İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ayşe Kadriye Gülçin Karaaslan ve Emine Nurçin Gülbaş Başvurusu (B. No: 2015/12273)

1. Başvuru; deprem nedeniyle uğranılan zararın tazmini için

Başvuru No2015/12273Tarih21 Mart 2019Okuma9 dk · 1.890 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ayşe Kadriye Gülçin Karaaslan Ve Emine Nurçin Gülbaş Başvurusu

Karar tarihi
21 Mart 2019
Başvuru Numarası
2015/12273
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.890 kelime·9 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; deprem nedeniyle uğranılan zararın tazmini için

açılan tam yargı davasının makul sürede sonuçlandırılmaması, hükme esas alınan

bilirkişi raporunun tebliğ edilmemesi ve maddi tazminat istemi yönünden aynı

somut duruma ilişkin uyulmazlıktan

farklı bir yaklaşımın benimsenmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 10/7/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen depremde

başvurucuların annesine ait olan Yalova'daki taşınmaz yıkılmıştır. Taşınmazın

yıkılmasıyla başvurucuların annesi ve kardeşi vefat etmiştir.

7. Başvurucular, deprem sonucu taşınmazın yıkılması ve

yakınlarının ölmesi nedeniyle Yalova Belediyesi (Belediye) ile Çevre ve

Şehircilik Bakanlığı (Bakanlık) aleyhine Bursa 2. İdare Mahkemesi (Mahkeme)

nezdinde 11.660 TL maddi, 120.000 TL manevi tazminat istemli tam yargı davası

açmıştır.

8. Mahkeme ilk etapta 29/11/2000 tarihli kararıyla davayı süre

aşımı yönünden reddetmiş ise de Danıştay Altıncı Dairesinin 15/4/2004 tarihli

hükmü ile süre ret kararı bozulmuştur.

9. Bozma kararına uyan Mahkeme işin esasına geçmiş ve 28/5/2007

tarihli hükmüyle dava hakkında kısmen kabul kısmen ret kararı vermiştir. Ret

gerekçesinde deprem sonucu taşınmazın yıkılmasında Belediyenin zemin

etütlerinin yapılmaması, kat sınırlamasına ilişkin çalışmada bulunulmaması,

afete uğrayabilecek bölgelerin tespit edilmemesi nedenleriyle Belediyenin

kusurlu olduğu ve Bakanlığın kusurunun bulunmadığı hususlarının aldırılan

bilirkişi rapor ile ortaya konulduğu ifade edilmiştir. Yine bilirkişi raporunda

taşınmazın değerinin 4.313,91 TL olarak tespit edildiği vurgulanarak rapora yönelik

taraf itirazlarının raporu kusurlandırmadığı ifade

edilmiştir. İdare hukuku ilkeleri uyarınca idarenin mali sorumluluğu gereği

tespit edilen tutarın Belediye tarafından başvuruculara ödenmesi fazlaya

ilişkin maddi tazminat talebinin ise reddedilmesi gerektiği sonucuna

varılmıştır. Manevi tazminat istemi yönünden ise başvurucuların yakınlarını

kaybetmeleri nedeniyle duydukları üzüntünün karşılığı olarak toplan 30.000 TL

manevi tazminatın davalı idarelerce müştereken başvuruculara ödenmesi ve

fazlaya ilişkin istemin ise reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

10. Danıştay Altıncı Dairesi 3/3/2008 tarihli hükmüyle

mahkemenin kararını bozmuştur. Bozma gerekçesinde Bakanlığın kusurunun

yeterince araştırılmadığı ve başvurucuların bina değerine ek olarak eşya

bedeline ilişkin maddi tazminat taleplerinin değerlendirilmediği ifade

edilmiştir. Ayrıca manevi tazminatın faiz hesabı ve yargılama giderlerinin

hesabında da hata yapıldığı belirtilmiştir.

11. Mahkeme bozma kararına uyarak 21/12/2012 tarihli hükmüyle

dava hakkında kısmen kabul kısmen ret kararı vermiştir. Ret gerekçesinde

öncelikle kusur durumuna ilişkin olarak benzer bir uyuşmazlıkta aldırılan

bilirkişi raporu uyarınca Bakanlığın afete uğrayacak bölgelerin tespitinde

zemin değerlendirmesine göre kat sayılarının belirlenmesinde ve depremin

boyutlandırılmasında yetersiz kaldığı için %20 kusurlu olduğu ifade edilmiştir.

Bunun yanında Belediyenin imara açma, iskân izni verme ve proje onaylama işlemleri

nedeniyle %50, fenni mesulün %15, müteahhitin %10 ve

statik proje müellifinin %10 kusurlu olduğu hususlarının bilirkişi raporunda

tespit edildiği belirtilmiştir. Bu bağlamda sonuç olarak davalı Belediye ve

Bakanlığın 4.313,91 TL bina ve 1.660 TL eşya bedelini kusurları oranında tazmin

etmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca 30.000 TL tutarında manevi

tazminatın davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte

başvuruculara ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.

