İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Samanyolu Yayıncılık Hizmetleri A.ş. Başvurusu (B. No: 2015/18554)

1. Başvuru, başvurucu Şirketin sahibi olduğu televizyon

Başvuru No2015/18554Tarih25 Eylül 2019Okuma11 dk · 2.118 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Samanyolu Yayıncılık Hizmetleri A.Ş. Başvurusu

Karar tarihi
25 Eylül 2019
Başvuru Numarası
2015/18554
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.118 kelime·11 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, başvurucu Şirketin sahibi olduğu televizyon

kanalında yayımlanan bir diziden kaynaklanan nedenlerle başvurucuya müeyyide

uygulanmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 4/12/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucu Şirketin sahibi olduğu Samanyolu televizyon

kanalında 3/8/2011 tarihinde yayımlanan "Gereği

Düşünüldü" isimli dizinin ilgili mevzuatı ihlal ettiği

gerekçesiyle başvurucuya Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından uyarı cezası

verilmiştir.

7. Başvurucunun bu cezaya karşı açtığı dava Ankara 3. İdare

Mahkemesince reddedilmiştir.

8. Başvurucunun ilk derece mahkemesi kararına karşı yaptığı

temyiz ve karar düzeltme başvuruları da reddedilmiştir. Karar düzeltme

talebinin reddine dair karar başvurucuya 4/11/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.

9. Başvurucu 4/12/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

10. 8/11/2016 tarihli ve 6755 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında

Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme

Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine

Dair Kanun ile kanunlaştırılan 668 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması

Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması

Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 2. maddesi ile Samanyolu TV'nin

kapatılmasına karar verilmiştir.

11. 8/2/2018 tarihli ve 7091 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında

Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul

Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaştırılan 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında

Alınması Gereken Tedbirler Hakkında KHK ile de, kapatılan özel televizyonların

bağlı oldukları şirketlerin faaliyetlerinin sonlandırılarak ticari sicil

kayıtlarının resen terkin edileceği hükme bağlanmıştır.

12. Anayasa Mahkemesine Bahri Ağaoğlu isimli şahıs tarafından

verilen 25/2/2019 kayıt tarihli dilekçede anılan kişinin başvurucu Şirketin

hâkim hissedarı konumunda olduğu belirtilmiş ve başvurunun takibinde hukuki

menfaati olduğu ileri sürülmüştür. Ancak anılan şahsın başvurucu Şirketin hâkim

ortağı olduğu yönündeki iddiasını ispata yarar hiçbir belge Anayasa Mahkemesine

sunulmamıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

13. 668 sayılı KHK'nın "Alınan

tedbirler" kenar başlıklı 2. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

"(1) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu

tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY)

aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olan;

b) Ekli (2) sayılı listede yer alan özel radyo

ve televizyon kuruluşları kapatılmıştır.

...

2 SAYILI LİSTE

TELEVİZYONLAR

...

13 SAMANYOLU TV"

14. 670 sayılı KHK'nın "Devir

işlemlerine ilişkin tedbirler" kenar başlıklı 5. maddesinin (3)

numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve

televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının bağlı oldukları

şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtları resen terkin

edilir."

15. Bireysel başvuru anında tüzelkişiliği haiz olan ancak

bireysel başvurunun incelenmesi aşamasında tüzelkişiliğini yitiren ticaret

şirketler hakkında yapılan değerlendirmelerde kullanılan ulusal hukuk

kaynakları için ayrıca bkz. Gümüşdere İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., B. No:

2013/5016, 12/6/2018, §§ 8-23.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 25/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

17. Başvurucu; uyarı cezası nedeniyle basın özgürlüğünün, davayı

karara bağlayan mahkemelerin bağımsız ve tarafsız olmaması nedeniyle de adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmektedir.

B. Değerlendirme

18. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nda taraf ehliyeti bir dava şartı olarak düzenlenmiştir. Türk hukukunda

taraf ehliyeti 21/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda

düzenlenen hak ehliyetinin varlığına bağlanmıştır. Buna göre ancak hak

ehliyetine sahip olanlar yargı mercileri önünde taraf statüsü kazanabilir ve

ancak hak ehliyetini haiz olanlar lehine veya aleyhine hüküm kurulabilir (Gümüşdere İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.,§ 32).

