İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Belkis Yurtsever ve Yılmaz Yıldız Başvurusu (B. No: 2016/10400)

1. Başvuru, basın açıklamasına katılan başvuruculara idari para

Başvuru No2016/10400Tarih25 Eylül 2019Okuma14 dk · 2.792 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Belkis Yurtsever Ve Yılmaz Yıldız Başvurusu

Karar tarihi
25 Eylül 2019
Başvuru Numarası
2016/10400
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.792 kelime·14 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, basın açıklamasına katılan başvuruculara idari para

cezası verilmesinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurular 3/6/2016 ve 14/7/2016 tarihlerinde yapılmıştır.

3. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan

ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. 2016/12646 numaralı başvuru dosyasının konu yönünden hukuki

irtibat nedeniyle 2016/10400 numaralı başvuru dosyası ile birleştirilmesine,

incelemenin 2016/10400 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine

ve diğer dosyanın kapatılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

8. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuşlardır.

III. OLAY VE OLGULAR

9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

10. Başvurucular kamu görevlisi olup Kamu Emekçileri Sendikaları

Konfederasyonuna bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikasının

(SES/Sendika) üyesidir. Başvuruculardan Belkis

Yurtsever SES Merkez Yönetim Kurulu üyesi, Yılmaz Yıldız ise SES Niğde Şube

başkanıdır.

11. Niğde Valiliği (Valilik) 5/8/2004 tarihli ve 25544 sayılı

Resmî Gazete'de yayımlanan 2004/01 sayılı kararında

kamu düzeninin ve güvenliğinin sağlanması amacıyla basın açıklaması

yapılabilecek ve yapılamayacak alanları belirlemiştir. Bu kapsamda kamu kurum

ve kuruluşları önünde ve bunlara ait müştemilatta (otopark, bahçe meydanları ve

benzeri) basın açıklaması ve toplantı yapılması yasaklanmıştır.

12. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü etkinlikleri kapsamında

Niğde'de gerçekleştirilen ve aralarında başvurucuların üyesi olduğu Sendikanın

da bulunduğu kuruluşların düzenlediği yürüyüş ve basın açıklamasına polis

tarafından biber gazı kullanılarak müdahale edilmiştir. Bu müdahale sonrasında

gözaltına alınanlar olmuştur.

13. Başvurucuların da aralarında olduğu dört kişilik bir grup

4/5/2015 tarihinde saat 13.30 sıralarında, üyesi oldukları Sendika tarafından 1

Mayıs'ta gerçekleştirilen etkinliğe emniyet görevlileri tarafından yapılan

müdahalenin haksız olduğunu belirterek müdahalede bulunan polisler hakkında

Sendika adına yapacakları suç duyurusunu kamuoyuna duyurmak ve müdahale sonrası

yaşanan süreci kamuoyu ile paylaşmak amacıyla Niğde Adalet Binası girişi önünde

basın açıklaması yapmak istemiştir.

14 Bir şube müdürünün sorumluluğundaki bir grup emniyet

görevlisi, Sendika üyesi grup ile konuşmak için müzakereci olarak

görevlendirilmiştir. Müzakereci şube müdürü, kamu kurum ve kuruluşları önünde

açıklama yapabilmeleri için savcılıktan izin almaları gerektiğini Sendika

üyelerine iletmiş ve durumu savcılığa bildirmek üzere ayrılmıştır. Başvurucular

bu sırada basın açıklaması yapmış ve ardından suç duyurusunda bulunmak için

Niğde Adliye Binasına girmişlerdir.

15. Başvuruculara, Niğde Adliye Binası önünde yapmış oldukları

basın açıklamasının Valilik kararına aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle

30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesine göre ayrı

ayrı 208'er TL idari para cezası verilmiştir. Başvurucular idari para

cezalarına itiraz etmişlerdir.

16. İtirazı inceleyen Niğde Sulh Ceza Hâkimliği (Hâkimlik)

değişik tarihlerde itirazları kesin olarak reddetmiştir. Hâkimlik kararlarında;

basın açıklaması yapmak için tahsis edilmemiş bir yerde basın açıklaması

yapıldığı, kolluk kuvvetleri tarafından kamu güvenliği amacıyla verilen emirlere

riayet edilmediğinin resmî belge mahiyetindeki tutanak ve olay yerinden elde

edilen kamera görüntülerinden anlaşıldığı belirtilerek itirazların yerinde

görülmediğine karar verilmiştir.

