İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Barış Yarkadaş Başvurusu (B. No: 2015/4821)

30775

Başvuru No2015/4821Tarih17 Nisan 2019Okuma13 dk · 2.511 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Barış Yarkadaş Başvurusu

Karar tarihi
17 Nisan 2019
Başvuru Numarası
2015/4821
R.G. Tarih ve Sayı
15/5/2019 -
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.511 kelime·13 dk okuma·16 bölüm

30775

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, bir sosyal medya hesabında yer alan içeriğe erişimin

engellenmesi kararı verilmesinin ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 16/3/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucu, gazeteci olup Twitter'da

yer alan @gerçekgundemcom

müstear adlı sosyal medya hesabının sahibidir ve anılan hesapta "Gerçek Gündem" ismi altında

gazetecilik faaliyeti yürütmektedir. Başvurucu, aynı zamanda Türkiye Büyük

Millet Meclisi 26. Dönem milletvekilidir.

10. Ulusal ölçekte yayın yapan Radikal gazetesinin 27/7/2014

tarihli nüshasında "Paralel Operasyon

Hakimi: Selam Dosyasında İmzam Var" başlıklı bir haber

yayımlanmıştır. Haber şöyledir:

"Sulh Ceza Hakimi ...'un, Selam

dosyasında yasa dışı dinleme yaptığı iddiasıyla gözaltında bulunan polislerin

dosyasını yorgunluktan değil, yoğunluktan alamadığını açıkladı. Hakim ...,

ayrıca Selam dosyasındaki dinleme kararlarında imzasının olduğunu da itiraf

etti. ..., önceki gün tutuklanan ... ve diğer polislerin tutuklama kararına da

imza atan hakim.

Gözaltına alınan Terörle Mücadele Şube

Polisleri savcılıkça 1. Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmişti. Ancak 1. Sulh

Ceza Hakimi ...'un 'yorgunum' dediği gerekçesiyle dosyayı kabul etmediği iddia

edilmişti. Bunun üzerine de dosya, [R.S]

ve Bakan çocuklarını tahliye eden Sulh Ceza Hakimi ...'e verilmişti. 'Yorgunum'

dediği iddia edilen Sulh Ceza Hakimi ..., Radikal'e yaptığı açıklamada,

'Yorgunum demedim. Yoğunum dedim. Diğer polislerin dosyasına bakıyordum. Hak

kaybı olmasın diye bir başka hakimin de bakmasını talep ettim. Yoğun olduğum

için bakamadım. Bilgi kirliliği var. Lütfen siz doğrusunu yazın' dedi.

'SELAM DOSYASINDA DİNLEME KARARLARINA İMZA

ATTIM'

Tevhid-i Selam terör örgütü kapsamında yapılan soruşturmada yasa dışı dinleme

yaptığı ifade edilen TEM Şube polisleri de gözaltında tutuluyor. Savcılık

tarafından tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edilen polislerin dosyasına 1.

Sulh Ceza Hakimi ... bakacaktı. Ancak ..., yoğun olduğu gerekçesiyle Selam

dosyasında yasa dışı dinleme yaptığı ileri sürülen polislerin dosyasına

bakamadı. Radikal'in edindiği bilgiye göre Selam dosyasında bulunan 150'ye

yakın telefon dinleme ve takip kararında 1. Sulh Ceza Hakimi ...'un da imzası

vardı. Bu iddiayı ...'a sorduğumuzda ise, 'Kabul ediyorum. Ben Selam

soruşturmasında dinleme kararı verdim' diyerek dinleme kararlarına imza

attığını kabul etti."

11. Başvurucu, bu haberi "Gerçek

Gündem" ismi altında "Paralel

Hakimi: Dinlemelerde İmzam Var" başlığı ve "22 Temmuz soruşturmasının hakiminden ilginç itiraf"

yorumuyla birlikte sosyal medya hesabında paylaşmıştır.

12. Haberde ismi geçen hâkim (müşteki) tarafından başvurucunun

sosyal medyada anılan haberi paylaştığı URL hesabına erişimin engellenmesi

talep edilmiştir.

13. İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliği 15/1/2015 tarihinde haber

içeriğine erişimin engellenmesine karar vermiştir. Gerekçeli karar şöyledir:

"Haber içeriklerinin talep edenin olumsuz

etkilenerek kişilik hakları ve itibarının ihlal edildiği görülmekle; talebin

haklı olduğu anlaşıldığından 06/02/2014 tarih ve 6518 sayılı yasanın 93.

Maddesi ile değişik 5651 Sayılı Yasanın 9.-(3),(4), maddesi uyarınca talebin

kabulü ile söz konusu habere erişimin engellenmesine karar verilerek aşağıdaki

şekilde hüküm kurulmuştur."

14. Başvurucunun anılan karara itirazı İstanbul 1. Sulh Ceza

Hâkimliğinin 27/1/2015 tarihli kararı ile reddedilmiştir.

15. Ret kararı başvurucuya 16/2/2015 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

16. Başvurucu 16/3/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

17. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk kuralları için bkz. Ali Kıdık (B.

No: 2014/5552, 26/10/2017, §§ 21-29) kararı.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 17/4/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

19. Başvurucu; gazeteci olduğunu, bir hâkimle ilgili olarak

ulusal ölçekte yayımlanan Radikal gazetesindeki haberi alıntı yaparak sosyal

medya hesabında aynen paylaştığını, paylaştığı haberin tekzip edilmediğini,

üstelik bizzat adı geçen hâkimin kendi ifadelerine dayandığını, buna rağmen

müştekinin talebi üzerine kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle Sulh

Ceza Hakimliğince sosyal medyada haberi paylaştığı URL hesabına erişimin

engellenmesine karar verilmesinin ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiğini

iddia etmiştir. Başvurucu ayrıca bu karara itiraz ettiğini, itiraz mercii

olarak müştekinin görev yaptığı sulh ceza hakimliğinin belirlendiğini,

müştekinin izinde olması sebebiyle itirazın başka bir hâkim tarafından

değerlendirildiğini, yine de itiraz mercii olarak habere erişimin

engellenmesini talep eden hâkimin görev yerinin belirlenmesinin adil yargılanma

hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

20. Bakanlık görüşünde, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesinin (AİHM) ifade özgürlüğü ile bireyin şeref ve itibar

hakkının dengelendiği bir dizi kararı zikredilmiştir. Bakanlık görüşünde,

erişimin engellenmesi kararının ilgili haberle sınırlı olduğundan ifade

özgürlüğüne yönelik orantılı bir sınırlama teşkil ettiği değerlendirilerek

başvurucunun ifade özgürlüğü ile müştekinin şeref ve itibar hakkı arasında

-demokratik bir toplumun gerekleri dikkate alınarak- adil bir dengenin

kurulması gerektiği ifade edilmiştir.

21. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuru

dilekçesindeki iddialarını yinelemiştir.

B. Değerlendirme

22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun tüm iddiaları ifade özgürlüğü

ve basın özgürlüğü kapsamında incelenmiştir.

23. Anayasa’nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” kenar

başlıklı 26. maddesi ve “Basın hürriyeti” kenar

başlıklı 28. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

“(26)

Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına

veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi

makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek

serbestliğini de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması, ...

başkalarının şöhret veya haklarının, ... korunması ...amaçlarıyla

sınırlanabilir…

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin

kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”

“(28) Basın hürdür, sansür edilemez…

Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini

sağlayacak tedbirleri alır.

Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın

26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır…”

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade

ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

25. Somut olayda başvurucuya ait sosyal medya hesabında yer alan

içeriğe erişimin engellenmesine karar verilmiştir. Söz konusu mahkeme kararı

ile başvurucunun ifade ve basın özgürlüklerine yönelik bir müdahalede

bulunulmuştur.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

26. Yukarıda anılan müdahale Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 26. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler, ...yalnızca Anayasanın

ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla

sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ...demokratik toplum düzeninin ...gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

27. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen, kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nın

ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeninin

gereklerine uygunluk koşullarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

