İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Bahaettin Gülgör ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/3209)

1. Başvuru, haksız bir şekilde dava açılması ve yargılama

Başvuru No2013/3209Tarih21 Nisan 2016Okuma15 dk · 3.052 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Bahaettin Gülgör Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
21 Nisan 2016
Başvuru Numarası
2013/3209
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.052 kelime·15 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, haksız bir şekilde dava açılması ve yargılama

sonucunda verilen beraat kararının onanmayarak Yargıtay tarafından bozma-düşme

kararı verilmesi ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle

adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 18/1/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan

yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 28/2/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 15/5/2014 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 11/7/2014 tarihli yazısında Anayasa

Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen

başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. Öte yandan başvurucu

Mehmet Sefa Sirmen (Sirmen) tarafından 15/5/2013 tarihinde yapılan 2013/3211

numaralı ve başvurucu Mehmet Yavuz Arınsoy (Arınsoy) tarafından 17/6/2013 tarihinde yapılan 2013/4084

numaralı bireysel başvurulara ilişkin olarak da Bakanlığın 7/10/2015 tarihli

yazılarıyla görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. Başvurucu Kadri Veziroğlu

(Veziroğlu) tarafından 15/5/2013 tarihinde yapılan 2013/3210 numaralı başvuruya

ilişkin Bakanlık görüşü 23/11/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunulmuştur.

6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş

8/12/2015 tarihinde Başvurucu Veziroğlu’na tebliğ edilmiştir. Başvurucu,

Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 14/12/2015 tarihinde ibraz etmiştir.

7. 16/10/2015 tarihinde 2013/3210, 2013/3211 ve 2013/4084

numaralı bireysel başvuru dosyalarının konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle

2013/3209 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine,

belirtilen bireysel başvuru dosyalarının kapatılmasına, incelemenin 2013/3209

başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar

verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Projesi aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde

ilgili olaylar özetle şöyledir:

A. Kocaeli 2. Asliye Ceza

Mahkemesinde Görülen Yargılamalar

9. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 17/7/2001 tarihli

iddianamesi ile başvurucu Veziroğlu ve diğer bazı sanıklar hakkında 1995

yılında İzmit Büyükşehir Belediyesine araç, gereç ve malzeme temin edilmesiyle

ilgili olarak hizmet nedeniyle emniyeti suistimal

suçundan kamu davası açılmıştır.

10. Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/4/2004 tarihli ve

E.2001/711, K.2004/540 sayılı kararıyla başvurucunun bazı eylemler yönünden

mahkûmiyetine, bazı eylemler yönünden ise emniyeti suistimal

suçundan beraatine karar verilmiştir.

11. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 3/10/2006 tarihli ve E.2005/11788,

K.2006/7716 sayılı ilamı ile atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle

İlk Derece Mahkemesi hükmünü bozmuştur.

12. Dava, Mahkemenin E.2006/483 sayısına kaydedilmiştir.

13. Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesi 21/3/2007 tarihli ve

E.2006/483, K.2007/82 sayılı kararı ile dosyanın Ankara 7. Ağır Ceza

Mahkemesinin E.2006/382 sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermiştir.

14. Meclis Araştırma Komisyonunun 18/7/2003 tarihli raporu

üzerine “İzmit Belediyesi Kentsel ve Endüstriyel Su Temin Projesi” kapsamında

yapılan İzmit Yuvacık Barajı Projesi’yle ilgili olarak soruşturma

başlatılmıştır.

15. Başvurucu Sirmen, milletvekilliği sıfatının sona ermesinin

ardından 3/9/2008 tarihinde Savcılığa ifade vermiştir.

16. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca başvurucu hakkında

9/9/2008 tarihinde iddianame düzenlenmiştir. İddianamede başvurucu, 1995

yılında işlendiği belirtilen ihaleye fesat karıştırma suçundan sorumlu

tutulmuştur.

17. Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/9/2009 tarihli ve

E.2008/327, K.2009/237 sayılı kararıyla dosyanın Ankara 7. Ağır Ceza

Mahkemesinin E.2009/147 sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

B. Ankara 7. Ağır Ceza

Mahkemesinin E.2003/451 Sayılı Dosyasındaki Yargılama

18. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12/12/2003 tarihli

iddianamesi ile İzmit Belediyesi Kentsel ve Endüstriyel Su Temin Projesi'yle

bağlantılı olarak başvurucu Bahaettin Gülgör (Gülgör) ile başvurucular

Veziroğlu ve Arınsoy’un da aralarında bulunduğu

toplam on sanık hakkında 1995 yılında işlendiği belirtilen devlet alım satımına

fesat karıştırma suçundan dava açılmıştır.

19. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2003/451 sayılı dosyasına

kaydedilen davada 27/1/2005 ile 20/4/2006 tarihleri arasında toplam on duruşma

yapılmıştır.

20. Mahkeme 20/4/2006 tarihli ve E.2003/451, K.2006/128 sayılı

kararıyla başvurucuların üzerilerine atılı suçlardan

cezalandırılmalarına karar vermiştir.

21. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 9/10/2006 tarihli ve E.2006/7923,

K.2006/7697 sayılı ilamı ile Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2001/711

sayılı dosyasının birleştirilmesi hususunun gözletilmemesi, bilirkişi

incelemesi yaptırılması gerektiği ve bir sanıkla ilgili ek iddianameye ihtiyaç

olduğu gerekçeleriyle mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.

C. Ankara 7. Ağır Ceza

Mahkemesinde Devam Eden Yargılama

22. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin bozma ilamı sonrasında

Mahkemenin E.2006/382 sayılı dosyası üzerinden yargılamaya devam edilmiştir.

23. Yargılama esnasında Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin

E.2006/483 sayılı dosyası bu dosya ile birleştirilmiş ve Mahkeme üç kişilik

bilirkişi heyetinden rapor almıştır. Bilirkişiler; kanuna aykırı ve usulsüz

herhangi bir işlemin bulunmadığı, inşaat ve hizmetlerin kabulüne ilişkin

işlemlerde usule ve uygulamalara aykırı davranılmadığı yönünde görüş

bildirmiştir.

24. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi 14/6/2007 tarihli ve

E.2006/382, K.2007/162 sayılı kararı ile başvurucular Gülgör,

Veziroğlu ve Arınsoy’un unsurları oluşmayan ihaleye

fesat karıştırma suçundan; hukuki ihtilaf niteliğinde görüldüğünden dolayı da

başvurucu Veziroğlu’nun emniyeti suistimal suçundan

beraatına karar vermiştir.

25. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 12/2/2009 tarihli ve E.2008/814, K.2009/1568

sayılı ilamı ile ek iddianame düzenlettirilmeden karar verildiği, raporu

hazırlayan kişilerin bilirkişi listesinde yer almamasına rağmen bu kişilerin

seçilme gerekçesinin kararda belirtilmediği ve uyuşmazlık konusu hususlara

ilişkin yeterli açıklamalara raporda yer verilmediği gerekçeleriyle tekrar

bozma kararı vermiştir.

26. Bozma sonrasında E.2009/147 numarasını alan dosyada, Ankara

7. Ağır Ceza Mahkemesi üç kişilik farklı bir bilirkişi heyetine yeni bir rapor

hazırlatmıştır. Mahkeme raporu yeterli görmediğinden aynı heyet tarafından

mahallinde de inceleme yapılmak suretiyle tekrar rapor hazırlanmıştır.

Bilirkişiler, mevzuata aykırı ya da ilke ve teamüllere uygun düşmeyen bir husus

tespit edemediklerini belirtmişlerdir.

27. Mahkeme 19/10/2010 tarihli ve E.2009/147, K.2010/297 sayılı

kararı ile atılı suçların sübut bulmaması veya unsurlarının oluşmaması

nedeniyle başvurucuların beraatına karar vermiştir.

28. Yargıtay 5. Dairesi 21/1/2013 tarihli ve E.2012/4651,

K.2013/487 sayılı ilamı ile başvurucuların eylemlerinin görevi kötüye kullanma

ve buna iştirak etme sonucunu oluşturmasına rağmen zamanaşımı süresinin dolması

nedeniyle kararın bozularak düşürülmesine karar vermiştir. Başvurucu

Veziroğlu’na atılı hizmet nedeniyle emniyeti suistimal

suçu için öngörülen zamanaşımı süresinin de dolduğu bildirilmiştir.

29. Nihai karar, başvurucular Gülgör,

Veziroğlu ve Sirmen'in vekillerine 17/4/2013 tarihinde tebliğ edilmiş;

başvurucu Arınsoy'un vekili ise kararı 21/5/2013

tarihinde elden tebellüğ etmiştir. Dosyada başvurucu Arınsoy’un

daha erken bir tarihte karardan haberdar olduğunu gösteren herhangi bir bilgi

ve belgeye rastlanmamıştır.

