ihtimali düşünüldüğünde

demokratik bir hakkın kullanımı şeklinde gerçekleştiği, yasa dışı bir eylem

olarak nitelendirilemeyeceği kanaatine varmıştır. Mahkeme, feshin disiplin

kurulunun kararı bulunmaksızın yapıldığını da belirterek 12/3/2013 tarihli ve

E.2012/319, K.2013/147 sayılı karar ile başvurucunun işe iadesine hükmetmiştir.

Ankara ve Bakırköy İş Mahkemeleri benzer gerekçelerle sağlık raporu alan diğer

başvurucuların da açtıkları davaları kabul etmişlerdir.

15.

Başvurucu Bahar Kızılduman’a ilişkin olarak Bakırköy

11. İş Mahkemesi 29/3/2013 tarihli ve E.2012/325, K.2013/236 sayılı karar ile

başvurucunun o gün itibarıyla uçuş görevinin olmayışı, sertifika yenileme

eğitim programında olan başvurucuya herhangi bir uçuş görevi tebliğ edilmemesi,

davalı tarafından dosyaya sunulan görüntülerde başvurucunun basın açıklamasını

dinlerken görünmesi, yasaya aykırı olarak değerlendirilebilecek bir eyleminin

bulunmaması, aynı şekilde basın açıklamasına katılan bazı personelin iş

akitlerinin feshedilmediğinin de dosya kapsamından anlaşılması, bunun yanı sıra

12/9/2010 tarihinde referanduma götürülen 7/5/2010 tarihli Anayasa değişikliği

kapsamında Anayasanın 54. maddesinde yapılan değişiklikler ve Türkiye'nin taraf

olduğu ve Anayasa’nın 90. maddesi gereğince iç hukuk kuralı hükmünde olan

uluslararası sözleşme hükümlerine göre eylemin yasa dışı eylem olarak

değerlendirilemeyeceği sebepleriyle başvurucunun işe iadesine hükmetmiştir.

16.

Kararların temyizi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesi tüm başvurucular için

aşağıda yer alan gerekçelerle kararların bozularak ortadan kaldırılmasına ve

açılan davaların reddine kesin olarak karar vermiştir.

i. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi,

sağlık raporunun olması sebebiyle 29/5/2012 tarihinde işbaşı yapamayan

başvuruculara ilişkin “sendikanın,

üyelerinin cep telefonlarına gönderdiği mesaj sonrası ikiyüzyetmişdokuz

işçinin aynı gün rapor alması dikkate alındığında, bu raporların hastalık

sebebiyle değil, eyleme iştirak amacıyla alındığı…” sonucuna varmıştır. Daire, ispat yükünü

başvuruculara yöneltmiş ve davalı işverenlerin iddialarını çürütemediğine

ilişkin her bir başvurucu için ayrı ayrı şu değerlendirmelerde bulunmuştur:

“Alınan raporların işyeri hekimliğince

verilmediği ve rapor alındığının süresinde işveren yetkililerine bildirilmediği

davalı işveren vekili tarafından iddia edilmiştir. Yine davacı ve

arkadaşlarının doktor raporu alarak işe başlamadıkları, çalışmakta olanları da engellemeye

çalıştıkları, bu şekilde yapılan eylem sonucu Türk Hava Yollarında 233 seferin

iptal edildiği, çok sayıda seferin gecikmeli olarak yapıldığı ve binlerce

yolcunun mağdur edildiği, şirketin milyarla ifade edilen zararının doğduğu

ileri sürülmüştür. Davalı işverence Atatürk Havaalanında eylem yapan işçilerin

çalışanları söz ve alkışlarla protesto ettiklerine dair CD kayıtları dosyaya

sunulmuştur. Belirtilen iddiaların doğru olmadığına yönelik davacı işçi

tarafından herhangi bir bilgi ve belge dosyaya sunulmamıştır.”

ii. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi,

başvurucu Bahar Kızılduman’a ilişkin “dosyada mevcut bir kısım görüntülerden,

davacının havalimanına gittiği ve fakat uçuşa katılmayarak eyleme iştirak

ettiği”

sonucuna varmıştır. Daire, ispat yükünü başvurucuya yöneltmiş ve davalı

işverenin iddialarını çürütemediğine ilişkin şu değerlendirmede bulunmuştur:

“Her ne kadar davacı 29.05.2012 gününde uçuş

sertifikasının yenilenmesi için planlanan eğitimde hazır bulunduğunu, eğitimin

iptal edilmesine rağmen kendisine tebliğ edilen bir uçuş görevinin

bulunmadığını iddia etmiş ise de; davalı vekilince, o

gün yapılacak eğitimlerin iptal edilmesinin nedeninin, eylem sebebiyle daha

fazla iptal ve rötarın yaşanmaması için eğitimdeki personelin uçuşa

yönlendirilmesi olduğu savunulmuştur. Davalı tanığınca da bu husus

doğrulanarak, eğitimleri iptal edilerek uçuşa yönlendirilen işçilerin bir

kısmının seferlere katıldığı beyan edilmiştir. Nitekim dosya kapsamı ve

Dairemizce seri halde temyiz incelemesi yapılan diğer dosya içerikleri nazara

alındığında, olay günü işyerinde yaşanan eylem sebebiyle meydana gelen personel

eksikliğinin, sefer iptal ve gecikmelerine yol açtığı sabittir. Bu halde,

işverenin eğitimde bulunan davacıyla birlikte diğer işçilerin eğitimlerini

iptal etmesinin nedeninin, eğitimdeki işçilerin uçuşa yönlendirilerek personel

eksikliğinin giderilmeye çalışılması olduğu, davacının ise uçuş görevine

katılmak üzere havalimanına yönlendirildiği sonuca varılmıştır.”

17. Yargıtay

22. Hukuk Dairesi, iş bırakma eyleminin mesleki bir amaca da hizmet

edebileceğini göz önüne almakla birlikte grev yasağı öngören bir kanun

değişikliği teklifi vesilesiyle yapılması nedeniyle muhatabı ve amacı

itibarıyla eylemi “siyasi amaçlı grev”

olarak nitelendirmiştir. Daire, başvurucular ve arkadaşlarının veya Sendikanın

toplu eylem öncesi Hükûmet veya yasama organı yetkilileri ile görüşme,

arabulucudan yararlanma gibi barışçıl yöntemlerden faydalanmamaları ve iş

bırakmaya kıyasla daha hafif diğer protesto biçimlerini tercih etmemeleri

nedeniyle eyleme son çare olarak başvurulmadığı sonucuna ulaşmıştır. Eylemin,

yasa değişikliğini engellemek gibi meşru bir amacının bulunduğu kabul edilmiş

fakat ölçülü olmadığı vurgulanmıştır. Bu kapsamda, iş bırakma eyleminin 03.00

ile 24.00 saatleri arasında uzun sayılabilecek bir süre devam ettiğine, sefer

iptali ve gecikmeler nedeniyle binlerce yolcunun mağdur olduğuna ve davalıların

bu nedenle maruz kaldığı olası zarara vurgu yapılmıştır. Daire, kararında toplu

iş bırakma eylemine son çare olarak başvurulmaması ve ölçülülük ilkesine

uyulmaması nedeniyle fesih için haklı neden oluştuğunu kabul etmiştir. Yargıtay

22. Hukuk Dairesi, disiplin kurulu kararının alınmamasının feshi haksız hâle

getirdiğini belirtmiştir. Ancak Yargıtay uygulamasına göre geçerli sebebi

ortadan kaldırmadığından feshin yine de geçerli sebebe dayandığı

değerlendirilmiştir.