19. Özel hukuk tüzelkişilerinin hak ehliyetini haiz oldukları

hususunda kuşku bulunmamaktadır. Dolayısıyla bunların yargı mercileri önünde

taraf olma sıfatı vardır. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 46. maddesinin (2) numaralı

fıkrasının ikinci cümlesinde de özel hukuk tüzelkişilerinin bireysel başvuruda

bulunabilecekleri kabul edilmiştir. Ancak özel hukuk tüzelkişilerinin yargı

mercileri önünde taraf statüsünde bulunabilmeleri için hukuken var olmaları,

diğer ifadeyle tüzelkişiliği haiz olmaları zorunludur (Gümüşdere İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., § 33).

20. 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun

588. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre şirket, ticaret siciline tescil ile

tüzelkişilik kazanır. Dolayısıyla henüz ticaret siciline tescil edilmemiş bir

şirketin tüzelkişilik kazanması mümkün olmadığı gibi ticaret sicil kaydı

silinen bir şirketin tüzelkişilik vasfı da sona erer. Başka bir deyişle ticaret

siciline tescil ile tüzelkişilik niteliğini edinen ticari şirketin sicil

kaydının silinmesiyle de hukuki varlığı sona erer (Gümüşdere İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., § 34).

21. Bu itibarla sicil kaydı terkin edilen bir ticari şirketin

yargı mercileri önünde taraf statüsünde bulunması mümkün değildir. Tabiatıyla

bu durum bireysel başvurular yönünden de geçerlidir. Buna göre tüzelkişiliğini

yitirmiş bir şirketin bireysel başvuruda bulunması mümkün olmadığı gibi

bireysel başvuruda bulunan bir şirketin tüzelkişiliğini bireysel başvuru

sürecinin sonuna kadar koruması da gerekmektedir. Dolayısıyla hiç tüzelkişilik

kazanmamış veya tüzelkişiliği ortadan kalkmış şirket adına yapılan bireysel

başvuru ile bireysel başvuru devam ederken tüzelkişiliğini yitiren şirkete

ilişkin bireysel başvurunun esasının incelenmesi mümkün değildir (Gümüşdere İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., § 35).

22. Özetle şirketin bireysel başvuru anında tüzelkişiliği haiz

olması ve bunu bireysel başvuru sürecinin sonuna kadar koruması şirketler

tarafından yapılan başvurunun esasının incelenebilmesi için zorunlu bir

koşuldur (Gümüşdere İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., § 36).

23. Buna karşılık somut olayda 670 sayılı KHK'nın 5. maddesinin

(3) numaralı fıkrası çerçevesinde başvurucu Şirketin sicil kaydı terkin

edilmiştir (bkz. § 14).

24. Şirketin ticaret sicil kaydının silinmesi ve tüzelkişiliğini

yitirmesi olgusu bireysel başvurunun esasının incelenmesine engel teşkil eder.

Anayasa Mahkemesi, başvurunun incelemesi devam ederken başvuru ehliyetinin

yitirilmesi durumunda başvurunun düşmesine karar vermektedir (Gümüşdere İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., §§ 38,

39).

25. Bununla birlikte somut olayda başvurucu şirketin

tüzelkişiliği ilgili kanunlarda öngörülen sona erme sebeplerinden biriyle sona

ermemiş, kamu otoritesince doğrudan 670 sayılı KHK marifetiyle sona

erdirilmiştir.

26. 670 sayılı KHK ile resen sicilden terkin edilen şirketin

durumunun, ilgili kanunda belirtilen yollarla tüzelkişiliği sona eren

şirketlerin durumu ile aynı olmadığı açıktır. Zira ilgili kanunda belirtilen

yollarla tüzelkişiliği sona eren şirketlerin tüzelkişiliğinin sona ermesi

durumlarında şirket ortaklarının durumu bildikleri veya en azından bilmeleri

gerektiği söylenebilir. Bu hâlde ortakların kendi menfaatlerini yeteri kadar

kolladıkları ve şirketin taraf olduğu bireysel başvuruların düşebileceğini

öngördükleri varsayılabilir.