17. Başvurucular 5/5/2016 ve 15/6/2016 tarihinde tebliğ edilen

kararlara karşı sırasıyla 3/6/2016 ile 14/7/2016 tarihlerinde bireysel

başvuruda bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ HUKUK

18. İlgili hukuk için bkz. Eğitim

ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri (GK), B. No:2014/920,

25/5/2017, §§ 22-31; Rıza Gökçen Erus ve diğerleri, B. No: 2014/17391, 19/4/2018,

§§ 24-30.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 25/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

20. Başvurucular; basın açıklamasına katılmaları nedeniyle idari

para cezası ile cezalandırılmalarının ifade özgürlüğünün, sendika hakkının ve

toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlali niteliğinde olduğunu

ileri sürmüşlerdir. AİHM tarafından idari yaptırım kararı ile ilgili olarak

verilen ve örgütlenme ve toplanma özgürlüğünün ihlali olarak değerlendirilen

emsal kararların bulunduğunu belirten başvurucular kamu kurum ve kuruluşları

önünde basın açıklaması yapılamamasının hakkın özüne dokunduğunu

belirtmişlerdir.

21. Bakanlık görüşünde; somut olayda barışçıl toplanma

özgürlüğüne yapıldığı iddia edilen müdahalede ulusal güvenliğin veya kamu

güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi

ve üçüncü kişilerin haklarının korunması gibi meşru amaçlar güdüldüğü

belirtilmiştir. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM), devletin

asayişi sağlamak veya korumak için toplantı düzenlemeyi bildirim yahut yer

sınırlaması gibi şekil şartlarına ve izin koşuluna bağlamasını 11. maddeye

aykırı bulmadığı ifade edilmiştir.

22. Bakanlık, idari para cezasının yalnızca Valilikçe yasaklanan

yerde basın açıklaması yapmak suretiyle kamu düzeninin bozulma tehlikesinin

ortaya çıkması nedeniyle uygulandığını belirterek söz konusu idari para

cezasının başvurucuların barışçıl toplanma özgürlüğüne halel getirecek

nitelikte olmadığını ifade etmiştir. Bakanlık, para cezalarının başvurucuların

adli sicil kaydına işlenmediğini ve cezaların cüzi bir miktar olması nedeniyle

başvurucuların mali durumları üzerinde aşırı bir yük oluşturmadığını

belirtmiştir.

23. Başvurucular; Bakanlık görüşüne karşı beyanlarında başvuru

formundaki iddialarını yinelemişler, benzer bir olaya ilişkin AİHM tarafından

Türkiye aleyhine verilen bir karar bulunduğunu hatırlatmışlardır.

B. Değerlendirme

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru, sendikanın kollektif

eylemler nedeniyle üyelerinin mesleki çıkarlarını koruma özgürlüğü ile doğrudan

ilişkili değildir (sendika hakkının kapsamı için bkz. Tayfun Cengiz, B. No: 2013/8463,

18/9/2014, § 30-32; aynı yönde değerlendirmeler için bkz. Gülfidan Yıldırım, B. No: 2014/12290,

19/7/2017, § 22). Bu nedenle başvurucuların şikâyetinin toplantı ve gösteri

düzenleme hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir

25. Anayasa’nın

"Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı" kenar

başlıklı 34. maddesi şöyledir:

"Herkes, önceden izin almadan, silahsız

ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak,

milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve

genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve

kanunla sınırlanabilir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme

hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda

gösterilir."

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

26. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

27. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının sadece

kullanılması sırasındaki değil kullanılmasından sonraki işlemlerin de hak

üzerinde sınırlayıcı etkisi

bulunmaktadır (Osman Erbil, B. No: 2013/2394, 25/3/2015,

§ 53; sendika hakkına ilişkin olarak bkz. Eğitim

ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri, § 48). Bu sebeple

başvurucuların yaptıkları basın açıklamasına kolluk kuvvetleri herhangi bir

müdahalede bulunmamış olsa bile daha sonra idari para cezası ile

cezalandırılmalarının toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yönelik

bir müdahale olduğu kabul edilmelidir.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

28. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 34. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, ... yalnızca

Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak

kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum düzeninin ...

gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

29. Bu sebeple müdahalenin, Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nın

ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeninin

gereklerine uygunluk koşullarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

30. 5326 sayılı Kanun'un 32. maddesinin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı

sonucuna varılmıştır (5326 sayılı Kanun'un 32. maddesine ilişkin kanunilik

değerlendirmesi için bkz. Eğitim ve Bilim

Emekçileri Sendikası ve diğerleri, §§ 52-69).

ii. Meşru Amaç

31. Başvurucuların idari para cezasıyla cezalandırılmasına

ilişkin kararın Anayasa'nın 34. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan

sebeplerden kamu düzeninin korunmasına

yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı sonucuna

varılmıştır.

