İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mevlüt Akpınar Başvurusu (B. No: 2017/26345)

1. Başvuru; ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan eşlerin

Başvuru No2017/26345Tarih21 Temmuz 2020Okuma11 dk · 2.193 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mevlüt Akpınar Başvurusu

Karar tarihi
21 Temmuz 2020
Başvuru Numarası
2017/26345
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.193 kelime·11 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan eşlerin

birbirleriyle yüz yüze olacak şekilde görüştürülmemeleri nedeniyle aile

hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 4/7/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

9. Türkiye 15 Temmuz 2016 gecesi silahlı bir darbe teşebbüsüyle

karşı karşıya kalmış ve Bakanlar Kurulu tarafından ülke genelinde 21/7/2016

tarihinden itibaren doksan gün süreyle olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesine

karar verilmiştir. OHAL üçer aylık sürelerle uzatılarak 18/7/2018 tarihine

kadar devam etmiştir. Darbe teşebbüsüne ilişkin süreç, OHAL ilanı, OHAL

döneminin gerektirdiği tedbirlere ilişkin detaylı açıklamalar Anayasa

Mahkemesinin Aydın Yavuz ve diğerleri

([GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-20, 47-66) kararında yer almaktadır.

10. Darbe teşebbüsü öncesinde hâkim olan başvurucu, 15 Temmuz

2016 tarihli darbe teşebbüsü sonrasında silahlı terör örgütüne [Fetullahçı

Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY)] üye olma ve anayasal düzeni

ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçları kapsamında yürütülen soruşturma

sürecinde (kapatılan) Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21/7/2016 tarihli

kararıyla tutuklanmış ve Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz

Kurumu) konulmuştur. Daha sonra başvurucu 12/1/2017 tarihinde Bolu T Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmiştir.

11. Başvurucunun eşi de Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin

22/7/2016 tarihli kararıyla aynı soruşturma kapsamında tutuklanmış ve Sincan

Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna konulmuştur.

A. Başvurucunun Ceza İnfaz Kurumundan Naklinden

Önceki Süreç

12. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının (Başsavcılık) Ceza İnfaz

Kurumuna gönderdiği 21/9/2016 tarihli yazısında; aynı ceza infaz kurumunda

barındırılan ve aralarında akrabalık bağı bulunan hükümlü ve tutukluların

görüşme talepleri ile ilgili olarak 17/6/2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî

Gazete'de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında

Yönetmelik'in (Ziyaret Yönetmeliği) 9. maddesinin (3) numaralı fıkrasında ifade

edilen "aynı ceza infaz kurumu içinde..."

ibaresinin kampüs (yerleşke) içinde bulunan ceza infaz kurumlarını kapsamadığı

belirtilmiş ve aynı yerleşke içinde bulunan ceza infaz kurumlarının birbirinden

bağımsız oldukları bildirilmiştir.

13. Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun (Kurul)

26/9/2016 tarihli kararı ile aynı ceza infaz kurumunda barındırılan ve

aralarında akrabalık bağı bulunan hükümlü ve tutukluların Ziyaret

Yönetmeliği'nin ilgili hükmü uyarınca birbirleriyle görüş yapabilecekleri

belirtilmiş ancak aynı yerleşke içindeki farklı ceza infaz kurumlarda

barındırılan hükümlü ve tutukluların birbirleriyle görüş yapamayacaklarına

karar verilmiştir.

14. Başvurucu 8/11/2016 tarihli dilekçesinde, aynı yerleşke

içindeki ceza infaz kurumunda barındırılan eşiyle görüşme (açık ya da kapalı

görüş) talebinin Ceza İnfaz Kurumunca reddedildiğini belirterek eşi S.Ş.A. ile

görüş yapma imkânı sağlanması talebinde

bulunmuştur.

15. Başvurucunun şikâyetine konu talebi Ankara Batı İnfaz

Hâkimliğinin 10/11/2016 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Karar gerekçesinde,

Başsavcılık yazısı ile Kurul kararı birlikte değerlendirildiğinde uygulamanın

mevzuata ve Ceza İnfaz Kurumu kurallarına uygun olduğu belirtilmiştir.

16. Başvurucunun anılan karara itirazı dosya üzerinden yapılan

inceleme sonucu Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/11/2016 tarihli kararı

ile kabul edilmiş ve İnfaz Hâkimliği kararı kaldırılarak Kurul kararının

iptaline kesin olarak hükmedilmiştir. Karar gerekçesinde; başvurucu ve eşinin

aynı yerleşke içindeki ceza infaz kurumlarında kaldıkları vurgulanarak Ziyaret

Yönetmeliği'nin 9. maddesinin (3) numaralı fıkrası kapsamında kalan talebe

ilişkin yasaklayıcı bir hükmün bulunmadığı açıklanmıştır.