18.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi değişik tarih ve sayılı kararlarıyla sonuç olarak İş

Mahkemesi kararlarının bozularak ortadan kaldırılmasına ve başvurucuların

davalarının reddine kesin olarak karar vermiştir.

19.

Yargıtay ilamı başvuruculara 26/6/2013 ile 27/6/2014 tarihleri arasında tebliğ

edilmiştir.

20.

Başvurucular süresi içinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

21. Bu

sırada davalı THY ile Sendika arasında yapılan görüşmeler neticesinde Toplu İş

Sözleşmesi imzalanmıştır. Bundan bağımsız olarak taraflar, iş akitleri THY ve

THY Teknik A.Ş. tarafından feshedilen ve işe girme talebi olan işçilerden bir

kısmının istihdam edilmesinde uzlaşmaya varmışlardır.

22.

Anayasa Mahkemesince 8/12/2014 tarihinde gönderilen yazıyla istenen bilgi ve

belgeler çerçevesinde, başvurucuların tekrar işe alınıp alınmadıklarına ve işe

başlatılmışlarsa hangi koşullarda alındıklarına dair (yeni işçi gibi, işten

çıkarma tarihinden itibaren tazminatları ödenerek ve kıdemleri korunarak vs.)

açıklamalar ve bunlara ilişkin belge örnekleri Türk Hava Yollarından talep

edilmiştir.

23.

THY, 26/12/2014 tarihinde gönderdiği yazıda başvuruculardan Ayhan Doğan, Hacı

Mustafa Erten ve Özgür Certel’in THY Teknik A.Ş.de

çalışması sebebiyle personel özlük dosyalarının THY’de bulunmadığı, THY Teknik A.Ş.den bu bilgilerin istenebileceği belirtilmiş ve diğer

başvurucuların durumlarını gösterir çizelge yollanmıştır. Buna göre yeniden işe

girme talebi olan başvuruculardan bir kısmının kanuni tüm ödemeleri yapılmış

olması sebebiyle yeni işçi statüsünde istihdam edildiği, bir kısmının ise

değişik sebeplerle istihdam edilmediği anlaşılmaktadır.

24.

Daha sonra THY Teknik A.Ş.ye yukarıdaki paragrafta anılan üç kişinin durumları

sorulmuş ve THY Teknik A.Ş.nin gönderdiği yazıda

başvuruculardan Ayhan Doğan ile Özgür Certel’in

tekrar istihdam edildiği, diğer başvurucu Hacı Mustafa Erten’in ise işe tekrar

başlatılmasına izin verilmediği anlaşılmıştır.

B. İlgili Hukuk

25.

22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesi şöyledir:

“İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve

fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır.

Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan

bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile

ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı

bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır.”

26.

4857 sayılı Kanun’un 20. maddesi

şöyledir:

“İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih

bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep

olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği

tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. (...) taraflar

anlaşırlarsa

uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme götürülür.

Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat

yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia

ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

Dava seri muhakeme usulüne göre iki ay içinde

sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi halinde, Yargıtay bir ay

içinde kesin olarak karar verir.

(İptal dördüncü fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin

19/10/2005 tarihli ve E.2003/66, K.:2005/72 sayılı Kararı ile.).”

27. 5/5/1983 tarihli ve 2822 sayılı mülga Toplu İş Sözleşmesi,

Grev ve Lokavt Kanunu’nun 6. maddesi şöyledir:

“Toplu iş sözleşmesinde aksi belirtilmedikçe

hizmet akitleri toplu iş sözleşmesine aykırı olamaz. Hizmet akitlerinin toplu

iş sözleşmesine aykırı hükümlerinin yerini toplu iş sözleşmesindeki hükümler

alır. Hizmet akdinde düzenlenmeyen hususlarda toplu iş sözleşmesindeki hükümler

uygulanır.

Toplu iş sözleşmesinde hizmet akitlerine

aykırı hükümlerin bulunması halinde hizmet akdinin işçi lehindeki hükümleri

geçerlidir.

Her ne sebeple olursa olsun sona eren toplu iş

sözleşmesinin hizmet akdine ilişkin hükümleri yenisi yürürlüğe girinceye kadar

hizmet akdi hükmü olarak devam eder.”

28. 7/11/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş

Sözleşmesi Kanunu’nun geçici 6. maddesinin (4) numaralı fıkrası şöyledir:

“Bu

Kanunun yürürlük tarihinden önce başlamış toplu iş sözleşmesi görüşmeleri ve

toplu iş uyuşmazlıkları mülga 2822 sayılı Kanun ve bu Kanuna dayalı tüzük ve

yönetmeliklere göre sonuçlandırılır.”

29. 8/2/1983 tarihli ve 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 15.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

“Hukuk ve Ceza Genel Kurullarının görevleri

şunlardır:

1.Yargıtay dairelerinin bozma kararlarına

karşı mahkemelerce verilen direnme kararlarını inceleyerek karar vermek,

2. a) (Ek: 26/9/2004-5235/51 md.) Aynı veya farklı yer bölge adliye mahkemelerinin kesin

olarak verdikleri kararlar bakımından hukuk daireleri arasında veya ceza

daireleri arasında uyuşmazlık bulunursa,

b) Hukuk daireleri arasında veya ceza daireleri

arasında içtihat uyuşmazlıkları bulunursa,

c) Yargıtay dairelerinden biri; yerleşmiş

içtihadından dönmek isterse, benzer olaylarda birbirine uymayan kararlar vermiş

bulunursa,

Bunları içtihatların birleştirilmesi yoluyla

kesin olarak karara bağlamak,”

30. 2797 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (1) ve (5) numaralı

fıkraları şöyledir:

“İçtihadların birleştirilmesini Birinci Başkan, doğrudan

doğruya veya Yargıtay dairelerinin veya genel kurulların verdikleri karar

sonucunda veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının bizzat yazı ile başvurması

halinde, ilgili kuruldan ister. Bu istemlerin gerekçeli olması zorunludur.

…

İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki

konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini

bağlar.”

31. Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (HAVA-İŞ) ile Türk Hava

Yolları arasında imzalanan 1/1/2009-31/12/2010 yürürlük tarihli 22. Dönem

İşletme Toplu İş Sözleşmesi’nin 26. maddesinin (2) numaralı fıkrasının ilk

cümlesi şöyledir:

“İşten çıkarma cezası Disiplin Kurulu

kararıyla verilir.”

32. Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (HAVA-İŞ) ile Türk Hava

Yolları Teknik A.Ş. arasında imzalanan 1/7/2011-30/6/2013 yürürlük tarihli 3.

Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi’nin “İşten

Çıkarma Cezasında Usul” başlıklı 26. maddesinin (2) numaralı

fıkrasının ilk cümlesi şöyledir:

“İşten çıkarma cezası Disiplin Kurulu

kararıyla verilir.”