30. Başvurucular Gülgör, Veziroğlu ve

Sirmen 15/5/2013; başvurucu Arınsoy 17/6/2013

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

31. Mahkemenin 21/4/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

32. Başvurucular yargılamanın uzun sürdüğünü ileri sürmüşlerdir.

Başvurucular Gülgör, Veziroğlu ve Sirmen ayrıca

haklarındaki davaların siyasal etki ve baskılarla açıldığını ve usulsüz biçimde

sürdürüldüğünü; başvurucu Sirmen, Gülgör ve Arınsoy hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen

soruşturma izninin iptal edildiğini veya zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma

kararı alındığını fakat Meclis Araştırma Komisyonunun bu kararlara rağmen

eylemlerin ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturduğunu belirterek dosyayı

Cumhuriyet Savcılığına gönderdiğini, 21/12/2000 tarihli ve 4616 sayılı Kanun

hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğunu, Yargıtayın

onama-düşme yerine haksız biçimde bozma-düşme kararı verdiğini, bozma kararı

nedeniyle kendilerini savunma ve aklanmalarını talep etme haklarının ellerinden

alındığını, zan altında bırakıldıklarını ve vekâlet ücreti ile faizlerinden

yoksun kaldıklarını ileri sürmüşlerdir. Başvurucu Gülgör

50.000 TL maddi ve 150.000 TL manevi, başvurucular Veziroğlu ile Sirmen

sırasıyla 150.000 ve 250.000 TL maddi ve manevi, başvurucu Arınsoy

100.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

33. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların iddialarının bir bütün olarak

yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığı ve yargılamanın makul sürede

sonuçlanmadığı kapsamında incelenmesi uygun görülmüştür.

a. Yargılamanın Sonucu

İtibarıyla Adil Olmadığına İlişkin İddia

34. Başvurucular Gülgör, Veziroğlu ve

Sirmen haklarında haksız biçimde dava açıldığını, üzerlerine atılı suçun

oluşmadığını ve Yargıtayın beraat kararını onamak

yerine haklarında hatalı biçimde bozma-düşme kararı verdiğini ileri sürmüştür.

35. Bakanlık yazılarında, başvurucu Veziroğlu'nun Yargıtayın düşme kararında gerekçe gösterilmediği

şikâyetinin ve başvurucu Gülgör'ün benzer

şikâyetlerinin Mümin Meriç (B.

No: 2013/7204, 20/2/2014) ve Ahmet Bozkurt

(B. No: 2013/3081, 17/9/2013) başvurularına ilişkin kararlarda

değerlendirildiği ve bu kararlarda ortaya konulan kriterlerden ayrılmayı

gerektirecek bir nedenin bulunmadığı belirtilmiştir.

36. Bakanlık tarafından başvurucu Veziroğlu’nun adil yargılanma

hakkı kapsamındaki diğer iddialarına ilişkin olarak Sözleşme’nin 6. maddesinin

ceza davalarının mutlaka bir mahkûmiyet ya da beraat hükmü ile

sonuçlandırılmasını isteme hakkı içermediği, zamanaşımı hükümlerinin

Mahkemelerce resen uygulanacağı ve sanıklara zamanaşımını ret hakkı tanınmadığı

ifade edilmiştir.

37. Başvurucu Veziroğlu dava şartı olan yargılama izni

alınmaksızın hakkında dava açıldığını, bozma-düşme kararı verilmesinin yasanın

açık hükmüne ve Yargıtayın yerleşik içtihadına aykırı

olduğunu, bu kararla mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

38. Anayasa’nın “Görev ve

yetkileri” kenar başlıklı 148. maddesinin üçüncü fıkrasının ilgili

kısmı şöyledir:

“Herkes, Anayasada

güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği

iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. ...”

39. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı 45. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

“(1) Herkes, Anayasada

güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi ve buna ek Türkiye'nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki

herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa

Mahkemesine başvurabilir.”

40. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel

başvuru hakkına sahip olanlar” kenar başlıklı 46. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

“(1) Bireysel başvuru

ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel

ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir.”

41. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel

başvuru hakkına sahip olanlar” başlıklı 46. maddesinde kimlerin

bireysel başvuru yapabileceği sayılmıştır. Anılan maddenin (1) numaralı

fıkrasına göre bir kişinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmesi

için üç temel ön koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Bu ön koşullar;

başvurucunun, kamu gücünün eylem veya işleminden ya da ihmalinden dolayı

“güncel bir hakkının ihlal edildiği iddiasında”bulunması,

iddia edilen ihlalden kişinin “kişisel olarak” ve “doğrudan” etkilenmiş olması

ve bunların sonucunda başvurucunun “mağdur” olduğunu iddia etmesidir (Fetih Ahmet Özer, B. No: 2013/6179,

20/3/2014, § 24).

42. Bir başvurunun kabul edilebilmesi için başvurucunun sadece

mağdur olduğunu ileri sürmesi yeterli olmayıp ihlalden doğrudan etkilendiğini

yani mağdur olduğunu göstermesi veya mağdur olduğu konusunda Anayasa

Mahkemesini ikna etmesi gerekir. Bu itibarla, mağdur olduğu zannı veya şüphesi

de mağdurluk statüsünün varlığı için yeterli değildir (Ayşe Hülya Potur, B. No: 2013/8479,

6/6/2014, § 24).

43. Bu kapsamda bir şüpheli hakkında yürütülen ceza

soruşturmasının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanması veya

açılmış olan davanın ertelenmesi, düşürülmesi ya da sanığın beraatine

hükmedilmesi hâlinde makul sürede yargılanma hakkına ilişkin iddialara halel

gelmemek şartıyla bu kişilerin adil yargılanma hakkının ihlali nedeniyle mağdur

olduklarının kabulü mümkün değildir (Benzer yöndeki AİHM kararları için bkz. Eğinlioğlu/Türkiye (k.k.),

B. No: 31312/96, 21/10/1998; Koç ve Tambaş/Türkiye (k.k.),

B. No: 46947/99, 24/2/2005; İsak Tepe/Türkiye, B. No: 17129/02,

21/10/2008, § 30; Bouglame/Belçika (k.k.),

B. No: 16147/08, 2/3/2010; Juge ve Ducamp/Fransa

(k.k.), B. No: 66170/09, 12/4/2011). Ancak bu durum,

soruşturma veya kovuşturmaların yukarıda belirtilen sonuçlarının adil

yargılanma hakkı dışındaki haklara etkisinin incelenmesine engel teşkil etmez.

44. Somut olayda, başvurucular hakkında her ne kadar kamu davası

açılmış ise de öngörülen zamanaşımı sürelerinin dolması nedeniyle haklarında

herhangi bir mahkûmiyet hükmü kurulmamış ve davanın düşürülmesine karar

verilmiştir. Dolayısıyla başvurucuların bahse konu iddiaları bakımından mağdur

sıfatı bulunmamaktadır.

45. Bu nedenle mağdurluk statüsünün bulunmadığı anlaşıldığından

başvurucuların yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığı yönündeki

şikâyetinin kişi bakımından yetkisizlik

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Yargılamanın Makul

Sürede Sonuçlanmadığına İlişkin İddia

46. Başvurucular, haklarındaki davanın makul sürede

sonuçlandırılmadığını ileri sürmüştür.

47. Bakanlık yazılarında Güher

Ergun ve diğerleri (B. No: 2012/12, 17/9/2013) ile Mümin Meriç başvurularında açıklanan

ilkeler dikkate alınarak görüş sunulmasına gerek görülmediği belirtilmiştir.

48. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

49. Başvurucular, makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

50. Makul sürede yargılanma hakkı, adil yargılanma hakkının

kapsamına dâhil olup davaların en az giderle ve mümkün olan süratle

sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141. maddesi

-Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği- makul sürede yargılanma hakkının

değerlendirilmesinde dikkate alınmalıdır (Güher

Ergun ve diğerleri, §§ 38, 39).

51. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde gözönünde

bulundurulması gereken ölçütlerdir (Güher

Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

52. Ceza muhakemesinde yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken

sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar

tarafından bildirilmesi veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltı

gibi birtakım tedbirlerin uygulanması anıdır (Ersin

Ceyhan, B. No: 2013/695, 9/1/2014, § 35). Başvurucular Gülgör, Veziroğlu ve Arınsoy

tarafından suç isnadının kendilerine ne zaman bildirildiğine ya da isnattan

daha erken bir tarihte etkilendiklerine ilişkin bir bilgi sunmadıkları dikkate

alınarak yargılama süresinin iddianamenin düzenlendiği tarihten itibaren

işlemeye başladığı kabul edilmiştir. Başvurucu Sirmen açısından ise

milletvekilliği sıfatının sona ermesinin ardından Savcılığa ifade verdiği

3/9/2009 tarihi esas alınmıştır. Ceza yargılamasında sürenin sona erdiği tarih

ise suç isnadının nihai olarak karara bağlandığı tarihtir (Ersin Ceyhan, § 35). Mevcut olayda Yargıtayın onama kararı verdiği 21/1/2013 tarihinde

yargılama sonuçlanmıştır (bkz. § 28).

