İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Bahattin Gül Başvurusu (B. No: 2013/8730)

1. Başvuru, iş kazasının tespiti istemli davada Mahkemece hükme

Başvuru No2013/8730Tarih16 Aralık 2015Okuma12 dk · 2.386 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Bahattin Gül Başvurusu

Karar tarihi
16 Aralık 2015
Başvuru Numarası
2013/8730
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.386 kelime·12 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, iş kazasının tespiti istemli davada Mahkemece hükme

esas alınan bilirkişi raporu tebliğ edilmeden ve yetersiz gerekçe ile aleyhe

karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 3/12/2013 tarihinde Bingöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/9/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 6/11/2014 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Adalet Bakanlığına (Bakanlık) başvuru konusu olay ve olgular

bildirilmiş, başvuru belgelerinin bir örneği görüş için gönderilmiştir. Bakanlık,

görüşünü 9/1/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur.

6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş

başvurucuya 21/1/2015 tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne

karşı 2/2/2015 tarihinde beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası

içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu ve müştereklerine ait bina inşaatında çalışırken

21/5/2008 tarihinde kaza geçiren davacı tarafından, başvurucu ve Sosyal

Güvenlik Kurumu (SGK) aleyhine Ankara 1. İş Mahkemesinde (Mahkeme) olayın iş

kazası olduğunun tespiti istemiyle dava açılmıştır.

9. Mahkeme 25/5/2011 tarihli ve E.2010/684, K.2011/216 sayılı

kararıyla davanın kabulüne ve olayın iş kazası olduğunun tespitine karar

vermiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:

“Davacının çalıştığı şirketten ve SGK dan şahsi sicil dosyası, ücret

bordroları, taraflar arasında yapılan sözleşme ve SGK müfettişi raporu istenilerek

dosyaya konmuş, gösterilen tanıklar dinlenmiş ve mahkememize ibraz edilen tüm

belgeler alındıktan sora olayın iş kazası olup olmadığı yönünden rapor alınmak

üzere dosya bilirkişi heyetine verilerek alınan 20.05.2011 tarihli raporda

21.05.2008 tarihinde meydana gelen kazanın 506 sayılı yasanın 11. maddesine

göre bir iş kazası olduğu ve kazanın oluşunda davalı işveren Bahattin Gül ve

müştereklerinin %80 kazalı işçi A.B.’nin %20 oranında

kusurlu oldukları belirlenmiştir.

Tarafların

iddia ve savunmaları, dosyaya alınan belge içerikleri, tanık anlatımları ve

bilirkişi heyeti raporu göz önüne alındığında; Davalı SGK merkezinin Ankara

olması nedeniyle davaya Ankara İş [M]ahkemesinde

bakılabileceğinden bir kısım davalıların yetki itirazı dikkate alınmamış,

21.05.2008 tarihinde davalı Bahattin Gül ve müşterekleri adına işlem gören

Mirzan mahallesi çevik sokak 4 numara Bingöl adresinde bulunan özel bina

inşaatında işçi olarak çalışan davacı A.B. 4. [k]at balkonuna çıkarak halata

kendir ipi bağlı 5.1 mt uzunluğundaki, korkuluk

demirlerini yukarı çektikten sonra içeri almak isterken, demirlerin inşaatın

yakınından geçmekte olan elektrik tellerine değmesi sonucu cereyana çarpılarak

yaralandığı, kazanın davalı işverenlerin yükleminde buluna[n] bina inşaatını

yapımı sırasında ve mesai saatleri içerisinde meydana geldiği anlaşıldığından

davacının geçirdiği kazanın 10 sayılı yasanın13.cü maddesi (506 sayılı yasanın

11. maddesi) ne göre kazanın bir iş kazası olduğunun tespitine karar verilerek

aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.”

10. Başvurucu, kaza geçiren davacı ile aralarındaki ilişkinin

hizmet sözleşmesine değil, istisna (eser) sözleşmesine dayandığını, bu nedenle

olayın iş kazası olmadığını ileri sürerek kararı temyiz etmiş; Yargıtay 21.

Hukuk Dairesi 16/4/2013 tarihli ve E.2012/13947, K.2013/7605 sayılı ilamıyla

anılan kararı onamıştır.

11. Başvurucu, onama ilamının kendisine tebliğ edilmemesi

nedeniyle kararı 5/11/2013 tarihinde öğrendiğini belirterek 3/12/2013 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

12. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel

Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesi şöyledir:

“İş

kazası;

a)

Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b) ( Değişik bend: 17/04/2008-5754

S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi

adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

c) Bir

işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka

bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d) ( Değişik bend: 17/04/2008-5754

S.K./8.mad) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi

kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt

vermek için ayrılan zamanlarda,

e)

Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi

sırasında,

meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya

da ruhen özüre uğratan olaydır.