28. Somut olayda kanunilik ölçütüne ilişkin bir şikâyette

bulunulmamıştır. Mevcut başvurunun koşullarında 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla

İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 9. maddesinin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı

sonucuna varılmıştır. .

ii. Meşru Amaç

29. Sosyal medya hesabında yer alan başvuruya konu içeriğe

erişimin engellenmesine ilişkin kararın başkalarının

şöhret veya haklarının korunmasına yönelik önlemlerin bir parçası

olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.

iii. Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine

Uygunluk

(1) Genel

İlkeler

30. Somut olaya uygulanan genel ilkelerin geniş anlatımı için

Anayasa Mahkemesinin Ali Kıdık

(aynı kararda bkz. §§ 41-67) kararına bakılabilir.

(2) 5651

Sayılı Kanun'un 9. Maddesine Dayanan Erişimin Engellenmesi Kararı Hakkındaki

Bazı Tespitler

31. Anayasa Mahkemesi, Ali Kıdık kararında 5651 sayılı Kanun ile getirilen içeriğin yayından

çıkarılması ve yayına erişimin engellenmesi kararlarına yönelik usulü ayrıntılı

bir şekilde incelemiş (Ali Kıdık, §§ 55-63) ve bu yöndeki ilkeleri birçok

kararında yinelemiştir (örnek olarak bkz. Miyase İlknur ve diğerleri, B. No: 2015/15242, 18/7/2018, §§

32-35; Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve

Yayıncılık A.Ş., B. No: 2015/6313, 13/9/2018, §§ 25-28; Özgen Acar ve diğerleri, B. No:

2015/15241, 31/10/2018, §§ 30-33; IPS

İletişim Vakfı, B. No: 2015/14758, 30/10/2018, §§ 27-30). Mahkemeye

göre bu usul, internet ortamında işlenen suçlarla mücadelenin daha etkin

yapılabilmesi, özel hayatın ve kişilik haklarının hızlı ve etkili bir şekilde

korunması ihtiyacı nedeniyle kanun koyucunun öngördüğü, özel ve hızlı sonuç alınabilecek

bir koruma tedbiri kararıdır; dolayısıyla istisnai bir yoldur (Ali Kıdık, § 55;

Miyase İlknur ve diğerleri, § 33; Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş., §

26; Özgen Acar ve diğerleri, §

31).

32. Anayasa Mahkemesi başvuruya konu internet yayınına erişimin

engellenmesi tedbirinin alınmasını ancak bir görünüşte haklılık veya ilk

bakışta (prima

facia) haklılık varsa meşru kabul etmekte ve bu usulün ancak

internet yayınının kişilik haklarını apaçık bir şekilde ihlal ettiğinin daha

ilk bakışta anlaşıldığı durumlarda işletilebileceğini belirtmektedir. Anayasa

Mahkemesine göre bir kimsenin çıplak resimlerinin veya video görüntülerinin

yayımlanması gibi kişilik haklarının ihlal edildiğinin daha ileri bir inceleme

yapılmaya gerek olmaksızın ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde 5651 sayılı

Kanun'un 9. maddesinde öngörülmüş olan istisnai usul işletilebilir (Ali Kıdık, §§

62, 63).

(3) Şeref

ve İtibara Yapılan Müdahalelerde Başvurulabilecek Diğer Hukuki Yollar

33. Anayasa Mahkemesi, Ali Kıdık (aynı kararda bkz. §§ 66, 67) kararında 5651 sayılı Kanun'un 9.

maddesine göre ortada ilk bakışta ihlal bulunmayan hâllerde kişilik haklarının

korunması için genel hukuk ve ceza yollarına başvurulması gerektiği sonucuna

ulaşmıştır.