53. Bu itibarla yargılama başvurucu Gülgör

ve Arınsoy için 12/12/2003 tarihinden başlayarak

(bkz. § 18) 9 yıl 1 ay 9 gün, başvurucu Veziroğlu için 17/7/2001 tarihinden

başlayarak (bkz. § 9) 11 yıl 6 ay 4 gün ve başvurucu Sirmen için 3/9/2008

tarihinden başlayarak (bkz. § 15) 4 yıl 4 ay 18 gün sürmüştür.

54. Yargılamada geçen süreler dikkate alındığında başvurucular Gülgör, Veziroğlu ve Arınsoy ile

başvurucu Sirmen’in şikâyetlerinin ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.

a. Başvurucu Sirmen Hakkındaki Yargılamalar

Yönünden

55. 3/9/2008 tarihinde ifadesi alınan başvurucu hakkında,

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 9/9/2008 tarihli iddianamesi ile ihaleye

fesat karıştırma suçundan kamu davası açılmıştır. Kocaeli 2. Asliye Ceza

Mahkemesi 26/6/2009 tarihinde dosyanın İzmit Belediyesi Kentsel ve Endüstriyel

Su Temin Projesi’yle ilgili yürütülmekte olan Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin

E.2009/147 sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir (bkz. § 17).

Mahkeme önce E.2009/147 sayılı dosyada, sonrasında ise E.2009/147 sayılı

dosyada üç kişilik bilirkişi heyetine rapor hazırlattırmış; ikinci heyete

yerinde inceleme de yaptırmak suretiyle ek bir rapor daha hazırlattırmıştır

(bkz. §§ 23, 26). Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/6/2007 tarihli kararı

Yargıtay tarafından 12/2/2009 tarihinde bozulmuş, 19/10/2010 tarihli kararla

ilgili olarak 21/1/2013 tarihinde bozma-düşme kararı verilmiştir (bkz. §§ 25,

28).

56. Suçlamaların bir ilin su temin projesi ve bu kapsamdaki

baraj inşaatını ilgilendirmesi, hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi

olayların karmaşıklığı, konunun kapsamı ve gerektirdiği uzmanlık dikkate

alındığında söz konusu davanın karmaşık bir nitelik taşıdığı anlaşılmaktadır.

Soruşturma ve yargılama safhaları birlikte değerlendirildiğinde yargılama

faaliyetlerinde hareketsiz kalınan bir dönemin bulunmadığı, yargı mercilerine

atfedilebilecek bir kusurun olmadığı ve yargı mercilerince gerekli özenin

gösterildiği görülmüştür.

57. Açıklanan nedenlerle somut davanın koşulları dikkate

alındığında iki dereceli bir yargılamada iki kez incelenen davada geçen 4 yıl 4

ay 18 günlük yargılama süresinin makul olduğuna ve başvurucunun Anayasa'nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edilmediğine karar verilmesi gerekir.

b. Başvurucular Gülgör,

Veziroğlu ve Arınsoy Hakkındaki Yargılamalar Yönünden

58. Başvurucu Veziroğlu hakkındaki yargılama Kocaeli Cumhuriyet

Başsavcılığının 17/7/2001 tarihli iddianamesiyle başlamıştır. Kocaeli 2. Asliye

Ceza Mahkemesinin 11/4/2006 tarihli kararı, Yargıtay tarafından 3/10/2006

tarihinde bozulmuştur (bkz. §§ 11). Dosya, bozma kararının ardından

başvurucunun yanı sıra başvurucular Gülgör ve Arınsoy’un da sanık olarak bulunduğu ve 12/12/2003

tarihinde Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesine açılan ana dosya ile 2007 yılında

birleştirilmiştir (bkz. § 13).

59. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/4/2006 tarihli kararının

Yargıtayın 9/10/2006 tarihli ilamı ile bozulmasının

sonrasında (bkz. §§ 20, 21), Mahkemenin E.2009/147 sayılı dosyasında anlatılan

yargılama işlemleri (bkz. §§ 22-28) gerçekleştirilmiştir.