…”

13. 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı mülga Sosyal Sigortalar

Kanunu’nun 11. maddesi şöyledir:

“A) İş kazası, aşağıdaki hal ve durumlardan birinde meydana gelen ve

sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olaydır:

a)

Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b)

İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısiyle,

c)

Sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden

asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d)

Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e)

Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak

götürülüp getirilmeleri sırasında.

B)

Meslek hastalığı, sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir

sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli

hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleridir.

…”

14. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 280. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Bilirkişi,

raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir

dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve

duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir.”

15. 6100 sayılı Kanun’un 322. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Bu Kanun ve diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hüküm

bulunmayan hâllerde, yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 16/12/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvurucunun 3/12/2013 tarihli ve 2013/8730 numaralı bireysel başvurusu

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

17. Başvurucu; aleyhine açılan iş kazasının tespiti istemli

davada hükme esas alınan bilirkişi raporu kendisine tebliğ edilmeden karar

verildiğini, bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığını, rapor

hakkında karar kesinleştikten sonra bilgi sahibi olduğundan rapora yönelik

itirazlarını bildiremediğini, dava konusu olayla ilgili ceza soruşturması

sırasında alınan bilirkişi raporunun dikkate alınmadığı ve davacı ile

aralarındaki ilişkinin hizmet sözleşmesine değil, istisna (eser) sözleşmesine

dayandığına ilişkin itirazlarının neden kabul edilmediğinin gerekçeli kararda

açıklanmadığını belirterek adil yargılanma hakkı ile hukuk devleti ve eşitlik

ilkelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüş; yargılamanın yenilenmesi ve tazminat

talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

18. Başvuru formu ve ekindeki belgelere göre başvurucunun

iddialarının, iş kazasının tespiti istemli davada hükme esas alınan bilirkişi

raporu kendisine tebliğ edilmeden aleyhine karar verildiği, dava konusu olayla

ilgili ceza soruşturması sırasında alınan bilirkişi raporunun ve davacı ile

aralarındaki ilişkinin mahiyeti konusundaki itirazlarının gerekçeli kararda

değerlendirilmediğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu nedenle başvurucunun, iş kazasının

tespiti istemli davada hükme esas alınan bilirkişi raporu kendisine tebliğ

edilmeden aleyhine karar verildiğine ilişkin iddiasının silahların eşitliği ve

çelişmeli yargılama ilkeleri, dava konusu olayla ilgili ceza soruşturmasında

düzenlenen bilirkişi raporunun ve davacı ile aralarındaki ilişkinin mahiyeti

konusundaki itirazlarının değerlendirilmediğine ilişkin iddialarının ise

gerekçeli karar hakkı kapsamında incelenmesi gerekir.

1. Silahların Eşitliği ve Çelişmeli Yargılama

İlkelerinin İhlal Edildiği İddiası Yönünden

20. Başvurucu; iş kazasının tespiti istemli tarafı olduğu davada

hükme esas alınan bilirkişi raporu kendisine tebliğ edilmeden karar

verildiğini, bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığını, rapor

hakkındaki karar kesinleştikten sonra bilgi sahibi olduğundan rapora yönelik

itirazlarını bildiremediğini ileri sürmüştür.

21. Bakanlık görüş yazısında, silahların

eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin adil yargılanma hakkı kapsamında

yer alan güvencelerden bazıları olduğu, silahların eşitliği ilkesi gereği

davanın taraflarından birinin diğeri karşısında zayıf duruma düşürülmemesi

gerektiği, çelişmeli yargılama ilkesi gereğince de Mahkemenin kararını

etkilemek üzere toplanan kanıtlar ve sunulan mütalaalarla ilgili olarak davanın

taraflarına bilgi verilmesi ve taraflara görüş bildirme olanağının tanınması

gerektiği, somut başvuruda başvurucunun duruşmalara katılmaması nedeniyle

bilirkişi raporu hakkında bilgi sahibi olamadığı, rapor hakkında sonradan bilgi

sahibi olması nedeniyle rapora karşı itirazlarını temyiz aşamasında ileri

sürebildiği ifade edilerek başvurucunun şikâyetleri incelenirken bu hususların

göz önünde bulundurulması gerektiği yönünde beyanda bulunulmuştur.

