İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Nasrullah Kuran Başvurusu (B. No: 2015/14245)

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucu

Başvuru No2015/14245Tarih11 Eylül 2019Okuma10 dk · 2.083 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Nasrullah Kuran Başvurusu (4)

Karar tarihi
11 Eylül 2019
Başvuru Numarası
2015/14245
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.083 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucu

tarafından avukatına gönderilmek istenen mektubun sakıncalı bulunarak

muhatabına gönderilmemesine karar verilmesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin

ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 10/8/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmiştir. Başvurucu bakanlık

görüşüyle ilgili beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle

şöyledir:

7. Başvurucu, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) Devletin

egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya

çalışmak, PKK terör örgütüne üye olmak suçlarından hükümlü olarak

bulunmaktadır.

8. Başvurucu, C.Ç. isimli avukata yedi sayfadan oluşan bir

mektup göndermek istemiştir.

9. Söz konusu mektupta, örgüt içindeki tartışmalara yer

verildiği ve önderlik olarak tanımlanan lideri anlamanın önemi vurgulanarak

örgütün güncel olaylar karşısında nasıl davranması gerektiği ile örgütlenme ve

mücadele stratejilerine dair görüşlerin, talimatların ifade edildiği

görülmüştür.

10. Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının (Disiplin

Kurulu) 26/5/2015 tarihli sakıncalı mektup değerlendirme kararıyla mektubun

gönderilmemesine karar vermiştir. Karar gerekçesinde, mektup içeriğinin terör

örgütü mensuplarının örgüt faaliyetleri ile ilgili haberleşmesine yönelik

olduğu değerlendirilmiştir.

11. Başvurucu anılan karara, sakıncalı görülen mektubu hukuki

yardım amacıyla avukatına gönderdiğini, avukata gönderilen mektubun

denetlenemeyeceğini belirtilerek itiraz etmiştir. Bursa 1. İnfaz Hâkimliği

(İnfaz Hâkimliği) yapılan itirazı 17/6/2015 tarihli kararıyla reddetmiştir.

Kararda; mektupta herhangi bir hukuki yardım talebi olmadığı vurgulanarak

Disiplin Kurulu kararının yerinde olduğu belirtilmiştir.

12. Başvurucu tarafından İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı

Bursa2. Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itiraz 3/7/2015 tarihli kararla

reddedilmiştir. Karar gerekçesinde, İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya

uygun olduğuna ilişkin değerlendirmeye yer verilmiştir.

13. Nihai karar 9/7/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

14. Başvurucu 10/8/2015tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

15. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında hükümlü ve

tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektupların denetlenmesine

dayanak oluşturan mevzuata yer vermiştir (Ahmet

Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20). Somut olay bakımından

uygulanan mevzuat ayrıca aşağıda belirtilmiştir.

16. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un

"Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı"

kenar başlıklı 68. maddesinin (4) numaralı fıkrası şöyledir:

"Hükümlü tarafından resmî makamlara veya

savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi

değildir."

17. 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan 20/3/2006 tarihli ve 2006/10218 sayılı Ceza İnfaz Kurumlarının

Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün

(Tüzük) "Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme

hakkı" kenar başlıklı 91. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(4) Hükümlü tarafından resmî makamlara

veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime

tâbi değildir. Ancak, hükümlünün savunması için avukatına gönderilen mektup,

faks veya telgraflar 84 üncü maddenin ikinci fıkrasının (c) bendinin (2)

numaralı alt bendinde belirtilen hâllerin gerçekleşmesi hâlinde, bu gönderiler

hakkında da 84 üncü maddenin ikinci fıkrasının (c) bendinin (2) numaralı alt

bendinde belirtilen esas ve usuller uygulanır."

18. Tüzük'ün "Avukat ve noterle görüşme"

kenar başlıklı 84. maddesinin ikinci

fıkrasının (c) bendinin (2) numaralı alt bendi şöyledir:

"(2) 5237 sayılı Kanunun 220 nci maddesinde, İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü ve

Beşinci Bölümlerinde yer alan suçlardan mahkûm olan hükümlülerin avukatları ile

ilişkisinde avukatın savunmaya ilişkin olduğunu beyan ettiği belge ve dosyalar

fiziki olarak aranabilir. Konusu suç teşkil eden fiilleri işlediğine, infaz

kurumunun güvenliğini tehlikeye düşürdüğüne, terör örgütü veya diğer suç

örgütleri mensuplarının örgütsel amaçlı haberleşmelerine aracılık ettiğine

ilişkin bulgu veya belge elde edilmesi halinde, Cumhuriyet başsavcılığının

istemi ve infaz hâkiminin kararıyla, bir görevli görüşmede hazır

bulundurulabileceği gibi bu kişilerin avukatlarına verdiği veya avukatlarınca

bu kişilere verilen belgeler infaz hâkimince incelenebilir. İnfaz hâkimi

belgenin kısmen veya tamamen verilmesine veya verilmemesine karar verir. Bu

karara karşı ilgililer, 4675 sayılı Kanuna göre itiraz edebilirler."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 11/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