(4) Genel

İlkelerin Somut Olaya Uygulanması

34. Somut olayda başvurucu, ulusal ölçekte yayın yapan bir

gazetede yer alan haberi "Gerçek

Gündem" ismi altında ve "22

Temmuz soruşturmasının hakiminden ilginç itiraf" yorumuyla

birlikte sosyal medya hesabında paylaşmıştır. Başvurucu, bu yorum dışında

gazetede yer verilen haberi olduğu gibi aktarmıştır. Haber, kamuoyunda 17-25 Aralık soruşturmaları olarak bilinen

soruşturmalarla aleniyet kazanan ve devlet içinde örgütlenmiş paralel bir yapı

ile bağlantılı olduğu değerlendirilen polislerin üst düzey kamu görevlilerine

kumpas kurdukları iddiasıyla haklarında başlatılan soruşturmada tutuklanma

işlemleri ile ilgilidir. Anılan polislerin bürokrat, asker, istihbaratçı ve

siyasetçilerin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin örgütlü bir şekilde

İran adına casusluk faaliyetlerinde bulunduğu iddiasıyla başlattıkları

soruşturmada hukuk dışı dinlemelerle Başbakan, Millî İstihbarat Teşkilatı

Müsteşarı ve üst düzey devlet görevlilerini Selam Tevhid

terör örgütüyle irtibatlandırmaya çalıştıkları değerlendirilmektedir.

35. Haberde, söz konusu polislerin tutuklanma talebiyle sevk

edildiği sulh ceza hâkimliğinde görevli hâkimin (somut olayda müşteki)

tutuklama işlemleri ile ilgili beyanlarına yer verilmektedir. Habere göre

müşteki; daha önce yoğun olduğu için dosyalara bakamadığını ifade ettiğini, bu

ifadesinin yanlış anlaşıldığını, hak kaybı olmasın diye dosyalara başka bir

hâkim tarafından bakılmasını talep ettiğini açıklamıştır. Haberde ayrıca müştekinin

Selam Tevhid soruşturmasındaki telefon dinleme ve

takip kararlarında imzası olduğunu da kabul ettiği belirtilmiştir. Bu haberin

tekzip edildiğine ilişkin bir bilgi tespit edilememiştir.

36. Müşteki; başvurucunun bu habere dayanarak sosyal medyada paylaştığı

içerik nedeniyle şeref ve itibarının zedelendiğini ileri sürerek 5651 sayılı

Kanun'un 9. maddesine göre internet içeriğine erişimin engellenmesi talebinde

bulunmuştur. İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliği müştekinin talebini kabul

etmiştir. Hâkimlik kararının gerekçesinde haber içeriğinden müştekinin olumsuz

etkilenmiş olması nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği belirtilmekle

yetinilmiş; daha önce yayımlanmış bir haberi olduğu gibi alıntılayan bir

bağlantıya hangi sebeple erişimin engellendiğine yönelik olarak daha ileri bir

değerlendirme yapılmamıştır.

37. Çelişmesiz bir dava sonucunda yayın içeriğine erişimin

engellenmesi kararı verilebilmesinin ancak hukuka aykırılığın ve kişilik haklarına

müdahalenin ilk bakışta anlaşılacak kadar belirgin ve zararın süratle

giderilmesinin zaruri olduğu hâllerde mümkün olduğu hatırlanmalıdır (bkz. §

32). Buna karşılık somut olayda ilk derece mahkemesi; başvuru konusu içerik ile

şeref ve itibara yapıldığı ileri sürülen saldırının çelişmeli bir yargılama

yapılmadan, gecikmeksizin ve süratle bertaraf edilmesi ihtiyacını ortaya

koyabilmiş değildir. Yazı içeriğinin incelenmesi neticesinde de 5651 sayılı

Kanun'un 9. maddesine göre içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin

uygulanmasını gerektirecek ağırlıkta bir durumun bulunmadığı görülmektedir.

38. İnternet mecralarında yer alan fikir ve kanaat açıklamaları

nedeniyle bireylerin şeref ve itibar hakkına hukuka aykırı olarak

gerçekleştirilen müdahalelerde mağdurun asıl gayesinin zararının telafi

edilmesi olduğu nazara alındığında özellikle somut başvuruya konu benzer

uyuşmazlıklar açısından koşullara göre diğer ceza veya hukuk yollarının daha

yüksek başarı şansı sunabilecek, kullanılabilir ve etkili başvuru yolları

olduğu anlaşılmaktadır. Dahası müşteki, açacağı çelişmeli bir hukuk davasında

içeriğe erişimin engellenmesi talebini ileri sürme imkânına da her zaman

sahiptir (Ali Kıdık,

§ 86).