iii. Demokratik Toplum

Düzeninin Gereklerine Uygunluk

(1) Genel

İlkeler

(a) Demokratik

Toplumda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkının Önemi

32. Anayasa Mahkemesi demokratik

toplum düzeninin gerekleri ifadesinden ne anlaşılması gerektiğini

daha önce pek çok kez açıklamıştır. Kolektif bir şekilde kullanılan ve

düşüncelerini ifade etmek isteyen kişilere şiddeti dışlayan yöntemlerle

düşüncelerini açıklama imkânı veren toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme

hakkı; çoğulcu demokrasilerin gelişmesinde zorunlu olan farklı düşüncelerin

ortaya çıkması, korunması ve yayılmasını güvence altına almaktadır (Ferhat Üstündağ, B. No: 2014/15428,

17/7/2018, § 40; Dilan Ögüz

Canan [GK], B. No: 2014/20411, 30/11/2017, § 36; Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No:

2013/3924, 6/1/2015, § 115; Eğitim ve Bilim

Emekçileri Sendikası ve diğerleri, § 79; Osman Erbil, § 45).

33. Bu hak, ifade özgürlüğünün özel bir biçimi olup toplantı ve

gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı aynı zamanda ifade özgürlüğünün ışığında

değerlendirilmelidir. İfade özgürlüğünün demokratik ve çoğulcu bir toplumdaki

önemi, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı için de geçerlidir (Dilan Ögüz Canan, §

34; Ali Rıza Özer ve diğerleri, §

115; Osman Erbil, §§ 31, 45; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri,

§ 72; Gülşah Öztürk ve diğerleri,

B. No: 2013/3936, 17/2/2016, § 66; Ömer

Faruk Akyüz, B. No: 2015/9247, 4/4/2018, § 52). Sonuç olarak

toplumsal ve siyasal çoğulculuğu sağlamak, her türlü düşüncenin barışçıl bir

şekilde ve serbestçe ifadesine bağlıdır (Dilan

Ögüz Canan, § 35; Ömer Faruk Akyüz, § 55).

(b)

Müdahalenin Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olması

34. Buna göre toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına

yapılan bir müdahale zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa(bazı

farklılıklarla birlikte toplantı hakkı bağlamında bkz. Dilan Ögüz Canan

§ 32; sendika hakkı bağlamında

bkz. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve

diğerleri, § 73; Tayfun Cengiz,

B. No: 2013/8463, 18/9/2014, § 56; Adalet

Mehtap Buluryer, B. No: 2013/5447,

16/10/2014, §§ 103-105; grev hakkı bağlamında bkz. Kristal-İş Sendikası [GK], B. No: 2014/12166, 2/7/2015, §

70) ya da zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı değilse

(bazı farklılıklarla birlikte toplantı hakkı bağlamında Dilan Ögüz Canan

§§ 33, 56; sendika hakkı bağlamında bkz. Eğitim

ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri, § 74) demokratik toplum düzeninin gereklerine

uygun bir müdahale olarak değerlendirilemez.

(c) Barışçıl

Toplanma Hakkı

35. Anayasa’nın 34. maddesi; fikirlerin silahsız ve saldırısız, başka bir ifade

ile barışçıl bir şekilde ortaya konabilmesi için toplantı ve gösteri yürüyüşü

düzenleme hakkını güvence altına almıştır. Dolayısıyla toplantı hakkının amacı,

şiddete başvurmayan ve fikirlerini barışçıl bir şekilde ortaya koyan bireylerin

haklarının korunmasıdır. Şiddet kullanma niyetinde olan kişilerin katıldığı

veya düzenlediği gösteriler barışçıl toplanma kavramı dışındadır (Dilan Ögüz Canan,

§ 37; Ali Rıza Özer ve diğerleri,

§§ 117, 118; Eğitim ve Bilim Emekçileri

Sendikası ve diğerleri, § 80; Osman

Erbil, § 47; Gülşah Öztürk ve

diğerleri, §§ 67, 68; Ömer Faruk

Akyüz, § 54).

(d) Sınırlamanın

Niteliği

36. Toplanma özgürlüğünün kullanımından kaynaklanan kamu

düzenine yönelik tehditlerin gerçeklik değeri taşıması hâlinde yetkili makamlar

bu tehditleri bertaraf edecek tedbirleri alabilirler. Alınan bu tedbirlere

aykırı toplantılar düzenlenmesi, bu tür toplantılara katılınması

veya bu tür toplantılarda suçlar işlenmesi hâlinde de cezalar verilebilir (Dilan Ögüz Canan,

§ 40; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası

ve diğerleri, § 81; toplantı hakkına kamu düzeninin bozulması

nedeniyle yapılan bir müdahalenin demokratik toplumda gerekli olduğuna karar

verildiği bir başvuru için bkz. Gülşah

Öztürk ve diğerleri, §§ 76-86).

