İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Batuhan Şengül Başvurusu (B. No: 2017/29295)

1. Başvuru, başvurucuya (sanığa) gerekçeli karar tebliğ

Başvuru No2017/29295Tarih21 Temmuz 2020Okuma11 dk · 2.129 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Batuhan Şengül Başvurusu

Karar tarihi
21 Temmuz 2020
Başvuru Numarası
2017/29295
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.129 kelime·11 dk okuma·9 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, başvurucuya (sanığa) gerekçeli karar tebliğ

edilmeden dosyanın kanun yolu denetimi yapan mahkemeye gönderilmesi nedeniyle

savunma için gerekli zaman ve kolaylıklardan yararlanma hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 17/7/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucunun sevk ve idaresindeki aracı 2.36 promil alkollü

kullandığının trafik ekiplerince tespit edilmesi nedeniyle hakkında soruşturma

başlatılmıştır. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının (Başsavcılık) 18/11/2016

tarihli iddianamesi ile başvurucunun trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma

suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

10. Bakırköy 43. Asliye Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) 19/4/2017

tarihli kararıyla başvurucunun trafik güvenliğini kasten tehlikeye atma suçunu

işlediğinden bahisle hapis cezasına hükmedilmiştir. Hüküm 19/4/2017 tarihli

celsede tefhim edilmiştir.

11. Başvurucu 25/4/2017 tarihli dilekçesi ile hükmün bozularak

yeniden incelenmesi ve hakkında beraat kararı verilmesi istemiyle istinaf kanun

yoluna başvurmuştur.

12. Başvurucu istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde

Mahkemenin gerekçeli kararının tebliğinden sonra ayrı bir dilekçe sunacağını

bildirmiştir.

13. Hükme karşı istinaf yoluna başvurulduğu Mahkemece

öğrenilmesine rağmen gerekçeli karar başvurucuya tebliğ edilmemiş; dosya, sanık

tarafından gerekçeli istinaf nedenleri sunulmaksızın İstanbul Bölge Adliye

Mahkemesi 19. Ceza Dairesine (Bölge Adliye Mahkemesi) gönderilmiştir.

14.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 21/6/2017 tarihli kararı

ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir.

15.

Başvurucu, nihai karardan 13/7/2017 tarihinde haberdar olduğunu beyan ederek

17/7/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

16. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "istinaf istemi ve süresi"

başlıklı 273. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"İstinaf istemi, hükmün açıklanmasından

itibaren yedi gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt

kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır..."

17. 5271 sayılı Kanun'un 275. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

"Hüküm, istinaf yoluna başvuran

Cumhuriyet savcısına veya ilgililere gerekçesiyle birlikte açıklanmamışsa;

hükme karşı istinaf yoluna başvurulduğunun mahkemece öğrenilmesinden itibaren

gerekçe, yedi gün içinde tebliğ edilir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 21/7/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

19. Başvurucu; gerekçeli kararın kendisine tebliğ edilmediğini,

ayrıntılı itiraz dilekçesi sunmadan istinaf başvurusunun incelenerek

reddedildiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia

etmiştir.

20. Bakanlık görüşünde; başvurucunun yargılamaya bizzat katılmış

olması, dosyada bulunan somut delillerin başvurucu tarafından da teyit edilmesi

karşısında başvurucunun hakkındaki suçlamalar ve aleyhine ileri sürülen

deliller hakkında yeterli bilgiye sahip olduğu belirtilmiştir. Bakanlık ayrıca

kısa karar ve gerekçeli kararın içeriği gözönüne alındığında başvurucuya istinaf

yasa yoluna başvurma hakkını etkili bir şekilde kullanma imkânı sağlanarak

başvurucu aleyhine dezavantajlı bir durum yaratılmadığı, başvurucunun

avukatının sunmuş olduğu 25/4/2017 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde ilk

derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiş; kararda

5271 sayılı Kanun'un 289. maddesi ve resen tespit edilecek bir hukuka aykırılık

nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasını talep ettiğini bildirdiğini

vurgulamıştır. Bakanlık istinaf incelemesinin sadece hukukilik denetimini değil

aynı zamanda maddi vaka denetimini de içerdiğini, başvurucunun gerekçeli

istinaf dilekçesi sunamaması nedeniyle aleyhinde verilen ilk derece mahkemesi

kararının hukuki ve maddi yönden denetlenmesi imkânından mahrum kalmadığını

değerlendirmiştir.

21. Bakanlık görüşüne karşı başvurucu, başvuru formundaki

iddialarını tekrar etmiştir.

B. Değerlendirme

22. Anayasa’nın 36. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki

davaya bakmaktan kaçınamaz.”