33. 29/5/2012 tarihinde yapılan iş bırakma eylemine katıldıkları

gerekçesiyle THY tarafından iş akitleri feshedilen ve İlk Derece Mahkemelerince

işe iadelerine hükmedilen kişilerin davalarına ilişkin Yargıtay kararları

aşağıdaki gibidir:

i. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

12/4/2013 ve 26/4/2013 tarihlerinde verdiği kararlarda, olay günü raporlu olan

kişilerin hastaneye başvurmasının gerçeği yansıtmayacak nitelikte ve

göstermelik olduğu yönünde bir iddia bulunduğu takdirde, işverenin bu hususta

araştırma yapması veya delil sunması gerektiği yönündeki Derece Mahkemelerinin

kararlarını onamış veya bu yönde ulaştıkları sonucu uygun bulmuştur (12/4/2013

tarihli ve E.2013/10958, K.2014/6405; E.2013/10963, K.2014/6406; E.2013/11199,

K.2014/6412 sayılı ve 26/4/2013 tarihli ve E.2013/8796, K.2014/7705 sayılı

ilamlar). Bahse konu İlk Derece Mahkemeleri kararlarında, feshin geçerli bir

sebebe dayandığını ispat yükümlülüğünün işverene ait olduğu hususu

vurgulanmıştır. 26/4/2013 tarihinde verilen iki karara konu yargılamalarda ise

ispat yüküne dair açık bir ifadeye yer verilmemekle birlikte davalı THY’nin

sağlık raporlarının aksine bir delil getirmesi gerektiği belirtilmiştir

(26/4/2013 tarihli ve E.2013/13392, K.2014/7711 ile E.2013/13397, K.2014/7716

sayılı ilamlar). Yukarıda belirtilen tüm bu yargılamalarda davalı THY’nin,

Sendikanın gönderdiği kısa mesajları takiben 279 kişinin aynı gün

hastalanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu şeklindeki veya işe

gelmeme amacıyla rapor alındığına yönelik iddiaları Mahkemelerce kabul

edilmemiştir.

ii. Bununla beraber Yargıtay 9.

Hukuk Dairesi 4/2/2014 tarihli ilamlarıyla raporlu işçilerin eyleme

katıldığının işveren tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davacıların işe

iadesine hükmedilmesini onamıştır (4/2/2014 tarih ve E.2013/9629, K.2014/3169

ve E.2013/9636, K.2014/3176 sayılı ilamlar). Yargıtay onamasına konu bu

yargılamalarda da toplu rapor alınmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı

şeklindeki davalı savunmaları Derece Mahkemelerince kabul edilmemiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 4/2/2014 tarihinde verdiği diğer iki kararda ise “feshin haklı ve geçerli bir nedene dayandığını”

ispat yükünün işverene düştüğüne ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararlarını

onamıştır (4/2/2014 tarihli ve E.2013/9266, K.2014/3156 ile E.2013/9272, K.2014/3162 sayılı ilamlar).

iii. Diğer yandan başvurucu Bahar

Kızılduman gibi Florya’daki eğitime katılan bir

işçinin açtığı davayı kabul eden Yerel Mahkeme; davacının olay günü uçuş

görevinin olmadığını ve eğitim çalışmasına katıldıktan sonra üyesi bulunduğu

Sendika tarafından basın açıklamasının yapıldığı Atatürk Havalimanına

geldiğini, davalı işveren tarafından dosyaya sunulan fotoğrafta davacının basın

açıklamasını dinlerken gözüktüğünü, davacının yasaya aykırı nitelikte bir

eylemde bulunduğu konusunda ortaya konan somut bir kanıt mevcut olmadığı gibi bu

hususta yapılmış bir disiplin soruşturması da mevcut olmadığını belirtmiştir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 27/4/2013 tarihli ilamla yerel mahkeme kararını

onamıştır (27/4/2013 tarihli ve E.2013/8797, K.2013/7702 sayılı ilam).

iv. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi

ise 14/5/2013 ile 24/2/2014 tarihleri arasında verdiği kararlarda Derece

Mahkemelerinin feshin haksız olduğu yönündeki kararlarını yukarıda (bkz. § 16,

17) paragraflarda belirtilen gerekçelerle bozmuş ve davaların reddine

hükmetmiştir (11/6/2013 tarihli ve 2013/9972, K.2013/14077 sayılı, 18/6/2013

tarihli ve E.2013/15629, K.13/14848 sayılı, 4/7/2013 tarihli ve E.2013/7453,

K.13/16466 sayılı, 26/9/2013 tarih ve E.2013/23667, K.2013/19913 sayılı,

22/10/2013 tarihli ve E.2013/27586, K.2013/22043 sayılı ile 24/2/2014 tarihli

ve E.2014/3002, 2014/3578 sayılı ilamlar).

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

34.

Mahkemenin 16/12/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvurucuların

2013/6717 numaralı bireysel başvuruları incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

35.

Başvurucular; kendisi gibi dava açan 305 işçinin İlk Derece Mahkemelerince işe

iadesine karar verildiğini, bu dosyalardan Yargıtay 7. Hukuk Dairesine tevzi

edilen kararların onandığını fakat kendi dosyalarının Yargıtay 22. Hukuk

Dairesi tarafından incelendiğini ve bozularak reddedildiğini belirtmişlerdir.

Başvurucular devamında olay günü raporlu veya eğitimde olmalarına rağmen 4857

sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasındaki ispat yükü tersine

çevrilerek işverenin iddialarının doğru olmadığını kendilerinin ispatlamak

zorunda bırakılmasından ve ayrıca sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının devlet

tarafından dikkate alınmamasından şikâyetçi olmaktadırlar. Başvurucular bu

nedenlerle Anayasa’nın 36. ve 10. maddelerinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı ve kanun önünde eşitlik ilkesi ile sağlık hizmetleri ve

çevrenin korunması başlıklı Anayasa’nın 56. maddesinin ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

36.

Başvurucular ayrıca diğer çalışanlara gözdağı vermek amacıyla, ayrımcılık

yapılmak suretiyle ve sendikal nedenlerle işten çıkarıldıklarını iddia

etmektedirler. Başvurucular, basın açıklamasına katılanların demokratik

haklarını kullandıklarını, temel hak ve hürriyetlerin sadece Anayasa’nın 13.

maddesine uygun olarak sınırlanabileceğini ve sendikal faaliyet nedeniyle iş

akitlerinin feshedilmesinin Anayasa’nın 13. maddesine aykırı olduğu gibi uluslararası

sözleşmelere de aykırı olduğunu, basın açıklamasına katılmanın yasa dışı eylem

olduğunu ileri sürmenin ve böyle bir eyleme katılma gerekçesiyle iş akdinin

feshedilmesinin Anayasa’nın 13., 26, 34., 54. ve 90. maddelerinin ihlali

niteliğinde olduğunu ileri sürmüşlerdir. Başvurucular “… siyasi amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grev ve

lokavtı, genel grev ve lokavt, işyeri işgali, işi yavaşlatma, verimi düşürme ve

diğer direnişler yapılamaz.” hükmü 2010 yılında yapılan değişiklikle

Anayasa’dan çıkarılmış olduğundan bu durumlarının anayasal bir hak hâline

geldiğini ve bu hakkın sınırlandırılmasının anayasal temelinin kalmadığını

ileri sürmüşlerdir.

37.

Başvurucular son olarak ilgili yasa maddelerinin ve işten çıkarılmalarına

ilişkin Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinin yargılama esnasında uygulanmadığını

iddia ederek Anayasa’nın 49. maddesinde düzenlenen çalışma hakkının ve 53.

maddesinde yer alan toplu sözleşme hakkının ihlal edildiğini belirtmektedirler.

38.

Başvurucular, iddia ettikleri ihlaller nedeniyle yeniden yargılama yapılmasını

ya da tazminata hükmedilerek yargılama giderlerinin karşılanmasını talep

etmişlerdir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

39.

Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan hukuki

nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi

takdir eder (Tahir Canan, B. No:

2012/969, 18/9/2013, § 16).

40.