12. Danıştay Altıncı Dairesi 15/4/2014 tarihli hükmüyle kararı

maddi tazminata ilişkin kısım yönünden onamış, manevi tazminata ilişkin kısım

yönünden düşük miktar takdiri nedeniyle bozmuştur. Karar düzeltme istemi aynı

Dairenin 2/3/2015 tarihli hükmüyle reddedilmiştir. Ret gerekçesinde, aynı

konuya ilişkin verilen başka bir kararda kusur takdiri yönünden farklı yaklaşım

sergilenmiş ise de uyuşmazlıkların farklı yargı süreçlerine ilişkin olduğu ve

mevcut uyuşmazlıkta başvurucuların zarardan kusuru nedeniyle sorumlu olan diğer

kişilere dava açabileceği ayrıca ifade edilmiştir. Bu süreç sonunda maddi

tazminata ilişkin kısım yönünden ilam kesinleşmiştir.

13. Başvurucular nihai kararı 10/6/2015 tarihinde tebellüğ

etmelerinin ardından 10/7/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 21/3/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

15. Başvurucular, yargılamanın makul sürede tamamlanmadığını

ileri sürmektedir.

2. Değerlendirme

16 Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin

yolu ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini

tartışmıştır.

17. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı vetazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama

imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler

doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal

iddialarıyla ilgilibaşarı şansı sunma ve yeterli

giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu

tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş

olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).

18. Mevcut başvuruda söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır.

19. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Silahların Eşitliği ve Çelişmeli Yargılama

İlkelerinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

20. Başvurucular 21/12/2012 tarihli hükümde maddi tazminat

talebine ilişkin olarak hükme esas alınan ve kusur oranlarını tespit eden

bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini, bu nedenle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

2. Değerlendirme

21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun bilirkişi raporunun tebliğ

edilmemesi nedeniyle ileri sürdüğü ihlal iddiasının silahların eşitliği ve

çelişmeli yargılama ilkeleri kapsamında değerlendirilmesi uygun görülmüştür.

22. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

23. Adil yargılanma hakkının unsurlarından biri de silahların

eşitliği ilkesidir. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usul

hakları bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin

diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını

makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına

gelmektedir (Yaşasın Aslan, B.

No: 2013/1134, 16/5/2013, § 32).

24. Silahların eşitliği ilkesinin tamamlayıcısı olan çelişmeli

yargılanma hakkı, kural olarak bir hukuk ya da ceza davasında tüm taraflara,

gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olma ve bunlarla

ilgili görüş bildirebilme imkânı vermektedir. Bu çerçevede başvuranların

bilirkişi raporunun sonucuna itiraz edememesi ya da delillerle ilgili görüş

bildirmelerine fırsat verilmemesi çelişmeli yargılanma hakkının ihlali olarak

değerlendirilebilmektedir (Hüseyin Sezen,

B. No: 2013/1793, 18/9/2014, § 38).

25. Mevcut yargılamada geçerli olan delil sunma ve inceleme

yöntemlerinin adil yargılanma hakkına uygun olup olmadığını denetlemek Anayasa

Mahkemesinin görevi kapsamında olmayıp Anayasa Mahkemesinin görevi başvuru

konusu yargılamanın bütünlüğü içinde adil olup olmadığının

değerlendirilmesidir. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın

yürütülebilmesi için silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri

ışığında taraflara iddialarını sunmak hususunda uygun olanakların sağlanması şarttır.

Bu anlamda delillere ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsizlik iddialarının da

yargılamanın bütünü ışığında değerlendirilmesi gerekir (Muhittin Kaya ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt

Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., B. No:

2013/1213, 4/12/2013, § 27).

26. Başvurucular, bilirkişi raporunun tebliğ edilmediğini ve

kusur oranlarını belirleyen bu rapora karşı itirazda bulunamadıklarını ileri

sürmüştür. Başvuruculara tebliğ edilmediği belirtilen bilirkişi raporu

21/12/2012 tarihli hükme esas alınan bilirkişi raporudur. Bu rapor esastan

verilen bozma kararı üzerine devam edilen yargılama sürecinde değerlendirmeye

alınmıştır. Bununla birlikte rapor başvurucuların açtığı dava sürecinde değil

aynı somut olayı temel alan bir başka uyuşmazlığın görüldüğü yargılama

sürecinde aldırılmıştır. 21/12/2012 tarihli mahkeme kararında bilirkişi

raporuna ayrıntılarıyla yer verilmiş, raporun tespit ettiği kusur oranları tek

tek açıklanmıştır. Bu bağlamda başvurucuların bilirkişi raporundan gerekçeli

karar ile haberdar olduğu ve temyiz ile karar düzeltme dilekçelerinde diğer

itirazlarla birlikte rapora dair itirazlarını da sunabildikleri görülmektedir.