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının savunma için

gerekli kolaylıklara sahip olma hakkı kapsamında

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan savunma

için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Genel İlkeler

25. Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca herkes savunma ve

adil yargılanma haklarına sahiptir. Savunma hakkının sağladığı güvenceler, esasen adil yargılanma hakkı içinde

yer almaktadır. Savunma hakkı, hukuk devleti ilkesinin gereklerinden ve adil

yargılanma hakkının önemli güvencelerinden biri olması nedeniyle Anayasa'nın

36. maddesinde ayrıca ifade edilmiştir (Ufuk

Rifat Çobanoğlu, B. No: 2014/6971, 1/2/2017, § 35).

26. Ceza yargılamasında savunma hakkının güvence altına

alınması, demokratik toplumun temel ilkelerindendir (Erol Aydeğer, B. No: 2013/4784, 7/3/2014, § 32).İddiaya

karşı savunma imkânı tanınmadığı sürece adil muhakeme yapılması mümkün

değildir.

27. Suç isnadı altındaki kişiye savunma hakkının şeklen değil

gerçek anlamda sağlanması gerekir. Bunun için suç isnadı altındaki kişi,

savunma için yeterli imkâna yani gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olmalıdır.

Bu itibarla anılan güvencenin adil yargılanma hakkının kapsam ve içeriğine

dâhil ve bu hakkın doğal sonucu olduğu ortaya çıkmaktadır. Diğer yandan

Anayasa'nın 36. maddesine "adil

yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, taraf

olduğumuz uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılama

hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (b)

bendinde, bir suç ile itham edilen herkesin savunmasını hazırlamak için gerekli

zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkı düzenlenmiştir (Ufuk Rifat Çobanoğlu, § 37).

28. Anayasa Mahkemesi de savunma için gerekli zaman ve

kolaylıklara sahip olma hakkının Anayasa’nın 36. maddesinde belirtilen adil

yargılanma kavramı dışında meşru vasıta ve yollardan yararlanmak kavramının da

kapsamında olduğunu belirtmiştir (AYM, E.1992/8, K.1992/39, 16/6/1992).

29. Savunma için gerekli

kolaylık kavramı şüpheliye/sanığa savunma için yardımcı olacak veya

olabilecek zorunlu olan imkânları ifade etmekte ve silahların eşitliğini sağlamayı amaçlamaktadır. Suç isnadı

altındaki kişiye sağlanması zorunlu kolaylıklar, savunma için gerekli olanlardır. Kişinin beraat

etmesini veya cezasının azaltılmasını sağlayabilecek delil niteliğindeki

belgelere erişimine ve müdafiiyle görüşmesine izin verilmesi, gerekçeli kararın

tebliğ edilmesi ve yargılama esnasında esaslı değişikliklerden haberdar

edilmesi sağlanacak kolaylıklardır (Ufuk

Rifat Çobanoğlu, § 45).

30. Karar veya hükmün gerekçesiyle birlikte açıklanmaması

durumunda gerekçeli kararın suç isnadı altındaki kişiye sonradan tebliğ

edilmesi, adil yargılanma hakkı kapsamındaki -mahkemeye erişim gibi- diğer

güvenceler bakımından da hak ihlaline sebep olabilir. Kanun yoluna başvuru

süresi tefhimle başlayan kişinin gerekçesini bilmediği karar veya hükme karşı

kanun yoluna başvuru hakkını gereği gibi kullandığı söylenemeyeceği gibi kanun

yoluna başvurma nedenlerini bilmeyen kanun yolu merciinin de kanun yolu

incelemesini sağlıklı bir şekilde yapması da olanaklı değildir (temyiz kanun yolu

bakımından benzer değerlendirmeler için bkz. Vesim

Parlak, B. No: 2012/1034, 20/3/2014).

31. Anılan anayasal hak, ilgili usul kanunlarında da

düzenlenmiştir. Nitekim bu amaçla 5271 sayılı Kanun'un 273. maddesinin (1)

numaralı fıkrasında istinaf kanun yoluna, 291. maddesinin (1) numaralı

fıkrasında ise temyiz kanun yoluna başvurma süresinin hükmün açıklanmasından

itibaren başlayacağı belirtilmişken aynı Kanun'un 275. maddesinin (2) numaralı

fıkrası ve 293. maddesinin (2) numaralı fıkrasıyla, hükmün gerekçesiyle

birlikte açıklanmaması hâlinde istinaf ve temyiz kanun yollarına

başvurulduğunun öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde gerekçenin tebliğ

edilmesi zorunluluğu getirilmiştir (İbrahim

Kaya, B. No: 2017/29474, 28/1/2020, § 30).

b. İlkelerin Olaya Uygulanması

32. Somut olayda Mahkemece 25/4/2017 tarihli oturumda trafik

güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçundan başvurucunun mahkûmiyetine karar

verilmiş, hüküm başvurucuya tefhim edilmiştir. Mahkeme kısa kararda

mahkûmiyetin gerekçesine dair bir açıklamada bulunmamıştır.