Buna göre başvurucuların, iş akdinin feshine karşı açtığı davanın

reddedilmesiyle ve hukuk kurallarının uygulanmasıyla bağlantılı olarak adil

yargılanma hakkının, kanun önünde eşitlik ilkesinin ve çalışma ile toplu

sözleşme haklarının ihlali iddialarının özü, Yargıtay dairelerinin birbirinden

farklı kararlar vermesine ilişkindir ve yargılamanın adil olmadığı iddiası

kapsamında değerlendirilmiştir. Başvurucuların iş bırakma eylemine katıldığı

gerekçesiyle iş akdinin feshine ilişkin iddiaları ise grev hakkı kapsamında ele

alınmıştır.

41.

Bahse konu açıklamalar çerçevesinde başvuruculara ait Anayasa'nın 10., 13., 26.

34., 49., 53., 56. ve 90. maddelerine ilişkin iddialar, yukarıda belirtilen

haklar kapsamında değerlendirileceğinden bu maddeler kapsamında ayrıca bir

inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

a. Adil Yargılanma Hakkının İhlali İddiası

42.

Anayasa’nın 148. maddesinin (4) numaralı fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlarda inceleme yapılamaz.”

43.

İlke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve

olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının

yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili

varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine

konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının

adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda bariz takdir hatası içermesi ve bu

durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal

etmiş olmasıdır. Bu çerçevede kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular

derece mahkemesi kararları açık keyfîlik içermedikçe

Anayasa Mahkemesince incelenemez (Necati

Gündüz ve Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

44.

Bununla birlikte başvurucuların şikâyetleri, Yargıtay tarafından delillerin

değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasında isabet olmadığından

ya da yargılamanın sonucundan ziyade, özü itibarıyla Yargıtay dairelerinin aynı

olaydan kaynaklanan davalarda farklı sonuçlara ulaşması ile ilgilidir. Bu

sebeple Yargıtay kararlarındaki farklılaşmanın adil yargılanma hakkını

zedeleyip zedelemediğinin incelenmesi gerekmektedir.

45.

Dolayısıyla başvurucuların adil yargılanma hakkının ihlal edildiği şikâyeti

açıkça dayanaktan yoksun olmadığı gibi diğer kabul edilemezlik nedenlerinden

herhangi biri de bulunmamaktadır. Bu nedenle başvuruların bu bölümüne ilişkin

olarak kabul edilebilirlik kararı verilmesi gerekir.

b. Grev Hakkının İhlali İddiası

46. 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, ... açıkça dayanaktan yoksun başvuruların

kabul edilemezliğine karar verebilir.”

47.

Somut başvurularda Yargıtay tarafından başvurucuların iş bırakma eylemine

iştirak amacıyla sağlık raporu aldıkları kabul edilmiş ve iş akdinin feshine

karşı açmış olduğu davalar reddedilmiştir.

48.

Bununla birlikte başvuru formu ve eklerinde başvurucular ısrarlı bir şekilde iş

bırakma eyleminin gerçekleştiği 29/5/2012 tarihinde “eyleme katılma amacıyla değil, hastalığı nedeniyle rapor aldığını”

belirtmektedirler. Başvurucular, şikâyetini kaleme alırken de kendisini hariç

bırakacak ve üçüncü kişilere atıf yapacak biçimde “Basın açıklamasına katılanlar ... demokratik haklarını kullanmışlardır.” ifadesine yer

vermiştir. Hak ihlali iddiaları, Yargıtay kararındaki “iş başı yapmamak maksadıyla rapor aldığı”

kabulüne dayandırılmış olup başvurucuların şikâyetleri bu hâliyle varsayımsaldır. Bunun yanında başvurucu Bahar Kızılduman sadece Anayasa’nın 10. ve 36. maddelerinin ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

49.

Bu kapsamda Yargıtayın ilgili dairesince

başvurucuların eyleme iştirak amacıyla sağlık raporu aldığının

değerlendirilmesi ve önceki emsal karardan farklı biçimde başvurucuların

davasının reddedilmesine yönelik hak ihlali iddiaları, adil yargılanma hakkını

ilgilendirdiğinden bu hak çerçevesinde başvurular ele alınacaktır (bkz. §§

64-78).

50. Sonuç itibarıyla grev hakkının ihlali

iddiaları başvurucular tarafından kanıtlanamadığından başvuruların bu kısmının,

diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas

Yönünden

51.

Başvurucular, feshe karşı açtıkları davaların, ispat yükü kendilerine yöneltilecek

biçimde Yargıtay 22. Hukuk Dairesince reddedilmesinin, benzer nitelikteki

davalarda verilen onama kararlarıyla çelişki oluşturduğunu ileri sürmüşlerdir.

52.

Anayasa'nın 36. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

53.

Anayasa'nın 141. maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:

"Bütün mahkemelerin her türlü kararları

gerekçeli olarak yazılır."

54.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili

uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda

karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme

tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak

görülmesini isteme hakkına sahiptir.…"

55.

Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin yargı organlarına davacı

ve davalı olarak başvurabilme ve bunun doğal sonucu olarak da iddia, savunma ve

adil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır. Maddeyle güvence altına alınan

hak arama özgürlüğü, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının ötesinde diğer

temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların

korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden birisidir. Bu bağlamda

Anayasa'nın, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılmasını

ifade eden 141. maddesinin de hak arama hürriyetinin kapsamının belirlenmesinde

gözetilmesi gerektiği açıktır (Vedat Benli,

B. No: 2013/307, 16/5/2013, § 30).

56.

Diğer yandan Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)

kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan

alt ilke ve haklar, Anayasa'nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma

hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca

inceleme yaptığı birçok kararında ilgili hükmü Sözleşme'nin 6. maddesi ve AİHM

içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle gerek Sözleşme'nin lafzi içeriğinde yer

alan gerekse AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının koruma alanına dâhil

edilen ilke ve hakları, Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında kabul etmektedir (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13,

2/7/2013, § 38).

57.

Bu noktada, hukuk devletinin gereklerinden birini de hukuk güvenliği ilkesi

oluşturmaktadır (AYM, E.2008/50, K.2010/84, 24/6/2010; ve E.2012/50,

K.2012/128, 20/9/2012). AİHM de benzer biçimde adil yargılanma hakkının, hukuk

devletinin Sözleşmeci Devletlerin ortak mirası olduğunu belirten Sözleşme’nin

ön sözüyle birlikte yorumlanması gerektiğini belirtmektedir. Hukuk devletinin

asli unsurları arasında yer alan hukuki belirlilik veya güvenlik ilkesi ise

hukuki durumlarda belirli bir istikrarı temin etmekte ve kamunun mahkemelere

güvenine katkıda bulunmaktadır. Birbiriyle uyuşmayan mahkeme kararlarının sürüp

gitmesi, yargı sistemine güveni azaltarak yargısal bir belirsizliğe yol açabilir

(Nejdet

Şahin ve Perihan

Şahin/Türkiye [BD], B. No: 13279/05, 20/10/2011, § 57).

58. Bununla

birlikte farklı kararların aynı mahkemeden çıkmış olması tek başına, adil

yargılanma hakkının ihlali anlamına gelmeyecektir (Benzer yöndeki AİHM

kararları için bkz. Pinto/Portekiz, B. No: 39005/04, 20/5/2008, § 41;

Tudor Tudor/Romanya,

B. No: 21911/03, 24/3/2009, §

29; Remuszko/Polonya, B. No: 1562/10, 16/7/2013, § 92). Değişik yönlerde kararlar verilmesi ihtimali Yargıtay,

Danıştay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi gibi çeşitli yüksek mahkemelerden

oluşan yargı sistemimizin kaçınılmaz bir özelliği olarak kabul edilmelidir.