27. Buna karşılık kamu otoritesince bir şirketin tüzelkişiliğine

tek taraflı bir işlemle son verilmesi durumunda bu şirketin taraf olduğu bireysel

başvurular hakkında düşme kararı verilmesi gerektiğinin kabulü hâlinde

ortakların öngöremedikleri bir terkin işlemi nedeniyle menfaatlerinin

zedelenmesi söz konusu olabilir. Nitekim daha önce şirket tüzelkişiliğinin

başvurmasını güçleştiren hukuki sınırlamalar nedeniyle bu şirketlerin ortağı ve

yöneticisi olduğu anlaşılan başvurucular yönünden doğrudan ve güncel bir

mağduriyetin söz konusu olduğu sonucuna varılmıştır (Özgür Güleç, B. No: 2014/11503, 1/2/2017, § 37; Hamdi Akın İpek, B. No: 2015/17763, 24/5/2018,

§ 79). Bu nedenle Anayasa Mahkemesinin özel hukuk tüzelkişilerinin hukuki

varlığının kamu otoritesince tek taraflı işlemle sona erdirilmesi hâline özgü

olarak yeni bir yaklaşım geliştirmesi zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.

28. Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkı örneğinde olduğu gibi

belli bazı haklarla ilgili başvurularda gerçek kişilerin bireysel başvuruda

bulunduktan sonra ölmesi durumunda mirasçılarının makul bir süre içinde

bireysel başvuruya devam etmek istediklerini bildirmeleri hâlinde düşme kararı

vermeyip başvuruyu incelemeye devam etmektedir. Bu durumda mirasçılar

başvurunun tarafı hâline gelmektedir. Anayasa Mahkemesinin bu konudaki

yaklaşımı T.G. (B. No:

2017/21163, 9/1/2019, §§ 17-20) kararında da görülebilir:

"17. Anayasa Mahkemesi Asya Oktay ve

diğerleri kararında (B. No: 2014/3549, 22/3/2017, §§ 18-21) başvurucunun

bireysel başvurunun yapıldığı tarihten sonra ölmesi durumunda başvurunun

incelenmesine devam edilip edilemeyeceğine ilişkin ilkelerini belirlemiştir.

Anılan kararın ilgili bölümü şöyledir:

'18. Uygulamada hukuk yargılamalarında,

taraflardan birinin ölümü halinde dava sonunda verilecek hükmün olumlu veya

olumsuz bir şekilde mirasçıların haklarını etkilemesi nedeniyle davaya

mirasçılar tarafından devam edilebileceğinin kabul edildiği hallerde,

mahkemelerce mirasçılara usulüne uygun olarak tebligat yapılarak mirası

reddetmeyen mirasçıların mecburi dava arkadaşı olarak davada yer almalarının

sağlandığı görülmektedir (Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E. 2015/20127, K. 2015/21189,

26/11/2015).

19. Asli görevi Anayasa'yı yorumlamak, böylece

Anayasa'da yer alan temel hak ve özgürlüklerin kapsam ve sınırlarını belirlemek

olan Anayasa Mahkemesinin (Mahkeme) bireysel başvuru yolunda başvurucuların

başvuru tarihinden sonra vefat etmeleri hâlinde yukarıda yer verilen usulü

benimseyerek4721 sayılı Kanun'un anılan hükümlerindeki tarihleri tespit etme ve

buna göre mirası reddetmeyen mirasçıların başvuruya devam etmelerini sağlama

yükümlülüğünü üstlenmesinin, Mahkemenin asli görevini yerine getirmesi önünde

engel teşkil edecek ve böylelikle Mahkemeyi temel işlevinden uzaklaştırabilecek

olması nedeniyle bireysel başvurunun niteliğine uygun düşmediği görülmektedir.

20. İçtüzük'ün 80.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendine göre başvurunun incelenmesinin

sürdürülmesini haklı kılan bir sebebin olmadığı kanaatine varılması hâlinde

başvurunun düşmesine karar verilebilir. Bununla birlikte İçtüzük'ün

80. maddesinin (2) numaralı fıkrası gereği Anayasa'nın uygulanması,

yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da

insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde başvurunun incelenmesine

devam edilebileceği öngörülmüştür.