20. Başvurucu; avukatına göndermek istediği mektuba mevzuata

aykırı bir şekilde el konulduğunu, avukata gönderilen mektubun

denetlenemeyeceği hususunun mevzuatta açık olduğunu belirtmiştir. Başvurucu

5275 sayılı Kanun'un 68. maddesinde yer alan "...savunması

için avukata gönderilen mektup...denetime tabi değildir." şeklindeki

düzenlemede belirtilen "savunması

için" ibaresinin bir ön şart olarak kabulü hâlinde doğacak

inceleme gerekliliğinin savunma hakkının özüne aykırı olacağını ifade etmiştir.

Başvurucu, avukat ile müvekkili arasındaki yazışmaların denetimden geçemeyeceğini,

savunma nitelikli mektubun örgütsel haberleşme olarak kabulünün mümkün

olmadığını vurgulayarak ifade ve haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

21. Bakanlık görüşünde; Ceza İnfaz Kurumu kayıtlarında başvurucu

ile mektup göndermek istediği kişi arasında vekâlet ilişkisi olduğuna dair bir

belge olmadığı, başvurucunun da mektup muhatabıyla vekâlet ilişkisine dair

belge sunmadığı vurgulanarak başvurucunun iddiasının savunma için avukata

gönderilen mektup kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği belirtilmiştir.

Ayrıca Ceza İnfaz Kurumu tarafından Abdullah Öcalan'ın hükümlülerle yaptığı

sohbetlerde görüşlerinin örgüt üyelerine bildirilmesine yönelik talimat

verdiğine dair tutanak düzenlendiği, mektup içeriğinden bu talimatın yerine

getirildiğinin anlaşıldığı vurgulanmış ve mektup içeriği ile yargı kararlarının

gerekçelerine atıf yapılarak mektubun alıkonulmasının yasanın uygulanması

olduğu, Anayasa'da yer alan hak ve özgürlükleri ihlal eder nitelikte olmadığı

belirtilmiştir.

22. Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı cevabında; mektubun

muhatabı olan C.Ç.nin uzun süredir avukatlığını

yaptığını belirterek C.Ç.nin avukatı olduğunu

gösteren vekâletnameleri ve yetki belgelerini ibraz etmiştir. Ayrıca başvurucu,

kaldığı Ceza İnfaz Kurumunda avukatların müvekkilleri ile görüşme

başvurularının vekâletname veya yetki belgesi ile yapılmasının zorunlu

olduğunu, avukatı C.Ç.nin de birçok kez kendisiyle

görüşmek için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına başvurduğunu bu nedenle Ceza

İnfaz Kurumunda vekâlet ilişkisini gösterir belge olmadığı yönündeki iddianın

gerçeği yansıtmadığını vurgulayarak C.Ç.nin avukat

sıfatıyla görüşme taleplerini içerir başvuru örneklerini de dosyaya sunmuştur.

B. Değerlendirme

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının özü, göndermek

istediği mektubun Disiplin Kurulunca sakıncalı görülerek alıkonulması nedeniyle

haberleşme hürriyetinin engellenmesine ilişkindir. Anayasa Mahkemesinin önceki

kararlarında bu tür başvurular haberleşme hürriyeti kapsamında incelenmiştir (Ahmet Temiz, § 23; Özkan Kart (2), B. No: 2013/1201,

20/5/2015, § 22; Akif İpek, B.

No: 2013/9456, 24/6/2015, § 23; Ramazan

Vural, B. No: 2013/1148, 7/7/2015, § 24; Eren Yıldız, B. No: 2013/759, 7/7/2015, § 25; Mustafa Aydin, B. No: 2013/275, 6/10/2015,

§ 24). Somut başvuruda da bu durumdan ayrılmayı gerektirecek bir durum

bulunmamaktadır.

24. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa'nın "Haberleşme hürriyeti" kenar

başlıklı 22. maddesi şöyledir:

"Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir.

Haberleşmenin gizliliği esastır.

Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi,

genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve

özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak

usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak

gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin

yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz.

...

İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve

kuruluşları kanunda belirtilir."

25. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasına göre Anayasa Mahkemesince açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemez olduğuna karar verilebilir. Başvurucunun ihlal iddialarını

temellendiremediği, iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlara ilişkin olduğu, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya

müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama şikâyetlerden

ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

26. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz kararında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya kendilerine

gönderilen mektuplara ceza infaz kurumunun ilgili kurulları tarafından yapılan

müdahalelere ilişkin genel ilkeler belirtilmiştir (Ahmet Temiz, §§ 28-34). Buna göre haberleşme özgürlüğüne

yapılan müdahale öncelikle kanunla öngörülmelidir. Müdahalenin yasal dayanağını

oluşturan mevzuatın ulaşılabilir,

yeterince açık ve belirli bir eylemin gerektirdiği sonuçlar açısından öngörülebilir olması gerekir. İkinci

olarak söz konusu müdahale meşru bir amaca

dayanmalı, demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülü olmalıdır.

27. Disiplin Kurulu, başvurucu tarafından gönderilmek istenen

mektubun sakıncalı olduğunu değerlendirerek alıkonulmasına karar vermiştir.

Dolayısıyla anılan işlem ile kamu makamları tarafından başvurucunun haberleşme

hürriyetine bir müdahalede bulunulduğu açıktır.

28. Haberleşme hürriyetinin düzenlendiği Anayasa'nın 22.

maddesinin ikinci fıkrasında, söz konusu sınırlama sebeplerine bağlı kalınarak

yapılacak sınırlamanın ancak usulüne uygun olarak verilecek hâkim kararıyla

mümkün olabileceği belirtildikten sonra üçüncü fıkrasında "İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve

kuruluşları kanunda belirtilir." denilerek bu kuralın da mutlak

olmadığı ve bu kurala bazı kurumlar yönünden kanunla sınırlamalar

getirilebileceği açıkça düzenlenmiştir (AYM, E.2014/122, K.2015/123,

30/12/2015, § 71). Bu bağlamda ceza infaz kurumları, Anayasa'nın 22. maddesinin

üçüncü fıkrası kapsamında istisnaların uygulanacağı kamu kurumlarındandır (Mehmet Koray Eryaşa,

B. No: 2013/6693, 16/4/2015, §§ 74-76).

29. Somut olayda 5275 sayılı Kanun'un 68. maddesinin hükümlülerin

ceza infaz kurumlarından yaptıkları yazışmaların denetimi ve

sınırlandırılmasının kanuni dayanağını oluşturduğu anlaşılmaktadır (benzer

yöndeki değerlendirmeler için bkz. Ahmet

Temiz, §§ 37-46). Öte yandan anılan Kanun'un 68. maddesinin (4) numaralı

fıkrasında "savunması için avukatına

gönderilen" mektubun denetlenemeyeceği belirlenmiştir. Anılan

düzenlenmenin adil yargılanma hakkı kapsamında hükümlülerin ve tutukluların

kendilerini savunmalarını kolaylaştırmak amacına hizmet ettiği açıktır. Bu

kapsamda, hükümlü ve tutukluların avukatlarına gönderdiği mektup ve faksların savunmalarına yönelik olup olmadığı

yönünde sınırlı bir incelemeden geçirilmesi gerektiği 5275 sayılı Kanun'un

lafzından ve amacından anlaşılmaktadır.

30. Ayrıca Tüzük'te, anılan Kanun'a

uygun düzenleme yapılarken 12/10/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza

Kanunu'nun 220. maddesinde belirtilen suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, bu

örgütü yönetmek ve örgüte üye olmak suçlarından hükümlü olanların avukatlarına

gönderdiği mektupların ve faksların infaz hâkimliği tarafından incelenebileceği

hususu düzenlenmiştir. Tüzük ile getirilen inceleme usulünün, avukata

gönderilen mektubun içeriğinin yukarıda belirtilen savunmaya yönelik sınırlı bir incelemeye tabi tutulması

amacını taşıdığı açıktır. Bu kapsamda Disiplin Kurulu kararına itiraz üzerine,

İnfaz Hâkimliği tarafından savunmaya yönelik içerik incelemesi yapılarak ilgili

kararın denetlenmesi hâlinde de Tüzük ile öngörülen amacın gerçekleştiğinin

kabulü gerekir. Öte yandan mektup içeriğinin savunmaya ilişkin olmadığının

tespit edildiği durumlarda ilgili mektup veya faksın mevzuatın diğer

hükümlerine göre sakıncalı olup olmadığı yönünde bir incelemeden geçirilmesi

gerektiği de açıktır.

31. Somut olayda Disiplin Kurulu kararı ile alıkonulan mektubun,

itiraz üzerine başvurucunun savunmasına ilişkin olup olmadığı yönünde İnfaz

Hâkimliği tarafından inceleme yapıldığı ve içeriğinin savunmaya yönelik

olmadığı tespit edilerek mevzuat kapsamında sakıncalı olduğuna karar verildiği

görülmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere avukata gönderilen mektubun veya

faksın, savunmaya yönelik olup olmadığı yönünde incelenmesi ve içeriğinin

savunmaya yönelik olmadığının tespit edilmesi hâlinde mevzuatın diğer hükümleri

bağlamında değerlendirilerek sakıncalı olup olmadığına karar verilmesinin kanun

ile öngörüldüğü ve kanunilik kriterini karşıladığı sonucuna varılmıştır.