59. Diğer

yandan bireylerin makul güvenlerinin korunması ve hukuki güvenlik ilkesi,

içtihadın değişmezliği şeklinde bir hak bahşetmemektedir (Benzer yöndeki AİHM

kararları için bkz. Unédic/Fransa, B. No: 20153/04, 18/12/2008, § 74; Nejdet Şahin ve Perihan Şahin/Türkiye, bkz. § 58). Mahkemelerin yorumlarında

dinamik ve evirilen bir yaklaşımın sürdürülememesi reform ya da

gelişimi engelleyeceğinden kararlardaki değişim, adaletin iyi idaresine

aykırılık teşkil etmez (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Atanasovski/Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti, B. No: 36815/03,

14/1/2010, § 38).

60.

Mahkeme içtihatlarındaki değişme yargı organlarının takdir yetkisi kapsamında

kalmakta olup böyle bir değişiklik özü itibarıyla önceki çözümün tatminkâr

bulunmaması anlamına gelir (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. S.S.Balıklıçeşme Beldesi Tarım Kalkınma Kooperatifi ve

diğerleri/Türkiye, B. No: 3573/05…, 30/11/2010, § 28). Ancak aynı

hususta daha önce çıkan kararlardan farklı bir hüküm kurulması hâlinde

mahkemelerce bu farklılaşmaya ilişkin makul bir açıklama getirilmesi

gerekmektedir (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Stoilkovska/Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti, B. No: 29784/07, 18/7/2013, § 49).

61.

Yüksek mahkemelerin oynaması gereken rol tam da yargı kararlarında doğabilecek

içtihat farklılıklarına bir çözüm getirmektir. Bununla birlikte yeni kabul

edilmiş bir yasanın yorumlanmasında olduğu gibi bazı hâllerde içtihadın müstekar hâle gelmesinin belirli bir zamana ihtiyaç

duyacağı açıktır (Benzer yöndeki AİHM kararları için bkz. Zielinski and Pradal and Gonzalez ve Digerleri/Fransa [BD], B. No: 24846/94…,

28/10/1999, § 59; Schwarzkopf ve Taussik/Çek Cumhuriyeti

(k.k.), B. No: 42162/02, 2/12/2008).

62.

İhtilaf konusu davalardaki uyuşmazlıkların veya olayların birbirinden farklılık

göstermesi, iki karardaki farklılaşan değerlendirmeleri haklı gösterir ve aynı

konuda verilmiş çelişen hükümlerden bahsedilemez (Benzer yöndeki AİHM kararı

için bkz. Erol Uçar/Türkiye (k.k.), B. No:

12960/05, 29/9/2009).

63.

Yüksek mahkemelerin ya da nihai merci olarak bir uyuşmazlığı çözüme bağlayan

mahkemelerin aynı konuya ilişkin kararlarında, davaların içeriğinden

kaynaklanmayan farklı kabullerin bulunması hâlinde ise hareket noktası, derece

mahkemelerinin değerlendirme veya yorumlarından hangisinin doğru olduğunun ve

tercih edilmesi gerektiğinin tespit edilmesi olmayacaktır (Benzer yöndeki AİHM

kararı için bkz. Stefanica

ve diğerleri/Romanya, B. No: 38155/02, 2/11/2010, § 34). Bununla

birlikte Anayasa Mahkemesi, kararlarda yaşanan değişimin hukuki bir

belirsizliğe yol açıp açmadığına ve başvurucu bakımından öngörülebilir olup

olmadığına yönelik bir inceleme yapabilir.

a. Kararlar Arasında Çelişkinin Varlığı

64.

Başvurucuların kararlarına dayandığı Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 12/4/2013 ve

26/4/2013 tarihli ilamlarına konu olaylarda davacılar 29/5/2012 tarihinde

başvurucular gibi raporludur. İlk Derece Mahkemeleri, davalı THY’nin “279 kişinin aynı gün hastalanmasının hayatın olağan

akışına aykırı olduğu” şeklindeki ya da “raporların eyleme iştirak amacıyla alındığı” yönündeki

savunmasını dikkate almamış ve sağlık raporlarının gerçeği yansıtmadığına

yönelik olarak davalı işverence bir delil getirilememesi nedeniyle feshin

haksız olduğuna karar vermişlerdir. Mahkemeler hüküm kurarken ayrıca feshin

haklı olduğunu ispat yükümlülüğünün işverene ait olduğunu açıkça veya zımni

olarak belirtmişlerdir (bkz. § 33). Feshin haksız olduğu şeklinde verilen kararlar

veya ulaşılan sonuçlar Yargıtay 7. Hukuk Dairesi tarafından onanmıştır. Aynı

şekilde sertifikasyon eğitimi aldığı sırada iş sözleşmesi feshedilen bir

işçinin açtığı davada, yerel mahkemenin davayı kabul etmesine ilişkin karar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 27/4/2013 tarihli ilamı ile onanarak

kesinleşmiştir (bkz. § 33).

65.

Temyiz mercilerinin yargılamayı yapan mahkemenin kararına katılmaları hâlinde

bunu ya aynı gerekçeyi kullanarak ya da bir atıfla kararlarına yansıtmaları

yeterlidir. Burada önemli olan husus, temyiz merciinin bir şekilde temyizde öne

sürülmüş ana unsurları incelediğini, derece mahkemesinin kararını inceleyerek

onadığını ya da bozduğunu göstermesidir (Yasemin

Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013, § 57). Bu nedenle Yargıtay 7.

Hukuk Dairesinin İlk Derece Mahkemesinin kararını veya ulaştığı sonucu ek bir

açıklama yapmaksızın uygun bulduğu ilamlardan, mahkemelerin gerekçelerinin

benimsendiğinin kabulü gerekir.

66.

Bahar Kızılduman’a ilişkin olarak başvurucunun o gün

itibarıyla uçuş görevi bulunmaması, sertifika yenileme eğitim programında olan

başvurucuya herhangi bir uçuş görevi tebliğ edilmemesi gerekçesiyle; diğer

başvurucular hakkında da olay tarihinde raporlu olunması ve davalılar

tarafından buna karşı bir delil getirilmemesi gerekçeleriyle Yerel Mahkemeler

başvurucular lehine karar vermiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi ise sağlık

raporunun eyleme iştirak amacıyla alındığını belirtmiştir. Bu kabulle

bağlantılı olarak davalıların rapora ve iş bırakma eylemine ilişkin

iddialarının aksini kanıtlama yükü başvuruculara yöneltilmiş ve Bahar Kızılduman’ın havalimanında olmasına rağmen uçuşa

katılmamasının eyleme katılma amacı taşıdığı ifade edilmiştir (bkz. § 16).

Nihayetinde Derece Mahkemesi kararlarının bozulmasına ve başvurucuların

davasının reddedilmesine kesin olarak karar verilmiştir.

67.

Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin sağlık

raporu ve sertifika eğitimi konusunda ispat yükü hususlarındaki

değerlendirmelerinin, başvurucuların açtığı davaya konu olayların farklılığından

kaynaklanmadığı ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin aynı konudaki önceki tarihli

ilamlarıyla çelişki oluşturduğu anlaşılmaktadır.

b. Hukuki Belirlilik İlkesi Yönünde Değerlendirme

68.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin somut başvurulara konu kararlarının,

başvurucuların da aralarında bulunduğu çalışanların iş akitlerinin THY ve THY

Teknik A.Ş. tarafından feshedilmesine ilişkin yargılamaların tümü bağlamında

değerlendirilmesi gerekmektedir. Benzer olaylar çerçevesinde verilen mahkeme

kararlarında görülebilecek tutarsızlıklar, hukuki belirsizlik oluşturmaları

nedeniyle Anayasa Mahkemesinin yapacağı incelemede dikkate alınacaktır.

69.