37. Bununla birlikte alınan tedbirlerin veya öngörülen cezaların

barışçıl toplantı hakkına dolaylı olarak usulsüz sınırlamalara dönüşmesine

müsaade edilemez. Güvence altına alınan toplanma hakkını kullanırken kamu

otoritelerinin keyfî müdahalelerine karşı da bireyin korunması gerekir (Dilan Ögüz Canan,

§ 42; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası

ve diğerleri, § 82; Gülşah Öztürk

ve diğerleri, § 76).

(2) İlkelerin

Olaya Uygulanması

38. Somut olayda Niğde Valiliği bazı alanlarda basın açıklaması

yapılmasını yasaklamıştır (bkz. § 11). Söz konusu kararın huzur, güvenlik ve

kamu düzeninin sağlanması amacıyla alındığı görülmektedir. Başvurucuların izin

verilmeyen alanda basın açıklaması yapması üzerine 5326 sayılı Kanun'un 32.

maddesi uyarınca emre itaatsizlik edildiği gerekçesiyle idari para cezası

şeklinde yaptırım kararı uygulanmıştır.

39. Öncelikle devletin kamunun huzuru ve güvenliğinin sağlanması

amacıyla yapacağı düzenleme ve uygulamalarda belli bir takdir alanına sahip

olduğunun kabulü gerekir. Bununla birlikte 5326 sayılı Kanun'un 32. maddesinde

yer alan "emre itaatsizlik"

kabahatinin barışçıl gösterilere dolaylı müdahale edilmesinde kullanılma riski

bulunduğu hatırda tutulmalıdır (Rıza Gökçen Erus, § 61; Dursun

Soydan ve diğerleri, § 55).

40. 5326 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca yetkili merciler

tarafından verilen emrin amacı kamu güvenliğinin, kamu düzeninin veya genel

sağlığın korunması olmalıdır. Emre aykırı davranışın cezalandırılabilmesi için

kanunda öngörülen kabahatin uygulanma koşullarının somut olayda bulunup

bulunmadığı ve kabahatin unsurlarının neler olması gerektiği meselesi Anayasa

Mahkemesinin ilgi alanının dışındadır. Buna karşılık yetkili mercinin verdiği emir ya da bu emre aykırı davranışın

cezalandırılması anayasal bir hakka müdahale oluşturursa bu müdahale, Anayasa

Mahkemesinin ilgi alanında olacaktır (Eğitim

ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri, § 87).

41. Bir kimse sırf emre aykırı davranmış olması nedeniyle

cezalandırılmış ve Anayasa Mahkemesi temel hak ve özgürlüklere bir müdahalede

bulunulduğunu kabul etmiş ise Anayasa Mahkemesinin bundan sonra denetleyeceği

ilk husus emre aykırılık nedeniyle kamu düzeninin bozulup bozulmadığı, bozulma

tehlikesinin bulunup bulunmadığı ya da böyle bir tehlikenin ortaya çıkıp

çıkmadığı olacaktır (Eğitim ve Bilim

Emekçileri Sendikası ve diğerleri, § 88; Rıza Gökçen Erus, § 63; Dursun Soydan ve diğerleri, § 57).

42. Usulüne uygun olarak verilmiş bir emre aykırı davranışın

varlığı tek başına temel hak ve özgürlüklere müdahale için yeterli kabul

edilemez. Temel hakka müdahaleyi haklı kılan ve emrin amacı olan kamu

güvenliğinin, kamu düzeninin, genel sağlığın bozulduğunun veya bozulma

tehlikesinin bulunduğunun da kamu gücünü kullanan yetkili mercilerin

kararlarında (örneğin ceza tutanağını düzenleyen polis raporlarında veya derece

mahkemelerinin gerekçelerinde) gösterilmesi gerekir (Rıza Gökçen Erus ve diğerleri, §

64; Dilan Ögüz

Canan, §§ 51, 53; Dursun Soydan

ve diğerleri, § 57 ).

43. Öte yandan mevcut başvuruda olduğu gibi göstericilerin

şiddet eylemlerine karışmadıkları durumlarda kamu makamlarının toplantı ve

gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına belirli bir ölçüye kadar müsamaha göstermesi

beklenir (Eğitim ve Bilim Emekçileri

Sendikası ve diğerleri, § 81; Dursun

Soydan ve diğerleri, § 59; Dilan Ögüz Canan, § 55; Ömer Faruk Akyüz, § 70). Barışçıl bir gösteri veya basın

açıklaması nedeniyle -somut olayda olduğu gibi- ilke olarak cezai bir yaptırım

da uygulanmaması gerekir.