Danıştay Altıncı Dairesi de karar düzeltme aşamasında kusur oranlarına ilişkin

bir ek açıklamada bulunmuştur (bkz. § 12).

27. Başvuruya konu somut yargılamanın bütünü yukarıda belirtilen

ilkeler doğrultusunda incelendiğinde başvurucunun yargılamanın sonucunu

etkileyecek usule ilişkin bir imkândan mahrum bırakılmadığı anlaşıldığından

çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerine yönelik yargılamanın

bütünlüğü içinde açık ve görünür bir ihlal bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

28. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Diğer İhlal İddiaları

1. Başvurucuların

İddiaları

29. Başvurucular; uyuşmazlığın maddi tazminata ilişkin kısım

yönünden hatalı yorumla karara bağlandığını, aynı somut olaya ilişkin olarak

açılan bir başka uyuşmazlıkta belediyenin %100 kusurlu bulunduğunu, mevcut

uyuşmazlıkta ise Belediyenin %50 kusurlu bulunmasının hukuka aykırı olduğunu

belirterek eşit uygulama yapılmadığını, adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmektedir.

2. Değerlendirme

30. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

§ 16). Şikâyetlerin özü mahkeme tarafından hukuka aykırı karar verildiği

iddialarına yönelik olduğundan şikâyetin yargılamanın sonucu itibarıyla adil

olmadığı iddiası kapsamında değerlendirilmesi uygun görülmüştür.

31. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak

ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013,

§ 42).

32. Öte yandan farklı kararların aynı mahkemeden çıkmış olması

tek başına, adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelmeyecektir. Bu kapsamda

bireylerin makul güvenlerinin korunması ve hukuki güvenlik ilkesi, içtihadın

değişmezliği şeklinde bir hak bahşetmemektedir (Türkan Bal [GK],

B. No: 2013/6932, 6/1/2015, §§ 53, 54). Mahkemelerce hukuk kurallarının

yorumlanması ve delillerin değerlendirilmesinde farklılıklar meydana gelmesi ya

da önceki çözümün tatminkâr bulunmaması, yeni kabul edilmiş bir yasanın

yorumlanmasında içtihadın müstakar olması için belli bir zamana ihtiyaç duyulması

gibi çeşitli nedenlerle içtihat değişikliğine gidilmesi de tek başına adil

yargılanma hakkının ihlali niteliğinde kabul edilemez (Mehmet Emin Yılmaz, B. No: 2014/3928,

15/12/2015,§ 58).

33. Bu açıdan başvurucu tarafından ileri sürülen, kusur oranının

aynı somut olayı temel alan uyuşmazlıktan farklı yorumlanması sonucu hatalı ve

eşitlik ilkesine aykırı karar verildiği iddiasının esas itibarıyla hukuk

kurallarının yorumlanması, somut olaya uygulanması ve delillerin

değerlendirilmesi hususuna ilişkin olduğu görülmektedir. Başvuru konusu

yargılama süreci incelendiğinde somut olaya ilişkin maddi olay ve olguların

anlatıldığı, gerekçeli kararda toplanan delillerin değerlendirildiği, davada

ödenmesine hükmedilen tazminat miktarından hangi idarenin hangi oranda sorumlu

olduğunun hukuki sebepleri belirtilerek açıklandığı görülmüş olup kararda bariz

takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren bir durum

da tespit edilmemiştir.

34. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Diğer ihlal iddialarının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

21/3/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Volkan

ÇAKMAK

Başvurucular

:

1. Ayşe

Kadriye Gülçin KARAASLAN

2. Emine

Nurçin GÜLBAŞ

Vekilleri

:

Av. Melek

GÜNEBAK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/12273, 21 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Makul Sürede
  8. B. Silahların Eşitliği ve Çelişmeli Yargılama
  9. C. Diğer İhlal İddiaları
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Özgüldür
  12. Gökcan
  13. Hakyemez
  14. Çakmak
  15. Günebak
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/12273
Tarih
21 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • Enver Kaya Başvurusu (B. No: 2016/14445)
  • Ayşe Kaya Başvurusu (B. No: 2015/5815)
  • Hakan İzci ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/9364)
  • Nurcan Öztok Başvurusu (B. No: 2015/13201)
  • Mürvet Orhan ve Osman Orhan Başvurusu (B. No: 2016/67616)
  • Murat Eren Başvurusu (B. No: 2016/4638)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.