17. Başvurucu, Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesine hitaben

yazdığı 29/11/2016 tarihli dilekçe ile İnfaz Hâkimliği kararına karşı yaptığı

itiraz başvurusundan feragat ettiğini bildirmiştir. İnfaz Kurumuna hitaben

yazdığı 29/11/2016 tarihli dilekçede ise itiraz başvurusunun kabul edilmesi

durumunda bu hakkını kullanmayacağını ifade etmiştir.

18. Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin söz konusu kararının

başvurucuya tebliğinden kısa bir süre sonra başvurucu 12/1/2017 tarihinde Bolu

T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmiştir.

19. Öte yandan UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelere

göre kesin nitelikteki karara karşı Bakanlık tarafından -kanun yararına bozma

talebiyle- olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin

5/6/2017 tarihli kararıyla Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/11/2016

tarihli kararının kanun yararına bozulmasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.

Karar gerekçesinde; görüşme talebinde bulunan başvurucu ile eşinin aynı kampüs içinde

yer alsa bile farklı ceza infaz kurumlarında bulundukları, her iki ceza infaz

kurumunun gerek idari yönetiminin gerek güvenlik önlemlerinin birbirlerinden

farklı olduğu, aynı kampüs içinde yer alan iki farklı ceza infaz kurumunun aynı

ceza infaz kurumu sayılamayacağına ilişkin bozma isteğinin yerinde olduğu

açıklanmıştır.

B. Başvurucunun Ceza İnfaz Kurumundan Naklinden

Sonraki Süreç

20. Başvurucu; Bolu İnfaz Hâkimliğine hitaben yazdığı 1/2/2017

tarihli dilekçesinde, eşi ile görüşme talebinin kabul edilmesine ilişkin olarak

Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının uygulanmasını beklerken Bolu T

Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiğini, eşinin naklinin ise mümkün

olmadığını -infaz kurumunda kadın koğuşu bulunmadığı için- sonradan öğrendiğini

belirterek mahkeme kararının uygulanarak eşiyle görüş yapma imkânı sağlanması talebinde bulunmuştur.

21. Başvurucunun talebi, Bolu İnfaz Hâkimliğinin (İnfaz

Hâkimliği) 27/4/2017 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Karar gerekçesinde;

Ziyaret Yönetmeliği'nin 9. maddesinin (3) numaralı fıkrasına göre aynı ceza

infaz kurumu içinde bulunmak koşuluyla tutuklu eşlerin birbirleriyle

görüşebileceği ancak başvurucunun tutuklu eşinin başka bir ceza infaz kurumunda

bulunduğundan talebinin reddedildiği açıklanmıştır.

22. Başvurucunun anılan karara itirazı, Bolu Ağır Ceza

Mahkemesinin 31/5/2017 tarihli kararı ile İnfaz Hâkimliği kararı usul ve yasaya

uygun bulunarak reddedilmiştir.

23. Nihai karar 6/6/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

24. Başvurucu 4/7/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

25. Anayasa Mahkemesi tarafından Bolu Ceza İnfaz Kurumuna

4/11/2019 tarihinde yazılan yazı ile başvurucunun tutuklu kaldığı süre boyunca

kendisi gibi tutuklu olan eşi ile görüş (açık ya da kapalı görüş) yapıp yapmadığı,

eşiyle telefon vasıtasıyla görüşüp görüşmediği, mektup yoluyla haberleşme

sağlayıp sağlamadığı hususlarında eldeki bilgi ve belgelerin gönderilmesi talep

edilmiştir. 7/11/2019 tarihli cevap yazısında; başvurucunun 12/1/2017 tarihinde

Ceza İnfaz Kurumundan asayiş ve güvenlik sebebi ile nakil geldiği ve 15/9/2017

tarihinde de tahliye olduğu, tutuklu kaldığı sürede başvurucu ile tutuklu eşi

arasında yüz yüze görüşmenin gerçekleşmediği, telefon görüşmesi olmadığı,

sadece mektup yoluyla iletişimin kurulduğu bildirilmiştir.

26. UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerden,

başvurucunun eşinin de 19/12/2017 tarihinde Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz

Kurumundan tahliye edildiği anlaşılmaktadır.