44. Somut olayda, polis tutanaklarında ve Hâkimlik kararında

başvurucuların yaptıkları basın açıklaması nedeniyle kamu düzeninin bozulduğuna

veya bozulma tehlikesi ortaya çıktığına (Eğitim

ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri, § 93; Dursun Soydan ve diğerleri, § 60), yani

müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığına ilişkin somut olayla

bağlantılı bir gerekçe de belirtilmemiştir.

45. Anayasa'nın 34. maddesi, barışçıl toplantı ve gösteri

yürüyüşüne katılan kişilere kınanabilir bir olaya karışmadıkları sürece en

hafif kabul edilecek cezanın dahi uygulanmamasını teminat altına alır. Zira

barışçıl gösteriye katılanlar hakkında gösteri sonrasında idari para cezaları

verilmesi gibi yaptırımlar kişilerin haklarını kullanmalarında caydırıcı etkiye

neden olabilir (Rıza Gökçen Erus, § 55). Somut olayda başvurucular

hakkında uygulanan para cezalarının başvurucuların benzer toplantı veya

gösterilere katılmasında caydırıcı etki doğurabileceği kabul edilmelidir (Dursun Soydan ve diğerleri, § 63).

46. Dolayısıyla idari para cezası verilmesi nedeniyle

başvurucuların toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yapılan

müdahalenin, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olarak

değerlendirilemeyeceği kanaatine ulaşılmıştır.

47. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 34. maddesinde güvence

altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine

karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

48. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."

49. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin uygulanmasına ilişkin

kabul edilen ilkeler için bkz. Mehmet Doğan

[GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60 kararı.

50. Başvurucular, ihlalin tespiti ile birlikte yeniden yargılama

talep etmişlerdir. Başvurucular ayrıca ayrı ayrı olmak üzere 10.000 TL manevi

tazminat talebinde bulunmuşlardır.

51. Başvuruculara verilen idari para cezası nedeniyle toplantı

ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Bu

nedenle ihlalin idarenin işleminden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bununla

birlikte idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın reddedilmesi ve

dolayısıyla davada ihlalin giderilememesi nedeniyle ihlalin aynı zamanda

mahkeme kararından da kaynaklandığı görülmektedir.

52. Bu durumda toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmaktadır. Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216

sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu sebeple kararın bir

örneğinin yeniden yargılama yapılması kapsamında Niğde Sulh Ceza Hâkimliğine

gönderilmesine karar verilmesi gerekir. Bu doğrultuda ihlal sonucuna uygun

olarak idari para cezasının iptali talebinin reddine ilişkin mahkeme kararının

ortadan kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilmesi gerekmektedir.

53. Yeniden yargılama yapılmasına hükmedildiğinden ayrıca

tazminata hükmedilmesine gerek görülmemiştir.

54. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 479 TL harç ve 2.475 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.954 TL yargılama giderinin başvuruculara

müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve

gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak

üzere Niğde Sulh Ceza Hâkimliğine (2015/1253 Değişik İş ve 2015/1397 Değişik İş ) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucuların diğer taleplerinin REDDİNE,

E. 479 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.954 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine

ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

25/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

M.Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Yıldız

SEFERİNOĞLU

Raportör

:

Burak FIRAT

Başvurucular

:

1. Belkis YURTSEVER

2. Yılmaz

YILDIZ

Vekili

:

Av. Öztürk

TÜRKDOĞAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/10400, 25 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucuların
  9. B. Değerlendirme
  10. B. No: 2013/3936, 17/2/2016, § 66; Ömer
  11. B. No: 2013/8463, 18/9/2014, § 56; Adalet
  12. A. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal
  13. F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine
  14. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Yıldırım
  16. Kömürcü
  17. Seferinoğlu
  18. Yıldız
  19. Türkdoğan
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/10400
Tarih
25 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Metin Güngör Başvurusu (B. No: 2016/13020)
  • Magomed Emin Osmaev Başvurusu (B. No: 2016/70639)
  • Yasin Çetinoğlu Başvurusu (B. No: 2016/7456)
  • Fatma Öncel ve Nusret Öncel Başvurusu (B. No: 2015/18595)
  • Sinan Işık Başvurusu (B. No: 2015/12734)
  • Samanyolu Yayıncılık Hizmetleri A.ş. Başvurusu (B. No: 2015/18554)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.