22. Başvurucu, Bakanlık görüşüne

karşı başvuruda belirttiği hususları ifade etmiştir.

23. Anayasa'nın 148. maddesinin (3) numaralı fıkrasının son

cümlesi şöyledir:

“Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır.”

24. 30/3/2011 tarihli ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Bireysel başvuru hakkı” kenar

başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem

ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir.”

25. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, ikincil nitelikte bir

yasa yoludur. Temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle

genel yargı mercilerinde, olağan yasa yolları ile çözüme kavuşturulması

esastır. Bireysel başvuru yoluna, iddia edilen hak ihlallerinin bu olağan

denetim mekanizması içinde giderilememesi durumunda başvurulabilir (Bayram

Gök, B. No: 2012/946, 26/3/2013, § 18).

26. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek

için öncelikle iç hukukta düzenlenen başvuru yollarının tüketilmesi zorunludur.

Bu ilke uyarınca başvurucunun Anayasa Mahkemesi önüne getirdiği şikâyetini

öncelikle ve süresinde yetkili idari ve adli mercilere usulüne uygun olarak

iletmesi ve bu konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtlarını zamanında bu makamlara

sunması, aynı zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni

göstermiş olması gerekir (Bayram Gök,

§ 19).

27. Diğer yandan olağan kanun

yollarında ve genel mahkemeler önünde belirtilmeyen iddialar, bireysel

başvuruya konu edilemeyeceği gibi genel mahkemelere sunulmayan yeni bilgi ve

belgeler de Anayasa Mahkemesine sunulamaz (Bayram Gök, § 20).

28. Başvuruya konu davada, bilirkişi raporu başvurucuya tebliğ

edilmeden karar verilmekle birlikte bu raporun içeriği ve diğer delillerle

birlikte hükme esas alındığı gerekçeli kararda belirtilmiştir. Başvurucu,

gerekçeli kararın tebliğiyle dava kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu

hakkında bilgi sahibi olmuştur. Buna rağmen başvurucu, Ankara 1. İş

Mahkemesinin 25/5/2011 tarihli kararını temyiz ederken kendisine tebliğ

edilmeyen bilirkişi raporuna itiraz edemediği veya bu rapora göre karar

verilemeyeceğine dair herhangi bir iddia da bulunmamıştır. Başvurucu, temyiz

talebini kaza geçiren davacı ile aralarındaki ilişkinin hizmet sözleşmesine

değil, istisna (eser) sözleşmesine dayandığına ve bu nedenle olayın iş kazası

olmadığına hasretmiştir (bkz. § 10).

29. Başvurucunun bu itibarla iddia ettiği hak ihlalini düzeltme

imkânını yargısal makamlara tanımaksızın başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır.

Diğer bir ifadeyle bireysel başvuruya konu edilen şikâyetler Derece Mahkemeleri

önünde ileri sürülmeksizin ilk defa Anayasa Mahkemesi önünde dile

getirilmiştir.

30. Açıklanan nedenlerle

başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden

incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Gerekçeli Karar Hakkının İhlal Edildiği

İddiası Yönünden

31. Başvurucu, dava konusu olayla ilgili ceza soruşturması

sırasında alınan bilirkişi raporunun dikkate alınmadığı ve davacı ile

aralarındaki ilişkinin hizmet sözleşmesine değil, istisna (eser) sözleşmesine

dayandığına ilişkin itirazlarının neden kabul edilmediğinin gerekçeli kararda

açıklanmadığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

32. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle

yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil

yargılanma hakkına sahiptir.”

33. Anayasa’nın “Duruşmaların

açık ve kararların gerekçeli olması” kenar başlıklı 141. maddesinin

üçüncü fıkrası şöyledir:

“Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak

yazılır.”

34. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili

uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda

karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme

tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak

görülmesini isteme hakkına sahiptir.”

35. Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme

yaptığı birçok kararında ilgili hükmü, Sözleşme’nin 6. maddesi ve Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle Sözleşme’nin

lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının

kapsamına dâhil edilen gerekçeli karar hakkı ve silahların eşitliği ilkesi gibi

ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13,

2/7/2013, § 38).

36. Hakkaniyete uygun yargılamanın bir unsuru olan gerekçeli

karar hakkı, Anayasa'nın 141. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkemelerin

uyması gereken bir yükümlülük olarak düzenlenmiştir. Bir muhakemede usule

ilişkin koruma sağlayan adil yargılanma hakkının önemli unsurlarından biri olan

gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve

denetlemeyi amaçlamaktadır (Sencer Başat ve

diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, § 31).