Yargısal kararlardaki değişiklikler, hukukun dinamizmini ve mahkemelerin

yaklaşımlarını yaşanan gelişmelere uyarlama kabiliyetlerini yansıtması yönüyle

olumludur. Ancak uygulamada birliği sağlamaları beklenen yüksek mahkemeler

içinde yer alan dairelerin benzer davalarda tatmin edici bir gerekçe

göstermeksizin farklı sonuçlara ulaşmaları, bir kararın belirli bir daireye

düştüğü takdirde onanacağı, başka bir daire tarafından ele alındığı takdirde

bozulacağı gibi ihtimale dayalı ve birbirine zıt sonuçları ortaya çıkartır. Bu

ise hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine ters düşecektir. Ayrıca, böyle

bir algının toplumda yerleşmesi hâlinde bireylerin yargı sistemine ve mahkeme

kararlarına duymaları beklenen güven zarar görebilir.

70.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, sağlık raporlarının doğruluğunu kabul eden ve ispat

yükünün işverene düştüğüne dair İlk Derece Mahkemelerinin kararları istikrarlı

biçimde onamıştır. Bunun yanında sertifika eğitimi için görevlendirmenin

yapıldığı sırada eğitimin iptal edilip üye olduğu Sendikanın basın açıklamasını

dinlemenin işverene fesih hakkı tanımayacağına dair Yerel Mahkeme kararı da

aynı şekilde onanarak kesinleşmiştir. Bu nedenle hukuki belirlilik ilkesi

ışığında, başvurucuların kendi davalarında verilecek karara ilişkin makul bir

güvenin oluştuğunun kabulü gerekir. Dolayısıyla Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin,

sağlık raporu ve basın açıklamasının dinlenilmesi konularında farklı bir

değerlendirme yapması, her ne kadar takdir yetkisi kapsamında kabul

edilebilirse de mevcut başvurunun koşullarında öngörülebilir değildir ve

gerekçelendirmeye ihtiyaç duymaktadır.

71.

Mevcut başvurulara bakıldığında Yargıtay 22. Hukuk Dairesi sağlık raporunun ve

uçuş için gerekli bir eğitim olan sertifika eğitimi sırasında basın

açıklamasını dinlemenin eyleme iştirak amacıyla alındığı sonucuna ulaşırken “sendikanın, üyelerinin cep telefonlarına gönderdiği

mesaj sonrası ikiyüzyetmişdokuz işçinin aynı gün

rapor almasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve raporların hastalık

sebebiyle alınmadığını gösterdiği” ve “davacının havalimanına gittiği ve fakat

uçuşa katılmayarak eyleme iştirak ettiği” gerekçelerinden hareket etmiştir. Bununla birlikte belirtilen hususlar,

davalılar tarafından diğer davalarda da savunma olarak ileri sürülmüştür. Bu

iddianın, İlk Derece Mahkemelerince kabul edilmediği ve Yargıtay 7. Hukuk

Dairesinin bu kararları onadığı dikkate alındığında ilave bir açıklamaya yer

verilmeksizin sadece aynı ifadelere dayanılması yeterli bir gerekçe oluşturmaz.

Başvurucuları, işverenin iddialarının aksini ispatlamak zorunda bırakan kabul

bakımından ise Yargıtay ilamında herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir.

72.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin bahse konu ilamının, daha önceki kararlardan

farklı bir sonuca neden ulaşıldığına dair başvurucular ve üçüncü kişiler

tarafından objektif olarak anlaşılmasına imkân verecek yeterli gerekçeyi

içermediği değerlendirilmektedir. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin üçüncü

fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesinin direnme imkânının bulunmaması ve

ayrıca Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin de başvuru konusu olan kararlardan sonra

benzer davalarda onama yönünde kararlar vermesi (bkz. § 33), gerekçelendirmeye

duyulan ihtiyacı pekiştirmiştir.

73.

Anayasa Mahkemesi bu nedenlerle başvurucuların davalarının ne şekilde

sonuçlanması gerektiğine dair herhangi bir çıkarım yapmamakla birlikte nihai

yargılama makamını oluşturan Yargıtay daireleri arasındaki yorum

farklılıklarının, benzer nitelikteki davaların karara bağlanması sürecinde

hukuki belirsizliğe yol açtığını ve başvurucular için öngörülemez olduğunu

değerlendirmektedir.

74.

İncelenmesi gereken diğer bir husus ise farklı kararlar verilmesi hâlinde çözüm

sunabilecek yapısal bir mekanizmanın varlığı ve ne şekilde işletildiğidir.

75.

Başvurucuların işe iadesine dair İlk Derece Mahkemesi kararları, Yargıtay 22.

Hukuk Dairesi tarafından bozulmuş ve 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin üçüncü

fıkrası çerçevesinde davalar, nihai olarak reddedilmiştir. Yargıtay dairesinin

kararının kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin direnmesi yoluyla

uyuşmazlığın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne getirilmesi ve böylelikle

Yargıtay dairelerinin birbiriyle çelişen yorumlarını birleştirecek bir karar

verilmesi ihtimali bulunmamaktadır.

76.

Dairelerin kararları arasındaki farklılık, birbirine benzer davalarda

delillerin değerlendirilmesinden ve bununla ilintili biçimde ispat yükünün

yöneltilmesinden kaynaklanmıştır. Dolayısıyla 2797 sayılı Kanun’un 15.

maddesinin ikinci fıkrasının (b) veya (c) bendi uyarınca Yargıtayın

ilgili dairesinin konuyu Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulundan

ziyade Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne getirmesi ve yeknesak bir uygulamanın

sağlanması mümkün olabilirdi. Bununla birlikte Yargıtay daireleri bu gibi

durumlarda kendiliğinden içtihatlarını değiştirme yoluna gittiğinden yasada

belirtilen yolun teoride kaldığı ve etkili bir çözüm sunamadığı anlaşılmaktadır.

c. Sonuç

77.

Açıklanan nedenlerle mevcut yapısal mekanizmanın işletilmesindeki eksiklikle

birlikte ele alındığında Yargıtay dairelerinin ilamlarında yeterli gerekçeyle

desteklenmeyen farklılıkların bulunmasının, başvurucuların açtığı davaların görülmesi

bakımından hukuki belirsizliğe neden olduğu ve başvurucular açısından

öngörülemez bulunduğu sonucuna varılmıştır.

78.

Bu kapsamda başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan

adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

79.

Başvurucular, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapılmak üzere dosyanın ilgili yargı organlarına gönderilmesini veya tazminata

hükmedilmesini ve yargılama giderlerinin ödenmesini talep etmişlerdir.

80.

6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."

81.

Başvuruculardan bir kısmının istenen bilgi ve belgeler çerçevesinde kanuni tüm

ödemeleri yapılarak yeni giriş şeklinde istihdam edildiği anlaşılmıştır. Bu

başvurucular yönünden yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmadığından ekli tablonun C ve D sütununda isimleri ve T.C. kimlik

numaraları belirtilen başvuruculardan, aynı tablonun 1 ila 59 numaralı

satırında yer alanlar yönünden yeniden yargılama yapılmasına ilişkin taleplerin

reddine ve Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma

hakkının ihlal edildiği yönündeki tespit dikkate alınarak her bir başvurucuya

ayrı ayrı olmak üzere takdiren net 10.000 TL tazminat

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

82.