21. Yukarıda yer verilen açıklamalar

doğrultusunda Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların

kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli

kıldığı hâller gibi başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir

sebebin olmadığı kanaatine varıldığı durumlarda, başvurucuların vefat etmesi hâlinde

başvuruya devam edilmesinin sağlanması yönünden öncelikli yükümlülüğün

başvuruya devam etme hakları olan şahıslarda bulunduğu kabul edilmelidir.'

18. Anayasa Mahkemesi Asya Oktay ve diğerleri

içtihadından sonraki dönemde, bireysel başvuru devam ederken başvurucunun

ölmesi durumunda ölenin mirasçılarına başvuruya devam edip etmeyecekleri

hususunda bildirimde bulunma yönünde bir uygulama gerçekleştirmemiş, ölüm

tarihinden sonra makul bir süre içinde kendiliğinden Anayasa Mahkemesine

başvurarak başvuruya devam etmek istediğini bildiren mirasçıların

-menfaatlerinin bulunup bulunmadığını da gözeterek- başvurularını incelemiştir

(örnek kararlar için bkz. Ayten Yeğenoğlu, B. No: 2015/1685, 23/5/2018 [ölümden

yaklaşık üç ay sonra]; Fatma Ülker Akkaya, B. No: 2014/18979, 22/2/2018

[ölümden iki ay sonra]). Buna karşılık mirasçıların başvuruyu devam ettirme

yönündeki iradelerini Anayasa Mahkemesine bildirmediği hallerde düşme kararı

verilmektedir (örnek kararlar için bkz. Ali Sedat Yücelik ve diğerleri, B. No:

2015/2574, 9/5/2018, §§ 22-25; Abbas Çelik ve diğerleri, B. No: 2014/749,

7/3/2018, §§ 26-29; Haşim Özpolat, B. No: 2014/3140, 21/9/2017, § 19 Şükran Çopuraslan, B. No: 2014/4695, 14/9/2017, § 22).

19. Anayasa Mahkemesi, ölenin mirasçılarının

başvuruyu devam ettirme iradelerinin ancak makul süre içinde yapılması hâlinde

geçerli olabileceğini kabul etmekle birlikte bu süreyi somutlaştırmamıştır.

Hukuki belirliliğin sağlanması bakımından mirasçıların başvuruyu devam ettirme

iradelerinin geçerli kabul edilebileceği makul sürenin ne olduğunun

belirginleştirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

20. 6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin (5)

numaralı fıkrasında öngörülen otuz günlük bireysel başvuru süresinin mirasçılar

yönünden de kıyasen uygulanması gerektiği düşünülebilir. Ancak Türk hukukunda

mirasçıların mirası reddetme hakkını da haiz oldukları gözetildiğinde makul

sürenin tespitinde mirası ret süresinin de gözönünde

bulundurulması gerektiği değerlendirilmiştir. 4721 sayılı Kanun'un 606.

maddesinin birinci fıkrasında, yasal ve atanmış mirasçıların mirası üç ay

içinde reddedebilecekleri belirtilmiştir. Dolayısıyla bireysel başvuru

yapıldıktan sonra ölen başvurucuların mirasçılarının başvuruyu devam ettirme

yönündeki taleplerini Anayasa Mahkemesine iletebilecekleri makul sürenin -haklı

mazeretler saklı kalmak kaydıyla- ölüm tarihinden itibaren dört ay olarak

tespitinin uygun olacağı sonucuna ulaşılmıştır.''

29. Mirasçıların durumuna benzer bir yaklaşımın kamu

otoritesince tüzelkişilikleri resen sona erdirilen özel hukuk tüzelkişilerinin

ilgilileri yönünden de benimsenmesi gerekmektedir. Buna göre hukuki varlıkları

kamu otoritelerinin tek taraflı iradesiyle sona erdirilen özel hukuk

tüzelkişilerinin tüzelkişilikleri sona ermeden önce yaptıkları bireysel

başvuruların devamında menfaati bulunduğunu iddia eden kişilerin, bireysel

başvuruya devam etmek istediklerini makul bir süre içinde Anayasa Mahkemesine

bildirmeleri halinde başvurunun incelenmesine devam edilebilir.