39. Sonuç olarak başvurunun bütün koşulları gözönünde

tutulduğunda 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca çelişmeli bir yargılama

olmaksızın, süresiz olarak etki gösteren tedbir mahiyetindeki internete

erişimin engellenmesi kararı verilmesi için gösterilen gerekçeler ilgili ve

yeterli kabul edilemez.

40. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvence

altına alınan ifade özgürlüğünün ve Anayasa'nın 28. maddesinde güvence altına

alınan basın özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

41. Öte yandan başvurucu, erişimin engellenmesi kararına karşı

itiraz mercii olarak tayin edilen sulh ceza hâkimliğinin habere erişimin

engellenmesini talep eden müştekinin görev yeri olması nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Adliyelerde dosya

tevzilerinin Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden otomatik olarak

yapıldığı ve başvurucunun tevzi işlemine müdahale edildiğine ilişkin bir

şikâyeti bulunmadığı, ayrıca müştekinin izinde olması sebebiyle itiraz

kararının başka bir hâkim tarafından verilmiş olduğu hususları ile basın özgürlüğünün

ihlal edildiğine yönelik yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında

başvurucunun bu iddiasının ayrıca incelemesine gerek görülmemiştir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

42. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

43. Anayasa Mahkemesinin

Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 57-60) kararında, Anayasa Mahkemesince bir temel

hakkın ihlal edildiği sonucuna varıldığında ihlalin ve sonuçlarının nasıl

ortadan kaldırılacağının belirlenmesi hususunda genel ilkelere yer verilmiştir.

44. Başvurucu, ihlalin tespiti talebinde bulunmuştur.

45. Anayasa Mahkemesi, başvurucu tarafından yayımlanan haberin

içeriğine erişimin engellenmesine karar verilmesinin demokratik toplum

düzeninin gereklerine uygun düşmediği ve bu nedenle başvurucunun ifade ve basın

özgürlüklerinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda

ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

46. Bu durumda ifade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır.

Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2)

numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına

yöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yapılması gereken iş, öncelikle

ihlale yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılması ve nihayet ihlal

sonucuna uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir

örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine

karar verilmesi gerekir.

47. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226.90 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.701,90 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade

özgürlüğü ile 28. maddesinde güvence altına alınan basın özgürlüğünün İHLAL

EDİLDİĞİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

C. Kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 6. Sulh Ceza

Hâkimliğine (2015/326 D. İş) GÖNDERİLMESİNE,

D. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226.90 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.701,90 TL yargılama giderinin başvurucuya

ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

17/4/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Engin YILDIRIM Üyeler : Recep KÖMÜRCÜ Celal Mümtaz AKINCI Rıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Raportör Yrd. : Derya ATAKUL Başvurucu : Barış YARKADAŞ Vekili : Av. Ertuğrul AYDOĞAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/4821, 17 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İkinci Bölüm
  4. Karar
  5. I. Başvurunun Konusu
  6. II. Başvuru Süreci
  7. III. Olay Ve Olgular
  8. 'Selam Dosyasında Dinleme Kararlarına İmza
  9. Attım'
  10. IV. İlgili Hukuk
  11. V. İnceleme Ve Gerekçe
  12. A. Başvurucunun İddiaları
  13. B. Değerlendirme
  14. VI. Hüküm
  15. A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin
  16. B. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade
  17. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  18. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/4821
Tarih
17 Nisan 2019

İlgili Kararlar

  • Erol Aksoy Başvurusu (B. No: 2015/13350)
  • İlknur Kızıltoprak Başvurusu (B. No: 2015/11579)
  • Hüseyin Gündüz Başvurusu (B. No: 2016/73235)
  • Defne Su Poçulu Başvurusu (B. No: 2015/7477)
  • Atıf Duran Başvurusu (B. No: 2016/6056)
  • Atilla Yıldırım Başvurusu (B. No: 2015/19500)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.