IV. İLGİLİ HUKUK

27. İlgili hukuk için bkz. Murat

Aydın, B. No: 2016/58533, 3/7/2019, §§ 19-41.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

28. Mahkemenin 21/7/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

29. Başvurucu, eş görüşü (açık ya da kapalı usulle) talebinde

bulunan ve lehine karar verilen mahpusların ceza infaz kurumundan nakillerine

karar verileceği endişesiyle Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesine eş görüşü

talebinden feragat ettiğini bildirir dilekçe gönderdiğini belirtmiştir. Ayrıca

-istemeyerek de olsa- Ceza İnfaz Kurumu idaresine sunduğu dilekçe ile

itirazının kabul edilmesi hâlinde farklı bir ceza infaz kurumuna nakledileceği

ve bu durumun eşini üzeceği, aileleri ve avukatlarının ziyaretlerini daha da

zorlaştıracağı endişesiyle kararın uygulanmaması talebinde bulunduğunu ifade

etmiştir. Başvurucu, itiraz merciine gönderdiği feragat dilekçesi tarihinden

önce itirazının kabul edilerek İnfaz Hâkimliğinin kararının kaldırıldığını ve

eşi ile görüş imkânı tanıyan bu kararın tarafına tebliğinden sonra da eşiyle

görüş yapma imkânı sağlanmadan Bolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna

nakledilmesi suretiyle söz konusu mahkeme kararının hukuka aykırı şekilde

uygulanmadığını bildirmiştir.

30. Başvurucu; devletin ailenin huzur ve refahının sağlanması

için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğunu, ayrıca eş görüşü

yapabilmesini engelleyen mevzuatta açık bir yasağın da bulunmadığını ancak

bunun koşullarını sağlayacak yönde herhangi bir adım atılmadığını belirtmiştir.

Sonuç olarak itirazları karşılanmadan ve ilgili mevzuat uygun şekilde

gerekçelendirilmeden Ceza İnfaz Kurumuna yerleştirildiği 21/7/2016 tarihinden bireysel

başvuruda bulunduğu 4/7/2017 tarihine kadar eşi ile görüştürülmediğini belirten

başvurucu; adil yargılanma hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı

hakkının ve haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

31. Bakanlık görüşünde, Ziyaret Yönetmeliği'nin 9. maddesinin

5/12/2018 tarihli ve 30616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hükümlü ve

Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına

Dair Yönetmelik ile üçüncü fıkrasının "Aynı

ceza infaz kurumu ya da birden fazla ceza infaz kurumunun bir arada bulunduğu

yerleşkedeki farklı kurumlarda barındırılmakta olan hükümlü veya tutuklular,

birinci fıkrada sayılan kişilerden olmaları şartıyla bu Yönetmelik hükümleri

kapsamında Cumhuriyet başsavcılığının yazılı emri ile birbirleriyle görüşebilir"

şeklinde değiştirildiği belirtilmiştir. Bu kapsamda "aynı ceza infaz kurumu" ifadesinden, aynı idari yapıda olup kurum

müdürlüğü aynı olan ceza infaz kurumunun anlaşılması gerektiği, farklı ceza

infaz kurumlarında tutuklu olarak bulunduklarından mevzuata göre başvurucu ve

eşine görüş imkânı sağlanmasının mümkün olmadığı bildirilmiştir. Somut

başvuruda, olay tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre

değerlendirmeler yapıldığı hatırlatılmıştır. Sonuç olarak asayiş ve güvenlik

nedeniyle Bolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilen başvurucu

hakkındaki İnfaz Hâkimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi kararlarında yer alan tespit

ve sonuçların kanunun uygulanması niteliğinde olduğu ve bu anlamda hak ve

özgürlükleri ihlal eder nitelikte olmadığı, adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan

tarzda açık bir keyfîlik içermediği belirtilmiştir. Görüşte ayrıca başvurucu

hakkında verilen kararların OHAL yönetim usullerinin uygulandığı bir zamanda

verilmiş olduğu, Anayasa'nın 15. maddesi kapsamında inceleme yapılması

gerektiği ifade edilmiştir.

B. Değerlendirme

32. Anayasa’nın 5. maddesi şöyledir:

"Devletin temel amaç ve

görevleri, … Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah,

huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal

hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik

ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi

için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır."

33. Anayasa’nın başvurunun değerlendirilmesinde dikkate alınacak

20. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes, ... aile

hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. ... aile hayatının

gizliliğine dokunulamaz."

34. Anayasa’nın 41. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Aile, Türk toplumunun

temelidir ...

Devlet, ailenin huzur ve refahı ... için gerekli

tedbirleri alır, teşkilatı kurar..."

35. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetinin özünün kendisi gibi

tutuklu olan eşiyle kapalı ve açık görüş imkânından yararlanamamasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Anayasa

Mahkemesi benzer bir başvuruyu aile hayatına saygı kapsamında incelemiştir (Murat Aydın, § 50). Somut başvuruda da bu

karardan ayrılmayı gerektirecek bir durum bulunmamaktadır. Öte yandan

başvurucunun 29/11/2016 tarihli dilekçeleri (bkz. § 17) ile resen nakil işlemi

nedeniyle idari ya da yargısal bir başvurusunun bulunmadığı dikkate alındığında

Ceza İnfaz Kurumundan naklinden önceki süreç ve naklinden sonraki süreç olmak

üzere iki farkı yönden inceleme yapılmıştır.