37. Mahkeme kararlarının gerekçeli olması, kanun yoluna başvurma

olanağını etkili kullanabilmek ve mahkemelere güveni sağlamak açısından hem

tarafların hem de kamunun menfaatini ilgilendirmekte olup kararın gerekçesi

hakkında bilgi sahibi olunmaması, kanun yoluna müracaat imkânını da işlevsiz

hâle getirecektir. Bu nedenle mahkeme kararlarının dayanaklarının açıkça

gösterilmesi zorunludur (Tahir Gökatalay, B. No: 2013/1780, 20/3/2014, § 66).

38. Mahkeme kararlarının gerekçeli olması adil yargılanma

hakkının unsurlarından biri olmakla beraber bu hak, yargılamada ileri sürülen

her türlü iddia ve savunmaya ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği

şeklinde anlaşılamaz. Bu nedenle gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı,

kararın niteliğine göre değişebilir. Bununla birlikte başvurucunun, ayrı ve

açık bir yanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair iddialarının

cevapsız bırakılmış olması bir hak ihlaline neden olacaktır. (Muhittin Kaya ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt

Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., B. No:

2013/1213, 4/12/2013, § 26).

39. Makul gerekçe; davaya konu olay ve olguların mahkemece nasıl

nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere

dayandırıldığını ortaya koyacak, olay ve olgular ile hüküm arasındaki

bağlantıyı gösterecek nitelikte olmalıdır. Zira tarafların o dava yönünden

hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp

değerlendirebilmeleri için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün

hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini gösteren, ifadeleri özenle

seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna

uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur (İbrahim Ataş, B. No: 2013/1235, 13/6/2013, § 24).

40. Başvurucu, dava konusu olayla ilgili ceza soruşturması

sırasında alınan bilirkişi raporunun başvuru konusu davada neden dikkate

alınmadığının gerekçeli kararda açıklanmadığını ileri sürmekle birlikte dosya

kapsamında söz konusu raporun yargılama sırasında Mahkemeye ibraz edildiğine

dair bir bilgi veya belge bulunmadığı gibi başvurucu da bu raporu,

değerlendirilmesi için Mahkemeye sunduğunu iddia etmemiştir.

41. Öte yandan başvurucu, davacı ile aralarındaki ilişkinin

hizmet sözleşmesine değil, istisna (eser) sözleşmesine dayandığına ilişkin

itirazlarının hangi gerekçeyle kabul edilmediğinin kararda belirtilmediğini

ileri sürmüş ise de Mahkemece davacının çalıştığı şirketten ve SGK’dan şahsi sicil dosyası, ücret bordroları, taraflar

arasında yapılan sözleşme ve SGK müfettişi raporu istenerek dosyaya konulduğu,

gösterilen tanıklar dinlendikten sonra bilirkişi heyetinden rapor alındığı,

alınan raporda davaya konu kazanın iş kazası olduğunun belirtildiği, tüm bu

delillerin değerlendirilmesi neticesinde “başvurucunun

işveren olduğu ve kazanın başvurucunun yükleminde bulunan bina inşaatının

yapımı sırasında ve mesai saatleri içerisinde meydana gelmesi nedeniyle olayın

iş kazası olduğu” kanaatiyle davanın kabulüne karar verildiği

anlaşılmaktadır (bkz. § 9). Bu itibarla anılan kararda, başvurucunun

savunmasının aksi yönünde kanaate ne şekilde ulaşıldığını açıklamaya yeterli ve

makul gerekçe bulunduğu sonucuna varılmıştır.

42. Açıklanan nedenlerle gerekçeli karar hakkına yönelik bir

ihlalin olmadığı açık olduğundan başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin

ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına

16/12/2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh

KALELİ

Hicabi

DURSUN

Erdal TERCAN

Hasan Tahsin GÖKCAN

Raportör

:

Kamil

KAYA

Başvurucu : Bahattin GÜL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/8730, 16 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. B)
  9. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. A. 1. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına
  14. Kaleli
  15. Dursun
  16. Kaya
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/8730
Tarih
16 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Metin Oktay Başvurusu (B. No: 2013/6807)
  • Büyük Birlik Partisi ve Saadet Partisi Başvurusu (B. No: 2014/8843)
  • A.z. Başvurusu (B. No: 2013/3228)
  • Erdener Demirel Başvurusu (B. No: 2013/1869)
  • Günay Dağ ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/1631)
  • Mehmet Sanverdi Başvurusu (B. No: 2013/7947)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.