33. Başvurucu, mahkûmiyet kararının usul ve yasaya aykırı

olduğunu iddia ederek süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Başvurucu dilekçesinde, istinaf kanun yoluna başvurma nedenlerini gerekçeli

kararın tebliğinden sonra ayrıntılı olarak bildireceğini belirtmiştir.

Başvurucuya Mahkemenin gerekçeli kararı tebliğ edilmemiştir. Bölge Adliye

Mahkemesi 21/6/2017 tarihinde başvurucunun

"istinaf başvurusunun esastan reddine" karar vermiştir.

34. Somut olayda, başvurucuya gerekçeli karar tebliğ edilip

başvurucunun ayrıntılı istinaf sebeplerini ileri sürmesi beklenmeden dosyanın

Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği ve bu sebeple başvurucunun kanun yoluna

başvurma nedenlerini sunamadığı anlaşılmaktadır. Kanun yoluna başvuru süresi

tefhimle başlayan başvurucunun gerekçesini bilmediği bir hükme karşı istinaf

kanun yoluna başvuru hakkını gereği gibi kullandığı söylenemez. Başvurucunun

istinaf kanun yoluna başvurma hakkını gereği gibi kullanabilmesi için hangi

gerekçe ile cezalandırıldığını bilmesi gerekir.

35. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara

sahip olma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

36. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1)Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

37. Başvurucu, ihlalin tespit edilerek sonuçlarının ortadan

kaldırılması talebinde bulunmuştur.

38. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal sonucuna

varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler

belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte

ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun

ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal

edilmesiyle sonuçlanacağına işaret etmiştir (Aligül

Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).

39. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi,

ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).

40. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya mahkemenin

ihlali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun'un 50.

maddesinin (2) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 79.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir

örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme,

usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak ihlali ortadan

kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya

özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi

tarafından ihlal kararına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde

usul hukukundaki yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili

mahkemenin yeniden yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir

takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan

mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden

ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir. (Mehmet Doğan, §§ 58, 59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59,

66, 67).

41. İncelenen başvuruda ilk derece mahkemesince gerekçeli karar

tebliğ edilmeden gönderilen dosyada başvurucu aleyhine Bölge Adliye Mahkemesi

tarafından karar verilmesi nedeniyle savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara

sahip olma hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla ihlalin ilk

derece mahkemesinin gerekçeli kararının sanığa tebliğini yaptırmadan istinaf

istemini değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi kararından kaynaklandığı

anlaşılmaktadır.

42. Bu durumda adil yargılanma hakkının ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü

düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre

ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda

yapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini

ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere

uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin

-gerekçeli kararı başvurucuya tebliğ edip ona gerekçeli istinaf dilekçesi

hazırlaması için belli bir süre tanındıktan sonra dosyayı yeniden yargılama

yapılması amacıyla- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine

göndermesi için Bakırköy 43. Asliye Ceza Mahkemesine (E.2016/904, K.2017/306)

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

43. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harçtan ve

3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 3.257,50 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip

olma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin savunma için gerekli zaman ve

kolaylıklara sahip olma hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması

için yeniden yargılama yapılması amacıyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.

Ceza Dairesine gönderilmek üzere Bakırköy 43. Asliye Ceza Mahkemesine

(E.2016/904, K.2017/306 sayılı dosya) GÖNDERİLMESİNE,

D. 257,50 TL harçtan ve 3.000 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.257,50 TL yargılama giderinin başvurucuya

ÖDENMESİNE,

E.

Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına

başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması

hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için

yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F.

Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 21/7/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE

karar verildi.

Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Cafiye Ece YALIM Başvurucu : Batuhan ŞENGÜL Vekili : Av. Mahmut AKDOĞAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/29295, 21 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  11. D. 257,50 TL harçtan ve 3.000 TL
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/29295
Tarih
21 Temmuz 2020

İlgili Kararlar

  • Mevlüt Akpınar Başvurusu (B. No: 2017/26345)
  • Haydar Yılmaz Başvurusu (B. No: 2017/4597)
  • Hakan Büyükabacı Başvurusu (B. No: 2017/19121)
  • Hüseyin Aşkan Başvurusu (B. No: 2017/15649)
  • Surp Haç Tibrevank Ermeni Lisesi Vakfı Başvurusu (B. No: 2017/20289)
  • K.k. Başvurusu (B. No: 2017/22295)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.