İşe dönme talebinin olmaması, kabin personeli istihdam prosedürü ile

belirlenmiş olan istihdam kriterleri doğrultusunda kriterleri sağlayamaması,

işçi ile işveren arasında güven bağı kalmaması, yaş haddi gibi sebeplerle

sendika ve işveren arasında yapılan mutabakata rağmen THY ile THY Teknik A.Ş.de

istihdam edilmeyen diğer başvurucular yönünden ise ekli tablonun C ve D

sütununda isimleri ve T.C. kimlik numaraları belirtilenlerden, aynı tablonun 60

ila 97 numaralı satırında yer alan başvurucuların yeniden yargılama yapılması

yönündeki taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

83.

Dosyadaki belgelerden tespit edilen ve ekli tablonun (H) sütununda gösterildiği

şekilde geri verilmesi gereken harç miktarlarının ilgili başvuruculara ayrı

ayrı ödenmesine ve ekli tablonun (E) sütununda belirtildiği üzere vekilleri

aynı olan başvuruculara 1.500 TL vekâlet ücretinin müştereken diğer

başvuruculara ise ayrı ayrı ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. 1.

Grev hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

2.

Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C.

Ekli tablonun C ve D sütununda isimleri ve T.C. kimlik numaraları belirtilen

başvuruculardan aynı tablonun 1 ila 59 numaralı satırında yer alan

başvuruculara, ayrı ayrı olmak üzere net 10.000 TL TAZMİNAT ÖDENMESİNE,

tazminata ve yeniden yargılamaya ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

D.

Ekli tablonun C ve D sütununda isimleri ve T.C. kimlik numaraları belirtilen

başvuruculardan, aynı tablonun 60 ila 97 numaralı satırında yer alan diğer

başvuruculara ilişkin olarak ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden

yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin Yargıtay 22. Hukuk Dairesine

gönderilmek üzere ekli tablonun H sütununda gösterilen İlk Derece Mahkemelerine

GÖNDERİLMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

E. Ekli tablonun I sütununda

yer alan harç miktarlarının başvuruculara AYRI AYRI ÖDENMESİNE,

F.

Ekli tablonun D sütununda T.C. kimlik numaraları gösterilen ve vekilleri aynı

olan başvuruculardan;

1.

Semra Bekiroğlu, Reyhan Aksun, Onur Atak, Doğa

Mutluer, Derya Akpınar, Begüm Çelen, Sinem Özdemir, Murat Düzer, Ülkü Yahşi,

Ceren Karakuş, Doğan Kalyoncu, Halime Ayçin Özalp, Tuğba Veli, Çiğdem Özdemir,

Esra Duygu Dalgıç, Seda Küçükbenli, Ayben Koç, Didem

Kurt, Ceyda Balcı, Seda Tükenmez, Seda Ay, Meltem Karadoğan,

Deniz Genç Çivicioğlu, Asude Fikriye Taşğın, Tayfun Baransel, Müge Burcu Aka, Neslihan Seyitler,

Nazik Soysal, Selda Şaylı, Işıl Şenay Nas, Özgür Certel, Ayhan Doğan, Tomris Caferoğlu, Esra Çelenk, Ayşegül

Üreten, Gonca Serbest, Merve Melis Gür, Fulya Bayrakcı,

Özlem Gün, Kumsal Deda, Zümre Süleymanoğulları, Ayça

Söker, Sibel Yılmaz, Ayşe Nur Selçuk, Onur Danacı, Gökçe Uyumaz, Merve İzmir,

Sezan Türe, Deniz Aygen, Burcu Sadiç, Başak Tanem

Tanyeri, Deniz Dikgöz, Mehmet Fatih Akguş, Esra Yılmazer, Ayşe Nur Atalay, Kerem Lami Şenkal,

Elif Sezen, Duygu Avdaç, Hacı Mustafa Erten, Emine

Aslı Gökmen, Gökhan Uluğ, Elçin Tavaslı, Gamze Tanak,

Adil Oktay, Merve Yıldız, Ferhan Ajlani, Zeynep

Gökçe, Dilek Özfidan ve Didem Misyağcı’ya

1.500 TL vekâlet ücretinin MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

2.

Bahar Kızılduman, Asiye Parlar, Serpil İlhan, Yılmaz

Murat Ünlü, Okay Dömeke, İpek Bozkurt, Burçin Dülger,

Irmak Beytorun, Şebnem Demirci, Sezer Çömlek, Hafize

Sevinç ve Mine Ekşi’ye 1.500 TL vekâlet ücretinin MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

3. Lalehan Onaran, Zeynep Merve Şenlik, Sabahat Çamsakız Gürel ve Zeynep Özkaraman’a

1.500 TL vekâlet ücretinin MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

4. Dilşad Atakanı, Esra Gökben,

Yeşim Kokucu, Elif Gözler, Cansu Sinem Eden, Bora Özdemir, Seda Atalay, Berna

Şen ve Övgü Kantarcı’ya ise 1.500 TL vekâlet ücretinin AYRI AYRI ÖDENMESİNE,

G.

Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye Bakanlığına başvuru

tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde

bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ

UYGULANMASINA,

H. Kararın bir örneğinin

Yargıtay Başkanlığına ve 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin 3 numaralı fıkrası

uyarınca Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE,

16/12/2015

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Erdal TERCAN

Hasan Tahsin GÖKCAN

Raportör Yrd.

:

Hikmet Murat AKKAYA

Başvurucular

:

Semra BEKİROĞLU ve diğerleri (bkz. ekli tablonun C ve D

sütunları)

Vekilleri

:

bkz. ekli tablonun E sütunu

A

B

C

D

E

F

G

H

I

Sıra

Başvuru Numarası

Başvurucu

T.C. Kimlik No.

Vekili

Başvurucunun Hâlihazırdaki Durumu

Yeniden Yargılama Kararı Verilmeyen Dosyalar

İçin Hükmedilen NET Tazminat Tutarı (TL)

Yeniden Yargılama Kararı Verilen Dosyaların

İlgili Mahkemesi

Ödenmesi Gereken Başvuru Harcı (TL)