1. Ceza İnfaz Kurumundan

Nakilden Önceki Sürece İlişkin İddia

36. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralı

fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 64. maddesinin (1)

numaralı fıkrası gereği bireysel başvurunun başvuru yollarının tüketildiği,

başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün

içinde yapılması gerekir.

37. Somut olayda başvurucunun 12/1/2017 tarihinde Bolu T Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği, nakil öncesi sürece ilişkin şikâyetler

bakımından bu tarihten itibaren başlayan otuz günlük başvuru süresi geçtikten

sonra 4/7/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır.

38. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

2. Ceza İnfaz Kurumundan

Nakilden Sonraki Sürece İlişkin İddia

39. Aile hayatına saygı hakkı Anayasa’nın 20. maddesinin birinci

fıkrasında güvence altına alınmıştır. Madde gerekçesi de dikkate alındığında

kamusal makamların özel hayata ve aile hayatına müdahale edememesi ile kişinin

ferdî ve aile hayatını kendi anladığı gibi düzenleyip yaşayabilmesi gereğine

işaret edildiği görülmekte olup söz konusu düzenleme, Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi’nin 8. maddesi çerçevesinde korunan aile hayatına saygı hakkının

Anayasa’daki karşılığını oluşturmaktadır. Ayrıca Anayasa’nın 41. maddesinin

-Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği- özellikle aile hayatına saygı hakkına

ilişkin pozitif yükümlülüklerin değerlendirilmesi bağlamında dikkate alınması

gerektiği açıktır (Murat Atılgan,

B. No: 2013/9047, 7/5/2015, § 22; Marcus

Frank Cerny [GK], B. No: 2013/5126, 2/7/2015, § 36).

40. Anayasa'nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların

özel ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda

tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Öte yandan hükümlü ve

tutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu

idaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam

ettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır (Mehmet Zahit Şahin, B. No: 2013/4708, 20/4/2016, § 36).

Bununla beraber bu yükümlülük yerine getirilirken ceza infaz kurumunda

tutulmanın doğal sonuçlarının gözetilmesi gerekmektedir.

41. Somut olayda başvurucu, eşiyle görüşme imkânının sağlanması

amacıyla nakledildiği yerdeki ceza infaz kurumu ve yargı makamlarına

müracaatlarından -tutuklu eşinin başka bir ceza infaz kurumunda bulunduğu

gerekçesiyle- sonuç alamamıştır.

42. Ceza İnfaz Kurumundan asayiş ve güvenlik sebebi ile

12/1/2017 tarihinde Bolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilen ve

15/9/2017 tarihinde de tahliye edilen başvurucunun, resen nakil işlemine karşı

idari ya da yargısal bir başvurusunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu süre

zarfında başvurucunun -farklı bir şehirde- Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunda tutuklu olan eşi ile yüz yüze (açık ya da kapalı görüş)

görüştürülmesi beklenemez. Öte yandan bu durumun aksinin kabulü ile farklı

yerleşkelerde ya da farklı şehirlerde bulunan ceza infaz kurumlarında mahpus

olan aile bireylerinin yüz yüze görüştürülmesinin kamusal makamlara

katlanılması mümkün olmayan bir külfet yükleyeceği sonucuna varılmıştır. Netice

olarak somut olayın kendine özgü koşullarına göre aile hayatına saygı hakkı kapsamındaki

devletin pozitif yükümlülüklerin gereğinin yerine getirilmediği söylenemez.

43. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Aile hayatına saygı hakkı kapsamındaki ihlal iddiasının Ceza

İnfaz Kurumundan nakil öncesi süreç yönünden süre

aşımı; nakil sonrası süreç yönünden de açıkça dayanaktan yoksun olması nedenleriyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

21/7/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Volkan SEVTEKİN Başvurucu : Mevlüt AKPINAR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/26345, 21 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Başvurucunun Ceza İnfaz Kurumundan Naklinden
  7. B. Başvurucunun Ceza İnfaz Kurumundan Naklinden
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü
  11. B. Değerlendirme
  12. B. No: 2013/9047, 7/5/2015, § 22; Marcus
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/26345
Tarih
21 Temmuz 2020

İlgili Kararlar

  • Haydar Yılmaz Başvurusu (B. No: 2017/4597)
  • Hakan Büyükabacı Başvurusu (B. No: 2017/19121)
  • Hüseyin Aşkan Başvurusu (B. No: 2017/15649)
  • Surp Haç Tibrevank Ermeni Lisesi Vakfı Başvurusu (B. No: 2017/20289)
  • K.k. Başvurusu (B. No: 2017/22295)
  • Rifat Erdalı Başvurusu (B. No: 2017/39019)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.