30. Kuşkusuz ki başvuruya devam etme iradesini Anayasa

Mahkemesine makul bir süre içinde bildirme yükümlülüğü, başvurunun devamında

menfaati bulunduğunu iddia eden kişi veya kişilere ait olacaktır. Tüzelkişinin

yaptığı başvuruyu devam ettirmede menfaati bulunduğunu iddia eden kişilerin bu

isteklerini bildirmeleri gereken makul sürenin tespitinde bunların

tüzelkişiliğinin hukuki varlığının sona erdiğini bilip bilmedikleri dikkate

alınacaktır. Öte yandan başvurunun devamında menfaati bulunduğunu iddia eden

kişilerin bu iddialarını destekleyecek, bunu ispata yarayacak bilgi ve

belgeleri Anayasa Mahkemesine iletmeleri gerekir.

31. Bu aşamada kimlerin tüzelkişiye ait başvurunun devamında

menfaat sahibi olduğunun belirlenmesine gerek olmayıp bu hususta her somut olayın

kendine özgü koşullarına göre değerlendirme yapılması uygun görülmüştür.

32. Somut olayda başvurucu Şirketin sicil kaydı, 670 sayılı KHK

ile resen terkin edilmiştir. 670 sayılı KHK 17/8/2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Dolayısıyla Şirketin hukuki varlığı 17/8/2016 tarihinde sona ermiştir.

33. Somut başvurunun karara bağlandığı tarihe kadar sadece Bahri

Ağaoğlu başvuruyu takip etmek istediğini bildirmiştir. Bahri Ağaoğlu 25/2/2019

tarihinde Anayasa Mahkemesine verdiği dilekçesinde, başvurucu Şirketin hâkim

hissedarı konumunda olduğunu belirterek başvurunun takibi hususunda hukuki

menfaati olduğunu ileri sürmüştür.

34. 6102 sayılı Kanun'un 543. maddesinin (1) numaralı fıkrası

uyarınca anonim şirket ortakları tasfiye payı almaya müstahak olduklarından

başvurucu Şirket ortaklarının şirket tarafından tüzelkişiliğin sona ermesinden

önce yapılan bireysel başvuruyu devam ettirmede menfaatlerinin bulunduğu

sonucuna ulaşılmaktadır.

35. Bununla birlikte somut başvuru bağlamında anılan şahsın

başvurucu Şirketin ortağı olduğu yönündeki iddiasını destekler nitelikte

herhangi bir belge sunmadığı görülmektedir. Bu nedenle Bahri Ağaoğlu'nun

başvuruyu devam ettirmede menfaatinin bulunup bulunmadığı ve makul bir süre

içinde Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunup bulunmadığı hususunda daha ileri

bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

36. Başka bir kimse de başvuruyu devam ettirmek istediğini

Anayasa Mahkemesine bildirmediğinden başvurunun düşmesine karar verilmesi

gerekir.

37. Bu koşullar çerçevesinde başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan

bir neden kalmadığından başvurunun düşmesine

karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun incelenmesinin

sürdürülmesini haklı kılan bir neden kalmadığından DÜŞMESİNE,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

25/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Recep KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Raportörler : Ayhan KILIÇ Recep KAPLAN Başvurucu : Samanyolu Yayıncılık Hizmetleri A.Ş. Vekili : Av. Talha AKSOY

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/18554, 25 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. Televizyonlar
  8. V. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. A. Başvurunun incelenmesinin
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  13. M. Emin KUZ
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/18554
Tarih
25 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Nasrullah Kuran Başvurusu (B. No: 2015/14245)
  • C.e. Başvurusu (B. No: 2016/436)
  • C.a. Başvurusu (B. No: 2016/75043)
  • Kurt Safir İnş. San. ve Tic. A.ş. Başvurusu (B. No: 2015/3996)
  • Mustafa Vural Başvurusu (B. No: 2015/18609)
  • Revaziye İnci Başvurusu (B. No: 2015/4223)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.