1

2013/6717

Semra BEKİROĞLU

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

2

2013/7202

Bahar KIZILDUMAN

-

Av. Salim BAKİ

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

3

2013/5947

Dilşad ATAKANI

-

Av. Fethullah Çağdaş YILMAZ

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

4

2013/6718

Reyhan AKSUN

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

5

2013/6720

Onur ATAK

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

6

2013/6721

Doğa MUTLUER

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

7

2013/6725

Derya AKPINAR

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

8

2013/6726

Begüm ÇELEN

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

9

2013/6728

Sinem ÖZDEMİR

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

10

2013/6729

Murat DÜZER

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

11

2013/6730

Ülkü YAHŞİ

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

12

2013/6733

Ceren KARAKUŞ

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

13

2013/6734

Doğan KALYONCU

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

14

2013/6735

Hâlime Ayçin ÖZALP

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

15

2013/6736

Tuğba VELİ

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

16

2013/6738

Çiğdem ÖZDEMİR

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

17

2013/6739

Esra Duygu DALGIÇ

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

18

2013/6740

Seda KÜÇÜKBENLİ

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

19

2013/6741

Ayben KOÇ

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

20

2013/6742

Didem KURT

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

21

2013/6744

Ceyda BALCI

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

22

2013/6746

Seda TÜKENMEZ

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

23

2013/6750

Seda AY

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

24

2013/6751

Meltem KARADOĞAN

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

25

2013/6753

Deniz GENÇ ÇİVİCİOĞLU

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

26

2013/6754

Asude Fikriye TAŞĞIN

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

27

2013/6927

Tayfun BARANSEL

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

28

2013/6928

Müge Burcu AKA

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

29

2013/6931

Neslihan SEYİTLER

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

30

2013/6934

Nazik SOYSAL

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

31

2013/6935

Selda ŞAYLI

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

32

2013/6938

Işıl Şenay NAS

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

33

2013/7008

Aydın Yusuf UÇAN

-

-

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

34

2013/7079

Neşe SAYAN

-

-

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

35

2013/7201

Asiye PARLAR

-

Av. Salim BAKİ

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

36

2013/7205

Serpil İLHAN

-

Av. Salim BAKİ

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

37

2013/7342

Yılmaz Murat ÜNLÜ

-

Av. Salim BAKİ

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

38

2013/7343

Okay DÖMEKE

-

Av. Salim BAKİ

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

39

2013/7344

İpek BOZKURT

-

Av. Salim BAKİ

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

40

2013/7345

Burçin DÜLGER

-

Av. Salim BAKİ

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

41

2013/7445

Esra GÖKBEN

-

Av. Hasan KARA

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

42

2013/7447

Özgür CERTEL

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

198,35 TL

43

2013/7456

Yeşim KOKUCU

-

Av. Gülan ÇAVLI

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

44

2013/7510

Elif GÖZLER

-

Av. Selim MORAVA

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

45

2013/7687

Ayhan DOĞAN

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

46

2013/7853

Lalehan ONARAN

-

Av. Cem GÖK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

47

2013/7856

Zeynep Merve ŞENLİK

-

Av. Cem GÖK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

48

2013/8177

Irmak BEYTORUN

-

Av. Salim BAKİ

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

49

2013/9012

Şebnem DEMİRCİ

-

Av. Salim BAKİ

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

50

2013/9424

Tomris CAFEROĞLU

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

51

2013/9434

Esra ÇELENK

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

52

2013/9435

Ayşegül ÜRETEN

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

53

2013/9436

Gonca SERBEST

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

54

2013/9440

Merve Melis GÜR

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

55

2013/9441

Fulya BAYRAKCI

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

56

2014/140

Özlem GÜN

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

57

2014/141

Kumsal DEDA

-

Av. Abdi PESOK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

198,35 TL

58

2014/643

Sabahat ÇAMSAKIZ GÜREL

-

Av. Cem GÖK

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

206,10 TL

59

2014/4829

Cansu Sinem EDEN

-

Av. Ziya Metehan ARISOY

Hâlihazırda ilgili şirkette istihdam edilmektedir.

10.000 TL

---

206,10 TL

60

60

2013/6719

Zümre SÜLEYMAN-OĞULLARI

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 6. İş Mahkemesi

198,35 TL

61

2013/6722

Ayça SÖKER

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 6. İş Mahkemesi

198,35 TL

62

2013/6723

Sibel YILMAZ

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 6. İş Mahkemesi

198,35 TL

63

2013/6724

Ayşe Nur SELÇUK

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 14. İş Mahkemesi

198,35 TL

64

2013/6727

Onur DANACI

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 14. İş Mahkemesi

198,35 TL

65

2013/6731

Gökçe UYUMAZ

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 14. İş Mahkemesi

198,35 TL

66

2013/6732

Merve İZMİR

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 6. İş Mahkemesi

198,35 TL

67

2013/6737

Sezan TÜRE

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 14. İş Mahkemesi

198,35 TL

68

2013/6743

Deniz AYGEN

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 6. İş Mahkemesi

198,35 TL

69

2013/6745

Burcu SADİÇ

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 6. İş Mahkemesi

198,35 TL

70

2013/6747

Başak Tanem TANYERİ

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 14. İş Mahkemesi

198,35 TL

71

2013/6748

Deniz DİKGÖZ

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 14. İş Mahkemesi

198,35 TL

72

2013/6749

Mehmet Fatih AKGUŞ

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 14. İş Mahkemesi

198,35 TL

73

2013/6929

Esra YILMAZER

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 7. İş Mahkemesi

198,35 TL

74

2013/6930

Ayşe Nur ATALAY

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 7. İş Mahkemesi

198,35 TL

75

2013/6933

Kerem Lami ŞENKAL

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 7. İş Mahkemesi

198,35 TL

76

2013/6936

Elif SEZEN

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 7. İş Mahkemesi

198,35 TL

77

2013/6937

Duygu AVDAÇ

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 7. İş Mahkemesi

198,35 TL

78

2013/7027

Ceren BEYTAŞ

-

-

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 9. İş Mahkemesi

198,35 TL

79

2013/7200

Sezer ÇÖMLEK

-

Av. Salim BAKİ

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 9. İş Mahkemesi

198,35 TL

80

2013/7203

Hafize SEVİNÇ

-

Av. Salim BAKİ

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 11. İş Mahkemesi

198,35 TL

81

2013/7446

Hacı Mustafa ERTEN

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 13. İş Mahkemesi

198,35 TL

82

2013/7855

Zeynep ÖZKARAMAN

-

Av. Cem GÖK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 2. İş Mahkemesi

198,35 TL

83

2013/9306

Emine Aslı GÖKMEN

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 7. İş Mahkemesi

198,35 TL

84

2013/9324

Bora ÖZDEMİR

-

Av. Pınar AKGÜL DOĞUSOY

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Ankara 19. İş Mahkemesi

198,35 TL

85

2013/9422

Gökhan ULUĞ

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 7. İş Mahkemesi

198,35 TL

86

2013/9425

Elçin TAVASLI

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 7. İş Mahkemesi

198,35 TL

87

2013/9428

Gamze TANAK

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 7. İş Mahkemesi

198,35 TL

88

2013/9430

Adil OKTAY

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 7. İş Mahkemesi

198,35 TL

89

2013/9432

Merve YILDIZ

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 4. İş Mahkemesi

198,35 TL

90

2013/9433

Ferhan AJLANİ

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 4. İş Mahkemesi

198,35 TL

91

2013/9437

Zeynep GÖKÇE

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 4. İş Mahkemesi

198,35 TL

92

2013/9438

Dilek ÖZFİDAN

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 4. İş Mahkemesi

198,35 TL

93

2013/9439

Didem MİSYAĞCI

-

Av. Abdi PESOK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 7. İş Mahkemesi

198,35 TL

94

2014/480

Seda ATALAY

-

Av. Fırat PEKTAŞ

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 16. İş Mahkemesi

206,10 TL

95

2014/951

Berna ŞEN

-

Av. Ahmet Şükrü EYMİRLİ-

OĞLU

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir.

---

Bakırköy 16. İş Mahkemesi

206,10 TL

96

2014/2004

Övgü KANTARCI

-

Av. Nagihan SAĞLAM-

TÜRK

İlgili şirkette istihdam edilmemektedir. --- Bakırköy 16. İş Mahkemesi 206,10 TL 97 2014/12347 Mine EKŞİ - Av. Salim BAKİ İlgili şirkette istihdam edilmemektedir. --- Bakırköy 15. İş Mahkemesi 206,10 TL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/6717, 16 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucuların İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. B. No: 21911/03, 24/3/2009, §
  12. B. Anayasa'nın 36. maddesinde
  13. E. Ekli tablonun I sütununda
  14. H. Kararın bir örneğinin
  15. A
  16. B
  17. C
  18. D
  19. E
  20. F
  21. G
  22. H
  23. I
  24. Oğlu
  25. Türk
  26. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/6717
Tarih
16 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Ramazan Acar Başvurusu (B. No: 2013/7939)
  • Gamze Armağan Başvurusu (B. No: 2013/8840)
  • Osman Muzmul Başvurusu (B. No: 2013/2736)
  • Yusuf İzzettin Silier Başvurusu (B. No: 2013/2731)
  • Yalçın Oktürk Başvurusu (B. No: 2013/5051)
  • Yeliz Kasım Başvurusu (B. No: 2013/6771)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.