60. Başvurucular hakkındaki ceza davasının karmaşık bir niteliğe

sahip olmasına rağmen iki dereceli bir yargılamada başvurucu Veziroğlu

açısından dört defa, diğer iki başvurucu yönünden üç defa incelenen davada

geçen 9 yıl 1 ayın ve 11 yıl 6 ayın üzerindeki bir sürede sonuçlandırılan

yargılamada makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

61. Açıklanan nedenlerle başvurucuların Anayasa'nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

62. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme

sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar

verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

63. Başvurucular, maddi ve/veya manevi tazminat talebinde

bulunmuştur.

64. Başvurucular Gülgör, Veziroğlu ve Arınsoy için makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği sonucuna varılmıştır.

65. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle yalnızca

ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında

başvurucular Gülgör ve Arınsoy’a

ayrı ayrı net 6.650 TL ve başvurucu Veziroğlu’na net 11.650 TL manevi tazminat

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

66. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için

başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal

arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucunun bu konuda herhangi bir belge

sunmamış olması nedeniyle başvurucular Gülgör ve

Veziroğlu’nun maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

67. Başvurucu Sirmen yönünden makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edilmediği sonucuna varıldığından başvurucunun tazminat taleplerinin

reddine karar verilmesi gerekir.

68. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 198,35 TL harcın

başvurucular Gülgör, Veziroğlu ve Arınsoy’a

ayrı ayrı ödenmesine; 1.800 TL vekâlet ücretinin başvurucular Gülgör ve Veziroğlu’na müşterek olarak ödenmesine, 1.800 TL

vekâlet ücretinin başvurucu Arınsoy’a ödenmesine,

başvurucu Sirmen yönünden yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

bırakılmasına karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına ilişkin

iddianın kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. 1. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul

sürede yargılanma hakkının başvurucular Bahaettin Gülgör, Kadri Veziroğlu ve Mehmet Yavuz Arınsoy

yönünden İHLAL EDİLDİĞİNE,

2. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının başvurucu Mehmet Sefa Sirmen yönünden İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. 1. Başvurucular Bahaettin Gülgör ve Mehmet Yavuz Arınsoy’a

ayrı ayrı net 6.650 TL ve başvurucu Kadri Veziroğlu’na net 11.650 TL manevi

tazminat ÖDENMESİNE; tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

2. Başvurucu Mehmet Sefa Sirmen’in tazminat taleplerinin

REDDİNE,

D. 1. 198,35 TL harcın başvurucular Bahaettin

Gülgör ve Kadri Veziroğlu’na ayrı ayrı ÖDENMESİNE,

2. 1.800 TL vekâlet ücretinin başvurucular Bahaettin

Gülgör ve Kadri Veziroğlu’na MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

3. 198,35 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

1.998,35 TL yargılama giderinin başvurucu Mehmet Yavuz Arınsoy'a

ÖDENMESİNE,

4. Başvurucu Mehmet Sefa Sirmen tarafından yapılan yargılama

giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

21/4/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz

PAKSÜT

Recep KÖMÜRCÜ

Alparslan ALTAN

Raportör

:

Okan TAŞDELEN

Başvurucular

:

1. Bahaettin

GÜLGÖR

2. Kadri VEZİROĞLU 3. Mehmet Sefa SİRMEN Vekilleri : Av. Enver Arsal YILDIRIM Başvurucu : Mehmet Yavuz ARINSOY Vekili : Av. Cansu KAMAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/3209, 21 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Kocaeli 2. Asliye Ceza
  7. B. Ankara 7. Ağır Ceza
  8. C. Ankara 7. Ağır Ceza
  9. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucuların İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. B. No: 16147/08, 2/3/2010; Juge ve Ducamp/Fransa
  13. A. 1. Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına ilişkin
  14. D. 1. 198,35 TL harcın başvurucular Bahaettin
  15. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  16. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  17. Paksüt
  18. Gülgör
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/3209
Tarih
21 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • Talat Şahin Başvurusu (B. No: 2013/8609)
  • Aydın Koç Başvurusu (B. No: 2013/3397)
  • Diyaedin Alak Başvurusu (B. No: 2013/7122)
  • Selvi Ağgül ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/6201)
  • Nebiye Merttürk ve Neslihan Uyanık Başvurusu (B. No: 2013/6071)
  • Em Export Dış Ticaret A.ş. Başvurusu (B. No: 2013/4051)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.