32. Somut olayda ilgili kararlarda mektubun sakıncalı bulunarak

alıkonulma sebebi, mektup içeriğinin hukuki yardım talebi içermediğinin ve örgüt

mensuplarının örgütsel haberleşmesine yönelik olduğunun tespit edilmesidir. Bu

kapsamda başvurucunun mektubunun Disiplin Kurulunca denetlenmesi suretiyle

haberleşme hürriyetine yapılan müdahalenin kamu düzeninin korunması, suç

işlenmesinin önlenmesi ile ceza infaz kurumlarında asayiş ve güvenliğin

sağlanması amaçlarını taşıdığı, bunun da Anayasa'nın haberleşme hürriyetine

ilişkin 22. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında meşru bir amaç olduğu sonucuna

varılmıştır (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Ahmet Temiz, § 51).

33. Ceza infaz kurumlarında tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak

suçun önlenmesi ve disiplinin temini gibi ceza infaz kurumunda güvenliğin

sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda

hükümlü ve tutukluların sahip oldukları haklar sınırlandırılabilir (Turan Günana, B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 35).

34. Somut olaya konu mektupta sık sık biz vurgusu yapılarak örgütsel kimliğe vurgu yapılırken önderlik olarak tanımlanan lideri

anlamanın ve ona itaat etmenin öneminin vurgulandığı, örgütün faaliyetlerine

ilişkin tavsiyeler ve talimat olarak algılanacak görüşlerin açıklandığı

anlaşılmıştır. Ayrıca Suriye'de yaşanan gelişmeler karşısında terör örgütünün

nasıl hareket etmesi gerektiği yönünde talimatların da mektupta yer aldığı

görülmüştür. Somut olaya konu mektubun başvurucunun savunmasına ya da hukuki

yardım talebine yönelik bir içeriğinin olmadığı, silahlı terör örgütü olduğu

yargı kararlarıyla hüküm altına alınan ve başvurucunun üyesi olduğu bir örgütün

mensuplarına hitaben kaleme alındığı açıktır.

35. Ceza İnfaz Kurumu tarafından düzenlenen örgüt yöneticisinin

görüşlerinin ceza infaz kurumu dışına iletilmesi yönündeki talimatını tespit

eden tutanak ile başvurucunun mektubun hitap kısmında tuttuğu notları

gönderdiğini açıkça beyan etmiş olması, mektupta kullanılan üslup ve ifadeler

birlikte değerlendirildiğinde; mektubun örgüt yöneticisinin ağzıyla yazıldığı

ve örgüt yöneticisinin örgütsel faaliyetler ile ilgili görüşlerinin örgüt

mensuplarına mektup yoluyla ulaştırılmaya çalışılarak örgütsel haberleşmenin

amaçlandığına ilişkin Disiplin Kurulu gerekçesinin mektup içeriğiyle uyumlu

olduğu anlaşılmaktadır.

36. Buna göre terör örgütü mensupları arasında haberleşme ve

dayanışma sağlamak amacıyla yazılan ve talimat içerenmektubun,

sakıncalı görülerek elkonulması şeklindeki

müdahalenin, Anayasa'nın 22. maddesi anlamında kamu düzeninin korunması ve suç

işlenmesinin önlenmesi için ihtiyaç duyulan demokratik toplum düzeninin

gereklerine aykırı olmadığı ve müdahalenin ulaşılmak istenen amaçla ölçülü

olduğu sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda İnfaz Hâkimliği kararının da ilgili ve

yeterli gerekçeler içerdiği görülmektedir. Sonuç olarak somut olayda haberleşme

hürriyetine yönelik açık ve görünür bir ihlal bulunmamaktadır.

37. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

11/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Ali KOZAN

Başvurucu

:

Nasrullah KURAN

Vekili

:

Av. Rezan

SARICA

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/14245, 11 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü
  9. B. Değerlendirme
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Sarıca
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/14245
Tarih
11 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • C.e. Başvurusu (B. No: 2016/436)
  • C.a. Başvurusu (B. No: 2016/75043)
  • Kurt Safir İnş. San. ve Tic. A.ş. Başvurusu (B. No: 2015/3996)
  • Mustafa Vural Başvurusu (B. No: 2015/18609)
  • Revaziye İnci Başvurusu (B. No: 2015/4223)
  • Edat Yücel Seyhan Başvurusu (B. No: 2016/16204)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.